Etiket Arşivleri: Et

Et ve Et Ürünleri Satan Küçük İşyerleri İçin İyi Hijyen Uygulamaları Rehberi

Bu Rehberi Nasıl Kullanacaksınız

REHBERİN AMACI

REHBERİN KAPSAMI

I. BÖLÜM

1. MEVZUAT

2. TANIMLAR

II. BÖLÜM

3. GIDA HİJYENİ VE ÖNEMİ

4. GIDA GÜVENİLİRLİĞİNİN SAĞLANMASI

4.1 İşyeri Çalışma Ortamı

4.1.1 Tavan, Duvar, Zemin, Pencere ve Kapılar

4.1.2 Havalandırma

4.1.3 Aydınlatma

4.2 İşyeri Çalışma Ortamının Temizliği

4.2.1 Kullanılan Alet-Ekipmanın Özelliği ve Temizliği

4.2.2 Zararlı Mücadelesi

4.2.3 Atıkların Uzaklaştırılması

4.3 Personel Hijyeni ve Eğitimi

4.3.1 Kişisel Hijyen

4.3.2 Personelin Hasta Olma Durumu

4.3.3 Personel Eğitimi

4.4 Sıcaklık Kontrolü

4.4.1 Soğuk Hava Depoları ve Soğutucular

4.5 Çapraz Bulaşmanın Önlenmesi

4.6 Et ve Et Ürünlerinin Temini

4.6.1 Genel Hususlar

4.6.2 İzlenebilirlik.

III. BÖLÜM

5. GIDANIN GÜVENLİ OLARAK HAZIRLANMASI

5.1 Depolama

5.2 Hazırlama

5.3 Taşıma

6. KAYNAKLAR

IV. BÖLÜM

7. EKLER

Ek-1 Temizlik ve Dezenfeksiyon Kontrol Listesi

Ek-2 Temizlik Prosedürü

Ek-3 Eğitim Katılım Formu

Ek-4 Sıcaklık Kontrol Listesi

Ek-5 Etin Tüketiciye Ulaştırılmasında İzlenen Yol

Ek-6 Karkasın Ana Parçalarına Ayrılarak Satış Reyonuna Sunuş Şekli

Elektirksel Stimülasyon

• ELEKTİRKSEL STİMÜLASYON AMAÇ, UYGULAMA VE SONUÇLARI

•Et kalitesinin geliştirilmesi ve standartlaştırılması amacıyla birçok fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik yöntem uygulamaya konulmuştur. Bu yöntemlerden birisi, et sanayiinde elektrik akımı uygulamalarıdır.

•Et teknolojisinde elektrik, kesimden önce bayıltma, kesimden sonra ise karkasları olgunlaştırma ve kaliteyi arttırma amacıyla kullanılmaktadır.

•Kesimden sonra karkaslara belirli noktalardan elektrik akımı uygulanmasına elektrik stimülasyonu (ES) adı verilir

•İlk olarak 1749 yılında Benjamin Franklin tarafından hindi karkaslarına uygulanan elektrik stimülasyonu uygulamıştır.

•Es üzerine çoğu araştırma 1976 dan beri bildirilmektedir.

•Amerika Birleşik Devleti, büyük Britanya, Avusturya ve Yeni Zelanda’ daki araştırmacılar tarafından yapılmış deneyler, ES etin gevrekliğini önemli derece değerini artırdığını göstermektedir

•LEZZETLİLİK

•Bir postmortem gevreklik yöntemi üzerine inceleme, özellikle lezzetlilikle (yeme doygunluğu) ilgili üniform, kıvamlı ve çekici bir ürünle tüketicilerin gereksinimlerini sağladığından kaynaklanıyor.

•Gevreklik etin en önemli lezzetlilik öğelerinden biri olarak düşünülür.

•ES’nun, etin olgunlaşması üzerinde olan etkisi hakkında üç çeşit teori mevcuttur.

•Birinci teori; elektrik stimülasyonu uygulanan kasların pH’sı kısa süre sonra 5.7-5.9’a kadar düşer. Böylece soğuk kasılması riski ortadan kalkar.

•Diğer taraftan da protein denatürasyonunu da arttırarak hızlı bir olgunlaşma meydana gelir.

•İkinci teori, ES uygulanan karkasların sıcaklığı yüksekken pH hızlı bir düşüş gösterir.

•Bu durumda lizozomal enzimler (katepsin) aktive olarak proteinleri denatüre eder ve doğal hızlı bir olgunlaşma meydana gelir.

•Üçüncü teori ise, ES kas yapısını fiziksel olarak bozarak hücre boşluklarına serbest kalsiyum salınmasını arttırır.

•Sonuçta ES, etlerde postmortem glikolisizi ve rigor mortisi hızlandırır.

•Böylece hızlı pH düşüşü ile birlikte bir taraftan kasların kasılmasıyla karakterize potansiyel bir et kalitesi sorunu olan soğuk kasılması riski ortadan kalkar.

•Sığır belgözü kasları aynı karkasın her iki tarafı. Sol taraftaki stimüle edilmişken sağ taraf stimüle edilmemiştir.

•Stimüle edilmiş tarafı belgözü kası daha parlak renkte, daha sert, daha ince dokulu, daha çok mermerleşme görünüşte ve stimüle edilmemiş eşi(tarafı) ile karşılaştırıldığın sıcak halka olmamıştır.

•Dana belgözü kası aynı karkasın her iki tarafıdır. Sağ tarafı elektriksel stimüle edilmiş iken sol taraf elektriksel stimüle edilmemiş.

• Elektriksel stimüle edilmiş taraftaki belgözü kası stimüle edilmemiş taraftan renkte daha açık ve tekstürde daha incedir.

•Kalite özellikleri

•ES’nun, kalite kriterlerini iyileştirdiği yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Etin kalitesini saptamada renk, tekstür, lezzet, su tutma kapasitesi, olgunluk gibi kriterler esas alınmaktadır.

•Texas Tarımsal Deneyler Daire araştırması ES nin sıcak halka oluşumunun oluş sıklığını azalttığı, daha parlak kas rengi, kas gevrekliğinde artış, mermerleşmeyi (gelişmesi) başlatmanın hızlandırılması olduğunu gösterdi.

•24 adet 10-12 aylık Rambouillet cinsi koyunun kullanıldığı çalışmada denekler eşit sayılarda iki gruba bölünmüş ve bir gruba 60 saniye boyunca 28 V ES uygulanmıştır.

•İlk 6 saatte yapılan ölçümlerde stimüle edilmiş karkaslarda hızlı pH düşüşü tespit edilmiştir.

•ATP miktarını belirlemeye yönelik yapılan incelemelerde kontrol gruplarındaki miktarın önemli sayılabilecek derecede fazla olduğu görülmüştür.

•Sonuç olarak karkas etlerin kalitesi üzerine yapılan çalışmalarda, elektrik stimülasyonu uygulamalarının, kaslarda glikolisizi hızlandırarak soğuk kısalmasının oluşumunu engellediği ve duyusal özellikleri iyileştirdiği, özellikle etin gevrekleşmesinde etkin rolü olduğu bildirilmektedir.

•Ülkemiz et sanayinde ise, kasaplık hayvanlarda ES uygulamaları üzerine çalışmalar yok denecek kadar azdır.

•Hayvan yetiştiriciliğinde mevcut sorunlar, kötü mezbaha koşulları ve et sanayindeki yetersizlikler ülkemizde üretilen etlerin kalitesini olumsuz etkilemektedir.

Et Emülsiyonları

Et emülsiyonları gıda sektöründe en yeni sahalardan biridir. Her ne kadar sosis ve salam üretimindeki kayıtlar M.Ö. 500 yıllarına kadar uzanıyorsa da, et emülsiyonları alanındaki araştırma ve yayınların hemen hemen tamamı 1960’lı yıllardan sonradır. Emülsiyonlar üzerinde çalışmalara geç başlanmış olmasına rağmen et emülsiyonları son yıllarda üzerinde en çok durulan ve araştırma yapılan konuların başında gelmektedir (Gökalp ve ark. 1990).Yurdumuzda genel olarak şekil ve büyüklük bakımından sosis ve salam diye iki sınıfa ayırarak işlenen bu ürünleri, genel sosis ve uygulanan teknolojik işlemler yönünden tek bir genel isim altında toplayarak incelemek mümkündür. Bunlar, temelde emülsiyon teknolojisi uygulanarak üretilmiş et ürünleridir. Dünya gıda teknolojisi ve sanayiinde genel olarak “Sausage” (sosis) olarak adlandırılır (Gökalp ve ark. 1999).

Tarihte ilk sosis imali etlerin doğranması, kurutulması ve kuru kabuklu yemişlerle karıştırıldıktan sonra prese edilerek kek şekline sokulması gibi basit bir metoda dayanmakta idi. Roma İmparatorluğunun yükselme yıllarına tesadüf eden tarihlerde ve özellikle Akdeniz ülkelerinde bugünkü bildiğimiz tipte sosis üretimine başlanmıştır ( Göğüş, 1986). Bugün dünyada, genellikle 250 kadar değişik tip, şekil ve yapıda sosis üretilmektedir. Ancak, genel olarak ufak reçete ve yapım farklılıkları ile birlikte, üretilen sosis çeşidi birkaç bini bulabilmektedir (Gökalp ve ark. 1999).

Sosis (sausage) kelimesi; Latince’de tuzlanmış ve sonra muhafaza edilmiş anlamına gelen “salsus” kelimesinden gelmektedir. Salsus kelimesi o zamanlarda; et, kan ve et kırpıntılarının çeşitli katkı maddeleriyle karıştırılıp, hayvan midelerine doldurulması ile elde edilen ürünler anlamında kullanılmaktaydı. Sosise ait ilk kayıtlara, M.Ö. 9. yüzyılda yazılmış olan Homer in “Odyssey” eserinde rastlanılmaktadır. M.Ö. 500 yıllarında yazılmış olan Yunan oyunu “The Orya” adlı eserde sausage ve salami kelimelerine rastlanmaktadır. Şimdi “salam” diye kullandığımız bu kelimelerin, Kıbrıs’ın doğu kıyısındaki “Salamis” isimli kasabadan köken aldığı ihtimali üzerinde durulmaktadır. Salami, buradan İtalya, Fransa, Macaristan, Almanya, Danimarka ve İspanya’ya yayılmıştır. Bugün bu ülkelerde çok değişik görünüm ve formülasyonda sosis ve salam üretilmektedir (Gökalp ve ark. 1999).

Genel olarak sosis; sığır, domuz, manda ve koyun etleri ve yan ürünlerinden, emülsiyon teknolojisi uygulanarak hazırlanmış ve içerisine çeşitli katkı maddeleri ilave edilmiş, doğal veya yapay kılıflara doldurularak üretilmiş ürünlerdir. Sosis; genelde et ve yan ürünlerden hazırlanmakla birlikte, bazen özellikle Japonya, Çin, Hindistan ve diğer Uzak Doğu ülkelerinde çeşitli balıklardan ve vejeteryanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yalnız sebze, un ve nişastalarından da üretilebilmektedir. Ancak, sosis kelimesi, temelde kırmızı et, yağ ve çeşitli katkı maddeleri ile hazırlanan ürünler için kullanılmaktadır (Gökalp ve ark. 1999).Emülsiyon tipi ürünlerin üretiminde dikkat edilecek en önemli husus, ürün içerisindeki proteinlerin miktar ve kalitesinin yanında bunların fonksiyonel özellikleri, besleyicilik değeri ve fiyatıdır. Onun için bu ürünlerde et proteinlerine ilaveten bağlayıcı, şirinki azaltıcı, emülsiyon kapasitesini ve stabilitesini arttırıcı, su bağlama ve ürün dilimlenebilirlik gibi özelliklerini ıslah edici ve formülasyonunun fiyatını azaltıcı etkiye sahip bazı bitkisel proteinlerin katkı olarak kullanımı çok önemlidir (Gökalp ve ark. 1990)

Et Kimyası ( Zeynep AKIN )

ET KİMYASI

Konuşmacı: Zeynep AKIN

ET BİLİMİ NEDİR?

Başta kas doku olmak üzere et olarak tüketime elverişli tüm hayvansal dokuların üretimleri, işlenerek ürün haline getirilmesi ve sağlıklı bir şekilde tüketiciye sunulmalarını sağlamak için gerekli tüm konuları kapsayan bilim dalıdır.

ET NEDİR?

Tüm hayvansal dokulara et denir.

BİLİMSEL ANLAMDA ET NEDİR?

Çoğunluğu kas doku olmak üzere kan, epitel, sinir, kemik, yağ ve bağ dokuları yapısında bulunduran hayvansal bir besindir.
Elde Edildikleri Hayvan Türlerine Göre Etler
1-Kırmızı Etler : Sığır, koyun, keçi…
2-Kanatlı Etleri : Tavuk, hindi…
3-Su Ürünleri : Balık, istakoz…
4-Av Etleri : Geyik, yabani tavşan…

KAS

KAS ÇEŞİTLERİ

İskelet Kası: Mikroskopta enine çizgiler gösteren ve istemle çalışan kaslardır.
Düz Kaslar( yumuşak kaslar): Bunlar çizgisiz olup istem dışı hareket ederler. Bunlar damar çeperi ve bezlerde bulunurlar
Kalp Kası: Enine çizgili, fakat istem dışı çalışan kastır.

SARKOMER

Kasın Kasılması
İstenmeyen Et Karakteristikleri
DFD Et (Dark,Firm,Dry):
Hayvanın çeşitli sebeplerden dolayı strese girmesi sonucu depo glikojenin tükenmesi nedeniyle yeterli miktarda LAKTİK ASİT gelişememekte ve pH’nın istenilen seviyeye düşmemesinden dolayı oluşan etlere denir.
nBu etler çabuk bozulduğundan dondurulamamakta ve renginden dolayı yaşlı hayvan etine benzemektedir.
İstenmeyen Et Karakteristikleri
PSE Et (Pale, soft, exudatif):
Kesimin hemen öncesi ve sonrası yükselen sıcaklıkla birlikte kesim sonrası hızlı bir glikolizis oluşması ve pH 5.8’in altına düşmesiyle gerçekleşir.
Bu etler dondurarak saklamaya uygun değildir.
İstenmeyen Et Karakteristikleri
Soğuk Kısaltması (Cold Shortening):
Kasların ölüm sertliği tam şekillenmeden 15oC’nin altına kadar soğutulması sonucu oluşur.

ÖNLEMEK İÇİN:

Rigor’a kadar karkası yüksek sıcaklıkta muhafaza
Karkası askıda gergin tutma
Damar içi enzim uygulama
Elektrik stimulasyonu uygulama
İstenmeyen Et Karakteristikleri
Çözünme Sertliği (Thaw Rigor):
Rigor mortis oluşmadan dondurulan etlerin çözünmesi sırasında hızlı ATP yıkımından kaynaklanır.
Etlerin boyu aşırı kısalır. Kaslar içerdikleri suyun önemli bir kısmını kaybeder.

SONUÇ:

Besin değeri yüksek bir gıda maddesidir.
Fosfor, demir ve bakır gibi mineral maddeleri,
A, D vitaminleri ve B vitamini bileşiklerini içerir. Özellikle karaciğer demir ve bakır mineralleri, A ve D vitaminleri yönünden daha zengindir.
Et kan yapar ve kansızlığı önler.
Bedeni canlı ve güçlü kılar.
Zihinsel gelişmeyi sağlar.
Şişmanlığı önler.
Bu özellikleriyle et soframızın baş tacı olmuştur.

HAZIRLAYANLAR

Zeynep AKIN – 2703020001
Selim BAŞÇAM – 2603020077
Mehmet YILMAZ – 2603020056

KAYNAKÇA

Kayaardı, S. 1999. Et Bilimi. Et Teknolojisi dersi notu
Gökalp,H.Y., Kaya,M., Zorba,Ö. 1994. Et Ürünleri İşleme Mühendisliği.Atatürk Üni. Yayınları, Erzurum
Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK – Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi
-Biyokimya AD – 2006-Aydın
Prof.Dr Ömer Bozdoğan – KAS FİZYOLOJİSİ

Et Proteinlerinin Fonksiyonel Özellikleri

ÖZET

Proteinler, işlenmiş, tüketime hazır et ürünlerinin, duyusal, tekstürel ve görünüş özelliklerine etki eden temel fonksiyonel ve yapısal bileşiklerdir. Proteinlerin fonksiyonel özellikleri, et ürünlerinin kalitesine ve organoleptik özelliklerine katkıda bulunan ve hazırlama, işleme, depolama ve tüketim sırasında gıda sistemlerinde mevcut olan özellikler proteinlerin “fiziko-kimyasal özellikleri” olarak tanımlanmaktadır. Fonksiyonel özellikler fiziko- kimyasal özelliklerin, çevre şartları tarafından etkilenmesi sonucu oluşmaktadır. Et proteinlerinin önemli fonksiyonel özellikleri, su alarak şişme, çözünürlük, vizkozite, su tutma, yağ bağlama, jelasyon ve emülsifikasyon özellikleridir. Proteinlerin fiziko-kimyasal özellikleri, proteinleri oluşturan amino asitlerin bileşimi, sıralanışı ve konformasyonundan [sekonder, tersiyer ve quaterner yapıdan] kaynaklanmaktadır.

Proteinlerin fiziko-kimyasal özellikleri arasında ise, yüzey gerilimi, sülfidril grup oranı, hidrofobite, molekül ağırlığı, konformasyonal stabilite, çözünürlük, dispersibilite, çözünürlük/dispersibilite oranı ve assosiyasyon- dissossiyasyon özellikleri yer almaktadır. Et proteinleri, miyofibriler (tuzda çözünen), sarkoplazmik (suda çözünen) ve bağ doku (tuzda çözünmeyen) proteinleri olmak üzere üç gruba ayrılmaktadırlar. Bu protein grupları, farklı temel özelliklere ve et ürünlerinde farklı etkilere sahiptirler.

Anahtar Kelimeler: Et proteinleri, Fonksiyonel Özellik, Fiziko-Kimyasal Özellik

Et Sanayinde Temizlik ve Dezenfeksiyon

ET SANAYİNDE TEMİZLİK-DEZENFEKSİYON

Et ve ürünlerinin ihtiva ettiği mikroorganizma sayısının azaltılması, ürün kalitesinin korunması, işletme randımanın artırılması, ekonomik kayıpların azaltılması ve insan sağlığının korunması her şeyden önce hayvanın kesildiği kesimhaneden başlamak üzere, işletme prosesinin her safhasında hijyenik koşulların sağlanması ile mümkün olabilmektedir.

Et ve ürünlerinin, diğer gıda maddelerinde de olduğu gibi hijyenik olarak üretilmesinde temizlik ve dezenfeksiyonunun oldukça önemli bir rolü vardır.

Et işletmelerinde, üretilen ürünlerin hijyenik kalitesini önemli derecede etkileyen en önemli faktörlerden biri, hammaddenin yani etin mikrobiyal yüküdür. Bu nedenle, kasaplık hayvanların taşınması, kesilmesi, yüzülmesi ve elde edilen karkasların muhafazası, parçalanması ve taşınması sırasında hijyenik koşulların sağlanmasına azami dikkat gösterilmesi gereklidir.

Temizliğin yapılmadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda kan, dışkı ve idrar kalıntısı, et ve yağ parçalan gibi çeşitli kesimhane artıkları mikroorganizmaların gelişmesi için uygun ortam oluşturarak çoğalmalarına ve çeşitli yollarla ürünün kontaminasyonuna neden olabilmektedir.

Kontaminasyon neticesinde de mikroorganizmalar hızlı bir şekilde çoğalarak yüksek sayılara erişmekte ve üründe arzu edilmeyen tat, koku, yapı ve renk bozulmalarına, kalite kayıplarına neden olmaktadır.

Sonuçta, büyük ekonomik kayıplar da ortaya çıkabilmektedir.

Diğer taraftan, hastalık etmeni patojen mikroorganizmaların bulaşması ile tüketici sağlığı açısından son derece tehlikeli sonuçlar da ortaya çıkabilmektedir.

Etkili bir temizlik ve takibinde uygun bir dezenfeksiyon prosesi ile ortamdaki mikroorganizmalar öldürülmeli veya çoğalmaları inhibe edilmelidir.

Temizlik
Temizlik ve dezenfeksiyon birbirini tamamlayan iki işlemdir.

Temizlik; üretim yapılan yerin çevresine atılmış veya dökülmüş kaba atıkların ve kirlerin, alet ve ekipmanların yüzeylerine bulaşmış, özelikle gözle görülebilen veya görülemeyen artık ve yabancı maddelerin giderilmesidir.

Temizleme işlemi sonucunda halen bazı mikroorganizmalar yüzeyde kalmaktadır.

Bunların önemli ölçüde inaktivasyonu, ancak dezenfeksiyon ile mümkün olabilmektedir. Esas olarak, önce temizlik daha sonra da dezenfeksiyon işlemi uygulanmalıdır.

Alet ve ekipmana temizleme işlemi uygulanmadan direkt dezenfeksiyon uygulanması durumunda, dezenfektan maddenin reaktif grupları gıda bileşenlerinin kalıntıları tarafından inaktif edilebilmekte ve ayrıca mikroorganizmaların dezenfektanlarla tamamen temasa geçmesi zorlaşmaktadır.

Etkili bir dezenfeksiyon için, öncelikle etkili bir temizliğin yapılması gerekmektedir.

Temizlik işleminde başarıyı etkileyen en önemli faktörler, kullanılan su sıcaklığı, temizlik maddesinin konsantrasyonu, etki süresi ve etkili olan mekaniki işlemdir.

Temizlik işleminde su sıcaklığını yükseltilmesi ile temizlemenin hızı artırılabilmektedir. Ancak bu husus fazla enerji kullanımına neden olmakta ve masraf yükselmektedir.

Kullanılan suyun sıcaklığı, temizlenecek yörede hakim olan yağların erime noktası sıcaklığı üzerinde olmalıdır.

Kollanılan temizlik maddesi, temizlenecek kirin çeşidine uygun olmalı ve konsantrasyonu etkili düzeyde olmalıdır.

a. El ile Yapılan Temizlik
Fırça ve uygun süpürgeler kullanılarak yapılan temizlik işlemi, kirlenmiş yüzeyleri temizlemek için uygulanan oldukça güvenilir bir yöntemdir.

Bu yöntem ile mekaniki yıkayıcılar ile uzaklaştırılamayan kirlerin temizlenmesi de mümkün olmaktadır. Ancak, el ile yapılan temizlemede makina ile yapılan temizlemeye kıyasla genellikle daha fazla süre ve zaman gereklidir.

El ile yapılan temizlemede fırça, süpürge ve sentetik bez parçaları gibi temizlik gereçlerine tutunan mikroorganizmalar, işletme hijyeni açısından önemli bir risk teşkil etmektedir. Bu nedenle, temizleme işleminden sonra bu malzemeler de temizlenmeli, dezenfekte edilmeli, mümkünse bir dezenfektan solüsyonu içerisinde muhafaza edilmelidir.

Kağıt havlular kullanımdan sonra atılmalı, bez parçaları ise iyice kaynatılmalı ve kurutulmalıdır.

b-Makina Kullanılarak Yapılan Mekaniki Temizleme

Makina ile yapılan mekaniki temizleme yöntemlerini genellikle 3 grup altında toplayabiliriz:

1. Yüksek Basınç Uygulayarak Temizleme
2. Buhar ile Temizleme
3. Köpük ile Temizleme
1.Yüksek Basınç Uygulayarak Temizleme
Yüksek basınçlı temizleme cihazları kullanılarak gerçekleştirilen temizleme tekniğidir.
Yüksek basınç uygulanması ile, kirler yüzeyden daha kısa sürede ve daha etkin bir şekilde temizlenmektedir.
Bu yöntemde, kirli yüzeye 30-70 bar basınçla, su püskürtülerek temizleme gerçekleştirilmektedir.

Et ve Et Ürünleri Analizleri

– ET VE BİLEŞENLERİ

– Numune Alma

– Histolojik Muayeneler

– Serolojik Muayeneler

– Duyusal Muayeneler

– Fiziksel Muayeneler

• pH Değerinin Ölçümü

• Redokspotansiyelin Ölçümü

• Su Aktivitesi Değerinin Ölçümü

• Ultraviyole Işığı Altında İnceleme

– Kimyasal Muayeneler

• Bağlayıcı Doku Tayini

• Boya Maddelerinin Belirlenmesi

• Ham Selüloz Tayini

• Ham Protein Tayini

• Hidroksiprotein tayini

• Toplam Kreatinin Tayini

• Kokuşmanın Tayini

• Kül Tayini

• Nitrat Tayini

• Nitrit Tayini

• Nişasta Tayini

• Rutubet Tayini

• Yağ Tayini

• Tuz Tayini

• Kanın İyi Akıtılıp Akıtılmadığının Tespiti

• Fosfor Tayini

• Kalsiyum Tayini