Et Emülsiyonları

Et emülsiyonları gıda sektöründe en yeni sahalardan biridir. Her ne kadar sosis ve salam üretimindeki kayıtlar M.Ö. 500 yıllarına kadar uzanıyorsa da, et emülsiyonları alanındaki araştırma ve yayınların hemen hemen tamamı 1960’lı yıllardan sonradır. Emülsiyonlar üzerinde çalışmalara geç başlanmış olmasına rağmen et emülsiyonları son yıllarda üzerinde en çok durulan ve araştırma yapılan konuların başında gelmektedir (Gökalp ve ark. 1990).Yurdumuzda genel olarak şekil ve büyüklük bakımından sosis ve salam diye iki sınıfa ayırarak işlenen bu ürünleri, genel sosis ve uygulanan teknolojik işlemler yönünden tek bir genel isim altında toplayarak incelemek mümkündür. Bunlar, temelde emülsiyon teknolojisi uygulanarak üretilmiş et ürünleridir. Dünya gıda teknolojisi ve sanayiinde genel olarak “Sausage” (sosis) olarak adlandırılır (Gökalp ve ark. 1999).

Tarihte ilk sosis imali etlerin doğranması, kurutulması ve kuru kabuklu yemişlerle karıştırıldıktan sonra prese edilerek kek şekline sokulması gibi basit bir metoda dayanmakta idi. Roma İmparatorluğunun yükselme yıllarına tesadüf eden tarihlerde ve özellikle Akdeniz ülkelerinde bugünkü bildiğimiz tipte sosis üretimine başlanmıştır ( Göğüş, 1986). Bugün dünyada, genellikle 250 kadar değişik tip, şekil ve yapıda sosis üretilmektedir. Ancak, genel olarak ufak reçete ve yapım farklılıkları ile birlikte, üretilen sosis çeşidi birkaç bini bulabilmektedir (Gökalp ve ark. 1999).

Sosis (sausage) kelimesi; Latince’de tuzlanmış ve sonra muhafaza edilmiş anlamına gelen “salsus” kelimesinden gelmektedir. Salsus kelimesi o zamanlarda; et, kan ve et kırpıntılarının çeşitli katkı maddeleriyle karıştırılıp, hayvan midelerine doldurulması ile elde edilen ürünler anlamında kullanılmaktaydı. Sosise ait ilk kayıtlara, M.Ö. 9. yüzyılda yazılmış olan Homer in “Odyssey” eserinde rastlanılmaktadır. M.Ö. 500 yıllarında yazılmış olan Yunan oyunu “The Orya” adlı eserde sausage ve salami kelimelerine rastlanmaktadır. Şimdi “salam” diye kullandığımız bu kelimelerin, Kıbrıs’ın doğu kıyısındaki “Salamis” isimli kasabadan köken aldığı ihtimali üzerinde durulmaktadır. Salami, buradan İtalya, Fransa, Macaristan, Almanya, Danimarka ve İspanya’ya yayılmıştır. Bugün bu ülkelerde çok değişik görünüm ve formülasyonda sosis ve salam üretilmektedir (Gökalp ve ark. 1999).

Genel olarak sosis; sığır, domuz, manda ve koyun etleri ve yan ürünlerinden, emülsiyon teknolojisi uygulanarak hazırlanmış ve içerisine çeşitli katkı maddeleri ilave edilmiş, doğal veya yapay kılıflara doldurularak üretilmiş ürünlerdir. Sosis; genelde et ve yan ürünlerden hazırlanmakla birlikte, bazen özellikle Japonya, Çin, Hindistan ve diğer Uzak Doğu ülkelerinde çeşitli balıklardan ve vejeteryanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yalnız sebze, un ve nişastalarından da üretilebilmektedir. Ancak, sosis kelimesi, temelde kırmızı et, yağ ve çeşitli katkı maddeleri ile hazırlanan ürünler için kullanılmaktadır (Gökalp ve ark. 1999).Emülsiyon tipi ürünlerin üretiminde dikkat edilecek en önemli husus, ürün içerisindeki proteinlerin miktar ve kalitesinin yanında bunların fonksiyonel özellikleri, besleyicilik değeri ve fiyatıdır. Onun için bu ürünlerde et proteinlerine ilaveten bağlayıcı, şirinki azaltıcı, emülsiyon kapasitesini ve stabilitesini arttırıcı, su bağlama ve ürün dilimlenebilirlik gibi özelliklerini ıslah edici ve formülasyonunun fiyatını azaltıcı etkiye sahip bazı bitkisel proteinlerin katkı olarak kullanımı çok önemlidir (Gökalp ve ark. 1990)

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın