Etiket Arşivleri: Şeker

Sert Şeker Üretiminde Sıcaklık Kontrolü

Şekerlemeler; şeker ve glikozun veya sadece şekerin pişirilmesinden sonra sitrik asit, tartarik asit veya potasyum bitartarat ilave edilerek kestirilmesi sonucu oluşan hamura, üretilecek ürünün çeşidine göre süt, süt tozu, jelatin, yağ ve aroma gibi maddelerin eklenmesi ve şekillendirilerek ambalajlanması sonucu elde edilen gıda maddelerdir. Şekerlemelerin yapısının büyük bölümünü karbonhidratlar oluşturur. Şekerlemelerin üretiminde kullanılan şeker sakkaroz ve türevleridir. Sakkaroz, şeker pancarı veya şeker kamışının özel yöntemlerle işlenerek rafine edilmesi ile elde edilir. Şekerleme üretiminde kullanılan bir diğer önemli madde de mısırdan elde edilen nişastadan özel bir üretim tekniği ile elde edilen glikozdur. Glikoz, şekerin kristalize olmasına etki eder, işlenmesine kolaylık sağlayarak daha düzgün olarak şekillenmesine yardımcı olur.

Şekerleme endüstrisinde bir çok şekerleme çeşidi bulunmaktadır. Bu şekerleme çeşitleri şunlardır:

• Sert şekerleme

• Meyve şekerlemeleri

• Yumuşak şekerleme

• Badem ezmesi ve benzerleri

• Jöle şekerleme

• Koz helva, nuga ve benzerleri

• Draje şekerleme

• Krokan

• Tablet şekerler

• Fondan

• Dolgulu şekerleme ürünleri

Şeker Kavramı

Kimya biliminde şekerler, karbonhidratlar sınıfında yer alan ve sakkaritler olarak bilinen maddelerdir. Sakkaritler; içerdikleri basit şeker birimlerinin sayılarına bağlı olarak monosakkaritler, oligosakkaritler ve polisakkaritler olarak değişik sınıflara ayrılırlar. Sakaroz, glukoz, fruktoz ve laktoz en yaygın olarak bilinen şekerlerdir. Glukoz ve fruktoz monosakkarit, sakaroz ise disakkarittir. Tat verici özellikleri vardır.

ŞEKERLER DOĞADA NASIL BULUNUR

Şekerler doğada genellikle bitkisel ve hayvansal ürünlerde bulunur. Sakaroz; şeker pancarı ve şeker kamışının bünyesinde bulunur. Sofra şekeri olarak bilinen kristal şeker veya beyaz şeker sakaroz kökenli şekerdir ve sadece şeker kamışı veya şeker pancarından elde edilebilir. Fruktoz ise meyve şekeri olarak bilinir ve en çok üzümde % 7 civarında bulunur. Laktoz ise sütte doğal olarak bulunan şekerdir. Anne sütünde de % 2 civarında laktoz bulunur.

NİŞASTA VE NİŞASTA BAZLI ŞEKER KAVRAMI

Nişasta kompleks karbonhidrat olarak tanımlanan, suda çözünmeyen, basit sakkarit zincirlerinin bir araya gelmesinden oluşan polisakkaritlerdir. Tat verici özelliği yoktur. Nişasta içeren tarımsal ürünler arasında; mısır, patates, buğday ve pirinç sayılabilir.

Nişasta bazlı şeker genellikle nişasta içeren mısır, buğday ve patatesten elde edilir. Doğada bulunduğu şekliyle normalde tat verici özelliği olmayan ve suda çözünmeyen nişastanın, hidrolizi ve izomerizasyonu suretiyle üretilir.

PANCAR ŞEKERİ İLE NİŞASTA BAZLI ŞEKERİN FARKI

PANCAR ŞEKERİ SAKAROZDUR. SAKAROZ PANCARIN İÇİNDE DOĞAL HALDE BULUNUR…

Pancar şekeri başka bir deyişle sofra şekeri, pancarda doğal olarak bulunan sakarozun, pancar içinde bulunan diğer maddelerden ayrılarak saf hale getirilmesiyle üretilir. Yani doğada şeker pancarı içinde bulunan sakaroz, pancarın içinden alınır ve sofraya taşınır. Sofra şekeri % 99,9 saflıkta sakarozdur.

NİŞASTA BAZLI ŞEKER, GLUKOZ, FRUKTOZ VE YÜKSEK ŞEKERLER İÇERİR. MISIR VE BUĞDAYDA BULUNAN NİŞASTANIN PARÇALANMASI İLE ELDE EDİLİR.

Nişasta bazlı şeker ise, nişasta içinde bulunan kompleks polisakkaritlerin enzim/asit yardımıyla parçalanarak kısmi olarak basit şekerlere dönüştürülmesi suretiyle elde edilir. Parçalanma düzeyine göre ürünlerde değişik oranlarda monosakkarit (glukoz/fruktoz) ve yüksek şekerler bulunabilmektedir. Nişasta bazlı şeker üretiminde önce mısırdan nişasta, nişasta sütü olarak ayrılır, nişasta sütü içindeki polisakkaritlerin kısmi olarak parçalanmasıyla nişasta bazlı şekerler elde edilir.

NİŞASTA BAZLI ŞEKERLER NERELERDE KULLANILIR

Nişasta bazlı şeker türleri; glikoz şurupları, fruktoz şurupları, glukoz/fruktoz şurupları olarak sınıflandırılabilir. Bu ürünler gıda maddelerinin üretiminde girdi olarak kullanılır. Meşrubat ve kolalı içecek üretiminde kullanılabildiği gibi, reçel, şekerleme, sakız, pastacılık ürünleri, dondurma, bazı dondurulmuş ürünler, hamur ve süt tatlılar ile unlu mamuller üretiminde kullanılabilmektedir.

GIDA MADDELERİNDE PANCAR ŞEKERİ (SAKAROZ) KULLANILDIĞINI NASIL ANLAYABİLİRİZ

Gıda maddelerinde kullanılan tatlandırıcı çeşitlerini lezzet farkına dayanarak ayırt etmek genellikle mümkün olmaz. Bunun için gıda maddelerinin üzerinde yer alan “içindekiler” veya “bileşim” bilgileri mutlaka incelenmelidir.

“ Beyaz şeker”, “% 100 şker pancarından üretilmiştir”, “ pancar şekeri”, “sakaroz”, “sofra şekeri “ , gibi ibareler gıda maddesinin içinde pancar şekeri yani sakaroz kullanıldığını gösterir.

“ŞEKER” İBARESİ HER ZAMAN PANCAR ŞEKERİNİ İFADE ETMEYEBİLİR…

Kimya öğretisinde şeker tanımı içinde monosakkaritler, oligosakkaritler ve polisakkaritlerin tamamı yer aldığından, etiket üzerindeki içindekiler bilgisi içinde yer alan “şeker” ibaresi her zaman pancar şekerini işaret ediyor olmayabilir. O nedenle Türk Gıda Kodeksinde adlandırıldığı şekilde “ beyaz şeker” veya “pancar şekeri” veya “sakaroz” ibaresinin aranması yerinde olur.

LİKİT PANCAR ŞEKERİ (LİKİT SAKAROZ) NASIL AYIRT EDİLİR…

Kristal şekerin eritilerek pastörize edilmesiyle elde edilen likit pancar şekeri içinde sakaritlerden sadece sakkaroz bulunur. Likit sakarozun kullanıldığı ürün etiketlerinde “beyaz şeker şurubu” ibaresi yer alır.

Şeker Kurulu Kararı

İMALATÇI-İHRACATÇILARIN, ŞEKERLİ MAMUL İHRACATI KARŞILIĞINDA C ŞEKERİ TALEPLERİNİN KARŞILANMASI ŞARTLARI VE UYGULAMA ESASLARINA DAİR KARAR’DA DEĞİŞİKLİK İLANI

21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “İmalatçı-ihracatçıların Şekerli Mamul İhracatı Karşılığında C Şekeri Taleplerinin Karşılanması Şartları ve Uygulama Esaslarına Dair” 12/12/2006 tarih, 135/1 sayılı Kurul Kararı’nda; 06/01/2007 tarih, 26395 sayılı Resmi Gazete, 09/03/2007 tarih, 26457 sayılı Resmi Gazete, 30/06/2007 tarih, 26568 sayılı Resmi Gazete, 27/09/2007 tarih, 26656 sayılı Resmi Gazete, 14/02/2008 tarih, 26787 sayılı Resmi Gazete, 04/04/2008 tarih, 26837 sayılı Resmi Gazete, 27/04/2008 tarih, 26859 sayılı Resmi Gazete, 10/07/2008 tarih, 26932 sayılı Resmi Gazete, 22/10/2008 tarih, 27032 sayılı Resmi Gazete, 07/03/2009 tarih, 27162 sayılı Resmi Gazete, 21/05/2011 tarih, 27940 sayılı Resmi Gazete, 30/11/2011 tarih, 28128 sayılı Resmi Gazete, 31/01/2012 tarih, 28190 sayılı Resmi Gazete ile 05/07/2012 tarih, 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikler yapılmış olup, bu değişiklikleri içeren Kararın son hali aşağıda verilmiştir.

İMALATÇI-İHRACATÇILARIN, ŞEKERLİ MAMUL İHRACATI KARŞILIĞINDA C ŞEKERİ TALEPLERİNİN KARŞILANMASI ŞARTLARI VE UYGULAMA ESASLARINA DAİR KARAR 

1- Amaç

Bu kararın amacı; 4634 sayılı Şeker Kanunu’na göre yurtiçinde pazarlanamayan ve ihraç edilmek zorunda olan C şekerinin, imalatçı- ihracatçıların şeker taleplerinin karşılanması suretiyle yurtdışı edilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

2- Hukuki Dayanak ve İlkeler

İmalatçı ihracatçıların şeker taleplerinin karşılanması işlemleri, 4634 sayılı Şeker Kanunu ile bu Kanun’a istinaden çıkarılan/çıkarılacak yönetmelikler esas alınarak düzenlenen bu karara uygun olarak yapılır.

Kararda açıklık bulunmayan haller ve kararın yetersiz kaldığı durumlarda; 4634 sayılı Kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan mevzuat hükümleri ve Kurul kararları esas alınır.

Kurul, Karar’ın bu haliyle veya gerektiğinde değiştirilerek ihdasında ve alınan tüm kararların uygulanmasında; ekonominin ve şeker sektörünün durumunu, yurtiçi ve yurtdışı piyasa fiyatlarını, spekülatif hareketleri, üretici, imalatçı-ihracatçıların durumunu dikkate alır.

3- Kapsam

Bu karar; yaptıkları ihracat karşılığında, imalatçı-ihracatçılara C şekeri kapsamındaki pancar şekerinin satışı işlemlerinde uyulması gereken usul ve esasları belirler.
Bu kapsamdaki C şekeri satışı, ihracatın fiilen gerçekleştirilerek usulüne uygun biçimde belgelendirilmesi sonrasında yapılır.

Kurum, bu karar hükümlerine istinaden, uygulamada ortaya çıkacak ihtilafları idari yoldan çözmeye, özel ve zorunlu durumları inceleyip sonuçlandırmaya yetkilidir.

4- Tanım ve Açıklamalar

Kararda geçen;

Kanun:
 4634 sayılı Şeker Kanunu’nu,
Müsteşarlık: Dış Ticaret Müsteşarlığı’nı,
Kurum: Şeker Kurumu’nu,
Kurul: Şeker Kurulu’nu,
Şeker: Yerli hammaddeden (Şeker Pancarı) üretilen beyaz kristal şekeri,
Pazarlama yılı: 1 Eylül ile 31 Ağustos tarihleri arasındaki dönemi,
A kotası: Yurt içi talebe göre üretilen ve pazarlama yılı içinde iç pazara verilebilen şeker miktarını,
B kotası: A kotasının belli bir oranına tekabül eden ve güvenlik payı için bulundurulmak üzere üretilen şeker miktarını,
C şekeri: A ve B kotaları dışında üretilen ve yurt içinde pazarlanamayan şekeri,
Şirket: Bir veya birden fazla sayıda şeker fabrikasını bünyesinde bulunduran ve/veya işleten tüzel kişiliği,
İBGS: İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğini,
İmalatçı-İhracatçı: Şekeri ve/veya yan sanayiciden temin ettiği şeker içeren ara mamulü girdi olarak kullanmak suretiyle şekerli mamul üreten ve ürettiği mamul/mamuller, doğrudan kendisi ya da aracılar tarafından ihraç edilen gerçek ya da tüzel kişiyi,
Tedarikçi: İmalatçı ihracatçılara şeker temin etmek üzere bu kararda listelenen şirketleri,
Tahsisat Belgesi (Belge): İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerinin bildirimini müteakip Kurum tarafından düzenlenen ve imalatçı-ihracatçı firmaya tedarikçiler tarafından satışı yapılabilecek C şekeri miktarını gösteren belgeyi,
Yan Sanayici: İmalatçı-ihracatçı ya da aracılar tarafından ihraç edilmiş olan şekerli mamulün bir aşamasını (ara mamul) veya şekeri girdi olarak kullanmak suretiyle üreterek imalatçı-ihracatçıya temin eden gerçek veya tüzel kişiyi
Şekerli Mamul: Pancar şekeri girdi olarak kullanılmak suretiyle üretilen insan tüketimine sunulan gıda ürününü

ifade eder.

5- Tedarikçiler

Bu karar doğrultusunda imalatçı-ihracatçıların şeker taleplerini karşılamak üzere yetkili olan tedarikçiler;
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.
Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş.
Amasya Şeker Fabrikası A.Ş.
Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş.
Konya Şeker Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Kütahya Şeker Fabrikası A.Ş. ve
Keskinkılıç Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’dir.

Kurum; tedarikçiler ve imalatçı-ihracatçılar arasında sözleşmeye bağlanmış tahsisatlarla yüklenilmiş hak ve yükümlülükler saklı kalmak kaydıyla, gelişmeleri dikkate alarak, tedarikçi listesini değiştirmeye yetkilidir.

6- Miktar

İmalatçı-ihracatçıların C şekeri hakediş miktarları, Ek-1’de yer alan kullanım oranları tablosu ile imalatçı-ihracatçı veya yan sanayiciye ait kapasite raporları, gerek duyulması halinde imalatçı-ihracatçının üretimine ait numunede analiz sonucu bulunan şeker (sakaroz) oranları esas alınmak suretiyle, Kurumca hesaplanır. Tahsisat miktarının hesaplanmasında; yan sanayiciden temin edilen ara mamul için yan sanayicinin kapasite raporu, diğerleri için imalatçı-ihracatçının kapasite raporu değerlendirmeye esas alınır.

Tahsisat miktarı; kapasite raporlarında ürünlere ait şeker kullanım oranları, Ek-1 listedeki ürünlere ait oranlar veya Ek-1 listede ürün bileşenlerine ait oranlar esas alınarak bulunan oranlar ile analiz sonucu üründe bulunan şeker (sakaroz) oranları içinde en düşük olan oran esas alınarak hesaplanır. Ek-1 listede yer almayan ve/veya şeker kullanım oranı hususunda tereddüt hasıl olan ürünlere ilişkin şeker tahsis oranları ise, tahsisat belgesi düzenleme aşamasında kapasite raporunun yanı sıra, gerek duyulması halinde analiz raporları ile diğer belge ve bilgiler Kurumca değerlendirilerek belirlenir. Gümrük Müsteşarlığı tarafından ihracatı gerçekleşen şekerli mamulden numune alınmış ise, bu numunede analiz yaptırılacak olup analiz sonucu bulunan şeker (sakaroz) yüzdesi, tahsisata esas olarak kullanılır.

Şekerli mamulün işleme faaliyetleri sırasında; kuruma, buharlaşma veya sızma şeklinde yitirilen ve imha olan kısmı ile ekonomik değeri olmayan atık şekerler göz önünde bulundurularak nihai ürün üzerinden kristal şekere % 3 oranında fire hesaplanacak ve miktara ilave edilecektir. (Örneğin; bileşiminde % 30 şeker ve % 70 diğer malzemeler bulunan 100 g. şekerli bir mamul için hesaplanacak fire miktarı (30*3)/100=0,9 g. olacaktır.)

Ancak tahsisat miktarı, ihracat miktarını aşan şekerli mamuller için fire oranı tahsisat miktarı ihracat miktarını aşmayacak şekilde uygulanır.

Ek-2’de yer alan ürünlerin ihracatına karşılık olarak C şekeri satışı yapılmaz.

Kurum; gerekli görmesi halinde, imalatçı-ihracatçı bir firmanın ürünlerinde; şeker kullanım oranlarının tespiti için numune aldırarak, analiz yaptırır, numune alımı ve analiz sonuçları ile ilgili uygulamalar, C şekeri tahsisatında uygulanacak şeker oranları, C şekeri tahsisatı yapılmayacak ürünler ve gerekli görülen diğer hususlarda imalatçı-ihracatçıdan taahhüt alır.

7- İhracatın Belgelenmesi

İlgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerinin ihracat gerçekleşmelerine ilişkin bildirimleri, ihracatın fiilen gerçekleştirilerek usulüne uygun şekilde belgelenmesinde esas kabul edilir. Bu bildirimde yer alacak bilgileri ihtiva eden Hakediş Bilgi Formu (Ek–3) karar ekindedir. Üzerinde Dahilde İşleme İzin Belgesi kaydı bulunmayan Gümrük Beyannamelerinin C şekeri tahsisatında dikkate alınabilmesi için, Beyannamelerin 44 no’lu hanesinde imalatçı firma unvanının yer alması zorunludur.

İmalatçı-ihracatçının hak edişine konu olan ihracatına ait gümrük beyannamesi üzerinde;

– dahilde işleme izin belgesi kaydının bulunması ve bu belgede yan sanayicinin kayıtlı olması,
– dahilde işleme izin belgesi kaydının bulunmaması durumunda ise, bu gümrük beyannamesinin 44 nolu hanesinde yan sanayici unvanı ile yan sanayiciden temin edilen ara mamulün adının (kapasite raporunda yer aldığı şekilde) ve miktarının kayıtlı olması halinde, yan sanayiciden temin edilen ara mamul bu ihracat gerçekleşmelerinde ilgili ihracatçı birlikleri tarafından hesaba alınır ve imalatçı ihracatçıya ait Hakediş Bilgi formuna işlenir.

Serbest Bölgelere yapılan ihracatlar, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri tarafından ihracat gerçekleşmelerinin hesabında dikkate alınmaz. Ancak, serbest bölgelere ihraç edilen ürünlerin, üçüncü ülkelere ihraç edildiğinin, serbest bölgelerden gümrüksüz satış mağazalarına satışının yapıldığını veya serbest bölgelerden kara, deniz ve hava taşıtlarına kumanya olarak tesliminin yapıldığının tevsiki kaydıyla ihracat gerçekleşmelerinin hesabında dikkate alınır.

8- Tahsisat Belgesi Düzenlenmesi ve Belgenin Şekli

Tahsisat Belgesi, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerinin bildirimini müteakip Karar ekinde verilen örneğe (Ek-4) uygun olarak Kurum tarafından düzenlenir. İmalatçı-ihracatçı firmanın ve yan sanayicinin bulunması halinde bu firmanın ihracat döneminde geçerli olan kapasite raporu, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri tarafından Kuruma iletilir. İmalatçı-ihracatçıya düzenlenen Tahsisat Belgesi yan sanayiciden temin edilen ara mamul için yapılan tahsisatı da kapsadığı için yan sanayiciye ayrıca C şekeri tahsisatı yapılmaz. Düzenlenen Tahsisat Belgesi, imalatçı-ihracatçıya gönderilir ve yapılan tahsisat ile ilgili olarak tedarikçiler bilgilendirilir.

“İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri aracılığı ile tahsisat talebinde bulunan imalatçı ihracatçılardan;

a) Standart denetim sonucu kapasite raporunda yer alan adresinde gayri faal olduğu tespit edilen,
b) Şekerli mamul üretiminde kullanılmak üzere yasal olmayan yollardan temin edilmiş şeker bulundurduğu analiz sonucu tespit edilen,
c) Kuruma tahsisat talebi kapsamında ibraz ettiği belge ve bilgilerin gerçeğe aykırı olduğu tespit edilen firmalara, başvurularına esas Hakediş
Bilgi Formlarına istinaden C Şekeri Tahsisat Belgesi düzenlenmez.”

Kurumca düzenlenecek her bir Tahsisat Belgesinin, tekrar etmeyecek bir ‘tek’ numarası bulunur.

Tahsisat Belgelerinin kullanım süresi 6 (altı) ayla sınırlı olup, Tahsisat Belgesinde belge süresi ve süre bitim tarihi yer alır. Tahsisat miktarı da dikkate alınarak, imalatçı-ihracatçı tarafından talep edilmesi, ya da Kurumca gerekli görülmesi halinde belge süresi, 6 aydan daha az süreli olarak belirlenebilir.

Her ne suretle olursa olsun; süresi biten Tahsisat Belgesi sahibi imalatçı-ihracatçı, satın almadığı C şekerine ilişkin tahsisat hakkını kaybeder.

Belge süresi içerisinde, stokta şeker bulunmaması nedeniyle tedarikçiler tarafından imalatçı-ihracatçının talebinin karşılanamamış olması durumunda, Kurum tarafından belge süresi uzatılabilir.

Dahilde İşleme Rejimi ve benzeri uygulamalar ile işbu Karar kapsamında ihraç kaydıyla ihracat öncesi ve/veya ihracat sonrası temin edilen C şekerinin, mamul bünyesindeki ihracatının gerçeği yansıtmayan bilgi ve belgeye dayandığı tespit edilen imalatçı-ihracatçılara, tespit tarihinden itibaren tahsisat belgesi düzenlenmesi işlemi, aksi ispatlanıncaya kadar durdurulur. Ancak, usulsüzlüklere konu ihracat miktarına karşılık, Şeker Kanunu’nun 11 inci maddesi kapsamında Kurumca hesaplanacak idari para cezası tutarı karşılığı TL cinsinden teminatı Kuruma veren veya varsa Kurul tarafından söz konusu usulsüz ihracatla ilgili verilmiş olan idari para cezasını ödeyen imalatçı-ihracatçıların usulsüz olmayan ihracatlarına tahsisat belgesi düzenlenmesine başlanır.

Tedarikçiler, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri veya imalatçı-ihracatçıların talepleri, vb. her türlü neden ile Kurum tarafından iptal edilen Tahsisat Belgeleri kapsamında iptal tarihine kadar olan sürede yapılan işlemler hususunda Kurumun sorumluluğu bulunmamaktadır.

9- Satış

Bu karar kapsamında yapılacak satışlar, ancak C şekeri stoku bulunan veya A ya da B kotası şekerini, Kurul kararıyla bu kapsamda satmasına izin verilen tedarikçiler tarafından yapılabilir.

Bu durumdaki tedarikçi, imalatçı-ihracatçının Tahsisat Belgesi ile müracaatı halinde; bir örneği ekte bulunan C Şekeri Satış Taahhütnamesini (Ek-5) imza ettirmek suretiyle satış işlemini başlatır.

Tedarikçi, Tahsisat Belgesi kapsamında yaptığı her bir satış için Tahsisat Belgesi üzerine; satış tarih ve miktarı ile kalan tahsisat miktarını belirten bir şerh düşer. Şerh düşülen Tahsisat Belgesi, iki suret çoğaltılarak biri tedarikçi tarafından saklanır. Diğer suret, ekine satış faturasının bir nüshası da ilave edilerek Kuruma gönderilir. Tahsisat Belgesine istinaden ilk satışı yapan tedarikçi, C Şekeri Satış Taahhütnamesinin bir suretini de, şerh düşülen Tahsisat Belgesi sureti ekinde Kuruma gönderir. Taahhütnamenin aslını muhafaza eder.

Toplam tahsisat miktarı yapılan satış ile tamamlanmamış ise, şerh düşülen Tahsisat Belgesi aslı imalatçı-ihracatçıya iade edilir. Toplam tahsisat miktarını tamamlayacak şekilde nihai satışı yapan tedarikçi, Tahsisat Belgesi aslını Kuruma iade eder.

Tahsisat Belgesi ibraz edilmeksizin, ya da süresi geçmiş Tahsisat Belgesi karşılığında satış yapılamayacağı gibi, yapılan satış miktarı hiçbir şekilde Tahsisat Belgesinde tahsis edilen ya da kalan tahsisat miktarını aşamaz. Bu hüküm hilafına yapılan satıştan, satışı yapan tedarikçi sorumludur.

İmalatçı-ihracatçı, kendisine Tahsisat Belgesiyle Kurum tarafından tahsis edilmiş bulunan şekerin satın alışlarını azami (15) defada tamamlamak zorundadır. Aksi takdirde Tahsisat Belgesi, süresi dolmuş gibi işlem görür.

Tedarikçiler, bu kapsamda yapacakları satışlarda kararın diğer hükümleri ile çelişmemek şartıyla, imalatçı-ihracatçılarla sözleşme yapmakta serbesttirler.

Tedarikçinin şekeri bizzat kendisi işleyerek şekerli mamule dönüştürüp, doğrudan ya da aracı ihracatçı vasıtasıyla ihraç ettiği durumlarda; ihracatın 7. maddede belirtildiği şekilde belgelenmesi suretiyle, Kurum tarafından tahsisat belgesi düzenlenerek, tedarikçinin belgede belirtilen miktarda C şekerini, bulunması halinde öncelikle kendi stoklarından ya da diğer bir tedarikçiden temin etmesine izin verilir.

10- Satışta İstenecek Belgeler

C şekerinin bu karar kapsamındaki satışlarında, Tahsisat Belgesinin yanı sıra tedarikçi tarafından aşağıdaki belgeler aranır.

a) Son 1 yıl içerisinde alınmış Ticaret Sicil Belgesinin aslı veya noter onaylı sureti,
b) Ticaret Sicilinden alınmış; sermayesini, ortaklarını ve ortaklık paylarını gösterir sermaye kompozisyonu,
c) İhracatı gerçekleştirilmiş olan işlenmiş üründe kullanılan şekerlerin yurtiçi alış faturalarının birer sureti, (kaynak tespiti için talep edilecektir)

İhracata karşılık C şekeri alımlarında yurt içi alım için ibraz edilen faturalar;

i. İhracat tarihinden önceye ait olmak üzere ve ilgili partiye ait ilk ihracat tarihinden en çok 1 yıl öncesi bir tarihe ait olması durumunda koşulsuz kabul edilecektir.
ii. İhracat tarihinden sonraki bir döneme ait olması veya Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB)’e kayden ihracat yapmak amacıyla alınan şekere ait olması durumunda koşulsuz red edilecektir.
iii. İlgili partiye ait ilk ihracat tarihinden 1 yıldan daha öncesi bir döneme ait olması ve/veya DİİB’e kayden ancak 2005/1 Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin 7 inci madde 6 ncı fıkrası gereğince önceden yapılmış ihracat karşılığında alınmış olması durumunda;

– Söz konusu firmanın, ibraz edilen şeker faturalarının söz konusu ihracat için kullanıldığının ve/veya daha önceden yapılmış ihracat karşılığı ise bu ihracat için yapılan yurt içi alıma ilişkin olduğunun tespiti için ayrıntılı bir mali denetimi kabul etmesi,
– Tarafların (ilgili firma ve ilgili Tedarikçi) kabul edeceği “Yeminli Mali Müşavir” gibi bir yetkili ve/veya merci tarafından yapılacak mali denetim sonucu ibraz edilen şeker faturalarının söz konusu ihracat için kullanıldığının ve/veya daha önceden yapılmış ihracat karşılığı ise bu ihracat için yapılan yurt içi alıma ilişkin olduğunun tespit edilmesi
halinde kabul edilecektir.

iv. Kaynak tespiti amacıyla ibraz edilen yurt içi alım faturalarının bu maddenin (i) ve (ii) bendlerinde belirtilen koşullara bağlı olarak kabul edilmemesi halinde; tedarikçi tarafından, söz konusu durum incelenmek üzere Şeker Kurumu’na bildirilecektir.

d) Tedarikçi tarafından talep edilmesi zaruri görülen diğer belgeler.
İmalatçı-ihracatçının önceki dosyasında bulunan ve süresi halen geçerli olan bilgi ve belgeler, tekrar istenmeyebilir.

11- Baz Fiyat

C şekeri satışlarına ilişkin baz fiyat; Londra Borsasında oluşan Beyaz Şeker Vadeli İşlem Fiyatlarının (ABD Doları/ton) ait olduğu ayın işlem gören her bir gününe ait fiyatların aritmetik ortalamasıdır. Ortalamanın hesaplanmasına esas teşkil edecek günlük vadeli işlem fiyatları seçilirken; her zaman, mevcut en kısa vadeli fiyatın, önceki kalıcı kapanış değeri alınır. C şekeri satışlarında uygulanacak fiyat, baz fiyattan düşük olamaz.

Şeker satışı teslim ve ödemelerinde, şekerin teslim tarihinde geçerli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) döviz satış kuru esas alınır.

12- Teminat

Yapılan ihracatın belgelenmesi karşılığında sonradan C şekeri satışı yapıldığından, satışın peşin olarak gerçekleştirilmesi halinde tedarikçilerce herhangi bir teminat aranmaz.

Satış ve teslim işleminin belli bir vadeye yayılması halinde talep edilecek teminat miktarı, satış bedelinin %5’ini aşamaz. Böyle durumlarda imalatçı-ihracatçı ile tedarikçi arasında düzenlenebilecek sözleşmenin süresi Tahsisat Belgesi süresini aşamaz.

13- Eşyanın Geri Gelmesi

Kurum tarafından Tahsisat Belgesi düzenlenerek tedarikçilerce C şekeri satışı yapılmış bulunan bir imalatçı-ihracatçının, ihracat karşılığı tahsisatına konu şekerli mamulün herhangi bir nedenle Türkiye Gümrük Bölgesine geri gelmesi halinde;

a) Eşyanın geri gelmesi için izin istendiğinin bildirildiği İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği yazısının Kurum tarafından kayda alındığı tarih, tespit tarihi olarak saptanır.
b) Kurum, tespit tarihi ile birlikte geri gelen eşyanın ihracatına karşılık gelen şeker tahsisat miktarını tedarikçiye bildirilir.
c) Tedarikçi, C şekerinin tamamını ilgili imalatçı-ihracatçı firmaya satmış ise, satışı gerçekleştirdiği tarihteki Katma Değer Vergisi hariç yurtiçi peşin satış fiyatı ile tahsil edilen C şekeri satış fiyatı arasındaki farkı hesaplayıp, 6183 sayılı Kanun’da öngörülen oranda gecikme zammını tatbik ederek, Katma Değer Vergisini ilave eder ve imalatçı-ihracatçının C Şekeri Satış Taahhütnamesi kapsamında ödemeyi taahhüt ettiği borcu belirler. Eğer tedarikçi ilgili imalatçı-ihracatçı firmaya C şekeri satışını tamamlamamış ise, kalan bakiyeden, geri gelen eşyanın ihracatına karşılık gelen ve Kurumca bildirilen tahsisat miktarını düşerek satışı tamamlar.
d) Keyfiyet ve imalatçı-ihracatçının hesaplanan borç tutarı, tahakkuk ettirilmesini müteakip imalatçı-ihracatçıya bildirilir. Borcun ifası için tespit tarihinden başlayan 15 iş günü süre verilerek ödemeye davet edilir.
e) Alacağın takibi, tedarikçi tarafından diğer alacaklarının takibi gibi sürdürülür. Alacağın verilen süre içinde ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Kanun’da öngörülen oran esas alınarak gecikme faizi uygulanır.
f) Tedarikçinin geri gelen eşyaya ilişkin alacağı konusundaki işlemin tamamladığını Kurum’a bildirimini müteakiben Kurum, durumu ilgili İBGS’ye bildirir.
g) İmalatçı-ihracatçı tarafından şekerli mamule dönüştürülerek ihraç edilen, ancak geri gelmesi sebebiyle mamul bünyesinde yurtiçinde kalan şeker için tahsil ettiği bedeli A kotası şekeri bedeline iblağ eden tedarikçi, söz konusu miktar kadar A şekerini başka bir Kurul kararına hacet kalmaksızın C şekerine aktarır ve yapılan işlemle ilgili olarak Kuruma bilgi verir.

14- İmalatçı İhracatçının Sorumluluğu

İmalatçı-ihracatçılar; Kurum, ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri ve tedarikçiler ile denetim yetkili görevliler tarafından, uygulamayla ilişkili olarak işbu karar hükümleri çerçevesinde talep edilen bilgi ve belgelerin verilmesinden, tamlığından ve doğruluğundan sorumlu olup, Madde 6’da bahse konu taahhütlerini yerine getirmekle yükümlüdür.

Kendilerine yapılan tahsisat ve satışın, gerçeği yansıtmayan bilgi ve belgeye dayandığının tespiti halinde; fiilin sonuçlarına bağlı olarak 4634 sayılı Şeker Kanunu’nun ilgili müeyyideleri uygulanır.

15- Denetim

Tedarikçi listesinde yer alan şirketler, gerektiğinde bu karar kapsamında imalatçı-ihracatçıların işyerlerinde denetim (işyeri görme ve tespit) yapmak maksadıyla yeterli sayıda personeli görevlendirirler.

Tedarikçilerce belirlenen bu personel Kurumun tahsisat belgesi düzenlenmeden önce, gerektiğinde talep edeceği standart denetimleri yerine getirirler.

İmalatçı-ihracatçının işyerinin diğer bir tedarikçinin bölgesine yakın bulunması halinde tedarikçi, diğer tedarikçiden denetim talep edebilir. Denetimin şekline ilişkin hususlar, Kurumca düzenlenerek tedarikçilere bildirilir.

16- Uygulama ve Eşgüdüm

Kurum; uygulamalarda tekdüzeliğin sağlanması, tedarikçilerin ve imalatçı-ihracatçıların çıkarlarının korunması ve uygulamaların her biri açısından adil ve düzenli yapılmasının sağlanması için gerekli her türlü tedbiri alır.

17- Yürürlük

Bu karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

18- Yürütme

Bu karar hükümlerini Şeker Kurulu yürütür.

Geçici Madde 1: İşbu kararın Resmi Gazetede yayımlandığı tarihe kadar düzenlenmiş olan Dahilde İşleme İzin Belgeleri, Dahilde İşleme Rejimi çerçevesinde hazırlanan 09/09/2005 tarih ve 103/4 sayılı Kararla değişik30/12/2004 tarih ve 85/1 sayılı Kurul Kararına uygun olarak işlem görür.

Geçici Madde 2: İhracat öncesi vadeli ön alım hakkı 2007 yılı için tanınan bir hak olması nedeniyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Madde 3: Kurum, tedarikçiler açısından uygulamada eşitlik ve hakkaniyet sağlanmasına yönelik olarak ve bu amaçla kalıcı bir düzenleme yapılıncaya kadar, bu Karar’ın 5 inci maddesinde tadat edilen ve stoğunda C şekeri bulunan tedarikçilerden herhangi birini tahsisat belgesine istinaden satış yapmak üzere tespit etmeye yetkilidir. Kurum bu yetkiyi;

a) İmalatçı –ihracatçı bazında tahsis edilen C şekeri miktarını,
b) Tedarikçinin C şekeri stok miktarını,
c) Adına tahsisat belgesi düzenlenmiş imalatçı-ihracatçının tedarikçiye erişebilme imkanlarını,
d) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle stoğunda C şekeri bulunan tedarikçilerin, kurulu kapasiteleri toplamları içindeki paylarının, 2006/07 PY DİİB/Tahsisat Belgesi kapsamında yapılan satış toplamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın satışının sağlanması esasını öncelikler açısından gözeterek kullanır.

EK–1

C ŞEKERİ TAHSİS EDİLECEK ŞEKERLİ MAMULLER VE ŞEKER KULLANIM ORANLARI TABLOSU

MADDE ADITAHSİS EDİLECEK AZAMİ ŞEKER (SAKAROZ) ORANI %
Tatlı Bisküvi22
Kremalı Bisküvi30
Kek25
Çikolata Kaplı Gofret35
Çikolata Kaplamalı Bisküvi30
Kokolin Kaplı Gofret38
Gofret (Sade)30
Sütlü Çikolata44
Bitter Çikolata44
Beyaz Çikolata40
Kokolin55
Sert Şeker62
Yumuşak Şeker41
Şeker Kaplı Kokolin Draje (Bonibon)62
Şeker Kaplı Çikolatalı Draje62
Krokan31
Helva45
Saray Helvası (Pişmaniye)41
Reçel, Marmelat26
Lokum (Sade)*65
Lokum (Çeşnili)*58
Cezerye (Sade)51
Cezerye (Çeşnili)41
Toz İçecek (Şekerli)**80
Tatlandırıcılı Şeker Katkılı Toz İçecek**20
Gıda Jölesi70
Şekerli Puding (Toz)70
Krema (Çokokrem-Şokella)50
Şekerli Sakız55
Şekerli Sakız (Draje)60
Gazlı İçecekler9
Limonata***11,5
Buzlu Çay***5,8

(*) Lokumda pudra şekeri kullanılması halinde, kullanılan pudra şekerinin % 95’i oranında ayrıca C şekeri tahsisatı yapılacaktır.

(**) Aromalandırılmış olsun olmasın.

(***) Türk Patent Enstitüsü tarafından Marka Tescil Belgesi olması ve söz konusu markanın Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (World Intellectual Property Organization-WIPO) nezdinde tescil ettirilmiş olması kaydıyla.
EK–2

İHRACATI KARŞILIĞINDA C ŞEKERİ TAHSİS EDİLMEYECEK ŞEKERLİ MAMULLER LİSTESİ

Sıra no

Ürün Adı

1

Meyve özü konsantreleri

2

Meyve özü şurupları

3

Meyve aromalı içecekler*

4

Meyveli şuruplar

5

Meyveli içecekler

6

Üzüm ve pekmez şurupları

7

Meyve suyu

8

Meyve nektarı

9

Glukoz, fruktoz içeren şekerli karışımlar (arı yemi, arı şurubu, vb. dahil)

(*) Sıvı halde

EK–3 

TAHSİSAT BELGESİNE ESAS İHRACAT LİSTESİ

HAKEDİŞ BİLGİ FORMU

Hakediş Belgesi Tarih Sayı :
İmalatçı Vergi No / TC Kimlik No :

İmalatçı Unvanı :

Gümrük İdaresi AdıTescil NoTescil TarihiÖzel Fatura Tarih/SayıYan Sanayici UnvanıGönderici Vergi NoGönderici UnvanıGB Kalem NoG.T.İ.P.Ürün TanımıMiktar (Net KG)

Not: Söz konusu ihracatla ilgili Beyanname/Özel Fatura bilgilerinin teyitleri alınmıştır 

EK–4

TAHSİSAT BELGESİ (ÖRNEK)

Bildirim Yapan İBGS* :
İBGS Bildirim Tarihi :

Belge No :
Belge Tarihi :

Adına Tahsisat Belgesi Düzenlenenin,

Adı, Unvanı :
Adresi :
Vergi Dairesi ve Numarası :
Belge Süresi :
Belge Süresi Bitim Tarihi :
Tahsisat Miktarı (Rakamla) :
Tahsisat Miktarı (Yazıyla) :

Tahsisata Bağlı
Satış İşleme (Şerh) Tablosu

Sıra NoTedarikçi AdıSatış TarihiSatış FaturaNumarasıSatış Miktarı (kg)Kalan Tahsisat Miktarı (kg)TedarikçiOnayı
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15

Belgeyi Düzenleyen
                                                                                                         İmza

* İBGS : İhracatçı Birliği Genel Sekreterliği
_____________________________________________________________________
Tedarikçi İçin Belge Notları:
1-Satış İşleme Tablosu el yazısı ile okunaklı bir şekilde doldurulacaktır.
2-Tedarikçi onayları, mühür ve yetkili imza/imzalarla yapılacaktır. Şerh düşülen belge sureti, satış faturası ile birlikte Kuruma gönderilecektir.
3-İlk müracaat edilen tedarikçi, satıştan evvel C Şekeri Satış Taahhütnamesini imalatçı-ihracatçıya imza ettirerek aslını saklayacak, bir suretini Kuruma gönderecektir.

EK–5

C ŞEKERİ SATIŞ TAAHHÜTNAMESİ

Firmamızca ihraç edilen şekerli mamul/mamullerin ihracı karşılığında; İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerinin bildirimlerine istinaden Şeker Kurumu tarafından düzenlenen ………. sayılı Tahsisat Belgesiyle tedarikçilerden satın alacağım C şekeri ile ilgili olarak;

1- İhraç ettiğimiz ve şeker tahsisatına esas olan şekerli mamul/mamullerimizin, Dış Ticaret mevzuatı kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine geri dönmesi ve durumun İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerinin yazısıyla tevsik edilerek Kuruma bildirilmesi halinde; “İmalatçı-ihracatçıların Şekerli Mamul İhracatı Karşılığında C şekeri Taleplerinin Karşılanması Şartları ve Uygulama Esaslarına Dair Karar” adındaki Şeker Kurulu kararının 13. maddesinde belirtilen hükümlerin aynen uygulanacağının tarafımızca bilindiğini, bu hükümlerin gerek ve sorumluluklarını yerine getirmeyi şimdiden kabul ettiğimizi,
2- Kurum, ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri ve tedarikçiler ile denetim yetkili görevliler tarafından uygulamayla ilişkili olarak; adı geçen karar hükümleri çerçevesinde talep edilen bilgi ve belgelerin verilmesinden, tamlığından ve doğruluğundan sorumlu olduğumuzu,
3- Firmamıza yapılan tahsisat ve satışın gerçeği yansıtmayan bilgi ve belgeye dayandığının tespiti halinde; 4634 sayılı Şeker Kanunu gereğince Şeker Kurulu tarafından “C şekerini Kurul kararı dışında iç piyasada satan veya bedelsiz devredenler hakkında uygulanacak idari para cezası” nın tatbik edilebileceğini bildiğimizi,

Firmamız adına beyan ve taahhüt ederim.

Huzurunda Beyanname İmza Edilen

İmalatçı-ihracatçı Firma Yetkili

Tedarikçi Yetkili

İmza ve Kaşesi

İmza/İmzalar ve Kaşesi

Not: İşbu Karar, 6 Mart 2009 tarih ve 27161 sayılı Resmi Gazete’de eksik yayımlandığından, 7 Mart 2009 tarih ve 27162 sayılı Resmi Gazete’de düzeltilerek yeniden yayımlanmıştır.

Kaynak: http://www.sekerkurumu.gov.tr/icerikv2.aspx?id=77

Şeker Pancarı Üretim Tekniği

ŞEKER PANCARI ÜRETİM TEKNİĞİ

a. Tarla Seçimi:
Şeker pancarı topraktan bol miktarda besin maddesi kaldırdığından, pancar üretilecek tarla seçimine dikkat edilmelidir. Tarla sulanabilir besin maddelerince zengin, organik maddece yüksek, hafif (kumsal) yapıda olmalı, fazlaca ağır (killi) olmamalıdır.

b. Münavebe
Şeker Pancarı, genelde 4 yıllık münavebe sistemi içinde üretilir. Toprakta bitki besin maddelerinin dengeli kullanılması, hastalık ve zararlılarının çoğalmaması açısından münavebeye uyulması elzemdir.

c. Tarla Hazırlığı:
Şeker Pancarı yetiştiriciliğinde tarla hazırlığı, 1 sene önceden ön bitkinin hasadı ile başlar. Hububat hasadından hemen sonra tarla gölge tavında iken, disk harrow çekilir, arkasından hemen sulama yapılır. 20–25 gün sonra, sulama sonucu tarlada bulunan yabani otlar ve hububat hasadından kalan tohumlar çimlenir. Tarla tava gelince derince sürülür. Kasım ayında taban gübresinin 2/3’ü tarlaya atılır ve ikinci sürüm yapılır. Hangi şekilde olursa olsun, sonbahar sürümü mutlaka yapılmalıdır. Sonbahar sürümü yapılan tarlalarda;

-Sonbahar ve kış yağışlarından daha çok istifade edilir,

-Sonbahar gübrelerinin toprak altına karışması sağlanır,

-İlkbahara daha kolay tarla ve tohum yatağı hazırlığı yapılır,

Sonbahar sürümünün yapılmaması durumunda tarla ilkbaharda sürüleceğinden, ekime kadar geçen süre içinde tarla ile çok oynanır. Bu da uzun süre alacağından tarlanın tavı kaçırılmış ve de tohum ekimi geciktirilmiş olur.

d. İlkbahar Tohum Yatağı Hazırlığı:

İlkbaharda taban gübresinin 1/3’ü ile azotlu gübrenin yarısı tarlaya atılarak, kombi-kürümler düzgünce çekilir. Sonbaharda herhangi bir sebeple tarla sürülmemiş ise, taban gübresinin tamamı ve üst gübresinin (Azotlu Gübreler) yarısı tarlaya atılmalı ve iyi bir sürüm yapılmalıdır. Arkasından kombi-kürümlerle tohum yatağı hazırlanır. Hafif topraklarda merdane çekilir. Bu işler yapılırken toprağın tavlı olması gerekir. Tarlaların uzun süre aynı derinlikte sürülmesine bağlı olarak altta sert bir pulluk tabanı oluşur.  Bu pancarın derinlere inmesine mani olur ve çatallanma meydana getirir. Bu sebeple pancar ekilecek tarlanın 3–4 yılda bir derince patlatıcı çizelle veya dip kazan ile derinden sürülmesini gerektirir.

e. Ekim:

Ekim mümkün olduğunca erken (Konya için 15 Marttan itibaren), toprak tavında iken, yapılmalıdır. Ekim zamanında toprakta tav yoksa ekimden hemen sonra yağmurlama sulama ile intaş sulaması yapılmalıdır.
Tarladan yabacı ot çıkıyor ise, mutlaka ekim öncesi veya sonrası herbisit kullanılmalıdır. Yabancı otlarla mücadele edilmezse, intaştan sonra genç pancar fidesini boğarak gelişmesini engeller ve verimi düşürür. Ekim derinliği 3–4 cm kadar olmalı ve hafif kumsal ve erozyona açık topraklar merdane ile ekim sonrasında bastırılmalıdır. Tohum israfını ve tekleme işçiliğini azaltmak için, sıra üzeri ekim mesafesi toprak verimliliği ve tavına göre ayarlanmalıdır. Bunun için ekimin tavında yapılması, ideal bitki sıklığına ulaşmada en iyi neticeyi verecektir. İyi bir ekimin yapılması için, havalı (pnömatik) mibzerler tercih edilmelidir.

f. Bakım ve Mücadele:

Mücadele; pancarın  yabancı ot, hastalık ve zararlılara karşı ekimden hasada dönünceye kadar geçen süre içinde korunmasıdır. Mücadele tohumun ilaçlanmasıyla başlar, hastalık ve zararlı böcek etmenlerinin yok edilmesiyle devam eder. Özellikle pancar çıkış dönemlerinde pire ve toprak altı Zaralılarına kaşı iyi mücadele edilmelidir. Çapalama ile hem yabancı otlara karşı mücadele yapılır, hem de toprağın kaymak tabakasının kırılması ve havalanması temin edilir.

g. Seyreltme ve Tekleme:
Verim ve kaliteyi artıran önemli konulardan biri de tarlada bitki sıklığının iyi ayarlanmasıdır. Bütün üretim faktörlerinin iyi hazırlanmasına rağmen, istenen sayıda bitki elde edilememesi verim ve kalitede önemli derecede düşüşe sebep olur. Kısacası pancar üreticisini neticeye götüren konu bitki sıklığıdır. Boş veya çok az pancar bulunan tarlada yapılan her türlü masraf boşuna demektir. Bitki sıklığının istenen seviyede ayarlanması, çeşitle, tohum yatağının iyi veya kötü seviyede ayarlanması, tavda ekime ve ekim tekniğe bağlıdır. İntaştan sonra seyreltme ve teklemenin yapılmasıyla nihai bitki sayısına ulaşılır. Seyreltme birinci çapada, tekleme ikinci çapada yapılmalıdır. Seyreltme ve teklemenin bir defada yapılması mahsurludur. Çünkü ileriki dönemlerde bazı bitkilerin hastalık ve haşarat zararına bağlı olarak ölme riski dolayısıyla bitki sayısında azalma olabilir.
Teklemeye 4 yapraklı dönemde başlanmalı, iki bitki aralığı 20–25 cm olmalıdır. Bu durum dekara ortalama 10.000 bitki demektir. Ancak, kuvvetli ve ağır topraklarda dekara 8.000 kadar bitki sayısında verim ve kalitede önemli bir düşme olmamaktadır. Daha hafif ve az verimli topraklarda bitki sayısı on bin civarında olmalıdır. Onbinden daha yüksek bitki sayısı verim ve kalitede düşme yaptığı gibi işçilik masraflarını da artırır.

h. Gübreleme

Gübreleme ve sulama konuları şeker pancarı üretiminde verim ve kaliteyi etkileyen en önemli konuların başında gelir. Gübrelemede azotlu, fosforlu ve potaslı gübreler esas alınmaktadır. Gübrelemede esas, toprakta eksik olan bitki besin maddelerinin, bitkinin ihtiyacına göre zamanında ve belli miktarda verilmesi olmalıdır. İhtiyaçtan fazla veya az verilen gübreler ve yanlış gübreleme masrafları artırdığı gibi, toprağın yapısını da bozmakta, tarla sertleşmekte ve çoraklaşmaktadır. Özellikle ihtiyaçtan fazla verilen azotlu gübreler yaprak/kök dengesini bozduğu gibi, kaliteyi ve poları da düşürmektedir. Şeker pancarında maksimum verim için gübreleme zamanı, miktarı ve verilme şekli çok önemlidir.
Fosforlu ve potaslı gübrelerin ekimden çok önce kullanılması pancarda verim, kalite ve dayanıklılığın artırılmasında olumlu etkide bulunmaktadır. Azotlu gübreler ise bitkinin ihtiyacına göre verilmelidir. Dekara saf olarak sonbaharda toprak altına fosforlu gübreler 14–16 kg, potaslı gübreler ise 8–10 kg verilmelidir.
Gübrelemede ve gübre miktarlarının kullanılmasında en iyi yol, tarla toprağının analiz edilerek, yetiştirilecek bitkiye ve toprağın ihtiyacına göre gübrelemenin yapılmasıdır.
Pancarın gübrelenmesinde organik gübreler, toprağın fiziksel yapısının düzeltilmesi için kullanılmalıdır. Organik gübrelerden hayvan gübresi 2–3 yılda bir, dekara 2–4 ton verilmelidir. Yeşil gübreleme için, yeşil aksamı bol olan ve kolay çürüyen bitkiler (fiğ gibi) taze iken toprağa parçalanarak veya sürülerek karıştırılmalıdır.

I-SULAMA

Aşırı gübreleme gibi fazla sulama da toprakta çoraklaşmaya, besin maddelerinin yıkanması ve yapının bozulmasına sebep olmaktadır. Su, toprağın ve iklimin durumuna göre bitkinin isteği kadar verilmelidir. Pancarın su isteği, toplam 700 ile 800 mm dir. Her sulama ile yaklaşık 100–130 mm su verilmektedir. Pancara kesinlikle suya ihtiyacı olmadan su verilmemelidir. Sulama zamanını tansiyometre kullanılarak tespit edilebilir veya şeker pancarında gündüzleri tarlaya serilen (bayılan) yapraklar akşam ayağa kalkmıyor yani normal dikliğini almıyorsa, pratik olarak sulamanın geldiği anlaşılır. İlk suyun mümkün olduğunca geç verilmesi, pancar kökünün gelişmesine yardımcı olur. Dolayısıyla kök gelişmesi derinlerde teşekkül eder ve neticede iyi kök şekline sahip, yüksek verimli ve kaliteli pancar elde edilir. İntaş suyunun ve ilk suyun yağmurlama şeklinde verilmesi daha iyidir.
Sulamanın sık ve suyun az verilmesi yerine, seyrek ve daha çok su verilmesi daha iyi sonuç verir. Sulama suyu aralığını mevsimin gidişi ve toprak yapısı belirler. Bu da genel olarak ihtiyaca göre 15–20 gün olmalı ve toplam sulama sayısı bölgelere göre değişmekle birlikte Orta Anadolu’da 6-7’yi geçmemelidir. Çok kurak geçen yıllarda ve kumsal arazilerde 1–2 sulama artırılabilir. Son sulama suyu yağış durumuna göre hasattan 10–15 gün önce verilmelidir. Sulamanın şekli de çok önemlidir. Salma sulama yerine yağmurlama, mümkünse damlama sulama sistemi tercih edilmelidir. Damlama sulamada su, enerji ve gübrelemede tasarruf edilir. Damlama sulamanın yağmurlama sulama sistemine göre su miktarı olarak % 50 avantaj sağladığı araştırmalarla belirlenmiştir.

İ.HASAD:

Orta Anadolu’da şeker pancarı ekimden 180–185 gün sonra hasat olgunluğuna gelmektedir. Bu genelde Eylül sonu veya Ekim ayı başıdır. Daha erken ve daha geç sökümler, verim ve kalitede kayba sebep olur.
Hasat, makineyle ve elle yapılmaktadır. Ama hasat mutlaka toprak tavlı iken yapılmalıdır. Aksi durumda zayiat ve fireli pancar artacaktır. Hasat yaparken pancarın başı düzgün ve yerinden kesilmeli (kesim yeri ilk yaprağın çıktığı yerdir), toprak ve çamurdan iyi temizlenmeli, üzerinde yeşil yaprak bırakılmamalıdır. Hasatta pancar üzerinde bırakılan toprağın, pancardan daha kıymetli olduğu düşünülmelidir.
1 cm kalınlığındaki toprağın meydana gelebilmesi için 100 senenin geçmesi gerektiği unutulmamalıdır. Hasat, yükleme ve boşaltma esnasında pancar yaralanmamalı ve kırılmamalıdır. Çamurlu, yaralı ve başı iyi kesilmemiş yapraklı pancarlar, silolama ömrünü kısaltır ve hızla bozulmaya, dolayısıyla şeker kaybına sebep olur.
Sökülen pancarlar esasen taze olarak fabrikaya sevk edilmek durumundadır. Tarlada silolama yapılacaksa, silolama taşınması kolay ve sert yerde yapılmalı, üzeri pancar yaprağı ile kapatılmalıdır. Siloların üzerinin kapatılması kaybı azaltır. Ayrıca çürük pancarlar siloya alınmamalı ve tarladan da uzaklaştırılmalıdır.

J. Pancar tohumluğu ve çeşit seçimi:

Verimli ve kaliteli pancar üretimi için iyi bir çeşit ve tohumluluk seçimi yapılmalıdır. Tohumluk, çimlenme oranı yüksek, taze olmalı ve çeşidin bütün özelliklerini taşımalıdır. Atasözünde “EK TOHUMUN HASINI, ÇEKME KIŞIN YASINI” denmiştir.
Şeker pancarı tohumu, ihtiva ettiği embriyo (rüşeym) sayısına göre monogerm ve poligerm olarak isimlendirilirler. Monogerm; ıslah yoluyla elde edilirse genetik mongerm, poligermin kırılmasıyla elde edilirse teknik monogerm olarak piyasaya sürülür. Monogerm çeşitler genellikle yüksek kalite ve verimde olduğu gibi, çimlendiği zaman tek bitki verirler. Monogerm çeşitlerin dekara maliyeti ve işçilik masrafları daha düşüktür.
Çeşitler, ıslah edilme usulüne göre hibrit ve sentetik, yine taşıdığı kromozom sayısına göre de diploid veya poliploid olarak isim alırlar. Bugün piyasada kullanılan çeşitlerin çoğu, genetik monogerm-hibrit çeşitlerdir.
Şu da unutulmamalıdır ki, çeşit ne kadar kaliteli olursa olsun, pancar için yetiştirme şartları, usulüne uygun ve zamanında yapılmaz ise, çeşidin iyi özelliklerinden azami derecede istifade edilemez. Bunun aksine teknik şartlar ne kadar iyi olursa olsun, çeşit kaliteli değilse istenen netice alınamaz.

k. Ot Pancar:

Şeker pancarı tarlalarında önemli problemlerden birisidir. Şeker pancarı tarlalarında istenmeyen her türlü pancara ot pancar denir. Ot pancar, erkek pancar, sapa kalkmış pancar olarak da isimlendirilir. Ot pancarın hiçbir tarımsal ve teknolojik değeri olmadığı gibi, ticari pancarın ışığını, suyunu ve besinini kullanarak, verimin düşmesine yol açarlar. Bu yüzden ot pancarları mutlaka sökülerek tarladan uzaklaştırılmalıdır.
Hastalık ve zararlıları
Türkiye’de şeker pancarı ekim alanlarında görülen ve ekonomik önem taşıyan hastalıklar
*Cercospora Yaprak Lekesi
*Rhizomania Kök Sakallanması
*Kök Yanıklığı ve
*Külleme  olarak belirlenmiştir.
Şeker pancarı ekim alanlarında görülen ve ekonomik önem taşıyan zararlılar ise;
*Pancar kist nemetodu
*Yaprak kurtları
*Toprak altı zararlıları(Toprak kurtları, tel kurtları vs.)
*Pancar pireleri
*Hortumlu böcekler
*Kalkan böcekleri.
Şeker pancarı hastalık ve zararlılarıyla yapılan mücadele, ekim öncesi ve ekim sonrası olmak üzere iki dönemi kapsar.
Pancarın çıkışından 2–4 yaprak olduğu dönemlere kadar bazı toprak altı kurtları büyük zarar ve verim kaybına neden olurlar.
Zararlıları önlemek için toprak altı ilaçlaması yapılmalıdır. Bu mücadelede en etkili yöntem tarlanın sonbaharda sürüm öncesi ilaçlanmasıdır. Ayrıca pancar tohumlarının da etkili tohum ilaçlarıyla ilaçlanması gerekir.
Şeker pancarının topraktan kullandığı besin maddelerinin en büyük rakibi yabancı otlardır. Çiftçimizin ağır maliyetlerden korunması için ekim sonrasından daha etkili olan ekim öncesi ot mücadelesi tercih edilmeli ve yapılmalıdır.
Ekim sonrası görülen yaprak pireleri, kalkan böcekleri, hortumlu böcekler, yaprak bitleri ve yaprak kurtlarına karşı, ilgili kuruluş ve kişilerin tavsiyesine göre mutlaka mücadele yapılmalıdır.
Toplu mücadeleyi gerektiren yaprak leke hastalığına karşı hastalık belirtileri görüldüğünde, 3–4 defa ilaçlı mücadele yapılarak hastalık önlenmelidir.

Şeker Pancarının Önemi

– Sağladığı katma değerle, gayri safi milli hâsılayı zenginleştirir (3 MİLYAR $)

– Orta Anadolu şartlarında yetişen ve alternatifi olmayan bir üründür.

Kırsal kesimin sosyo-ekonomik durumunu iyileştirir.

– Tarımın yapıldığı bölgelerde çiftçiyi toprağa bağlayarak, köyden kente göçü engeller.

1 dekarında yaklaşık 10 işgücü istihdam sağlar

Tarımda münavebenin, planlı üretimin ve sulu tarımın öncüsü. Münavebe sistemi ile yapılan şeker pancarı tarımı, iyi bakımlı bir tarla bıraktığından kendisinden sonra yetiştirilecek ürünlerde verim artışı sağlamaktadır. Nitekim bu verim artışı buğdayda %20’ye kadar yükselebilmektedir.

– Ülkemizde yaklaşık 450 bin çiftçi ailesi geçimini pancar tarımından karşılamaktadır.

– 1 dekar pancarın tarımı, tarımda 80, sanayide 13 saat olmak üzere toplam 93 saat istihdam sağlar. Ülkemizde 3,2 milyon dekar şeker pancarı tarımı yapıldığı göz önüne alınırsa, yılda yaklaşık 123.000 tam istihdam sağlar. Geçimini doğrudan veya dolaylı olarak sektörle ilişkilendirmiş 10 milyon insanımızın iş ve ekmek kapısıdır.

-Pancar tarımı, alternatif ürünlerden buğdaya kıyasla 20, mısıra göre 10 ve ayçiçeğine kıyasla 5 kat daha fazla istihdam yaratmaktadır.

– Şeker pancarı tarım ve sanayinde 26 dekarda 1 tam istihdam sağlarken, Orta Anadolu da hibrit tohum kullanılarak yapılan mısır tarımında 200 dekarda, Buğday tarımında ise 320 dekar sulu tarımda 1 tam istihdam sağlanmaktadır.

Şeker fabrikalarında daimi ve mevsimlik olarak 32 500 kişi çalışmakta

-Ayrıca, bakım ve hasat dönemlerinde 200 bin mevsimlik tarım işçisine,

-Yılda 100 gün süreli istihdam imkânı sağlamaktadır.

-Şeker pancarı çiftçisinin kendi imkanları ile sulama suyuna kazandırdığı kıraç tarım arazisi miktarı 1 700 000 dekardır

-1,7 milyon dekar sulu tarım ile tarımda 36 milyon saat, ilave istihdam sağlanır. 15 000 tam istihdam karşılığıdır

-Şeker pancarı tarımı, Gayri Safi Milli Hasılaya, buğdaya göre 6, ayçiçeğine göre ise 3.5 kat daha fazla katkı sağlamaktadır.

– 1 hektar pancar fotosentez sonucu yılda: aynı birim alanda ekilen şeker pancarı, çam ormanından 1,5 kat daha fazla karbondioksit absorbe etmektedir.

– 1 dekar şeker pancarının fotosentez yoluyla havaya verdiği oksijen, 6 kişinin 1 yılda tükettiği oksijene eşdeğer olup, aynı orman alanından 3 kat daha fazla oksijen üretmektedir. Bu yönüyle Kyoto protokolü çerçevesinde başlayacak ülkeler arası emisyon ticaretinde ülkemizin elindeki en önemli kozlardan biridir.

– Biyoenerji yada yeşil enerji olarak da tanımlanan ve son yıllarda dünyada üretimi ve kullanımı yaygınlaşan Biyoetanol’ün en önemli hammaddesiolan

– Yılda yaklaşık 25 milyon tonluk taşıma hacmi yaratarak, taşıma sektörüne büyük bir pazar oluşturan bir bitkidir

– 1 dekar pancarın yan ürünü olan pancar posası, pancar baş ve yaprağı ve melasın hayvansal besin değeri 500 kg arpaya eşdeğerdir.(Aynı tarlaya 2 dekarda arpa ekilmiş kabul edilir)

– Yıllık yağışın ortalama 643 mm olduğu ülkemizde bitkisel üretim miktarında artış sağlayan en önemli girdi, hiç şüphesiz sulama yoludur. Ülkemizde ekonomik olarak sulanabilecek 8,5 milyon hektar kıraç tarım arazilerimizin bu güne kadar 5,1 milyon hektarı sulama suyu imkanına kavuşmuştur.

-Ülkemizde 2006 yılı itibariyle; tarla ürünleri toplam ekiliş miktarı 17.560 bin. hektar olup, şeker pancarı ekiliş miktarı 3.256.995 dekardır. Şeker pancarı ekim miktarının tarla ürünleri içerisindeki payı %1,85’dir.Ülkemiz genelinde sulanan alanların ise %6,5’i pancar üretimine ayrılmaktadır.

-Konya ili, ülkemiz şeker pancarı ekiminden %22 civarında pay almaktadır. İlin toplam tarla ürünü ekim miktarı 1.407.095 hektar olup, şeker pancarı ekiliş miktarı 73.530 hektardır. Şeker pancarı ekim miktarının tarla ürünleri içerisindeki payı %5,2 olup, il genelinde sulanan alanları ise %25’i pancar üretimine ayrılmaktadır. İlin sulanan toplam arazi varlığı 590.000 hektar olup, sulanabilir arazi varlığı 717.000 hektardır.

-Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. üreticileri, başta şeker pancarı olmak üzere tüm bitki sulamalarında vahşi sulama sistemlerinden yağmurlama sulama sistemine yönlendirme çalışmalarına 1980’li yıllarda başlayarak, geçen 28 yılda bölgelere göre değişmekle beraber yağmurlama sulama uygulamalarında %70-100 seviyelerine gelerek, su kullanımında %50-60’lara varan tasarruf sağlamasında önemli rol üstlenmiştir. Bu günlerde ülkemiz şeker sektörü, yağmurlama sulamaya göre %20 daha fazla su tasarrufu sağlayan damla sulama uygulamalarına geçişin öncülüğünü başlatmış bulunmaktadır.

– Diğer taraftan çeşitli araştırma sonuçlarına göre, şeker pancarına optimum koşullarda toplam 500-650 mm su verilir. Bu, patateste 500-700 mm, mısırda 400-600 mm, yoncada 550-850 mmdir. Görüldüğü gibi bitki su ihtiyacı diğer ürünlerden fazla değildir.

– Şeker pancarı toprakta nemi tutan, yaprakları vasıtasıyla atmosfere saldığı oksijen, aynı miktardaki bir orman alanından daha fazla olan bir bitkidir.Atmosfere oksijen salarak yağış çekmekte ve suyun doğal döngüsüne katkıda bulunmaktadır.

– Şeker pancarının %25’i kuru madde, %75’i ise sudur. Fabrikada işlenmesi aşamasında ihtiyaç duyulan suyun önemli bir kısmı, pancarın bünyesindeki suyun geri dönüşümünden karşılanmaktadır. Bu göstermektedir ki, şeker pancarı tarladan şeker oluncaya kadarki süreçte çevreci bir bitkidir.

-Suni gübre, sulama tesisleri ve malzemeleri, traktör, pulluk, kültivatör, kazayağı, mibzer, kombikrümler, motopomp, çapa ve söküm makinaları, mücadele aletleri gibi tarım alet ve makinaları ile tarımsal mücadele ilaçları üreten sanayilerin Ülkemizde kurulmalarını ve gelişmelerini sağlamıştır.

-Ekim sisteminin münavebeye dayalı olması, monokültür zirai yapının polikültür zirai yapıya dönüşmesini sağlamıştır.

-Pancar ekiminin ileri bir teknolojiyi gerektirmesi, üreticilerimizin tarımsal bilgi ve görgü düzeylerini yükseltmiştir.

-Ülkemiz tarımında gerçek anlamda ilk kooperatifleşme, pancar tarımı sayesinde gerçekleşmiş ve gelişmiştir. Bu sayede üreticilerin örgütlenmesinin temeli atılmıştır.

-Şeker pancarından elde edilen melas, bazı kimya sanayii kolları ile özellikle alkol ve maya üretiminde kullanılmaktadır.

-Şeker pancarının yan ürünü olan yaş pancar posası ve melas ile pancarın baş ve yaprak kısmı, hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Bu yan ürünlerin kolay temin edilebilir ve ucuz olması, kırsal kesimde hayvancılığın gelişmesine ve yaygınlaşmasına yardımcı olmakta ve bu kesime ek gelir kaynağı yaratmaktadır. Pancar üreticisine teslim ettiği net pancarın % 25’ine kadar bedelsiz olarak yaş pancar posası verilmektedir.

·Sonuç olarak şeker pancarı, ülke ekonomisine, istihdama ve çevreye katkı sağlamaktadır.

Şeker Üretim Teknolojisi

ŞEKER ÜRETİM TEKNOLİSİ
žŞEKER’İN TARİHÇESİ
žŞeker’in ilk olarak Hindistan veya Bangladeş civarında bulunduğu sanılmaktadır.
ž18. Yüzyıla kadar şeker üretiminden yararlanılan tek bitki; şeker kamışıdır.
žM.Ö 4. Yüzyılda Büyük İskenderin İran seferinden sonra şeker kamışının varlığı eski Roma’lılar ve Yunan’lılar tarafından öğrenilmiştir.
žAvrupalılar tarafından tanınması ise haçlı seferleri sırasında olmuştur.
žŞeker pancarının ısıtılması ile tatlı bir şurup elde edilmesi ise 16. yy da Fransa’da belirlenmiştir.
žAncak pancardan şeker çıkartılması ise 18. yy ortalarında Almanya’da başlamıştır. İlk fabrikalar ise 19. yy başlarında Fransa, Almanya ve Rusya da kurulmuştur.
žTürkiye’de şeker fabrikalarının kurulması ve üretime geçmesi Cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleştirilmiştir. 1926 Yılında biri Alpullu ve Uşak’ta olmak üzere iki fabrika kurulmuştur.
ž1960’lı yılların başında Çukurova bölgesinde şeker kamışı yetiştirilmesi dolayısıyla da fabrika kurulması çalışmalarında bulunulmuş ancak ekonomik olmayacağı sonucuna varılarak vazgeçilmiştir.
žŞEKER SANAYİNİN ÖNEMİ
žÜlkemizde yaklaşık 450 bin çiftçi ailesi geçimini pancar tarımından karşılamaktadır.
žPancar tarımı, alternatif ürünlerden buğdaya kıyasla 20, mısıra göre 10 ve ayçiçeğine kıyasla 5 kat daha fazla istihdam yaratmaktadır.
ž1 dekar şeker pancarının fotosentez yoluyla havaya verdiği oksijen, 6 kişinin 1 yılda tükettiği oksijene eşdeğer olup, aynı orman alanından 3 kat daha fazla oksijen üretmektedir.

žTarımda nöbetleşe ekim olanağını arttırmıştır.
žYan ürünleri (posa ve melas) ile hayvancılığın gelişmesine katkıda bulunur.
žMelas ispirto üretimi ve fermentasyon teknoliji için önemli bir artıktır.
žMakina sanayiinin gelişmesine katkıda bulunmuştur.
žŞeker yönünden ülkenin dışa bağımlı olmasını önlemiştir.
žŞEKER PANCARI
žKazayağıgiller familyasından Beta Vulgaris Saccharifera’dır.
žİki yıllık bir bitkidir. Ekildiği ilk yıl ürün alınır. Eğer kök ve gövde sökülmezse ikinci yıl sap çıkar ve tohum bağlar.
žTohum bağladığında şeker verimi düşer, azot artar. 2. yıla sadece tohum elde etmek için bırakılır.
žŞEKER KAMIŞI
žBuğdaygillerden Saccharum officinarum’dur.
žDüğümlerle bölünmüş ve içi boş olan sapta çok yüksek oranda şeker bulunur.(%15)
žAnayurdu Hindistan’dır. Orta çağ’da Araplar tarafından batıya getirilmiş, buradan da Amerika’ya götürülmüştür.
žSıcak ve nemli iklimlerde yetişir.
žŞEKER ÜRETİMİ
HASAT
žPancarlar hasat zamanı olan sonbaharda ve kış başlarında topraktan sökülür.
žPancar toprakta olduğu için şeker kamışından daha kirlidir, bundan dolayı ise şeker pancarı işlenmeden önce yıkanmalı ve kalan pancar yaprakları, taş ve kalan çalı çırpı ayrıştırılmalıdır.
EKSTRAKSİYON
žPancarın ince dilimler halinde kesilmesiyle işlem başlar. Bu işlemle pancarların yüzey alanı artırılır buda şeker çıkarılmasını kolaylaştırır.
žEkstraksiyon işlemi difüzörde pancarların sıcak suyla birkaç saatlik temas ettirilmesi ile sağlanır.
žDifüzör tankı yatay veya dikey olarak çalkalama yapan bir tanktır, tanktaki pancar dilimleri yavaşça bir uçtan diğer uca hareket ederken su ters yönden hareket eder.
žBuna zıt yönlü akış denir ve tanktaki su gittikçe yoğunlaşan şeker çözeltisi olur bu çözeltiye şerbet denir.
žŞerbet oluşurken su, şeker pancarından şekerin yanı sıra diğer maddeleri de toplar.
žDifüzyondan elde edilen tipik şerbette muhtemelen % 14 şeker ve geriye kalan pulp ise yaklaşık % 1-2 şeker ve toplam % 8-12 katı madde içerir.
PRESLEME
žDifüzördeki pancar dilimleri hala ıslak ve hala içerisinde kullanılabilir şeker bulunmaktadır. Bu yüzden ıslak pancarlar vidalı presler ile sıkılarak olabildiğince şerbet çıkartılır.
žBu şerbet difüzöre beslenen suyun bir bölümü olarak kullanılır. Sıkılmış pancar kurutma tesisine gönderilir, burada küçük topaklar haline getirilir ve sonra hayvan yemi olarak kullanılır.
KARBONATLAMA
žBir sonraki safhadaki işlemde katı maddeler şerbeti bulanık yaptığı için amacımız şeker şerbetindeki katı maddeleri ayırmaktır, bu işlemin aynı zamanda rengin açılmasına da katkısı vardır.
žEn genel işleme tekniklerinden birisi karbonatlama olarak bilinir.
žKarbonatlama kireç sütü (kalsiyum hidroksit Ca(OH2)) nün eklenmesiyle ve karbondioksit baloncuklarının çözeltinin içinden geçirilmesiyle yapılır.
žGaz kireçle reaksiyona girerek kalsiyum karbonatın ince kristaller şeklini almasını sağlar, buda katı maddeleri absorbe eder ve katı parçacıkların bir araya gelip çökmesini sağlar.
žReaksiyon koşullarının dikkatlice kontrol edilmesi gerekir. Şeker dışında tüm maddelerin birleşmesiyle oluşan katı çökeltiler filtrelenerek uzaklaştırılır.
žKireç taşı bu maddelerden bir tanesidir. . Bu işlemleri yaptıktan sonra şeker şerbeti ağartma işlemi için hazır duruma gelir.
KAYNATMA
žSon işlemde şerbet büyük bir tava içine yerleştirilir (genellikle 60 tonluk veya daha fazla şeker şerbeti alır).
žTavada su kaynatılarak buharlaştırılır ve şeker kristalleşir. Kristalleşmenin başlaması için biraz şeker tozu çözeltiye eklenir.
žKristal miktarının artmasıyla sonuçta oluşan kristal ve ana şerbet santrifüjle ayrılır. Daha sonra sıcak hava ile kurutulan şeker kristalleri paketlenir.
ÜRÜN
žEn son oluşan beyaz renkteki şeker mutfaklarda veya alkolsüz içki üretimi gibi sektörlerde kullanılmaya hazır olur.
žŞeker üretimi esnasında tüm şeker alınamadığı için, bir yan ürün olan tatlı melas’da elde edilir.
žBu ürün genellikle büyükbaş hayvanlar için yem olarak kullanılır veya alkol üretimi amacıyla içki fabrikalarında fermantasyonda kullanılmak için gönderilir.

Şeker Üretimi

ŞEKERİN HAMMADDESİ :
Şeker (sakaroz) çoğu bitkinin bünyesinde bulunur. Fakat bünyesinde ekonomik olarak şeker elde edilebilecek kadar şeker bulunduran iki bitki vardır: Şeker kamışı ve şeker pancarı.Ana vatanı Hindistan ve Arap ülkeleri olan şeker kamışı, dünyada tropikal ve yarı tropikal bölgelerde yetiştirilmektedir. Ülkemizde şeker kamışı tarımı yapılmamaktadır.Şeker kamışının bünyesinde yaklaşık olarak % 12 – 16 şeker bulunur ve dünyada üretilen şekerin dörtte üçü şeker kamışından elde edilmektedir.

Şeker pancarı ise dünyada, ülkemizi de kaplayan ılıman iklime sahip kuşakta yetiştirilmektedir. Şeker pancarının yapısında % 4 – 5 hücre dokusu, % 4 – 5 kimyasal bağlı su ve % 90 – 95 öz suyu vardır. Pancar öz suyunun bileşimi şu şekildedir: % 15 – 18 şeker (sakaroz), % 1,0 – 1,5 diğer şeker dışı organik maddeler, % 0,8 anorganik tuzlar.

ŞEKER ÜRETİM SÜRECİ :
Şeker pancarından şeker üretim süreci başlıca üç bölümden oluşmaktadır:

a) Meydan işleri ve pancarın işletmeye hazırlanması,
b) Ham fabrika işlemleri
c) Rafineri ünitesi

Meydan işleri ve pancarın işletmeye hazırlanması :
Şeker pancarı ekimi yapıldıktan sonra yılın belli aylarında sökülür. Söküm genellikle Eylül-Kasım ayları arasında yapılır ve sökümü yapılan pancarlar işlenmek üzere fabrikaya taşınır. Fabrikaya ulaşan pancarlar direk işletmeye veya daha sonra işlenmek üzere bir süre stoklanacağı yer silolarına alınır.

Günlük işletmeye yönlendirilen pancarlar, önce fabrika sahasındaki beton silolara alınarak, su yardımıyla yıkama tesisine sevk edilir. Bu tesiste pancarlar, suyla beraber kanallardan hareket ederken, taş tutucular ağırlık farkından dolayı pancarla beraber gelen taşı ve kumu, ot tutucular da otu tutarak pancarı bu yabancı maddelerden temizlerler. Pancar daha sonra yıkama kısmına gelir ve burada suyla yıkanarak toprağından arındırılır. Nihai olarak bir durulama tesisinden geçen pancarlar bantlarla taşınarak günlük bunkere alınırlar.

HAM FABRİKA ÜNİTESİ :
Ham fabrika işlemleri:

Ham fabrika kısmında süreç şu bölümlerden oluşur:

a) Pancarın kıyılması,
b) Difüzyon işlemi,
c) Şerbetin arıtılması,
d) Filtrasyon,
e) Berrak şerbetin koyulaştırılması (Tephirler)

Pancarın kıyılması :
Pancar bıçakları, etrafındaki kasalara rende şeklinde özel yapıya sahip bıçaklar yerleştirilmiş döner tambur şeklindedir. Dönüş hareketi, tamburun iç bölümünden beslenen pancarı prizma şeklinde kıyım haline getirir. Bir bant kantarında ağırlık tartımının ardından bu kıyımlar difüzyon işlemi öncesi haşlama teknesine gönderilir.

Difüzyon işlemi :
Pancardaki şekerin kıyım içerisinden şerbete alındığı cihaza Difüzör adı verilir. Bıçaklarda kıyılan pancar, önce bir haşlama teknesine ve buradan da difüzöre gelir. Bu sistemde pancar hücrelerindeki şeker, ortamdaki sıcak suya geçer. Sıcaklık yaklaşık 70 C civarındadır. Buradaki olay demliğe konulan kuru çayın üzerine sıcak su koymaya benzer. Bilindiği gibi kısa süre içerisinde su çay rengini alacaktır, yani çayın özü suya geçecektir. Benzer şekilde pancardaki şekerin de tamamına yakını difüzörün içerisinde suya geçmektedir. Bu işlem, ters akım prensibine göre gerçekleşir. Yani difüzöre alttan kıyım girerken tam tersi yönden, üstten de sıcak su verilmektedir. Buradan ayrılan küspe, sistemden uzaklaşmadan önce preselerde sıkılarak, suyu mümkün olduğunca geri alınır. Böylece küspe içerisinde giden su ve şeker kaybı azaltılmış olur. Kazanılan prese suyu tekrar sisteme döndürülür. Bu uygulama, enerji kazanımı açısından da gereklidir. Difüzörden alınan şerbet, içerisindeki şeker dışı organik ve anorganik maddelerden arındırılmak üzere arıtım istasyonuna gönderilir.

Sıkılmış pancar küspesi hayvan yemi olarak açık dökme şeklinde satıldığı gibi, 1000 kg. lık ambalajlanmış şekilde veya sucuk tabir edilen tonlarca küspenin tek kapalı ambalaj şeklinde tüketim noktasında imali de mümkündür.

Ham Şerbetin Arıtılması :
Arıtım işlemi şu aşamalarda gerçekleşir:

a) Kireçlemeler,
b) Karbonatlamalar ve filtrasyon,

Kireçlemeler :
Elde edilen ham şerbetin içeride pancardan gelen şeker dışı maddeler kireç sütü ile parçalanarak çöktürülür (Kireç sütü: sönmemiş kirecin şekerli suyla veya suyla söndürülmesi ile elde edilen sulu sönmüş kireç). Arıtım maddesi olarak kirecin tercih edilmesinin nedeni, ucuz bir ham madde olması, her yerde kolayca bulunabilmesi, ekipmana zarar vermemesi, kullanımının kolay olması, süzme ile şerbetten ayrılabilmesi, çevreye zararsız bir madde olması … vs. dir.

Kireçleme dört kademede uygulanır. Bu kademelerden üçü kireç sütü ilavesiyle yapılır.

İlk üç kireçleme 1.karbonatlamadan önce, son kireçleme de 2. karbonatlamadan öncedir.

1. Kireçleme işlemi kademeli olarak uygulanır. Her kademede pH biraz daha yüksektir. Sıcaklık 50 – 55 C ‘dir.

Soğuk ana kireçleme 1. kireçleme ile aynı sıcaklık aralığında fakat daha yüksek alkalitede yapılır.

Sıcak ana kireçleme soğuk ana kireçleme ile aynı alkalitede yapılır. Şerbet sıcaklığı yaklaşık 85 C ‘ye yükseltilmiştir.

Karbonatlamalar ve filtrasyon :

Kireçleme işlemi tamamlanmış şerbet 1. karbonatlamaya gelir. Ortama verilen CO2 ‘in etkisiyle kalsiyum hidroksit yani Ca(OH)2 çökerek CaCO3 şeklinde katı faza geçer. Bu esnada ortamdaki diğer askıdaki maddeler de oluşan tortuya dahil olurlar.

Karbonatlamadan sonra şerbet, filtre istasyonuna gönderilerek önce yoğunlaştırma filtrelerinden süzülür. Ortaya çıkan yoğun çamurlu şerbet tekrar pres filtrelerden süzülerek tüm şerbet geri alınır.

Süzülen şerbet tekrar arıtım istasyonuna döndürülerek son kireçlemeye tabi tutulur. Son kireçlemenin ardından 2. karbonatlama işlemi uygulanır ve son kireçlemede verilen ve daha önce ortamda kalmış olan kireç tamamen CaCO3 şeklinde katı hale geçmiş olur.

İkinci defa filtre dairesine gönderilen şerbet süzülerek berrak bir sulu şerbet elde edilmiş olur.

Arıtılmış Şerbetin Buharlaştırılması :
Sulu şerbetin buharlaştırılması, buharlaştırma istasyonunda (tephirlerde) gerçekleştirilir:

Tephir İstasyonu :
Filtre edilen sulu şerbet ısıtıcılardan geçirilerek, sıcaklığı 120-125 oC’ye çıkarılır. Ve kademeli tephir istasyonuna gönderilir.

Tephir istasyonu fabrikaların kapasitesine göre 4 veya 5 kademeli, her kademede 2 yada üçüncü kademelerde buhar ihtiyacına göre bazen 3 tephir cihazından oluşmaktadır. Tephir cihazları silindirik, altı ve üstü bombeli, alt bölüme yakın yerde içerisinde dikey borular bulunan ısıtma kamaralı cihazlardır. Şerbetin ısıtılması için buhar kullanılır. Buhar ve şerbet birbirine karışmaz.

İşlem sırası şu şekildedir :
Isıtılan şerbet I. Kademe tephire gönderilir. Buhar kazanından gelen 2,5 atü basınçta 135 C’deki buhar, bu tephirin buhar kamarasını beslemektedir. Şerbet burada bir miktar yoğunlaşarak kendi akışıyla daha düşük basınçtaki bir sonraki kademeye geçer. Bu kademeye ısıtma buharı olarak birinci kademenin şerbet buharı beslenmektedir. İşlem bu şekilde devam ederek son kademede şerbet yoğunluğu % 65-70 KM (kuru madde)’ye ulaşır. Sıcaklığı ise 90-95 oC civarındadır. Böylece tephirlerde buharlaştırma işlemi gerçekleştirilmiş olur.

Tephirlerin çalışma prensibi süreklidir ve şerbet bu cihazlarda sürekli akış halindedir. Tephirlerde şerbet yoğunlaşırken rengi de bir miktar koyulaşabilir. Sulu şerbet zeytinyağ renginde iken koyu şerbet açık çay rengindedir.

RAFİNERİ ÜNİTESİ
Koyu şerbet kristalizasyon kademeleri için rafineri ünitesine gönderilir. Kristalizasyon kademeleri (pişirimler) üç aşamada gerçekleştirilir:
–         Kristal şeker pişirimi
–         Orta şeker pişirimi
–         Son şeker pişirimi

Şeker fabrikalarında işlem kademeleri birbirlerinden detayda farklılıkları gösterebilir. Konya ve Çumra Şeker Fabrikalarımızda kristal şekerde kesikli pişirim, orta ve son şeker kısmında ise sürekli pişirim sistemi uygulanmaktadır.

Kristal Şeker Pişirimi :
Rafineri ünitesinde kristal şeker pişirim işlemi koyu şerbetin, kristal beyaz şurubu, orta şeker ve afine şekerle karıştırılmasını takiben hazırlanan standart şurubun kuru madde içeriği % 92-93 oluncaya kadar koyulaştırılması işlemidir. Bu işlem sırasında şurubun içerisindeki şeker kristallenir.

Pişirim vakum kazanlarında geçekleştirilir. Kesikli yapılan kristal şeker pişirimlerinde her vakum aparatı ayrı ayrı çalışır. Önce maya vakumu olarak ayrılan bir aparatta maya lapası pişirilir. Bu maya lapa diğer vakum aparatlarının mayalanmasında kullanılır.

Vakum aparatlarına alınan standart şurup buharlaştırılarak suyu uzaklaştırılır. Doygunluk noktasında mayalama yapılır yani ortama şeker kristalleri verilir ve pişirim bu kristallerle devam eder. Pişirim bittiğinde, kristal şeker lapası elde edilmiş olur. Vakum aparatında pişirim işlemleri eksi basınç altında yani vakum altında gerçekleştirilir.

Elde edilen kristal şeker lapası kesikli çalışan kristal şeker santrifüjlerinde işlenerek, bir başka deyişle şeker kristalleri ortam şurubundan ayrılarak yaş kristal şeker elde edilir. Bu şeker kurutma-soğutma tesisine gönderilir.

Kurutulan ve soğutulan şeker, ambalajlanmak üzere şeker bunkerine sevkedilir. Tam otomatik ve el değmeden çalışan ambalajlama makinelerinde bu şeker polipropilen şeker torbalarına doldurularak ağızları dikilir ve satış şekeri olarak şeker ambarına sevkedilir. Böylece beyaz kristal şeker elde edilmiş olur.

Üretilen bu şeker 25 kg. PP (polipropilen), 50 kg. PP, 1000 kg büyük çuval (Big Bag) veya kapalı tankere dökme şeker şeklinde de piyasaya sunulmaktadır. Ayrıca Çumra Şeker Fabrikamızda sıvı şeker, küp şeker, bonbon şeker, kandis şeker çeşitleri de şeker olaraK üretmiş olduğumuz ürünlerdir.

Orta Şeker Pişirimi :
Kristal şeker santrifüjlerinde ayrılan şurup, orta şeker ünitesinde tekrar pişirim işlemine alınır. Orta şeker pişirimi sürekli pişirim prensibine göre yapılır. Sürekli pişirimde vakum aparatları ya üst üste yerleştirilmiş katlı vakumlar (VKT) şeklinde, yada yan yana seri olarak çalışan ayrı ayrı vakumlar (Kaskat) şeklinde tasarlanmıştır. Her ikisinde de çalışma prensibi aynıdır ve seri sürekli şekildedir.

Sürekli pişirimde ilk vakum aparatına sürekli maya beslenirken, son vakum aparatından sürekli lapa alımı yapılmaktadır. Sistem otomasyonda çalıştığından her vakuma gerektiği kadar şurup beslemesi yapılır.

Sürekli pişirim kesikli pişirimle kıyaslandığında bir takım üstünlüklere sahiptir. Bu nedenle gelişen şeker teknolojisinde bu sistem tercih edilmektedir. Konya Şeker Fabrikası’nda daha önce kesikli çalışan orta şeker pişirimleri, 2006 yılındaki revizyonda sürekli pişirim sistemine döndürülmüştür. Sistem efektif bir şekilde çalışmaktadır.

Orta şeker son vakumundan alınan orta lapa, işlenmek üzere orta şeker sürekli santrifüjlerine gönderilir. Burada yine şeker kristalleri ve ortam şurubu birebirlerinden ayrılır. Orta şeker kristal şeker standart şurubunun karışımına girerek sisteme geri döner. Orta şurup ise tekrar pişirim için son şeker ünitesine gönderilir.

Son Şeker Pişirimi :
Orta şeker santrifüjlerinde çıkan orta şurup, son şeker pişirimine alınır.

Son şeker pişirim vakumları da prensip olarak orta şeker pişirim sistemi ile tamamen aynı şekilde çalışır. Yani, seri ve sürekli sisteme göre çalışır. 1 adet orta şeker vakumu maya pişirimi için ayrılmıştır.

Son şeker pişiriminden elde edilen lapa, kristalizatörlere gönderilerek nihai kristallenme sağlanır. Kristalizatörlerden alınan lapa, son şeker sürekli santrifüjlerinde işlenir. Santrifüjlerde son şeker ve şurup ayrılır. Bu şurup melastır ve yan ürün olarak melas tanklarına gönderilir. Son şeker ise afine işlemine tabi tutularak yani bir miktar şurupla karıştırılarak lapa hazırlanır ve afine şeker sürekli santrifüjlerinde işlenir.

Afine şeker santrifüjlerinden ayrılan şeker, orta şekerde olduğu gibi kristal şekerin standart şurubunun hazırlanmasında kullanılarak sisteme geri dönmüş olur. Afine şurup ise son şeker pişirim şurubu olarak kullanılır.

Fabrikamızda afine şekerin bir kısmı orta şeker mayası olarak kullanılmaktadır.

Melas : 

Yukarıda anlatıldığı şekilde şeker üretim işlemlerinde son şeker santrifüjlerinden çıkan nihai şurup melastır. Melasın kuru maddesi (Bx) 80-85 arasıdır ve yaklaşık olarak % 45-50 civarında şeker içerir. Ayrıca organik ve inorganik maddeler açısından zengin bir karışımdır. Bileşiminde çeşitli miktarlarda değişik vitaminler de ihtiva etmektedir. Bu özellikleri nedeniyle bazı sanayi kollarının ana ham maddesi durumundadır.

Melas ülkemizde başlıca maya üretimi, yem sanayi, alkol üretimi, vs. gibi alanlarda kullanılmaktadır.

Enerji Üniteleri : 
Şeker fabrikaları diğer sanayi kollarından bazı açılardan farklıdır. Bu farklılıklardan biri de enerji kullanımıdır. Şeker üretim kademelerinin ısıtma, buharlaştırma gibi işlemleri buharla yapılmaktadır. Bu buhar, buhar kazanlarında üretilir. Basınçlı buhar, işletmeye gönderilmeden önce türbinlerden geçirilerek enerjisinin bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülür, bir başka deyişle elektrik üretimi gerçekleştirilir. Üretilen bu elektik enerjisi tüm fabrikanın ihtiyacına yetecek miktardadır. Kampanyada fabrika normal kapasitede çalıştığı zamanlarda dışarıdan elektrik enerjisi satın alınmaz.

Şeker Üretimi ( Prof. Dr. Feramuz Özdemir )

ŞEKER ÜRETİMİ

Prof. Dr. Feramuz Özdemir

PANCAR

Şeker Pancarının Kimyasal Bileşimi
Sakkaroz
Pancarda Bulunan Diğer Önemli Bileşikler
Pancar Hasadı
Pancarın Hasat Sonrası Fizyolojisi
Pancarda ve Şerbette Saflık Katsayısı
Pancarların Depolanması ve Fabrikaya Nakli
Depolanan Pancarda Sıcaklık-Solunum-Şeker Kaybı İlişkisi
Pancarın Şekere İşlenmesi
Pancarın Yıkanması ve Tartılması
Pancarların Kıyılması
Pancarlardan Ham Şerbet Eldesi
Ters Akım Prensibine Göre Çalışan Difüzörler
Ham Şerbetin Temizlenmesi
Saturasyon
Saturasyon işleminin kontrolü
Kireçleme çamurunun özellikleri
İnce Şerbetin Koyulaştırılması
Kristalizasyon
Ortalama Ham Şeker Randımanı
Affinasyon İşlemi
Rafinasyon ve Kesme Şeker Eldesi