Şeker Pancarı

ŞEKERPANCARI

Tak: Centrospermales (Merkezi çiçekliler)

Fam: Chenopodiaceae (Kazayağıgiller)

Cins: Beta

Tür: Beta vulgaris L. (n:9)

İngilizce: sugar beet, beet-root

Fransızca: betterave sucrière

Almanca: echter mangold, rübe

İspanyolca: barbabietola

Arapça: bangar barri

Faydalanma yönlerine göre Beta vulgaris türü 4 grupta toplanmıştır.

Beta vulgaris var. cicla (pazı pancarı)

Beta vulgaris var. cruenta (veya esculanta) (kırmızı pancar, kırmızı salata pancarı)

Beta vulgaris var. rapa (hayvan/yem pancarı)

Beta vulgaris var. saccharifera (şeker pancarı)

“Şekerpancarının yabanisi olarak Beta maritima kabul edilmektedir.”

BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ

Şekerpancarı 2 yıllık bir bitkidir.

Birinci yıl toprak altında kök gövdesini, toprak üzerinde ise yapraklarını oluşturur.

İkinci yıl ise sapa kalkarak çiçek açar ve tohum bağlar.

KÖK

Şekerpancarı kökü besin maddelerini depo etme özelliğine sahiptir.

Şekerpancarının toprak altında bulunan ve şeker elde edilen kısmına, “KÖK GÖVDE” denir.

Kökler bu gövde üzerinde bulunmaktadır.

Tohumlar çimlendikten yaklaşık 3 ay sonra kökler kalınlaşmaya başlar.

1.Baş

2.Boyun

3.Gövde

4.Kuyruk

Baş

İlk yıl rozet yaprak, ikinci yıl ise sap ve sürgünlerin oluştuğu kısımdır.

Baş, pancarın büyüme konisidir.

Çok sayıda sürgün gözleri bulunur.

Kök gövdenin üzerinde en dış ve en alttaki yaprakların çıktığı yerden itibaren üstte kalan kısımdır.

Fazla miktarda azot bulunduğu için hasat sırasında kesilip atılır.

Kök gövdeye oranı %6-10’ dur.

Boyun

Yaprakların bittiği yer ile en üst köklerin çıktığı yer arasında kalan kısımdır.

Kök ve yaprak bulunmaz.

Hayvan pancarında bu kısım toprak üzerinde bulunur.

Kök gövdeye oranı %10 civarındadır.

Gövde

İlk köklerin çıktığı yer ile gövde çapının 2 cm olduğu yere kadar olan kısımdır.

Şeker elde edilen kısım olup kök gövdenin %70’ini oluşturur.

Gövdenin iki yanında “S” şeklinde oyuklar vardır. Buna spiral oyuk denir.

Bu oyuklardan kılcal kökler çıkar.

Şekerpancarında bu oyuklar derindir.

Kuyruk

Kök gövdenin 2 cm inceldiği yerden daha aşağı kalan kısımdır.

Kuyruk 1-1.5 m derine inebilir.

Hasat sırasında koparak toprakta kalır.

Kuyruk üzerinde çok sayıda kökler bulunur.

Kök gövdenin %10’ nu oluşturmaktadır.

Kök Gövdenin Kimyasal Kompozisyonu

Su   %75

Kuru Madde   %25

Karbonhidrat   %20.4

Şeker   %16

Ham selüloz   %1.5

Ham protein   %1.3-2

Ham kül   %1.7

Ham yağ   %0.1

Kök Gövdenin Anatomik Yapısı

Çimlene tohum toprak içerisinde kök oluştururken, toprak dışında ana bitkiyi meydana getirir. Toprak içerisinde yeni oluşan pancar gövdesi ince bir silindir şeklindedir.

Dış kısımlar primer kabuk ve epidermis ile kaplıdır.

İç kısımda ise odun ve elekli borular ile kambiyum dokusu bulunur.

Merkezi silindirde bulunan elekli borular arasında bulunan primer kambiyum ilk önce gelişir.

Daha sonra kambiyum hücreleri içe ve dışa doğru büyüyerek halkalar meydana getirirler.

Kambiyum dokusunun çoğalmasıyla pancar kök gövdesi kalınlaşır.

Şekerpancarında halka sayısı 8-12, hayvan pancarında 5-6 arasındadır.

Kök gövdenin her tarafında şeker oranı aynı değildir. En fazla şeker oranı kök gövdenin ağırlık merkezinde bulunur.

Şeker oranı kök gövdede yanlara ve aşağı-yukarı gidildikçe azalır.

Şekerpancarında bulunan şekerin %85-90’ı “sakkaroz” dur. Bunun dışında az miktarda “Levuloz, Rafinoz ve Dekstrin” bulunmaktadır.

TOPRAKÜSTÜ ORGANLARI

YAPRAK

İlk yıl topraküstü organları sadece yapraklardır.

Toprak sıcaklığı 10-15ºC ulaştığında, nem ile birlikte pancar tohumları 14-15 gün içerisinde çimlenir.

İlk olarak toprak yüzüne 2 adet kotiledon yaprağı çıkar. Bunlar daha sonra kuruyarak sayıları 35-50 adet arasında değişen rozet yaprakları oluşur.

Yaprak demetinin dış kısmında yaşlı iç kısmında ise genç yapraklar bulunur.

Bir yaprak 105-120 cm2’lik yaprak alanına sahiptir. Bu çevre ve yetiştirme şartlarına bağlı olarak değişmektedir.

Bir bitkinin ortalama yaprak alanı 8000-8500 cm2 kadardır. Ancak yapraklar birbirini gölgelediğinden 3000 cm2’lik yaprak alanı fonksiyoneldir.

Hasat sırasında yaprak oranı ağırlık olarak kökgövdesinin % 30-40’ı kadardır.

Birinci vejetasyon yılında meydana gelen rozet yapraklar, bir yaprak sapı ile pancarın baş kısmına bağlanırlar.

Yapraklar dik olarak gelişir ve zamanla yaşlanan yapraklar aşağıya doğru sarkar.

Yaprak ayası kıvrımlı ve uç kısmı sivridir.

Yaprak şekli oval olmakla birlikte değişik formlar gösterebilir.

Yaprak sapı oldukça uzun ve etlidir. Kaba yapılıdır.

Yaprak ana damarı belirgin olup, ikinci ve üçüncü derecedeki damarlar yaprak ayasını bir ağ gibi sarmaktadır. Bunlar iletim borularıdır.

Taze yeşil renktedir.

Üst yüzü daha koyu yeşil, alt yüzeyi daha açıktır.

Hayvan pancarında ise, yapraklar yatık, yaprak ayası düz, maviye çalan yeşil renktedir.

Birinci yıl hasat edilmeyip, ikinci yıla bırakılır ise, meydana gelen saplar üzerinde küçük ve dar, çok sayıda yapraklar meydana gelmektedir.

2.yıl yaprak koltuğunda kedi kulağı şeklinde brakte yapraklarında çiçekler meydana gelir.

Yaprakların besin değeri yüksek olduğu için hasat sırasında değerlendirilir veya silo yemi yapılır.

% 20-25 kuru madde, % 75-80 su bulunmaktadır.

Yaprağın kimyasal yapısı:

Su   % 85.8,

Ham protein   % 2.3,

Karbonhidrat   % 7.4,

Kül   % 2.5,

Ham selüloz   % 1.6,

Yağ   % 0.4

Pancarda organik madde üretiminin yüksekliği herşeyden önce yaprak alanının büyüklüğü belirler. Bitki yaprağını ne kadar çok geliştirirse hasatta da o kadar verim artışı olur.

1 m2 yaprak alanının günlük kuru madde asimilasyonu ortalama 5-10 g olup bu değer büyük oranda iklime bağlıdır. Elverişli hava şartlarında bu değer 40-45 g’a ulaşırken, kurak koşullarda 1 g’a kadar düşer.

1 kg kuru madde yapımı için 400-600 mm su tüketilir. Su tüketimi kök oluşturma fazında, yaprak oluşturma fazına göre 4 kat daha fazladır.

Sap ve Dallar

Baş kısmında bulunan tomurcukların sürmesi ile sap meydana gelir.

Sap sayısı süren tomurcuk sayısına bağlı olarak değişir.

Saplar haziran-temmuz aylarında meydana gelir.

Sap hafif köşeli, gevşek dokulu, içi kısmen boş olup, 1-2 cm kalınlığında, 1-2 m boylanabilmektedir.

Sap üzerinde, yaprak ve çiçek sürgünleri bulunur.

Ekim sıklığına bağlı olarak, sap dallanmaktadır.

Sapın ilk büyüme devrelerinde yaprak yoğunluğu fazla, çiçek açma, meyve ve tohum bağlama devresinde ise yaprak yoğunluğu az, dallanma fazladır.

Çiçek

Çiçekler, brakte yaprak koltuklarından çıkan çiçek sürgünleri üzerinde salkım şeklinde bulunur.

Çiçekler temmuz-ağustos ayında meydana gelir.

Genelde birden fazla çiçek bir arada küme halinde bulunur. Bunların sayısı 1-6 arasında değişir.

Yeni ıslah edilen hibrid çeşitlerinde, çiçekler teklidir.

Çiçeklenme yaklaşık 4-6 hafta devam eder.

Tek çiçekten meydana gelen tohuma monogerm (tek embriyolu), 2-3 çiçek veya çiçek ağından meydana gelen tohuma poligerm (çok embriyolu) tohum adı verilir.

Çiçeklerin koltuklarında bulunduğu yaprağa “Brakte yaprak” denir.

Çiçekler beşli yapıdadır.

Her çiçeğin diksuk denilen guddemsi ve bal özü çıkaran küçük bir çiçek tablası vardır.

Bu tabla üzerinde, uçları içeriye doğru kıvrık, 5 adet açık sarı renkli “perigon yaprağı” bulunur.

5 adet erkek organ ve 1 dişi organ bulunur.

Yabancı döllenir. Bunu sebebi erkek organların çiçek tozları ile dişi organın tepeciğinin aynı zamanda olgunlaşmamasıdır. Ayrıca kendine uyuşmazlık ve erkek kısırlık da söz konusudur. Döllenme rüzgarla veya böceklerle olmaktadır.

Çiçeklenme uzun süre devam eder (30-40 gün) ve çok sayıda çiçek meydana gelir (10-15 bin).

Stigma 2-3 başlı ve yumurtalık tek gözlüdür.

Çiçeklenme ve tohumların olgunlaşması ana saptan, yan dallara doğru olur.

Çiçeklenme sabah saatlerinde başlar ve gün boyu devam eder.

Bir çiçekte döllenme, 36 saatte tamamlanır ve döllenmeden 25-30 gün sonra tohum olgunlaşır.

Çiçeklenme sırasında, havanın güneşli ve sıcak olması, çiçeklenmeyi ve döllenmeyi çabuklaştırır.

Meyve ve Tohum

Her çiçek bir tohum oluşturmaktadır.

Kümede bulunan çiçek sayısı kadar tohum bir arada yapışık olarak gelişir ve olgunlaşır. Bu şekilde birden fazla tohum yapışık olarak gelişirse buna “poligerm” denilmektedir. Islah edilmiş hibrid çeşitlerde tek tohum bulunur. Buna “monogerm” denilir.

Pancar tohum topaklarına “glomerül” denir.

Tohumun monogerm veya poligerm olması pancarın genetik yapısı ile ilgilidir.

Monogerm tohum, genetik olarak veya  poligerm tohumların suni bir şekilde parçalanmasıyla (segimentasyon) elde edilir.

Poligerm tohumların monogerm tohumlara göre çimlenme garantisi vardır, fakat birim alana daha fazla tohum atılır. Monogerm tohum kullanıldığında yetiştiricilikte fazla işgücüne ihtiyaç duyulmaz.

lPoligerm tohumda 3 embriyo vardır. Bir tohumdan 3 bitki meydana gelir bunun 2 tanesi el ile atılır buna tekleme denir. Mutlaka tekleme yapılmalıdır, monogerm de yapılmaz. Monogerm tohumda 1 tohumda 1 embriyo vardır.

Olgunlaşması tamamlanmış bir pancar tohumunun dış kısmında kahverengi sert bir kabuk bulunur.

Hakiki tohumlar, bunun iç kısımlarında bulunur ve böbrek şeklindedir.

1000 tohum ağırlığı poligerm tohumda 22-25 g, monogerm tohumda %12-14 g’dır.

Tohumların çimlenme gücü % 85, su oranı % 15’dir.

Teknik Monogerm: Suni olarak elde edilen pancar tohumlarına denir.

Pancar tohumunu kaplama maddeleri su çeken maddelerdir.

Kaplama maddeleri gübre, talaş ve ilaç olabilir.

Türkiye’de ekilen tohumun % 100’ü genetik monogermdir.

Şeker pancarının şeker oranı yüksek, kök verimi az, hayvan pancarının şeker oranı düşük, kök verimi yüksektir.

Şeker pancarı kök gövdesinin boyun kısmı toprak içerisinde, hayvan pancarınki toprak üzerindedir.

Şeker pancarının yaprak yüzeyi dalgalı, koyu yeşil renkte, hayvan pancarının yaprak yüzeyi düz, rengi mavimsi yeşildir.

Şeker pancarı kök gövdesinin oyukları, hayvan pancarından daha derin ve uzundur.

Şeker pancarının yaprak ve çiçek sayısı, hayvan pancarınkinden daha fazladır.

Şeker halkalarının sayısı şeker pancarında 8-12, hayvan pancarında 5-6 dır.

Şeker pancarının et rengi beyaz, hayvan pancarınki ise grimsi beyaz veya sarıdır.


Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın