Etiket Arşivleri: Genel Kimya

Genel Kimya Deney Raporu – Sıcaklığın Tepkime Hızına Etkisi

Kimyasal tepkimelerde tepkime hızı, bir tepken ya da ürünün derişiminin zaman göre nasıl değiştiğini gösterir. Maddenin belirli bir süre içindeki ortalama hızı, madde derişimindeki farkın, geçen zaman bölünmesi ile bulunur. Kimyasal kinetik çalışmalarda, tepkime hızının tepken derişimine nasıl bağlı olduğunu gösteren bir bağıntı türetilir. Deneysel olarak geliştirilen bu bağıntıya hız yasası ya da hız denklemi denir.

Genel Kimya Deney Raporu – Sitokiyometri

Potasyum Kloratın (KClO3) stokiyometrisini incelemek ve bu sonuçlardan yararlanarak Potasyum Klorat (KClO3) – Potasyum klorür (KCl) karışımını analiz etmek. Bu analiz sonrasında kimyasal tepkimelerde girenler ve ürünler arasındaki ilişkileri açıklamak.

KURAMSAL BİLGİLER

Sitokiyometri kimyasal tepkimelerde korunumlu kütleselliği inceleler. Bir başka deyişle sitokiyometri, kütlenin korunumu, sabit oranlar ve katlı oranlar kanunları doğrultusunda çalışır. Bu kanunları şimdi biraz açıklayalım;

Sabit Oranlar Kanunu

Aynı tür elementlerin her zaman kütlece aynı oranda bileştiğini anlatır.

Kütlenin Korunumu Kanunu

Hiçbir maddenin yoktan var olmayacağını, var olan maddenin yok olmayacağını anlatır. Lovosier deneyi ile ispatlanmış ve “reaksiyona giren maddelerin kütlesi, reaksiyondan çıkan ürünlerin kütlesine eşittir” kanunu ortaya konulmuştur.

Katlı Oranlar Kanunu

Aynı iki elementten oluşmuş iki farklı bileşikte bileşenlerden birinin miktarı sabit tutulursa diğer elementler arasında bir oran olduğu görülür. Bu oranlar sabittir ve bu kanuna katlı oranlar kanunu denir.

Genel Kimya I ( Yrd.Doç.Dr. İbrahim İsmet ÖZTÜRK )

GENEL KiMYA I Yrd.Doç.Dr. İbrahim İsmet ÖZTÜRK

GENEL KiMYA 1 İlkeler ve Modern Uygulamalar Petrucci – Harwood – Herring Çeviri Editörleri Tahsin Uyar – Serpil Aksoy

MODERN ÜNİVERSİTE KİMYASI C.E.MORTIMER Çeviri Editörleri T.Altınata, M.Akçay ve diğerleri

TEMEL ÜNİVERSİTE KİMYASI Prof.Dr. Ender ERDĐK, Prof.Dr. Yüksel SARIKAYA

GENEL KİMYA (Temel Kavramlar) Raymond CHANG Prof.Dr.Tahsin UYAR Prof.Dr.Serpil AKSOY Prof.Dr. Recai İNAM

GENEL KİMYA’YA GİRİŞ Yrd.Doç.Dr. İbrahim İsmet ÖZTÜRK

1.GENEL KİMYA’YA GİRİŞ 1.1.Kimyanın Çalışma Alanları 1.2.Maddenin Sınıflandırılması 1.3 Maddenin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri 1.4.Ölçme 1.5. Anlamlı Rakam Sayısı 1.6. Sayıların Yuvarlatılması

1.1. Kimyanın Çalışma Alanları:

1.2. Maddelerin Sınıflandırılması: Kütlesi olan ve uzayda yer kaplayan her şey madde’dir. Tüm maddeler , en azından ilke olarak üç halde bulunabilirler. Katı, Sıvı ve Gaz Katılar belirli ve kesin şekilleri olan yapılardır. Sıvılar katılardan daha az rijik yapılı olup akışkandır ve bulundukları kabın şeklini alabilirler. Gazlar, sıvılar gibi akışkandır ama farklı olarak sınırsız genleşebilme özelliğine sahiptir. Suyun sıvı halde, katı haline göre daha sıkı bir molekül istiflenmesine sahip olması, sıvıların genel özelliklerine uymaz ve suya özgüdür.

Saf Maddeler ve Karışımlar Bir saf madde, belirli ya da sabit bir bileşimi olan ve kendine özgü özellikleri ile ayırt edilebilen maddedir. Saf maddeler bileşim olarak birbirlerinden farklıdır ve görünüşleri, kokuları, tatları ve diğer özellikleri ile birbirlerinden ayırt edilirler. Halen 20 milyondan fazla saf madde bilinmektedir. Bir karışım, iki yada daha fazla saf maddenin bir araya gelmesi ile oluşur ve her bir saf madde kendi özelliğine sahiptir. Karışımların sabit bir bileşimi yoktur.

Karışımlar homojen yada heterojen olabilirler. Bir kaşık şeker suda çözüldüğünde, yeterince karıştırılırsa, karışımın bileşimi çözeltinin her tarafında aynıdır. Bu bir homojen karışımdır. Diğer taraftan kum ile demir tozlarının oluşturduğu karışımda, kum taneleri ile demir tozları görünebilir halde ayrı kalırlar. Bu tür karışımlarda bileşim her tarafta aynıaynı dedeğğildirildir veve heterojen karışımlar olarak adlandırılırlar..

Homojen yada heterojen bir karışım kolayca oluşturulabilir ve bileşenlerin özelliklerinde bir değişiklik olmaksızın, fiziksel yöntemlerle saf bileşenlerine tekrar ayrılabilir. Ayırma işleminden sonra, karışımın bileşenleri başlangıçtaki ile aynı bileşim ve özelliklere sahip olacaklardır.

Elementler ve Bileşikler Saf bir madde element ya da bileşik olabilir. Saf madde kimyasal yöntemlerle daha basit bileşenlerine ayrılamıyorsa bu madde bir element’tir.

Kimyacılar elementlerin simgelerini göstermek için alfabedeki harfleri kullanırlar. Elementi gösteren simgenin ilk harfi daima büyük yazılır, ikincisi ise küçük harfle yazılır. Örneğin Co, kobalt’ın simgesini gösterirken, CO, karbon monoksit’i göstermektedir.

Elementlerin çoğu başka elementlerle etkileşerek bileşikleri oluştururlar. Bir bileşik, iki ya da daha çok elementin kimyasal olarak etkileşmesiyle sabit oranlarda birleşip tamamen farklı özellikte ürün oluşmasıyla meydanameydana gelirgelir.. Bileşikler, karışımlardan farklı olarak, sadece kimyasal yolla kendisini oluşturan saf bileşenlerine ayrılabilir.

1.3. Maddenin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Saf maddeler bileşimleri ile olduğu kadar kendilerine özgü özellikleri ile de ayırt edilebilirler. Bir fiziksel özellik, maddenin özelliği ya da kimyasal yapısı değiştirilmeden incelenebilir ya da ölçülebilir. Diğer taraftan hidrojen gazı oksijen gazı içinde su oluşturarak yanar ifadesi hidrojenin birbir kimyasal özellini belirtir..

1.4. Ölçme Kimyada çalışmalar ağırlıklı olarak ölçmeler üzerinedir. Maddelerin özellikleri ile ilgili basit ölçümler yapmak için genel amaçlı birkaç tane düzenek yeterlidir. Metre ile uzunluk ölçülür. Büret, pipet, ölçme silindiri ve ölçme balonu ile hacim ölçülür. Terazi ile kütle, termometre ile sıcaklık ölçülür. Bu aletlerle makroskopik özellikler, yani doğrudan belirlenebilir özelliklerin ölçümü gerçekleştirilir. Atom yada molekül düzeydeki özellikler olan mikroskopik özellikler ise dolaylı yöntemlerle belirlenir.

SI Birimleri Bilim insanları uzun yıllar ölçme sonuçlarını metrik birimlerle, ondalıkla yani 10 un kuvvetleri olarak kaydetmişlerdir. Bununla beraber, 1960 yılında Ağırlık ve Ölçü Genel Konferansında bir araya gelen uzmanlar, Uluslar arası Birim Sistemi (SI) olarak adlandırılan, yeniden düzenlenmişmetrik sistemi önermişlerdir.

Kütle ve Ağırlık Kütle bir cismin madde miktarının ölçüsüdür. Kütle ve ağırlık terimleri çoğu kez birbiriyle karıştırılır ve birinin yerine diğeri kullanılır. Ancak bu iki terim kesin olarak birbirinden farklıdır. Bilimsel olarak ağırlık bir cisim üzerine etkiyen yer çekimi kuvvetidir. Bir cismin kütlesi sabittir ve bu kütle cismin nerede olduğuna bağlı değildir, ancak ağırlık cismin nerede olduğuna bağlıdır.

Hacim Hacim uzunluğun küpü olduğundan SI birim sisteminden türetmedir ve 3 birimi metre küp’dür (m ). SI birim sisteminde olmayan, ancak yaygın olarak kullanılan bir başka hacim birimi ise litredir (L). Bir litre, bir desimetre küp hacme eşittir.

Yoğunluk Yoğunluk bir cismin birim hacminin kütlesidir ve cismin kütlesi hacmine bölünerek bulunur.

Sıcaklık Birimleri Üç sıcaklık birimi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunların birimleri ⁰F (Fahrenheit derecesi) ⁰C (Celsius derecesi) ve K (Kelvin)’dir. En çok kullanılan sıcaklık birimi Fahrenheit’dır. Bu sıcaklık birimi suyun normal donma ve kaynama noktaları sırası ile 32⁰⁰F ve 212⁰F alınarak belirlenmiştir. Celsius birimi, suyun donma (0⁰C) ve kaynama noktaları (100⁰C) arasını 100 bölmeye ayırarak derecelendirmiştir. SI birim sisteminde sıcaklığın temel birimi Kelvin’dir.

1.5. Anlamlı Rakam Sayısı Her ölçüm bir dereceye kadar belirsizlik taşır. Ölçümün tam olması veya duyarlılık derecesi, ölçü aletinin özelliklerine ve bu aleti kullananın becerisine bağlıdır. Bir ölçümün duyarlılığı bunu ifade eden rakamların sayısı ile belirlenir. Doğru bir şekilde yapılan bir ölçümü ifade etmek için kullanılan rakamlara anlamlı rakamlarrakamlar denirdenir.. Ölçme sayılarındaki anlamlı rakam sayısı çoğaldıkça ölçme sonucuna güvenilirlik artar. • Sıfır dışındaki her sayı anlamlıdır 845 cm 1.234 kg • Sıfırdan farklı rakamlar arasında bulunan sıfır anlamlıdır. 606 m 40501 kg

• İlk sıfırdan farklı rakamın solunda bulunan sıfırlar anlamlı değildir. 0.08 L 0.0000349 g • Bir sayı birden büyükse, ondalık kesir noktasının sağ tarafına yazılan tüm sıfırlar anlamlıdır. 2.0 mg 40.062 ml 3.040 dm •• Ondalık kesir bölmesi bulundurmayan sayılar için,için, sasağğtaraftatarafta sıralanansıralanan sıfırlar (yani sıfırdan farklı son rakamdan sonra gelen sıfırlar) anlamlı olabileceği gibi anlamsızda olabilir. Örneğin 400 cm bir tane (4 rakamı), iki tane (40) yada 3 tane (400) anlamlı rakam içeriyor olabilir. 4×102 (1 tane ) 4.0×102 (2 tane ) 4.00×102 (3 tane )

Aşağıda verilen ölçüm sonuçlarındaki anlamlı rakam sayısını belirtiniz ? (a) 478 cm (b) 6.01 g (c) 0.825 m (d) 0.043 kg (e) 1.32×1022 atom (f) 7000 mL

1.6. Sayıların Yuvarlatılması Tartım için kullanılan terazinin hassasiyeti yani ölçülebilirliği en küçük miktar çok değişik olabilir. 5 g, 0.1 g, 0.01 g, 0.001 g ve hatta 10-5 g’a kadar hassasiyeti değişebilen terazi çeşitleri vardır. 0.1g hassasiyetinde bir terazide bir demir cubuk tarttık ve 29 g geldi. Biz bu tartım sonucunu 29 g diye veremeyiz. Terazinin hassasiyeti 0.1 g yani noktadan sonra 1 haneye kadar hassas ölçtüğüne göre 29.0 g diye göstermeliyiz.

3 öğrencinin bu tartma işlemini yapıp birinci 29.2g, ikinci 29.3g ve üçüncüde 29.0 g olarak tartmış olsun. Tartım hatasını en aza indirmek için bu üçünün ortalamasını almamız gerekir. (29.2+29.3+29.0)/3=29.1666 bulunacaktır. Ancak terazinin hassasiyeti 0.1 g olduğundan sonucuda noktadan sonra bir haneli olacak şekilde vermemiz gerekir. Đşte böyle çok rakamlı sayıları daha az rakamlı bir sayıya indirme işlemine yuvarlama denir.

Bir değeri yuvarlayıp bulunması gereken anlamlı rakam sayısını elde etmek için aşağıdaki kurallar uygulanmaktadır. Kalması istenen son rakamdan sonra gelen rakam 5’ten küçük ise son rakam olduğu gibi bırakılarak takip eden rakamlar atılır. Örneğin; 3.6247 sayısının 3 anlamlı rakamla yazılışı 3.62’dir. Kalması istenen son rakamdan sonra gelen rakam 5 veya 5 ten büyük ise son rakam bir arttırılarak onu takip eden rakamlar atılır. Örneğin; 7.5647 sayısının 4 anlamlı rakamla yazılışı 7.565, 6.2501 sayısının 2 anlamlı rakam ile yazılışı ise 6.3’tür.

Kalması istenen son rakamdan sonra gelen rakam 5 ise ve onu 0 lar izliyorsa, son rakam tek bir sayı olduğu takdirde 1 arttırılarak 5 atılır. Son rakam çift ise olduğu gibi bırakılıp 5 atılır. Örneğin; 3.250 sayısının 2 anlamlı rakam ile yazılışı 3.2, 7.635 ve 8.105 sayılarının 3’er anlamlı rakam ile yazılışları, 7.64 ve 8.10’dur. Böyle durumlarda yuvarlanan sayı daima çifttir. Bir işlem sonucunun içerdiği anlamlı rakamların sayısı işlemde kullanılan değerlerin içerdiği anlamlı rakamların sayısına bağlıdır. ⃰ Kütlesi 52.2 g olan bir kaba 2.38 g tuz konulduğunda kap+tuzun kütlesi ne olur? 52.2 + 2.38 = 54.58 = 54.6

Ölçme sayıları ile dört işlem yapıldığında işleme giren sayıların belirsizliğine veya anlamlı rakam sayısına göre sonuç yuvarlatılır. Bir toplama veya çıkarma işleminin sonucu, bu işlemlerde yer alan sayılardan en az ondalık basamak içereni kadar ondalık basamak içermelidir. Bir çarpma veya bölme iişşlemininleminin sonucu,sonucu, iişşlemlerdelemlerde Yer alan sayılardan en az anlamlı rakam içereni kadar anlamlı rakam içermelidir. Çok adımlı işlemlerde kullanılacak değerler, işlemler yapılmadan önce yuvarlanmalıdır. Fazla anlamlı rakam içeren sayılar sonuçta bulunması gereken anlamlı rakam sayısından bir fazla anlamlı rakam içerecek şekilde yuvarlanır.

Kimyasal Bağlar I Kovalent Bağ ( Doç.Dr. İbrahim İsmet ÖZTÜRK )

LEWİS NOKTA SİMGELERİ 9.2. KOVALENT BAĞ 9.3.ELEKTRONEGATİFLİK Elektronegatiflik ve Yükseltgenme Basamağı 9.4. LEWİS YAPILARININ YAZILMASI 9.5. FORMAL YÜK VE LEWİS YAPISI 9.6. REZONANS KAVRAMI 9.7. OKTET KURALINDAN SAPMALAR Eksik Oktet Tek elektronlu Moleküller Genişlemiş Oktet 9.8. BAĞ ENERJİSİ Bağ Enerjilerinin Termokimyasal Kullanımı

9.1. LEWİS NOKTA SİMGELERİ Gilbert Lewis tarafından formüllendirilmiş tanımlamaya göre; atomlar çok daha kararlı bir elektron dağılımı oluşturmak için bir araya gelirler. Bir atom, bir soy gazla aynı elektron dağılımına sahip olduğunda, en kararlı dağılıma ulaşır. Atomlar, kimyasal bir bağ oluşturmak için birbirleriyle etkileştiklerinde, yalnızca enen dış kısımları temas eder. Bu nedenle, kimyasal bağlanmayı incelerken öncelikle atomların değerlik elektronları göz önüne alınır. Lewis nokta simgesi, elementin simgesi ve elementin atomundaki her bir değerlik elektronuna karşılık gelen bir noktadan oluşur.

9.2. KOVALENT BAĞ Bu konudaki ilk büyük öneri, Gilbert Lewis’in bir kimyasal bağın, elektronların paylaşımıyla gerçekleşebileceği şeklindeki açıklaması olmuştur. Lewis, H2 deki kimyasal bağ oluşumunu şu şekilde göstermiştir. Bu tür bir elektron eşleleşmesi, iki elektronun iki atom tarafından paylaşılmasıyla oluşan kovalent bağa örnektir. Kovalent bileşikler sadece kovalent bağlar içeren bileşiklerdir. Kolaylık olsun diye, paylaşılan elektron çiftleri genellikle tek bir çizgi ile gösterilir. Çok elektronlu atomlar arasındaki kovelent bağlanma sadece değerlik elektronları kullanılarak gerçekleşir. Örneğin, F2 molekülünü göz önüne alalım. F un elektron dağılımı 1s2 2s2 2p5 şeklindedir.

1s elektronları düşük enerjilidir ve zamanlarının çoğunu çekirdeğe yakın olarak geçirirler. Bu nedenle bağ oluşumuna katılmazlar. F yedi değerlik elektronuna sahiptir. F atomunda sadece bir tane eşleşmemiş elektron vardır. F2 molekülünün oluşumu aşağıdaki gibi gösterilir. FF2 oluoluşşumunaumuna yalnızca iki dedeğğerlikerlik elektronuelektronu katılır,katılır, didiğğerer babağğ yapmayanyapmayan elektronlar, yani kovalent bağlanmaya katılmayan değerlik elektron çiftleri, ortaklanmamışçiftler olarak adlandırılır. Kovalent bileşikleri göstermek için kullandığımız H2 ve F2 gibi yapılara Lewis yapılar denir.

Lewis yapısı, kovalent bağlanmanın bir gösterimidir. Bu yapıda iki atom arasında paylaşılan elektronlar nokta çiftleri ya da çizgiler, ortaklanmamış elektronlar ise atomlar üzerinde nokta çiftleri olarak gösterilir. Lewis yapısında sadece değerlik elektronları gösterilir. Suyun Lewis yapısını aşağıdaki gibi yazabiliriz: F ve H O moleküllerinde, F ve O atomları elektronlarını paylaşarak, 2 2 kararlı soy gaz elektron dağılımına ulaşmayı başarmışlardır.

Bu moleküllerin oluşumu Lewis tarafından geliştirilen oktet kuralı’nı göstermektedir. Bu kurala göre, hidrojen dışındaki atomlar sekiz değerlik elektronu ile çevrilinceye kadar bağlar oluşturma eğilimindedirler. Atomlar farklı türde kovalent bağlar oluşturabilirler. Tekli bir bağda, iki atom bir elektron çiftiyle bir arada tutulur. Bazen iki atom iki yada daha fazla elektron çiftini paylaşabilir. Böyle bağlara çoklu bağlar denir. Eğer iki atom, iki elektron çiftini paylaşırsa, oluşan kovalent bağa ikili bağ denir. Đki atom üç elektron çiftini paylaşırsa bir üçlü bağoluşur.

Çoklu bağlar tekli kovalent bağlardan daha kısadır. Bir molekülde kovalent bağla bağlı iki atomun çekirdekleri arasındaki uzaklığa bağ uzunluğu, denir.

9.3.ELEKTRONEGATİFLİK Kovalent bağ, bir elektron çiftinin iki atom tarafından paylaşılmasıdır. H2 gibi, atomları aynı olan bir molekülde elektronların eşit paylaşılmasını; yani elektronların her bir atom etrafında aynı oranda zaman geçirmesini bekleriz. Bununla birlikte kovalent bağla bağlı HF molekülünde, H ve F atomları bağ elektronlarını eşit olarak paylaşmaz. Çünkü H ve F farklı atomlardır. HF deki bağa polar kovalent bağ yada kısaca polar bağ denir. Çünkü elektronlar bir atomun etrafında diğerinden daha çok zaman geçirirler.

Elektronegatiflik göreceli bir kavramdır ve bir elementin elektronegatifliği sadece diğer elementlerin elektronegatifliğine bağlı olarak ölçülebilir. Periyodik çizelgede, bir periyot boyunca soldan sağa doğru gidildikçe elementlerin metal özellikleri azalırken, elektronegatiflikleri artar. Gruplarda ise atom numarası ve metal özellikleri artarken elektronegatiflik azalır. Elektronegatiflikleri oldukça farklı olan elementlerin atomları, birbirleriylebirbirleriyle iyonikiyonik babağğ oluoluşşturmaturma eeğğilimindedirlerilimindedirler.. ÇünküÇünkü dahadaha azaz elektronegatifelektronegatif olan element, daha fazla elektronegatif olan elemente elektron yada elektronlar verir. Birbirine yakın elektronegatiflikteki elementlerin atomları birbiriyle polar kovalent bağlar oluştururlar. Çünkü elektron yoğunluğundaki kayma genellikle azdır. Kovalent bağların çoğu ametal elementlerin atomları arasında meydana gelir. Sadece aynı elementin atomları birbirleri ile tam kovalent bağ yaparlar.

Polar bağlar, elektronların kesinlikle eşit bir şekilde paylaşıldığı kovalent bağ (apolar) ile elektron aktarımının hemen hemen tam olduğu iyonik bağ arasında bir bağgibi düşünülebilir. Apolar bir kovalent bağı, polar bir kovalent bağdan ayırt etmemize yardımcı olacak özellik, bir atomun kimyasal bir bağdaki elektronları kendine çekme yeteneğinin bir ölçüsü olan elektronegatifliktir. Elektronegatifliği yüksek olanolan elementler,elementler, elektronegatiflielektronegatifliğğii düdüşşükük olanolan elementlereelementlere göregöre elektronlarıelektronları dahadaha fazla kendilerine çekme eğilimindedirler. Yüksek elektron ilgisi ve yüksek iyonlaşma enerjisi olan flor gibi bir atomun elektronegatifliği de yüksek olacaktır. Diğer taraftan, sodyum düşük elektron ilgisi, düşük iyonlaşma enerjisi ve dolayısıyla düşük elektronegatifliğe sahiptir.

Polar kovalent bağ ile iyonik bağ arasında kesin bir ayrım yoktur. Fakat şu kurallar kabaca yol gösterici olabilir. Bağ yapan atomlar arasındaki elektronegatiflik farkı 2.0 yada daha fazla ise iyonik bağ oluşur. Atomlar Arassındaki elektronegatiflik farkı 0.5-1.6 arasındaysa polar kovalent bağ oluşur. Eğer elektronegatiflik farkı 0.3 ün altındaysa, bağ ya tam apolar yada polarlığı çok az kovalent bağolur.

Elektronegatiflik ve Yükseltgenme Basamağı Bir molekülde, elektronlar bir atomdan daha elektronegatif olan diğer atoma tamamıyla aktarılmışsa, yükseltgenme basamağı bu işlem sonucunda atomların sahip olduğu yükün sayısıdır. Oksijen atomu, hidrojen peroksit (H O ) hariç, bileşiklerinde genellikle -2 2 2 yükseltgenme basamağına sahiptir. En elektronegatif elementler ametallerdir. (5A-7A grupları) En az elektronegatif olan elementler alkali ve toprak alkali metaller (1A-2A grubu) ve aluminyumdur.

9.4. LEWİS YAPILARININ YAZILMASI Oktet kuralı ve Lewis yapıları kovalent bağlanmayı her zaman tam olarak açıklamasa bile; moleküllerin özelliklerini, tepkimelerindeki davranışlarını ve birçok bileşikteki bağlanma şeklini açıklamakta oldukça başarılıdır. LewisLewis yapılarıyapıları şşuu kurallarakurallara göregöre yazılıryazılır:: 1- Atomların simgelerini ve aralarındaki bağları yazıp bileşiğin iskelet yapısını oluşturunuz. Genellikle elektronegatifliği en az olan atom merkez atomdur. Lewis yapısında, hidrojen ve flor genellikle uç konumlara yerleşir. 2- Toplam değerlik elektronları sayısını belirleyiniz. 3- Merkez atomu ve onu çevreleyen her bir atom arasına tekli kovalent bağı çiziniz

4- 1-3 basamakları tamamlandıktan sonra, merkez atomu sekizden daha az elektrona sahipse, bu atomun oktetini tamamlamak için diğer atomların ortaklanmamış çiftlerinin kullanınız ve merkez atomu ile onu çevreleyen atomlar arasına ikili yada üçlü bağlar ekleyiniz.

9.5. FORMAL YÜK VE LEWİS YAPISI Đzole bir atomun elektron sayısı ile aynı atomun Lewis yapısındaki elektron sayısını karşılaştırarak, moleküldeki elektron dağılımını belirleyebilir ve en uygun lewis yapısını çizebiliriz. Bir atomun formal yükü, izole bir atomdaki değerlik elektronları ile o atomunatomun LewisLewis yapısındakiyapısındaki elektronlarınelektronların sayısısayısı arasındakiarasındaki elektrikselelektriksel yükyük farkıdırfarkıdır.. Lewis yapısındaki bir atomun elektron sayısını belirlemek için şu yolu izleriz: 1- Tüm atomların bağyapmayan elektronları o atomun kendisine aittir. 2- Atom ile diğer atom (lar) arasındaki bağı (ları) eşit olarak böldüğümüzde, bağ elektronlarının yarısı o atoma ait sayıdır.

Formal yük kavramını ozon molekülünün (O ) üzerinde gösterelim. 3 Her bir atomun formal yükü aşağıdaki gibi hesaplanabilir:

Genellikle pozitif ve negatif yükler tek olduğunda 1 sayısı yazılmaz. Formal yükler yazılırken şu kurallardan yararlanılır: 1. Molekül için formal yüklerin toplamı sıfır olmalıdır. Çünkü moleküller elektriksel olarak nötür türlerdir. 2. Katyonlar için formal yüklerin toplamı pozitif yüke eşit olmalıdır. 3. Anyonlar için formal yüklerin toplamı negatif yüke eşit olmalıdır. EnEn uygunuygun LewisLewis yapısıyapısı;; 1- Molekülün formal yük içermeyen Lewis yapısı, formal yük içerene tercih edilir, çünkü bu durum daha kararlıdır. 2- Büyük formal yüklü (+2, +3 vb ya da -2, -3 vb) Lewis yapıları, düşük formal yüklülere göre daha az tercih edilir. 3- Benzer formal yük dağılımlı Lewis yapıları arasında en kabul edilebilir yapı, negatif formal yükün daha elektronegatif atomlar üzerinde olduğu yapıdır.

9.6. REZONANS KAVRAMI Rezonans yapı, tam olarak tek bir Lewis yapısıyla gösterilemeyen bir molekülün, iki yada dah fazla sayıdaki Lewis yapılarından birisidir. Đki uçlu ok, yapıların rezonans yapılar olduğunu göstermek için kullanılır. Rezonans terimi, bir molekülü göstermek için iki yada daha fazla sayıdaki Lewis yapılarının kullanılması demektir.

9.7. OKTET KURALINDAN SAPMALAR Oktet kuralı aslında ikinci grup elementleri için geçerlidir. Oktet kuralından sapmalar; eksik oktet, tek elektron sayısı ve merkez atom çevresinde sekiz değerlik elektronundan daha fazla elektron bulunması olmak üzere üç sınıfa ayrılır. Eksik Oktet Bazı durumlarda, kararlı bir molekülün merkez atomunu çevreleyen elektronların sayısı sekizden azdır. Örneğin berilyum’u (Be) ele alalım. Berilyum un 2s orbitalinde iki değerlik elektronu vardır. Gaz fazında berilyum hidrür (BeH ) 2 moleküler halde bulunur. BeH2 nin yapısı şu şekildedir. Berilyumun oktet kuralını sağlaması mümkün değildir.

Her iki elektronun da aynı atom tarafından sağlandığı kovalent bağa koordine kovalent bağ denir.

Tek Elektronlu Moleküller Bazı moleküller tek sayıda elektron içerir. Azot monoksit ve azot dioksit bunlara örnek verilebilir. Eşleşmeyi tamamlamak için çift sayıda elektrona ihtiyaç olduğundan bu moleküllerdeki atomlar oktetoktet kuralını sasağğlamamaktadırlamamaktadır.. Tek elektronlu moleküller radikaller olarak da adlandırılır. Birçok radikal oldukça etkindir. Bunun nedeni eşleşmemiş elektronun diğer molekül üzerindeki eşleşmemiş bir elektronla kovalent bağ oluşturma eğilimidir. Örneğin iki azot dioksit molekülü birleştiğinde N ve O atomlarının her ikisinin de oktet kuralına uyduğu diazot tetraoksit oluşur.

Genişlemiş Oktet İkinci periyot elementlerinin atomları, merkez atomu çevresinde sekizden fazla değerlik elektronu bulunduramazlar.. Üçüncü periyot elementleri 3s ve 3p orbitaline ek olarak, bağlanmada kullanabileceği 3d orbitallerine de sahiptirler. Bu orbitaller bir atomun genişlemiş oktet oluşturmasına neden olur. Kükürt hegzaflorür genişlemiş oktet içeren bir 2 4 bileşiktir ve çok kararlıdır. Kükürdün elektron dağılımı [Ne]3s 3p dir. SF6 molekülünde, kükürdün 6 değerlik elektronunun her biri flor atomuyla kovalent bağ oluşturur. Dolayısıyla merkez kükürt atomu çevresinde 12 elektron vardır, yani okteti aşmıştır.

Kükürt atomu oktete uyan birçok bileşik de oluşturur. Örneğin kükürt diklorürde, S sekiz elektronla çevrilmiştir. BazenBazen üçüncüüçüncü periyotperiyot veve sonrasındakisonrasındaki elementlerinelementlerin atomlarınıatomlarını merkezmerkez atomu olarak içeren bileşiklerin Lewis yapılarını çizerken; tüm atomların oktet kuralını sağladığını, ancak hala yerleştirilecek değerlik elektronları olduğunu görürüz. Bu gibi durumlarda, fazla elektronlar merkez atomu üzerine ortaklanmamışelektron çiftleri olarak yerleştirilmelidir.

9.8. BAĞ ENERJİSİ Bağ enerjisi bir molekülün kararlılığının ölçüsüdür. Bu enerji, gaz halindeki 1 mol molekülde, belirli bir bağı kırmak için gerekli olan entalpi değişimdir. Örneğin iki atomlu hidrojen molekülünün deneysel olarak belirlenen bağenerjisi, HCl gibi farklı elementler içeren iki atomlu moleküllerin bağ enerjileri, doğrudan ölçülebilir. Đkili ve üçlü bağlar içeren moleküller için de bu enerjiler ölçülebilir.

Çok atomlu moleküllerdeki kovalent bağların kuvvetini ölçmek daha karmaşıktır. Örneğin, H O daki ilk O-H bağını kırmak için gerekli enerji, ikinci O- 2 H bağını kırmak için gerekli enerjiden farklıdır. Su molekülünde sonuçta her iki O-H bağı kırılır; ancak ilk bağın kırılması ikincisinden daha endotermiktir. Đki ∆H° değeri arasındaki fark, birinci bağın kırılmasından sonra kimyasal çevre ve ikinci O-H bağının kendi kendine değişime uğramasından kaynaklanır. Bu nedenle çok atomlu moleküllerde belirli bir bağın bağenerjisi için ortalama bağenerjisinden söz edilir.

Bağ Enerjilerinin Termokimyasal Kullanımı Çoğu kez tepkimelerin entalpisini, ortalama bağ enerjilerini kullanarak tahmin etmek mümkündür. Kimyasal bağların kırılması daima enerji gerektirir. Kimyasal bağ oluşumu ise daima enerji açığa çıkarır. Buna göre, tepkimede oluşan ve kırılan bağların toplam sayısını ve bunlara karşılık gelen tüm enerji değişimlerini belirleyerek, entalpi bulunabilir. Gaz fazındaki tepkimenin entalpi değişimi şu eeşşitlikleitlikle verilirverilir.. Burada BE ortalama bağenerjisi, Σtoplam işaretidir.

Genel Kimya Lab Soruları

GENEL KİMYA LABORATUVARI   DENEY YETERLİLİK SINAVI SORULARI

  1. (20p) Deneye başlamadan önce hangi önlemler alınır ? Ve ne gibi hazırlıklar yapılır?

  2. (20p)Maddeyi tanımlayarak ortak ve ayırt edici özelliklerini yazınız? Ve herbirini kısaca açıklayınız?

  3. (20p)Kütle, ağırlık ve hacmi tanımlayıp birbiri arasındaki önemli farkları yazınız.

  4. (20p)Çözünürlüğü tarif ederek çözünürlüğe etki eden faktörleri yazınız.

  5. (20p) Bir tahta parçası ile bir miktar kumun yoğunluğu nasıl bulunur?Açıklayınız.

GENEL KİMYA LABORATUARI DENEY YETERLİLİK SINAVI SORULARI

S.1.(10P) Kimyasal ve fiziksel olayı tarif ederek örnekler veriniz?

S.2. (20P)10 gr (Mg+Cu) alaşımı HCI ile etkileştiğinde 2,24 Lt  Haçığa çıktığına göre alaşımda kaç gr Cu vardır? (Cu=64, Mg=24)

S.3.(35P)Aşağıdaki reaksiyonları tamamlayarak denkleştiriniz?

  1. a)         Mg            +        O———–

  2. b)         HCI           +       Ba(OH)2———

  3. c)         HNO+       Ca(OH)2———

  4. d)         MgCO+        H2SO———

  5. e)         KCIO3 +         ISI       ———-

  6. f)          CO2         +         H2O   ———–

S.4.(35P)Aşağıda bileşikleri isimlendiriniz.

  1. A) HC2H3O2 ………….                                                                                                         E) HCIO…………………..

  2. B) HCIO………………..                                                                                                        F) NaNO3………………….

  3. C) H2CO……………….                                                                                                       G) Fe ( CIO4 )3…………..

  4. D) H2S  …………….

GENEL KİMYA LABORATUVARI DENEY YETERLİLİK SINAVI SORULARI

1.(20p) Deneyin yapılışında dikkat edeceğimiz noktaları yazınız. Deneyin yapılışını kısaca anlatınız.

2.(30P)  0,5 gr gelen bir metal HCl ile reaksiyona sokulduğunda 20 C ve  689  mmHg basınçta su üzerinde 334 ml H2 gazı toplanmıştır. Bu metalin eşdeğer ağırlığını bulunuz.

3.(15P)  İdeal gaz denklemini kullanarak 1 mol gazın NŞA daki hacmini hesaplayınız.

S.(35P)  4. 0 Co ’de 1 atm basınç altında 8 gr XH4 gazı alabilen bir kap aynı sıcaklık ve basınçta 22 gr XO2 gazı alabildiğine göre ; X elementinin  atom ağırlığı nedir?

GENEL KİMYA LABORATUARI DENEY  YETERLİLİK SINAVI SORULARI

S.1.(20P) Kroze,mezür,desikatör ve bek hangi amaç için kullanılır?

S.2. (20P)Kristallendirme işlemi nasıl yapılır?

S.3. (30P) Bir hidratta bulunan su yüzdesi nasıl tayin edilir? Açıklayınız.

S.4. (30P) Bir madde suyu bünyesinde kaç şekilde bulundurur? Her birine en az 2 örnek veriniz?

GENEL KİMYA LABORATUVARI   DENEY YETERLİLİK SINAVI SORULARI

S.1.  Difüzyon  nedir?  Graham difüzyon kanununun matematiksel tanımını yapınız.

S.2.  NHve HCl’ in  konsantrasyonlarının farklı olması deneyin neticesini nasıl etkiler? Açıklayınız.

S.3. Yapacağınız deneyin düzeneğini çizerek  deneyde  oluşacak  reaksiyonun denklemini yazınız.

S.4.  N2  gazının 0,876 katı kadar bir hızla difüzlenen  bir   X  gazının molekül ağırlığı nedir?

GENEL KİMYA LABORATUVARI   DENEY YETERLİLİK SINAVI SORULARI

S.1.  Erime entalpisini tanımlayınız?

S.2.  Süblimleşme nedir? Ne amaçla niçin tercih edilir?

S.3.  Faz diyagramını çizerek kısaca açıklayınız.

S.4.  Bugün yapacağımız deneyde nelere dikkat etmeliyiz?

GENEL KİMYA LABORATUVARI  DENEY YETERLİLİK SINAVI SORULARI

S.1.(25p) Sudan yağı,  limon çiçeğinden limon esansını, havadan azotu ve  demiri kükürtten hangi yöntemlerle  nasıl ayırırsınız.

S.2.(25p)Dimetileter(C2H6O) ile etil alkolün kaynama noktalarını karşılaştırınız.

S.3.(25p)Destilasyon cihazı hangi amaçla kullanılır? Şeklini çizerek açıklayınız.

S.4.(25p)Erime ve kaynama noktası tayini ile maddeleri  hangi cihazlarla nasıl tanırsınız.

GENEL KİMYA LABORATUVARI   DENEY YETERLİLİK SINAVI SORULARI

S.1. 1)alkol,   2)asit,    3)amin,   4)fenol,

  1. a) Yukarıdaki sulu organik maddeler için tavsiye edeceğiniz kurutucuları yazınız.

  2. b) Yukarıdaki sulu organik maddelerin kurutulmasında hangi kurutucular tercih edilmez.

S.2.  Organik madde kurutucusu ne demektir ? Ne amaçla kullanılır ?

S.3.  Organik maddelerin kurutulması için uygulanan metotlar nelerdir?

S.4.  Organik ve inorganik maddenin tanımını yapınız. 

GENEL KİMYA LABORATUVARI SORULARI

S.1. a) Bir kaptan sıvı madde ve katı madde alma işlemi hangi malzeme ve cihazlarla yapılır.(5p)

  1. b) Bir reaksiyon sonucunda elde edilen maddelerin verimi teorik verimden düşüktür bunun sebebini izah ediniz.(10p)

S.2. Cam malzemelerinin temizlenmesinde kullanılan kimyasal maddeler nelerdir.Temizleme işleminde nelere dikkat etmeliyiz.(10p)

S.3. Bir gazın yoğunluğu 55 oC ve 0.455 atm de 0.362 g/lt’ dir. Bu gazın molekül ağırlığı ne kadardır. (15p)

S.4.  750 ml  0.150  M CaCl2 çözeltisi hazırlamak için  % 96 saflıkta(kütlece) katı CaCl2 ‘den kaç gr kullanılmalıdır? (15p)Ca=40, Cl=35.5

S.5. 0.502 g saf olamayan bir baryum peroksit örneği, asitle çözülerek örnekteki BaO2’e eşdeğer miktarda H2O oluşturuluyor. Böylece elde edilen çözelti standart     KMnO4 ile titre edildiğinde  hidrojen peroksit  O2 ’ e yükseltgenirken, MnO ’da Mn  +2 ya indirgenmektedir. Titrasyonda 0.130 N KMnO4  çözeltisinden 33.3 harcandığına göre örnekteki BaO2 yüzdesi nedir? (20p)

S.6. Hidrojen ve oksijen gazlarının aynı sıcaklıktaki difüzyon hızlarını karşılaştırınız.(10p)

S.7. Aşağıdaki terimleri tanımlayınız.  (15p)

  1. a)Difüzyon        b)Ekstraksiyon      c) Kristallendirme d) İndikatör     e) Dönüm noktası

  2. f)Titrasyong) Kurutucu madde h) Çözünürlük

GENEL KİMYA LABORATUVARI 1 FİNAL SINAVI SORULARI                                                

Bir kaptan sıvı madde ve katı madde alma işlemi hangi malzeme ve cihazlarla yapılır.

2.Bek  ile deney tüpleri, krozeler,  beherler ve erlenler ısıtılırken nelere dikkat etmeliyiz.

3.Cam malzemelerinin temizlenmesinde kullanılan kimyasal maddeler nelerdir.Temizleme işleminde nelere dikkat etmeliyiz.

4.Bir gazın yoğunluğu 55 oC ve 0.455 atm de 0.362 g/lt’ dir. Bu gazın molekül ağırlığı ne kadardır.

5.750 ml  0.150  M CaCl2 çözeltisi hazırlamak için  % 96 saflıkta(kütlece) katı CaCl2 ‘den kaç gr kullanılmalıdır? Ca=40, Cl=35.5

  1. 0.502 g saf olamayan bir baryum peroksit örneği, asitle çözülerek örnekteki BaO2’e eşdeğer miktarda H2Ooluşturuluyor. Böylece elde edilen çözelti standart     KMnO4ile titre edildiğinde  hidrojen peroksit  O2 ’ e yükseltgenirken, MnO ’da Mn  +2 ya indirgenmektedir. Titrasyonda 0.130 N KMnO4  çözeltisinden 33.3 harcandığına göre örnekteki BaO2 yüzdesi nedir?

  2. Hidrojen ve oksijen gazlarının aynı sıcaklıktaki difüzyon hızlarını karşılaştırınız.

  3. Aşağıdaki terimleri tanımlayınız.

a)Erime entalpisi   b)Süblimleşme   d) Difüzyon  e)Çözünürlük   f)Erime noktası

g)Adsorbe edilmiş su  h)Kristal suyu  j) Kimyasal su  k)Santrifüjleme    l) kromatografi

m)Ekstraksiyon  p) Kristallendirme  r) Kurutucu madde

Titrasyon    İndikatör     Dönüm noktası

GENEL KİMYA LABORATUVARI FİNAL SINAVI SORULARI

S.1. a)Bir kaptan sıvı  ve katı madde alınırken nelere dikkat etmeliyiz?(5p)

  1. b)Bekleri kullanıma hazır hale nasıl getiririz?(5p)

S.2. Desikatör ne amaçla kullanılır? Kullanırken nelere dikkat etmeliyiz?(10p)

S.3. Kuvvetli  asit ve bazları tanımlayarak bunların kullanılmasında dikkat edilecek noktaları yazınız.(10p)

S.4. Kokain % 67. 3 C,  %6. 98 H, % 4, 62 N ve  %21, 10   Oksijen içermektedir. Buna göre kokainin basit formülü nedir? (20p)C=12, H=1,N=14, O=16

S.5. 8.51 g   MnCl2.x H2O örneği ısıtılarak su uzaklaştırılıyor ve 5.41 g susuz MnCl2 elde ediliyor. MnCl2.x H2O  formülündeki x’ in değeri nedir. (15p)Mn=55, Cl=35.5, H=1, O=16

 S.6. Hidrazin (N2H4) asit çözeltisi içinde BrO3 iyonu ile etkileştiğinde N2 (g) ve  Br –  meydana gelir. 0.132 g saf olmayan bir hidrazin örneğinin tam olarak tepkimeye girmesi için  0.103 N  KBrO3  çözeltisinden 38.3 ml gerekir  örnekteki hidrazin yüzdesi nedir? (20p) N=14,Br=80, K=40

S.7. . Aşağıdaki terimleri tanımlayınız.(15p)

  1. a)Erime entalpisi   b)Süblimleşme   c)Adsorbe edilmiş su  d)Kristal suyu  e)Santrifüjleme    f)kromatografi    g)Çözünürlük   h) Difüzyon

GENEL KİMYA LABORATUVARI 1 VİZE SINAVI SORULARI                                                                                                                 

S.1.(10p) a) Aşağıdaki madde zehirlenme ve yanıklarında  hangi tedavi yöntemleri uygulanır.

NaOH, HCI, KOH, NH3, HNO3, Br2, CI2, CH3COOH, H2S, CO, HCN, KCN

  1. b)Laboratuarda deney öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gereken kuralları yazınız.

S.2.(15p) a) Tahta parçası , kum , alkol ve süngerin  yoğunluğu nasıl bulunur?Açıklayınız.

                b)Gaz kanunlarını yazınız ve Graham difüzyon kanununu tanımlayıp matematiksel ifadesini çıkartınız.

S.3.(25p) a)Mol bakımından  % 75 CO2 içeren , CO ve  C2H6 karışımının kütlesi  32.4 gr dır. Bu karışımın hacmi N.K.’ da kaç lt. dir.( C=12, H=1, O=16)

  1. b)1,6 gr Na2CO3.X H2O ‘nun suda çözünmesi ile elde edilen 500 ml Çözeltide Na+ iyonları derişimi 0.04 M’ dır. Buna göre katının bileşimindeki X değeri kaçtır. ( Na=23, C=12, O=16, H=1)

S.4.(25p) a) 2.5 gr metalik çinko seyreltik H2SO4 ile tam olarak reaksiyona sokulmuştur. Reaksiyon sonunda  9 gr ZnSO4.7 H2O elde edildiğine göre  reaksiyonun verimini hesaplayınız.

  1. b)Bir madde bünyesinde suyu kaç şekilde bulundurur. Reaksiyonları ile birlikte yazınız.

S.5(25p) A) Sabit tartım nedir? Sabit tartıma getirme işlemini açıklayınız.

  1. B)Kaynama noktası nedir? K.N etki eden faktörler nelerdir.

  2. C)Aşağıdaki terimleri tanımlayınız.

a)Erime entalpisi   b)Süblimleşme   d) Difüzyon  e)Çözünürlük   f)Erime noktası

GENEL KİMYA LABORATUVARI II FİNAL SINAVI SORULARI      

  1. A) Aşağıdaki soruları cevaplayınız. Boşlukları dolduracak şekilde kısa ve öz yazınız. (60 puan)

1.Kimya laboratuarında görülen kazaların başlıca sebepleri nelerdir?

  1. Bir deney raporu hangi alt başlıkları içermelidir?

3) Bir çözeltinin hazırlanmasında hangi sıra takip edilir?

4) Laboratuarda yangın çıktığında neler yapılmalıdır?

5) Asit yanıklarında neler yapılır?

6) Alkaliler göze sıçrarsa ne yapılmalıdır?

7) Asit veya baz yutulduğunda  hasta nasıl kusturulur?

8) Bek yakılırken hangi sıra takip edilir?

9) Etüv nedir ne amaçla kullanılır?

10) Zehirli maddeler nasıl ve  nerede buharlaştırılır?

11) Kral suyu nasıl hazırlanır?

12) Ağırlıkça % 5 lik, 80 g  NaCl  çözeltisi nasıl hazırlarsınız?

13) Hacimce % 10 luk, 50 mL etil alkol çözeltisi nasıl hazırlarsınız?

14) 0,1 molar 100 mL CuSO4 çözeltisini, CuSO4. 5 H2O dan nasıl hazırlarsınız?

15) 0,1 M, 100 mL ve 0,1 N, 100 mL  H2SOçözeltilerini % 98, d=1,84 g/mL derişik H2SOden nasıl hazırlarsınız?

16) Çözücü Sistemine göre Asit-Baz tanımı nasıldır?

17) Titrasyon nedir? Ne amaçla kullanılır?

18)Derişimi bilinmeyen asit veya bazın derişimi nasıl bulunur?

19) Kalıtatif ne kantitatif analiz nedir? Açıklayınız.

20) Hidrofil ve Hidrofob  terimlerini açıklaynız.

  1. B) Aşağıdaki Problemleri boşlukları kullanarak çözünüz?( 40 Puan)( Na=23, Cl= 35,5, Cu=64, S=32, O=16, H=1, N=14, Al=27 )

1) X metalinin HCl ile reaksiyonundan 15,85 g XCl3 tuzu ve 0,15 mol H2 oluşuyor. X’in atom ağırlığı nedir?

2) 5.4 g Al’ un HCl ile reaksiyonundan ele geçen H2  , Kaç mol NH3 ‘ ün ayrışmasından oluşan hidrojene eşittir?

3) PH=2 olan 500 mL çözeltide kaç gram HNO3 çözünmüştür?

4) 200 mL HCl çözeltisine 300 mL su ilave edilince PH=2  oluyor. Su ilave etmeden önce HCl çözeltisinin derişimi kaç molardır?

5)  0,01 M’lık HA’nın  0,04 M’lık   NaA çözeltisindeki PH’ ı kaçtır? ( HA için Ka = 4.10-5 )

Laboratory‎ > Genel Kimya Laboratuvar Deneyleri ( YTÜ )

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ KİMYA BÖLÜMÜ GENEL KİMYA LABORATUVAR DENEYLERİ (Ders Kodu: 2701100) Doç.Dr.Nebahat DEMİRHAN, Doç.Dr.Mahmure Üstün ÖZGÜR Yrd.Doç.Dr.Alper Mert ACAR, Yr.Doç.Dr.Nergis ARSU Yr.Doç.Dr.Belkıs BİLGİN ERAN, Yr.Doç.Dr.Naciye COŞKUN 1999-İSTANBUL

İÇİNDEKİLER 1. LABORATUVAR ÇALIŞMALARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR 1.1.Güvenlik Önlemleri 1.2. Laboratuvar Teknikleri 1.2.1. Katı ve Sıvıların Aktarılması 1.2.2. Kütle Ölçülmesi 1.3. Nem Çekici Maddeler 1.4. Laboratuvarda Kullanılan Malzemeler 2. DENEYSEL BÖLÜM DENEY 1. Kimyasal Reaksiyonların Hızlarının İncelenmesi DENEY 2. Reaksiyon Hızına Sıcaklığın Etkisi DENEY 3. Gazlar DENEY 4. Bir Gazın Molar Hacmi DENEY 5. Kimyasal Denge DENEY 6. Kolorimetrik Yöntemle pH Tayini DENEY 7. Redoks Reaksiyonları DENEY 8. Avogadro Sayısı DENEY 9. Asit Baz Reaksiyonları DENEY 10. Redoks Titrasyonları DENEY 11. Elektrolitik Kaplama EK 1. PERİYODİK CETVEL

1. LABORATUVAR ÇALIŞMALARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR Pratik çalışmalar sırasında aşağıda belirtilen kurallara uyulması öğrencinin yararına olduğu kadar, laboratuvardaki alet ve malzemenin korunması bakımından da gereklidir. 1- Laboratuvar çalışmalarında mutlaka önlük giyilmelidir. 2-Cihazlar büyük bir itina ile kullanılmalıdır. Cihazları çalışır vaziyette bırakıp laboratuvardan ayrılmayınız. 3- Kimyasallar kullanıldıktan sonra eller mutlaka yıkanmalıdır. 4- Laboratuvarda deney masaları temiz tutulmalıdır. Masalara ve yere dökülen kimyasal maddeler hemen temizlenmelidir. 5- Her kullanmadan sonra laboratuvar reaktifleri ve kimyasallar raflarına yerleştirilmelidir.Tüm kimyasalların etiketleri bulunmalıdır. 6- Aşındırıcı maddeleri, örneğin derişik asit artıklarını lavaboya dökmeyin, laboratuvarda bunlar için ayrılan kaplara koyunuz. 7- Lavabolara bunların tıkanmasına yol açacak maddeler atmayınız. 8- Su banyosu olarak kullanılan behere ancak ¾ ne kadar su konulmalı,amyantlı tel örgü üzerine oturtulduktan sonra bekle ısıtılmalı, kaynamaya başlayınca bek kısılmalıdır. 9- Cam kaplar ve içinde sıvı bulunan porselen kaplar hiçbir zaman aleve tutulmamalı, bunları ısıtırken bir amyantlı tel örgü kullanılmalıdır. 10- Laboratuvarda duman olmasını önlemek için derişik HCl veya derişik NH3 çözeltilerinin ağzı açık bırakılmamalı, bunlarla yapılan deneyler sona erince artıklar hemen lavaboya dökülmeli ve ardından bolca su akıtılmalıdır. 11- Havagazı bekini yakarken üzerine eğilmeyiniz, yüzünüz veya saçlarınız tutuşabilir. Beki söndürünce ana musluktan kapatınız, yalnızca bekin musluğunun kapatılması yeterli değildir, gaz kaçırabilir ve havagazı zehirlidir. Havagazı bekinin gazı havasından az olursa alev bekin ucunda değil, iç kısmında oluşur ve bek aşırı derecede ısınır, elinizi yakabilir, bu nedenle havasını ve gazını ayarlayarak bekin içten yanmamasını sağlayınız. 12- Laboratuvar bir çeşit dershane olarak kabul edildiğinden buralarda gürültü yapılmamalı ve gereksiz yere etrafta dolaşılmamalıdır.

1.1. GÜVENLİK ÖNLEMLERİ 1. Önemsiz olduğunu bile düşünseniz her kazayı anında görevlilere bildiriniz. 2. Derinize yada gözlerinize herhangi korozif bir kimyasal madde sıçrarsa hemen bol su ile yıkayınız ve görevli asistana başvurunuz. 3. Bir maddeyi koklamanız istenirse buharları yavaşça elinizle burnunuza doğru itiniz. Direkt olarak koklamayınız. 4. Tüpde bir madde ısıtırken tüpün ağzını kendinize ya da arkadaşlarınıza çevirmeyiniz. 5. Uçucu ve parlayıcı sıvıların yakınında asla açık alev kullanmayınız.Yangın söndürücülerin yerini öğreniniz. 6. Hiçbir kimyasal maddeyi tatmaya kalkışmayınız. Bunların büyük çoğunluğunun zehirli olduğunu unutmayınız. 7. Giysilerinize asit sıçrarsa sey.amonyak ya da sodyum bikarbonat çözeltisiyle;baz sıçrarsa sey.asetik asit ile yıkayarak nötralize ediniz. Sıçrayanın ne olduğunu bilmiyorsanız önce NaHCO3 sonra su ile yıkayınız. 8. Asitleri seyreltirken daima asidi suya, karıştırarak ve yavaşça ilave ediniz. Asla derişik asit üzerine su koymayınız. Yanabilirsiniz. 9. Yeni ısınmış cam kapları çıplak elle almayınız. Görüntüsü soğuk kap gibidir ama sizi yakabilir. 10. Beki yakarken üzerine doğru eğilmeyiniz. Yanabilirsiniz. 11. Giysilerinizi, daima beyaz bir laboratuvar önlüğü giyerek koruyunuz. 1.2. LABORATUVAR TEKNİKLERİ Laboratuvarda çalışırken doğru alışkanlıklar edinmek çok önemlidir. Birinci konuda bunların bazılarına değinilmiştir. Hemen öğrenilmesi gereken diğer, önemli noktalar aşağıda özetlenmiştir. 1.2.1. KATI VE SIVILARIN AKTARILMASI Deneylerin çoğu katı ve sıvı haldeki kimyasal maddelerin kullanımını gerektirir. Bu maddeler belirteç şişeleri yada depo ambalajları içinde bulunmaktadır. En önemli şey bu şişelerden, gerektiği kadar maddeyi, şişeleri kirletmeksizin alabilmektir. Katı maddeler bulunduğu şişe ya da kutudan temiz bir spatül ile aktarılabilir. Bu işlem yapılırken şişe kapağı yere bırakılmamalı ve sonra sıkıca kapatılmalıdır. Sıvı maddeler aktarılırken belirteç şişesinin kirlenmemesine dikkat edilmelidir. Bunun için şişe kapağı yere bırakılmamalı, sıvıyı bir kaptan diğerine aktarırken sıçramayı önlemek için bir cam bagetten yararlanmalıdır. Belirteç şişesindeki sıvının şişesinin dışına bulaşmaması gerekir. Bulaşmışsa bile dış kısım temizlenerek bir sonraki kullanıcının bu sıvıyla teması önlenmelidir. Ayrıca belirteç şişelerine kesinlikle baget, pipet, platin tel gibi şeyler batırılmamalıdır.

1.2.2. KÜTLE ÖLÇÜLMESİ Laboratuvardaki teraziler hassas ve pahalı aletlerdir. Bu nedenle çok iyi korunmaları ve temiz tutulmaları zorunludur. Kullanılan terazi hangi türden olursa olsun ( çift kefeli, üstten kefeli elektronik, analitik terazi) ilk yapılacak iş terazinin sıfır ayarının yapılmasıdır. Tartılacak maddeler uygun bir kaba ya da kağıt parçasına konulmalıdır. Bir madde asla doğrudan terazi kefesine konulamaz. Bunlar terazide hasar yapabileceği gibi kefe etrafında oluşan hava akımı nedeniyle sağlıklı tartım yapılmasını engeller. Korozif ve nem yapıcı maddeler terazi civarında bulundurulmamalıdır. 1.3. NEM ÇEKİCİ MADDELER o Madde 25 C’de kurutulan havanın 1 litresinde kalan su mg miktarı CuSO (susuz) 1.4-2.8 4 ZnBr 1.16 2 ZnCl (eriyik) 0.85 2 Ba(ClO ) 0.82 4 2 o NaOH (çubuk) 0.80 (30 C’de) CaCl2 (erimiş) 0.34 CaCl2 (granül) 0.14-0.25 o o CaO 0.003 (30 C’de)-0.2 (25 C’de) CaBr 0.18 2 NaOH (erimiş) 0.16 KOH (çubuk) 0.014 MgO 0.008 o CaSO (susuz) 0.005 (30 C’de) 4 H SO 0.003-0.3 2 4 Al O 0.003-0.005 2 3 KOH (erimiş) 0.002 Silikajel (SiO ) ~ 0.001 2 o BaO 0.00065(30 C’de) Mg (ClO ) (susuz) 0.0005 4 2 P O < 0.000025 2 5

1.4. LABORATUVARDA KULLANILAN MALZEMELER 1,2. Büret 3.Geniş ağızlı şişe 4. Reaktif şişesi 5. Portüp 6. Kıskaç 7. Kıskaç Tutucu 8. Saat camı 9. Analitik tartı 10. Mantar delici 11. Mezür 12. Kurşun kap 13. Erlen 14. Nuçe erleni 15. Balon 16. Pens 17. Porselen havan 18. Spor 19. Huni 20. Tüp 21. Buchner hunisi 22. Kapsül 23. Kısa huni 24.Deney tüpü tutucu 25. Yakma kayığı 26. Kil üçgen

27. Amyant tel 28. Huni tipi tüp 29. Ayırma hunisi 30. Çiftli kıskaç 31. Bunsen beki 32. Damlalık 33. Kıskaç 34. Banyo 35. Kurutma tüpü 36. U tüp 37. Porselen spatül 38. Çelik spatül 39. Kıskaç 40. Tek kefeli terazi 41. Kroze 42. Beher 43. Kapsül 44. Yakma kaşığı 45. Volumetrik pipet 46. Saç ayağı 47. Dereceli pipet 48.Termometre 49. Metal maşa 50. Düz soğutucu 51. Fırça

2. DENEYSEL BÖLÜM DENEY 1. KİMYASAL REAKSİYONLARIN HIZLARININ İNCELENMESİ Amaç: Reaksiyona giren maddelerin (reaktanlar) konsantrasyonlarındaki değişikliğin reaksiyon hızına etkisinin gözlenmesi. Genel Bilgi: Bir reaksiyon hızı; birim zamanda reaktan konsantrasyonunda azalma veya birim zamanda ürün konsantrasyonunda artma olarak tanımlanır. A (g)+B (g)→2AB (g) 2 2 Reaksiyonunda A ve B ’nin konsantrasyonu zamanla azalırken reaksiyon ile oluşan 2 2 AB’nin konsantrasyonu ise artar. Reaksiyon hızı,bu değişmelerin ne derece hızlı olduğunun bir ölçüsüdür. AB’nin oluşum hızı = ∆[AB] / ∆t olur. A ’nin tüketilme hızı = – ∆[A ] / ∆ t olur. 2 2 – işareti reaktan konsantrasyonundaki azalmayı ifade eder. Birimleri cinsinden yazarsak mol/l . s-1 = mol/ l.s olur. Bir reaksiyonda tüketilen veya oluşan maddeye göre hız o maddenin stokiyometrik katsayısı ile orantılı olduğundan, yukarıdaki reaksiyona ilişkin hız aşağıdaki gibi yazılabilir. Hız = -∆[A ] / ∆ t = – ∆[B ] / ∆t = ½ ∆[AB ] /∆t 2 2 Sabit sıcaklıkta bir reaksiyonun hızı, reaktanların konsantrasyonlarına bağlıdır. mA+nB+………→ C+D+…….şeklinde bir reaksiyonda Hız = k [A]m x [B]n ……..şeklinde ifade edilir. Burada; k hız sabiti,m ve n ise reaksiyonun derecesini gösteren katsayılardır. Kimyasal reaksiyonlar reaksiyona giren ve çıkan maddelerin hangi fazda olduklarına bakılarak ikiye ayrılırlar. I.Homojen reaksiyonlar: Reaksiyona giren ve çıkan maddeler aynı fazdadır. H (g) + I (g) ↔2HI(g) 2 2

II.Heterojen reaksiyonlar: Birden fazla faz sözkonusu ise reaksiyon heterojen reaksiyon olarak adlandırılır. C(k)+CO (g)→CO (g) 2 2 Homojen bir kimyasal reaksiyonun hızına etki eden faktörler şunlardır. 1-Reaksiyona giren maddelerin özellikleri 2-Reaksiyona giren maddelerin konsantrasyonları 3-Sıcaklık 4-Katalizör Bir reaksiyonun hızını reaksiyonlarda harcamaksızın arttıran maddelere katalizör denir. Katalizörler reaksiyon sonunda herhangi bir değişmeye uğramadan geri kazanılabilir. 2KClO (k) MnO2 2KCl (s) + 3O (g) 3 2 Katalizör net reaksiyonun stokiyometrisine etki etmediği için kimyasal eşitliklerde okun üzerine yazılır. Heterojen reaksiyonlarda yukarıdaki faktörlere ek olarak iki etken daha sayılabilir:İki faz arasındaki temas yüzeyinin büyüklüğü ve karıştırma. Madde ve Malzemeler 0.02M Potasyum iyodat (KIO ) çözeltisi 3 Sodyum bisülfit (NaHSO ) 3 Sodyum sülfit Nişasta Der.Sülfirik asit Distile su Kronometre Cam kalemi veya etiket Pipet(10 ml) Tüp (25ml) Milimetrik kağıt Beher(400 ml) Deneyin Yapılışı Konsantrasyonun reaksiyon hızına olan etkisi, reaktanlardan birinin konsantrasyonu sabit tutularak,diğerinin konsantrasyonu değiştirilerek gözlenebilir. Deney oda sıcaklığında gerçekleştirilir ve aşağıdaki çözeltiler kullanılır. A Çözeltisi: Bir litrede 4g KIO3 içerir. B Çözeltisi: Bir litrede 1g Na SO 5 g nişasta ve 4 ml der.H SO içerir. 2 3, 2 4 *B Çözeltisi: 0.02 M KIO3 çözeltisi Reaksiyonun ilk kademesi aşağıdaki şekilde gerçekleşir. – – – 2- + IO3 + 3 HSO3 → I + 3 SO4 + 3 H

Oluşan I- iyonları ile reaksiyona girmemiş IO – iyonları, aşağıdaki şekilde I oluşturmak üzere 3 2 reaksiyon verir. – + – -→ 5 I + 6H + IO 3 I + 3 H O 3 2 2 Nişasta çözeltisi kullanılmış ise oluşan iyot nişasta ile mavi renk oluşturur. Oluşan bu renk ile reaksiyonun kademesi belirlenir. – Nişasta çözeltisi kullanılmamış ise moleküler I2, I iyonları ile aşağıdaki denkleme göre sarı- kahverengi I3- kompleksini oluşturur. I – – 2 + I ↔ I3 1-) İki deney tüpünü A ve B olmak üzere cam kalemi veya etiketle işaretleyiniz. A işaretli tüpe 10 ml KIO ve B işaretli tüpe 10 ml NaHSO çözeltisi koyunuz. 3 3 A tüpündeki çözeltiyi hızla ve dikkatli olarak B tüpüne boşaltınız.KIO çözeltisinin NaHSO 3 3 çözeltisine değdiği anda zamanı(t ilk) saptayın. Sonra hemen iyi karışmayı sağlamak için hızlı olarak karışımı B tüpünden A tüpüne, A tüpünden B tüpüne boşaltın. Bu sırada çözeltiyi gözleyin. Çözelti renginin mavi olduğu anı saptayın (t son). Karışma anından mavi rengin görünmesi anına kadar geçen zamanı saptayınız(∆t). 2-) Deneyi yukarıdaki şekilde fakat başka KIO3 konsantrasyonları ile tekrarlayınız. Verilen KIO3 çözeltisinden(0.02 M) su ile seyrelterek 10 ayrı deney tüpüne, 10 ml KIO (A çözeltisi) + 0.0 ml H O 3 2 9 ml “ “ + 1.0 ml “ 8 ml “ “ + 2.0 ml “ 7 ml “ “ + 3.0 ml “ Vb 1 ml “ “ + 9.0 ml “ şeklinde toplam hacim 10 ml olma koşulu ile bir seri çözelti hazırlanır. Diğer on tüpe ise 10’ar ml NaHSO3 (B çözeltisi) çözeltisinden konur ve 1.basamakta anlatıldığı gibi karıştırılmaya başlanır. Her bir seri çözelti için tilk , tson ve ∆t değerlerini saptayınız. Sonuçları verilen tabloya yazınız. 3-) Aynı deney B çözeltisi yerine *B çözeltisi kullanılarak tekrarlanır ve I3- kompleksinin oluşum süreleri saptanır. 4-) Ek bilgiyi okuyarak KIO konsantrasyonunu hesaplayınız ve Tablo 1’e kaydediniz. 3 Ek Bilgi: A çözeltisi 4 g KIO ’ın 1 lt suda çözülmesi ile hazırlanmıştı. Bu çözeltinin molar 3 konsantrasyonu: 4 g KIO x 1 mol KIO / 214 g 3 3 —————————————– = 0.02 mol / lt 1 lt = 0.02 milimol /ml olur. Bu bölümde kullanılan her bir KIO çözeltisinin konsantrasyonu aşağıdaki eşitlik kullanılarak da 3 hesaplanabilir.

Çözünenin milimol sayısı Molar konsantrasyon = Çözeltinin hacmi (ml) Çözünenin milimol sayısı, Milimol= M V (ml) olur. Herbir durumda M 0.02 ye eşittir. Sonuçlar ve Tartışma: 1-Apsise reaksiyon süresi,ordinata da konsantrasyon (KIO3 çözeltisinin) değerleri konularak her iki deneme için, grafik çiziniz. 2-Grafiklerin yorumunu yapınız. Reaktanların konsantrasyonunun artması ile reaksiyon süresi ve reaksiyon hızında nasıl bir değişim olduğunu söyleyiniz. Tablo 1. Reaksiyon hızına konsantrasyonun etkisi Deney No KIO3 Su Hacmi Toplam A çözeltisinde Süre Çözeltisi (ml) Hacim IO3 – (t) Hacmi (ml) (ml) Konsantrasyon Sn. * ** 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 *mavi rengin görüldüğü ana kadar geçen süre **kahverengi rengin görüldüğü ana kadar geçen süre

DENEY 2. REAKSİYON HIZINA SICAKLIĞIN ETKİSİ Amaç: Sıcaklığın Reaksiyon Hızına Etkisinin İncelenmesi Genel Bilgi: Bir reaksiyonun hızı sıcaklığa bağlıdır. Bu denemede incelenecek olan reaksiyon aşağıda verilmektedir. 2KMnO +3H SO +5H C O →K SO +2MnSO +8H 0+10CO veya 4 2 4 2 2 4 2 4 4 2 2 – + 2- 2+ 2MnO +16H +5C 0 →2Mn +8H O+10CO 4 2 4 2 2 Madde ve Malzemeler Deney tüpleri Büret Beher (250 ml) Isıtıcı Termometre (100°C) Pipetler (10 ml, 2ml, 5 ml, 1ml’lik) KMnO4 çöz.(0.0005 M) H SO çöz.(0.25 M) 2 4 H C O çöz(0.0025 M) 2 2 4 MnSO4 çöz.(4.5 M) Deneyin Yapılışı Altı adet test tüpünün her birine pipet kullanarak 5 ml KMnO ve 1 ml H SO ilave edilir. 4 2 4 Diğer altı test tüpüne ise bir büretten 9 ml okzalik asit ilavesi yapılır. Permanganat içeren bir tüp ve okzalik asit içeren bir tüp 25C° ‘ de 250 ml’lik beherdeki su içine yerleştirilir.Bu su banyosunun sıcaklığı 25°C ‘de korunur.5 dak. sonra reaktiflerin sıcaklığınında banyo sıcaklığı ile aynı olduğu farz edilir. Okzalik asit permanganat çözeltisi içeren tübe boşaltılır. Okzalik asidin permanganat ile verdiği reaksiyonun tamamlanma süresi ölçülür. Bu süre zarfında tüp 25°C ‘da korunmalıdır. Aynı deneme 35,45,55,65°C ‘larda tekrarlanır. 25°C ‘de okzalik asit içeren tüpe karıştırılmadan önce 1 damla 4.5 M MnSO4 ilave edilerek deney tekrarlanır.Elde ettiğiniz sonuçları Tablo 2’ye yazınız.

Sonuçlar ve Tartışma: Tablo 2 . Sıcaklığın reaksiyon hızına etkisinin incelenmesi Deney No: Temperatür °C Zaman Süre Oranı Başlangıç Bitiş Süre 1 2 3 4 5 6(MnSO ilaveli) 4 Sorular 1- Bu deneyde sıcaklığı 10°C yükseltmek, hızın ortalama olarak hangi faktörle çarpılmasına neden olmaktadır? 2- Zamana(y-ekseni)karşı sıcaklık eğrisini çiziniz. 3- Reaksiyon süresine sıcaklığın etkisi üzerine fikirlerinizi yazınız. 4- Reaksiyon hızı üzerine sıcaklığın etkisi nasıldır? Yazınız. 5- Okzalik asidin permanganat ile verdiği reaksiyonun tamamlanma süresini 10°C ve 40°C için grafiği kullanarak tahmin etmeye çalışınız. 6- Test tüplerinin birisinde ilave suyun mevcudiyeti okzalik asit çözeltisine katılmada sonuçlarınızı nasıl etkileyecektir? 7- Çözeltiler karıştırıldıktan sonra oda sıcaklığına kadar soğutulduğunda sonuçlarınız nasıl etkilenecektir? 8- Mangan sülfat ilavesinin rolü nedir? 9- Bu etkiyi oluşturan madde ne olarak adlandırılır?

DENEY 3. GAZLAR Amaç: Uçucu bir sıvının molekül ağırlığının belirlenmesi. Genel Bilgi: Maddenin doğada bulunabildiği üç halden birisi olan gaz şekli genel olarak molekül ve atomların birbirinden oldukça uzak olduğu, rastgele ve çok hızlı hareket ettiği bir haldir. Aynı koşullarda yani aynı sıcaklık ve basınçta bütün gazların hacimlerinde eşit sayıda molekül bulunur. 0°C ve 1 Atm. basınçta (N.Ş.A.) ideal bir gazın bir molünün hacmi 22.4 lt olup bütün gazların 1 molü Avogadro sayısı kadar (6.02.1023) molekül içerir.Bir kap içerisindeki gazın ağırlığı ve hacmi bulunabilirse normal şartlarda 22.4 litresinin ağırlığı ve molekül tartısı hesaplanabilir. Kap boş iken ve gaz dolu iken tartılır,fark gazın ağırlığını verir.Kabın 4°C de aldığı saf su ağırlığı da hacmi verir(Denemede oda sıcaklığında musluk suyu kullanılacaktır.).Sonra bu hacim odanın atmosfer basıncı kullanılarak normal şartlarda gazın hacmi PoVo P.V = formülü ile bulunur. To T Madde ve Malzemeler: Erlen (250 ml) Lastik tıpa Cam boru Ölçü kabı (10 ml’lik) Spor Kıskaç Beher(500ml) Hidroklorik asit (derişik) Deneyin Yapılışı 1-Temiz, kuru 250 ml’lik erlene delikli yumuşak bir tıpa, tıpaya da bir cam boru takınız.Hepsini birlikte tartınız(dara). 2-Buharı elde edilecek sıvıdan 5 ml erlene koyunuz,tıpayı takınız. Erleni spora tutturunuz ve 500 ml.lik bir behere mümkün olduğu kadar daldırınız. 3-Beheri su ile doldurunuz. Suya 2-3 damla HCl ilave ediniz. Erlen yüzeyinde çökelti oluşumunu önler. 4-Cam boru dışarıda kalacak şekilde kartonla örtünüz. Beki yakınız ve su kaynamaya başlayınca alevi kısarak yavaş kaynama sağlayınız. 5-Kaynar suyun sıcaklığını, atmosfer basıncını okuyunuz.

6-Erlendeki sıvı tamamen buharlaşınca beki kapatınız, erleni çıkararak hemen kurulayınız ve soğumaya bırakınız. 7-Cam borudan kaçmayan ve erlende kalan sıvı buharı tekrar yoğunlaşacaktır. 8-Tıpayı açmadan erleni yeniden tartınız. Aradaki farktan yoğunlaşan buharın ağırlığını bulunuz. 9-Tekrar erlene ve cam boru içine soğuk su doldurunuz,dışını iyice kurulayarak tartınız ve darayı çıkarınız.Fark buharın hacmini verir. POVO PV ‘den 0ºC=273 K (To) 760 mm Hg(Po)’daki hacmi = TO T hesaplayınız. 11-Buharın ağırlığı ve Vo hacmi bilindiğine göre, 22.4 litrenin ağırlığını (mol/g)hesaplayınız. 12-Bulduğunuz sonucu gösteriniz.Doğru değeri bulup hata yüzdesini hesaplayınız. Sonuçlar ve Tartışma Tablo 3. 1 Erlenin tıpa ve cam boru ile g birlikte ağırlığı 2 Erlenin gaz ile dolu iken ağırlığı g 3 Kaynar suyun sıcaklığı °C 4 Kaynar suyun sıcaklığı K 5 Atmosfer basıncı (odanın) mm Hg 6 Su ile dolu erlen+tıpa+cam boru’nun ağırlığı g 7 Buharın hacmi l 8 Gazın deneysel molekül ağırlığı 9 Gazın gerçek molekül ağırlığı 10 Hata Yüzdesi Sorular 1-Bu deneydeki hata kaynaklarınızı kısaca yazınız.Hatalarınızın deney sonucunu nasıl etkileyebileceğini yazınız. 2-Sonucunuzu sınıfta bulunan diğer sonuçlarla kıyaslayınız. Ortalama değeri bulunuz.Bulduğunuz sonuç ile ortalama değer arasındaki hata yüzdesini hesaplayınız. 3-Bu deney ile 100°C nin üstünde kaynayan sıvıların molekül tartısı tayin edilebilir mi? 4-Mutlak sıfır noktası nedir? Nasıl bulunmuştur?

DENEY 4. BİR GAZIN MOLAR HACMİ Amaç: Aynı temperatür ve basınçta ideal gazların molar hacimlerinin saptanması. Genel Bilgi: İdeal Gaz: Birçok doğa olayı incelenirken,aslında tam olarak bulunmayan,ideal sistemlerden hareket edilir.Tıpkı ideal gaz modeli gibi. İdeal gazların başlıca özellikleri şunlardır: 1-Gaz taneciklerinin öz hacimleri taneciklerarası boşluğa kıyasla ihmal edilebilir. 2-Gaz tanecikleri arasında hiçbir etkileşme yoktur. 3-Gaz taneciklerinin kendi aralarındaki ve kabın çeperi ile olan çarpışmalarda kinetik enerji kaybı yoktur. 4-Taneciklerin hareketleri doğrusal ve gelişigüzeldir. Yukarıda sayılan özelliklerden anlaşılacağı gibi gerçek gazlar yüksek sıcaklık ve düşük baskılarda ideal gaza yaklaşırlar. İdeal Gaz Yasası: Sabit sıcaklık ve basınçta bir gazın hacmi,o gazın mol sayısı ile orantılı olarak değişir. Vα n Bu bağıntı Boyle ve Charles yasalarının ifadeleri ile birleştirilirse,hacim basınçla ters ,mutlak sıcaklık ve mol sayısı ile doğru orantılı olduğundan Vα 1/P ; Vα T ; Vα n V α ( 1/ P) α (T) α (n) ve R orantı sabiti olursa PV = nRT olur. Bu eşitliğe tam olarak uyan gazlara ideal gaz denir. Bu eşitlikte n yerine (g/M) alınırsa PV=( g/M)RT olur. Bir mol gazın hacmi onun molar hacmidir. Bir mol gaz 6.02.10 23 molekül içerir. Aynı temperatür ve basınç şartlarında ideal gazların eşit hacimlerinde eşit sayıda molekül vardır. Aynı temperatür ve basınçta ideal gazların molar hacimleri sabittir ve 0°C (273 K) ve 760 mm Hg standart şartlarında bu hacim 22.4 lt’dir. Bu deneyde; Zn + 2HCl → ZnCl + H reaksiyonundan faydalanarak bu sabit değeri bulmaya 2 2 çalışacaksınız.

Madde ve Malzemeler Zn taneciği Ayırma hunisi (Damlatma hunisi) Lastik mantar Cam boru Balon (250 mL) Ölçü kabı (250 mL) Termometre (100 °C) Hidroklorik asit Deneyin Yapılışı 1-Şekil 1’deki düzeneği kurunuz. Şekil 1. 2-Bir Zn taneciğini tartınız. 3-Gaz çıkış borusunun ucunu su dolu beherde veya kapta ters çevrilmiş vaziyetteki içi su dolu ölçü kabının içine sokunuz. 4-Hidroklorik asit,damlatma hunisi ve gaz çıkış borusu bulunan cam balona tartığınız çinko taneciğini atınız. Damlatma hunisi bulunan lastik tıpayı yerleştiriniz ve yarıya kadar asit koyunuz. 5-Daha sonra asit damlatma hunisinden balona damla damla HCl damlatınız. Reaksiyon sonucu çıkan hidrojen gazı hacmi kadar suyu dereceli ölçü kabından iter. Hidrojen gazı çıkışı duruncaya ve bütün çinko bitinceye kadar deneye devam ediniz. 6-Çıkan hidrojen gazının hacmini okuyunuz. 7-Ölçü kabında kalan suyun hidrostatik basıncı (PH2O) ve az da olsa çalışılan şartlardaki sıcaklıkta buharlaşan suyun da bir buhar basıncı (PH2O) buhar vardır. 8-Suyun hidrostatik basıncını ölçü kabında kalan suyun yüksekliğini ölçerek saptayınız.Bu değeri civanın yoğunluğu olan 13.6 g/cm3 ‘e bölerek mm Hg basınca dönüştürünüz. 9-Deneyin yapıldığı şartlardaki sıcaklık ve atmosfer basıncını okuyunuz. 10-Gaz basıncı,suyun buhar ve hidrostatik basınçlarının toplamı atmosfer basıncına eşit olur. P atm =PH2 + PH2O + PH2O (buhar) bağıntısından hidrojenin basıncını bulunuz. 11-Hidrojenin basıncını bulduktan sonra aşağıdaki formüller yardımıyla normal şartlardaki (°C ve 760 mm Hg) hacmini hesaplayıp hidrojenin mol sayısını ve molar hacmini hesaplayınız.

Po Vo P V = To T VH2 nH2 = 22.4 mH2 = 2 nH2 = …….. A g. Sonuçlar ve Tartışma Tablo 4. 1 Zn taneciğinin ağırlığı g 2 Zn taneciğinin mol sayısı mol 3 Çıkan hidrojen gazının hacmi l 4 Suyun sıcaklığı °C 5 Oda sıcaklığı °C 6 Oda sıcaklığında suyun buhar basıncı (cetvelden bulunur) mm Hg 7 Hidrojen gazının basıncı mm Hg 8 Su seviyesi farkı cm 9 Suyun hidrostatik basıncı mm Hg 10 Açığa çıkan hidrojen gazının standart şartlardaki hacmi l 11 Oda sıcaklığında barometrik basınç mm Hg 12 Açığa çıkan hidrojen gazının mol sayısı(Zn’nun mol sayısına mol eşittir.) 13 Deneysel olarak bulunan molar hacim l 14 İdeal gazın teorik molar hacmi l 15 %Hata Sorular 1-Deney sonunda bulduğunuz değer ile gerçek değer aynı mıdır? Değilse sebepleri neler olabilir,açıklayınız. 2-Zn + 2HCl→ ZnCl2 + H2 eşitliğinden ve deneysel verilerden faydalanarak genel gaz sabitini hesaplayınız. 3-Metaller iyi birer indirgen olup HCl ile H2 çıkışı ve tuz teşkili ile reaksiyona girerler (2.sorudaki reaksiyona bakınız.).Belirli tartımdaki metalin açığa çıkardığı H2 gazının hacmi,gazın yer değiştirdiği suyun hacmi ölçülerek bulunabilir. Buradan da metalin eşdeğer ağırlığı ( 1 mol H atomu açığa çıkartmak için gerekli metal ağırlığı) hesaplanabilir. Yaptığınız

deneyde elde ettiğiniz verilerden faydalanarak Zn metalinin eşdeğer ağırlığını hesaplayınız. Metalin atom ağırlığından faydalanarak gerçek eşdeğer ağırlığı ve hata yüzdesini hesaplayınız. Tablo 5. Suyun Buhar Basıncının Sıcaklıkla Değişimi Temperatür Basınç Temperatür Basınç (°C ) (Atm) (mmHg) (°C ) (Atm) (mmHg) 0 0,0060 4,6 25 0,0313 23,8 1 0,0065 4,9 26 0,00332 25,2 2 0,0070 5,3 27 0,0352 26,7 3 0,0075 5,7 28 0,0373 28,3 4 0,0080 6,1 29 0,0395 30,0 5 0,0086 6,5 30 0,0419 31,8 6 0,0092 7,0 31 0,0443 33,7 7 0,0099 7,5 32 0,0470 35,7 8 0,106 8,0 33 0,0496 37,7 9 0,0113 8,6 34 0,0525 39,9 10 0,0121 9,2 35 0,0555 42,2 11 0,0130 9,8 40 0,0728 55,3 12 0,0138 10,5 45 0,0946 71,9 13 0,0148 11,2 50 0,122 92,9 14 0,0158 12,0 55 0,155 118,0 15 0,0168 12,8 60 0,197 149,4 16 0,0179 13,6 65 0,247 187,5 17 0,0191 14,5 70 0,308 233,7 18 0,0204 15,5 75 0,380 289,1 19 0,0217 16,5 80 0,467 355,1 20 0,0231 17,5 85 0,571 433,6 21 0,0245 18,7 90 0,692 525,8 22 0,0261 19,8 95 0,834 633,9 23 0,0277 21,1 100 1,000 760,0 24 0,0294 22,4 105 1,192 706,1

Laboratory‎ > ‎Genel Kimya Laboratuvarı I ( Prof. Dr. Baki HAZER )

Prof. Dr. Baki Hazer
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
Fen Edebiyat Fakültesi
Kimya Bölümü

Deney No: 1
Maddenin Fiziksel ve Kimyasal Özelliklerinin İncelenmesi

Deney No: 2
Naftalinin Erime Eğrisinin Çizilmesi

Deney No: 3
Çöktürme ve Süzme

Deney No: 4
Difüzyon

Deney No: 5
Magnezyumun Eşdeğer Gram Kütlesinin Tayini

Deney No: 6
Donma Noktası Alçalması İle Molekül Ağırlığı Tayini, (Kriyoskopi)

Deney No: 7
Kristallendirme

Deney No: 8
Basit Destilasyon

Deney No: 9
Uçucu Bir Sıvının Mol Kütlesinin Belirlenmesi

Deney No: 10
Hidratlaşmış Bir Tuzun Formülü

Deney No: 11
Kütlenin Korunumu

Deney No: 12
Bir Tepkimede Çıkan Gaz Kütlesinin Belirlenmesi

Deney No: 12
Bakırın Bazı Kimyasal Tepkimeleri

Laboratory‎ > Genel Kimya Laboratuvarı II ( Prof. Dr. Baki HAZER )

Prof. Dr. Baki Hazer
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
Fen Edebiyat Fakültesi
Kimya Bölümü

Deney No: 1
Gravimetrik Miktar Analizi

Deney No: 2
Yer Değiştirme Reaksiyonlarının İncelenmesi

Deney No: 3
Sıcaklığın Tepkime Hızına Etkisi

Deney No: 4
Derişimin Tepkime Hızına Etkisi

Deney No: 5
Tuz Çözeltilerinde Kimyasal Dengenin İncelenmesi

Deney No: 6
Reaksiyon Isısının Hesaplanması

Deney No: 7
İndirgenme-Yükseltgenme Reaksiyonları

Deney No: 8
Bazı Tuzların Asitlerle Reaksiyonu

Deney No: 9
Asit Baz Titrasyonu

Deney No: 10
Tuz Çözeltilerinde Kimyasal Denge

Deney No: 11
Bir Tuzun Çözünürlüğünün Tayini

Deney No: 12
İletkenlik Tayini

Deney No: 13
Elektrolitik Kaplama

Deney No: 14
Elektrokimyasal Piller