Etiket Arşivleri: Fonksiyonel Gıda Nedir?

Fonksiyonel Gıda Niteliğinde Olan Yumurta Çeşitleri

YUMURTA .Protein açısında yüksek biyolojik değerlilik. .%95 yumurta (tüm), süt %85, balık eti %76, sığır eti % 75 ..Vitamin içeriVitamin içeriğği zengini zengin .A, D, E ve B grubu vitaminler .Esansiyel amino asitler .8 adet esansiyel amino asit içerir. .%10 oranında yağ içerir. . Bu yağın 1:2~ oranında doymuş:doymamış yağ olarak dağılım gösterir.

Nutritional value per 100 g (3.5 oz) Energy 647 kJ (155 kcal) Carbohydrates 1.12 g Fat 10.6 g Vitamin A equiv. 140 µg (16%) Protein 12.6 g Tryptophan 0.153 g Thiamine (Vit. B ) 0.066 mg (5%) 1 Threonine ** 0.604 g Riboflavin (Vit. B ) 0.5 mg (33%) Isoleucine ** 0.686 g 2 Leucine ** 1.075 g Pantothenic acid (B ) 1.4 mg (28%) 5 Lysine ** 0.904 g Methionine ** 0.392 g Folate (Vit. B ) 44 µg (11%) 9 Cystine 0.292 g CalciumCalcium 50 mg (5%)50 mg (5%) Phenylalanine ** 0.668 g Tyrosine 0.513 g Iron 1.2 mg (10%) Valine ** 0.767 g Arginine 0.755 g Magnesium 10 mg (3%) Histidine ** 0.298 g Phosphorus 172 mg (25%) Alanine 0.700 g Aspartic acid 1.264 g Potassium 126 mg (3%) Glutamic acid 1.644 g Zinc 1.0 mg (10%) Glycine 0.423 g Proline 0.501 g Choline 225 mg Serine 0.936 g Water 75 g Cholesterol 424 mg

Fonksiyonel gıda nedir? .İyi olma durumunu ve sağlığı etkileyen ve/veya hastalık riskini azaltan besin öğesi olan ya da olmayan bilebileşşenleri kapsar. enleri kapsar. ..Beslenme açısından yeterli olmanın yanı sıra, Beslenme açısından yeterli olmanın yanı sıra, vücutta bir veya birden fazla fonksiyon üzerine vücutta bir veya birden fazla fonksiyon üzerine iyi olma halini saiyi olma halini sağğlama ve/veya hastalık riskini lama ve/veya hastalık riskini azaltma gibi olumlu etkilere sahip gıdalar.azaltma gibi olumlu etkilere sahip gıdalar.

Fonksiyonel gıda olmanın şartları – Bireyin beslenmesine katkıda bulunmalı; sağlığının korunması ve daha iyi duruma getirilmesine yardımcı olmalı, – Besleyici ve sağlığı olumlu yönde etkileyici özelliklerinin beslenme bilimi ve tıp açısından sağlam temelleri olmalı, – Tıbbi ve beslenme bilgilerimize dayalı olarak söz konusu besin veya besin öğesi için günlük uygun alım miktarları belirlenmiş olmalı, – Söz konusu besinin tüketiminin güvenilir olduğu ortaya konulmuş olmalı,olmalı, – Söz konusu besin bileşenlerinin fızikokimyasal özellikleri, niceliksel ve niteliksel özellikleri belirlenmiş olmalı, – Söz konusu besin işlenerek fonksiyonel özellik kazanmışsa; besleyici özelliğinde kayıp olmamalı, – Söz konusu besin seyrek olarak tüketilen değil, günlük beslenmede sıkça kullanılan bir besin olmalı – Söz konusu besin doğal olarak tüketildiği şeklinde olmalı, – Söz konusu besin veya bileşeni ilaç olarak kullanılan bir madde olmamalı.

Fonsiyonel gıda gıda niteliğindeki yumurta ???

SELENYUMLU YUMURTA Pratik olarak diyette farklı seviyelerde selenyum bulunmaktadır, biz rasyona selenyum eklesekte eklemesekte. Yapılan bir çalışmada selenyum takviyesinin yumurta sarısı ve beyazına ne kadar sürede belli bir orana ulaşacağına bakılmış ve çıkan sonuçta; yumurta sarısında 7 gün içerisinde hızlı ve etkili bir şekilde artmış iken, yumurta beyazında 14 gün sonunda hala kayda değer bir değişiklik olmamış.

Selenyum’un faydaları: . Hücre yaşlanmasını yavaşlatır. . Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklarla mücadelede etkin rol oynar. . Hipertansiyonu engeller. . Üreme gücünü arttırır.(Selenyum eksikliğine bağlı olarak erkeklerde görülen kısırlık ve kadınlarda görülen düşük riskini azaltır.) .. GüneGüneşşten gelen zararlı ıten gelen zararlı ışşınlara karınlara karşşı cildi korur. ı cildi korur. . Ayrıca, selenyum’un kanser türlerinde % 37 oranında bir azalma etkisi sağladığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. . Kalp ve damar hastalıklarına karşı korumada etkilidir. . Bağışıklık sistemini güçlendirir. . Protein sentezine, büyümeye ve gelişmeye yardımcı olur. Kan hücrelerinin kromozomlarının zarar görmesini önler. Ağır metallerle diğer zararlı maddelerden vücudu korur. Pankreasın çalışması ve doku elastikiyeti için gerekli korumayı sağlar.

Ne kadar selenyum? .Önerilen günlük doz (RDA) .erkekler için 70mcg (0,07 mg) .kadınlar için 55mcg (0,06 mg) .Başlıca yararları sağlamak için 600mcg (0,6 mg) a kadar bir miktar alınabilir.

Pazardaki ürünler .Güres Yumurtanın bilgilerine göre normal yemlerle beslenen tavuklardan elde edilen L boy (63-72 gr/adet) yumurtalar için selenyum miktarı 0.013 mg iken selenyum miktarı 0.013 mg iken 0.026 mg’a kadar çıkabiliyor.

Pazardaki ürünler Keskinoğlu’na göre Selenyum’lu yumurtaları 2,5 mg Vitamin2,5 mg Vitamin–E içiriyor.E içiriyor.

OMEGA’LI YUMURTA .Omega nedir? .Omega 3-6 esansiyel yağ asitleridir. .Hücre ve beyin gelişiminde rol oynar. ..BaBağğıışşıklık sistemini güçlendirir.ıklık sistemini güçlendirir. .Yağ içeren maddelerin yapı taşına girer.(hücre zarı gibi..) .Hayvansal olarak balıklarda yüksek oranda, .Bitkisel olarak da mısır, keten tohumu, soya, ayçiçeğinde bulunur.

OMEGA’LI YUMURTA .Omega-3 esansiyel yağ asitleri: .Alfa linolenik asit (ALA) .Elcasapentonoik asit (EPA) ..Decosaheksaenoik asit (DHA)Decosaheksaenoik asit (DHA) Pazardaki omega destekli yumurtalar genelde DHA yönünden geliştirilmiş yumurtalardır.

OMEGA’LI YUMURTA .L boy yumurtalar için yumurta başına 200- 250mg Omega-3 içerdiğini ürünlerinde belirtmektedirler. ○○Normal yumurtada 18 mg OmegaNormal yumurtada 18 mg Omega–3 bulunmaktadır.3 bulunmaktadır.

LĐKOPEN .Parlak kırmızı bir karotenoid pigmenttir. .Güçlü bir antioksidandır. Faydaları; .Deri yaşlanması, ..Kalp damar hastalıKalp damar hastalığğı, ı, .Kanser (özellikle prostat kanseri), .Diyabet, .Osteoporoz ve hatta erkeklerde kısırlık riskini azalttığı yönünde bulgular vardır. .Özofagus, kolorektal ve ağız kanseri riskinde azalmayla ilgili olabilir (sigara içenler)

Likopen’li Yumurta Bıldırcın Yumurtasında .Normal rasyon – Likopen yok .100mg takviyeli rasyon – 22,47 mikrogram .200mg takviyeli rasyon – 28,50 mikrogram İİnsan kan serumundaki analizlerde: nsan kan serumundaki analizlerde: .Normal rasyonlu bıldırcından – 16,33 mikrogram .100mg takviyeli rasyondan – 27,67 mikrogram (%50) .200 mg takviyeli rasyondan – 32,25 mikrogram(%55)

Sakura Eggs .Daha az kolesterol .Büyüme hormonu ve antibiyotik kullanılmamış .Yağ yüzdesi daha az .Daha lezzetli .Tavuklar JBC Lactobacillus tarafından üretilmiş yemlerle besleniyorlar.

Sorular ?

Fonksiyonel Gıda Nedir?

Fonksiyonel Gıda Nedir
Fonksiyonel Gıdalar; vücudun temel besin öğelerine olan ihtiyacı karşılamanın ötesinde insan fizyolojisi ve metabolik fonksiyonları üzerinde ilave faydalar sağlayan, böylelikle hastalıklardan korunmada ve daha sağlıklı bir yaşama ulaşmada etkinlik gösteren gıdalar veya gıda bileşenleridir. Fonksiyonel besinler hiçbir işlem görmemiş doğal bir besin maddesi olabileceği gibi fonksiyonel bir besin öğesi ile zenginleştirilmiş veya genetik mühendislik yöntemleri ile değişikliğe uğratılmış bir besin de olabilir ve günlük diyetle tüketilebilir
Terminoloji
•Special Diatery Nutrients (Özel diyet gıdalar)
•Medical Foods (Tıbbi Gıdalar)
•Diatery Supplements (Besin destekleri)
•Nutraceuticals
•Therapeutic Foods (Takviye gıdalar)
•Phytochemicals
•Designer Foods (Tasarımcı gıdalar)
•Super Foods (Süper gıdalar)
•Foodiceuticals
•Medifoods
Fonksiyonel gıdalar, hastalıklardan korunma ve tedavi dahil tıbbi ya da sağlık açısından önem taşıyan ve bu amaçla kullanılan gıda veya gıdanın bir kısmıdır
•Özel Diyet Amaçlı Gıdalar:
• Belirli fiziksel ve fizyolojik koşullar ve/veya özel sağlık problemleri nedeniyle ortaya çıkan diyet gereksinimlerini karşılamak üzere formüle ve proses edilen gıdalardır. Bu gıda maddelerinin kompozisyonları normal gıda maddelerinkinden belirgin bir şekilde farklı olmalıdır. Bu gıda maddelerine; bebek devam mamaları, kilo kontrolü için enerjisi azaltılmış ve düşük enerjili gıdalar, özel tıbbi amaçlı gıdalar, düşük sodyumlu veya sodyum içermeyen tuzlar ve gıdalar, sporcu gıdaları, diyabetik gıdalar örnek verilebilir
Tıbbi Gıdalar:
Codex Alimentarius’a göre “Özel diyetetik amaçlı, özel olarak üretilen veya formüle edilen ve hasta beslenmesinde ve yalnızca hekim gözetiminde kullanılması gereken bir gıda kategorisi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre iki spesifik karakteristik göze çarpmaktadır .
Hastaları hedefleme
Doktor gözetiminin gerekliliği
Diyet Destekleyiciler:
Geleneksel gıda formunda olmayıp; tablet, kapsül veya enkapsüle edilmiş jel veya sıvı formlarda olabilirler. Bu nedenle günlük diyetin yerini tutamaz ve öğün içerisinde normal bir gıda maddesi olarak tüketilemezler
Zenginleştirilmiş Gıdalar:
Codex Alimentarius’a göre zenginleştirme, bir gıdaya içeriğinde doğal olarak bulunan/bulunmayan bir veya birden fazla esansiyel besin öğesinin populasyonda veya populasyonun spesifik bir grubunda kanıtlanmış bir eksikliği gidermek amacıyla ilave edilmesidir
Nutraceuticals (Nutrasetikler):
Nutrasetik gıda tanımı, genel olarak fonksiyonel gıdalar ile eş anlamlı olarak kullanılabilmekte, izole edilmiş besin öğeleri, besin destekleri, “tasarlanmış” gıdalar, fonksiyonel gıdalar, bitkisel ürünler, tahıl, çorba, içecekler gibi işlenmiş ürünleri içermektedir (6).
Genel olarak fonksiyonel gıdaların tanımında varılan nokta, Avrupa’da ILSI ve Japonya’da FOSHU benzerlik göstermektedir (6).
Fonksiyonel gıda, normal besin değerlerinin ve üstünlüklerinin ötesinde fizyolojik, psikolojik veya biyolojik aktiviteler üzerindeki spesifik olumlu etkilere sahip olmalıdır. Konveksiyonel bir gıda ile aynı özellikte olmalıdır. Etkilerini normal bir diyette tüketildikleri miktarlarda gösterebilmeli, hap veya kapsül şeklinde değil de; normal diyetin bir parçası olarak tüketilebilmelidirler (6).
•Ağustos 1995 de İngiltere Tarım Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı (MAFF) fonksiyonel gıdaları belirleyen işlevsel bir tanım geliştirmiştir. Bu; “Diğer besleyici etkileri yanında bileşiminde spesifik tıbbi veya fizyolojik faydalar sağlayan bileşenlere sahip olan gıdalar” olarak tanımlanmıştır (7).
İngiliz Beslenme Vakfı, Haziran 1994 de Fonksiyonel Gıdalar hakkında aşağıdaki açıklamaları yapmıştır (7):
Fonksiyonel gıdalar, belli başlı sağlıklı gıdalar için tüketilen gıdalardan daha fazla bir potansiyele sahiptir.
•Fonksiyonel gıdaların ortak özellikleri:
Gıda formunda ürünlerdir (kapsül veya toz halinde olmayan),
Doğal gıda bileşenleridir,
Diyetin bir parçası olarak kontrolsüz tüketimde güvenli olmalıdır,
Sağlığa olan faydaları etiket ve yapılan reklamlara uygun olmalıdır.
Fonksiyonel Gıdaların Sınıflandırılması
Fonksiyonel bileşenlerin kimyasal yapılarına göre sınıflandırılması
Isoprenoid türevleri
Fenolik maddeler
Yağ asitleri ve yapısal lipitler
Karbonhidratlar ve türevleri
Aminoasit içeren maddeler
Mikroorganizmalar (Probiyotikler)
Prebiyotikler ve Sinbiyotikler
Mineraller
soprenoidler ya da Terpenoidler
•Bitkilerdeki ikincil metabolitlerin en büyük gruplarından biridir. Bu grupta yer alan karotenoidlerin serbest radikallere karşı koruyucu etkisi olduğu, ayrıca akciğer kanserine karşı koruyucu olduğu bilinmektedir. Bu grubun önemli bir üyesi olan ve en fazla turunçgillerde bulunan limonoidlerin bazı kanser türlerinde tümör oluşumunu önlediği klinik çalışmalarla belirlenmiştir. Yine turunçgil kabuğunun esansiyal yağında bulunan limonenin, içerdiği furan halkası nedeniyle önemli antineoplastik (anormal hücre gelişimini engelleme) aktiviteye sahip olabileceği belirtilmektedir
Fenolik Maddeler
•Bitkilerde bulunan çok önemli ikincil metabolitlerdir. Bu grupta yer alan önemli bazı maddeler antosiyaninler, kumarinler, flavonoidler, tanninler ve lignindir. Bu bileşiklerin kanda kolesterol düzeyini azalttığı, osteoporotik ve antikanserojen etkili olduğu ve antioksidan aktiviteye sahip oldukları pek çok çalışmada rapor edilmektedir. Bitki flavonoidlerinin istenmeyen bakteri enfeksiyonlarını inhibe edebileceği yönünde görüşler vardır. Bu etkinin fitoaleksinlerin antibiyotik gibi davranmasıyla oluştuğu düşünülmektedir .

•Flavonoidler, bir asrı aşkın bir süredir bitkisel pigmentler olarak bilinmektedir. 1990 yılına kadar 5000 den fazla flavoid alt birimi saptanmıştır.
•Flavonidler içerdikleri C halkasındaki değişimlere göre,
flavonlar,
flavanoller,
flavanonlar,
katekinler,
antosiyanidinler
ve isoflavonlar olmak üzere altı ana gruba ayrılmaktadırlar.

•Flavonoidler serbest radikal yakalayıcısı olmaları,
• enzim aktivitelerini düzenlemeleri,
• hücre çoğalmasını inhibe etmeleri,
• antibiyotik,
• antiallerjen,
•antidiyaretik,
•antiülser ve
•antiinflamatuvar ilaç gibi hareket etmeleri nedeniyle araştırmacıların ilgisini çekmiştir .
Yağ Asitleri
•Fonksiyonel bileşen olarak en çok üzerinde durulan yağ asitleri ve türevleri; konjuge linoleik asit (CLA) ve – 3 çoklu doymamış yağ asitlerinden (- 3 PUFA) Eicosapentaenoik asit (EPA) ve dokosahexaenoik asit (DHA)’ dir. CLA en fazla sütte ve ette bulunmakta, antikanserojenik etkisinin yanı sıra atherosclerosisi yavaşlatabildiği ve bağışıklık sisteminde de etkili rol oynadığı düşünülmektedir. -3 PUFA lar bitkisel yağlarda, daha çok da balık ve deniz ürünleri yağlarında bulunmaktadır. Bu yağlarında kalp hastalıklarında risk faktörlerini pozitif yönde etkilediği bilinmektedir. EPA ve DHA biyolojik sistemlerde otooksidasyonu hızlandırmakla birlikte kalp hastalıklarını önleme etkisinin kısmen oksidasyondan kaynaklandığını ancak mekanizmanın bilinmediği rapor edilmektedir. Ayrıca anti-inflammatuar ve antikanserojen etkisi olabileceği belirtilmektedir .
Karbonhidratlar ve Türevleri
En çok bilinen fonksiyonel bileşen askorbik asittir. Nişasta, pektin, selüloz ve hemiselülozun çözünür ve çözünür olmayan besinsel lifler olarak pek çok işlevi vardır. Çözünür ve çözünmeyen liflerin kabızlığı önleyici etkilerinin yanı sıra bağırsak kanserlerini önlemedeki rolleri halen tartışılmaktadır.
Polisakkaritlerin önemli bir başka grubu glukoaminoglikanlardır. Bu grubun önemli bir üyesi chondrin sulfat, eklem yaralanmalarında ve eklemlerde görülen ateşli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Yine yulafta bulunan -glukan ın kalp hastalıkları riskini LDL kolestrolü düşürerek azalttığı bilinmektedir
Amino Asit İçeren Maddeler
•Alkoloidler, siyojenik glikozitler, proteinler, polipeptitler, aminoasitler, azotlu ve sülfürlü amino asit türevleri olarak sıralanabilirler. Biberden elde edilen kapsaisinoid alkoloidi artiritis tedavisinde kullanılmakta ve antikanserojen etkiye sahip olduğu düşünülmektedir. Crucifera familyasına ait yeşil yapraklı sebzelerde bulunan glukozilatlar ve metabolitlerinin de kalp hastalığı risklerini azaltabileceği ve bazı kanser türleri için anti-kanserojen etkiye sahip olabileceği tartışılmaktadır
Üretim ve Kullanım Amaçlarına Göre Fonksiyonel Gıdalar
•Bilimsel teknolojideki gelişmeler beslenme ve hastalıklar arasındaki ilişkiyi anlamamızı sağlamış, fonksiyonel besinlerin sağlığımızı koruması ve sağlığımızı geliştirmesindeki rolü daha çok dikkatimizi çekmiştir. Besinler artık sadece içerdikleri enerji ve birkaç besin içeriği ile değerlendirilmenin ötesinde ele alınmıştır. Bunda bilimsel teknolojinin araştırmalarının etkili olması ile birlikte tüketicilerin bilinçlenmesi, tüketici isteklerinin değişmesi etkili olmuştur.
Özellikle Japonya ve Amerika gibi gelişmiş ülke insanları günlük diyetlerindeki beklentileri değiştirmişlerdir. Sadece beslenmek ya da sadece yemiş olmaktan öteye aldıkları her besinleri özenle seçerek kendilerine, sağlıklarına getireceği yararları düşünerek günlük diyetlerini belirlemektedirler.
Tüketicilerin bilinçlenmesine, günlük diyetlerini değiştirmelerine şu nedenler yol açmıştır :
Bilim ve teknolojide meydana gelen hızlı gelişmeler
Tedavi ücretlerinin artması
Yaşlı nüfusun artması
Yaşam şeklinde meydana gelen değişiklikler
Tüketicilerin kalite ve çeşide gösterdikleri talep
Gıda ve sağlık ilişkisi hakkında toplumun bilinçlenmesi
Gıda pazarlama sistemindeki değişiklikler
Tüm bu nedenler tüketiciyi farklı beslenme arayışlarına sürüklerken gıda firmalarını ve araştırma-geliştirme bölümlerini de tüketicinin isteğine cevap aramaya itmiştir. Bunun sonucu olarak da fonksiyonel gıdalar önem kazanmıştır.
Fonksiyonel gıda ya başlı başına gıdanın kendisidir ya da fonksiyonel gıda ingredientleri kullanılarak elde edilmiş bir gıdadır. Üretim ve kullanım amaçlarına göre fonksiyonel gıdalar:
Tıbbi gıdalar
Diyet destekleyiciler (Gıda bütünleyiciler)
Özel diyet amaçlı gıdalar
Zenginleştirilmiş gıdalar
Nutrasetikler şeklinde belirlenmiştir
Fonksiyonel Ürünlerin Kategorileri

Fonksiyonel Gıdalar ( Muharrem GÖLÜKCÜ )

FONKSİYONEL GIDALAR
Muharrem GÖLÜKCÜ
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü
Giriş
Gıda (diyet) ve sağlık arasında yakın bir ilişki vardır.
Gıdalar-beslenme
Gıda-sağlık problemi (Kalp-damar hastalıkları, kalp krizi, diyabet, hipertansiyon, obezite, kanser, osteoporoz..)
Gıda-hayat kalitesi (yaşlanma)
Gıda-kilo
ABD’de kronik sağlık problemleri için 1999 yılı verilerine göre yıllık 250 milyar dolar harcandığı bildirilmektedir.
61 milyon kişi Kalp-damar hastalığı
Her iki kişiden biri KDH nedeniyle ölüyor
50 milyon kişi hipertansiyon
Ayrıca 1995 yılında sağlık harcamalarının 1 trilyon dolar, 2002 yılında 1.6 trilyon ve 2015 yılında da 2.3 trilyon dolar olacağı beklenmektedir.
Dünya’da her üç ölümden biri KDH’dan ileri gelmektedir
KDH nedenleri: dengesiz beslenme, obezite, yetersiz eksersiz, sigara)
Aşırı miktarda doymuş yağ, tuz ve rafine CHO tüketimi
Bu hastalıklar meyve, sebze, balık ve doymamış yağ alımı ile azaltılabilir.
Gıdaların sağlık amaçlı kullanımı çok eskilere dayanmaktadır.
Son yıllarda ise sağlıklı beslenme bilincinin gelişmesi ile insanlar gıdalardan beslenmenin ötesinde bazı faydalar beklemektedir.
Fonksiyonel gıdalar bu nedenle gıda sektöründe en hızlı gelişen alanlardan birisi olmuştur.
Fonksiyonel Gıda Nedir?
Vücudun temel besin öğeleri ihtiyacını karşılamanın ötesinde insan fizyolojisi ve metabolizması üzerinde faydalar sağlayan, ayrıca hastalıklardan korunmada ve daha sağlıklı bir hayat sürmede etkinlik gösteren gıdalar ve gıda bileşenleridir.
Fonksiyonel gıdalar (fizyolojik bakımdan fonksiyonel etkilere sahip)
Görünüşte geleneksel gıda ürünlerine benzeyen,
Günlük diyetin bir parçası olarak tüketilen,
Yeterli besin bileşenlerini içeren,
Bireylerin düşünsel (psikolojik) ve fiziksel sağlığı üzerine yararlı metabolik veya fizyolojik etkileri bulunan,
Gıda kaynaklı hastalıklardan korunmaya yardımcı olan, tüm gıda ürünleri şeklinde tanımlamak da mümkündür.
Special Dietary Foods
Medical Foods
Dietary Supplemaents,
Nutraceuticals
Therapeutic Foods
Phytocehemicals
Designer Foods
Super Foods
Medifoods
FOSHU (lisanslı)
a) Özel Diyet Amaçlı Tüketilen Gıdalar:
Kodekste, özel diyet amaçlı tüketilen gıdaları, bazı fizyolojik veya psikolojik hastalık ve düzensizliklerde özel diyet gereksinimlerin karşılanmasına yönelik geliştirilmiş veya zenginleştirilmiş gıdalar (örneğin özel bebek mamaları gibi) şeklinde tanımlamaktadır.

AB’de ise PARNUTS (Foods for Particular Nutritional Uses) sınıfında gruplandırılmakta ve geleneksel olarak üretilen gıdalardan daha farklı kompozisyonlarda ve farklı işleme yöntemleriyle üretilmiş olan, özel diyet gereksinimleri karşılamak amacıyla tüketilen gıdaları kapsamaktadır. Japonya’da yasal olarak tanımlanmış FOSHU grubu gıdalar özel diyet amaçlı tüketilen gıdaların bir alt grubunu oluşturmaktadır.
ABD’de ise özel diyet amaçlı tüketilen gıdalar aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:
Bazı fiziksel, psikolojik, patolojik veya diğer özel durumlarda ortaya çıkan gereksinimleri karşılamak amacıyla tüketilen gıdalar (örneğin, hamilelik, emzirme, nekahet dönemlerinde, allerjik vakalarda ve kilo problemlerinde tüketilmesi gereken gıdalar),
Yaşa bağlı olarak ortaya çıkan gereksinimleri karşılamak amacıyla tüketilen gıdalar,
Günlük diyetin desteklenmesi veya zenginleştirilmesi amacıyla, bazı özel vitaminler, mineraller ve diğer yararlı maddelerce desteklenerek üretilen gıdalar.
b) Medikal (Tıbbi) Gıdalar:
“Codex Alimentarius” medikal gıdaları, tıbbi denetim altında bulunan bazı hastaların özel gereksinimlerinin karşılanması amacıyla yetkili birimlerce özel olarak formüle edilmiş veya hazırlanmış, doktor denetiminde tüketilen gıdalar şeklinde tanımlamaktadır. Japonya’da ve AB’de ise bu tip gıdalar ayrı bir sınıf altında toplanmamış, FOSHU ve PARNUTS sınıflarının alt grubu şeklinde belirtilmiştir.
c) Zenginleştirilmiş veya Desteklenmiş Gıdalar:
Kodeks de yer alan genel ilkelere göre, herhangi bir gıdada doğal olarak bulunan veya bulunmayan, bir veya daha fazla elzem besin bileşeninin, özel beslenme gereksinimlerini karşılamak amacıyla gıdalara eklenmesi şeklinde gerçekleştirilmektedir (örneğin, bazı mikro elementlerin un, ekmek, margarin gibi ürünlere katılması).
d) Diyet Destekleyicileri:
FDA diyet destekleyicileri aşağıdaki yönergeler doğrultusunda tanımlamaktadır:
Diyet destekleyiciler; vitaminler, mineraller, şifalı otlar, bitkisel ekstraktlar ve amino asitler gibi bileşenleri veya bunların konsantrelerini ve metabolitlerini içermektedir.
Bu ürünler diyet destekleyicileri şeklinde etiketlendirilir.
Diyet destekleyicileri, tablet, kapsül, toz, jel veya sıvı formlarda tüketime sunulabilir.
Diyet destekleyiciler günlük diyetin yerine kullanılamaz ancak günlük diyetle birlikte tüketilir.
Diyet destekleyiciler ilaç olarak tüketilemez.
AB’de ise diyet destekleyicileri terimi yerine gıda destekleyicileri terimi kullanılmakta olup, bu grubun henüz yasal olarak genel bir tanımlaması yapılmamıştır. İngiltere’de diyet destekleyicileri üzerinde araştırmalar yapan bir çalışma grubu bu sınıfa giren maddeleri aşağıdaki şekilde gruplandırmıştır:
İzole edilmiş, saflaştırılmış veya konsantre edilmiş vitaminler, mineraller ve amino asitler (bunlar genellikle ilaçlar gibi tablet formunda satılmaktadır).
Sağlık üzerine yararlı etkileri bulunan yosun, balık yağı gibi doğal maddeler.
Sinseng, çay ve şifalı otlar gibi bileşimleri ve yararlı etkileri henüz tam olarak belirlenmemiş doğal maddeler.
Zenginleştirilmiş gıdalar (örneğin, tahıllar, alkolsüz içecekler, vejeteryan gıdalar ve çeşitli yoğurtlar)
Zayıflatıcı etkisi bulunan destekleyiciler (örneğin, kütle oluşturucu ajanlar gibi).
e) Sağlık Gıdaları:
ABD’ de sağlık gıdaları 4 farklı alt grupta toplanmaktadır. Bunlar:
Doğal gıdalar; yapay gıda katkıları içermeyen, düşük seviyede işleme tabi tutulmuş gıdalar (örneğin, kurutulmuş meyveler, katkısız sosisler)
Organik gıdalar; organik tarım yöntemleri uygulanarak üretilmiş gıdalar.
Diyetsel gıdalar; besin değeri modifiye edilmiş gıdalar (sporculara yönelik üretilen içecekler gibi).
Vitamin, mineral, şifalı otlar gibi diyet destekleyicileri içeren gıdalar.
Japonya’da ve Kore’de ise sağlık gıdaları 5 ayrı kategoride satışa sunulmaktadır. Bunlar:
Sağlık destekleyici gıdalar
Özel diyet amaçlı tüketilen gıdalar
Sinseng ürünleri
Çay ürünleri
Diğer ürünler (meyve ve sebze suları, bal gibi)
f) Nutrasetikler:
1996 yılında “Tıpta Yeni Eğilimler Kurumu (FIM)”, nutrasetikleri, hastalıklardan koruma veya tedaviyi etkin kılma gibi, tıbbi ve sağlık yönünden yararları bulunan gıda veya gıda bileşeni şeklinde tanımlamıştır. Bu tanıma göre, izole edilmiş besin bileşenleri, diyet destekleyicileri, GMO (Genetically modified organisims) gıdalar, şifalı bitkilerden elde edilen ürünler ve tahıllar, çorbalar, içecekler gibi pek çok ürün nutrasetikler sınıfında gruplandırılmıştır.
Fonksiyonel Gıdaların Tarihçesi
Geçmişte var olan uygarlıklar incelendiğinde, bu uygarlıklar döneminde yaşamış pek çok filozofun ve tıpla ilgilenen bilim adamının, gıda ve sağlık arasındaki ilişkiye dikkat çektikleri ve bu uygarlıkların çoğunda toplumsal sağlık konularında gıda ve ilaç terimlerinin çoğu zaman birlikte kullanıldığı görülmektedir.
Japonya-1984 başlangıç
1990-FOSHU
AB-1990 başlangıç
1996- “ILSI”
ABD-1990 başlangıç
1993-Besin öğeleri-sağlık
1998-FDA tarafından kabulü
Fonksiyonel Gıda Üretim Yöntemleri
1.Belirleme ve Eliminasyon (allerjik)
2.Yararlı gıda bileşenin konsantrasyonunun artırılması (mineral, vitamin)
3.Yararlı gıda bileşenlerinin eklenmesi (prebiyotik, antioksidant)
4.İstenmeyen bileşen yerine yenisinin eklenmesi (yağ, şeker)
5.Yararlı bileşenin dayanıklılığını arttırma
Geleneksel Yöntemlerle
Üretilen Fonksiyonel Gıdalar
Çözünür lifler
Yağ asitleri
Bakteriler
Vitaminler
Antioksidantlar
Flavonoidler
Diğer bileşenler
Transgenik Yöntemlerle Üretilen Fonksiyonel Gıdalar
Likopen içeriği arttırılmış domates
ß-karoten içeriği arttırılmış pirinç
Diyet lif içeriği arttırılmış buğday
Esansiyel amino asit içeriği arttırılmış ürün
Esansiyel yağ içeriği arttırılmış ürün
Fenilalanin ve gliadin içeriği azaltılmış ürün
Antioxidant
Broccoli
Brussels Sprouts
Cabbage
Carrots
Cauliflower
Cocoa / Chocolate
Flaxseed
Grapefruit
Grapes/Juice
Honey
Horseradish
Oranges
Raspberries
Tomatoes
Lemons
Limes
May Decrease Menopause Symptoms
Milk Products
Soybeans
Soy Milk Products
Soy Nuts
Japonya’da FOSHU Lisanslı Ürün Oranları
ABD’de Fonksiyonel Gıda Oranları
Bilim ve teknolojideki gelişmeler
Toplumsal bilinçlenme
Ekonomik nedenler
Yaşlı nüfus
Tüketici talebi
Kilo kaybını hedefleyenler
Diyabetliler için olanlar
Besin öğelerince zenginleştirilenler
Besin destekleri
Mental performansı artıranlar
Bağışıklık
Yaşlanmayı geciktirenler
Fiziksel performansı artıranlar
Sodyum ve hipertansiyon
Şeker alkoller ve diş çürümeleri
Lifli gıdalar ve kanser riski
Meyve sebzeler ve kanser riski
Kalsiyum ve kemik erimesi
Folat ve doğum kusurları
Sonuç
Fonksiyonel gıdaların pazar payının sürekli artmakta olduğu ve tüketicinin her geçen daha bilinçlendiği ve yeni fonksiyonel ürünlere olan ilgisinin arttığı kaçınılmaz bir gerçektir.
Fonksiyonel gıdaların sağlık üzerindeki olumlu etkileri gerçektir.
Fonksiyonel gıdaların her derde deva olabilecek sihirli gıdalar olmadığı da bir gerçektir.
Yeni fonksiyonel ürünler geliştirilirken ürünün sağlık açısından güvenilirliğine gerekli özen gösterilmelidir.
TEŞEKKÜRLER

Fonksiyonel Gıdaların Yaşamımızdaki Yeri ( Prof.Dr. Semih ÖTLEŞ )

FONKSİYONEL GIDALARIN YAŞAMIMIZDAKİ YERİ BİTKİSEL DESTEKLERİN DOĞRU KULLANILMASI

FONKSİYONEL GIDA NEDİR?
Uluslararası Gıda Enformasyon Konseyi (IFIC- The International Food Information Council) fonksiyonel gıdaları, temel beslenmenin ötesinde sağlığa ilişkin yararlar sağlayabilen gıdalar olarak ifade etmektedir.
Fonksiyon gıda teriminin doğum yeri Japonya’dır.. Dünyada bu tip gıdaları tanımlamak için birçok terim kullanılmaktadır. Bunlar arasında; nutrasötikler (nutraceuticals), düzenleyici gıdalar (designer foods), farmagıdalar (pharmafoods), tıbbi gıdalar (medifoods) ve vitafoods sayılabilir.
Farklı fonksiyonel gıdaların işlevleri:
▪Gelişme ve büyüme
▪ Temel metabolik proseslerin düzenlenmesi
▪ Oksidatif strese karşı savunma
▪ Kardiyovasküler fizyoloji
▪ Gastrointestinal fizyoloji
▪ Algılama, hatırlama ve mental performans
▪ Fiziksel performans ve egzersiz
Fonksiyonel gıdaların özellikleri
✓ İlaç, kapsül veya herhangi bir diyet desteği formuna olmamalı
✓ Bilim dünyası tarafından etkileri onaylanmış olmalı
✓ Beslenme bakımından yeterli olmanın yanısıra, vücutta bir veya birden fazla fonksiyon üzerine iyi olma halini sağlama ve/veya hastalık riskini azaltma gibi olumlu etkilere sahip olmalı
✓ Normal gıda tüketim modelinin bir parçası olmalı

YAŞLILIKTA FONKSİYONEL GIDA KULLANIMI
●Yaşlılıkta özellikle ; kalp-damar sağlığı,kandaki lipit ve kolesterol düzeyi,diyabet hastalığı, kolon sağlığına katkıda bulunabilecek fonksiyonel gıdalar oksidatif strese karşı antioksidant kullanımı,algılama,hatırlama gibi beyin fonksiyonlarını geliştirmeye ,fiziksel aktiviteye yardımcı olabilecek fonksiyonel gıdalar tercih edilmektedir.

FDA TARAFINDAN İZİN VERİLEN SAĞLIK İDDİALARI BAZI FONKSİYONEL GIDALARA VE NÜTRASÖTİKLERE ÖRNEKLER :
Echinacea (Ekinasya) : Soğuk algınlığı, nezle, grip ve üst solunum yolları rahatsızlıklarını önleyici,bağışıklık sistemini güçlendirici olarak kullanılmaktadır. Sistematik olarak bu rahatsızlıkları önlediği kanıtlanmıştır ; ancak tedavi edici özelliği konusunda çalışmalar yetersizdir.
Ginseng : Çin tıbbında, enerji sağlayıcı genel bir tonik olarak kullanılır. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalarda fiziksel performansı etkileyecek bulgulara pek rastlanmamıştır.

BAZI FONKSİYONEL GIDALARA VE NÜTRASÖTİKLERE ÖRNEKLER :
⦿Ginkgo :Bunama,hafıza bozukluğu gibi rahatsızlıklarda kullanılmaktadır. Yapılan bazı çalışmalarda Alzheimer hastalığında % 3 oranında etkili olduğu saptanmıştır ; ancak daha fazla çalışmaya gereksinim vardır.
⦿St. John’s wort(Sarı Kantaron) :Depresyona olan etkilerinden dolayı kullanılmaktadır. Bu etkisi sistematik olarak kanıtlanmıştır ; ancak bazı çalışmalarda major depresyona faydalı olmadığı saptanmıştır.Son yıllarda antidepresan etkilerinden dolayı popülarite kazanmıştır. Bitkiden hazırlanan yağlı maseratın yara iyileştirici etkisi çok uzun zamandır bilinmektedir.

●CHLORELLA(KLORELLA) :
Diyet ve beslenme uzmanlarının gözlemleri üzerine Chlorella :

*Bedensel ve beyinsel fonksiyonların çalışmasına yardımcı olarak,
*Yıpranmış ve hasar görmüş doku hücrelerinin tedavisinde,
*Tansiyon dengeleyici olarak,
*Her çeşit, İç ve dıştaki yaraların tedavisinde onarıcı olarak,
*Kanı sulandırması nedeniyle kalp ve damar sağlığı açından önemlidir.
*Mide ve Bağırsakları normal tempoda çalıştırarak şişkinliğin ortadan kalkmasında,
* ANTİOKSİDAN etkisiyle Birikmiş ve Depolanmış toksin v.b’lerin idrar ve ter yoluyla ile dışa atılmasına,
*Bilhassa vücudun bağışıklık ve direnç sistemini güçlendirerek, mevcut ya da kısmi hastalıklara karşı korunma amaçlı,
*Yüksek bitkisel PROTEİN içeriği ile VEJETERYANLAR için çok önemli bir besin kaynağıdır.
*Hiçbir bitkide bol miktarda bulunmayan KLOROFİL,ve özellikle “ B12,Beta-Kroten,Omega-3,C-E” vitaminlerinin yanı sıra Makrominerallari içeren, günlük protein miktarının %95’lik kısmını karşılayan zengin içeriğiyle,
*Beyne oksijen gönderen ve ansiklopedilerde yer alan tek bitki olma ünvanına sahiptir.

Sarımsak :Hayvan deneyleri ile klinik deneylerde sarımsağın damar sertliğini tedavi edici, tansiyon düşürücü ve bilhassa LdL (Low density lipoproteins) kolesterolü, yani kötü kolesterolü, düşürücü etkileriyle, sindirim sistemi rahatsızlıklarını önleyici etkileri gösterilmiştir
Sarımsak, etkin madde olarak. Kükürtlü organik bileşikler veya tiyosülfinatlar içerir. Sarımsağın antimikrobiyal, antifungal, antiviral, hipokolesterolemik, hipotansif ve antioksidan etkilerinden özellikle allisin’in sorumlu olduğu gösterilmiştir.

Yeşil Çay Amino Asidi: L-THEANINE
Yeşil çaya nörolojik aktiviteyi kazandıran maddenin L-Theanine amino asidi olduğu yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur.L-Theanine, kuru çay yapraklarında %1-2 oranında bulunan serbest bir amino asit ve çaya karakteristik tadını veriyor. Hafıza ve öğrenme kabiliyetinin gelişimini sağlayabilecek özellikler gösterebilir.
L-Theanine, uyku haline neden olmadan fiziksel ve mental rahatlama sağlayabiliyor ve genel olarak ilk stres işaretleri görülmeye başlandığı zaman kullanılmaya başlanması tavsiye ediliyor ve stresin zararlı etkilerini hafifletmeye yardımcı oluyor.Ancak yeşil çayın kansere karşı etkilerini kanıtlayan bir çalışma henüz yapılmamıştır.

Beta karoten: Yapılan bazı araştırmalar sonucunda beta karotenin yaşlanmaya bağlı akciğer fonksiyonlarının azalmasına karşı yardımcı olabileceği bulunmuştur. Ayrıca başka bir antioksidan olan E vitamininin de beta karoten ile birlikte sigara kullanımına bağlı akciğer fonksiyonlarının azalmasına karşı koruma sağladığı saptanmıştır.
Akciğer sağlığında beta karotenin faydaları olmasına karşın araştırmacılar yine de akciğer sağlığın devamlılığı için beta karotenin tek başına yeterli olamayacağını ekleyerek, antioksidan karışımlarca ve çok renkli bitkisel gıdalarca zengin sağlıklı bir diyeti öncelikle tercih etmenin önemini vurgulamışlardır.

Önceleri yumurta sarısından elde edilen Lesitin, daha sonra soya fasulyesinden elde edilmeye başlanmıştır ve günümüzde en yaygın kullanılan Lesitin kaynağı soya fasulyesidir. Lesitinin çokça bulunduğu diğer kaynaklar ise sakatat ve kırmızı et gibi kolesterol ve yağdan zengin gıdalardır. Lesitin, kolesterol metabolizmasındaki ve kolesterolün kan dolaşımı boyunca taşınmasındaki rolleri dolayısıyla kardiyovasküler hastalık riskinin düşürülmesinde önemli bir faktördür. Klinik çalışma sonuçları, Lesitinin çoklu doymamış yağ asitlerini destekleyerek, kolesterolün bağırsaklardan emilimini azaltarak, kolesterolün ve safra asitlerinin atılımını arttırarak ve diğer biyokimyasal etkilerinin yanında lipoproteinler üzerine etkilerinden dolayı kardiyovasküler sistem üzerinde koruma sağladığını açıkça göstermektedir.
Lesitinin yeterince alınamadığı durumlarda karaciğerde yağ birikimi başlayabilir. Lesitin, karaciğerin normal fonksiyonlarının devam etmesi için gerekli besin maddelerinden biridir. Ayrıca, hayati fonksiyonlarımızın devamlılığı için gerekli olan asetilkolin adlı sinir iletiminden sorumlu olan maddenin üretimi için de Lesitin gereklidir. Pek çok klinik çalışma, Lesitin eksikliğinin hafıza sorunlarının oluşumunda rol aldığını göstermiştir.

Soya İsoflavonları: (soya fasulyesinde bulunan ve molekül olarak östrojene benzeyen bileşim) :Günlük 38 mg soya isoflavonlarının diyete eklenmesinin menopozal semptomları anlamlı ölçüde azalttığı bulunmuştur. Super Concentrated Izoflavonların postmenopozal dönemdeki kadınlarda geleneksel hormon replasman tedavilerine alternatif olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir; ancak soya konusunda yapılan başka bir araştırmada, soya izoflavon içeren hapları kullanan kadınların göğüslerinde daha fazla sayıda hücre gelişmesi izlendi. Soya izoflavon içeren haplar henüz test edilmediği için uzun vadede ne tür sorunlara yol açacağı bilinmiyor.

Bilberry (Yaban mersini ) : Güçlü bir antioksidan olarak bilberry dolaşım sistemi, gözler, beyin ve kalp sağlığına yardımcıdır. Bilberry meyvaları, kılcal damarların esnekliğini arttıran ve kan akımını çoğaltan bir flavonoid içerir. Araştırmalar standardize bilberry ekstresinin görme fonksiyonlarını iyileştirdiğini ve görme bozukluklarını azalttığını ortaya çıkarmıştır.

Dr. Quick’s Milk Thistle (Meryem Ana dikeni) : Karaciğer hücrelerini koruyucu ve onarıcı bir flavonoid olan Silymarin, Deve dikeni bitkisinde zengin olarak bulunmaktadır.Silymarin, karaciğer toksinlerinin hücre içine girmesini önleyerek karaciğerin zarar görmesini engellediği araştırmalar sonucunda belirlenmiştir. İlaçların ve kimyasalların karaciğere vereceği zararı baskıladığı klinik çalışmalarda belirlenmiştir. Özellikle sigara, alkol ve ilaç (kemoterapi) kullanımında ve hava kirliliği olan yerlerde yaşayan kişilere beslenme desteği olarak tavsiye edilir.

Noni bitkisi : Polonya, Çin, Hindistan gibi ülkelerde 2 bini aşkın yıldır kullanılan Noni’nin halk içinde “eskilerin Aspirin’i” olarak anıldığı belirtiliyor.
Noni bitkisinin içerdiği kseronin ve prokseronin maddeleri antidepresif etki gösterir, neşe ve keyif verici olan endorfin salgısının üretimini sağlarlar. Eklem iltihaplarında görülen ağrıları dindirirler. Kseronin maddesi bir de iltihapları önler, antiallerjik etki gösterir ve organizmanın bakteri ve virüslere karşı direncini arttırır. Skopoletin maddesi tiroit bezinin çalışmasını kolaylaştırdığı gibi seratonin ve melatonin miktarını arttırır.Noni meyvesi bağışıklık sistemini güçlendirir, stresi azaltır ve uykuyu düzenler. Kontrolsüz hücre bölünmesini engelleyerek kansere karşı koruycu bir etki gösterir.

Lingzhi :
Lingzhi, Japonya’da tümörlerin gerilemesiyle sonuçlanan araştırmalardan ve kemoterapi tedavisini destekleyici özelliğinden dolayı kansere karşı etkili olduğu kanıtlanan tek doğal destek ilan edilmiştir. Lingzhi radyoterapi ve kemoterapinin yan etkilerini azaltmak; veya elimine etmek için tedavi öncesinde, sırasında ve sonrasında kullanılır. Saç dökülmesi, bulantı, kusma, ağız iltihabı, boğaz ağrısı ve iştah kaybı gibi yan etkilerin azalmasına yardımcı olur.
İçindeki kanın oksijen taşıma kapasitesini arttıran bileşenler(Polisakkaritler, germanyum) ve güçlü anti-oksidanlar ile kan basıncını düşürücü ve sinirsel gerilimi azaltıcı etkileri Lingzhi’nin tarihi ününün başlıca nedenleridir: Lingzhi tarih boyunca gençleşmek için kullanılmıştır. Lingzhi’nin(Ling zhi) Çince’deki kelime anlamı da zaten ölümsüzlük mantarı’dır.

Sözü edilen bitkisel maddelerin bir kısmını diyetle, yediğimiz gıdalarla alabildiğimiz gibi ; bunları tablet,kapsül,toz vb.. şekillerde bitkisel besin takviyeleri olarak piyasada bulabilmekteyiz.
Bitkisel destekleri kullanmadan önce muhakkak bir doktora danışılması gereklidir. Bu durum özellikle herhangi bir ilaç kullananlar için zorunludur. Çünkü bazı bitkisel desteklerin ilaç etkileşimlerine neden olduğu bilinmektedir.

●Bitkisel desteklerin “doğal” olarak etiketlenmesi kesinlikle güvenilir veya herhangi bir yan etkisi yok anlamına gelmez.
●Uygun olarak kullanılmaz veya aşırı miktarda tüketilirse sağlık problemlerine neden olabilir. Özellikle hamile ve çocuklarda bitkisel destek kullanımına oldukça dikkat edilmelidir.

●Günlük olarak tükettiğimiz gıdalar, diyetimizde bulunan besin maddeleri ve ayrıca aldığımız besin takviyeleri yaşam kalitemizi mutlaka etkilemektedir ; ancak birtakım yanıltmacalara, yanlış bilgilendirmelere kanmamalı,bu takviyelerin ilaç yerine geçemeyeceğini unutmamalı ve mucize sonuçlar yaratmasını beklememeliyiz.