Etiket Arşivleri: Alkol

Viski Nasıl Üretilir?

Viski üretimi
Viski imalatı 5 aşamadan oluşur.

Malt hale getirme (Malting)
Arpa nişasta içerir ve bu nişastanın alkol yapılabilmesi için çözülür şekere dönüştürülmesi gereklidir. Bunu sağlayabilmek için arpa çimlendirilir ve buna malt hale getirme denir. Her üretici firmanın kendi arpa türü tercihleri olmakla birlikte genel anlamda yüksek çözünür şeker verimi olan arpalara ihtiyaç vardır. Arpa sıcak su ile 2-3 gün ıslatılır ve sonra geleneksel yöntem olan düz bir zemine yayılarak bekletilir. Bu esnada ısının sabit tutulabilmesi (soğutabilmek) için sürekli çevrilir. Isının 18 derecede tutulması gereklidir. Günümüzde bu işlem mikser gibi olan çok büyük varillerde yapılmaktadır. Çimlendirme işlemi 6 gün sürer. Arpa çimlenmeye başladığında fırınlanarak (12-15 saat sürer) çimlenme durdurulur. Geleneksel fırınlarda yakıt olarak Turba kömürü (turf) kullanılır ve dumanı malta sinerek bir lezzet yaratır. Meydana gelen malzeme (Malt) değirmende öğütülerek kabuklarından ayıklanır. Buna ezilmiş malt (grist) denir. Grist una benzer bir şeydir. 7 ton arpadan 5.5 ton grist elde edilir.

Ezme, püre hale getirme (Mashing)
Ezilmiş malt (Grist) sıcak suya (63.5 derecede en iyi çözülme olur) koyularak çözülür şekerin çözülme işlemi başlatılır. Kullanılan su lokal temiz bir su olmalıdır. Bu sebeple damıtım evleri genelde bir su kaynağının yanında olurlar. Bu su viskinin tadını içerdiği mineraller, taşlar veya turba kömürleri sebebiyle etkileyebilir. Su ile karıştırılmış ezilmiş malta püre (Mash) denir. Bu püre mikser benzeri büyük kaplara (Mash tun) konur ve bir müddet karıştırılır. Maltın içinde çözülen şeker kabın dibine çöker ve kabın dibinden süzülerek başka bir tanka alınır. Süzülen şekerli mataryele arpa mayası (wort) denir. Bu işlem her seferinde daha sıcak su ile toplam 3 kere yapılır ve en fazla şeker elde edilmeye çalışılır. Bu işlemlerin sonunda kalan malzeme (Tortu, kabuk vs gibi malzeme) hayvan yemi (pelet) üretiminde kullanılır.

Fermantasyon (Fermentation)
Arpa mayası (wort) tanklara (washbank) konur ve içerisine fermantasyonun başlaması için her firmanın sırrı olan maya katılır. Maya şekerin alkole dönüşmesine neden olur. Bu işlem 2 gün sürer. Başlarda fokurdayan eriyik fermantasyonun (mayalanma) sonunda fokurdamayı keser. Fermantasyon işlemi bitmiş demektir. Bu işlem sonunda bulanık sarı bir sıvı (Wash) elde edilir. Bu sıvı 8.5 derece alkol içeren bira kıvamında bir sıvıdır. Bundan birada yapılır. Bu eriyik damıtılmaya hazırdır.

Damıtma (Distillation)
Damıtma işlemi damıtımhanede (Stillhouse) yapılır. Ön damıtım imbiği (wash still) ve son damıtım imbiği (spirit still) kullanılır. Prensip olarak birbirlerine benzeyen imbiklerdir fakat ön damıtım imbiği daha büyük olur. Bu imbikler malt viski damıtımevlerinde yoğun olarak “pot still” tipi kuğu şeklinde boyna sahip bakır imbiklerdir. Coeffey imbiği özellikle malt viski üreticileri tarafından tercih edilmez. İlk önce işlem ön damıtım imbiğinde (wash still) yapılır. İmbik ısıtılır ve eriyiğin kaynaması sağlanır. 5.5 saat süren damıtma sonunda 35% alkol içeren madde (Low Wine) elde edilir. Geri kalan malzeme artık kullanılmaz. “Low wine” daha sonra son damıtım imbiğinde (spirit still) ilk destilasyon işlemine tabi tutulur ve bu işlem 45 dakika sürer. Sonra ikinci destilasyon yapılır ve 75-80 derece civarında alkol elde edilir. Son damıtım imbiğinde iki kere damıtım yapılmasını İskoç viskisinin özelliğidir. İrlanda viskisinde 3 kere damıtılma yapılır.

Yaşlandırma (Maturation)
Viskiler meşe fıçılara doldurulur ve burada bekletilir. Bu esnada viski sahip olduğu tadların bir kısmını alır. Bu kullanılan fıçıları türleri ve daha önce kullanım şekilleriyle sağlanır. Örneğin daha önce şarap yapımında kullanılmış fıçılar ile farklı tadlar sağlanır.

Fıçılar (Cask ya da Barrel)

Viski sadece meşe fıçılarda yaşlandırılır ve bu fıçılar daha önceleri başka tip içkilerin imalinde de kullanılmış olabilir. Örneğin daha önce burbon, viski, şarap, sherry (tatlı ispanyol şarabı), madeira (Madeira adasına özgü şarap), port ( porto şarabı), rom, calvados (elmadan yapılan Fransız Brendi’si) vs yapılmış fıçılar viski imalatında kullanılabiirler. Bu fıçıların halen damarlarında bulunan bu içkiler viskiye değişik lezzetler katar.
Viski eğer tüm yaşlandırma işlemini tek bir fıçıda alırsa (aged) yada (matured) denir. Örneğin 8 sene daha önce Sherry yapılmış fıçıda bekletilen viskiye “sherry aged” denir. Eğer viski yaşlandırma işleminin sonunda kısa bir süre başka bir fıçıya konulduysa “Port finished yada sherry finished” denir. Viski için 6 Aylık bir süre bile yeni aromalar alabilmesi için yeterli bir süredir.

Kaynak: http://viskiicicem.blogspot.com.tr/2014/12/viski-uretimi-viski-imalat-5-asamadan.html

 

Alkolün Tanımı ve Tarihçesi

Alkolün Tanımı ve Tarihçesi
Halk arasında ve konuşma dilinde “ispirto” olarak tanımlanan madde, değişik oranlarda az veya çok su içeren “etil alkol= ethyl alcohol” yada “Etanol”dür.
Farklı tanımlamalar olsa da, ispirto veya alkol, çoğunlukla şekerli sıvılardan fermantasyonla oluşan etil alkolün, damıtma ile yüksek konsantrasyona çıkarılmış yani, oldukça saflaştırılmış şeklidir.
Alkolün Tarihçesi
Alkol üretiminin başlangıcı üzerinde bugüne değin tüm araştırıcıların birleşebildiği kesin bir tarih saptanamamıştır.
Saf ispirto üretiminin M.Ö’ ki evrelerde söz konusu edilemeyeceği kesindir.
İlk elde edilen alkollü içkiler doğal olarak fermente alkollü içkilerdir.
Bilinen yazılı kaynaklara göre M.Ö. 4200 yıllarında Mezopotamya’da alkol fermantasyonunun bilindiği, M.Ö. 2800 yıllarında Babil‘ de bira üretiminin yaygın olduğu, arkeolojik araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.
Bazı araştırmalar göre ise biranın bundan 8000 yıl önce üretilmeye başlandığını ortaya koymaktadır.
Mısır piramitlerinde yapılan çalışmalar sonunda kaplarda maya ve nişasta kalıntılarına rastlanmıştır. Bu durum eski Mısırlıların da bira üretimini bildiklerini kanıtlar niteliktedir.
Bununla birlikte o evrelerde üretilen bira ile, günümüzde üretilenler arasında teknolojik yönden büyük farklılıklar vardır. Örneğin, Babil’de bira üretiminde arpa ve kaplıca buğdayı kullanılmış, bu tahıllar bir tür malt şekline dönüştürüldükten sonra malt ekmeği hazırlanmış ve ekmek gereksinim duyuldukça sulandırılıp bulamaç haline getirilmiş, daha sonra fermantasyona bırakılmıştır.
Bu durum, günümüz bira teknolojisi ile uyuşmamakla birlikte, burada asıl önemli olan, insanların daha o evrelerde fermantasyonu tanımış olmaları ve bu olaydan yararlanmalarıdır.
M. Ö. 3000 bin yıldan daha öncesine ait yabani buğday türleri kaplıca buğdayı (Triticum monococcum )olarak adlandırılmaktadır. Kaplıca buğdayı, buğdayın en eski formu olup, öteki buğday türlerinin de kökenidir.
Tarihi belgelerden çıkarılan sonuçlar, Mısırlıların bira yapmayı, Babil’den öğrendikleri şeklindedir.
Babil ve Mısır birası türünden içkiler diğer birçok uygarlıklar tarafından, örneğin Frigya ve Trakya’ da bulunan medeniyetlerce de üretilmiştir.
Germenler, Galler, İspanyollar, Cenevizliler ve Patonyalıların (eski yunanlılar) da benzeri içkiler ürettikleri bilinmektedir.
Yine bir alkol fermantasyon ürünü olan şarap, insanlar tarafından çok eski evrelerde keşfedilmiş alkollü bir içkidir.
Şaraba ilişkin ilk tarihi belgeler de yine Mezopotamya’dan ve daha sonraki evrelerde Mısır’dan kaynaklanmaktadır.
Arkeolojik kazılarda bulunan M.Ö. 4000 yıllarına ait şarap kaplan Mezopotamya kökenlidir. Yine bilgilere göre M.Ö. 3900-3000 yıllannda Mısırda çok geniş bağ alanı bulunmakta ve 6 çeşit şarap yapıldığı bilinmektedir.
Bağcılık ve şarapçılık daha sonraki yıllarda Anadolu’dan geçerek, eski Yunan ve Roma uygarlıklarıyla Avrupa’ya ulaşmıştır.
Alkol fermantasyonunun başlangıçı konusunda çoğu tarihçi aynı görüşte olmasına karşın damıtık alkollü içkilerin tarihi konusunda tam olarak bir görüş birliği yoktur.
Bu yöndeki genel kanı, damıtmanın M.S’ ki yıllarda gerçekleştirildiği şeklinde ise de, damıtmanın tarihçesinin M.Ö. 800-700 yıllarına kadar indiği kesindir.
Kimi araştırıcılar damıtmayı ilk olarak Mısırlı alkimistlerin (alkol kimyacısı) bulduğunu belirtirlerken, kimileri buluşun eski Yunanlı alkimistlerce, hatta İtalyan filozoflarca yapıldığını öne sürmektedirler.
Damıtmanın başladığı ilk evrelerde ispirto (alkol), daha çok hekimlikte kullanılmış ve “hayal suyu”, “hayat iksiri” veya Latince “aqua vitae” şeklinde adlandırılmıştır.
Günümüzde damıtmanın M.S. 11. ve 12. yy’da bilindiği ve uygulandığı yazılı belgelerle kesinlikle kanıtlanmıştır.
Buna göre Avrupa’da damıtmanın başlangıcı 1050-1150 yılları arası kabul edilmektedir. Bu işlemi Avrupalılar, İspanyollar ve Haçlılar aracılığıyla Araplardan öğrenmişlerdir.
Asya anakarasında da alkol üretimi ve damıtmanın 13. yy’da bilindiği belgelerle kanıtlanmıştır
Distile (damıtık) alkollü içki yapımında yüksek dereceli alkol elde etmek için kullanılan sistemler imbik olarak adlandırılmaktadır.
Damıtma aygıtları önceleri gerçekten çok basit olup, bunlarla alkol derecesini istenildiği ölçüde yükseltebilmek için bir kez damıtma yetersiz kalmıştır.
Bugün de bazı damıtık içkilerin üretiminde kullanılan imbikler, bu ilk damıtma aygıtlarının geliştirilmiş şeklidir.
1817’de Pistorius, iki katlı damıtma aygıtını geliştirmiştir. Yine de bu aygıtlarla çalışma kesikli ve zaman alıcı olduğundan, sürekli çalışan sistemler araştırılmış ve hemen aynı yıllarda ilk olarak Fransa’da 1813’te sürekli damıtma aygıtı yapılmış ve 1830’dan sonra da İngiltere’de kullanılmaya başlanmıştır.
Son olarak 1880’de Barbet’in sürekli rektifikasyon aygıtını geliştirmesi ve 1901 yılında Young’ın azeotropinin esasını belirlemesi saf alkol üretimini kolaylaştırmıştır.
Hammaddelere göre ispirtoculuğun gelişimi
Şaraptan alkol üretiminden sonra ispirtoculukta öncelikle kullanılan diğer hammadde tahıldır.
Gerçek anlamda tahıl ispirtosu üretiminin başlangıcı 16. yy’ın başları (1507)’dır.
Patates ispirtoculuğunıın başlangıcı ise tahıla oranla oldukça yenidir. Çünkü bir yeni dünya bitkisi olan patates, ancak 16. yy’da Amerika’dan Avrupa’ya getirilmiş ve tarımına başlanmıştır.
Tahıl ispirtoculuğu çoğunlukla kentlerde kurulup gelişirken, patates ispirtoculuğu çiftlik işletmeleri şeklinde kalmıştır.
Günümüzde de önemli bir ispirto hammaddesi olan şeker fabrikasyonu artığı melasın ispirto üretimi için Avrupa’da ilk olarak kullanılması, 19. yy’ın başlarına rastlar.
Alkol fermantasyonundan tarihin çok eski evrelerinde yararlanılmış olmasına ve damıtmanın en geç M.S. 11. yy’da bilinmesine ve uygulanmasına karşın, fermantasyonun biyokimyası 19. yy’a kadar aydınlanamamıştır.
Alkolün önemini artırması, başka üretim yöntemlerinin araştırılmasına neden olmuş ve bunun sonunda sentetik yolla üretim çabaları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalar daha 19. yy’ın başlarında var olmakla birlikte günümüzde alkol üretimi, büyük ölçüde fermantasyon yoluyla olmakladır.

Etil Alkol mü Yoksa Metil Alkol mü İçtim?

Etil alkol ile metil alkol arasındaki farkları ve kaçak rakılarda bulunan metil alkolün insan vücuduna ne gibi zararları olduğunu metil alkolün yükseltgenmesi ile açıklamak.

Rakı nedir? Rakının içinde ne olduğunu biliyor musunuz?

• Rakı, ana maddeleri tarımsal kökenli etil alkol (yaygın olarak şeker pancarından elde edilmiş), anason ve üzümden elde edilen suma olan; çeşitli işlemlerle geleneksel aromasına kavuşan alkollü bir içkidir.

Etil Alkol; şeker ve nişasta ihtiva eden maddelerin alkol fermantasyonu fermantasyonu ve takiben takiben destilasyon destilasyon işlemleriyle işlemleriyle üretilen üretilen renksiz, renksiz, berrak, kendine has kokuda, kaynama noktası 78,3 °C ve kimyasal formülü C2H5OH olan bir maddedir.

Metil alkol, endüstriyel kullanımı olan bir üründür. Gıda maddelerinin üretiminde girdi olarak kullanılması kesinlikle yasaktır ve kullanılamaz. Endüstride çözücü, antifriz, maket uçak ve araçlarda yakıt olarak kullanılan, ağırlıklı olarak tekstil, patlayıcı, kontrplak, boya, plastik ve diğer pek çok ürünlerin sentezinde ana çıkış maddesidir.

Alkol, Fenol ve Eterler ( Prof. Dr. Mutlu AYTEMİR )

Alkoller, bir tane hidroksil (-OH) grubu taşıyan R-OH genel yapısında bileşiklerdir.

Kaynak: http://yunus.hacettepe.edu.tr/~mutlud/tr/tr_dersnotlari.htm

Alkol ( Faruk BİÇER )

ALKOL
Faruk BİÇER Kimya Yük. Müh. Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi Başkanı
İÇİNDEKİLER
ALKOL NEDİR ?
ALKOLÜN TARİHÇESİ
ALKOL TÜRLERİ
NEDEN ALKOL TÜKETİLİR ?
ALKOLÜN VÜCUDA ETKİLERİ
ALKOLÜN VUCUTTAN ATILIMI
ALKOL ANALİZ YÖNTEMLERİ
KAYNAKÇA
ALKOL NEDİR ?
Dünyada sigaradan sonra en yaygın kullanılan ve aynı zamanda teratojen madde Bağımlılık ve artmış kriminal olaylar Çok miktarda alındığında öldürücü Az miktarda solunum depresanlarıyla alındığında öldürücü Bir çok ölüm olayına yardımcı faktör

Karbon atomuna doğrudan doğruya -OH grubunun bağlı olduğu organik bileşiklere verilen genel addır.
Etanol ….: CH3
– CH2
– OH
İçinde % 0.5 den fazla alkol (etanol) bulunan ve keyif veren içkilere “Alkollü İçkiler” diyebiliriz.
ALKOL KİMYASAL YAPISINA GÖRE ALKOLLER

1) ALİFATİK ALKOLLER
2) AROMATİK ALKOLLER
olmak üzere iki başlık altında incelenir.

1) ALİFATİK ALKOLLER
A) MONO ALKOLLER
— Doymuş hidrokarbonlardan türemiş olanların genel formülü CnH(2n+1)-OH (R-OH) şeklindedir. Bir alkil (R) grubuna bir -OH grubunu bağlanmıştır.
— Mono alkoller üçe ayrılır:
—i) Primer (birincil) alkoller: -OH grubu bir uçtaki karbona bağlı olup bu karbona en az iki H atomu bağlı olur. CH3 –CH2-OH gibi.
—ii) Sekonder (ikincil) alkoller: —OH grubu aradaki herhangi bir karbona bağlı olan alkollerdir. —OH grubunun bağlı olduğu karbona bir H atomu bağlı olur.
— CH3-CHOH-CH3 gibi.
—iii) Tersiyer (üçüncül) alkoller: -OH grubu H’i olmayan karbona bağlıdır.  (CH3)3COH gibi.

MONO ALKOLLERİN ADLANDIRILMASI

— Türediği parafinin sonuna ol – eki veya alkilin isminden sonra “alkol” kelimesi getirilerek adlandırılırlar:
CH 3-OH metanol (metil alkol) C 2H5-OH etanol (etil alkol) C3 H7-OH propanol (propil alkol) C 4 H9-OH bütanol (butil alkol) Dört karbonlu bir alkol primer, sekonder veya tersiyer olabilir. Farkı belirtebilmek için ol-ekinden önce -OH grubunun bağlı olduğu karbonun numarası söylenmelidir: CH 3-CH2-CH2-CH2-OH Bütan-l-ol (primer) CH 3-CH2-CHOH-CH3 Bütan–2-ol (sekonder)
—
POPİLER ALKOLLER (PROPANOLLER): C3H7OH
—İki tane yapı izomeri vardır; n-propanol ve izopropanol. N-propanol, CH3-CH2-CH2-OH hoş kokulu, renksiz, 97,2 derecede kaynayan bir sıvıdır. Metanol sentezi yanında bir yan ürün olarak ve füzel yağı içinde bulunur. Ticari olarak oxo prosesi denilen işlemle hazırlanır. İzopropanol, —(CH3)2-CH-OH, 82,4 derecede kaynayan renksiz bir
sıvıdır. Asetonun katalitik hidrojenasyonu ile elde edilebilir:
Ticari olarak propenin sülfürik asit içinde tutulması ve bunu müteakip meydana gelen esterin hidroliz ile elde edilir. Propanol ve izopropanol çözücü olarak sık kullanılır.

B) POLİ ALKOLLER

Bu sınıf bileşikleri temsil eden en basit örnekler, dihidrik alkol (etilen glikol), trihidrik alkol (gliserin) ve tetrahidrik alkol (eritritol)dür:

CH2OH-CH2OH (Etilen glikol)

CH2OH-CHOH-CH2-OH (Gliserin)

CH2OH-CHOH-CHOH-CH2OH (Eritritol)

Bu bileşiklerin hidroksil grubu arttıkça eter ve alkoldeki çözünürlükleri artar. Polialkollerin bazısı kıymetli tabii ürünlerin birer bileşenidir. Mesela gliserin yağlarda bulunur. Daha yüksek polialkoller mesela pentiol ve hexitoller karbonhidratlar kimyasında önemli yer tutar.

2)AROMATİK ALKOLLER:

Aromatik alkoller yan zincirde -OH grubu bulundurduğundan aril grubu ve alifatik alkol grubu bileşiği gibi düşünülebilirler. Örneğin Fenil metanol, C6H5-CH2OH, renksiz, hoş kokulu bir sıvı olup KN. 205 °C dir. Suda az çözünür. Elde ediliş reaksiyonu aşağıdaki gibi gösterilebilir.

C6H5-CH2Cl+Na2CO3+H2O
C6H5-CH2-OH+NaHCO3+NaCl
Fenil etanol, C6H5-CH2-CH2OH, gül yağının en fazla olan
bileşeni olup, esterleri parfümeride çok kullanılır

ÖNEMLİ ALKOLLER

METİL ALKOL (metanol, karbinol): CH3-OH (Kn:64,7ºC) ( 30 ml.nin üstünde ölüm meydana geldiği rapor edilmiş. Ama genel olarak 200-250
mL.si öldürücüdür.)
ETİL ALKOL (etanol): C2H5-OH (Kn:78,5ºC (*LD50=10,6 g/kg) n-PROPANOL: CH3-CH2-CH2-OH (Kn:97,2ºC) (*LD50=1,87g/kg)
İso-PROPANOL :(CH3)2-CH-OH, (Kn: 82,5ºC) (*LD50=5,8g/kg)
Diğer önemli Alkoller:
Etilen Glikol : CH2OH-CH2OH (Kn: 197,6ºC) (*LD50=8,54 g/kg)
Gliserin :CH2OH-CHOH-CH2-OH (Kn:290 ºC=) (*LD50=>20mL/Kg )
(*Farede, oral yolla)
ALKOLÜN TARİHÇESİ
Alkolün tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlığın yerleşik hayata
geçmesiyle alkol üretimi de başlamıştır. İlk bira bundan 8 bin yıl önce
Mezopotamyalıların arpayı ekmek yapmak için ilk ıslah etmesiyle yapılmıştır.
Sümerlerin 6 bin yıl önce Godin Tepelerinde (Batı İran ve Anadolu) bira ve
şarap içtiği bilinmektedir. Daha sonra fermente edilmiş meyve, tahıl ve baldan
alkol elde ederek alkolü, iyice hayatına sokmuştur insanoğlu. Alkol kimi zaman
kutsal sayılıp, dini törenlerde kullanılmış, kimi zaman eğlencenin ayrılmaz bir
parçası olmuştur.
ALKOL TÜRLERİ
Alkolü içkiler ilk devirlerden beri çeşitli milletler tarafından kullanılmıştır.
Dünyanın her tarafına yayılmış bulunan milletler birbirlerinden habersiz olarak
çeşitli içkiler yapmışlar ve bunları içmişlerdir. Alkollü içkinin bulunması
eski bir Hint efsanesine göre, şöyle olmuştur. Varuna ve Sura adlı ilâhlar
sarhoşluk veren içkiyi, kovuğunda yağmur suları ile ıslanmış meyveler bulunan
bir ağaçta bulmuşlardır. Yani yağmur suyu ile ıslanmış olan meyvelerde
fermantasyonla alkol meydana gelmiştir.
Alkol, çeşitli içkilerin bileşiminde değişik oranlarda bulunur.
Boza, Şıra gibi içkilerde % 4,
meyve şaraplarında % 5-11,
Bordo şaraplarında% 7-12,
Şampanyada % 10-13
Rakıda % 40-45,
Kanyakta % 40-70,
Cinde % 51-55,
Viskide % 40-70,
Vermutta % 14-16,
Birada % 3-5,
Likörde % 20.

Alkollü içkiler de ikiye ayrılır:
1. Damıtılmamış içkiler (şarap, bira, kanyak, vermut vb.);
2. Distile veya Damıtılmış içkiler (rakı, viski, votka, cin vb.).
Alkolsüz içkiler sınıfına ise, kolalı içkiler, gazozlar, meyve suları, mâden suları gibi
içecekler girer. İçkilerde bulunan alkol, kimyadaki alkoller grubunun etil alkol adıyla bilinen ve formülü C2H5OH olan üyesidir.
Damıtılmamış içkiler, ham maddeleri olan tânenlerin veya meyvelerin mayalandırılmasından elde edilen ürünün ayrıca damıtılmasıyla hazırlanır. Bunların başlıcalar üzüm, incir veya armuttan yapılıp anason, sakız vb. katkı maddeleri konulanlardır. Bunlar % 40-60 ALKOL içerirler.

NEDEN ALKOL TÜKETİLİR ?
Yapılan araştırmalar insanların en çok zevk almak için alkol tükettiğini
göstermektedir. İçkili eğlence yerlerinin çokluğu da bunun en önemli göstergesidir. Eğlence yerleri dışında zevk ve eğlence için en çok yılbaşı, düğün, doğum günleri gibi sosyal etkinliklerde insanlar aşırı miktarda alkol tüketmektedirler. Bu tür alkol tüketimine “Sosyal içicilik” denmektedir.

Alkol tüketiminin bir diğer önemli sebebi ise duygu durumunu düzeltmektir. İnsanlar genellikle kendilerini kötü hissettikleri, zorlandıkları ya da üzüldükleri dönemlerde alkole sığınarak bu kötü duygu durumundan kurtulmaya çalışırlar.

ETİL ALKOL (ETANOL) C2H5-OH

Vücutta metabolize olabilen tek alkol türüdür. Ayrıca Metil Alkol zehirlenmelerinde panzehir olarak kullanılır. Etil Alkol, alkolü metabolize eden enzimleri meşgul ederek bu süre içinde Metil alkolün vücuttan uzaklaşmasını sağlar. Başka bir deyişle Etilalkolün ADH enzimine olan affinitesi metil alkolden daha fazla olduğundan etil
alkol metil alkolden önce ADH enzimine bağlanır ve bu enzim tarafından metabolize
olur. Bu durumda metil alkolün ADH enzimi ile birleşmesi mümkün olmadığından metabolize olması da mümkün olmaz ve metil alkol metabolize olmadan vücuttan atılmış olur . Etil alkol’ün bu özelliği nedeni ile , Metanol zehirlenmelerinde pomizol
bulunmadığı zamanlarda hastaya etanol antidot olarak verilir.
—
ETİL ALKOL (ETANOL) C2H5-OH
—Sanayide yaygın kullanışı var. ayrıca ilk arabalar da Etil alkol ile çalışıyorlardı. Sanayideki Etil Alkolün üretimi Etan gazının Sülfürik asit eşliğinde (Katalizör olarak) suyun içinde çözülmesiyledir.
—
—CH2 =CH2 +H2O → CH3-CH2-OH

METİL ALKOL (METANOL, KARBİNOL): CH3-OH

— Elde edilişi:

Metanol ilk defa 1661’de odunun kuru kuruya damıtılmasıyla elde edildi. Damıtma ürününde % 1,5–3 metanol, % 10 asetik asit, % 0,5 aseton ve başkaları bulunmaktadır. Endüstride, karbonmoksit ile hidrojeninin reaksiyonundan elde edilir. Bu metotla saf metanol elde edilirse de sıcaklığın 30–40 ºC yükselmesi halinde n- propanol ve isobutanol teşekkül edebilir.

METANOL ÖZELLİKLERİ
—Saf metanol 64,6 ºC ‘de kaynayan akışkan bir sıvı olup, parlak olmayan mavimsi bir alevle yanar. Bütün organik çözücülerde her oranda çözünür. Fraksiyonlu destilasyonla sulu çözeltisinden % 99’luk bir saflıkta elde edilir. Susuz (mutlak) metanol elde etmek için Mg kullanılır:
2 CH 3-OH + Mg → (CH3O)2Mg + H2 (CH 3O)2Mg + H2O → 2CH3OH + MgO
Çok az miktardaki metanol canlı organizma için zehirdir. Kalıcı yaralar, bozukluklar meydana getirir. Mesela 25 gram metanol içilirse gözler kör olur.

Kullanılışı: Endüstride çözücü ve motor yakıtlarının bir bileşeni olarak geniş çapta kullanılır. Formaldehit ve anilin boyalarının elde edilişinde kullanılır. Ayrıca metillendirme vasıtası olarak organik sentezlerde ve alkolün içilmezliğini sağlamada yaygın olarak kullanılır.
—
METANOL ZEHİRLENMESİ
Metilalkolün kendisi zehirli değildir. Vücutta asıl zehirli olan atılamayan ürün Metil Alkol değil vücutta Metil Alkolün metabolize olması sonucu meydana gelen formaldehit ile formaldehitinde çok kısa sürede metabolize olması ile meydana gelen formik asittir. Formik asit önce göz sinirlerine etki ederek körlüğe neden olur sonra metabolik asidoz sonucunda ölüme neden olur.
Oysa Etil alkolden oluşan Asetaldehid vücuttaki Aldehit dehidrogenaz enzimi tarafından asetik asite metabolize olur. Ancak asetik asit zehirli değildir. Asetik asitte karbondioksit ve suya kadar metabolize edilip atılır.
METANOL :
VUCÜTTAKİ METABOLİZMASI
CH3-OH CH2O ** C=O CO2+H2O OH
Metil Alkol (ADH) Formaldehit ***
Formik Asit Karbondioksit+
Su
*ADH:Alkoldehidrogenaz enzimi
**Aldehit dehidrogenaz enzimi
***Çok kısa bir süre (saniyeden kısa süre)
ALKOLÜN VÜCUDA ETKİLERİ
Alkol alındıktan sonra%10’u Midede %90 ‘ı hızla ince bağırsaktan kana karışır. Kana karışan alkol miktarına göre, beyinin çalışmasını yavaşlatır. İçki içen kişinin kanına karışan alkol miktarı; Belirli bir zamanda ne kadar içtiğine, Vücut ölçülerine, cinsiyetine, vücut yapısına ve metabolizmasına, Midedeki yiyecek çeşidine ve miktarına göre değişir.

Alkol kana karıştıktan sonra, hiçbir yiyecek ya da içecek onun etkisini azaltmaz.
Bazen meyve şekeri, alkolün kandan dışarı atılımını hızlandırabilir ve böylece etkisi daha kısa sürer. Ancak alkol ve şekerlerin karaciğere etkisin

Alkolün ya da herhangi bir uyuşturucunun etkisi şu faktörlere bağlıdır: Bir seferde alınan miktar İçkinin içilme şekli İçkinin hangi şartlar altında içildiği (yer, kişinin psikolojik durumu, duygusal durumu, yanında başkalarının olup olmaması, herhangi başka bir madde alınıp alınılmadığı (uyuşturucu vb.)

—Kana karışan alkolün (ml/dl) Yaptığı Etki
Alkolün etkilerindeki en önemli faktör kana karışan miktardır. Aşağıda alkolün kana karışma miktarları ve etkileri gösterilmiştir. Sol tarafta 1 desilitre kana karışan alkol miktarı mililitre cinsinden verilmiştir. 50 ml. …….(Çakır Keyif) Sıcaklık hissi, yüz kızarması, algı yavaşlaması, rahatlama 100 ml….. .(Açık Sarhoşluk) Algılama
yavaşlaması, kendini dizginleyememe, dikkatini verememe, kontrolsüzlük. Reflekslerin yavaşlaması, kaslara hakim olamama. 150 ml…. (Sarhoşluk) Sersemleme hissi, kaslara, hareketlere hakim olamama, konuşmanın bozulması, çift görme, hafıza ve anlayış kaybı.

Kana karışan alkol (ml/dl)
Yaptığı Etki
250 ml…… (Aşırı Sarhoşluk):Ayakta duramama,kusma,sızma.
350 ml…….(Koma) Bilinç kaybı, idrar kaçırma, düşük ateş, düşük tansiyon, solunum yavaşlaması, terleme
500 ml…….(Ölüm ) Kısa bir süre içinde aşırı alkol almak genellikle “akşamdan kalma” haliyle sonuçlanır.
Bu durum 8-12 saat sürebilir. Akşamdan kalma olmanın sebebi, alkol zehirlenmesidir. Aşırı alkol alınması karşısında vücut zayıf düşer. Akşamdan kalma
kişiler için halk arasında önerilen pek çok şey vardır. Ama bunların hiç biri bu durumu geçirmekte etkili değildir. Vücut zehirlenmiştir ve bunu düzeltmesi vakit alacaktır

—Alkol ve diğer uyuşturucu maddelerin birlikte alınması çok daha korkunç sonuçlar
doğurabilir. Alkol uyuşturucuların etkisini çoğaltır. Tedavi için alınan ilaçlarla birlikte alkol kullanmak da çok tehlikeli olabilir.
—Alkolün uzun süreli etkileri, aylarca veya yıllarca sürekli ve aşırı miktarda alkol
tüketimiyle ortaya çıkar. Kronik alkolizmin, fiziksel ve psikolojik olumsuz etkileri çok fazladır, bunların çoğu da öldürücüdür. —Sürekli içki içen kişilerde çoğunlukla, kalp, böbrek, karaciğer hastalıkları veya mide iltihabı, ve kanaması gibi rahatsızlıklar görülür.
—Diğer ölümcül olmayan rahatsızlıklar ise, iştah kaybı, vitamin yetersizliği, enfeksiyon, iktidarsızlık ve sindirim bozukluğudur. Alkol tüketimi ne kadar artarsa ölümcül hastalık riski de o kadar artar.
—
ALKOLÜN VÜCUTTAN ATILIMI
Normal bir yetişkinin metabolizması saatte 8.5 gr. alkolü (bir biranın 2/3si) sindirip
vücuttan atabilir. Ancak, bu rakam kişinin, fizik yapısına, cinsiyetine, böbreklerinin durumuna ve genetik özelliklerine göre önemli değişiklik gösterir.
Bir çalışmaya göre de alkolün vücuttan atılımı saatte en az 0,16 – en çok 0,20 promil olarak saptanmış. (Genellikle bu iki rakamın ortalaması 0,18 promil kabul edilmektedir.) Ancak bu rakamlar %100 kesin rakamlar değildir. Kişinin fizik yapısı ve metabolizmasına göre bu rakamların en alt veya en üst değerlerine göre değerlendirme yapılır.
ALKOL ANALİZ YÖNTEMLERİ
A-Alveol havasında (nefeste) Alkol tespiti: Alkolmetre ile alkol ölçümü
B-Kanda alkol tespiti: Mikrodifüzyon Yöntemi (~1900)
Enzimatik Yöntem(~1950)
Gaz Kromatografisi Yöntemi (GC/FID) (~1960)
Head-Space/Gaz Kromatografi (HS/GC) (~1970)
GC-Kütle Spektrometrisi (GC/MS) (~1970)
NEFESTE ALKOL TESPİTİ (EL TİPİ ALKOLMETRE)

İntoximeter marka
Model Alco-sensor IV,
Adli Kurumu Birimlerinde kullanılmaktadır.
EL TİPİ ALKOLMETRE
— Marka :Lion Model : Sd400,
Emniyet Birimlerinde kullanılmaktadır.
—Marka :İntoximeter
—Model :Alcomonitör
CC , —Adli Kurumu Birimlerinde kullanılmaktadır.
FUEL
CELL
NEFESTE ALKOL ÖLÇÜMÜ YAPAN CİHAZLARDA BULUNMASI GEREKEN ASGARİ ÖZELLİKLER..:

Teknik özellikler:

Cihazın bir yazıcısı olmalı ve ölçüm sonuçlarını cihaz çıktısında yazılı olarak vermesi gerekir. Cihaz çıktısında mutlaka olması gereken bilgiler: Cihazın markası, modeli, seri no’su, Kalibrasyon tarihi, —Test ölçüm tarihi ve
saati, Test sayısı (yani o ana kadar cihazın ölçüm yapıldığı test sayısı veya test no’su
şeklinde), Testi yapan memurun sicil no’su veya kodu, Testi yapılan sürücünün adı,
soyadı ve imzası, Testi yapanın adı , soyadı ve imzası, Cihazın ölçümden önce sıfırlandığını gösteren
bölüm (Bu bölümde cihazın sıfırlaması “0,00” olmadıkça testin uygulanmaması gerekir.) Ölçüm sonucunu “promille” cinsinden
bildiren bölüm.
—
Kalibrasyon: —Cihaz, günlük veya haftalık olarak kalibrasyonunu otomatik olarak yapmalıdır. Cihaz otomatik olarak kalibrasyon yapma özelliğine sahip değilse haftalık kalibrasyonunun manuel olarak yapılması gerekir. Şayet haftada 300 testten az ölçüm yapılıyor ise 300 testten sonra cihaz mutlaka kalibrasyona tabi tutulmalıdır.

—Ancak 300 test ölçümünü doldurmayan cihazların da kalibrasyonunu (3) ayda bir
yapılmalıdır.
—
—Kalibrasyon tarihi cihaz çıktısında belirtilmelidir.

KANDA ALKOL TESPİTİ:
1-CONWAY MİKRODİFÜZYONYÖNTEMİ

Biyolojik ve biyolojik olmayan sıvılarda etanol, metanol, formaldehit tayini amacı ile kullanılır. Metod örnekte bulunan uçucu indirgen maddenin yükseltgen reaktifi indirgeyerek renk değişimi oluşturmasına dayanır.
3C2H5OH + 8H2SO4 + 2K2Cr2O7 3CH3COOH + 2K2SO4 + 2Cr2(SO4)3 + 11H2O
CONWAY MİKRODİFÜZYON YÖNTEMİNİN UYGULANMASI
Conway kabının ortasına 1 ml bikromat asidi pipetlenir.
Conway kabının dış bölmesine 1 ml doymuş K2CO3 pipetlenir.
1 ml kan örneğine 1 ml damıtık su katılır (seyreltik kan).
Hazırlanan seyreltik kandan 1 ml alınır ve conway kabının dış bölmesine pipetlenir.
Conway kabının cam kapağı doymuş potasyum karbonat çözeltisi ile ıslatılır ve conway kabı üzerine sürülerek kapatılır.
15 dakika 70o C’ de etüvde tutulur.
Difüzyon süresi tamamlandığında, conway kabının orta bölmesindeki renk değişimi şiddeti indirgen maddenin konsantrasyonu ile orantılı olup, bu renk şiddeti uv(450 nm ) okunur.
KANDA ALKOL ANALİZİ
HS/GC (Headspace/Gase Chromatography )

Adli Tıp Kurumu merkez ve Grup Başkanlıkları laboratuarlarında kanda alkol
analizleri perkin Elmer marka ,HS 40 XL ve HS40 Turbo Matrix modellerindeki HS/GC cihazları kullanılmaktadır.
HEAD-SPACE / GAZ KROMATORAFİ CİHAZI (Çift kolon/Çift FID Dedektör)

KANDA ALKOL ANALİZİ HS/GC

(Headspace/Gase Chromatography ) yöntemi….: Bu yöntemde;
•(1mL.) tam kan örneği otomatik pipetle 20 mL.lik orijinal HS şişelerine alınır .
—
•üzerine iç standart olarak 0,5 mL. n-butanol ilave edilir.
—
•Ve şişe iç tarafı PTFE ‘li aluminyum kapakla kapatılır. Bu kapatma işlemi özel kapatma aleti ile yapılır.
• Bu şekilde hazırlanan numune şişeleri HS/GC cihazına yerleştirilir.
—
Cihazın çalışma Koşulları

HEADSPACE PARAMETRELERİ (PERKIN ELMER HS 40XL)

Fırın (oven) sıcaklığı =70 oC
İğne sıcaklığı =75 oC
Transfer line =110 oC
Isıtma süresi =15 dak.
Enjeksiyon süresi =0.01 dak.
GC devir süresi =26 dak.
Basınç uygulama süresi (N2 gazı) =0.5 dak.
Cihazın çalışma Koşulları

GC PARAMETRELERİ (PERKIN ELMER AUTOSYSTEM XL GC)

Kolon =BP-20 Oven
sıcaklık programı =

i)40 oC’de 4 dak. bekler
ii)10 oC/dak. hızla 90 oC’ye yükselir
iii) 45oC/dak. hızla 240oC’ye yükselir bu sıcaklıkta 3 dak. bekler
iv) 240 oC den 40 oC ye soğutulur.
Enjeksiyon bloğu sıcaklığı =120 oC
Dedektör sıcaklığı (FID) =250 oC
H2 akış hızı =45 ml/dak.
Hava akış hızı =450 ml/dak.
Taşıyıcı gaz = N2
N2 basıncı =15 psi

Etanol,metanol,formaldehit,aseton,isopropil alkol,n-propanol ve n-bütanol karışımına ait kromatogram (A kolonu) Etanol,metanol,formaldehit,aseton,isopropil alkol,n-propanol ve n-bütanol karışımına ait kromatogram (B kolonu)

ALKOL LİMİTLERİ (Trafikte)
İSVEÇ – NORVEÇ ……………: 0,2 Promil
DANİMARKA-FİNLANDİYA….: 0,5 Promil
ALMANYA- FRANSA…………: 0,5 Promil
İNGİLTERE-İRLANDA………..: 0,8 Promil
AMERİKA – KANADA…………: 0,8 Promil
TÜRKİYE ……………………….: 0,5 Promil
BİLİMSEL YAYINLARDA KULLANILAN KAN-ALKOL KONSANTRASYONLARI BİRİMLERİ
Birim Açıklama
% v/v* …………Hacımdaki % (100 mL.deki mL.)
%w/v …………Hacımdaki ağırlık olarak % (100 mL.deki g.)
g% ………. …..Her 100mL. deki gram olarak alkol
g/L ………. …..Litredeki gram cinsinden alkol miktarı mg/mL.
……….Mililitredeki miligram cinsinden alkol miktarı
mg/g** ………. Bir gram kandaki miligram cinsinden alkol miktarı (Promil)
(g/kg)** ………Bir Kilogram kandaki gram cinsinden alkol miktarı (Promil)
mg/dL ………. Her 100mL.(Desilitre) Kandaki mg. olarak alkol miktarı
mmol/L*
**……Litredeki milimol sayısı
*%v/vx0,79=%w/v(0,79 g/ml=alkol yoğunluğu)
**mg/gx1,06=mg/ml(1,06 =Kan yoğunluğu)
***mmol/L.x0,0046=g% ,(örnek:21,7mmol/L.x0,0046= 0,1g%)
KAN ÖRNEKLERİNİN HS/GC ANALİZİ SONUNDA ELDE EDİLEN POZİTİF VE NEGATİF SONUÇLARI % LERİ

– <0,5 promilden az nefesteki alkol değerlerine itiraz edenlerin Kan sonuçları
%1,71 inde alkol tespit edilmiş,
%7,43 ünde alkol tespit edilememiştir,
– 0,5-1,0 promil aralığındaki nefes alkolüne itiraz edenlerin kan sonuçları:
%45,21 inde alkol tespit edilmiş %10,64 ünde alkol tespit edilememiştir,
– 1,0-1,5 promil aralığındaki nefes alkolüne itiraz edenlerin kan sonuçları: %10,11 inde alkol tespit edilmiş, %3,72 ünde alkol tespit edilememiştir,
Zaman Dilimine göre yapılan itirazlar
24:00-07:00 saatleri arasında………………%81
17:00-24:00 saatleri arasınd……………….%13
07:00-17:00 saatleri arasında………………%6,

KAN ÖRNEKLERİNİN HS/GC ANALİZİ SONUNDA ELDE EDİLEN POZİTİF VE NEGATİF SONUÇLARININ % ‘Sİ

%72,88’ inde alkol tespit edildi,
%27,12 ‘ inde alkol tespit edilememiştir

(Tablo :4, grafik :4)
Kaynaklar:
1-Adli Toksikoloji , Baban N. Adli Tıp yayınları-8/2003
2-The Merck index Twelfth edition
3-www.intoximeter.com
4-www.lion.com
TEŞEKKÜRLER
01.04.2009