Teneke Ambalajlar

TENEKE AMBALAJLAR

Teneke Kutu Ve Levha

 Gıda sanayisinde çeşitli gıdaların işlenmesinde, depolanmasında ve ambalajlanmasında kullanılan malzemelerin hızlı olarak gelişmesine karsın, konserve endüstrisinde teneke yerine başka bir materyalin yaygın olarak kullanılması sağlanamamıştır.

 Gıdaların metal kaplarda güvenli olarak saklanabileceği 1800’lü yılların başında Fransa’da anlaşılmıştır.

 1809’da Paris’li şef ve şekerlemeci Nikolas Appert teneke kutulara konulmuş ve kaynatma ile sterilize edilmiş gıdaların uzun süre saklanabileceğini bulmuştur.

 Bir yıl sonra İngiliz Peter Durand kapatılmış silindirik kutuyu tasarladıktan sonra teneke için patent almıştır. Kalaylı levhalardan yapılmış teneke kutular ise 1840 yılından itibaren konserve sanayinde kullanılmıştır.

 Konserve üretiminde tenekenin ambalaj maddesi olarak kullanılması ile birlikte kendine özgü kimyasal bir sorun ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar çok sayıda araştırmaya konu olan ve bu eğitimin de konusu olan bu olay ‘korozyon’ olarak adlandırılmaktadır.

 Konserve kutularında korozyon, yol açtığı sonuçlar açısından sakıncalı bir olaydır. Bu sakınca, konservenin dayanma süresinin azalmasından, kalitesinin düşmesinden ve çözünerek konserveye geçen metal iyonlarının insan sağlığına zararlı olmasından ileri gelmektedir.

Gıda ambalajı olarak kullanılan metal kutular, ana materyali veya kaplaması farklı levhalardan yapılırlar:

 Kalay kaplı teneke levhalar

 Kalaysız teneke levhalar

 Lak kaplı teneke levhalar

 Alüminyum kaplı teneke levhalar

 Alüminyum levhalar

 Diğer teneke levhalar

Teneke kutu yapısı

 Kalaylanmış teneke levhadan kalınlığına bir kesit alıp incelendiğinde 5 ayrı katmandan oluştuğu görülür. Sırasıyla çelik gövde, demir-kalay alaşımı (FeSn2), kalay, kalay oksit filmi ve yağ filmi görülür. Laklı levhalarda, bunlara bir de lak tabakası eklenmektedir.

Çelik Tabakası

 Tenekenin ana bölümüdür. Malzemeye direnç ve şekillendirilebilme özelliği sağlar. Orta ve düşük karbonlu çelik kullanılır. Konserve sanayisinde genellikle L, MR, MC, MS tipi olmak üzere baslıca 4 tip çelik kullanılmaktadır.

 Çelik tipi çeliğin bileşimiyle ilgilidir. Çeliğin bileşiminde yer alan iz elementlerin miktarlarına göre gruplara ayrılır. Çelik levhaların bileşiminde karbon, mangan, kükürt, fosfor, bakır ve silis bulunmaktadır. Çelik levhanın bileşiminde kükürt ve fosfor oranı arttıkça korozyon hızlanmaktadır.

 Kalaylı teneke üretiminde kullanılan çelik tabakasının önemli bir özelliği de temper derecesidir. Temper terimi kalaylı tenekelerde toplam uzama, sertlik, eğilip bükülmeye direnç gibi değişik mekaniksel özelliklerin ifade etmektedir. Bu nedenle temper terimi yerine çoğu zaman yapıldığı gibi sertlik terimini kullanmak doğru değildir. Temper derecesi, kalaylı tenekeye şekil ve form verebilme kolaylığının bir ölçüsüdür.

Kalay Demir Alaşım Tabakası

Böyle bir tabakanın varlığı korozyonun önlenmesi açısından önemlidir. Bu tabaka demir ve kalay tabakaları arasındaki elektrik akımını keserek korozyonu yavaşlatmaktadır. Çelik levha üzerine mat olarak kaplanmış kalayın, ergime sıcaklığı olan 232 °C’nin biraz üzerine, 250°C’ye ısıtıldıktan sonra aniden 50°C’ye soğutulmasıyla parlak bir teneke yüzeyi elde edilirken, demir kalay alaşım tabakası oluşur. Bu tabaka sert ve kırılgan olduğundan kalınlığının fazla olması istenmez. Gereğinden kalın olması halinde tenekeye şekil verilirken, kalay tabakasının kapatamayacağı büyüklükte çatlaklar meydana gelir.

Kalay Tabakası

Çelik levhaların korozyona direncini artırmak için çelik levhalar kalay ile kaplanırlar. Ancak kalayın da gerçekte korozyona tam olarak dayanıklı bir materyal olduğunu söyleyemeyiz.

Kalaylı tenekenin korozyona direnci, tenekenin kalay kaplama miktarına, kaplamanın homojen olup olmadığına, çelik gövdenin bileşimine ve gıdanın çeşidine bağlıdır. Kalaylı tenekenin ağırlık olarak % 99’u çelikten oluşmaktadır. Kalay tabakasının kalınlığı 0,0025 mm’den daha incedir (0,00038 -0,0015 mm).

Çelik levhalar ‘sıcak daldırma’ ve ‘elektrolitik’ yöntem olarak baslıca iki şekilde kalayla kaplanabilmektedir. Bugün konserve sanayi için üretilen kalaylı tenekelerin % 90’ından fazlası elektrolitik yöntemle kaplanmaktadır. Bu tür tenekelere ‘elektrolitik teneke’ denir.

Sıcak daldırma yöntemiyle, tenekeler fazla miktarda kalayla kaplanmakta, yüzeydeki kalay miktarı oldukça tekdüzelik göstermekte ve kaplama tabaksı daha az gözenek içermektedir.

Bütün bu özellikleriyle, sıcak daldırma yöntemi ile üretilen tenekeler, daha pahalı ve değerlidirler. Ancak daha hızlı ve ucuz bir üretim sağlamak ve daha az kalay harcamak amacıyla 1934 yıllarında elektrolitik kaplama yöntemi geliştirilmiştir.

Tenekelerde kalay kaplama miktarı o kadar azdır ki (24×10-4mm), bunun bir katman olarak kalınlığının ölçülmesiyle belirtilmesi olanaksızdır. Kalay kaplama, kalınlık olarak değil,1 m2 tenekenin içerdiği kalay miktarı (gram) olarak verilir.

Konserve kutularında kullanılan elektrolitik tenekelerin 1m2’lik tek yüzeyinde en az 2,8 g, en çok 11,2 g kalay kaplama bulunmalıdır. 1 m2 levhanın her iki yüzü düşünüldüğünde (çift yüz için) bu değerler iki katı olarak alınır.

Kalay kaplama her iki yüzeyde eşit miktarda olduğu gibi, farklı uygulanmış olabilir. Bu durumda daha fazla kalay içeren yüzey, kutu içini oluşturan yani gıda ile temas eden yüzey olmalıdır.


Bir cevap yazın