Etiket Arşivleri: şarbon

Şarbon ( Antrax )

ŞARBON (ANTRAX)

Tanı Esasları

 Enfekte hayvanlar, keçi, koyun, sığır, at veya geyik leşi, kılları, yünü veya derisi ile temas

 İnkübasyon süresi 2-5 gün.

 Ağrısız lezyonun papüle, veziküle, nekroza ve eskara ilerlemesi.

 Kısa süreli grip benzeri semptomun hızla göğüs ağrısı ve dolaşım kollapsına dönüşmesi

 Lezyon veya akıntıdan direkt yayma ve kültür.

 PA AC grafisinde mediasten genişlemesi

Genel bilgiler

 Şarbon ot yiyen hayvanların hastalığıdır.

 Enfekte etlerin yenilmesi.

 Enfekte hayvan ürünleri ile temas edilmesi.

 Hastalığın deri formu en sık görülen form.

 Bu hastalığa ilginin devam etmesinin nedeni sporlarının biyolojik silah olarak geliştirilmesidir.

 Etken: Bacillus anthracis: gram pozitif, sporlu bir çomaktır.

 Sporları; kuruluğa, UV, yüksek PH, dezenfektanlara karşı dirençlidir.

 Virulansı, polisakkarid kapsülüne ve ekzotoksinine bağlıdır.

 Letal toxin A

 Toxin B

Deri Şarbonu

 Vakaların %95’i bu formdadır.

 Lezyon küçük, ağrısız fakat sıklıkla kaşıntılı bir papül olarak başlar.

 Papül büyüdükçe vezikül meydana gelir.

 İki gün içerisinde ülserleşerek çevresel ödemi olan son derece belirgin siyah eskar oluşur.

 Veziküler sıvının gramında pozitif koklar saptanır.

Akciğer Şarbonu

 Nadir görülen bir formdur.

 Vakaların %5’inden azını oluşturur.

 İnkübasyon süresi yaklaşık 10 gündür ancak bazı vakalarda uzayabilir.

 Bu form ÜSYE şeklinde başlar ancak birkaç gün içinde dispne, öksürük, titreme ve bakteriyemi ile fulminant seyreder.

 Hemorajik bir mediastinit şeklinde seyreder ve son derece fataldır.

GİS Şarbonu

 Nadir görülmektedir.

 Mukozal ülserasyonunu eşlik ettiği mezenterik adenittir.

 Afrika ve Asya’da bildirilen vakalar var.

Tanı

 Öykü

 Deri lezyonunun büyüklüğü ile orantısız ödem varlığı.

 Enfeksiyonun başlangıç fazında ağrının olmaması.

 Gram boyamada PNL oranının düşük olması.

 Organizma KAB kolay ürer ve hemoliz yapmayan gri-beyaz koloniler oluşturur.

Tedavi

 Deri şarbonu Pen-G iyi yanıt verir (7-10 gün).

 Doksisiklin deri şarbonunda etkilidir.

 Siprofloksasin ve Kloramfenikol, penisilin allerjisi olanlara karşı endikedir.

Korunma

 Doksisiklin veya siprofloksasin hastalık oluşmadan önce temas eden kişilere verilirse akciğer hastalığı gelişmesini engelleyebilir.

 En az 6 hafta verilmelidir.

 Riskli gruplar için aşısı mevcuttur.


Kaynak: http://www.dicle.edu.tr/Contents/808abd8d-be6c-48d1-a833-178ee8f34bbd.pdf

Anthrax (Şarbon) ( ISPARTA VALİLİĞİ )

ANTHRAX (ŞARBON)

Anthrax, Bacillus anthracis tarafından oluşturulan septisemik özelikte akut infeksiyöz bir hastalıktır. înfeksiyon, vucut ısısının yükselmesi, dalağın şişmesi, kanın katran gibi koyu renk alması ve pıhtılaşmaması, deri altı ve subseröz dokularda sero-hemorajik infiltrasyonların oluşması ile karakterize zoonoz bir hastalıktır. Bütün memeli hayvanlarda görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Çiftlik hayvanlarından en çok koyun, keçi ve sığırlarda ölüme sebep olur. Yurdumuzun her bölgesinde ve her mevsimde ortaya çıkar. Halk arasında hayvanlarda “DALAK veya ŞARBON” , insanlarda “KARAÇIBAN ve KASAP ÇIBANI” olarak bilinmektedir.

TARİHÇESİ

Anthrax, hayvanlarda seyreden hastalıklardan en eskiden beri bilinenlerdendir. Enfeksiyöz karekterde olduğu ilk defa EîLERT (1836) tarafından bildirilmiştir. Anthrax basillerinin ilk kültürünü 1876 yılında KOCH, kan serumu kullanarak ve sonra da 1877 yılında PASTEUR üre kullanarak yapmışlardır. KOCH (1878) Anthrax basillerinin spor verdiklerini saptamıştır.

ETYOLOJİ

Hastalığın etkeni olan Bacillus antchracis 1- 2×3-8 mikrometre boyutlarında aerobik (veya fakültatif), Gram pozitif, hareketsiz, sporlu ve kapsüllü bir mikroorganizmadır. Spor formu fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı son derece dirençli olup doğa koşullarında 50-60 sene canlılığını ve enfektivitesini muhafaza edebilir.


Kaynak: https://isparta.tarimorman.gov.tr/Belgeler/Bas%C4%B1l%C4%B1%20Yay%C4%B1nlar%C4%B1m%C4%B1z/Lifletler/%C5%9Earbon.pdf

Kurban Kesim Hijyeni

ÖNSÖZ

Kurban gerek fert, gerekse toplum açısından çeşitli yararlar taşıyan mali bir ibadettir. Kurban insanlar arasında sevgi ve dayanışma ruhunu güçlendirir. Kurban toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Özellikle et satın alma imkânı bulunmayan veya çok s ınırlı olan yoksullar ın bulunduğu ortamlarda kurbanın bu rolünü daha belirgin biçimde görmek mümkündür. Ülkemizde kişi başına et tüketimi sadece kurban bayramlarında gelişmiş ülkeler düzeyine ç ıkabilmektedir. Ülkemizde hayvan kaynaklı g ıda üretiminin yetersiz ve üretilenlerin de son derece pahalı, toplum katmanlarını oluşturan gruplar arasında gelir dağılımının son derece adaletsiz ve böylece satın alma gücünün çok zayıf olması sebepleriyle, çoğu insanımız için kurban beklenen bir müjdeci gibidir. Çevre sağlığının bilincine varılmış olan günümüzde, kurbanl ık hayvanların sokaklarda dolaştırılmaları, meydanlarda bekletilmeleri, satın alınan hayvanların evlerin bahçelerinde, balkonlarda tutulmaları ve bu yerlerde kesilmeleri halk sağlığı aç ısından ciddi tehdit oluşturmaktadır. Bu durum halk sağlığı aç ısından büyük sorumsuzluktur. Ülkemizde, uzun yıllar kurbanlık hayvanların alımı, satımı, kesimden önce ve sonra muayenesi yasal uygulamaların dışında bırakılmıştır. Bu nedenle Kurban Bayramında pazarlanan ve kesilen hayvanlar, hastalıkların yayılması bak ımından önemli bir sakınca oluşturmaktadır. Ancak Bakanlar Kurulu’nca 24/10/2001 tarihinde “Kurban Hizmetlerinin” Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar ile; Kurban Bayramında ibadet maksadıyla kurban kesmek isteyen vatandaşların kurbanlarını dini hükümlere, sağlık şartlarına ve çevre temizliğine uygun bir şekilde bizzat kesmelerine veya vekalet yoluyla kestirmelerine yardımcı olmak ve kurban kesilecek yerleri belirlemek için gerekli usul ve esasları düzenlenmiştir. Halk ın kurbanlık hayvan seçimi ve alımı, kurbanlık hayvanın kesim ve yüzüm işlemleri, kesilen etin parçalanması ve muhafaza edilmesi, yan ürünlerin korunmas ı gibi konularda bilgilendirilmesi, ilgili tarafların da bu yönde ilgi göstermesi ve çaba sarf etmesi halk sağlığı açısından son derece yararlı olacakt ır. Bu amaçla Derneğimiz kurbanlık hayvanların teknik ve hijyenik şekilde kesimi ve halk sağlığı aç ısından güvenliği sağlamak ile ilgili hizmetler konusunda bu notları haz ırlamıştır. Dr.Can DEMİR Prof.Dr.Mustafa TAYAR

Kurban kesimi ile ilgili yasal düzenlemeler ürkiye’de hayvan sağlığına yönelik hizmetler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde yer alan Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünce her il ve ilçede bulunan İl ve İlçe Müdürlükleri, T 10 adet Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü, 6 adet Tahaffuzhane ve Gümrük Veteriner Müdürlüğü ile İl Kontrol Laboratuar Müdürlükleri vasıtasıyla yürütülmektedir. Bu hizmetlerin temel dayanağını 3285 say ılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu (HSZK) ve bu Kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmelik, talimat ve tebliğler oluşturmaktadır. 3285 sayılı HSZK’ya göre 25 adet hastal ığın ihbarı mecburidir. Bu hastal ıklardan şap, brucella, koyun-keçi çiçek, koyun-keçi vebası, kuduz ve tüberküloz mücadelede öncelik taşıyan hastalıklardır. Hayvan hastalıkları ile mücadelede; aşılama, karantina, hayvan hareketlerinin kontrolü, kordon, itlaf, kesim takip ve izleme gibi kontrol metotları uygulanmaktad ır. Türkiye’deki hayvancılık ile ilgili hizmetlerin daha etkin ve verimli yürütülebilmesini teminen hayvanların kayıt altına alınmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. AB mevzuatına uygun olarak yönetmeliği çıkarılmış ve bir k ısım hayvanlar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve üretici birlikleri tarafından kayıt altına alınmış olmakla birlikte, bu konudaki çal ışmalar henüz çok yeni ve yetersiz düzeydedir. Büyükbaş hayvanların tanımlanması ve kay ıt altına alınması için veri taban ının oluşturulması bu amaçla bilgisayar al ınması, veri programı haz ırlanması ve kullan ıcılara eğitim verilmesi gerekmektedir. Yine aynı amaçla, hayvan nakli yapan araçlar ın taşıması gereken asgari, teknik ve hijyenik şartlar ile ruhsatlandırılması hakk ındaki yönetmeliğe ilişkin çalışmalar gerçekleştirilmiş olup, yönetmeliğin en kısa süre zarfında Resmi Gazetede yayımlanarak uygulanması öngörülmektedir. Hayvan park ve pazarlar ı ise Tar ım ve Köy İşleri Bakanlığınca yayımlanmış olan tebliğ çerçevesinde ruhsatlandırılmaya başlanmıştır. Hayvan kesim yerleri, mezbahalar ile parçalama, soğuk depo, et ürünleri üretim tesisleri yine 3285 sayılı HSZK ve 560 say ılı G ıdaların Üretimi Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname kapsamında çıkarılan yönetmeliklere göre Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ile İl ve İlçe Müdürlüklerince kontrol edilmektedir. Hayvan Sağlığı ile ilgili hizmetlerin yürütülmesindeki temel kanun 1986 y ılında yürürlüğe giren Hayvan Sağlığı ve Zab ıtası Kanunudur. Bu kanun kapsam ında çıkarılmış çok say ıda yönetmelik, talimat ve tebliğ bulunmaktadır. Bunlar; Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Yönetmeliği (1989), Kırmızı Et ve Et Ürünleri Üretim Tesislerinin Kuruluş, Açılış, Çalışma ve Denetleme Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik (2000) Veteriner Hekim Uzmanlık Yönetmeliği (1995), Hayvan Pazarlarının Ruhsatlandırma ve Denetleme Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ (2000),

3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zab ıtası Kanunu’nun 4 üncü Maddesine göre Tespit Edilen İhbarı Mecburi Hastalıklar Hakkında Tebliğ (1998), Geviş Getiren Büyükbaş Hayvanlar ın Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği (2000). Ülkemizde, uzun yıllar kurbanlık hayvanların alımı, satımı, kesimden önce ve sonra muayenesi yasal uygulamaların dışında bırakılmıştır. Bu nedenle kurban bayramında pazarlanan ve kesilen hayvanlar, hastalıkların yayılması bak ımından önemli bir sakınca oluşturmakta idi. Ancak Bakanlar Kurulu’nca 24/10/2001 tarihinde “Kurban Hizmetlerinin” Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar ile; kurban bayramında ibadet maksadıyla kurban kesmek isteyen vatandaşların kurbanlarını dini hükümlere, sağlık şartlarına ve çevre temizliğine uygun bir şekilde bizzat kesmelerine veya vekalet yoluyla kestirmelerine yardımcı olmak ve kurban kesilecek yerleri belirlemek için gerekli usul ve esasları düzenlenmiştir. Bu ülkemiz adına sevindirici bir başlangıç olup iyi bir düzenleme ve eşgüdümle vatandaşların kurbanlarını dini hükümlere, sağlık şartlarına ve çevre temizliğine uygun şekilde kesmelerine yardımcı olacakt ır. Kurban Hizmetleri Komisyonunu ; kurban kesimiyle ilgili yapmak üzere, illerde vali veya görevlendireceği bir vali yardımcısının, ilçelerde kaymakamın başkanlığında, müftülük, sağlık müdürlüğü veya sağlık grup başkanlığı, tarım müdürlüğü, çevre müdürlüğü (teşkilatı varsa), belediye ve Türkiye Diyanet Vakfı temsilcilerinden oluşan bir “Kurban Hizmetleri Komisyonu” kurulacaktır. Komisyonun sekretarya görevini müftülük yapar. Komisyon kararları mülki amirin onay ı ile yürürlüğe girer. Bu komisyon; Kurban satış ve kesim yerlerini mevcut mezbahalar ı da dikkate alarak tespit etmek ve kurbanlar ın eziyet verilmeyecek şekilde kesilmesi için gereken tedbirleri almak, Kurban kesim yerinde yeterli sayıda din görevlisi, veteriner hekim, kasap ve yardımcı personel temin etmek ve kurbanları ehil kimselerin kesmesi için gereken tedbirleri almak, Kurban satış ve kesim yerlerinde belediyeler taraf ından, kurban kesimi için gerekli alt ve üst yapının tesisi ile kurban atık ve çöplerinin toplanıp satış ve kesim yerlerinin temizletilmesini sağlamak, Görevlerini yerine getirecektir. Belediyelerin sorumlulukları Belediye, ortak maddi ve manevi yarar, ortak an ı ve gelenekler etraf ında toplanmış olan insanlar bütünüdür. İyi işledikleri ve kendilerinden beklenilen hizmetleri verebildikleri takdirde beldelerinin halkının sosyal dayanışmasını sağlayan, demokratik olgunluğunu geliştiren, çeşitli düşünce ve çıkarlar arasında denge ve uyum sağlayarak huzur ve ahengi kuran bir kurumdur.

Kurbanlık Hayvan Seçimi, Kesimi ve Etlerin Saklanmasında Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar

Milyonlarca kasaplık hayvan kurban bayramı süresince dinimiz gereğince kesilmekte ve de tüketilmekte. Konuyu özellikle önemli kılan husus , Veteriner Hekim kontrolü yapılmadan kesilen hayvanlardan bulaşabilecek hastalıklardır. Kesim öncesi bu hayvanların sokaklarda dolaştırılmaları, meydanlarda bekletilmeleri; satın alınan hayvanların evlerin bahçelerinde, balkonlarında tutulmaları ve uygun olmayan yerlerde kesilmeleri tehlikeyi ciddi oranda arttırmaktadır.
Maalesef her kurban bayramında, basından da takip ettiğimiz istenmeyen görüntülerle karşılaşıyoruz. Son yıllarda yerel yönetimlerin de çabaları sonucu kesim merkezleri oluşturulmuş olsa da halen şahsi kesimler sonucu oluşan görüntüler ülkemizin alnında leke bırakmaktadır. Kesimler sırasında ortaya çıkan kan, mide bağırsak içerikleri ve kullanılmayan kısımlar gelişi güzel etrafa atılmakta veya uygun olmayan şekillerde uzaklaştırılmaktadır. Bunun neticesinde yurdumuzun bir başka sıkıntısı olan sokak hayvanları doğal olarak açlıklarını gidermek için bu atıklara karınlarını doyurmakta ve Zoonoz hastalıklar zincirinin halkaları birer birer kenetlenmektedir. Zoonoz hastalıklarda kurban bayramları sonrasında %30 oranında bir artış gözlenmekte. Bruselloz, Kist hidatid, Sistiserkoz, Sarkoplazmoz, Verem, Toksoplazmoz, Şarbon bu zoonotik hastalıkların başta gelenleri. Kısaca bu sık görülen hastalıklara değinecek olursak;

TÜBERKÜLOZ

Sığır ve keçilerde enfeksiyonlardan M. bovis sorumludur. Kesimde lezyonların %90’ının akciğerlerde lokalize oldukları görülüyor. Ayrıca tüm lenf yumrularında, tracheada, ve iç organlarda (milier evre) lezyonların varlığı görülmektedir. Canlı muayenede; sabahları ve soğuk havada yaş ve hafif öksürük ile birlikte zayıflık dikkati çekebilir.İnsana bulaşma; et ve süt ürünlerinin çiğ ya da az pişmiş yenmesi ile bulaşabilmektedir.Kesim sırasında hayvanda veya ette bu tarz lezyonlar görüldüğünde tüketici mutlaka uyarılmalıdır.

BRUSELLOZ

Etkenleri Brucella abortus bovis, B. suis ve B. melitensis’’ tir. Hastalık düzensizlik gösteren ve nüksetme eğilimli bir ateş ile karakterizedir. Bunun yanı sıra terleme, ağrı, eklemlerin şişmesi, bazen cinsel organlarda hastalık tabloları ile seyredebilir. İnsanlara enfeksiyon hasta hayvanlar ve etleriyle temasta el ve konjuktiva (gözü çevreleyen doku) ile, hastalıklı süt ve süt ürünlerinin tüketimi ile bulaşabilir. Bakteriler etlerde haftalar hatta aylarca canlı kalırlar. Tuzlanmış ve salamura edilmiş etlerde 150 gün canlılıklarını koruyabilirler. Brusellozlu hayvanlar kesinlikle kesilmemeli ve bölge sorumlularına bildirilmelidir.

ANTHRAX (ŞARBON)

Etkeni Bacillus anthracis’tir. Hasta hayvanlardan temas yolu ile bulaşır. Etlerini tüketen insanlarda ise hastalığın sindirim formu oluşur ve çoğu zaman ölümle sonuçlanır. Kesilen şarbonlu hayvanın kanı pıhtılaşmaz, dalak normalin 3-4 katı büyümüştür. Trachea (soluk borusu) ve bronşlar kanlı ve köpüklü bir sıvı ile doludur. Kesim esnasında tipik belirtiler görüldüğünde kesimin hemen durdurularak Veteriner Hekime bildirilmesi ve antraks(şarbon) olduğu kesinse uygun koşullarda imha edilmesi yoluna gidilmelidir.

CYSTİCERCUS BOVİS

Tenia saginata’nın larva formudur. Sığırların dil, masseter(yanak kasları),özefagus(yemek borusu) diyafram, iskelet kasları ve kalp kası gibi dokulara yerleşir. Klinik tanı mümkün değildir. Tanı ancak et muayenesi ile yapılabilir. Enfekte kişilerde iştah bozukluğu, karında şişme ve ağrı, bulantı, kusma, kabızlık ve ishal gibi şikayetler görülebilir. İyi beslenen bir insanın bağırsağında 1 adet şeridin bulunması durumunda hiçbir klinik belirti görülmeyebilir. Bu da enfeksiyonun yayılmasında büyük önem taşır.

KİST HİDADİT

Ülkemizde oldukça yaygın olarak gözlenmektedir. E. granulosus’un larva formunun insan vücudunda kist oluşturması sonucu oluşur. Patojenite (hastalık durumu) parazitin yerleşeceği dokuya göre değişkenlik gösterir. Kist yerleştiği dokuya göre fonksiyon bozukluğu yapar. Sıklıkla akciğerler arasındaki pleural boşlukta balonumsu kistler oluşturur ve solunum yollarında çeşitli sorunlara neden olur. Bu kistin patlaması değişken şiddetlerde allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Alınması gereken önlemler; Sokak köpeklerinin antiparaziter tedavileri ve kurbanlık atıklarına ulaşmalarının engellenmesi şeklinde olmalıdır. Bu amaçla atıklar mutlaka yakılmalıdır!

FASCİOLASİS

F. hepatica ve F. gigantica parazitlerinin oluşturdukları hastalıklardır. Karaciğer kesildiğinde kelebek ismi verilen parazitin olgun formları görülür. İnsanlara bulaşma sonucu karaciğer yetmezlikleri, nekroz ve siroza neden olabilir.

BSE (DELİ DANA)

Etken, protein zincirinden oluşan ve oldukça küçük boyutlarda bir priondur. Yaşlı hayvanlarda görülme sıklığı,genç hayvanlara göre daha fazladır. Hayvanlarda şiddetli davranış bozuklukları ve sinirsel belirtiler gözlenir.Teşhisi çok güçtür. Kesilen hayvanın beyinde süngerimsi görüntü şüphe uyandırır.

KURBANLIK HAYVANLARIN CANLI MUAYENESİ

Eğer hayvanda yüksek ateş, iştahsızlık, öksürük, solunum güçlüğü, yutmada zorluk, ağız burun akıntısı, kısmi veya genel felç, vücutta şişlikler, cinsiyet organları ve memede kötü kokulu akıntılar varsa hastalıktan şüphe edilmelidir .Hayvanın yaşına dikkat edilmelidir
Ayrıca; ayakta durma ve hareket tarzına, beslenme durumuna, çevreye uyumuna, hayvanların postunun, kılının ve yününün durumuna, sindirim sistemine (salgı çıkarmasına, geviş getirmesine, dışkının kıvamına ve rengine), üreme organlarına ve meme bezlerine, solunum sistemine (burun salgısına, solunum durumuna), yara, şişlik veya ödem gibi oluşumların varlığına dikkat edilmelidir.

GENEL SAĞLIK AÇISINDAN KURBAN EDİLECEK

HAYVAN;

Durgun ve halsiz olmamalı, aşırı öksürük ve aksırık olmamalı, gözleri, derisi ve kılları parlak ve canlı olmalı, göz, ağız ve burunda akıntı olmamalıdır.Aşırı zayıf veya gebe olmamalıdır

KESİM 

Kesilecek hayvan mutlaka sağlıklı olmalıdır .Yorgun olmaması ve kesimden önce 6 saat boyunca yem verilmemesi (su verilebilir), kesim öncesi strese sokacak kötü muamelelerden ve hareketlerden kesinlikle kaçınmak gerekir. Aksi taktirde et kalitesi olumsuz olarak etkilenir.

ÇOK ÖNEMLİ NOKTALAR !

Kesim yeri temiz olmalı ve akar su bulunmalıdır.
Kesim yapan kişinin sağlıklı ve temiz olması gerekir; ayrıca, bu kişi karkastan kendisine bulaşacak hastalıklara (şarbon, bruselloz gibi) karşı gerekli tedbirleri (eldiven, çizme giyme, kesik-yaralı el veya parmaklarla etle temas etmemek gibi) almalıdır.
Kesim işlemi, hayvanın yemek borusu ile boynun sağ ve solunda bulunan 2 kalın damarı kapsayacak şekilde boynun alt bölümü ile çene arasındaki kısmın ortasındaki boğaz çıkıntısına rastlayan yerden yapılmalıdır.
Hastalıklı doku ve organların kesimi sırasında kirlenen bıçaklar dezenfekte edilmeli, sağlam kısımların kesim ve parçalanmasında dezenfekte edilmeden kullanılmamalıdır.
Hayvan tutulup yatırılırken veya askıya alınırken işkence-eziyet edilmemelidir.
Kesim, mümkünse askıya alarak yapılmalıdır, böylece kanın tamamının akıtılması ve derinin yüzümünün temiz olarak yapılması sağlanır. Yerde yapılan kanatma sırasında kanın tamamının boşaltılması için yatırılan hayvanın üzerine bastırılmamalı, zorlama yapılmamalıdır. Aksi halde oluşacak negatif basınç nedeniyle dışarıdan ve sindirim sisteminden birçok mikroorganizma kolayca ete bulaşacaktır.
İç organlar yüzme işlemini takiben en kısa sürede çıkarılmalıdır. Yutak boşaltılmalı, mide-bağırsak, safra ve idrar kesesi ve üreme organları çıkarılmalı, hasta ve süt bulunan memeler karkastan uzaklaştırılmalıdır. Bağırsaklar çıkarılırken çıkışı bağlanarak içerikle karkasın kirletilmesi önlenmelidir.
Kesim sırasında, kan, bağırsak içeriği gibi maddelerle çevrenin kirlenmesi engellenmelidir.
Tüketilecek sakatatlar temiz bir şekilde çıkarılmalıdır. Kurban atıkları çöp varillerine atılmamalı, kanalizasyon kanallarına dökülmemeli, gelişigüzel çevreye atılmamalıdır. Çevre temizliği ve halk sağlığı açısından bu tür atıklar sokak hayvanlarının erişemeyeceği şekilde derin çukurlara gömülmeli ya da yakılmalıdır.

KESİM ÖNCESİ ve SONRASI SORULMASI GEREKEN ÖNEMLİ SORULAR

Kesilen hayvanın karkasının rengi anormal ve tuhaf bir koku mevcut mu?
Kesilen hayvanın kanı koyu renkli ve akışkanlığı az, pıhtılaşmıyor veya rengi normalden açık mı?
Kanın aşırı koyu (katran renginde) olması ve pıhtılaşmaması hayvanın önemli bir hastalığının (Örneğin Şarbon) göstergesidir.
Etlerin üzerinde veya kesitinde pirinç tanesi görünümünde hareketsiz cisimcikler var mı?
Göğüs kafesinde yapışmalar, su toplanması ve inci tanesi gibi oluşumlar var mı?
Deri altında aşırı kanlanma, morarma ve çürüme bulunuyor mu?
Karaciğer büyümüş mü ve yüzeyinde beyaz noktalar görünüyor mu?
Safra kanallarında kelebek benzeri parazitler var mı? Akciğerlerde aşırı şişlik veya peynirimsi bir görünüm var mı?
Parazit odakları veya apseleşme var mı?
Dalak normal büyüklükte mi, çamur kıvamında ve katran renginde mi?
Bağırsaklarda aşırı derecede gaz veya kan oturmaları mevcut mu?

DEZENFEKSİYON

Pratik bir dezenfeksiyon için %35’lik çamaşır suyu kullanılacaksa %1’lik bir sulandırma yapılmalıdır. Evlerde sıklıkla kullanılan %4’lük çamaşır suyu 5 kg suya 1 çay bardağı olacak şekilde sulandırılarak kullanılabilir.

LEZZETLİ BİR KURBAN ETİ İÇİN ETİN SAKLANMASI

Kurban etleri, parçalar halinde temiz kaplara konulmalı ve önce güneş görmeyen serin bir yerde (saklanacak ortamın14 Cºnin altında olmamasına dikkat edilmeli) hava alması sağlanarak kesim sıcaklığının oda ısısına düşmesi beklenmeli (bu bekleme süresi 5-6 saati geçmemeli) daha sonra buzdolabına kaldırılmalıdır. Böylece etin olgunlaşması ve sağlıklı kalması sağlanır.
Kurbanlık etler henüz kesim sıcaklığında iken buzdolabına poşet içinde veya hava alamayacak bir durumda büyük parçalar halinde üst üste konulursa, buzdolabı ısısı etin iç kısımlarını soğutmaya yetmez. Bu nedenle etin hava almayan kısımlarında çok kısa sürede (2.gün) bozulma ve kokuşma hatta yeşillenme görülür.

KAYNAK : IVHO Resmi İnternet Sayfasından ve İ.Ü. Veteriner Fakültesi eğitim materyallerinden derlenmiştir.