Etiket Arşivleri: Pişmaniye

Lokum, Pişmaniye ve Cezerye Üretimi

LOKUM

Yüzlerce yıllık geçmişi olan Türk Lokumu Osmanlı döneminde saray mutfağının vazgeçilmez bir parçasıdır. Arapçada “rahat-ul hulküm” (boğaz rahatlatan) olarak geçmekte olan ve bu tamlamadan türetilen lokum, kimi kaynaklara göre 15. yy’dan beri Anadolu’da yapılmaktadır.

Özellikle 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yaygınlaşan lokum, Avrupa’da bir İngiliz seyyah vasıtasıyla ‘Türkish Delight’ adıyla 18. yüzyılda tanınmaya başlamıştır.

Hacı Bekir Efendi lokumun ilk üreticilerinden sayılır. Daha önceleri bal ya da pekmez ve un bileşimi ile yapılan lokumun 17. yüzyılda ‘Kelle şekeri’ olarak bilinen rafine şeker ile özellikle nişastanın bulunup ülkeye getirilmesi sayesinde hem yapımı, hem de lezzeti değişti.

Lokum;su, şeker, nişasta ve sitrik asit, tartarik asit veya potasyum bitartarat ile hazırlanan lokum kitlesine gerektiğinde çeşni maddeleri, kuru veya kurutulmuş meyveler ve benzeri maddelerin ilavesiyle tekniğine uygun olarak hazırlanan geleneksel bir Türk tatlısıdır.

HAM MADDELERİN İŞLEVLERİ

A.Su:

Lokum üreticilerinin kaliteyi etkilediğine inandıkları en önemli hammaddelerden biridir. Özellikle kireçsiz suyun lokumda kaliteyi iyileştirdiği, buna karşılık kireç oranı yüksek suların ürün yapısını bozduğu belirtilmiştir. Ayrıca formüle giren suyun düzeyinin lokumun kalitesini etkilediği; çok suyla pişen lokumların daha parlak yapıda olduğu, aksi durumda lokumun matlaştığı bununla beraber tüketim tarihini düşürdüğü bilinmektedir. Çünkü suyun düzeyi nişastanın jelatinizasyonu ile yakından ilgilidir. Ayrıca kaliteyi olumsuz etkilediğinden dolayı suyun sertliği giderilmelidir.

B. Şeker

Lokumun üretiminde en önemli hammaddelerden birisidir. Su bağlayıcı ve doku yapıcı olarak lokum üretiminde kullanılır.

C- Nişasta:

Lokum üretiminde kullanılan temel hammaddelerden diğer biride nişastadır. Nişasta su ile karıştırılarak ısıtıldığında jelatinizasyon gerçekleşmektedir. Lokumun en önemli kalite özelliği olan doku, yüzey parlaklığı ve saydamlığı jelatinizasyon olayının tam olarak oluşması ile sağlanmaktadır. Kullanılan nişastanın çeşidi (mısır, buğday, pirinç vb) değişik türleri, nişastanın doğal veya modifiye olması jelatinizasyonu ve dolayısıyla oluşacak jel’in kalitesini son derece etkilemektedir. Böylece değişik kaliteye sahip nişastaların kullanılması ürün kalitesini bozacaktır.

Karışım içinde yer alan seker; su aktivitesini düşürerek, suyun plastikleştirici etkisini azaltır ve seker ile nişasta arasında meydana gelen etkileşimlerle nişastanın granüle yapısını stabilize eder jelatinizasyon süresinin uzamasına neden olmaktadır. Yüksek oranda amiloz içeren (%50-80) mısır nişastası beyaz, hızlı ve kuvvetli jeller oluşturmasından dolayı gıda endüstrisinde sıkça kullanılmaktadır.

D.Gıda Katkı Maddeleri:

Lokumda çok çeşitli renk ve koku maddeleri, kuru meyveler, fıstık v.b kullanılmaktadır. Bunlardan yapay renk ve koku maddeleri çoğunlukla yurt dışından sağlanmaktadır. Lokum formülüne katılan bu gruptan maddeler tamamen tüketici isteklerine göre tür ve gramajları üretici kaynaklı belirlenmektedir.

E. Sitrik asit:

Asit lokumda pişirme sırasında sakarozdan invert şeker oluşturarak kristallenmeyi önlemesi amacıyla kullanılmaktadır.

LOKUM YAPIMI

Lokum yapımında önce kullanılan şekerlerin kolaylıkla erimesini sağlayacak kadar su ile bir şurup hazırlamaktır. Bundan sonra ayrı bir kapta kullanılacak olan suyun geri kalan kısmı nişasta ile karıştırılır. Pratikte bu karışıma ‘nişasta sütü’ denilmektedir. Nişasta sütü kaynamakta olan şuruba katılır. Pişirmenin bu aşamasında şekerin inversiyonu için asit, karışıma ilave edilir

Türk damak zevkinin en güzel örneği olarak kabul edilen ve tüm dünyada kabul görmüş lokumun üretimi açık kazan ve basınçta pişirme olmak üzere iki yöntemle gerçekleştirilmektedir.

Açık kazanda pişirmede; max 125 ºC’de 2-2.5 saatte pişirme işlemi gerçekleştirilmektedir.

Basınçta pişirme ise pişirme süresinin ekonomik kabul edilebileceği düzeye indirilmesi amaçlanmaktadır. Bu yöntemde pişirme 30-40 dk gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir.

Türk Mutfak Kültürü Çerçevesinde Pişmaniye ( Yrd. Doç. Dr. Ümit SORMAZ )

Yrd. Doç. Dr. Ümit SORMAZ

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Turizm Fakültesi, Gastronomi ve Mutfak

Sanatları Bölümü,
usormaz@konya.edu.tr

TÜRK MUTFAK KÜLTÜRÜ ÇERÇEVESİNDE PİŞMANİYE

Öz

Günümüzde gastronomi turizmine duyulan ilginin artmış olması ait olduğu yöre insanının kültürel değerlerinden oluşan yöresel mutfak kültürü ve yemeklerine olan ilgiyi arttırmıştır. Globalleşme olgusunun yaşandığı günümüzde yerel değerler başta olmak üzere yöresel özellikler, değerler ve alışkanlıkların korunması gerekmekte, yerli ve yabancı turistler için yapılacak aktiviteler ile hem yurt içinde hem yurt dışında tanıtılmalı ve yöresel mutfağa ait değerlere ve yemeklere sahip çıkılmalıdır. Türk mutfak kültürünün yaşatılması ve tanıtılmasıyla ilgili faaliyetlerde özellikle yöresel yemekler temel alınarak Türk mutfak kültürünün tanıtılmasına önem verilmektedir. Geçmişi çok eskilere dayanan ve yöresel bir tatlı olan pişmaniyenin tanıtımı ve pazarlaması açısından devlet kurum ve kuruluşları ve turizm işletmeleri tarafından düzenlenecek etkinlikler ile tanıtımına önem verilmeli, daha modern teknoloji ile donatılmış ve hijyen kurallarına sahip, üretim için ideal tesislerin kurulmasında müteşebbisleri teşvik edecek düzenlemeler getirilmeli, pişmaniye üretiminin belirlenen standartlara bağlı kalmak kaydı ile ihraç edilebilecek düzeyde üretimi sağlanmalıdır. Bu çalışma, pişmaniyenin Türk Mutfak kültürü çerçevesinde tanıtımı için hazırlanmış bir
derlemedir.

Anahtar kelimeler: Türk mutfağı, yöresel mutfak, pişmaniye, helva,
gastronomi.

THE PLACE OF “PIŞMANIYE” WITHIN THE TURKISH CUISINE

Abstract

Today, the increase in the interest in gastronomy tourism has also increased the local people’s interest in their own regional cuisine culture and meals consisting of the cultural norms and values of that region. In today’s world where there exists such great a phenomenon as globalization, regional characteristics, values and habits, and mainly the local values should be conserved; they should be introduced to domestic and foreign tourists with activities carried out both nationwide and abroad; and values, norms, and meals belonging to regional cuisines should be protected. Within the activities concerning introducing and maintaining Turkish cuisine, introducing Turkish cuisine is being given great importance basing especially on regional meals. With regard to introducing and marketing “Pişmaniye”, which dates back to very past and is a regional dessert; its introduction should be given more emphasis with activities to be performed by government organizations and institutions and tourism enterprises; new regulations that would encourage investors to establish factories that are ideal for production, equipped with the latest technology and meet the required hygiene conditions should be brought in; and “pişmaniye” production should be main- tained at a level to be exported to other countries abiding by the pre-determined standards. This study is a compilation prepared for introduction of ‘pişmaniye’ in the framework of Turkish culinary culture.

Keywords: Turkish cuisine, regional cuisines, pişmaniye, halva, gastronomy.


Source: http://www.asosjournal.com/Makaleler/17110157_12320%20%C3%9Cmit%20SORMAZ.pdf

Pişmaniye

Pişmaniye, Tel Helva olarak da bilinir. Kocaeli yöresinde çok meşhur olan bir tatlı türüdür. Kocaeli’de tüm yöresel şenliklerin, şölenlerin de vazgeçilmez yiyeceklerindendir. Özgün bir tatlı çeşidi olması, hafifliği, pişmaniyenin il dışında da aranmasını ve ilgi görmesini sağlamıştır. Pişmaniyeyi ilk yapan kişi Kandıra’lı Hayri Usta’dır.

Margarin, vanilya (türüne göre kakao), limon tuzu, şeker, un ve sudan yapılır. Pişmaniye yapmak için ağda haline gelinceye kadar eritilen şeker, dondurulduktan sonra büyükçe bir halka biçimine getirilir. Büyük bir sininin üstüne konan kavrulmuş una eritilmiş tereyağ yedirilir. Sonra tepsinin çevresinde duran birkaç kişi halka biçimindeki ağdayı unun üstünde çevirmeye başlar. Her çevirişten sonra ağda yeniden halka biçimine sokulur ve bu işleme sinideki unun tümü ağdaya yedirilinceye, ağda tel tel helva biçimine girinceye değin devam edilir. Çevirme sırasında ağdanın kopmamasına özen gösterilir.

Pişmaniye Yapılışı

Pişmaniye, ana maddeleri şeker, un ve yağ olan, yapımı ustalık gerektiren, yapıldıktan sonra tel tel olan kendine özgü bir tatlı çeşididir. Kavrulmuş una kaynamış şekerin yedirilmesi ilk bakışta kolay gibi görünse de, küçük bir yanlışlıkla tüm emek ve harcamalar boşa gidebilir. Çevrede “pişmaniye” adının buradan kaynaklandığı öne sürülür. Teknoloji pişmaniye imalatını ne kadar kolaylaştırmış olursa olsun, bu tatlının yapımı hâlâ ustaların maharetine muhtaçtır.

Pişmaniye’nin nasıl yapıldığına gelelim. Şeker ve sudan oluşan karışım bir kazanda 165 dereceye kadar kaynatılır. Kaynamış şeker soğutma tazgahlarına dökülür.

Şeker soğutma tezgahlarında soğuyup yavaş yavaş macun halini alır.

Macun halini almış şeker daha sonra beyazlatma işlemine tabi tutulur. Eski zamanlarda ustanın şekeri demir bir çubuğa asarak uzata uzata yaptığı beyazlatma işini, günümüzde özel beyazlatma makineleri yapmaktadır. Bu işlem bittiğinde şeker büyük bir sakıza benzer.

Diğer yandan un ve yağdan oluşan ve bir kazanda 7-8 saat pişen özel hamur, pişmaniye’nin çekileceği büyük tepsiye belli bir miktar yayılır. Bu özel hamura pişmaniyeciler “Miyhane” adını verirler.

Halka haline getirilmiş ve hamur ile karıştırılmış şeker çekilerek açılmaya başlanır.

Şeker, esnedikçe ve tepsi genişliğinde açıldıkça katlanıp tekrar açılır. Bu işlem, hamur kaybolana (hamurun şekere yedirilmesi) ve şeker tel tel ayrılana kadar (yaklaşık 15-20 dakika) sürer.

Hamurun zamanla şekeri tel tel ayırıp, kendisinin kaybolması, çekimi izleyen kişiler tarafından şaşkınlıkla ve ilgiyle izlenmektedir.

Şeker tel tel ayrılıp hamur kaybolduktan sonra artık “pişmaniye” olmuştur. 2 usta tarafından karşılıklı çekilerek koparılan pişmaniye halkası, soğutma tezgahlarına serilerek soğutulur.

Eskiden pişmaniye ustalar tarafından elle çekilirdi. Günümüzde ise özel makinelerle çekilmektedir. Kaliteye ve hijyenik üretime önem veren Öz Can Pişmaniye, yaptığı otomasyon çalışmaları sonucunda otomatik pişmaniye çekim makinelerini ilk kullanan firma olmuştur.

Pişmaniye’nin elle çekilmesinin tarihi ve sembolik bir yönü olması nedeniyle firmamız, özel günlerde ve 1976 yılından beri Kocaeli Fuarı’nda gösteri amaçlı olarak pişmaniye’nin ustalar tarafından çekimini yapmakta, halkımıza pişmaniye yapılışını izlettirmektedir.

Çekilen pişmaniye’nin bir kısmı tel tel yemekten hoşlananlar için o şekilde paketlenirken, büyük bir kısmı sade, kakaolu ve şamfıstıklı olarak özel fincanlar ile top haline getirilir. Pişmaniye’nin top şekli yeme kolaylığı sağlaması açısında daha çok tercih edilmektedir.

Pişmaniye’nin yanı sıra “Saray Helvası” da çok sevilen bir üründür. Pişmaniye’den farklı yanları; hamurunun farklı olması, özellikle ufalanarak daha pamuksu hale getirilmesi ve özel makinelerle preslenerek basılmasıdır.

Zamanla çikolata kaplı ürünler tüketicilerin beğenisine sunulmuştur. Çikolata kaplı pişmaniye ve çikolata kaplı saray helvası ürünlerimiz, halkımızdan büyük rağbet görmüştür.

Kaynak: http://www.ozcanpismaniye.com.tr/