Etiket Arşivleri: Koyun

Koyunlarda Sağım ( Gökhan SERT )

KOYUNLARDA SAĞIM

Bir koyundan elde edilen gelirin % 45’i etten, % 15′ i yün ve yapağıdan, geriye kalan % 40′ da süttendir. Koyunlarda sağım mevsimsel bir iştir. Genellikle günde iki defa, belirli aralıklarla yapılır. Yerli koyun ırklarımız, kuzular sütten kesildikten sonra, 3-5 aylık süre ile sağılırlar. Sütçü tip ya da ırklarda ise bu süre 7- 8 aya çıkabilir. Sağım işleri, önemli bir işgücüne gereksinme gösterir.

Türkiye’de koyun sürülerinin büyük bir kısmı küçük sürüler halinde bulundurulur. Süt verim düzeyleri de yüksek değildir. Bu nedenle sağım, doğal olarak elle yapılır. Buna karşılık süt koyunculuğunun geliştiği ülkelerde büyük koyun sürülerinde gerek iş gücü artırımı, gerekse süt ve sağım sağlığı açısından makine ile sağım giderek yaygınlaşmaktadır.

El ile Sağım

Süt salgısını uyarmak için, sağım öncesi 5-10 saniye süreyle memeye masaj uygulanır. Bunun için sol elle meme önden karına, sağ elle de arkadan kuyruğa doğru yumuşak hareketlerle sıvazlanır. Daha sonra her iki elin baş ve işaret parmakları ile meme başları almaşıklı olarak sıkılarak ilk damlalar alınır. Sağıma bundan sonra tüm memeyi avuçları içinde tutup, sünger sıkar gibi yukarıdan aşağıya birkaç defa süt alınır. Memede arta kalan ve daha yağlı olan sütü almak için, kuzunun anasını emdiği sırada yaptığı başvurma hareketlerini hafif el darbeleri ile taklit ederek, parmak arası sağımla işi bitirir. Koyunlar genellikle günde iki kez sağılır. Sabah ve akşam sağımları arasında 10 saatlik bir süre geçmesi gerekir. Çok soğuk ve kırağılı günlerde sabah sağımı daha geç, sıcak günlerde ise daha erkene alınmalıdır.

SAĞIM SİSTEMLERİ

Elle sağım uzun zaman gerektirir. Alışmış usta bir sağımcı 2-2,5 saatlik bir süre içerisinde 100 koyun sağılabilir. Kimi koyun ırklarında memenin sağım için yeterli özelliklere sahip olmamaları, elle meme üzerine daha fazla basınç kullanılmasına neden olur. Eğer koyunlar küçük memeli ve kısa meme başına sahipse, iki ya da üç parmakla sağım daha da güçleşir. Bazen bilinçsiz yapılan elle sağım meme üzerinde yaraya neden olur, böylece koyunlarda mastitis için ortam yaratılır.

Koyunların elle sağımında kimi noktalara özen gösterilmelidir. Koyunlar mera dönüşü hemen sağıma alınmamalıdır. Sağım öncesi bir saatlik bir dinlenme süresi, süt verimini önemli yönde etkilemektedir. Sağım sırasında koyunları korkutmak ve sağım için gerekli diğer koşulların uygun olmaması süt salgısını geriletmektedir. Rahat bir sağım koyunun arkasından gerçekleştirilir. Tabureye oturan sağımcı ayakları arasına sağım kovasını sıkıştırmalı ve kovaya süzgeç takmalıdır.


Kaynak: www.haytar.net

Koyun ve Keçi Barınakları ( Gökhan SERT )

Koyun ve Keçi Barınakları

Koyunlardan ve keçilerden hedeflediğimiz verimi alabilmemiz, karlı bir yetiştiricilik yapabilmemiz; bakım ve beslemenin yanında onları uygun ortamlarda barındırmamıza da bağlıdır. Bu nedenle de iyi bir koyun ve keçi barınağının nasıl olması gerektiğini bilmemiz gerekir.

Koyunlar ve keçiler olumsuz çevre koşullarına, özellikle soğuğa dayanıklı bir tür olsa da diğer evcil hayvanlar gibi sıcaklık ve neme karşı duyarlıdır. Öncelikle verim düşüşü şeklinde görülen bu etki, süre ve şiddete bağlı olarak hayvanlarda sağlık sorunlarına hatta ölümlere neden olabilmektedir.

Koyun ve keçi yetiştiriciliğinde bölgenin iklim koşullarına uygun olarak iyi planlanmış bir ağıl, verimliliğin artırılmasındaki temel unsurdur. Barınakların pek pahalı olmayan basit düzenlemeler biçiminde yapmak daha ekonomik olur. Ancak barınak içi iklimsel çevre koşulları başta olmak üzere temel gereksinmelerin karşılanmasına özen gösterilmelidir.

AĞILLARDAKİ ÖNEMLİ ÖZELLİKLER

Ağıllar planlanırken soğuktan, çok sıcaktan korunma esası üzerinde durulmalı ve rutubeti yüksek olmayan bir ağıl içi ortam oluşturmaya çalışılmalıdır. Yurdumuzun büyük bir kesiminde kapalı ağıl tipi yerine, açık ağıl tipi uygulanabilir. Açık ağıl tipi ,iklim koşullarına da bağlı olarak yan duvarlardan bir ya da bir kaçı kısmen ya da tamamen açık biçimde yapılabilir.

Her tip koyunculuk, keçicilik ve her bölge için uygun olacak standart bir ağıl tipi düşünülemez, fakat belirli esaslarda bir benzerlik olabilir. Yetiştiricilik yapılacak bölgenin iklimi ağıl yapımında en çok göz önünde bulundurulması gereken noktadır. Koyunlar ve keçiler yapağıları sayesinde soğuktan kolay kolay etkilenmezler. Aksine yüksek sıcaklıktan olumsuz yönde etkilenirler.

Bu sayılan nedenlerle, iyi bir barınağın şart olduğu ortaya çıkıyor. Böylece koyunlara ve keçilere, uygun bir çevre sağlamış olur. Bu uygun bir üretim ortamı demektir.

İyi bir barınak işçilikten de büyük tasarruf demektir.

AĞIL YERİ SEÇİMİ

Ağıl yeri seçiminde dikkate alınması gereken noktalar şunlardır;

Yol Durumu: Ağıl yeri ana ve tali yollara uygun uzaklıkta olmalıdır. Ağıl, ana yollara çok yakın olmamalı, ulaşım için uzun mesafeli tali yol yapımı gibi büyük masraflarda getirmemelidir.

Su Temini: İşletme çalışanları ve hayvanlar için yeterli içme ve kullanma suyunun en az masrafla temin edilebileceği araziler tercih edilmelidir.

Elektrik Temini: Elektrik altyapısının bulunduğu bölgeler tercih edilmeli, gerekli iletişimin sağlanabilmesi telefon hizmeti sağlanmalıdır.

Arazi Yapısı: Büyük hafriyat ve altyapı çalışmaları gerektirecek kayalık ve engebeli arazilerden kaçınılmalıdır. İyi drenajlı, yağışlarda su birikimi ve göllenmenin olmadığı araziler tercih edilmelidir.

Taban Su Geçirgenliği: Taban suyu yüksek olmamalı.

Hizmet Kolaylığı: Pazara yakın, hayvansal ürünlere olan talebin yüksek olduğu bölgeler tercih edilmeli, ulaşım-taşıma masrafları da dikkate alınmalıdır.

Bitki Örtüsü ve Rüzgar Kıran: İşletme arazisi ve çevresindeki bitki örtüsü inşaat, gelişme, kaba yem temini gibi farklı açılardan değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda başat rüzgar yönüne ağaçlandırma ya da yapay yollarla bir rüzgar kıran inşa edilmelidir.

Ağılın Yönlendirilmesi: Ağıl; güneye veya doğuya dönük olmalı, kuzey rüzgarlarına kapalı olmalıdır.

Yangından Korunma: Olası çevre yangınlarından kaynaklanabilecek etkiler göz önünde bulundurulmalı, gerekli yapısal, teknik ve kültürel önlemler alınmalıdır.

İşletmenin Gelecekteki Büyüme Durumu: İşletmenin gelecekteki büyüme planlaması işletmeler kurulmadan önce yapılmalı, olası büyümelerin koşulları ve sonuçları önceden belirlenmeli.

AĞIL BOYUTLARI

Ağıl boyutlandırılmasında genişlik, uzunluk ve yükseklik ele alınır.

Ağıl genişliği, barındırma sistemine ve doğal havalandırmaya bağlı olarak belirlenmelidir.

Ağıl uzunluğu’ nun belirlenmesinde sınırlayıcı bir faktör yoktur. Ancak arazinin durumu bir ölçüye kadar sınırlayıcı etki yapabilir.

Ağıl yüksekliği ise, barındırma sistemine ve iklim şartlarına göre belirlenir. Gübre temizliği traktör ile yapılacak ise en az yükseklik 2.70 m olmalıdır. Sıcak bölgelerde ağıl yüksekliği yaklaşık 3 m yapılabilir. Barındırılacak koyun sayısına göre ağılın yüksekliği değişir. Koyun sayısı ne kadar fazla ise yüksekliğin o kadar fazla olması gerekir. Yükseklik 200 başlık ağıllarda 2.75 – 3 m, 200’den fazla olanlarda ise 4.25 m hesap edilir.

AĞILIN YAPISAL ÖZELLİKLERİ

TABAN :

Ağıllarda taban toprak ya da ızgara olabilir. Ağıl tabanı için en ucuz olanı sıkıştırılmış toprak zemindir. Toprak tabanın idrar tutmaması ve çamurlaşmamasına dikkat etmek gerekir. Toprak zeminde kullanılan altlık miktarı önemlidir. Koyun ve keçilerin sürekli olarak ağılda bulunduğu kış aylarında mümkünse ağıl tabanına her gün hayvan başına 0.5 kg yataklık sap serilmesi son derece yararlı olur.

Entansif koyunculuk yapanlar için ızgara tabanlar uzun vadede daha uygun ve ekonomiktir. Canlı ağırlık artışı toprak tabandan daha fazladır. Izgara tabanlar hayvanları parazitlerden korur ve yataklık kullanma zorunluluğunu ortadan kaldırır. Izgaralar ahşap ya da metal olabilir. Her bir ızgara çiftinin üst açıklıkları 1.9 cm olarak hesaplanabilir. Izgara, toprak taban seviyesinden 50-75 cm yukarıda olmalıdır. Izgara sisteminde hayvan başına 0.9 – 1.3 m 2 taban alanı hesaplanması uygundur.

ÇATI :

Barınağın en önemli kısmını oluşturur. Çatı genişliği 7 metreye kadar olan ağıllarda tek yönlü, daha büyük genişliklerde beşik çatı tercih edilmelidir. Tek yönlü olan çatılarda, eğer ağıl yeri meyilli ise çatı meylini avluya bakan yönün tersine vermek, avlunun çok ıslanıp çamur olmaması bakımından önemlidir.

Çatı eğimi beşik çatılarda % 25-40, örtü malzemesine göre %10-40, doğal havalandırma istendiğinde en az % 26 olması gerekir.

Çatı sırtı kapalı olabileceği gibi bindirme ve fenerli çatı şekillerinden biri uygulanabilir.

Çatı makasında ahşap veya metal kullanılabilir. Çatı örtü malzemesi olarak kiremit, eternit, alüminyum, galvanizli saç vb. kullanılabildiği gibi toprak, saz ve kamışta kullanılabilir.

PENCERE VE KAPILAR :

Pencere alanı, taban alanına göre hesaplanır. Pencere alanı taban alanının 1/15-1/20’si kadar olmalıdır. Pencereler ise çatıya yakın yapılmalıdır. Pencerelerin alt kısımlarının tabandan yükseklikleri ileride gübrenin birikmesinin getirebileceği olumsuzlukların engellenmesi açısından en az 2-2.30 m kadar olmalıdır. Yine ağıllarda pencerelerin çoğunluğu güney cephesine veya hakim rüzgarların ters yönünde yapılırlar.

Ağıl kapıları, genellikle 3 m genişliğinde, 2.50-2.75 m yüksekliğinde yapılırlar. Kapıların dışarıya doğru açılması ve duvara paralel pozisyona kadar açılabilmesi gereklidir. Kapı üzerinde yapağıyı tutacak çıkıntılar bulunmamalıdır.

HAVALANDIRMA :

Özellikle dört tarafı kapalı olarak inşa edilen kapalı ağıllarda, içeride biriken amonyak ve karbondioksitin hayvanların sağlığı açısından havalandırma yoluyla dışarıya atılması gereklidir. Havalandırma sırasında hayvanları üşütecek hava cereyanlarından sakınmak gereklidir. Ağıllara giren havanın barınak havası sıcaklığından çok düşük olmaması ve direk hayvanların üzerine gelmemesi gereklidir.

Pencereler vasıtasıyla havalandırma, barınağın kısa zamanda havalandırılması gerekli olduğu durumlarda yapılır. Ancak pencereler yükseklikleri boyunca açılmalıdır. Bu durumda soğuk ve taze hava pencerenin alt bölümünden içeri girerken aynı miktardaki kirli hava ise üst bölümden dışarı çıkar.

AĞILLARIN SINIFLANDIRILMASI

Ağıllar açık ve kapalı tip olmak üzere iki ana grupta değerlendirilebilir. Ağıl tipi seçiminde bölgenin iklim özellikleri ve yetiştiriciliği yapılacak ırkın çevre gereksinimleri de dikkate alınmalıdır.

AÇIK AĞILLAR (SUNDURMALAR)

Eğer sıcak ve ılık iklim bölgelerinde yetiştiricilik yapılmak isteniyorsa, kuzey rüzgarı önlenmiş ve üstünden yağmur geçirmeyecek şekilde inşa edilmiş basit sundurmalar ağıl işini görür. Ilık iklim bölgelerinde yetiştirici, önleri açık sundurmaları basit, ucuz bir şekilde inşa edebilir. Bu bölgelerde açık sundurmalarda hayvanlar daha iyi barındırılır ve verimleri daha iyi olur. Çünkü koyunlar ve keçiler kapalı, havasız, rutubetli yerlerden çok fazla etkilenirler. Böylece yetiştirici beklediği ölçüde sağlıklı sürüye sahip olamaz

Açık ağılların en önemli üstünlüğü yatırım tutarlarının düşük olmasıdır. Gezinme alanlarının genişliği, gübre temizliğinin uzun dönemlere yayılması, bakım-onarım ile işletme masraflarının düşük olması da bu tip ağılların diğer üstünlüklerindendir.

KAPALI AĞILLAR

Kültür ırkı entansif yetiştiriciliğe daha uygun olan bu tip ağıllarda, koyunlar ve keçiler neredeyse tüm gereksinimleri ağıl içinde karşılanır. Gezinme, dinlenme ve yemleme alanları, sağım yeri, depolama gibi ek yardımcı ağıl birimlerinin tümü genellikle tek bir çatı altında toplanmıştır. Kapalı ağıllarda özellikle işgücünün ekonomik şekilde kullanılabilmesi için iyi bir planlama yapılmalıdır.

İklim koşullarının nispeten sert geçtiği çok soğuk bölgelerde ağıllar kapalı olarak yapılır. Bu tip barınaklar daha düzenli ve masraflı şekilde inşa edilirler. Yeterli havalandırma ve aydınlatmanın sağlanabilmesi için havalandırma bacaları ve pencere boşlukları bırakılmalıdır.

AĞIL İÇİN GEREKLİ EKİPMANLAR

YEMLİKLER

Yem kaybını önleyecek ve yetiştirici tarafından kolayca yapılabilecek biçimde olmalıdır. Yemlikler, kolaylıkla yem koyulabilecek şekilde, duvar kenarlarına ya da bölmelerin orta kısımlarına yerleştirilmelidir. Yemliklerin sürekli olarak temiz tutulmasına özen gösterilmelidir.

Taşınabilir yemlikle en idealidir. Yemlik yapımında ahşap, beton, metal, ve plastik gibi çeşitli malzemeler kullanılabilir. Ucuz ve kolay bulunabilmesi, yem kalitesi ve hayvan sağlığına olumsuz etkisinin olmaması, çevre koşullarına dayanıklı, bakım ve onarım giderlerinin düşük olması malzeme seçiminde göz önünde bulundurulması gereken unsurlardır.

Sadece kaba yem veya yoğun yemler için yemlikler yapılabileceği gibi, her ikisinin de aynı anda verilebileceği kombine yemlikler daha çok kullanılmaktadır. Bu tip yemliklerde kesif yemin verileceği kısım kenarları yükseltilmiş bir tahta yemlik, kaba yemin verileceği kısım ise parmaklıklı olmalıdır. Kaba yemlemenin yapıldığı kısımda, otun kıyılmış veya kıyılmamış olmasına bağlı olarak çıtalar arasındaki mesafeler 4-15 cm arasında değişmektedir. Gerekli yemlik uzunlukları ise; koyunlarda 0.4 metre, kuzularda 0.2 – 0.3 metre, koçlarda ise 0.5 metre olmalıdır.

Kaba Yem Yemlikleri: Koyunlar ve keçiler günün önemli bir bölümünü kaba yem yemlikleri çevresinde geçirir. Bu durum yetiştiricilikte kaba yem yemliklerinin planlanmasında hayvan davranışlarının önemini daha da artırmaktadır. Yem kayıplarının en aza indirilmesi ve hayvanların yemlik içerisine girmelerinin önlenmesi için ek donanımlara gereksinim vardır. Bu amaçla koyunlar ve keçiler yemliklere başlarını soktukları zaman, başlarını geri çıkmasını engelleyecek ızgara benzeri bir yemlik önü düzeneğinden yararlanılabilir.

Entansif yetiştiricilikte “şakşak düzeneği” olarak adlandırılan, kilitli sistemlerin kullanımı da giderek yaygınlaşmaktadır.

Yoğun Yem Yemlikleri

Yoğun yem yemlikleri oluk benzeri yapıları nedeniyle pratikte, oluk tipi yemlik olarak da adlandırılabilmektedir. Gerektiğinde ters çevrilebilen, kolay temizlenebilir ve taşınabilir özellikteki ahşap ya da metalden yapılan yemlikler bu tipi en basit ve yaygın örneklerdir.

Kombine Yemlikler

Kombine yemlikler sabit ya da taşınabilir şekilde yapılabilir. Taşınabilen kombine yemlikler uygundur. İyi havalarda ağıl dışında da kullanılabilir. Temizleme kolaylığı bakımından düz altlıklı olanlar ve ters çevrilebilenler önerilir.

Kombine yemlikler, kaba ve keşif yemlerin birlikte sunulabilmesine olanak veren yemliklerdir.

Silaj Yemlikleri

Farklı tipte silaj yemlikleri bulunmakla birlikte yemin tüketim şekline bağlı olarak silaj yemlikleri de kendi içerisinde hareketli ya da sabit olarak iki gruba ayrılabilir. Koyunların, silajdan kendi kendilerine yem yemelerine fırsat verecek şekilde düzenlenmiş çit şeklindedir. Koyun başına 10 cm yemlik uzunluğu yeterli olabilir.

Mineral Yemlikleri

Koyunların tuz ve mineral madde gereksinmelerini karşılamak için kullanılır.

Suluklar

Genelde uzun oluk şeklinde, yalak tipinde olur ve ağıl yakınına veya avlusuna inşa edilir. Bu tip suluklar galvanizli saç veya betondan yapılabilirler ve sulukların sürekli olarak dolu tutulmasının sağlanması ve taşmaların önlenmesi amacıyla şamandıra kullanılabilir. Ağıl içerisinde ise, basit taşınabilir suluklar bulundurulabileceği gibi duvar kenarlarına otomatik suluklar takılabilir.

Suluklar; hayvanın kolayca ulaşabileceği, kirlenmeye karşı korunmuş, yataklığı ıslatmayacak, temizlenmesi kolay ve ağıl içinin traktörle temizlenmesini engellemeyecek şekilde yapılmalı ve yerleştirilmelidir.

BÖLMELER

İyi bir sürü yönetimi için koyun ve keçiler yaş, eşey ve fizyolojik duruma bağlı olarak gruplar halinde barındırılmalıdır. Bu amaçla ağıl içerisinde hayvanların rahatça hareket edebileceği uygun büyüklükte bölmeler oluşturulmalıdır.

Ağıl içersinde bölmelerin oluşturulmasında yaygın olarak ahşap ya da metal paravanlar kullanılır. Paravan yüksekliği 120cm olmakla birlikte, ırk özelliklerine bağlı olarak bu yükseklik koyunlarda 150cm’ye, keçilerde 180cm’ye kadar çıkabilmektedir. Paravan uzunluğu ise 120-480cm arasında değişebilmektedir. Paravan yapımında parmaklıklar arası mesafenin 7,5-10cm’yi geçmemesi önerilmekte ancak çit altı ve en üst sırada bu mesafe 15cm‘ye kadar artırılabilir.

Doğum Bölmesi

Özellikle kışı sert geçen bölmelerde oğlak ölümlerini azaltmak amacıyla mutlaka yapılması gereken bölmelerdir. Kuzular ve oğlaklar, doğum bölmelerinde yaklaşık 3-5 gün süreyle anneleriyle kalıp, kuzulu koyun ve oğlaklı keçi bölmesine yerleştirilir.

Yavruluk (Krep)

Koyun ve keçi yetiştiriciliğinin yaygın olduğu birçok ülkede kuzular ve oğlaklar doğumdan sonraki 2. haftadan itibaren yavruluk (krep) adı verilen düzenler içinde büyütülür. Burada amaç, yavrunun ikinci haftadan itibaren kaba ve yoğun yeme alıştırılmalarını sağlanarak sütten kesime kadar olan sürede hızla gelişmelerini sağlamak, sütten kesimde olası ishali engellemek ve rumen hacmini geliştirmektir.

DİĞER AĞIL BİRİMLERİ

Gölgelikler

Özellikle sıcak bölgelerde, yaz aylarında güneşin en etkili olduğu gündüz saatlerinde sazdan veya benzeri materyalden yapılmış, tüm sürüyü barındırabilecek bir gölgeliğe ihtiyaç vardır.

Sağım Yerleri

Sağım yeri olarak ağıl içindeki bölmelerden biri kullanılabileceği gibi, ayrı sağım yeri de yapılabilir. Sağım elle yapılabildiği gibi, makinalı sağımda uygulanabilir. Elle yapılan sağımlarda iki sağımcıya bir tutucu gerekir. Sağım için işgücü ihtiyacını azaltmak, temiz ve kokusuz süt elde etmek için, Kotra adı verilen sağım yerleri de yapılabilir.

Muayene ve Seçim Yeri

Sürüyü ayırmada , bölmelere sevk etmede, aşılama gibi işlerde, yetiştiriciler arasında çatal ayak olarak ta adlandırılan bir yere ihtiyaç vardır. Genelde toplanma bölmesi, ilerleme yeri ve koyunların geçiş yeri olmak üzere üç kısımdan oluşur.

Kırkım Yeri

Kırkım yeri olarak ağıl içindeki bir bölme olabileceği gibi, ayrı kırkım yeri de olabilir.

Banyoluk

Yüzlek (sığ) ve derin olmak üzere iki şekilde kurulabilir ve özellikle dış parazitlerle savaşta önemlidir.

Yem Deposu

Yemin depolanma süresine bağlı olarak ağıl bölmelerinden bir veya bir kaçı, ağıl çatı arası ya da ayrı bir bina yem deposu olarak planlanmalıdır.

Bakıcı ve Lojman

Ağıla yakın bir yere, bakıcının (çobanın) kalabileceği bir lojman yapılabilir. Böylece koyunların sürekli denetimi sağlanmış olur. Lojman büyüklüğü bakıcı sayısına göre belirlenir.

AĞILLARI TEMİZ TUTALIM

Ağıl temizliği çok önemlidir. Yaz başında ve yaz sonunda ağıl boşaltılır. Zeminde biriken gübreler toplanır, kazınır, ağıldan uzak bir yere konur.

Ağıl zemini ve duvarlar parazit ilâcı ile ilâçlanır. Duvarlar güzelce badana edilir.

Koyunlara lüks gerekmez. Ama temizlik gereklidir. Sağlık şartları iyi olan barınaklarda sağlıklı yetiştirme yapılır.

Unutmayalım; koyunun altı da üstü de kuru olmalıdır.

Kuzu ve Koyun Eti Özellikleri

Kuzu Eti ve Özellikleri

Koyunun bir yaşına kadar olan yavrusuna kuzu denir. Süt kuzuları 1-2 aylıkken kesilir. Bu nedenle ağırlıkları 7-15 kg arasında değişebilir.Erkek ve dişi kuzu eti arasında lezzet farkı yoktur. Ama yine de yağlı kuzularla dişi olanlar tercih edilir. Kuzu eti, donuk pembemsi ince, sıkı olup, pembemsi beyaz yağı ve kemikleriyle tanınır. Kuzu kesimi ocaktan mayıs sonuna kadar sürebilir. Süt kuzuları çabuk piştikleri halde, 15-20 kg gelen büyücek kuzuları pişirmek için daha uzun süre gereklidir. Büyük kuzular her mevsim bulunabilir. 28-30 kg gelen canlı kuzu, kesimden sonra 14-15 kg et verir.

Koyun Eti ve Özellikleri

Koyunun damızlık olan erkeğine koç, dişisine marya, yavrusuna kuzu adı verilir. Bir yaşındaki koyuna toklu, 2 yaşındakine şişek denilir. Erkek koyunlardan koçların etleri ser ve lezzetsiz olduğundan kesime elverişli değildir. Erkek koyunlar büyümeden 1.5 yaşında iğdiş edilir ve kesim için ayrılırlar. Koyunun erkeği koç hariç dişisine tercih edilir. 1,5-2 yaş arasında kesilen koyun makbuldür. 6 aylıktan büyük kuzularda koyun sayılır. Sonbahar ve kış arası kesilen hayvanlar daha lezzetli olur.

Kıvırcık : En beğenilen koyun cinsidir. Karnobat ve merinos olarak iki çeşidi bulunur. Karnobatın eti, merinosun yünü makbuldür. Ortalama ağırlıkları 40-50 kg dir. 30-35 kg canlı bir koyun kesimden sonra 17-18 kg et verir. Kıvırcık koyunlar ince ve uzun kuyrukları, beyaz ve uzun tüyleriyle tanınır.

Dağlıç : Kıvırcıktan sonra değerli olan bir koyun türüdür. Beyaz ve kara dağlıç olmak üzere iki çeşidi bulunur. Beyaz dağlıç’ın eti daha makbuldür. Kara dağlıç’ın etinde hafif bir koku vardır. Beyaz dağlıç’ın kuyruğu, kara dağlıç’ınkinden daha büyük olup ortası yarıktır, ucunda da bir uzantı bulunur. Kara dağlıç’ın kuyruğu da kalp biçimindedir.

Karaman : Ak karaman ve kızıl karaman olmak üzere iki çeşidi vardır. Ak karamanın eti, kızıl karamanın etine tercih edilir. Kızıl karamanın hoş olmayan bir kokusu vardır. Karamanın kuyruğu dağlıçtan daha iridir.Kuyruk üzerinde yuvarlak kıvrılmış bir yumru bulunur. Kızıl karamanın kuyruğu üzerindeki kıvrılmış yumruda ikinci bir yumru vardır.

Kaynak: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=1093

Süt Hayvanları Yetiştiriciliği ( Dr. Engin YARALI )

SÜT HAYVANLARI YETİŞTİRİCİLİĞİ 1

Tarım Nedir? • Tarım bitkisel ve hayvansal tohum kullanarak üretim yapmaktır. Tarımsal İşletme Nedir? • Bitkisel ve/veya hayvansal üretim yapılan işletmedir

Tarımsal üretim niçin önemlidir? Hayvansal Üretim 1. Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği 2. Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği 3. Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği 4. Arı ve İpekböcekçiliği 5. Kürk Hayvanları yetiştiriciliği 6. Süs Hayvanları yetiştiriciliği 7. At Yetiştiriciliği

Hayvansal Üretim Neden Önemlidir? Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği

Sığır Yetiştiriciliği 2. Manda Yetiştiriciliği

Sığırcılığın Önemi Sığırcılığın Yaşantımızdaki Önemi 1. Gıda Kaynağı 2. Kuvvet Kaynağı 3. Eğlence Kaynağı 4. İlaç Hammadde Kaynağı

SIĞIRLARIN ZOOLOJİK SİSTEMDEKİ YERİ ve TİP KAVRAMI • Alem:Hayvanlar • Şube Sırtı İplikliler (Chordata) • Alt Şube: Omurgalılar • Sınıf: Memeliler (Mammalia) • Alt sınıf: Plasenatalılar (Euteria) • Takım: Tırnaklılar (Ungulata) • Alt takım: Çift tırnaklılar (Paridigitata) • Grup: Ruminantlar (Ruminantia) • Familya: Bovdea (Boş boynuzlular) • Genus (Cins): Bos • Alt genus: Taurina • Tür: Bos Taurus

SIĞIRLARIN ALT CİNSLERİ • Bubalina (Mandalar) • Bibovina (Bibos Sığırları) • Taurina (Gerçek Sığırlar) • Peophagus (Yaklar) • Bizontina (Bizon Sığırları) BUBALİNA (MANDALAR) • Asya Yabani Mandaları • — Anoa Mandası • —Mindora Mandası • —Arni Mandası • Afrika Yabani Mandaları • —Kaffer Mandası • —Kırmızı Afrika Mandası

ASYA MANDALARI Anoa Mandası • Yabani mandaların en primitif olanıdır. • Cüsseside küçüktür. • Rengi kahverengidir. • Genelde Güneydoğu Asyada Celebes Adasında aşamaktadır. Mindora Mandası • Asyadaki yabani mandalardır. • Filipin Adalarında yaşamaktadırlar. • Renk Kahverengiden Siyaha kadar değişen renk tonlarına sahiptir. • Boynuzlarında kabarık düzensiz çizgiler mevcuttur. • Evciltilmemiştir.

Arni Mandası • Hint mandası da denir. • Arnilerden küçüktür. • 1.5 tona kadar yükseklik 2 metreye kadar çıkabilir. • Boynuzları çok uzundur. • Bataklık ve nehir yakınlarında yaşar. AFRİKA MANDALARI Kaffer Mandası • Afrikadaki yabani mandaların en büyüğüdür. • Renkleri siyahtır. • Afrikanın güneyindeki dağlık bölgelerde yaşarlar. • Bacakları kuvvetli, kıl örtüsü kulak ucu ve kuyruk ucundan başka kısımlarda çok seyrektir.

Kırmızı Afrika Mandası • Kaffer mandasından oldukça küçüktür. • Kıllar kırmızı rentir. • Genelde Kongoda ve bu ülkeye komşu olan ülkelerde sürüler halinde yaşarlar. 2. Bibos Sığırları (Bibovina) • 1. Banteng • 2. Gayal • 3. Gaur

Bibos Sığırları /1. Banteng • Kuvvetli tıknaz bir hayvandır.Rengi kirli kahveden, siyaha kadar değişir. • Güneydoğu Asyada ve Endonezyada etleri için yabani halde yetiştirilirler. Bibos Sığırları / 2.Gayal • Renk genelde siyahtır. • Kırmızı kahveye kadar da değişiklik gösterir. • Sığır cinsleri arasında göze en hoş görünenidir. • Evcilleştirilmişine bali sığırı denir. • Sumatra ve Cava Adalarında yetiştirilirler.

Bibos Sığırları /3.Gaur • Hindistanda yabani halde bulunurlar. • Renk kahveden siyaha kadar değişir. • Bacakları kirli beyaz renklidir. • Gayallara nazaran iri yapılıdırlar. • Vücudun ön kısmı iyi gelişmiştir. 3. YAK SIĞIRLARI • Vücut yapısı kuvvetli, boynuzları büyük olup yüksek Tibet yaylarında yaşarlar. • Çok iyi yük ayvanıdırlar. • Evcil sığırlarla çiftleştirildiğinde erkek yavrular kısır olmaktadır. • Evcilleştirilmişlerdir. • Sütte yağ oranı %7-9 arasında değişmektedir. • Etinden de yararlanılmaktadır.

BİZON SIĞIRLARI (BİZONTİNA) • 1. Avrupa Bizonu • 2. Amerika Bizonu 4. Bizon Sığırları/1.Avrupa Bizonu • 1.5 -1.8 m yüksekliğindedir. • Dişiler 350 kg, erkekler 500-700 kg ağırlıktadır. • Boyun kısa ve kuvvetlidir. • Gerdan çok gelişmiştir. • Sayıları çok azalmıştır. • Küçük sürüler halinde gezerler.

Bizon Sığırları/1.Amerikan Bizonu • 19. Yy ortalarına kadar sayıları milyonları buluyordu. • Spor merakı, derisi ve dili için aşırı avlanmış ve ABD hükümeti koruma altına almıştır. • Avrupa bizonuna benzer. • Eti özellikle dili lezzetlidir. • Evciltilmemiştir.

SIĞIRLARIN TARIMSAL FAALİYETTEKİ YERİ 1. Sığırlar hacimli yemleri değerlendirirler, 2. Sığırlar merayı değerlendirirler, 3. Sığırlar kuru ot ve hububata Pazar oluştururlar, 4. Sığırlar insan gücünü değerlendirirler, 5. Sığırlar toprak verimliliğini devam ettirirler, 6. Sığırlar rizikoyu dağıtırlar SIĞIRCILIĞIN TARİHSEL GELİŞİMİ – Sığırın evciltilmesi arkeolojik bulgulara göre M.Ö. 5000 yıllarında başlamıştır. – Evciltmenin yoğunluk merkezi Ortadoğu ve Hint Yarımadasıdır. – Toprağın işlenmesi için insan gücüne yardımcı güç aranmasında ilk akla gelen sığır olmuştur. – İnsan nüfusunun artışı, yem kaynaklarının bolluğu ve sığır varlığının büyümesi ile insanlar daha fazla süt ve et üretmenin yollarını aramaya başlamışlardır. – Bu amaçla hızlı gelişme, yağlanma ve süt verimi gibi özellikler yönünden üstünlük gösteren hayvanların seçimine gidilmiştir.

Modern Yetiştiriciliğe geçiş • Sığır yetiştiriciliğinde bilimsel olarak ıslah çalışmalarına ilk olarak İngiltere’de başlanmıştır. • Robert Bakewell adında ileri görüşlü ve bilimsel yöntemlerle çalışan bir büyük çiftlik sahibi hayvan ırklarının geliştirilmesi konusunda ilk atılımı yapmış ve başarılıda olmuştur . • Bu başarı kendisinin HAYVAN ISLAHI’nın kurucusu olarak tarihe geçmesini sağlamıştır. Bakewell çalışma metodunu dört ana faktör halinde toplamıştır. 1. Hayvanların kimliklerinin ve verimlerinin kaydını tutmak 2. Bir ırk içinde en üstün hayvanı en üstün hayvanla çiftleştirmek 3. Üstünlüğü tespit edilmiş erkek damızlıkları civardaki yetiştiricilere ücretsiz vermek ya da satmak yerine çok yüksek ücretlerle kiralamak Böylece çiftçilerin hayvanlarına önem vermelerini sağlamak 4. Üstün kabiliyetli hayvanların iskeletlerini ünlü salonlarda sergilemek. Böylece hem hayvanların hem de sahiplerinin reklamını yapmak.

Bakewell’in çalışmaları pedigrili yetiştirme sisteminin çekirdeğini teşkil etmiş ve 18. Asır sonlarında, 1791 yılında, ilk genel soykütüğü safkan atlar için kurulmuştur. – Bunu 1822 yılında shorthorn soykütüğü derneği ve diğerleri izlemiştir. Bu birliklerin kurulma amaçları 1. Irkın saflığını korumak 2. Hayvan başına verimliliği yükseltmek 3. Irkın ülke içi ve dışında yayınlaşmasını sağlamak. DÜNYADA SIĞIRCILIĞIN DURUMU • Asya 398.500.000 baş • Güney Amerika 276. 725.000 baş • Afrika 190.050.000 baş • Kuzey-Orta Amerika 159.100.000 baş • Avrupa 123.500.000 baş • Avustralya 115.500.000 baş TOPLAM 1.263.375.000 baş

Sütçülüğün Gelişmesinde Etkili Faktörler • Süt sığırlarındaki gelişmeler • Bilimsel yemleme ve idare tarzındaki gelişmeler • Besleme bilimindeki gelişmeler • Bakteriyolojideki gelişmeler • Kimyadaki ilerlemeler • Keşifler • Tarımsal öğretim ve eğitimdeki gelişmeler • Tarımsal yayım ve diğer öğretim uygulamaları • Pazarlama organizasyonları Türkiye’de Sığırcılığın Durumu

Türkiye’de ki Sığır Varlığı 2010 yılı TÜİK verilerine göre Türkiye’de ki sığır varlığı 4.197.890 Kültür Irkı, 4.707.188 Melez, 2.464.722 Yerli, TOPLAM: 11.369.800 baş. Sığırlardan Üretilen Süt Miktarı (2010) Sağılan Hayvan Süt Miktarı (Ton) Kültür Irkları 1.600.000 6.300.000 Melezler 1.800.000 4.850.000 Yerli 950.000 1.250.000 Toplam 4.350.000 12.400.000

Sığırlardan Üretilen Et Miktarı (Ton) YIL Kesilen Hayvan Et Miktarı Sayısı (Baş) (Ton) 2007 2 003 991 431 963 2008 1 736 107 370 619 2009 1 502 073 325 286 Türkiye’de Kişi başına Kırmızı et tüketimi 2007 – 8,19 Kg. 2008 – 6,78 kg., 2009 – 5,73 kg.

Türkiye’de Kişi başına Süt tüketimi • 25 litre • Avrupa’da 100 litre Adlandırma Buzağı: 0-3 aylık erkek ve dişi sığır yavrusudur.

Dana: 3-6 Aylık erkek ve dişi sığır Düve: 6 aylıktan büyük doğurmamış dişi sığır

Tosun: 6 Aylıktan büyük henüz damızlıkta kullanılmayan ya da çok az kullanılan erkek sığır Öküz: 2 yaşın üstünde genellikle 16-18 aylık yaşta kastre edilmiş erkek sığırdır

İnek: Genellikle 2 yaşın üstünde doğurmuş ve damızlıkta kullanılan dişi sığır Boğa: 2 yaşın üstünde damızlıkta kullanılan erkek sığırdır.

Damızlık: Sürüde döl verme şansı tanınan havandır Kasaplık: Damızlık niteliği olmayan ve et üretim amaçlı kullanılan hayvandır SIĞIR IRKLARI 1. YERLİ IRKLAR 2. KÜLTÜR IRKLARI 2.1. Sütçü Irklar 2.2. Etçi Irklar 2.3. Kombine Irklar

YERLİ SIĞIR IRKLARIMIZ • Yerli Kara • Doğu Anadolu Kırmızısı (DAK) • Boz Step • Güney Anadolu Kırmızısı (GAK) YERLİ KARA • En çok Orta Anadolu Bölgesinde yaygındır. • Sayısı ve yayılma alanı açısından en geniş olan ırktır. • Kötü çevre koşullarına dayanıklıdır. • Küçük cüsselidirler.Yükseklikleri 90- 110 cm arasıda değişir. • Ağırlıkları 200-300 kg arasında değişir. • Süt üretimleri bakım ve beslemeye göre %5 yağlı 400- 1200 lt arasında değişir. • Randımanları %50 civarındadır. • GCAA 600-650 g civarındadır.