Etiket Arşivleri: KESTANE

Sert Kabuklu Meyve Araştırmaları Çalışma Grubu ( Dr. Haydar KURT )

Sert Kabuklu Meyveler Çalışma Grubu (Fındık, Antepfıstığı, Ceviz, Badem, Kestane)

Mevcut Durum

Sert Kabuklu Meyvelerde Çalışan Araştırma Kuruluşlarımız

Dünya Sert Kabuklu Meyve Üretimi

Türkiye Sert Kabuklu Meyve Üretimi

Türkiye Sert Kabuklu Meyve İhracatı

Türkiye Sert Kabuklu Meyve İthalatı

Fındık

Türkiye Fındık Üretim Alanları Haritası

Dünyada fındık üretim alanları (ha)

Dünya Fındık Üretimi (Ton)

Fındık Konusunda Çalışan Araştırma Kuruluşları

Fındık Konusunda Yapılan Önemli Çalışmalar

Fındık Araştırma İstasyonu Tarafından Tescil Ettirilen Çeşitler

Antepfıstığı

Dünya Antepfıstığı Üretimi

Türkiye Antepfıstığı Üretimi

Antepfıstığı konusunda Çalışan Araştırma Kuruluşları

Antepfıstığı Araştırma İstasyonu tarafından tescil ettirilen çeşitler

Ceviz, Badem ve Kestane

BADEM

KESTANE

Türkiye Ceviz Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Entegre Projesi

SERT KABUKLU MEYVELERDE SWOT ANALİZİ

2023 Hedeflerimiz

2013 Yılında Enstitü / İstasyonlarımız Tarafından Yapılan Yayınlar


Kaynak: https://www.tarim.gov.tr/TAGEM/Belgeler/SUNULAR/Sert%20Kabuklu%20Meyveler_Haydar%20KURT.pdf

Biskest

HAMMADDEMİZ

Kestane,besleyici ve doyurucu özellikleri nedeniyle eski çağlardan bu yana insan beslenmesinde büyük rol oynamıştır.

Kestane unu Avrupada ilk olarak orta çağda popüler hale geldi.

Ülkemizde ise kestane unu,uzun bir AR-GE çalışması sonucunda ilk kez Kafkas tarafından üretilmiştir.

Kestanenin yapısı diğer yemişlerin yapısından çok farklıdır.

Temel olarak karbonhidrat ve su ile çok düşük miktarda yağdan oluşan kestane, yemişten çok tahıl özelliği gösterir.

Kestaneler öğütüldüğünde, badem ve fındıktaki yağlı yapı yerine güzel ve tatlı bir un haline gelir.

Kestane unu,kurutulmuş,öğütülmüş ve kavrulmuş kestanelerden yapılır.

Pişirildiğinde hafif hamurumsu bir yapısı ve kuvvetli bir aroması vardır.

Buğday ununun içerisinde bulunan ve ekmeklerle keklerin kabarmasını sağlayan gluten maddesi kestane ununda yoktur. Bu nedenle kestane unuyla yapılan ekmekler ve kekler kabarık değildir.

Gluten içermediği için özellikle çölyak hastaları

 tarafından ilgi görmesi beklenen kestane unuyla,

çeşitli yemekler ve unlu mamuller üretmek

mümkündür.

Kestane unu ayrıca sütlü puding türü ürünlerde, ekmek yapımında, çorbalara, soslara ve salçalara terbiye yapmada ve tat vermede kullanılabilir.

 Kestane unu aynı zamanda kozmetik sektöründe de aranılan bir üründür.

Enerji ve besin öğeleri(100 g unda)

ÇÖLYAK NEDİR?

Çölyak bir ince bağırsak alerjisidir.

Bu alerji;buğday,arpa,yulaf,çavdar gibi tahılların içinde bulunan gluten ismi verilen proteine karşı ince bağırsağın ömür boyu sürecek bir hassasiyet göstermesi olarak tanımlanır.

Alerjinin tanımı

Gluten alerjisi genetik olarak belirlenmiş kişilerde hayatın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilir.

İnce bağırsakta villüs denilen parmaksı çıkıntıların yok olması sonucunda alerjinin belirtileri ortaya çıkar.

Belirtileri nelerdir?

  • Çocuklarda daha sık görülmesine rağmen, hastalık belirtileri herhangi bir yaş döneminde de ortaya çıkabiliyor. Uzun süre anne sütüyle beslenen kişilerde bu hastalığın belirtileri daha geç ortaya çıkıyor. Çölyak  hasatalığı çocuklarda kusma, ishal, karınşişliği, iştahsızlık, büyüme geriliği ve boy uzamasında yavaşlama gibi belirtilerle  ortaya çıkabileceği gibi daha ileri yaşlarda kansızlık ,kemik erimesi , aşırı sinirlilik ve nedeni bilinmeyen karaciğer hastalığı çok değişik belirtilerle de  kendini gösterebilir.Bazen hastalık; ameliyat, hamilelik, doğum, viral enfeksiyon  ya da şiddetli duyusal stresten sonra  tetiklenebilir  ya da  ilk seferde aktif olabilir.

Çölyak Hastalığının Teşhisi Nasıl  Konulur?

Çölyak hastalığını teşhis etmek çok zor olabilmektedir.

İnce bağırsak biyopsisi çölyak hastalığını teşhis etmenin en iyi yoludur.

Çölyak hastasının birinci derece akrabalarında, yani ana, baba, kardeş ya da çocuklarında yaklaşık %10 gibi yüksek oranda, ileride bu hastalık çıkması söz konusudur.

Çölyak hastalığı için tek tedavi ömür boyu  glutensiz diyet uygulamaktır.

 Glutensiz  diyette buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllarla, bu tahıllardan yapılan hertürlü besin yerine pirinç, patates, nohut, soya, fasulye, fındık, kestane, gibi besinler ve bu besinlerden elde eldilen unlar tüketilmektedir.

Glutensiz diyetin uygulanmaması çölyak hastaları için vahim sonuçlar doğurabilir.Bu sonuçların en vahimi bağırsak kanserine yol açabilmesidir.

Çölyak Hastalığının Görülme Sıklığı

Çölyak hastalığının görülme sıklığı tüm ülke ve bölgelerde değişiklik gösterir. Afrika, Japonya ve Çin’de görülme sıklığı azalırken özellikle Avrupa’da artmaktadır.

Türkiye’de görülme sıklığı ise net bir şekilde bilinmemekle birlikte yaklaşık 1000 kişide 1 olduğu tahmin ediliyor.

ÜRÜNLERİMİZ

Ürünlerimizin amacı

Gluten içermeyen hammadde kullanılarak çölyak hastalarının tüketebilceği ürün yelpazesini genişletmek

Çölyak hastalarının,bağışıklık sistemlerini iyileştirerek, ince bağırsağa zarar vermeden tüketebilecekleri ürünleri sunmak

Ülkemizde endüstriyel üretimi henüz gelişemeyen glutensiz ürünlerin farklı formlarını oluşturarak çölyaklılara alternatifler sunmak

BİSKEST’İN AKIM ŞEMASI

   Sonuç olarak;çölyak hastalığına sahip olan insanların günlük tüketimleri için gerekli glutensiz gıdaları geliştirmeyi ve onların bu gereksinimlerini kolaylıkla bulmalarını  sağlamayı amaçlıyoruz.

DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ..

Kestane Şekeri Üretimi

  1. KESTANE HAKKINDA GENEL BİLGİ

A.1  KESTANENİN EKOLOJİK İSTEKLERİ (Tosun, 2002)

Sıcaklık

Kestanenin meyvelerini olgunlaştırabilmesi için çiçek açımından hasada günlük sıcaklık toplamının 2000-2300 *C olması gerekmektedir. Kestane kış düşük sıcaklıklarda –30 dereceye kadar dayanabilmektedir. Ancak ilkbaharın geç ve sonbaharın ilkdonlarına karşı hassastır. Kestane yazın yüksek sıcaklıklardan değil ancak yağışsız geçen mevsimlerde kuraklıktan etkilenirler. Kestanelerin Kış soğuklama ihtiyaçları orta düzeyde olmakla birlikte bunlarla ilgili kesin rakamlar belirlenmiş değildir.

Yağış

Kestane yıllık yağış toplamı 600-1200 mm olan yerlerde susuz yetişebilir. Bu nedenle yağış kestane yetiştirticiliği için önemlidir. Çiçeklenme döneminde yağan yağışlar meyve tutumunu olumsuz etkiler.

Toprak

Kestane kazık köklü bir bitkidir. Bahçe kurulması düşünülen yerin toprağının gevşek yapılı ve derin olması gerekmektedir. Potasyumca zengin topraklar tercih edilmelidir. Toprak pH’sının 5,5-6 civarında olması istenir. Ağır, killi, su geçirgenliği topraklar tercih edilmemelidir. Genellikle bu tip topraklarda mürekkep hastalığına yakalanmak kolaylaşır.

Kestanenin Çoğaltılması ve Anaçlar

Daldırma, çeliklerle köklendirme yöntemleri kullanılsa da en çok uygulanan ve en güvenilir yöntem aşılı fidan ile üretimdir. Aşılamada mutlaka Haziran Sürgün Göz aşısı tercih edilmelidir. Kestane tohumları 0-4 *C 3 aylık bir katlama sonucunda % 90 oranında bir çimlenme gösterir. Tohumlar katlanmadan önce mantari ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Katlamadan çıkan tohumlar 70-80 cm. sıra arasında mesafede ve 30 cm. sıra üzerine ekilirler. Kazık köklü olduğu için kök ucunu kesmek saçak kök yapmasını sağlar. Aynı yılın Haziran ayı içerisinde aşılanması yapılmalıdır. Aşılı fidan kışın durgun döneminde bahçeye tesis edilmelidir. Diğer kullanılan anaçlar Maravel ve Marigoule’dir. Bu anaçlardan alınan çelikler köklendirilip, üzerine kültür çeşitleri aşılanır.

Bahçe Kurma

Bahçe yeri seçiminde nokta dikkate alınmalıdır. Bunlar toprak ve yerdir. Toprağın geçirgen, havalanır ve derin olması gerekir. Ağır topraklar çok tehlikelidir. soğuğun toplandığı çukur vadilerde kestane yetiştiriciliği için tehlike arz etmektedir. Denizden en az 400 m. yüksekliklerde plantasyonlar kurulmalıdır. Dikim aralıkları yeni bahçe tesis ederken 7mX7m, 8mX8m. dikim mesafeleri tercih edilmelidir. Dikim esnasında uygulanacak işlemler, dikim çukuruna 150-200 g. Kompoze gübre ve üzerine ahır güresi verilmelidir. Dikim çukuru 40-50 cm. genişlik ve derinliğinde olmalıdır.

Kestane Bahçesinde Uygulanacak Kültürel İşlemler Ve Terbiye Şekli

Genellikle tercih edilen Modifiye Lider (Doruk Dallı) terbiye sistemidir. Doruk dal belli bir yüksekliğe ulaşınca büyümeyi kontrol amacıyla doruk dal kesilebilir.

Verim Çağındaki Ağaçların Budanması

Gerekli yerlerde dal seyreltmesi şeklinde budama yapılmalıdır. Yıllık sürgünlerde kesinlikle kısaltma yapılmaz. Çünkü tomurcuklar yıllık sürgünlerin ucunda oluşur.

Yaşlanmış Ağanlarda Budama

Yaşlanmış verimden düşmüş ağaçlarda ana dallar kuvvetli budanarak yani kabaklama yapılarak yeni sürgün oluşumu sağlanır. Böylece gençleştirme yapılarak verim eldesi mümkün olur.

Malçlama

Toprak neminin korunmasından yabancı ot kontrolüne kadar bir çok faydası olup özellikle genç fidan döneminde arazideki fidanlarda uygulanmasında kesinlikle fayda vardır. Malçlama materyali olarak saman vb. materyaller kullanılmalıdır .İlk 4-5 yıl ağaç didine taç izdüşümüne gelebilecek şekilde ve 3-*4 cm kalınlığında malçlama yapılmalıdır.

Hastalık ve Zararlılar

Kestanenin en önemli haslıkları Kestane Dal Kanseri ve Mürekkep Hastalığıdır.

Kestane Kanseri: hastalığın sporları rüzgar böcek ve kuşlarla taşınarak ağaçlarda açılmış yaralardan içeri girerek hastalığı bulaştırırlar. Hastalık yerinde yaşlı dallarda şişkinlikler oluşur. Genç kestane ağaçlarında kışın yaprağını dökememe en tipik teşhis yöntemidir. Diğer bir belirtide hastalıklı dal üzerine boyuna çatlamalar görülmektedir. Kuruyup çatlayan yerlerin üzeri kırmızımtırak kahverengindedir.

Mücadelesi :

-Hastalıklı fidan ve aşı kalemi sağlıklı yerlere taşınmamalıdır.

-Ağaçlarda yara açılmamalı ve yara yerleri hemen aşı macunu ile kapatılmalıdır.

Hastalıklı dal ve sürgünler kesilmeli ve yakılmalıdır.

Hastalığa dayanıklı çeşitlerle bahçeler oluşturulmalıdır.

Mürekkep Hastalığı

Bu hastalık kök ve kök boğazı hastalığıdır. Hastalığa neden olan sporlar kök ve kök boğazında meydana gelen yaralardan girerek bitkiye bulaşırlar. Hastalık genç ağaçlarda hızlı yaşlı ağaçlarda yavaş seyreder. Hastalığa yakalanmış genç ağaçların yaprakları birdenbire pörsür ve kurur. Yaşlı ağaçlarda kurumalar tepeden başlar. Yavaş yavaş alt bölümlere doğru ilerler. Hastalık bulaşmış ağaçların yaprakları küçük kalır. Su geçirmeyen ağır topraklarda kestane bahçesi kurulmamalıdır. Hastalığa dayanıklılığı bilinen Maravel ve Marigoule anaçları üzerine aşılı çeşitlerle bahçe kurulmalıdır.

Önemli Çeşitler

Hacıibiş (62305)

Ağacı orta kuvvette yayvan gelişir. Verimi orta derecededir. Meyveleri genellikle çok küçük genişçe oval’ dir. Meyve kabuğu kalın meyve eti krem renginde ve kalitesi iyidir. Eylül ayının 3. haftasında olgunlaşır Tozlayıcıları: Karamehmet ve Firdoladır. Sofralık tüketime uygun bir çeşittir.

Osmanoğlu (51101)

Ağacı orta kuvvette yayvan gelişir. Verimli bir çeşittir. Meyveleri küçük -orta, iri genişçe oval şekilli , meyve eti kerem rengindedir. Eylül ayının 3. Haftası olgunlaşır. Tozlayıcıları Karamehmet; Firdola, ve Sarıaşlamadır. Kestane şekerine uygun bir çeşittir.

Sarıaşlama (51111)

Ağacı Orta kuvvette yarı dik gelişir. Verimli çeşittir. Meyveleri orta iri-iri, genişçe oval, meyve kabuğu ince kahverengi meyve eti krem renginde , kaliteli bir çeşittir. Sofralık tüketime ve kestane hamuru yapımına uygun bir çeşittir.

Mahmutmolla(51112)

Ağaçları orta kuvvette dik gelişir. Verimli bir çeşittir. Meyveler orta iriliktedir. Taze iken zor soyulur. Eylül ayının son haftasında hasat edilir. Tozlayıcısı 51111’dir. Hamur yapımına uygun bir çeşittir.

Hacıömer (52214)

Ağaçları orta kuvvette ve yayvan gelişir. Meyveleri orta iriliktedir. Verimli bir çeşittir. Eylül ayının 3.haftası hasat edilir. Tozlayıcısı 52510’dur. Taze tüketime ve hamur yapımına uygun bir çeşittir.

A.2  KESTANENİN SİSTEMATİKTEKİ YERİ VE TÜRLERİ

(Serter Ve Ark, 2002)

Kestaneler (Castanea), meşe (Quercus) ve kayın (Fogus)’larla birlikte kayıngiller familyasına girmektedir. Kestanelerin sistematikteki yeri aşağıdaki gibi belirlenir

Takım: Fagales – Familya: Fagaceae – Cins: Castanea – Tür: Castanea sp.

Kestanelerin bilinen 13 türü, genellikle kuzey yarım kürede; Asya, Güney Avrupa, Kuzey Amerika’nın ılıman iklin türleri arasında yer alır. Kestanenin bilinen bu türlerinin seleksiyonlarına görev ayrımı ve doğal yetişme alanları Tablo-1’de gösterilmiştir.

Tablo 1. Kestanenin Türlerinin Seleksiyonlarına Göre Ayrımı, Latince Ve Genel Adları Ve Yetişme Alanları

Seleksiyon ve Latince Adı

Genel adı

Doğal Yetişme Alanı

Gerçek kestane (Castanea) seleksiyonu

 

 

Castanea mollissima Bl.

Çin kestaneleri

Çin

Castanea crenata Sieb Zucc

Japon kestanesi

Japonya, Kore

Castanea sativa Mill.

Avrupa kestanesi

Güney Avrupa, Anadolu

Castanea dentata Borkh.

Merikan kestaneleri

A.B.D.’nin doğusu

Castanea seguinii Dode

Seguin kestanesi

Çin

Castanea davidii Dode

Çin

Balanocastanon seleksiyonu

 

 

Castanea pumila Mill.

Allegany chinkapin

A.B.D.’nin güney doğusu, Virginia

Castanea ozerkensis Ashe.

Ozark chinkapin

Arkansas, Missouri

Castanea ashei Sudw.

Kuzey karolina, Florida

Castanea alnifolia Nutt.

Georgia-Florida

Castanea floridane Ashe.

Florida chinkapin

Florida-teksas-Georgia

Castanea pauscispina Ashe

A.B.D.’nin güney doğusu

Hypocastanon seleksiyonu

Castanea henryi Rehd Wil.

Henry chinkapin

Güney-batı Çin

Bu türler içinde kestane kültürü yönünden önemşi olanların özellikleri ayrıntılı olarak verilmiştir.


Kestane Eylem Planı ( Bursa Orman Bölge Müdürlüğü )

Kestane (Castanea sativa Miller) meşe ve kayınlarla birlikte kayıngiller (Fagaceae) familyasına girmektedir. Kestanenin bilinen 13 türü Kuzey Yarım Küre’nin ılıman iklim kuşağında yayılmış durumdadır. Bunlardan beşi Doğu Asya’da, yedisi Kuzey Amerika’da ve biri Avrupa’da bulunmaktadır. Kestane meyve ve odun üretimi ile çift üretim kapasitesine sahip, ekonomik önemi olan bir ağaç türüdür. Avrupa kestaneleri (Castanea sativa Mill.), yayvan büyük taçları, iri yaprakları, sarı renkli çekici çiçekleriyle dikkat çeken güzel görünümlü ağaçlardır. Anadolu, kestanenin (Castanea sativa Mill.) gen merkezlerinden ve kültüre alındığı en eski alanlardan birisidir. Türkiye 50 bin ton üretim ile dünya kestane üretiminde Çin ve Güney Kore’den sonra 4.sırada yer almaktadır. Kestane Şekeri Bursa adıyla Özdeşleşmiş özel bir üründür. Bursa İlimizde Kestane şekeri imalat ve hediyelik satışı çok ciddi bir sektör oluşturmaktadır. Uluslararası ve ulusal ticarette Kestane Şekerinin önemli potansiyeli bulunmaktadır.