Etiket Arşivleri: hayvancılık

Küçükbaş Hayvancılık Projesi (Kuzu Üretimi)

Küçükbaş Hayvancılık Projesi (Kuzu Üretimi)

EKONOMİK DEĞERLER

ET

SÜT

YAPAĞI

DERİ

GÜBRE

KOYUNCULUK

MERİNOS KOYUNU

Kuzu Yetiştiriciliği

Merinos Koyunu 1935 yılında o zamanki ismi ile Karacabey Harası bünyesinde ıslah çalışmaları başlamıştır. O zaman bu zamana kadar Anadolu’nun her bölgesine yayılmış, verimliliği ve bölgelere adaptasyonu sağlanmış yerli koyunlardan üstün verimli bir ırk olarak tanınmıştır. Canlı ağırlıkları, yapağı verimi, kuzu verimi, diğer yerli ırklardan yüksektir.

Kuzularda gelişme hızlı, hastalıklara daha dirençlidir.

NEDEN MERİNOS KOYUNU ?

Canlı Ağırlık: Erkek: 100 – 140 kg ; Dişi: 80 -110 kg
Laktasyon süt verimi: 40 – 50 kg
Laktasyon Süresi: 140 -150 gün
Bir batında kuzu sayısı: 1,5- 2.0
İkizlik oranı: % 50 -70
Kuzu doğum ağırlığı: 4 – 4.5 kg
Sütten kesim ağırlığı (120 .gün): 40- 50 kg
Kirli yapağı verimi: 3.6 – 3.8 kg
Temiz yapağı oranı: %54 – 58

MERİNOS KOYUNUN ÖZELLİĞİ

1- Vücut tamamen beyaz renktedir.
2- Kuyruk yağsız , ince ve uzundur.
3- Koç ve koyunlarda genellikle boynuz bulunmaz.
4- Başın yüz kısmı ile bacakları yapağı ile örtülü değildir.

MERİNOS KOYUNUN DIŞ GÖRÜNÜŞÜ

Entegre Küçükbaş Hayvancılık Projesi

Projede toplam 2500 Küçükbaş /bir hisse 25 küçükbaş =%100 hisse şeklinde olacağından toplamda bir hisse üzerinden 100 kişi ile sınırlıdır. 1 Kişi 25+1 ve katları şeklinde projeye dahil olabilir.

Proje 25’er katılımcı ile 4 Etaptan oluşacaktır.

Proje içinde yer alan; tüm hayvanların tedariki, arazinin temini, ağılların yapılması, bakıcıların ayarlanması ve çalıştırılması, veteriner hizmetlerinin sağlanması, yem tedarikinin sağlanması, kuzu üretimi, pazarlanması, profesyonel bir yönetimle yatırımcıların kendi hisselerini resmi temsil edeceği anonim şirketinin kurulması dahil tüm üretimin organize edilmesini Tarım Federasyonu üstlenmektedir.

Projede 25’lik gruplar halinde temin edilecek hayvanlar yatırımcının adına T.C. Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı “Çiftçi Kayıt Sistemine” kayıt ettirilecektir. Tüm hayvanlar Tarsim İle Sigorta güvencesi altına alınacaktır.


Kaynak: www.tarimfederasyonu.org

Türkiye’de Hayvancılık

TÜRKİYE’DE HAYVANCILIK
Geniş anlamda hayvancılık tarımsal etkinlerin bir koludur. Tarımla uğraşan nüfus bir yandan toprağı işleyip çeşitli ürünler elde ederken, diğer yandan da hayvan besler. Tarımın bir kolu olan hayvancılık ; ekonomik değeri olan hayvanların yetiştirilmesi, çeşitli şekillerde yararlanılması ve pazarlanması olayıdır. Kırsal kesimlerde hayvancılık tarımın sigortası durumundadır. İklimdeki karasızlıkların tarımı olumsuz yönde etkilemesinden dolayı. Tarım hayvancılık birbirini destekler. Örnek : Şeker fabrikaları çevresinde besi hayvancılığının gelişmesi. Türkiye hayvan varlığı fazla olan bir ülkedir. Ancak hayvanlarımızın et, süt, yumurta, yapağı verimleri düşüktür.

Hayvancılık,ülkemizde hızlı bir gelişme göstermesine rağmen istenilen düzeye ulaşamamıştır. Çeşitli iklimleri ve geniş meralarıyla Türkiye, hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahiptir.

HAYVANCILIK İKİ YÖNTEMLE YAPILMAKTADIR
1) Mera Hayvancılığının Özellikleri
Yağış ve doğal bitki örtüsünün dağılışı ile hayvan dağılışı arasında bir paralellik vardır. Örneğin çayır alanlarının geniş yer kapladığı alanlarda büyükbaş hayvancılık , bozkırların geniş yer kapladığı yerlerde ise küçükbaş hayvancılık yaygındır. Mera hayvancılığı iklim koşullarına bağlı olduğu için et ve süt verimi yıllara göre değişmektedir. Genel olarak et ve süt verimi düşüktür.

2) Ahır Hayvancılığının Özellikleri
Hayvancılık doğal koşullara bağlı değildir. Modern hayvancılık yöntemidir. Ahır adı verilen kapalı mekanlarda yapılır. Verim yüksektir. Marmara bölgesinde yaygındır.

TÜRKİYE’DE HAYVANCILIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
a) Hayvan Soyları İyileştirilmeli (Islah edilmeli)
Yerli ırklar et-süt verimi yüksek olan ırklarla melezleştirilmeli veya iyi cins hayvan ithal ederek sayısını artırmalıyız. İyi cins hayvan yetiştirmek amacıyla Cumhuriyetin ilk yıllarında çalışmalar başlatılmıştır. İyi cins hayvan yetiştiren çiftliklere hara denir. Örnek : Bursa-Karacabey, Eskişehir-Çifteler.
b) Mera Hayvancılığı Yerine Ahır Hayvancılığı Geliştirilmeli
Mera hayvancılığı otlaklarda yapılan hayvancılık şeklidir. Masrafsızdır. Ancak verim düşüktür. Bundan dolayı yem kullanımı fazla olan , fakat verimi yüksek olan ahır hayvancılığına önem verilmelidir.
c) Otlaklar Korunmalı
Otlaklarımız tarımda makineleşme ile sürekli olarak daralmaktadır. Ayrıca otlaklarda aşırı otlatma sonucu otlaklar bozulmaktadır. Bu olumsuzluklar sonucunda hayvanlarımız yeterince beslenememektedir. Hayvancılığı geliştirmek için bu olumsuz durumlar önlenmeli.
Otlakların ıslah edilmesi
Aşırı otlatmadan kaçınılmalı
Zamansız otlatma yapılmamalı
Otlak alanları tarlaya dönüştürülmemeli
Otlak alanları gübrelenerek – sulanmalı

ç) Yem üretimi artırılmalı.
d) Erken kesim önlenmeli (süt kuzu-süt dana)
e)Salgın hastalıklarla mücadele edilmeli
f) Çiftçi eğitilmeli ve kredi desteği sağlanmalı.
HAYVANCILIĞIN COĞRAFİ DAĞILIŞI
Hayvancılık çeşitleri
1. . Büyükbaş hayvancılık
Sığır
Manda
At-katır-eşek
2.Küçükbaş hayvancılık
Koyun
Keçi
3.Kümes Hayvancılığı
4. İpek Böcekçiliği
5.Arıcılık
6.Su ürünleri
Deniz Balıkçılığı
Tatlı su balıkçılığı
Kültür Balıkçılığı
BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK
Sığır, at, eşek, katır, deve
İnek: Türkiye’nin doğal koşulları büyükbaş hayvan yetiştiriciliği için elverişli değildir. Onun için belirli yörelerde sınırlı kalmıştır. Karadeniz Bölgesinin kıyı kesimi ile Doğu Anadolu Bölgesinde Erzurum-Kars Bölümünde gelişmiştir. Karadeniz Bölgesinde gelişmesi yağışların fazla olmasından dolayı çayırların fazla olmasıdır. Erzurum-Kars bölümünde gelişmesi yaz yağışlarıyla oluşan gür ot ve çayırlıklardır.Büyük baş hayvanlar içinde en fazla sığır(inek, öküz ,dana, manda) yetiştiriciliği vardır. Sığırlar içinde de en fazla inek yetiştirilmektedir. Bütün bölgelerimizde inek yetiştiriciliği vardır. İnek yetiştiriciliği ayrıca şeker fabrikaları çevresinde de gelişmiştir. Ş.Pancarı küspesinin hayvan yemi olarak kullanılmasından dolayı.
KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK
Koyun
Kıl Keçisi
TİFTİK Keçisi (Ankara Keçisi)
Türkiye’nin toprakları ,iklimi,bitki örtüsü ve yer şekilleri kırsal kesimde yaşayanların büyük bir kısmını küçükbaş hayvancılığa yönlendirmiştir.

Koyun:Türkiye Dünyanın en çok koyun yetiştiren ülkelerinden biridir. Bozkırların hayvanıdır. Hafif dalgalı düzlüklerde iyi yetişir. Türkiye’nin iklim şartları genelde koyun yetiştiriciliğine elverişlidir. Düşük sıcaklık sebebiyle Doğu Anadolu Bölgesinin doğusunda yetiştiriciliği gelişmemiştir. Ayrıca Doğu Karadeniz Bölümünün kıyı kesiminde yüksek nem ve gür çayırlardan dolayı koyun yetiştirilmez. En fazla koyun yetiştiren bölgemiz İç Anadolu’dur. Bozkırların geniş alan kaplamasından dolayı. Doğu Anadolu Bölgesi (batısı) ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri de koyun yetiştiriciliği gelişmiştir.
Kıvırcık: Soğuğa dayanıklı değildir. Et verimi yüksektir. Marmara ve Ege Bölgelerinde yetiştirilir.
Dağlıç ve sakız: Ege ve İç Batı Anadolu’da yetiştirilir.
Karaman: İç, Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde yetiştirilir.
Merinos: Güney Marmara Bölümünde yetiştirilir. Merinos yünü için yetiştirilmektedir.

Kıvırcık Koç
Dağlıç Koyun
Karaman Koyunu
Merinos Koyunu

Kıl Keçisi: Koyuna göre doğal koşullara daha dayanıklıdır. Beslenmesi koyundan daha kolaydır. Dağlık bölgelerin hayvanıdır. Ağaçların filizlerini yemek suretiyle beslenir. Ormanlara zarar verdiği için sayılarının azaltılması yoluna gidilmektedir. En fazla Akdeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgelerinde yetiştirilir.
Tiftik Keçisi:Tiftiği için yetiştirilmektedir. Yurdumuzda Ankara- Konya çevresi ile Güney Doğu Anadolu Bölgesinde Siirt çevresinde yetiştirilmektedir.

KÜMES HAYVANCILIĞI
Tavuk , horoz, hindi, kaz, ördek,devekuşu
Kümes hayvanları içinde en fazla yetiştirilen tavuktur. Kümes hayvancılığı bütün bölgelerimizde yapılabilmektedir. Ama en fazla Marmara ve Ege Bölgelerinde gelişmiştir. İstanbul, İzmir, Manisa, Balıkesir, Ankara gibi büyük kentler çevresinde gelişmiştir. Bu durumun nedeni tüketimin büyük kentlerde fazla olması ve tavuk etinin kısa sürede bozulmasıdır.

ARICILIK
Bal, bal mumu, polen ,arı sütü elde etmek için arıcılık bütün bölgelerimizde yapılabilmektedir. Balı kokusu ,rengi ve tadı arıların dolaştığı yere ve çiçeklerişn çeşidine göre değişir. En fazla Ege ve Doğu Anadolu Bölgelerinde gelişmiştir. Muğla, Manisa,İzmir, Balıkesir,Çanakkale, Ağrı, Erzurum, Hakkari, Rize (Anzer yöresinin balları çok ünlüdür.) ,Artvin , Ordu önemli bal üretim merkezlerimizdir.

İPEK BÖCEKÇİLİĞİ
İpek böceği yetiştirme ve kozasından ipek elde etme faaliyetidir.Dut yaprağı yemek suretiyle beslenir. En fazla G.Marmara’da gelişmiştir. Bursa, Balıkesir, Bilecik çevresinde çok gelişmiştir. İpekli dokumada ise Bursa-Gemlik-İstanbul gelişmiştir.

BALIKÇILIK
Türkiye , yüksek bir su ürünleri potansiyeline sahiptir. Ancak üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen balıkçılık ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip değildir.
Deniz balıkçılığı : Denizlerimizde balıkçılık kıyı balıkçılığı şeklinde yapılmaktadır. Balıkçılığın en fazla geliştiği bölge Karadeniz Bölgesidir.

Balıkçılığın gelişememesinin nedenleri
a) Açık deniz balıkçılığının yapılmaması
b)Modern avlanma yöntemlerinin uygulanamaması
c) kaçak ve aşırı avlanma
d) denizlerimizin hızla kirlenmesi.

İç Sular Balıkçılığı : İç sularda (akarsular,göller ve barajlarda) yapılan balıkçılık.
Balıkçılığın gelişmesi için yapılacak çalışmalar
Açık deniz balıkçılığı yapılmalı
Tatlı su balıkçılığı teşvik edilmeli
Zararlı balık avlama yöntemleri önlenmeli
Kıyı ve deniz kirlenmesi önlenmeli
Modern balıkçılık yöntemleri uygulanmalıdır.
Soğutuculu araçlarla taşıma olanakları artırılmalı
Kültür balıkçıllığı geliştirilmelidir
Yumurtlama döneminde avlanma yasağı getirilmeli
Balıkçılara teşvik ve kredi verilmelidir.

Hayvan Yetiştirme İlkeleri ( Prof. Dr. Mehmet ERTUĞRUL & Prof. Dr. Sadık Metin YENER )

HAYVAN YETİŞTİRME İLKELERİ

Prof. Dr. Mehmet ERTUĞRUL

Prof. Dr. Sadık Metin YENER

1. GİRİŞ

Hayvancılık tarım işletmelerindeki üretim etkinliklerinden birisidir Tarım işletmelerinin gelirini artıracak düzeyde ve şekilde yapılmalıdır. Tarım işletmeleri en karlı olacağına inandığı ürünleri uygun tekniklerle belli miktar ve kalitede üretmeye çalışır
Aynı bölgedeki işletmelerin dahi ürün çeşitleri çok farklı olabilir
Ürün çeşitliliğini; işletmenin
– Büyüklüğü
– Sermayesi
– İş gücü
– Arazisinin verimliliği
– Pazarlama olanakları
– Yöneticisinin bilgi, beceri ve eğilimi gibi etkenler belirler

HAYVANCILIK ÇEŞİTLERİ

1. Damızlık İşletmeleri

– Damızlık satışından gelir sağlarlar
– Sığırcılık sektöründe damızlıkçı niteliğinde işletmeler oldukça çoğalmıştır.
– Yetiştiriciler, İl birlikleri ve bağlı oldukları Merkez Birliği şeklinde örgütlenmişlerdir.
– Birlikler tarafından kayıtları tutulan işletmeler sertifikalı damızlıklarını yüksek fiyatla satabilmektedir.
– Döl kontrolü ile yüksek damızlık değerli boğalar tespit edilmektedir.
– Bu işletmeler desteklemelerle geliştirilmeye ve sayıları artırılmaya ve yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır.
Koyunculukta yetiştirici birlikleri şeklinde örgütlenme sığırcılığa göre çok daha yenidir.
– Damızlık sertifikası uygulaması başlamamıştır,
– Irk bazında örgütlenme yoktur
– Nitelikli hayvanlarıyla tanınmış işletmeler yüksek fiyatla damızlık satabilmektedir.
– Yetiştirici, karlılığı artırmak amacıyla mezlemeye başvurmakta, melez hayvan sayısı hızla artmaktadır.
– Bakanlık tarafından yürütülen“Yerli Küçükbaş Irklarının Halk Elinde Islahı” projesi genişletilmektedir.
Ankara keçisi yetiştiriciliği gerilemiş, yok olma riski ile karşı karşıya kalmıştır.
Süt keçisi yetiştiriciliğinde son yıllarda önemli değişim ve büyüme yaşanmaktadır.
– Bu alana ilgi artmış ve artmaktadır.
– Damızlıklar yüksek fiyatla satılabilmektedir
Tavukçuluk, damızlık işletmelerin gelişmiş olduğu bir alandır.
– Bu sektörde damızlıkcılık büyük ölçüde dışa bağımlıdır.
– Bakanlığa bağlı Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünce geliştirilen hibritler tescil edilmiştir.
– Bu çabalar desteklenmeli ve genişletilmelidir.

2. Üretim İşletmeleri

– Gelirlerinin büyük kısmını ürün satışından sağlayan işletmelerdir.
– Dişi damızlıklarını kendi işletmesinden sağlar, dişilerin çoğu damızlıkta kullanılır, ihtiyaç fazlası satılır.
– Erkek damızlıkları ya kendi üretir ya da damızlıkçılardan alır.
– Üretilen erkeklerin çoğu et üretiminde kullanılır.
– İşletmeler sahip oldukları çevre ve pazar koşullarına uygun hayvanlarla çalışmalıdır.
– İklim, diğer çevre koşulları, işletmenin nitelikleri ve pazar olanakları işletmenin hayvancılık türü ve seviyesini belirler
– Bu koşullara uygun tipler geliştirilmeli, tanıtımı, damızlık temini ve yaygınlaşması sağlanmalıdır.
-Üretici işletmelerin ikinci sorunu sağlık korumadır.
-Sağlık koruma tedaviden daha kolay ve ucuzdur.
-Koruma; temizlik, dezenfeksiyon, iyi bakım ve besleme ve zamanında aşılama ile sağlanır.
-Çeşitli salgın hastalıkların eradikasyonu yerine baskılanması yöntemi yürürlüktedir.
-Aşı üretimi ve aşıların etkinliği yetersizdir.
-İlaç satışı ve kullanımı bilinçsiz ve denetimsizdir.

Üretici işletmelere Öneriler

-Bakım ve besleme genotipik yeteneğin açığa çıkabilmesi için önemli çevre şartlarıdır
-Hayvanları az yemle idare etmek yanlıştır
-Genç hayvanlar açık havada kas ve kemik geliştirici yemlerle büyütülmelidir
-Yem karması çeşitli yem maddelerinden oluşmalıdır
-Barınak, ışıklı ve havalandırması iyi olmalıdır
-İşletme kaliteli kuru ve sulu kaba yem üretmezse karlı çalışamaz
-Hayvanlar mümkün olan en genç yaşta doğurtulup verime başlatılmalıdır.
-Gebelik, doğum ve ölüm oranları işletme yönetiminin nitelik ölçütleridir.
-Küçük işletmeler çeşitli şekillerde örgütlenerek girdi temini ve pazarlama koşullarını iyileştirebilir

DAMIZLIKÇILIKTA SELEKSİYON

Türkiye’de, koşulları farklı çeşitli işletmeler vardır.
Bunlar; farklı verim yönlü, verimleri farklı düzeylerde hayvanlarla çalışabilirler. Damızlıkçı işletmeler bu farklılıkları gözeterek damızlık üretmeli veya bu şekilde organize edilmelidir Yetiştirici elinde, bölge koşullarına uygun melez hayvanlar mevcuttur
Bunlar devlet işletmelerinde veya çeşitli köy sürülerinde seleksiyon ve çiftleştirme yöntemleriyle geliştirilmeli ve nitelikleri sabitleştirilmelidir.
Damızlık yetiştiriciliği seleksiyonla sürdürülür.
Yabancı ırktan saf ırk hayvanlarla damızlık sürü oluşturulabilir, seleksiyon yapmadan sürdürülemez.
Yabancı ırkların başka yerde başarılı olarak yetiştirilmesi ırkın adaptasyon (Uyum) yeteneğine bağlıdır.
Damızlıkçılar damızlıklarını uyum yeteneklerine göre seçmek ve bu özelliği geliştirmek zorundadır.

Uyum ölçütleri

– Üreme
– Yaşama Gücü
– Büyüme ve gelişme
– Orijinindeki fizyolojik ve morfolojik ırk özelliklerini yeni çevrede gösterebilme
– Yerli ırklarda çeşitli verimler bakımından bireyler arasında önemli farklılıklar vardır
– Bu farklılıklar genetik farklılıklar nedeniyledir
– Bu nedenle seleksiyonla bu verimleri artırmak mümkündür
– Melez hayvanlardan yeni bir tip geliştirmede de seleksiyon yapılır. Hangi hayvanın damızlıkta kalacağını belirlemek seleksiyondur.
– Seleksiyon; gelecek generasyonun ebeveynlerini belirlemektir.
– Bu işlem her generasyonda sürdürülmelidir.
– Gerçekten üstün olan hayvanlar seçilmeli yani seleksiyonda isabet yüksek olmalıdır.
– Seleksiyonda isabet derecesi (SİD); fenotipik değerlerine göre damızlık seçilen hayvanların, seçilmeyenlerden genotipik olarak da üstün olma olasılığıdır.
– SİD; 0 ile 1 arasında değişir
– Saf hatlarda 0 veya sıfıra yakındır
– Kalitatif karakterlerde 1 veya 1’e yakındır
– Kantitatif karakterlerde genotip yanında çevre de etkilidir.
– Verimler kantitatif niteliklidir, çevrenin etkisine de maruzdur, bu nedenle seleksiyonda isabet derecesi düşüktür.
– Yani fenotiplerine göre damızlığa ayrılan hayvanların, ayrılmayanlardan genotipik olarak da üstün olması olasılığı düşüktür
– Seçilenlerin üstünlüğünün genotipten kaynaklanan kısmı döllere geçer. Buna Kalıtım Derecesi adı verilir.
– Kalıtım derecesi h² ile gösterilir (h²=σ²G/σ²P) , isabet derecesi ise bunun karekökü (h) dür.

İKİ SORUYA YANIT ARAMA

Melez hayvanlar damızlık olur mu?
Melezleme bir ıslah yöntemi midir?
Seleksiyonun isabetini artırma
-Seleksiyonda başarı damızlığa ayrılan hayvanların isabetli olarak seçilmesine bağlıdır.
-İsabetin artırılması için erkeklerin seçiminde döl kontrolü, dişilerin seçiminde ise gerçek verim kabiliyetinin hesaplanması gerekir.
Bir hayvanın damızlık değeri; sürüyü temsil eden dişilerle verdiği döllerin verim ortalamasının, çağdaşlarının verim ortalamasına üstünlüğüdür.

Döl Kontrolünün Uygulanması ve Zorluklar

1.Sonuçlar uzun sürede alınır
2.Yeterli dişi hayvan temini zordur
3.Dişilerin benzer koşullar sağlanması sorundur
4.Aday boğaların seçimi zordur
Boğaların et verim yeteneklerinin de belirlenmesi isteniyorsa:
-Boğa adayları 4-5 aylık yaşta, 3-4 aylık besiye alınır ve karşılaştırılır (performans test)
-Boğa adaylarının döllerinin besi ve karkas özellikleri belirlenmelidir.
Gerçek verim kabiliyeti
Dişi hayvanların damızlık değeri için kriter ömür boyu verimleridir.
Ömür boyu verim, şimdiye kadar belirlenmiş verimlerden tahmin edilebilir.
Tahminde; fazla sayıda verimden yararlanmak isabeti artırır.
Boğa adaylarının seçiminde kullanılır