Etiket Arşivleri: Böğürtlen

Ahududu ( Yrd. Doç. Dr. Murat AKKURT )

Ahududu Türkiye’nin kuzeyinde, batıdan doğuya uzanan bir kuşak boyunca, genellikle 1000 m. ve daha fazla yüksekliklerde, hava oransal nemi ve toprak nemi fazla olan yerlerde doğal olarak bulunurlar. — Bu yörelerde yaşayan halk tarafından çeşitli isimler altında tanınırlar; ağaç çileği, ayı üzümü, more, mudimak, kavuklu çilek, kırmızı böğürtlen, Dağ çileği, Sultan böğürtleni ve İdea dağı böğürtleni bu isimlerden bazılarıdır

— Çilekten sonra, ihracat değeri en yüksek üzümsü meyve ahudududur. Uluslar arası piyasada ahududunun toplam ihracat değeri 457.843.000 dolardır. Ahududunun 4,67 dolar olan birim fiyatı dikkate alındığında en değerli üzümsü meyve olarak göze çarpmaktadır.

Hasat edilen alan (ha) Yıllar Ülke 2005 2006 2007 2008 2009 Rusya Federasyonu 34.000 34.000 34.000 23.500 23.612 Polonya 17.200 17.025 20.604 19.971 20.223 Sırbistan 15.024 14.496 14.680 14.957 Amerika Birleşik Devletleri 6.840 6.718 6.515 6.475 6.313 Ukrayna 2.500 6.300 6.300 6.500 6.300 Dünya 95.601 99.900 102.441 90.482 91.257 Üretim (ton) Yıllar Ülke 2005 2006 2007 2008 2009 Rusya 175.000 175.000 175.000 110.000 120.000 Amerika Birleşik Devletleri 82.826 74.843 67.773 53.342 60.056 Sırbistan 79.680 76.991 84.299 86.961 Polonya 60.000 52.539 56.391 81.552 81.778 Kanada 14.152 12.442 11.517 11.825 12.607 Dünya 510.273 519.379 500.754 457.703 486.889

Ülkemizde ahududu yetiştiriciliği oldukça yeni bir üretim dalıdır. Yaklaşık 20 yıldır ülkemizde yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlk olarak araştırma kuruluşlarımızda denemeye alınan bu tür son yıllarda hızlı bir yetiştiricilik alanı bulmaya başlamıştır Toplu meyveliklerin alanı Yıl Ürün (da) Üretim (ton) Ortalama verim (kg/da) 2006 3.387 1.997 590 2007 3.388 2.103 621 Ahududu 2008 3.397 2.050 603 2009 3.419 1.976 578 2010 2.198 1.980 901

Türkiye iller Toplu Ortalama verim Yıl İl meyveliklerin alanı Üretim (ton) (kg/da) (da) Bursa 3.215 1.895 589 Samsun 61 36 590 2006 Giresun 44 19 432 Bilecik 30 18 600 Amasya 10 10 1.000 Bursa 3.210 2.001 623 İzmir 10 30 3.000 2007 Bilecik 36 21 583 Giresun 43 15 349 Samsun 15 14 933 Bursa 3.210 1.943 605 Bilecik 35 22 629 2008 İzmir 10 16 1.600 Giresun 43 17 395 Samsun 15 15 1.000 Bursa 3.205 1.812 565 İzmir 20 30 1.500 2009 Hakkari 26 26 1.000 Giresun 43 23 535 Denizli 30 21 700 Bursa 2.012 1.870 929 İzmir 20 30 1.500 2010 Hakkari 30 30 1.000 Giresun 43 27 628 Yalova 8 12 1.500

— Takım: Rosales — Alt takım: Rosineae — Familya: Rosaceae — Alt familya: Rosoideae — Cins: Rubus — Alt cins: Idaeobatus Focke — Tür: Rubus idaeus L. (Kırmızı ahududu) — Rubus occidentalis L. (Siyah ahududu) — Rubus leucodermis Torr. & Gr. (Siyah ahududu) — Rubus odoratus L. (Kokulu ahududu, ağaç ahududusu)

— Ahududu bitkisinin kökleri, “saçak kök” denilen yapıda, çok sayıda ve sık bir şekilde oluşmuş ince köklerden meydana gelmiştir. Uygun toprak koşullarında 1-1,5m. derinliğe ulaşabilirler. Ancak yüzeye yakın bölgede yoğunlaşmışlardır. Yere paralel olarak, yanlara doğru daha fazla gelişirler. Ahududu kökleri üzerinde, yeni sürgünler oluşturan adventif gözler bulunur. — Ahududu bitkisinin gövdeleri 2 yıllıktır. İlk yıl köklerde ya da kök boğazında bulunan adventif gözlerden sürerler. Bunlara genç sürgün denir. İkinci yıl bu sürgünler çiçek açar, meyve verir ve sonra kururlar. Bunlara yaşlı sürgün adı verilir. Bazı ahududu çeşitleri genetik yapıları dolayısıyla, yıllık sürgünlerinde, aynı yılın sonbaharında çiçek ve meyve oluştururlar. — Sürgünler birinci yıl dallanmadan, 1-2 m. boylanarak büyürler ve geç sonbaharda yapraklarını dökerek kış dinlenmesine girerler. İlkbaharda sürgünler artık boyuna büyümezler ve üzerindeki gözlerden meyve dalcıkları gelişir. Uzun bir çiçeklenme ve meyve olgunlaşma dönemi görülür.

— Kültür çeşidi ahududu bitkilerinde çiçekler erdişi (erselik, hermafrodit) yapıda ve kendine verimlidirler. — Bir çiçek üzerinde çok miktarda erkek ve dişi organ vardır ve başta arılar olmak üzere çeşitli böceklerin yardımıyla tozlanma sağlanır. — Ahududu meyvesi, sapın devamı olarak oluşan çiçek tablasını çevreleyen ve ayrı ayrı döllenip tohum bağlayarak yan yana oluşan üzümcüklerden meydana gelmiştir. — Üzümcükler yeterli büyüklüğü ve kırmızı rengi alıp etli ve sulu bir yapıya sahip olduklarında meyve olgunlaşmıştır. Bu dönemde üzümcükler toplu halde kolayca çiçek tablasından ayrılırlar. — Ahududu meyvesi kendine özgü, çok beğenilen bir tat ve kokuya sahiptir.

İklim istekleri Ahududu genel olarak soğuk-ılıman iklim bölgelerinin bitkileridir. Ancak bazı çeşitleri sıcak ılıman iklim bölgelerine adapte olabilmektedirler. Ahududu bitkisinin kış soğuklama ihtiyacı bulunmaktadır, 7 derecenin altında en az toplam 800 saat 0 0 soğuklama ihtiyacı vardır. Kış aylarında şiddetli donlara (-20 C -25 C ye kadar) oldukça dayanıklıdır. Meyve olgunluk dönemi Haziran–Ağustos aylarında gerçekleşmektedir. Ahududu yetiştiriciliğinde hava oransal neminin yüksek olması istenir. Kışları çok ılık, yazları çok sıcak ve kurak olan bölgelerde ahududu yetiştiriciliği yapılmamalıdır. Yüksek oranda hava nemine karşılık bahçenin iyi havalanması, hava akımının sağlanması gerekmektedir. İlkbahar aylarında uzun süren sis olayları da tozlanma ve döllenme üzerinde olumsuz yönde etkileri olmaktadır. Bu gibi durumlarda şekilsiz meyve, eksik meyve tutumu, nedeniyle kalitesiz meyve oluşur ve verim az olur. Ahududu yetiştiriciliğinde güneşlenmenin de büyük önemi vardır. Yeterli güneşlenme, daha iyi bir sürgün gelişimi sağlar, sürgünlerin pişkinleşmesini ve kışa daha kuvvetli girmelerine yardımcı olur. Böylece sürgünlerin şiddetli donlara dayanıklılıkları artar. İyi bir güneşlenme meyve kalitesini ve verimliliğini de artırır. Gölgede yetişen ahududu sürgünleri uzun boylu ancak cılız, boğum araları uzun, donlara ve hastalıklara hassas olurlar.

Toprak istekleri — Ahududu yetiştiriciliği; organik maddelerce zengin, geçirgen, hafif ve orta bünyeli, su tutma kapasitesi yüksek topraklarda başarılı şekilde yapılır. Sürekli toprak nemi sağlanmış olmalıdır. — Ahududu bitkisi, drenajı sağlanmış, ağır bünyeli topraklara da uyum sağlar. Yeterli organik madde ve toprak nemi sağlandığında kumlu ve çakıllı topraklarda da yetişebilir. Toprak reaksiyonu hafif asit veya nötr (pH=6-7) olmalıdır. Bu değerlerin biraz altı veya üstüne de tolerans gösterilebilir. Toprak derinliği en az 1 m. olmalıdır. — Ahududu bitkisinin iklim ve toprak isteklerini daha iyi açıklayabilmek için, Türkiye’de doğal olarak yetişen ahududu bitkilerinin bulundukları yerlere de dikkat etmek gerekmektedir. — Ahududu bitkisi kışları soğuk, yazları serin, hava akımı olan, nemli ve güneşli yerlerde, en iyi şekilde yetişmektedir. — Ahududu yetiştiriciliği Akdeniz Bölgesi sahilleri ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi ovalarının dışında her yerde yapılabilir. — İklim ve toprak istekleri yönünden bazı eksiklerin bulunduğu yörelerde gerekli kültürel önlemler alınarak yetiştiricilik yapılır.

ANNE — Gelişimi oldukça yavaştır, sarı meyve etine sahip, çok nadir bulunmakla beraber oldukça lezzetli bir çeşittir. Verimi çok düşük olduğu için yetiştiriciliği çok fazla yapılmamaktadır

— Gelişimi yavaş, sarımtırak renge sahiptir, nadir bulunmakla beraber oldukça lezzetlidir. Ekonomik olmaması nedeniyle yetiştiriciliği yaygın değildir.

— Aslında melez bir çeşittir. Gelbe Antwerpener ile Sheffer’s Colossal’dan elde edilmiştir. Oldukça parlak renkli ve lezzetlidir. Yetiştiriciliği yaygın değildir.

— Güçlü, dik ve verimli bir bitkiye sahiptir. Meyvesi sert, parlak ve lezzetlidir. Soğuklara dayanıklı bir çeşittir ve diğer çeşitlere göre hastalıklara daha dirençlidir.

— Meyveleri çok büyük, yuvarlağımsı konik, gevşek yapılı bir çeşittir. Newyork orijinlidir. Genelde az yetiştirilmektedir. Hasatın en fazla yapıldığı zamanda sonbahar erken donlarının bastırması nedeniyle ürün kaybı fazla olmaktadır. Verimi diğer çeşitlere göre azdır.

— Özellikle yeni kurulan bahçelerde güçlü bitkisi ve gevşek meyvesiyle dikkat çekmektedir. Dayanıklı bir çeşittir, erken olgunlaşır. Meyvesi orta boylu, sert ve tadı mükemmeldir. Antraknoza karşı dayanıksız fakat diğer hastalıklara dayanıklıdır.

— Yeni çeşitler arasında olan Ohio yetiştiriciliği A.B.D ile sınırlıdır. Bitkileri kuvvetli, bol sürgün verebilen bir çeşit olup verimi orta derecededir. Mevsim sonuna doğru olgunlaşır. Meyve eti sıkıdır. —

— Meyveleri çok büyük, sıkı etli, yuvarlağımsı konik, iyi kalitelidir. Orta mevsim çeşididir. Bitkileri genelde kuvvetlidir. Yetiştiriciliği oldukça yaygındır. En büyük kusuru virüslere ve Antraktoza karşı hassas ve veriminin kırmızı ahududulara oranla daha düşük olmasıdır.

— Meyveleri büyük, sıkı etli, erkenci ve kısa vejetasyonlu bir çeşittir. Bitkileri kuvvetlidir.

— Yeni bir çeşittir, yetiştiriciliği yaygın değildir. Verimli bir çeşit olup meyve eti sıkı albenisi yüksektir. Bir orta mevsim çeşididir. Bitkisi kuvvetlidir. Ahududu mozaik virüsüne dayanıksızdır.

— Meyveleri sıkı etli, yuvarlağımsı konik iyi kaliteli orta mevsim çeşididir. Bitkileri genelde kuvvetlidir. Antraknoza karşı dayanıksızdır.

— Yeni bir çeşit olan Kansas yetiştiriciliği Amerika civarında yapılmaktadır. Bitkisi kuvvetli ve iyi sürgün vermektedir. Meyve eti sıkı ve orta verimli bir çeşittir.

— Meyve eti sıkı, parlak ve gösterişli bir çeşittir. Yakın zamana kadar yetiştiriciliği yaygın değildi, ancak son zamanlarda yayılmaya başlayan bir çeşittir. Antraknoza karşı dayanıksız, kök çürüklüğüne karşı ise dayanıklı bir çeşittir.

Güzün ürün veren çeşitler arasında en ideal çeşittir. Meyve verimi çok yüksek, sağlam kollara sahiptir. Meyveleri orta boyda, sert, parlak ve oldukça lezzetlidir. Donmaya karşı dirençlidir. Birçok hastalığa karşı dirençlidir. Geç olgunlaştığı için yazları ılık geçen yerlerde ya da 30 Eylülden önce don yaşanan yerlerde yetiştirilmez.

— Mevcut ahududular arasında en iyisi olarak nitelendirilir, uzun, güçlü kollara sahiptir ve oldukça verimlidir. Ahududu afitine karşı dayanıklıdır. Geç olgunlaşır ve tam olgunlaştığında rengi kırmızı-mor olur. Taze yendiğinde tatlı ve yumuşaktır. Sanayi için mükemmeldir. Kuzey bölgelerde rahatlıkla yetişebilir.

— Meyveleri büyük olan Canby, konik, orta sert, parlak renkli ve aromalıdır. Diğer çeşitlere göre daha dayanıklıdır. Ayrıca derin dondurma için oldukça elverişlidir. Bitkisi orta kuvvetli, kök sürgünü verme durumu iyidir. Marmara bölgesi için uygun bir çeşittir.

— Meyveleri çok büyük olan Willamette, yuvarlağa yakın, koyu kırmızı, çok sıkı etli ve kalitelidir. Bitkisi kuvvetli, çok verimli, kök sürgünü verimi oldukça iyidir. Derin dondurma ve konserve sanayisi için oldukça iyidir. Gösterişli olması nedeniyle taze tüketimi de oldukça fazladır.

— Yazın son zamanlarında meyve veren bir çeşittir. Meyvesi sert, hafif konik ve geniştir. Tadı ve meyve kalitesi oldukça iyidir. Kök çürüklüğüne karşı kısmen dayanıksızdır ancak soğuklara dayanıklılığı iyidir.

— Erken olgunlaşan bir çeşittir, meyvesi oldukça lezzetlidir, Heritage’den 10– 14 gün önce olgunlaşır. Kuzey iklimlerinde iyi yetişir. Az dikenlere sahiptir ve kolları kısadır. Meyvesi koyu renkli ve alımlıdır.

— Heritage’den 2 hafta önce olgunlaşır, erkenci bir çeşittir. Kısa ve verimli kollara sahiptir. Meyvesi tatlı ve orta boydadır. Sanayi için idealdir. Kök çürüklüğüne hassastır. Verimi yükseltmek için N takviyesi yapılabilir.

— Killi topraklarda iyi gelişir, rengi parlak, meyvesi orta büyüklüktedir. Sap ve köklerinde lezyon oluşumu orta düzeydedir, köklerden besin madde alınımı orta düzeydedir. – 25 , -30 c de yapılan çalışmalarda tomurcukla rın %50 si ölmüştür.

— Erkenci bir çeşittir. Boyne ve Prelude’den geç olgunlaşır. Meyvesi orta boylu, ancak çok açık renklidir ve küçük parçalara ayrılabilir. Lezzetlidir. Çok ılık havalarda tanecikleri yumuşar. Soğuk iklimler için önerilir. Bir çok sürgün üretir. Antraknoza ve küf hastalığına hassastır, kök çürüklüğüne kısmen dayanıklıdır.

— Dayanıklı, uzun, dik ve meyveleri yana doğrudur. Çok az dikenleri vardır. Tadı biraz asidiktir. Meyvesi sert, açık kırmızı ve orta boyludur. Raf ömrü uzun olduğu için önerilen bir çeşittir. Bitkileri dayanıklı ve pas hastalığı gibi hastalıklara karşı dirençlidir.

— Çoğunlukla üst kısımlardan sürgün verir ve çok az dikene sahiptir. Geniş kollar üretir böylece yavaş yayılır. Son derece verimli bir çeşittir. Meyve eti iri, yumuşak, donuk kırmızı ve hafif tatlıdır. Olgunlaşmadan hasadı zordur. Orta derecede soğuklara dayanıklı olduğundan ılık iklimler için idealdir. Mozaik virüsüne dayanıklıdır.

ALLEN — Meyveleri iri, lezzetli ve bitkisi oldukça kuvvetlidir. Sofralık için ideal bir çeşittir ancak yetiştiriciliği çok yaygın değildir. Virüs hastalıklarına çok dayanıklı değildir.

— Meyveleri orta büyüklükte, yuvarlağımsı konik, gevşek yapılı bir çeşittir. Sonbahar erken donlarının bastırması nedeniyle ürün kaybı fazla olmaktadır.

— Bitkisi kuvvetli, son derece verimlidir. Meyvesi büyük ve konik şeklindedir. Hastalıklara karşı dayanıklı bir çeşittir.

— Ahududular doğal olarak kolay çoğalabilen türler arasında yer almaktadır. Köklerinden sürekli sürgün oluşturmaları ve sürgünlerin ömrünün iki yıl ile sınırlı olması çoğaltımının kolay olmasını sağlamaktadır. — Çoğaltım için en fazla kullanılan bitki organları köklerdir. Bununla birlikte siyah ve mor ahududuların uç daldırmasıyla iyi sonuçlar verdiği belirlenmiştir. — Ahududu sürgünlerinden alınan parçalarla (gövde çelikleriyle) çoğaltma yapılamamaktadır. — Ahududular generatif olarak tohumla çoğaltma yapılmasının yanı sıra vejetatif olarak ta 5 farklı yöntemle çoğaltma yapılabilir. Bunlar; (1) Kök sürgünleri ile çoğaltma, (2) Kök çelikleriyle çoğaltma, (3) Uç daldırmasıyla çoğaltma, (4) Yaprak-göz çelikleriyle çoğaltma, (5) Doku kültürü ile çoğaltma. — Aşıyla çoğaltma ahududu bitkilerinin gelişim özelliği nedeniyle mümkün değildir. Ahududu sürgünleri iki yıllıktır ve meyve elde edilebilmesi için sürekli olarak köklerden yeni sürgünlerin oluşma gereksinimi vardır.

Kök çelikleri ile çoğaltma: Ahududu kökleri üzerinde yer alan tomurcuklardan, doğal olarak, her yıl yeni sürgünler gelişmektedir. Ahududu fidan üretiminde kök çeliklerinden oluşan sürgünler kullanılmaktadır. Dinlenme dönemine giren en az iki yaşındaki bitkilerin kökleri 5- 10 cm boylarında kesilerek çelikler hazırlanır. Köklerin kalın olması arzu edilir. Kalınlık artışıyla başarı arasında olumlu bir ilişki vardır. Kök kalınlıklarının en az 2 mm civarında olması istenir. 5-10 cm uzunluğunda hazırlanan kök çelikleri hafif yükseltilmiş yastıklar üzerinde veya düz arazide 50-60 cm aralıklarla açılmış küçük çukurlara veya düz bir çizgi halinde hazırlanan çiziler içersine dikilirler. Dikimden sonra çelikler üzerine 3-5 cm kalınlığında toprak örtülür. Tüm bu işlemler ilkbahar erken döneminde veya geç kış döneminde henüz bitki gelişiminin başlamadığı dönemde yapılmalıdır.

Kök sürgünleri ile çoğaltma: Ahududu köklerindeki gözlerin sürmesiyle oluşan birinci yıl sürgünlerinin gelişmesi, kendi köklerini oluşturması ve dinlenme dönemine girmesiyle birlikte ana köklerden ayırarak fidan elde etme yöntemidir. Söküm esnasında fidan üzerinde kendi kökleriyle birlikte bir miktar ana bitkinin köklerinden de kalması fidanın tutması ve yeni yerinde gelişmesi için daha faydalı olur. Söküm işlemi ahududu bitkisinin dinlenmede olduğu sonbahar sonu ve ilkbahar başına kadar ki dönemde yapılmalıdır. Çok soğuk geçen bölgelerde ilkbahar başında söküm yapmak ana bitkilerin ve fidanların sağlığı açısından önemlidir

Uç daldırması: Uç daldırması ile fidan üretiminde kök çelikleri ve kök sürgünleri kadar hızlı ve yoğun bir üretim yapılamaz. Daha iyi fidan üretimini sağlayan başka bir yöntem yoksa uygulanır. Özellikle siyah ve mor ahududuların çoğaltılmasında kullanılır. Bununla birlikte diğer çeşitlerde de kullanılabilir. Uç daldırmasında birinci yıl sürgünleri kullanılır. Meyve sürgünleri yani ikinci yıl sürgünleri kullanılmamalıdır. Bu amaçla bir yıl önceden tüm meyve veren sürgünler temizlenir. Ağustos ayının son günlerine doğru birinci yıl sürgünlerinin uç kısımları 5-10 cm kadar derinliğe olacak biçimde toprağa gömülür.

— Ahududu güzel görünümü, hoş kokusu ve lezzeti ile dikkat çekici bir meyvedir. Özellikle merak bahçeleri (hobi bahçeleri) için çok büyük alan ihtiyacının olmaması da önemli bir özelliğidir. — Ticari amaçlarla tesis edilen bahçelerin ekonomik getirisi oldukça yüksektir. Ancak taze ürünün raf ömrü oldukça kısadır. Bu yüzden ahududu meyveleri hasattan sonra ya çok hızlı bir şekilde pazarlanması ya da derhal işlenmesi gereklidir. — İnsan sağlığına yaptıkları katkının öğrenilmesiyle son yıllarda yoğun talep görmeye başlayan bir meyve türüdür. Özellikle gelir düzeyi yüksek Avrupa ve Kuzey Amerika ülkeleri tarafından ilgi görmektedir. Buna bağlı olarak bu ülkelerin ahududu ve böğürtlen ithalatı ile üretim düzeyleri sürekli bir artış eğilimindedir. — Ülkemizde ahududu olarak tanımladığımız meyve türler İngilizcede “Raspberry”, Almancada “Himbeere” ve Fransızcada “Framboisier” olarak isimledirilmektedir. Ülkemizde bazı satış noktaları ve bazı alıcılar tarafından ahududu meyvesine “framboğaz” denmektedir. Bu isim, bilindiği üzere, ahududunun Fransızca ismidir.

— Ahududu toprak bakımından çok seçici değildir. Ancak uygun topraklarda yetiştirildiği takdirde, daha yüksek verim alınır. En uygun topraklar; organik maddece zengin,su tutma kapasitesi yüksek ve iyi direne olabilen topraklardır. Çok hafif,ağır ve kötü direne olan topraklardan kaçınılmalıdır. Hafif asitli topraklar tercih edilmelidir, toprak pH sı 6-7 olmalıdır. Toprak derinliği 120-180 cm. iyidir. Aksi halde kökler derine inemez ve toprak neminden istifade edemez. YER VE YÖNEY: Ahududu bahçesi kurulurken kuzey yamaçlar tercih edilmelidir. Güney yamaçları ilkbahar donları yönünden tehlikelidir. Ahududu bitkisi -25° C ye kadar kış soğuklarına dayanabilmektedir.

Çeşit seçiminde dikkat edilecek konular: • Çeşit bölgenin iklim ve toprak özelliğine uygun olmalı, • Değerlendirme şekline uygun çeşit seçilmeli, • Pazarın aradığı bir çeşit olmalı, • Yola ve taşımaya dayanıklı olmalı, • Bitkisi kuvvetli gelişmeli, •Verimli ve hastalıklara dayanıklı olmalıdır

— Bahçe tesisi zamanının belirlenmesi dikilen fidanların tutması için önemlidir. Ülkemizde çok soğuk kış geçirmeyen bölgelerde (Akdeniz, Ege kıyı bölgelerinde) bitkilerin dinlenmeye girmesiyle birlikte, sonbahar dönemi sonunda veya kış boyunca dikim yapılabilir. Bu bölgelerde sonbahar döneminin sonu veya kış başlarında (Kasım, Aralık ayında) dikim yapmak daha akıllıca olabilir. Özellikle ilkbahar dönemi iş yoğunluğu başlamadan dikim işlerinin bitirilmesi faydalı olur. — İç Anadolu, Doğu Anadolu, Karadeniz ve Marmara bölgelerinde kış bitiminde veya erken ilkbahar döneminde dikim yapmak daha doğru olur. Bölgeye göre değişmekle beraber Şubat ayı sonu, Mart ayı veya Nisan başı bu bölgeler için uygundur. Bu bölgelerde kar kalkar kalkmaz ve toprak tava gelir gelmez dikim yapılmalıdır. Dikilecek fidanların henüz gelişmeye başlamamış olmaları, yani dinlenmede olmaları zorunludur. — Ahududu fidanlarının dikim mesafelerini düzenlemesinde; mekanizasyon kullanımı, arzu edilen terbiye sistemi, çeşidin gelişme durumu (dik, yarı dik, iri, zayıf vb) dikkate alınır.

— Ahududu sürgünleri iki yıllıktır. Kök gövdesi ise çok yıllıktır. Yeni sürgünler (birinci yıl sürgünleri, vejetatif sürgünler) her yıl kök gövdesi üzerindeki tomurcuklardan gelişir. Yazın sonlarına doğru birinci yıl sürgünleri üzerinde meyve gözleri yer alan yanal sürgünler meydan gelir. Birinci yıl sürgünleri ikinci gelişme sezonunda (sonraki yıl) meyve sürgünü (ikinci yıl sürgünü, generatif sürgün) olarak isimlendirilir. İkinci sezonun başlarında meyve oluşumunu sağlayan sürgünler meyve sürgünleri üzerinde gelişmeye başlarlar. Meyve oluşumundan sonra yaşlanan sürgünler (meyve sürgünleri) ölür ve bunlar meyve hasadının tamamlanmasıyla birlikte kesilerek araziden uzaklaştırılır. Kök gövdesinden birinci yıl sürgünlerinin çıkışı ve gelişimi tekrar başlar.

— Dikimden önce fidanlara uygulanan kök tuvaleti ve dikimden sonra yapılan tepe kesme işlemlerinden sonra, ahududu bahçelerinde üç farklı amaçlı budama yapılır: — – Şekil budaması — – Ürün budaması — – Gençleştirme budaması

— Ahududu yetiştiriciliğinde yaygın olarak çit sistemi terbiyesi uygulanır. Fidanlar sıra üzeri hangi aralıklarla dikilirse dikilsin sonuçta bunların arası, her yıl yenilenen sürgünlerle birkaç yıl içinde dolar ve çit şeklini alır. 30-60 cm enine oluşturulan çit boyunca sürgünler 10-20 cm aralıklarla dizilirler. — Çit sisteminin bütün dünyada yaygın olmasına karşılık, ülkelere ve bölgelere göre çok farklı uygulamaları vardır. — Yaygın olarak sıra başlarına 1.5-2.0 m boyunda kuvvetli direkler dikilir. Bunları güçlendirmek için çeşitli destek sistemleri geliştirilmiştir. Bunların malzemesi ahşap, metal veya beton olabilir. Aralarına, 6-10 m.de bir daha az kuvvetli direkler dikilir. Sıralar boyunca bu direklere tutturulan teller çekilir ve iyice gerdirilir. Farklılıklar bu tellerin çekilmelerinde görülür. En basit sistemde yerden 0,5-0,6 m. ve 1,0-1,2 m. yüksekliklerde iki tel çekilir. Bu teller, her biri 0,5-0,6 m yüksekliklerde birbirini takip eden 3 sıra da olabilir. — Genel olarak sürgünler tek tek ve bütün tellere bağlanırlar. Sürgünleri tellere bağlama işlemi yaz aylarından başlanarak aralıklarla sürdürülmekte ve kış aylarında bitirilmektedir. Bazen de bağlama işleminin tamamı, sonbahar aylarında bir defada yapılmaktadır.

— Ürün budaması ile meyve verim ve kalitesi doğrudan etkilenir. Bir yıl sonra meyve verecek genç sürgünlerin seçimi, diğer sürgünlerin kesilmesi meyve sürgünlerinde uç alma ve meyve sürgünlerinin derimden sonra kesilmesi, ürün budamasını teşkil eden uygulamalardır. — Bahçe tesisi sırasında dikilen ahududu fidanlarının kök boğazı ve köklerinden ilkbaharda yeni sürgünler çıkar. Bu genç sürgünler ilk yıl fidan başına 2-5 adet olabilir. Bunlar ilkbahar, yaz ve erken sonbahar aylarında büyüyüp gelişirler, geç sonbaharda yaprak dökümü ve kış dinlenmesine girerler. İkinci yıl bunlar yarı odunsu meyve sürgünleridir ve ilkbaharda bunların kök boğazı ve köklerinden yeniden genç sürgünler çıkar. Bu genç sürgünler yine bütün yıl büyüyüp gelişirken, meyve sürgünleri ilkbaharda çiçek açar ve meyve verirler. Yaz ayları sonlarında bu meyve sürgünleri görevlerini tamamlayarak kururlar. — Ahududu bahçelerinde ilkbahar ve yaz aylarında aynı anda iki farklı sürgün, sonbahar ve kış aylarında ise sadece gelecek yıl meyve verecek sürgünler görülür.

— Ahududu bahçelerinde 3.-4. yıllardan sonra ilkbaharda köklerden çıkan sürgünlerin sayısı giderek artar. Bunların bırakılmasıyla geniş bir şerit boyunca çok sayıda ve sık bir şekilde, güneşlenme ve havalanması, beslenmesi yetersiz zayıf genç sürgün kümeleri oluşur. — Ahududu bahçelerinde genç sürgünlerin gereğinden fazla çıktığı dönemden başlayarak, bu sürgünlerin her yıl seyreltilmesi işlemi uygulanır. Öncelikle teşkil edilen şeridin dışında olanlar alınır. Daha sonra şerit boyunca 10-20 cm. aralıklarla gelecek yıl meyve verecek genç sürgünler bırakılıp bunlar dışında olanlar alınır. Bu işleme ilkbahar aylarında başlanır ve yaz ayları boyunca devam edilir. Meyveye bırakılacak sürgünler genellikle ilkbaharda köklerden ilk çıkan, kuvvetli, sağlıklı, boğum araları çok uzun olmayan özelliklere sahiptir. — Fazla sürgünler mümkün olduğu kadar erken alınmalı, meyve için bırakılanlara zarar vermelerine fırsat tanınmamalıdır. Bu sürgünler elle veya küçük el çapalarıyla (çepin) alınırlar — Derim döneminden sonra, yaz ayları sonlarında veya sonbaharda meyve sürgünleri toprak üzerinden kesilerek atılırlar. Böylece gelecek yıl meyve verecek sürgünlerin, büyüme mevsimi sonlarında biraz daha iyi gelişmeleri, kışa kuvvetli girmeleri sağlanır. Bu arada meyve sürgünlerinin telle bağlanma işlemleri de yapılır.

— Ahududu bahçelerinde ürün budaması işlemlerinden birisi de meyve sürgünlerinden uç almadır. Erken ilkbaharda yapılan bu işlemin amacı, sürgün üzerinde meydana gelecek meyve dalcıklarının sayısını azaltmak, böylece kalan dalcıklardan daha fazla ve daha iri meyve almaktır. Meyve sürgünlerinin uç kısımlarına gidildikçe meyve dalcıklarının daha zayıf ve bunlar üzerinde oluşan meyvelerin daha küçük olduğu görülür. Bu meyvelerden vazgeçilirse, diğer meyve dalcıklarından daha iri meyveler alınabilmektedir. Bazı faktörler göz önüne alınarak meyve sürgünlerinde uç alma şiddetli (daha aşağıdan) veya hafif (daha yukarıdan) yapılır, gerekmiyorsa hiç yapılmaz. — Birkaç yıl aynı bahçede farklı uygulamalar yapılıp sonuçlar incelenerek uç alma işlemine karar verilebilir.

 

Böğürtlen ( Yrd. Doç. Dr. Murat AKKURT )

Takım: Rosales
Familya: Rosaceae
Alt familya: Rosoideae
Cins: Rubus
Türler: Rubus fruticosus (kültür böğürtlenleri)

Kromozom sayısı: n=7 ve katları
—Sürgünlerin üzeri ucu kıvrık sert dikenlerle kaplı
—Üstü parlak , koyu yeşil kenarları testere gibi dişli yapraklar (palmat yaprak tipi-beşli yapı!!)
—Yaprakların altı gri-yeşil renkli ve beyaz tüylerle kaplı
—Çiçek yapısı
—Rubus’larda temel kromozom sayısı n=7 dir
—Rosaceae çiçek yapısı görülür.
—Çiçek formülü S5P5A∞G∞
—Haziran -temmuz aylarında açan çiçeklerinin rengi beyazdan kırmızıya kadar değişir.
—Bu çiçekler yaz sonuna doğru olgunlaşır
—Böğürtlen bitkisinin çiçeklenme periyodu uzundur. Bitki üzerinde, hem çiçek hem de meyveleri bir arada görülebilir.
—Böğürtlenlerde tozlanma arılar vasıtası ile olmaktadır
—ÇEŞİT SEÇİMİ
—Çeşit bulunduğu iklim ve toprak özelliğine uygun
—Verimli
—Pazarın aradığı
—Yola ve taşımaya dayanıklı olmalıdır
—Değerlendirme şekline uygun (sofralık, sanayilik, işleme vb)
BOYSENBERRY
—Koyu renkli yapraklara sahiptir, olgunlaşması ise biraz geçtir. Meyveleri uzun konik, iri (3 cm uzunluğunda, 8 gr ağırlığında) siyaha yakın mor renktedir. Mükemmel derecede aromalı ve büyük çekirdeklidir. Ayrıca boysen meyvelerinin sap kısmı çekilerek koparıldığında aynı ahudududa olduğu gibi boşluk kalmaktadır. Verimi oldukça yüksektir. Gerek sofralık gerekse soğuk dondurmaya elverişlidir. Dondurmaya elverişli olduğu için oldukça yaygındır.
—APACHE
—Bitki kuvveti orta derecededir ve verimli bir çeşittir. Meyve büyüklüğü uzun – koniğimsi bir yapıdadır. Meyveleri siyah, parlak ve alımlıdır. Orta derecede sürgün vermektedir. Sofralık tüketiminin yanında dondurma sanayinde de oldukça kullanılan bir çeşit
—NAVAHO
—Bitkileri dik olarak gelişen Navaho’nun bitkileri orta kuvvettedir. Orta mevsimlidir. Sert meyveleri, orta büyüklüktedir ve oldukça lezzetlidir. Raf ömrü oldukça uzundur, 14 – 21 gün dayanabilir. Turuncu pas hastalığına dayanıklıdır.
—KIOWA
—Bitkileri orta kuvvettedir. Meyveleri oldukça büyüktür ve serttir. Yaklaşık 10–12 gr ağırlığındadırlar. Meyve verme zamanı uzun bir süreye yayılmıştır. Turuncu pas hastalığına ve soğuklara dayanıklıdır
—DEWBERRY
—Avrupa ve Asya’da geniş bir yayılma alanına sahiptir. Sürünücü bir bitki yapısına sahip olan Dewberry’ye TARLA BÖĞÜRTLENi de denmektedir. Meyveleri büyük olmamakla beraber parlak bir görünüme sahiptir

—ARAPAHO
—OLALLIE BLACK
—CHESTER
—THEDOR REIMERS
— MARION
—BLACK SATIN
—THORNFREE
—WILSON FRÜHE
—THORNLESS EVERGREEN
—YOUNG
—DARROW
—HULL THORNLESS
—EKOLOJİK İSTEKLERİ
İKLİM
Sıcaklık ve kuraklığa ahudutlarından daha fazla dayanıklıdırlar.,
Kış ve ilkbahar donlarına karşı daha az dayanıklıdır.
Genel olarak en uygun iklim yazları serin ve hasat zamanı yağmur olmayan, kışları ılık geçen yerlerdir. Yazları sıcak, kurak ve rüzgarlı gecen yerlerde vejetatif gelişme geriler meyveler küçük ve çekirdekli olurlar. Hasattan önce çok sıcak hava olması meyvelerin olgunlaşmadan yumuşamasına sebep olur. Olgunlaşma zamanı kuru ve kışın soğuk rüzgarlarının estiği yerlere rüzgar kıran tesisi edilmesi gerekir.
Kış aylarında (-20,-25 ) dereceye kadar soğuklara dayanır.
Soğuklama ihtiyacı 7 derecenin altında 800-1700 saattir.

Değişik iklim şartlarına daha kolay adapte olma özelliğindedir.
Soğuk zararı ile donan dallar yerine köklerden yeni sürgünler çıkar ancak o yılın ürününü almak mümkün olmaz
—Toprak
—Böğürtlen yetiştiriciliği organik maddelerce zengin, derin, geçirgen, hafif veya orta bünyeli, su tutma kapasitesi yüksek topraklarda başarılı şekilde yapılır.
—Toprak reaksiyonu hafif asit veya nötr (pH = 6-7) olmalıdır.
—Toprak derinliği en az 1 metre olmalıdır.
—Kök sürgünleri
—Böğürtlen bitkisinin kök boğazı ve kökte bulunan gözlerden her yıl yeni sürgünler çıkmaktadır. İlkbaharda topraktan çıkan sürgünler gelişme mevsimi boyunca büyürler. Geç sonbaharda yapraklarını döktükten sonra erken ilkbahara kadar bunlar köklü olarak sökülür ve fidan olarak kullanılırlar. Kışları sert geçen bölgelerde ilkbaharda söküm daha uygundur.
—Uç daldırma!!!
—Dikensiz sürüngen böğürtlen tipleri sadece uç daldırması ile çoğaltılmaktadır!!!.
—Dikensizliğin devamı için sonbaharda sürgünün uç kısmının köklendirilmesi gerekir. Kökten çıkan sürgünler daima dikenli olmaktadır. Dikensiz çeşitlerin çoğaltılmasında büyük dikkat gerekmektedir.
—Yaprak-göz çelikleri
—Gerek dikine gerek yatık büyüyen böğürtlen tipleri ilkbaharda körpe, yapraklı sürgünlerden alınan yaprak ve göz çeliklerinin yüksek nemde ve özellikle sisleme yöntemi altında köklendirilmeleriyle kolayca çoğaltılabilirler. Böyle çeliklerin köklendirilmeyi uyarıcı kimyasal maddelerin (hormonlar) uygulanmasıyla köklenme oranında daha sağlıklı sonuçlar alınabilmektedir.
— Kök çelikleri
—Kök çelikleri sonbaharda yaprak dökümünden, ilkbaharda gözlerin sürmesine kadar geçen dinlenme döneminde alınırlar. 2 mm den 10 mm ye kadar değişen kalınlıklarda kök parçalarından yararlanılır.
—Çelikler 10-18 cm boyunda hazırlanırlar. Kök parçalarının alınıp çelik yapılmaları ve dikilmelerine kadar, çok nemli ortamlarda tutulmaları ve kurumalarının önlenmesi gerekir.
—Çeliklerin dikildiği yer hafif bünyeli, organik ve ticari gübrelerle zenginleştirilmiş olmalıdır. Bu çelikler üzerindeki gözler ilkbaharda sürer ve yaz boyunca gelişerek sonbaharın sonlarında dikime hazır fidan haline gelirler.
—Doku kültürü
—Kontrollü şartlarda sağlıklı olarak büyütülen ana bitkilerin büyüme noktalarından 0.1-0.3 mm kadar küçük parçalar alınarak sterilize edilmiş tüplerde özel besin ortamlarına konulurlar
—Sıcaklık, nem ve ışık yönünden en iyi şartların sağlandığı büyüme odaları veya dolaplarında bu parçacıklar içinde bulundukları özel ortamda çoğalır ve küçük bitkicikler oluşur. Bunlar belirli bir süre sonra alınarak küçük saksılara daha sonrada büyük saksılara alınıp dış şartlara alıştırılarak büyütülürler.
—BAHÇE TESİSİ
—Böğürtlen bahçeleri geç sonbahar (Kasım – Aralık) yada kış aylarında tesis edilir. Dikim ilkbaharda Şubat-Nisan ayları arasında yapılır.
—Dikimde sıra arası 3.0-3.5 m iken sıra üzeri mesafeler dik veya yatık gelişen tiplere göre değişir. Dik gelişen çeşitler sıra üzerinde 1.0-1.20 m aralıklarla dikilerek çit şeklinde terbiye edilirler.
—Yatay veya yarı yatay gelişen çeşitlerde sıra üzerinde 2.0-2.5 m mesafe bırakılır.
—Dikimi yapılacak fidanların kök tuvaleti yapılır, yaralı ve çok uzun kökler kesilir.
—Dikimi yapılacak bahçelerde fidan çukurları önceden işaretlenir ve 40-50 cm genişlik ve derinlikte açılır. Önceden hazırlanmış toprak gübre karışımı harç ile doldurulur. Çukur tabanı ayakla bastırılarak fidan buraya dikilir
—Fidan dikimi fidan kök boğazı tamamen toprak içinde kalacak şekilde ayarlanır. Dikimden sonra can suyu verilir.
—Fidanın tepesi 20-30 cm den kesilir.

BUDAMA
—Böğürtlenlerde budama üç safhada yapılır
—1- Yazın Tepe Alma : Dik büyüyen böğürtlenlerde dallar 60-75 cm ‘ yi bulunca tepe alması yapılır.
—2- Meyve Veren Dalların Kesilmesi: Böğürtlenlerde toprak altı organları çok yıllık , Taç kısımları 2 yıllıktır.Birinci yıl dallar olgunlaşır, ikinci yıl meyve verdikten sonra kururlar. Dallar meyve verdikten sonra kesilmesi uygundur. Bu işlem hasattan hemen sonra yapılacağı gibi, dinlenme döneminde de yapılabilir.
—3- Kış Budaması : Kış sonu ve ya ilkbahar başında yapılır.
—Kış budamasında dik büyüyen böğürtlenlerde gelişmesi en kuvvetli sürgünler seçilerek iyi olan 4-5 yeni dal seçilerek zayıf ve yere yakın dallar olan diğer dallar budamayla çıkarılır.
—Aynı zamanda ana dallar 190-195 cm yükseklikte bırakılır. Yan dalların ilk 40-45 cm leri kesilir.
—
—TERBİYE
— Yatık büyüme gösteren böğürtlen çeşitlerinde terbiye değişik destek sistemleri kullanılarak yapılmaktadır.
—Destekler 120-150 cm boyunda sağlam kazık veya direklerden yapılabilir. Bu direklere farklı sayı ve şekilde tel çekilerek sürgünler bu tellere bağlanır.
—Telli terbiye sistemleri hem hasadın kolay yapılmasını sağlamakta hem de verimliliği artırabilmektedir.
—Böğürtlenlerde en yaygın telli terbiye sistemi iki telli yatay sistem olup sıra üzerinde 4.5-6.0 m aralıklarla dikilen kazıklar arasına gerilen tellerle oluşturulmaktadır. İlk tel yerden 1.0 m yükseklikten çekilirken diğer tel 1.5 m’den çekilmektedir.

—GÜBRELEME
—Gübre miktarı toprak ve yaprak analizlerine göre belirlenir.
— Her yıl azotlu gübre uygulaması yapılmalıdır.
—Arazi hazırlığı sırasında taban gübrelemesi yapılır. Bu gübreleme ilk yıl için yeterlidir.
—İkinci ve daha sonraki yıllar 5.6-11.2 kg/da saf azot olacak şekilde gübreleme yapılmalıdır.
—Hayvan gübresi iyi bir azot kaynağı olduğu kadar toprak organik madde miktarını da artırır. Bu amaçla 2.0-2.5 ton/da çiftlik veya 500-750 kg/da tavuk gübresi verilmelidir.

—Böğürtlen meyve türleri içerisinde meyvesi en hassas olanlardan biridir. Bu nedenle kısa zamanda bozulabilen ve hızlı tüketilmesi gereken bir meyvedir. Bu nedenle böğürtlen hasadı, ambalajı ve taşınmasında çok titiz davranmak gerekmektedir.
—Toplamada gecikme, meyvenin yumuşaması normal rengini kaybederek daha koyu renk alması ile anlaşılır. Derin dondurma ve gıda sanayi için böğürtlen tipik rengini aldıktan sonra hasat edilmelidir.
—Böğürtlen meyveleri hasat olumuna geldikten sonra sabah erken saatlerde hasadı yapılmalıdır. Haftada 2-3 defa hasadı yapılmaktadır. Sıcak ve kuru havalarda daha sık hasat edilebilir. Böğürtlen hasadı için günün serin saatleri tercih edilmelidir. Genellikle sabah 8-10 arası en uygun saatlerdir. Hasat edilen meyveler en kısa zamanda serin, gölge bir yere taşınmalı, mümkünse hemen soğuk depoya konulmalıdır.
—Gıda endüstrisi kuruluşlarına işlenmeye gönderilecek meyveler 0.5-1.0 kg’lık kutulardan, 3-5 kg’lık küçük kasalara kadar doğrudan toplanır. Bu kapların seçiminde alıcı fabrikanın talepleri göz önünde bulundurulmalıdır.
—Taze olarak pazarlanacak meyveler 100, 250 veya 500 g’lık küçük plastik kaplara toplanır, bu kaplar ile büyük kasalara dizilerek bu şekilde nakliyeye hazır duruma gelmiş olur. Ambalaj kaplarının altı ezilen meyve suyunun akabilmesi için mutlaka delikli olmalıdır. Aksi halde alt taraftaki meyveler hemen çürürler. Hasat edilen bu meyveler en kısa zamanda serin bir yere alınmalıdır.
—Böğürtlen meyvelerinin uzun süre taze olarak muhafazaları genel olarak düşünülemez. Ancak olağanüstü durumlarda 0.5 ° C veya 0 ° C’de %85-90 oransal nem koşullarında 5-7 gün süreyle depolanabilir. Muhafazayı kısıtlayan en önemli faktör meyvelerin çürümeleridir
Bögürtlenin besin değeri
—
Bögürtlenin insan sağlığına faydaları
—İyi bir antioksidandır. Vücuttaki zararlı maddelerin temizlenmesine yardımcı olur
—Tansiyonu düşürür ve bedeni güçlendirir
—Yaprakları kaynatılarak suyu ile gargara yapılırsa, diş eti ve bademciklerdeki iltihaplara iyi gelir
—Her gün yenen bir avuç böğürtlen kanserden korur
—Kurutulmuş yapraklarından yapılan şurubunun kanı temizleyici etkisi vardır.
—Düzenli yenen böğürtlen yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önler.
—Olgun böğürtlen idrar söktürücüdür ve kabızlığa iyi gelir.
—MEYVENİN DEĞERLENDİRİLMESİ

—Krema ile veya diğer meyveler ile birlikte hazırlanan meyve salatası şeklinde tüketilir.
—Böğürtlen meyveleri pasta endüstrisinin aranan meyvelerindendir.
—Meyveler kurutularak değişik şekillerde kullanılmak üzere (meyve çayı gibi) uzun süre saklanabilirler.
—Böğürtlen meyveleri meyve suyu, konsantre ve likör olarakta kullanılmaktadır.
—Reçel, marmelat, jöle ve şekerleme endüstrisinde
—Son yıllarda hızla gelişen ve tüketimleri artan dondurma ve meyveli yoğurt üretiminde de yaygın olarak kullanılmaktadır