Etiket Arşivleri: Beslenme

Besin Zehirlenmeleri, Nedenleri ve Korunma Yolları ( Sağlık Bakanlığı )

BESİN ZEHİRLENMELERİ, NEDENLERİ VE KORUNMA YOLLARI Hazırlayanlar Dr. Dyt. Saniye Bilici Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Araş. Gör. M. Fatih Uyar Prof. Dr. Yasemin Beyhan Prof. Dr. Fatma Sağlam Hacettepe Üniversitesi – Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Şubat – 2008 ANKARA

SUNUŞ Besinle uğraşan kişiler yiyeceklerin temiz bir şekilde hazırlanıp servis edilmesini kolay zannedebilirler. Ancak temiz görünen, tadı ve kokusu gü- zel olan yiyecekler hijyenik koşullar uygun olmadığında zehirli hale gele- bilir. Bu durum sağlımız için gizli bir tehlike demektir. Sağlığımızı tehdit eden ve birçok besin kaynaklı zehirlenmelere neden olan bakteriler ve onların toksinlerine (zehirlerine) karşı kendimizi nasıl korumalıyız? Hangi koşullarda besinler sağlığımızı bozucu hale gelebilir? Besin kaynaklı hastalık / zehirlenmelerin belirtileri nelerdir? Besin zehir- lenmelerinden korunma yolları nelerdir? Hazırlanan bu kitapçığın; tüm bu soruları aydınlatması, besin zehirlen- meleri hakkında bilgi vermesi ve hepsinden önemlisi daha hijyenik ve gü- venli besin üretilmesine ve tüketilmesine katkıda bulanacağını ümit eder, bu kitabı hazırlayan Sayın Dr. Dyt. Saniye Bilici, Araş. Gör. M. Fatih Uyar, Prof. Dr. Yasemin Beyhan, Prof. Dr. Fatma Sağlam, katkıda bulunan Uzm. Dr. Gül Ruhsar Yılmaz ile çalışmada emeği geçen herkese teşekkür eder, kitabın okuyanlara faydalı olmasını dilerim. Dr. Seraceddin ÇOM Genel Müdür

BESİN ZEHİRLENMELERİ, NEDENLERİ VE KORUNMA YOLLARI

İÇİNDEKİLER

SUNUŞ

Beslenme Konusunda Kimler Konuşabilir? ( Prof. Dr. Sibel KARAKAYA )

Günümüzde insanlar daha önce hiç olmadığı kadar, inanabilecekleri ve güvenle kullanabilecekleri beslenme bilgisine ulaşma ihtiyacı duymaktadırlar. Artık, sağlıklı yaşam biçimini nasıl oluşturacaklarını öğrenmek, insanlar için vazgeçilmez bir istek olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak sağlıklı yaşam biçimini araştırmak isterken, insanoğlunun doğasında olan mucizelere inanma isteği egemen olmakta ve insanları yanlış seçimlere yönlendirmektedir. Bu nedenle herhangi bir çaba harcamadan zayıflamayı sağlayacağı veya yaşlanmayı geciktireceği ya da kelliği önleyeceği iddia edilen diyet destekleri tüketiciler tarafından adeta kapışılmaktadır. Bu diyet desteklerine dünya çapında milyarlarca dolar ödenmektedir. Bu ürünlerin büyük bir kısmı o ülkedeki ilgili kurumun (örneğin Türkiye’de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı) izni ile satılabilmektedir. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalarda, çoğunun beklenen etkiyi sağlamadığı ortaya konmuştur. Örneğin bilimsel çalışmalar konjuge linoleik asidin kalp hastalıklarına karşı koruyucu, antimutajenik, antikarsinojenik, antiaterojenik, büyüme düzenleyici, glukoz toleransını düzenleme ve antienflamatuar etkileri olduğunu göstermekle birlikte henüz bu etkinin kanıtlanabilmesi için bu alanda daha fazla çalışmanın yapılmasına gereksinim vardır. Oysa günümüzde konjuge linoleik asit destekleri satılmakta ve insanlar tarafından kullanılmaktadır. Destekler üzerine yapılan bir araştırmada ise konjuge linoleik asit desteklerinin gıdanın bileşiminde iken gösterdiği etkiyi göstermediği aksine, obez erkeklerde insülin direncinin artması, HDL kolesterolünün düşmesi, oksidatif stres ve enflamasyon biyomarkerlarında artışa neden olduğu saptanmıştır. Bu tip tablet veya kapsül formunda satılan desteklerin dışında, doğal ve bitkisel oldukları için zararlı etkisi olmayacağı iddiası ile çeşitli otlar vb ürünler satılmaktadır. Özellikle bu tip ürünler insanlara mucizeler vadetmektedir. Bu mucizeler arasında kanserin tedavi edilmesi gibi iddialar da yer almaktadır. Her iki tip ürünün de (destekler ve doğal, bitkisel ürünler) sağlık üzerine olumlu etkileri kanıtlanmamıştır. Aksine bu ürünlerin kullanımı ciddi hastalığı olan kişilerin tıbbi tedavisinin gecikmesine neden olmaktadır.

Kaynak: http://food.ege.edu.tr/files/beslenmehakkndakimlerkonuabilir.pdf

Beslenme ve Kanser

Kanser; belirli bir doku veya organdaki hasarlı hücrelerin kontrolsüz bir biçimde üreyerek bir kitle veya tümör oluşturmasıdır. Kanser çağımızın en sık rastlanan hastalıklarından biridir. Beslenme şekli kanser oluşmasında önemli faktörlerden biridir. Kanserin beslenme ile ilgisi %10-70 arasında olup, %35 oranı kabul edilmektedir.
Besinler ekiminden başlamak üzere soframıza gelinceye kadar pek çok aşamadan geçerler.
Bu aşamalarda besinlerin çeşitli fiziksel, kimyasal vb. değişikliklere maruz kalmaları, yabancı maddelerle temas etmeleri, besinin kalitesini etkilediği kadar o besinin sağlığı bozucu hale gelmesini de etkileyebilir.
Kanser oluşumunda etkili olan faktörler
Beslenme şekli (Aşırı yağ,az sebze meyve,az posa,tütsülenmiş gıda tüketimi)
Tütün ve Alkol kullanımı
Genetik/Kalıtım
Virüsler ve Enfeksiyonlar
Radyasyona maruz kalma
Hormonlar
Alışkanlıklar
Çevre Faktörleri
Fiziksel Aktivite
İlaçlar vb.
BESLENMENİN KANSER OLUŞUMUNDAKİ ROLÜ
1) Besinlerde Üreyen Küf ve Toksinler:
Besinlerin sıcak ve nemli bölgelerde uygun koşullarda saklanmaması küflenmeye neden olur.
Küflerin oluşturduğu mikotoksinler kanser oluşumuna neden olmaktadır. Örneğin; küflerin en çok yemek borusu ve karaciğer kanserine neden olduğu bilinmektedir.
2) Besinlerdeki Doğal Kanserojenler:
Nitrat ve nitritler besinlerde ve sularda bulunan maddelerdir. Nitritler bölgenin özelliğine göre sularda fazla miktarda bulunabilir.
Diğer kaynakları ise etlerin korunmasında kulanılan nitrit ve nitrat tuzlarıdır.
Ayrıca fazla tüketilen tuz da bu tür moleküllerin oluşmasına neden olmaktadır. Sağlıklı bir insanın günlük tuz tüketimi 5-6 gramı geçmemelidir.
Sebzeler oda ısısında ve oksijenle temas edecek şekilde bekletilirse vitamin kayıpları olur. Bu nedenle sebze ve meyveler soğutucuda saklanmalı, kullanılacağı zaman doğranmalıdır. Sebze ve meyvelerin güneşte kurutulması da vitamin kayıplarını artırmaktadır.
Bitkisel yağlar kanserden koruyucu, antioksidant vitaminlerden E vitaminini içerirler. E vitamini kaybını önlemek için yağlar ışık ve oksijenle temas etmeyecek şekilde saklanmalıdır.
4) Besin Pişirme Yöntemleri:

Pişirme yöntemleri besinlerin yapılarında bazı değişikliklere neden olur. Yanlış pişirme yöntemleri nedeniyle besinlerde kanserden koruyucu vitamin kaybı ve kanserojenler oluşur.
6) Tüketilen Besin Çeşitleri ve Miktarları:
Yaşlı koyun, sığır, keçi ve tavuk etleri, hamburger, sade, yağlı etten yapılan köfteler, sucuk, sosis, salam, tereyağı, içyağı, yağda kızartılmış besinler,
Tuzlanmış, tütsülenmiş besinler, nitrit ve nitrat eklenmiş besinler, doğrudan ateşte pişmiş etler(kebap v.b.)
Derin yağda kızartılmış besinler tüketilmesi kanser riskini artırır.
Çünkü çevrede bulunan kanser yapıcı maddeler yağ içinde, besinlerin yağlı kısımlarında birikir ve bağırsak kanserleri, yağ alımına bağlı olarak artar.
POSA
Günlük diyetimizde sebze, meyve ve kuru baklagillerin yeteri kadar yer almaması nedeniyle posa tüketimimizin az olmasından dolayı, bağırsakta birikip uzun süre kalan artıklar ve salgılardaki öğelerden, bakteriler kanser yapıcı moleküller oluştururlar.
Bu moleküller barsak yüzeyi ile sürekli temas ettiklerinden kanser oluşma riski artar.
7) Şişmanlık:
Şişmanlık kanser çeşitlerinin oluşmasında risk faktörüdür. Şişmanlarda kanserden ölüm oranının zayıflara oranla daha fazla olduğu saptanmıştır. Yapılan bazı çalışmalarda emzirmeyen ve şişman kadınlarda meme kanserinin daha sık görüldüğü bildirilmiştir.
8) Alkol:
Aşırı alkol alımının dudak, yemek borusu, gırtlak kanserlerine neden olduğu; karaciğer, akciğer kanser riskini artırdığına dair bulgular vardır.
9) Tütün:
Tütün çiğnemenin, sigara ve nargile içmenin veya sigara dumanına maruz kalmanın çeşitli kanserlere neden olduğu bilinmektedir.Tütün içimi ile birlikte alkolün alınmasının kanser riskini artırdığı saptanmıştır
10) Vitamin ve Mineraller:
A,C,E vitaminleri ve çinko, kalsiyum, selenyum, iyot ve demir gibi minerallerin yetersizliklerinde de kanser oluşma riski artmaktadır.
KANSERDEN KORUNMAK İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ
Yeterli ve dengeli beslenilmelidir.
İdeal vücut ağırlığı
korunmalıdır.
Yağ tüketimi azaltılmalı, yağlı
etlerden mümkün oldukça uzak
durulmalıdır.
Günde en az 3-5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.
Kabuklu yenebilen meyveler kabuğu ile birlikte tüketilmelidir.
Sebze yemekleri az suda veya kendi suyu ile pişirilmeli ve hemen tüketilmelidir.
Günde 2 porsiyon kurubaklagil yemekleri tüketilmelidir.
Kuru baklagillerin ıslama ve haşlama suları dökülmemelidir.
Besinlerin saklama koşullarına dikkat edilmelidir.
Alkol tüketilmemelidir veya tüketimi azaltılmalıdır.
Hazır satılan yiyeceklerin etiketleri incelenmelidir.
Besinlerin taze ve kendi mutfaklarımızda hazırlanıp,pişirilmiş olanları tercih edilmelidir.
Ekmeğin kepekli olanı tercih edilmelidir.
Yiyeceklerin hazırlama ve pişirme aşamasında domates,sarımsak,soğan,nane ve maydanoz gibi besinler bolca ve sıkça kullanılmalıdır.
Haftada 3 gün en az 30 dakika yürüyüş,yüzme,bisiklet,step vb. egzersizler yapılmalı ve ömür boyu sürdürülmelidir.
Kanser Koruyucu Besinler
Soya fasülyesi, Mercimek
Yağsız peynir, Çökelek, Yoğurt
Kuru Fasülye, Nohut
Taze Fasülye, Bezelye
Meyveler (Turunçgiller, Kayısı, Karadut, Kızılcık,Kiraz, Vişne, Kuş Üzümü ve Diğer)
Ceviz, Fıstık ve Fındık gibi sert kabuklular
Lahanalar, karnabahar, ıspanak, pazı, turp ve pancar yaprakları, şalgam, hardal yaprağı ve buna benzer yabani yenilebilir otlar,
Sarımsak, soğan, pırasa
Kepekli ekmek, çavdar ekmeği, bulgur, yarma
Karaciğer, böbrek, yürek, yumurta

Beslenme ve Kanser ( Prof. Dr. Sedef Nehir EL )

KANSER : Kontrolsüz hücre çoğalması sonucu bir veya daha fazla organın normal fonksiyonlarında bozulma

TUMOR : Dokunun belli bölgelerinde hücrelerin yoğunlaşması, birikimidir . Tümörler malin veya selim olabilir. Selim tümörler genelde yavaş büyür, malin tümörler ise hızlı büyür ve ikincil tümörler ile diğer organlara metastaz olarak bilinen eğilimi göstererek yayılır.

KARSİNOJEN : Kansere neden olan madde

SERBEST RADİKAL : En dış halkalarında eşlenmemiş atom veya atom grupları taşıyan ve diğer bileşiklerle reaksiyona girerek bir elektron alma eğilimi gösteren bileşikler.

OKSİDATİF STRES : Oksidatif stres , hücrelerin DNA veya hücre membranı gibi bileşenleri ile serbest radikaller veya karsinojenlerin reaksiyona girmesi sonucunda tahrip olmuş hücrelerin durumunu tanımlayan genel bir terimdir. Kanserin oluşumu oksidatif stres ile ilişkilidir. Hücrenin DNA sında meydana gelen hasarlar kanser oluşumunda en önemli faktördür. Bu hasarların büyük bir kısmı oksidatifdir. Tipik bir insan hücresinin her gün yaklaşık 10 000 bu oksidatif reaksiyonlara maruz kaldığı saptanmıştır. DNA nın enzimleri bu hasarların büyük çoğunluğunu onarır. Ancak onaramadıkları zaman içerisinde birikerek kansere risk oluşturur. Şayet hasarlı hücre DNA enzimleri onu onarmadan önce bölünürse , karsinogenesis olarak tanımlanan ilk adım yani genetik değişim meydana gelir.

Beslenme ve Temel Besin Öğeleri ( Yrd. Doç. Dr. Murat YILMAZTEKİN )

Beslenme,büyüme ve gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve verimli olarak uzun süre yaşamak için, vücudun gereksinim duyduğu besin öğelerinin vücuda alınması ve kullanılmasıdır.

Bazı temel kavramlar;

Besin Maddesi:Yenebilen bitki ve hayvan dokuları olarak tanımlanır. Besinleri et, süt, yumurta, elma, ıspanak, pirinç vb. örneklerle çoğaltmak mümkündür. Ekmek, peynir, reçel, marmelat vb. gibi işlem görmüş maddelerde bu terim ile anılırlar.

Kaynak: https://cms.inonu.edu.tr/tr/murat.yilmaztekin

Beslenmenin Önemi, Besin Öğeleri

BESLENMENİN ÖNEMİ,

BESİN ÖĞELERİ,

BESİN GRUPLARI VE

BESLENME-SAĞLIK İLİŞKİSİ

Dengeli Beslenmek için Günlük Alınacak Besin Grubu Miktarları

Dengeli beslenmek için günlük alınacak besin grubu miktarları
Besin Grubu Porsiyon Ölçüsü Çocuk Genç Yetişkin
SÜT GRUBU 3 4 2
Süt, yoğurt 1 su bardağı
Peynir 2 kib. Kutusu
ET GRUBU 2 2 2
Et, tavuk, balık 2 köfte kadar
Yumurta 2 Adet
Kurubaklagil 8 yemek kaşığı
Besin Grubu Porsiyon Ölçüsü Çocuk Genç Yetişkin
TAHIL GRUBU 4 7-12 6-11
Ekmek 1 orta dilim
Makarna, pilav 4 yemek kaşığı
Patates 1 büyük boy
Çorba 1 kase
MEYVE-SEBZE GRUBU
Taze meyve 1 orta boy 2 3 2-4
(100 -150 g)
Taze sebze 4 yemek kaşığı 2 2 3-5
(200 g çiğ)
Besin Grubu Porsiyon Ölçüsü Çocuk Genç Yetişkin
YAĞ-ŞEKER
Katı-sıvı yağlar 1 tatlı kaşığı 6 8 6-8
Bal, pekmez 1 tatlı kaşığı 10 12 4-8
şeker
SAĞLIKLI BESLENME PİRAMİDİ

Besin gruplarının beslenmeye katkıları
Süt Grubu: Süt, Yoğurt, Peynir
Kalsiyum, B grubu vitaminler, A vitamini açısından zengindir. Kemik ve dişlerin sağlam olmasında rolü çoktur.
2 porsiyon alınmalıdır.
1 su bardağı süt= 1 porsiyon
1 su bardağı yoğurt= 1 porsiyon
2 kibrit kutusu (60 gr) peynir = 1 porsiyon
Et Grubu: Etler, yumurta, kurubaklagiller
Protein, mineral (demir), vitamin (C hariç hepsi), içerirler.
Kurubaklagillerde posa da bulunur.
2 porsiyon alınmalıdır.
3 köfte kadar et (90 gr)= 1 porsiyon
2 yumurta= 1 porsiyon
1 tabak kurubaklagil yemeği= 1 porsiyon
Yumurta çiğ yenilmemeli, pişme suları dökülmemeli, ızgara dikkatli yapılmalı
Meyve-Sebze Grubu
Vitamin (özellikle C ve A) ve mineral açısından zengindirler. Posa da boldur. Kansere karşı koruyucu özel maddeleri içerirler.
5-9 porsiyon alınmalıdır.
100-150 g meyve= 1 porsiyon
150-200 g sebze= 1 porsiyon
Çiğ ve taze olarak yenilmelidir. Yüksek ısıda pişirme, uzun süre saklama, pişme suyunu dökme, soda ekleme besin değerini azaltır
Tahıl Grubu besinler: Ekmek, un, pirinç, makarna, çavdar vb.
Enerji sağlarlar, protein-vitamin-mineral için orta derecede kaynaktırlar.
6-11 porsiyon alınabilir (Kiloya göre)
2 ince dilim ekmek= 1 porsiyon
1 kase çorba=1 porsiyon
1 tabak pilav-makarna=1 porsiyon
Küflendirilmemeli, ekmek kızartılmamalı, makarnanın haşlama suyu dökülmemeli, kepeği fazla olanlar seçilmeli
Yağlar
Yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E, K) vücuda alınmasını sağlarlar ve enerji verirler.
Katı yağlar damarlarda birikerek kalp-damar hastalığı riskini arttırırlar.
Sıvı yağlar yüksek ısıyla bozularak kanser yapıcı maddelere dönüşürler.
3-4 Yemek kaşığı kadar görünür yağ yeterlidir.(1 kaşık katı, 1 kaşık ayçiçek veya mısırözü, kalanı zeytinyağı veya kanola yağı)
Fazla yakılmamalı, kızartmalar az tüketilmeli, ışıkta bekletilmemeli, aynı yağla birkaç kez kızartma yapılmamalı
Şeker: Bal, reçel, pekmez, çay şekeri ve diğer şekerlemeler
Enerji verirler. Fazla alınmaları diş çürüğüne yol açar. Alınmaları zorunlu değildir.
2-4 yemek kaşığı kadar alınabilir.
Pekmez kalsiyum ve demir içerdiğinden diğerlerinden değerlidir.
Enerjinin Öğünlere Dağılımı
Öğün Enerji Oranı
Kahvaltı % 20
Kuşluk % 15
Öğle % 25
İkindi % 15
Akşam % 25
KAHVALTI MENÜLERİNİN PLANLANMASI
Planlamada şu ilkelere dikkat edilmelidir:
Her gün yumurta, süt veya peynir gibi besinlerden biri mutlaka olmalıdır.
Yumurta haftada en az iki kere kullanılmalıdır.
Reçel-yağ, bal-yağ, tahin-pekmez kahvaltılarda tek yiyecek olarak kabul edilir.
İçecek olarak çay, süt, meyve suyu kullanılır. Süt haftada en az iki kez yer almalıdır
Peynir kaşar-beyaz-eritme, zeytin yeşil-siyah, reçeller vişne-çilek-gül-kayısı vb olarak değiştirilerek kullanılmalıdır.
Domates, portakal, yeşil biber, salatalık, vb sebze-meyveler de bulundurulmalıdır.
ÖĞLE VE AKŞAM YEMEKLERİ İÇİN MENÜLERİN PLANLANMASI
Yemek grupları temel alınır. Öğünlerde bir adet birinci grup, bir adet de ikinci grup bir adet de üçüncü grup olmak üzere üç çeşit yemek yer alır.
I- Birinci Grup Yemekler
1.Büyük parça et yemekleri
2.Küçük parça et yemekleri
3.Köfteler
4.Etli sebze yemekleri
5.Etli dolma ve sarmalar
6.Etli kurubaklagil yemekleri
7.Yumurtalı yemekler
II- İkinci Grup Yemekler
1.Çorbalar
2.Pilavlar
3.Makarnalar
4.Börekler
5.Zeytinyağlı sebze yemekleri
III- Üçüncü Grup Yemekler
1.Meyveler
2.Salatalar
3.Kompostolar
4.Tatlılar
5.Diğerleri
Birinci Grup yemekler
Küçük parça et yemekleri:
Bahçevan kebap,
Tas kebabı,
Orman kebabı,
Çiftlik kebap,
Patlıcan kebap,
Çoban kavurma,
Macar gulaş,
Hünkar beğendi,
Et sote
Köfteler:
Kadınbudu köfte,
Dalyan köfte, İzmir köfte,
Terbiyeli köfte,
Çiftlik köfte,
Izgara köfte,
Salçalı köfte,
Tepsi köfte,
Fırın köfte
Etli dolma ve sarmalar:
Etli biber-domates-kabak-patlıcan-karışık dolma,
etli yaprak-pazı-lahana sarma
Etli kurubaklagil yemekleri:
Etli nohut-kuru fasulye,
kıymalı yeşil mercimek
Yumurtalı yemekler:
Kıymalı yumurta, Ispanaklı yumurta, Menemen
İkinci Grup Yemekler
Pilavlar:
Pirinç pilavı,
şehriyeli pirinç pilavı,
domatesli pirinç pilavı,
iç pilav,
Özbek pilavı,
nohutlu pirinç pilavı,
buhara pilavı,
bulgur pilavı,
meyhane pilavı,
mercimekli pirinç pilavı
Makarnalar:
Fırın makarna,
sade makarna,
soslu makarna,
peynirli makarna,
soslu spagetti
Zeytinyağlı yemekler:
a. Sebzeler
İmam bayıldı
kabak bayıldı
mücver
zeytinyağlı bakla-pırasa- taze fasulye- enginar- havuç- kereviz- yer elması
kabak- havuç- patlıcan- biber- karnabahar – karışık kızartma
b. Sarmalar
Zeytinyağlı patlıcan-biber dolma,
yaprak-lahana sarma
c. Pilakiler
Barbunya pilaki,
kuru fasulye pilaki
Üçüncü Grup Yemekler
Meyveler: Mevsime göre
Salatalar:
Çoban,
domates,
karışık,
mevsim,
kıvırcık, havuç, marul,
kırmızı lahana,
semizotu,
patates salataları
Komposto ve hoşaflar
Ayva- elma- şeftali- vişne- çilek- erik kızılcık- kayısı kompostoları,
kuru üzüm- kuru kayısı- kuru erik- karışık hoşaflar
Diğer üçüncü grup yemekler:
Cacık
yoğurt
Piyaz
turşu
Dikkat edilecek noktalar;
Zeytinyağlı sebze yemeklerinin yanına etli sebze verilmez
Pilavların yanına etli dolma-sarma verilmez
Grup olarak uygun olmasına rağmen beslenme alışkanlığımız nedeniyle etli kurubaklagil yemeklerinin yanına makarna verilmez.
Büyük parça et yemekleri gibi maliyeti yüksek olanlar dengeli dağıtılır.
Seçimde kurumun bütçesi ve grubun özelliği de önemlidir. Bütçe sınırlı ise daha çok kıymalı- etli sebze ve kurubaklagil yemeklerinden yararlanılır. Çocuk ve yaşlılar için köfteler, küçük parça et yemekleri, etli sebze yemekleri tercih edilir
Pilav, makarna ve böreklerin yanına tatlı verilmez
Zeytinyağlı sebze yemeklerinin yanına salata verilmez.
Salata ve tatlı aynı grupta olmasına rağmen balıkla verilebilir.
Yemek seçiminde beslenecek grubun özellikleri önem taşır. Enerji gereksinimi yüksek gruplara tatlı, az olanlara ise meyve, salata, cacık uygun olur.
Bu yemekler yapı, kıvam, tat ve renk yönünden birbirini tamamlamalı ve çeşitlilik sağlamalıdır
Renk: Birbirine benzer renkli yemekler seçilmesi sevimsiz görünüm yaratır. Değişik renkler olmalıdır.
Yapı: Ağızda yemeğin bıraktığı his olarak tanımlanır. Sert, yumuşak, düzgün, daneli, sakızımsı gibi nitelemeler yiyeceğin yapısıyla ilgili özellikleridir. Bu açıdan da çeşitlilik olmalıdır.
Kıvam: Hepsi katı ya da sıvı yemekler yan yana verilmemelidir. Çorba olan öğünde cacık veya komposto verilmemesi gibi.
Tat: Aynı tatta olanlar bir araya konmamalıdır. Domates çorbası, domates salatası, domates soslu makarna gibi
Menü planlanırken yemeklerin seçiminde hazırlama ve pişirme yöntemlerinin dikkate alınması gerekir. Yoksa araç-gereç, personel sıkıntısı yaşanır.
Planlayıcının elinde standart yemek tarifeleri, yemeklerin bir porsiyonlarının enerji ve besin öğesi değerleri, bir porsiyonlarının fiyatları, grubun yeme alışkanlıkları, sebze ve meyvelerin bol bulunduğu ayları gösteren çizelge gibi kayıtlar doğru ve eksiksiz olarak bulunmalıdır.
1-6 YAŞ KREŞ-ANAOKULU ÇOCUKLARI İÇİN MENÜ ÖRNEKLERİ
MEMURLAR İÇİN TEK ÖĞÜN MENÜ ÖRNEKLERİ

Gastrointestinal Sistem Hastalıklarında Beslenme ( Prof. Dr. Gülay KOÇOĞLU )

•GASTROiNTESTiNAL SiSTEM HASTALIKLARINDA BESLENME
•Prof. Dr. Gülay KOÇOĞLU
•Diş Çürüğü
Sorun;
•Yemek yerken ağrı, diş kaybına bağlı çiğneme güçlüğü
Tedavi: Diş tedavisi
Ağız temizliği
Diyet tedavisi:
• Şeker ve şekerli besinler azaltılır.
• Ara öğünlerde CHO’lu besin yenmez.
•Dişeti Bozuklukları
Sorun: Ağrı, diş kaybı, kanama
Tedavi:
Ağız temizliği
Dişeti tedavisi
Diyet tedavisi:
– Şeker ve şekerli besinler azaltılır.
– Sulu ve yumuşak besinler alınır.
•Tükrük bezi hastalıkları
Sorun: Ağrı
Tedavi:
Cerrahi tedavi
İlaç tedavisi
Diyet tedavisi:
– Sulu, az posalı besinler alınır.
– Yeterli ve dengeli beslenme önerilir.
•Ağız, farinks, larinks kanserleri
Sorun: Ağrı, iştahsızlık, çiğneme, yutma
güçlüğü
Diyet Tedavisi:
•Enteral beslenme
•Ağızdan:
– Sulu, yumuşak, az posalı besinler
– Sigara, alkol, acı baharat tüketilmez.
– Enerji ve proteinden zengin diyet
•Ağız veya boğaz hastalıklarında genel olarak önerilen diyet ilkeleri:
•Öğün sayısı fazla, azar azar sık sık beslenme
•Yumuşak, sulu veya tam sıvı (koyu sıvı) diyet
•Çok sıcak ve soğuk besinler alınmamalı
•Kuru besinler, acı, tuzlu besinler, asitli, alkollü içecekler alınmamalı
•Yemek sonrası ağız bakımı yapılmalı
•Yutma, çiğneme güçlüğü olanlar için özel araçla (pipet vb) beslenme
•Enerji ve besin öğeleri yeterli ve dengeli verilmeli, gerekirse parenteral beslenme uygulanmalı.
•Sigara içilmemeli.
•ÖZOFAGUS HASTALIKLARI
Akalazya
•Bol proteinli, bol enerjili, posası az, yumuşak besinler (ezme şeklinde),
•Azar azar sık öğün (6),
•Yeterli sıvı olacak şekilde, gerekirse tüple besleme.
•Mukozayı irrite eden besinler yasaklanır. (sirke, hardal, çay, kahve, alkol).
•Sıvı veya soğuk içeceklerin alımıyla yutma zorluğu artabilir.
Reflü Özofajit
Alt sflinkter basıncının azalmasını önlemek için proteinler arttırılır.
Yağ ve yağlı besinler, koyu çay, kahve, çikolata, nane ve soğan azaltılır.
Özofagus irritasyonunu azaltmak ve mide uyarılmasını önlemek için acı baharatlar, karbonatlı içecekler, domates, turunçgiller, kahve, alkol, çok sıcak ve soğuk besinler verilmez.
Sık sık azar azar beslenilir,
Sıvı öğün aralarında alınır.
Şişmansa zayıflatılır.
Alkol, kafein içeren içeceklerin azaltılması mide asit salgısını da azaltır.
•Hiatal Herni
•Öğün sayısı arttırılır.
•Turunçgil, domates gibi besinler ve aşırı sıcak yemekler yenilmemelidir.
•Şişmansa zayıflatılmalıdır.
•Kahve, karbonatlı içecekler, çikolata, aşırı yağlı besinler, asitli meyve suları, nane, acılı baharatlar verilmemelidir.
•MİDE HASTALIKLARI
Gastrit
Akut
Azar azar sık sık beslenilir.
Yemekler çok sıcak veya çok soğuk olmamalıdır.
Mideyi uyarmayan, tahriş etmeyen besinler yenmelidir.
Kronik
Az posalı,
Uyarıcı olmayan
Enerji ve diğer besin öğeleri (özellikle protein, A, C, E vitaminleri ve demir) yönünden yeterli diyet verilir.
Öğün sayısı arttırılır.
•Uyarıcı besinler:
Koyu çay, kahve,
Et suyu,
Asitli meyveler ve suları, meşrubatlar,
Taze ekmek,
Kurubaklagiller,
Ketçap, salça, sirke vb.,
Zeytin,
Kuruyemişler,
Soğan, sarımsak,
Ekşi yoğurt,
Alkol ve sigara.
•Ülser
Beslenmenin ülser oluşumunda rolü vardır.
•Protein ve niasin yetersizliğinde asit salgılayan hücreler aşırı çalışır.
•Protein yetersizliğinde hücre yapımı ve onarımı engellendiği için gastrointestinal sistem mukozalarında bozukluklar oluşur.
•A, B grubu vitaminlerinin yetersizliğinde de mukozada atrofiler oluşur.
•E vitamini antioksidant özelliği nedeniyle hücre zarının bozulmasını önleyerek koruyucu etki yapar.
•C vitamini fibroblastların ve kollojenin yapımında rol alır, kapiller endotel hücreleri arasındaki yapıştırıcı maddenin sürekliliğini sağlar.
•Sigara, alkol, kahve, koyu çay, aspirin vb ilaçlar da mukozal bariyeri bozarak ülser oluşumunu kolaylaştırır.
•Bunların yanısıra düzensiz aralıklarla yemek yeme, uzun süre aç kalma, birden aşırı miktarda yemek yeme, yorgun, üzüntülü, sinirli iken yemek yeme mide fonksiyonlarını bozar.
•Diş ve dişetindeki bozukluklar nedeni ile iyi çiğnemeden yutma mukozayı tahriş eder.
•Son yıllarda ülsere yol açan en önemli etkenin Helikobakter Pylori adlı bakteri olduğu ortaya çıkmıştır.
•Diyet Tedavisi
Son yıllarda çok etkili-gerekli olmadığı kabul edilmektedir. Genel ilkeler;
•Azar azar, sık öğünlerle midenin boş kalmaması sağlanır.
•Fazla sıcak-soğuk besinler verilmez.
•Yemekler yavaş yenilip iyi çiğnenir.
•CHO ve protein yeterli düzeyde yer almalıdır.
•Yağlar enterogastron salgısını uyarır (asidi¯). P yağlar PGE yapımını sağlayarak asit sekresyonunu¯ ve mukozal bariyeri arttırır. % 30 yağ, bitkisel sıvı olarak önerilir.
•Yeterli posa (20-25 g/gün) verilir.
•Zn yara iyileşmesi için önemlidir (12-15 mg/gün)
•Antioksidant vitaminler için sebze-meyve tüketilmelidir.
•Çay-kahve, kakao, boza, alkol, meşrubat verilmez.
•Kızartmalar verilmez.
•Şeker ve şekerli besinler bazı hastalarda pirozise neden olabilir, azaltılmalıdır.
•Et suyu, acı baharat, sirke, ketçap, hardal, çemen, sarımsak, limon tuzu, kurutulmuş meyveler gibi mideyi tahriş edici-uyarıcı besinler yasaklanır
•Hastanelerde Uygulanan Ülser Diyetleri
I No’lu Ülser è
Kanama, obstrüksiyonda uygulanır. Saat başı 1 ÇB Süt ve 1-2 bisküvi verilir. (Sippy diyeti)
II No’lu Ülser è
Posasız besinler, süt, haşlanmış yumurta, peynir, bal, pekmez, ekmek, haşlanmış patates- kabak- ıspanak vb- kompostolar- sütlü tatlılar – çorbalar – pilav – makarna alınabilir.
2 saat ara ile beslenilir.
Yaklaşık 2-3 hafta uygulanır.
III No’lu Ülser è
5 öğüne geçilir. Kabuğu soyulmuş meyveler eklenir. Tatlı yoğurt, et, mercimek çorbası verilebilir.
Yaklaşık 3-4 hafta uygulanır.
IV No’lu Ülser è
Normale yakın diyettir. Sürekli uygulanması önerilir.
Koyu çay-kahve-alkol, gazoz, baharat, kızarmış yiyeceklerden kaçınılır. (hastanın görüşü dikkate alınır, kendine dokunduğunu düşündüğü besinlerden kaçınması önerilir.)
•Peptik Ülser-Besin Etkileşimleri
•Sütteki Mg ve P iyonları asidi tamponlar. Ca iyonları ise gastrin salgısını arttırır. Asetil kolin ve histamin salgısını uyararak dolaylı olarak da hidroklorik asit salgısını arttırır. Normal miktarlarda süt (1-2 SB) diğer besinlerle verilmelidir. Gece yatarken içilmemelidir.
•Baharatlar mide mukozasında eritem, ödem ve harabiyet yapmakta, sakınılmalı
•Kahve gastrik mukozal hücrelerdeki fosfodiesteraz aktivitesini inhibe ederek asit-pepsin salgısını arttırır.
•Tuz gastrik mukozayı olumsuz etkiler.
•Alkol mukozal direnci azaltır, gastrik asit salgısını uyarır.
•Asitli meyve suları dispepsi ve gastrik reflüye yol açabilir.
•Uzun süre aç kalma glikoprotein içeriğini % 50 düşürerek mukozal direnci azaltır.
•Diyetin hastaya özgü olması gerekir. Kendisine dokunan besinlere dikkat ederek yeterli-dengeli diyet hazırlanması önerilir.
Dispepsi
Alkol-sigara yasaklanır.
Gaz yapıcı besinler alınmaz (kuru baklagiller, kızartma, kabuklu meyve).
Öğün sayısı arttırılır, hacim azaltılır.
Yemek aralarında sıvı (8-10 bardak su) verilir.
Bazı besinlere karşı (süt) tahammülü araştırılır.
Hızlı yeme, yetersiz çiğneme, hava yutma, duygusal stresten de oluşabilir.
Dumping Sendromu:
Mide ameliyatlarından sonra (%4-25) görülür.
6-8 öğün olacak şekilde beslenilir.
Proteinden zengin, orta düzeyde yağ ve karbonhidrat içeren diyet verilir. Basit CHO (özellikle şeker) kısıtlanır.
Yemekle sıvı alınmaz (en az 45 dakika sonra alınır).
Çok soğuk besinler yenmez.
Meyve yerine sebze verilir.
Yemek öncesi-sonrası dinlenme önerilir.
•Afferent (Blind) Loop Sendromu
•Gastrektomi veya gastrojejunostomiden sonra oluşur. Akut olarak veya aylar, hatta yılar sonra ortaya çıkabilir.
•Öğün sayısı artırılır(5-6), yağlar azaltılır (% 20-25), CHO ve protein normal düzeyde verilir. Kompleks CHO tercih edilir. Yemek sırasında sıvı alınmaz, Ca, Fe, folik asit, D vitamini ve B12 preparat şeklinde verilir
İshal:
a- Dehidratasyon Varsa: AŞTE veya ORS
•1 lt kaynamış soğumuş su içine 3,5 g tuz, 2,9 g trisodyum sitrathidrat, 1,5 g potasyum klorid, 20.0 g glikoz
•Evde de hazırlanır. 40 g şeker (2 YK), 2.5 g soda (1 ÇK), 3.5 g (1TK) tuz, 5 SB suya karıştırılır. Çay, meyve suyu eklenebilir.
b-İshal Diyeti:
•Optimal protein, enerji gereksinimi düzeyinde diyet
•Aç bırakılmaz (CHO intorelansı)
•Küçük bebekler emzirilmeye devam edilir.
•Yağı az, posası az diyet verilir.
•Akut dönemde; Yağsız süt, yoğurt, ayran, Pirinç lapa, Şeftali, ekşi elma, koruk , Haşlanmış patates, Bol su, çay
Kabızlık (Atonik) Konstipasyon:
Posalı besinlerin az tüketimi, günlük sıvı alımının az olması, fiziksel aktivite azlığı, laksatif kullanımı ve dışkılama alışkanlığının iyi olmaması kabızlığa yol açar.
En az 1.5-2 litre sıvı alınması, fiziksel aktivitenin arttırılması, dışkılama alışkanlığının düzeltilmesi için eğitim, posalı besinlerin (kepekli ekmek ve tam tahıllar, kurubaklagiller, kabuklu meyve-sebzeler) fazla alınması – en az 5 meyve-sebze- ayrıca sabah aç karnına erik- kayısı marmelatı (1-2 kaşık) alınıp üstüne 1 bardak ılık su içilmesi önerilir.
Posanın etkisi:
•Barsak lümenindeki basıncı azaltır.
•Barsak çapını genişletir, barsak hareketlerini arttırır.
•Su emilimini arttırarak barsağa su çekilmesine neden olur.
•Dışkının hacmini, yumuşaklığını arttırır.
•Bazı besinlerin posa içerikleri(g/100 g)
Spastik Kolon-İrritabl Kolon:
Ruhsal sorunlar, laksatif alışkanlığı, besin allerjisi nedeniyle ortaya çıkar.
Tedavide ishal veya kabızlığa göre posa ayarlanır. Genelde az posalı diyet verilir.
Alkol, sigara, baharat, kızartmalar verilmez.
Bol sıvı verilir. İshal varsa tuz alımına dikkat edilir.
Çay, süt, kolalı içecekler, gaz yapıcı besinler (lahana, turp, kurubaklagil), tütsülenmiş etler, kabuklu deniz hayvanları, katkı maddeleri dokunuyorsa verilmez.
Ülseratif Kolit:
Etyoloji pek belli değil. Allerjik bünyelerde sık görülür.
Bol enerji, bol proteinli az yağlı, az posalı diyet verilir. (yağ olarak n.3 ve MCT)
Laktoz intoleransı olabilir, süt verilmez.
Demir ve vitamin preparatı verilebilir.
Yağlı, baharatlı ve çok soğuk besinler, sigara, alkol, koyu çay-kahve alınmamalıdır.
Regional Enterit (Crohn Hastalığı):
İnce barsak mukozasında ödem, ülser, fistül olur. Sürekli ishal- ateş- hipoprotrombinemi- anemi- görülebilir.
Bol enerjili, bol proteinli, az posalı, az yağlı diyet verilir.
Ayrıca C, E, B1, B6, B12, folik asit vitaminleri ile ve kalsiyum-selenyum yetersizlikleri de görüldüğünden ek olarak verilir.
Azar azar, sık öğün şeklinde düzenlenir.
Alkol, sigara, koyu çay, kahve, çok sıcak-soğuk besinler, çiğ sebze-meyveler azaltılmalıdır.
Divertikülit:
Şişmanlarda, az posalı diyetle beslenenlerde, yaşlılarda sık görülür.
Önce az posalı, sonra yavaş yavaş artan posalı diyet (posa kolondaki basıncı azaltır, artıkların barsakta daha kısa süre kalmasını sağlar, bakteri üremesini yavaşlatır) verilir.
•KARACİĞER HASTALIKLARI
Hepatit
•Enerji bol verilir(2500-3000 k.kalori olacak şekilde).
•Karaciğer hücrelerinin onarımı için bol protein alınmalıdır. Ayrıca lipotropik maddelerle yağların taşınmasını sağlar. İyi kaliteli proteinler kullanılır (75-100 gr).
•Karbonhidratlar da bol verilir (300-400 gr).
•Yağlar orta derecede verilir (65-80 gr-lezzeti arttırmak için).
•Vitamin-mineral yeterli verilir.
•Akut dönemde sıvı, yumuşak, kolay alınabilen besinler (süt, yoğurt, bal, pekmez); sonra katı yemekler (ızgara, haşlama et), yumurtalı yemekler, sebze-meyve verilir.
Siroz
•Oluşumunda alkol alımı (hem karaciğere doğrudan toksik etki, hem beslenmeyi etkiler), PEM (Kuvaşiyorkor), Viral hepatit rol oynar.
Diyet tedavisinde;
Enerji ideal kiloya göre ayarlanır. Vücuttaki aşırı yağ dejenerasyonu hızlandırır.
Bol CHO verilir (proteinlerin kullanımını engellemek için).
Proteinler Laboratuvar bulgularına göre verilir. BUN é ise kısıtlanır. 0.2 gr/kg, 0.5 gr/kg, sonra 0.5-0.8 gr/kg verilir. Bitkisel kaynaklı proteinler ve süt tercih edilir(a.a.).
Yağlar orta derecede verilir. (%25-30). Steatore varsa azaltılır, MCT kullanılır.
Vitaminlerden yağda eriyenlerin depolanma sorunu olabileceğinden A,D,E,K eklenir. Özellikle E vitamini yağ asitlerinin oksidasyonunu önler. Osteopeni, osteomalasi ve osteoporoz sık olduğundan D vitamini eklenmesi de önemlidir. Alkolik sirozlu hastalara folik asit başta olmak üzere B1, B2 gibi vitaminler eklenir.
Asit birikimi varsa Na kısıtlanır. Fazla alınan her 1 gr Na 200 ml sıvı toplanmasına neden olur. 0.5 gr’dan az Na ve1 litre sıvı verilir. Kanda K genelde düşüktür, koma çabuklaşacağından KCl verilir.
Hastaların kanamalar nedeniyle Fe, steatore nedeniyle Ca, diüretik tedavisi nedeniyle Zn ve Mg gereksinimleri artar.
Posa, GİS komplikasyonu gelişmemişse bol verilir. Kabızlık ensafalopati gelişimini kolaylaştırır. Ayrıca hemoroidi de önler. Ancak özofagus varisi gelişirse azaltılır.
Alkol alanlarda, S-adenosil-L- methionin sentetaz aktivitesi azaldığından eklenir. Çoklu doymamış lesitin de siroz oluşumunu önler.
Karaciğer Yağlanması
•Protein yetersizliği, kolin, methionin gibi lipotropik öğelerin azlığı, alkolizm, açlık, şişmanlık, malabsorbsiyon sendromu, ülseratif kolit, kronik pankreatit ve Tetrasiklin, KTK ilaçları yağlanmaya yol açar.
Diyet tedavisinde;
Enerji normal düzeyde,
Protein üst düzeyde (%18-20),
Yağ alt düzeyde (%20-25),
CHO bol verilir.
Hepatik Koma
•Diyetle aşırı protein alımı, mide-barsak sistemi kanamaları, NH3 tuzlarının alınması, diüretikler, sedatif narkotikler, enfeksiyonlar, parasentez komayı çabuklaştırır.
Diyet tedavisinde;
Enerji bazal düzeyde intravenöz olarak,
Protein çok sınırlı- 20 gr/gün, sonra 60 gr/gün verilir.
Elektrolitlerden Na, K dengesi önemli. Su ve tuz birikimi varsa Na ve sıvı sınırlanır.
K ve B grubu vitaminler yeterli verilir.
•Değişik Düzeyde Protein İçeren Diyetler
Protein- Sodyum sınırlı diyetlerde Yasaklar
•Yağda kızartmalar,
•Kaymak, krema, çikolata vb,
•Kuruyemişler,
•Alkollü içecekler,
•Yağlı etler, sosis, salam, sucuk, pastırma,
•Tuzlu yiyecekler,
•Aşırı baharatlı yiyecekler,
•Kurubaklagiller
•Safra Taşları
Çoğu kolesterol, azı bilürübin taşıdır. Şişmanlarda, kadınlarda, menopozda, aşırı yağlı yiyenlerde, az posalı beslenenlerde sık görülür.
Tedavide cerrahi yaklaşım tercih edilir.
Şişmansa zayıflatılır.
Posayı arttırma, az yağlı, az kolesterollü diyet önerilir
Kolesistit
Az az, sık sık beslenme önerilir.
Enerji ağırlığa göre ayarlanır.
Protein orta düzeyde,
CHO enerji tamamlamak için bol verilir.
Yağlar azaltılır (20-30 g), sonra 50-60 g çıkılır.
Vitaminlerden A-C eklenir.
Sıvı bol verilir.
Kabızlık varsa posa eklenir.
Gaz yapıcı besinler, kızartma, alkol verilmez.
Pankreatit:
•CHO, yağ, protein sindirimi azalır.
•Enerji gereksinim kadar,
•Proteinler ve CHO’lar bol,
•Yağlar düşük düzeyde verilir.
•Vitamin ve minerallerin yeterli düzeyde alınması sağlanır.
Akutè Önce ağızdan alamaz. Paranteral beslenme uygulanır. Sonra sıvı-yumuşak diyet verilir.
•Posa Kısıtlanan GİS Hastalıkları
•Tükrük bezi hastalıkları
•Akalazya
•Kronik gastrit
•Gastroenteritler
•Ülseratif kolit
•Regional enterit (Crohn Hastalığı)
•Spastik kolon (genellikle)
•Kanserler
•Bol posa verilen GİS hastalıkları
Atonik kabızlık
Divertikülitin sonraki aşamaları
Safra taşı
Siroz (GİS komplikasyonu gelişmemişse)
Hemoroidi önlemek için
•Bol protein verilen GİS hastalıkları
Akalazya
Reflü özofajit
Rejionel enterit
Crohn’s hastalığı
Hepatit
•Yağ Kısıtlanan GİS hastalıkları
Reflü özofajit
Afferent loop sendromu
İshal
Ülseratif kolit
Crohn hastalığı
Karaciğer yağlanması
Sirozda steatore varsa
Kolesistit
Safra taşı
Akut ve kronik pankreatit
•CHO kısıtlanan GİS Hastalıkları
Diş çürüğü (basit şeker)
Dumping sendromu (basit şeker)
Genelde GİS hastalıklarında enerjinin % 55-60’ı , hatta fazlası karbonhidratlardan karşılanır.
•BESİN DUYARLILIKLARINDA BESLENME
•Besinlerin sindirim ve metabolizmasında rol alan belirli enzimlerin kalıtsal olarak yetersizliğinde,
•İnce barsakların geçirgenliğinin artması sonucu,
•İlaç kullanımı sonucu,
•Kalıtsal olarak belirli besinlere allerjik duyarlılığın olması sonucu ortaya çıkar.
•Diyetin Genel İlkeleri
•Kullanım güçlüğü olan belirli besin öğesini diyetten çıkarma veya tolere edilecek düzeye indirme,
•Diğer besinlerle yeterli ve dengeli bir diyet düzenleme,
•Rehberlik ve eğitimle diyetin kullanımını sağlama,
•Fenilketonüri
Çocuklarda:
•Kan fenil alanin düzeyi 4-10 mg/100 ml düzeyinde tutulur.
•Enerji fazla verilir.
•Okul çağına kadar uygulanır.
•Günde 20-60 mg /kg fenilalanin verilir. Tüm protein içeren besinlerde fenilalanin bulunur.
A- 15 mg fenil alanin sağlayan yiyecekler
•Sebzelerden biri, meyvelerden ikisi seçilir
-Patates, ıspanak püre (1YK)
-Havuç püre (5 YK)
-Taze fasulye, patlıcan, karnabahar, kereviz, pırasa (pişmiş 4 YK.)
-Domates (çiğ) 1/2 küçük boy
-Meyve suları 1/2 SB
-Armut, muz, şeftali 1 adet
-Elma 4 küçük boy
-Üzüm, kiraz 1/2 SB
B- Tahıllı yiyecekler (30 mg fenil alanin) 2’si seçilir.
•Pilav 5 YK
•Makarna-şehriye 1.5 YK
•Bisküvi 1-2 adet
•Ekmek 1/2 çok ince dilim
C- Lofenalak (100 gramı 80 mg fa. İçerir).
•Şeker, şekerli sıvılar, yağ, fenilalanin içermez.
1 sebze, 2 meyve, 2 tahıl ve 100 gr Lofenelak toplam 185 mg f.a. içerir. Şeker ve yağla enerji gereksinimi tamamlanır.
Gebelerde: 25 mg / kg fenilalaninli karışımla diğer besinler kullanılır. Örnek Liste;
•200-300 gr Lofenelak
•1 porsiyon havuç, taze fasulye, domates, salatalık
•2-3 porsiyon elma, armut, şeftali, portakal, çilek
•2 YK pirinç pilavı
•1.5 YK makarna-bulgur
•4-5 YK yağ
•Enerji için tatlılar serbest
100 g Lofenelak 457 kalori, 80 mg fenilalanin, 15 g protein içerir.
•Gluten Enteropatisi: Çölyak
•Buğday, çavdar ve arpa ile bunlardan yapılan her türlü yiyecek-ekmek, makarna, bulgur v.b. diyetten çıkarılır.
•Pirinç-mısır serbest.
•Diyet Listesi
SERBESTLER
•Süt-yoğurt-peynir,
•Et, yumurta, kuru baklagiller
•Sebze- meyveler
•Pirinç, sebze çorbaları
•Meyve suyu, çay, kahve
•Pirinç unuyla yapılan tatlılar, muhallebi, bal, tahin helvası, pekmez, reçel
YASAKLAR
•Ekmek içi konan köfteler,
•Bulgur konan sarma ve yemekler,
•Şehriye, bulgur ve tarhana çorbaları
•Boza
•Buğday unu konan sütlü tatlılar,baklava, kadayıf vb.
•Laktoz intoleransı
•Esmer ırkta ve Akdeniz ülkesi insanlarında sıktır. Ülkemizde de sorun var.
Diyetin Niteliği:
1- Süt miktarı hastanın toleransına göre ayarlanır.
•Hafif sınırlamada 20-30 g laktoz (400-600 gr süt)
•Orta sınırlamada 10-20 g laktoz (200-400 gr süt)
2- Barsak bozukluğu varsa sınırlama arttırılır
3- Süt yerine peynir-yoğurt verilir
4-Diğer besin grupları yeterli ve dengeli verilir.
•12 g laktoz è 1 OBSB (250 g) süt veya 1 OBSB süt tozu
•9-10 g laktozè1 OBSB yoğurt
•3 g laktozè 1/2 SB çökelek
•1 g laktozè 2 K.K.beyaz peynir,
•kaşar peynirde laktoz yok
•Tramin Sınırlı Diyetler:
Antidepresan ilaçların (Pargyline, Phenelzine, Rialamide) kullanımı trozin metabolizması bozulur, tramin birikir.
•İşlenmiş besinlerde tramin çoktur. Süt grubundan çedar, tulum vb. peynirler, yoğurt, çökelek,
•Çay, kahve, bira, şarap, kakao,
•Et grubundan konserve, tuzlamış ve baharatlanmış sucuk, sosis, salam, çiroz vb.
•Maya ve katıldığı çörek vb. ürünler,
•İncir ve bakla .
•Diğer Doğuştan Metabolizma Hastalıkları ve Diyet Tedavisi
•Galaktozemi Sütsüz diyet, soya sütü
•Mapple Syrup Valin, Löysin, izolöysin
Ürin Disease sınırlanır
•Homosisteinüri Methionin sınırlı, B 6 ve sistein eklenmiş diyet
•Sitrulinemi Düşük proteinli diyet
•Lizin intoleransı “
•İzovalerik asidemi “
•Propiyonik asidemi “
•Hiperornitinemi “
•Metil malonik asidemi B 12 + “