Etiket Arşivleri: Ambalâj

Ahşap Ambalajlar

AHŞAP AMBALAJLAR

Dünyanın en eski ambalajlarından ahşap ambalaj, sertlik ve dayanıklılık özelliklerinden dolayı ağır kırılgan yüklerin, havalandırma özelliğinden dolayı taze meyve ve sebzenin ambalajlanmasında yaygın olarak kullanılır.

Ahşap ambalaj en ucuz ambalajdır varsayımı bugün artık tümüyle geçerliliğini yitirmiştir. Yüksek kaliteli keresteden yeni teknolojilerle üretilen sandıklar, ilkel teknoloji ve uygun olmayan keresteden üretilen sandıklar arasında fiyat farkı
mevcuttur. Ancak burada; sonuç önemlidir. Sonuçta ucuza temin edilen sandık üstlendiği işlevi yerine getiremeyip içindeki ürüne zarar verdiğinden daha pahalıya mal olur.

Olumlu Yönleri

1. Tahta doğal bir hammaddedir.
2. Dayanım / ağırlık oranı bakımından ekonomik bir yapı malzemesidir.
3. Kutu ve sandık yapımı çok karmaşık makine ve ekipman gerektirmez.
4. Küçük kapasiteli atölyelerde az bir yatırımla imal edilebilir.
5. İstiflenebilme özellikleri iyidir.

Olumsuz Yönleri

1. Ahşap ambalaj üretimi alternatiflerine göre otomasyona pek elverişli değildir.
2. İşçilik / malzeme oranı yüksektir.
3. Genellikle fazla yer kaplarlar, depolama ve taşımada sorun oluştururlar.
4. Albenisi yetersizdir.
5. Sanayileşmiş ülkelerdeki alıcılar tarafından tercih edilmemektedirler.

Ahşap Ambalaj Yapımında Kullanılan Ağaçların Bazı Fiziksel Özellikleri

 Çivi tutma gücü
 Çatlama özelliği
 Yoğunluk
 Nemlilik
 Asitlik

Ahşap Malzeme Seçme Ölçütleri

Ahşap ambalajın malzemesi odundur. Odunun yoğunluğu 0,32 g/m3 ’ten 1,15 g/m3 ‘e kadar değişir. Yoğunluğu yüksek odunların, çivi tutma özellikleri ve direnci yüksektir. Ancak büyük çatlama ve büzülme özelliği gösterirler. Odunlar dayanım ve çivi tutma özelliklerine göre dört gruba ayrılır:


Kağıt, Karton ve Oluklu Mukavva Ambalajlar

Kağıt, Karton ve Oluklu Mukavva Ambalajlar

Kağıt Ambalajlar

Kağıt ve karton en çok kullanılan ambalaj malzemesi türüdür. Değerlendirilebilir nitelikli atıkların ağırlık olarak yarısından fazlasını kağıt ve karton oluşturmaktadır. Kağıdın hammaddesini selüloz adı verilen madde oluşturur. Selüloz son derece kıymetli bir madde olup kaynağı ormanlarımız ve özel yetiştirilen bitki türleridir.

Kağıtların Taşımaları Gereken Bazı Kimyasal Özellikler

Ambalaj malzemesi olarak yararlanılan kağıdın yapısında üretim aşamalarında eklenen bazı kimyasal maddeler, örneğin metal kalıntıları, organik bileşikler, korozif maddeler bulunur. Bu maddelerin bazı gıdaları olumsuz olarak etkilemeleri ve bozulmalarına yol açmaları söz konusudur. Bu nedenle birçok ülkenin gıdaya ilişkin yönetmeliklerinde, gıda maddeleri ambalajında kullanılan kağıtların yapısında bulunabilecek maddelerin miktarlarının belirli oranların üzerinde olmaması gerektiği vurgulanmıştır.

• Örneğin yaş dayanımı artırılmış (neme dayanıklı) sargılık kağıtların gıdaya geçebilecek formaldehit miktarı 5 mg/kg olarak sınırlandırılmış, aynı şekilde bitkisel parşömen için de arsenik, bakır, kurşun, demir ve gliserin sınırları belirtilmiştir.

• Yağ geçirmez kağıt (imitasyon parşömen) için belirlenen sınırlamalar ise:

• Yağ geçirmez kağıtların içerdiği toplam demir miktarı en çok 70 ppm, suda çözünen demir miktarı en çok 15 ppm, toplam bakır miktarı en çok 15 ppm, suda çözünen bakır miktarı en çok 5 ppm, arsenik miktarı en çok 2 ppm, kurşun miktarı en çok 20 ppm olmalıdır.

• Ayrıca,bu tip kağıtlar benzoik asit, nişasta, kazein ve formaldehit içermemeli ve 100 g numunenin klor miktarı en çok 0,2 g olmalıdır.


Aluminyum Ambalajlar

Aluminyum Ambalajlar

 Gıda endüstrisinde genelde en yaygın kullanılan ambalaj materyallerinden birisidir. Çoğunlukla kalaylı tenekeye göre daha pahalıdır. Hafif ve yumuşaktır, kolay şekil verilebilmektedir.

 Alüminyum hava ile temas edince yüzeyinde ince bir alüminyum oksit filmi oluşur. Bu film alüminyumu atmosferik korozyona karşı korur. Ancak oksijenin az olduğu veya bulunmadığı durumlarda bu koruyucu tabaka kaybolur.

 Bu yüzden alüminyum kutuların da laklanması gerekir. Alüminyum, şerit halinde yırtılarak kolaylıkla açılabilen kutu kapağı üretiminde yaygın kullanım alanı bulmuştur.

 Metal esaslı ambalaj materyalleri gıda ile birebir temasta olduklarından kullanımlarına özen gösterilmesi gerekmektedir. Gıda ile reaksiyona girmeyecek, hermetik kapatılabilir, sıcaklık ve iç basınca dayanabilir olması, korozyona dirençli bulunması gerekmektedir.

 Kullanılan kabın gaz, buhar ve benzer formdaki maddeleri ayrıca mikroorganizmaları geçirmemesi gerekir. Hermetik kapama mutlak anlamda gaz sızdırmaz bir kapamadır. Bu özellikteki bir kap daha çok teneke ve camdan yapılabilmektedir.

Aluminyumun Olumlu Ve Olumsuz Özellikleri

 Aluminyumun yoğunluğu 2,7 g/cm3 dür (=hafif metal).

 Işık geçirmez.

 Gaz ve su buharı sızdırmaz.

 Isıl dayanımı üstündür.

 Isı iletkenliği ve yansıtma yeteneği iyidir.

 Elastikiyet katsayısı düşüktür. Dolayısıyla kolay ve iyi şekillendirilebilir.

 İnert bir malzemedir ve toksikolojik bakımdan zararsızdır. Ancak, çok asitli ve korozif gıdalardan etkilenebilir. Aluminyum ince bantlar gözeneksizdir.

 Fakat folyolar kalınlıklarına bağlı olarak değişik sayıda gözenek içerirler. Nitekim folyolarda 5 m kalınlıktan itibaren yaklaşık 2 gözenek/dm2 , 9 m’den itibaren 0,23 gözenek/dm2 ve 15

m’dan itibaren ise 0,09 gözenek/dm2 belirlenmiştir.

 Geçirgenlik özellikleri bağlamında, gözenek sayısının yanı sıra gözenek çapının da büyük önemi vardır. Folyolardaki gözenek çaplarının 5 m altında olması durumunda malzemenin yalnızca gaz geçirgenliği etkilenmekte; fakat su buharı geçirgenliği sürmektedir.

Alumiyumun gıda sanayinde geniş ölçüde kullanılmasının başlıca nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir;

 Hafiftir

 Yumuşak olup,iyi bir mekaniksel işlenebilirlik ve son derece üstün şekil verilebilme özelliği gösterirler.

 20 m’den kalın olanları kesinlikle yağ ve aroma geçirmezler.

 Genel olarak atmosferik korozyona önemli ölçüde dirençlidirler.

 Toksik değildirler.

 Isıyı yansıtma yetenekleri üstündür. Parlak yüzeyine düşen ısı radyasyonunun %90’ını yansıtma özelliği gösterirler. Böylece ambalajlı ürünü, ortamda oluşabilecek kısa süreli sıcaklık dalgalanmalarından koruyarak,üründe istenmeyen sıcaklık artışlarının oluşumunu önlerler.

 Gıdaların ambalajlı olarak dondurulmaları sırasında, ürünlerdeki ısının hızlı bir şekilde dışarı çıkmasına ve dondurulmuş ürünlerin ambalaj içerisinde çözündürülmelerine veya tekrar pişirilmelerine olanak verirler.

 Gerek yüksek gerekse düşük sıcaklıklara karşı dayanıklıdırlar. Elektrikli ve gazlı fırınlarda, erime noktası yaklaşık 660°C olduğu için, rahatlıkla kullanılabilirler.

 Konserve gıdalarda sülfit kararması oluşmaz.

 Yeniden işlenebilirler.

 İyi baskı yapılabilir.

 Aluminyum kapak bantlar, herhangi bir sorun oluşturmaksızın açılabilirler. Ancak, Al malzemenin bazı olumsuz niteliklerinin de bulunduğu unutulmamalıdır. Bunlar şu şekilde özetlenebilir;

 20 m’den daha ince ve çıplak (laksız, astarsız) folyolar gözenek içerirler. Böyle, gözenekleri açık olan folyolar, oksijene ve su buharına duyarlı gıdalar için uygun değildir.

 Belirli ölçüde korozyona duyarlıdırlar. Gerçi, Al hava ile temas ettiğinde yüzeyinde ince bir aluminyum oksit tabakası oluşmakta ve bu tabaka malzemeyi atmosferik korozyona karşı koruyucu işlev yapmaktadır. Ancak, oksijenin az olduğu veya bulunmadığı durumlarda bu koruyucu tabaka hızla kaybolmakta ve alttaki aluminyum gövdenin direnci sona ermektedir.

 Yumuşak oluşu, ona şekil vermeyi kolaylaştıran önemli bir özellikse de, kutuda dayanıklı kenet oluşumu ve kutunun iç basınca dayanması açısından önemli bir olumsuzluğa yol açmaktadır. Nitekim,saf Al’dan yapılacak bir kutunun iç basınca teneke düzeyinde dayanabilmesi için, kullanılacak Al levhanın kalınlığının, kalaylı tenekeninkinden 1⁄4 veya 1/3 daha fazla olması gereklidir.

 Ancak Al’un iç basınca dayanıklı kutu yapmayı engelleyen yumuşak metal olma özelliği günümüzde önemli ölçüde iyileştirilmiştir. Bu tür alaşımlardan en tanınmışı, korozyona son derece dayanıklı olan AlCuMg yani Duralumin dir. Ancak gıda sanayi için önerilen alaşımlar, AlMn, AlMg1 ve AlMgSi1’dir.

 Bunlar özellikle içecek endüstrisinde kullanılmak üzere derin çekilmiş kutu üretimine elverişlidirler. Ayrıca et konservelerinde de kullanılırlar. Aluminyum alaşım kullanmakla, malzeme tüketimi ağırlık üzerinde %30 düzeyinde azaltılabilmektedir.

 Al folyo ile ambalajlanmış gıdalar, mikrodalga fırınlarda yeterli düzeyde ısıtılamazlar. Ancak son yıllarda, bu tip fırınlarda ısıtılma ve pişirilmeye uygun ambalajlar geliştirilmiştir. Örneğin; Al tepsiler, vinil veya mikrodalga enerjisini absorbe eden bazı organik meteryallerle kaplanmakta; tepsilerin dış yüzeyine kaplanan plastiklerle ambalajın fırın içinde yapışması önlenebilmektedir.

 Al folyolar, ısısal işlemlerle birbirlerine kaynaklanamazlar.


Cam Ambalajlar

CAM AMBALAJLAR

CAMIN YAPISI

Cam;sert,ergime noktası ve kristal yapısı olmayan aşırı soğumuş bir sıvıdır. Isıtılınca akışkanlık kazanır,soğuyunca katılaşıp sertleşerek saydam ve mat bir görünüm alır.

Cam,gerçekte oksitler karışımı olan bir maden olmasına karşın,ergime noktası yerine,yumuşama noktasına sahiptir. Isıtılınca önce yumuşar ve giderek akıcılığı artarak sıvı hale geçer. Camın en önemli özelliği atomik yapısının düzensiz olmasıdır.

CAM ENDÜSTRISINDE KULLANILAN HAMMADDELER

Silis

Bor oksit

Aluminyum oksit

Sodyum oksit

Potasyum oksit

Kalsiyum oksit

Kurşun oksit

Çinko oksit

Arsenik oksit

Renkli cam yapımında ise boyar madde olarak çeşitli metal oksitlerden yararlanılır.

Gıdaların ambalajlanmasında kullanılan normal bir camın ortalama bileşimi şu şekildedir:

Silisyum dioksit (SiO2 ) : % 69-75

Kireç (CaO) : % 9-13

Soda (Na2O) : % 13-17

Aluminyum oksit(Al2O3 ) : % 0,5-2,5

CAM AMBALAJLAR

Üretimi yaklaşık 4000 yıl öncelerine uzanan camın ilk kullanımı süs eşyası olarak başlamış. Şekillendirme olanaklarının giderek artmasıyla da çeşitli ev eşyası, şişe, kavanoz, pencere camı ve gözlük camı gibi değişik alanlara yayılarak gelişimini sürdürmüştür .

Camın hammaddesi silisli kumdur. Cam silis kumunun çeşitli katkı maddeleri ile birlikte yüksek sıcaklıklarda eritilerek şekillendirilmesinden meydana gelir.

Cam ambalajlar içine konulan ürünün görülebilmesi nedeni ile tercih edilen bir ambalaj çeşididir. Cam şişe ve kavanozların önemli bir hammadde kaynağı kullanılmış cam şişe ve kavanozlardan oluşmaktadır.

Bu nedenle cam şişe ve kavanozların geri kazanımına yardımcı olmak için cadde ve sokaklardaki cam kumbaraları kullanılmalıdır.

Bu şekilde toplanan cam şişeler kırılır ve yıkama ve öğütme işlemlerinden sonra cam fırınlarına yüklenir.

Diğer taraftan çoğu kez kahverengi renkte olan depozitolu şişeler ise temizlenerek tekrar doldurulur. Camın geri dönüşümü ülkemizde çok uzun yıllardır yapılmakta olup yaklaşık her üç şişeden biri geri kazanılabilmektedir Yeni cam ambalaj üretiminde geri dönüştürülmüş cam kullanılarak büyük ölçüde enerji tasarrufu sağlanabilir.


Nanokompozit Filmlerin Gıda Sanayi Uygulamaları ( Oya Irmak ŞAHİN )

 

Özet

Endüstride kullanılan ambalaj materyalleri, petrol türevi ve pratikte sindirilemeyen materyallerdir. Bunlar yüksek atık oranları ile ekolojik dengeye zarar vermekte ve işletmeler için de yüksek maliyet unsurları arasında yer almaktadır. Bu olumsuzluklardan yola çıkılarak gıda kalitesinden ödün vermeden, raf ömrünü iyileştirebilecek, düşük maliyetli ve çevreci materyal arayışına girilmiştir. Biyolojik olarak sindirilebilir ve yenilebilir filmler gibi biyolojik bazlı materyaller bu arayışların sonucudur. Ancak biyolojik olarak sindirilebilir filmlerin gıda ambalajı olarak kullanımı bazı zayıf özellikleri nedeniyle sınırlıdır. Nanoteknoloji uygulamaları ile geliştirilen nanokompozit filmlerin kullanımı sonucu bu zayıf özellikler iyileştirilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Nanokompozit, yenilebilir film, gıda, ambalaj

Giriş

Kaliteli ve güvenli gıda koşulları, yalnızca üretim aşamasında değil, ambalajlama ve depolama aşamalarında da sağlanmalıdır. Depolama ve taşıma aşamalarında gerçekleşen değişimler de gıdanın kalitesi üzerine etki göstermektedir. Gıda maddesini stabil hale getirmek ve gıda kalitesini koruyabilmek amacıyla; sterilizasyon, yüksek basınç, radyasyon veya aktif ajanlar gibi birçok fiziksel ve kimyasal işlemler geliştirilmiştir (1). Bu işlemlere ek olarak depolama ve taşıma koşullarına uygun son ürünün ambalajlanması, kalite özelliklerini korumakta ve raf ömrünü uzatmaktadır. Son yıllarda geleneksel ambalajların özelliklerini geliştirme amacıyla yapılan çalışmalar yenilebilir film ve kaplamalar ile bunların nanoteknolojik ürünleri üzerinde yoğunlaşmıştır.

Ambalaj ve Geri Dönüşüm

01.Giriş

Gelişen toplumlarda insanların tüketim alışkanlıkları ile tüketim maddelerinden katı atık miktar ve bileşimleri arasında doğrusal bir ilişki vardır. Özellikle köyden kente göçün hızlanması ile büyük şehirlerin nüfusu gittikçe artmış toplumumuzdaki üretken nüfus, yerini tüketici nüfusa bırakmıştır.

Özellikle son yıllarda gelişen ambalaj sanayi ile daha az miktarda ürün satın alınmasını sağlayacak ve daha uzun süre dayanabilecek özellikte ambalaj malzemelerinin yapılması mümkün hale gelmiştir. Bu da ister istemez hayatımızdaki ambalaj maddelerini dolayısıyla oluşan ambalaj atıklarının miktarının her geçen gün daha da arttırmaktadır. Bu sebeple bilinçli tüketim yapılarak katı atıklar içindeki ekonomik değere sahip ambalaj materyallerinin (kağıt, cam, metal, plastik) geri kazanılması gerekmektedir.

Çeşitli ambalaj malzemelerinin çevreye sorumsuzca atılması sonucu, çirkin görünüşün yanında, bunların doğada uzun süre bozunmamaları sebebiyle çevre kirlenmektedir. Doğaya bırakılan bir kağıt mendil 3 ayda, bir elma çöpü 6 ayda, kola kutusu 10 yılda, cam şişe 4000 yılda yok olabilmektedir [1].

Ambalaj atıklarının geri kazanılmasıyla;

-Doğal kaynaklarımız korunur,

-Enerji tasarrufu sağlanır,

-Atık miktarı azalır,

-Geri dönüşüm geleceğe ve ekonomiye yatırım demektir.

02. Ambalaj Ve Geri Dönüşüm

02.01. Ambalaj nedir?

Ambalaj, içine konulan ürünü en iyi şekilde koruyan, temiz kalmasını ve taşınmasını kolaylaştıran, istediğimiz miktarda ürünü saklayabildiğimiz çağdaş yaşamın önemli parçası olan değerli bir malzemedir. Ambalaj sayesinde gıda maddeleri çok daha uzun süreler korunur, böylece israf edilmesini önlenir. Bu yüzden gelişmiş ülkelerde, gıda maddelerinin israflarını önlemek için, ambalaj maddesi daha çok kullanılmakta ve bu nedenle gıda maddeleri daha uzun süreler korunabilmektedir [2].

-Ambalaj korur,

-Ambalaj bozulmayı önler,

-Ambalaj maliyeti azaltır,

-Ambalaj ürünün kurcalanmasını önler,

-Ambalaj koruyucu tedbirdir,

-Ambalaj hayatı kolaylaştırır.

02.02. Geri dönüştürülebilen ambalaj çeşitleri

Günlük yaşamımızda yoğun olarak kullandığımız ve geri dönüştürülebilir nitelikli ambalaj malzemeleri şunlardır [3].

Metal Ambalajlar: Metal yeryüzü tabakasını oluşturan çeşitli minerallerin işlenerek saflaştırılması sonucunda üretilir. Metaller değişik element ve elementlerin bileşiminden oluşurlar ve bu elementlerin adı ile anılır. Ambalaj endüstrisinde en çok kullanılan metaller teneke ve alüminyumdur. Günlük hayatımızda sık olarak kullandığımız yağ tenekeleri, konserve kutuları ve meşrubat kutuları metal ambalajlara örnek olarak verilebilir. Metallerin geri dönüştürülmesi ile her çeşit metal malzeme üretilebilir.

Cam Ambalajlar: Cam ambalaj bilinen en eski ambalaj maddelerinden biridir. Camın hammaddesi silisli kumdur. Cam silis kumunun çeşitli katkı maddeleri ile birlikte yüksek sıcaklıklarda eritilerek şekillendirilmesinden meydana gelir. Cam ambalajlar içine konulan ürünün görülebilmesi nedeni ile tercih edilen bir ambalaj çeşididir. Cam şişe ve kavanozların önemli bir hammadde kaynağı kullanılmış cam şişe ve kavanozlardan oluşmaktadır. Bu nedenle cam şişe ve kavanozların geri kazanımına yardımcı olmak için cadde ve sokaklardaki cam kumbaraları kullanılmalıdır. Bu şekilde toplanan cam şişeler kırılır, yıkama ve öğütme işlemlerinden sonra cam fırınlarına yüklenir. Diğer taraftan çoğu kez kahverengi renkte olan depozitolu şişeler ise temizlenerek tekrar doldurulur. Camın geri dönüşümü ülkemizde çok uzun yıllardır yapılmakta olup yaklaşık her üç şişeden biri geri kazanılabilmektedir Yeni cam ambalaj üretiminde geri dönüştürülmüş cam kullanılarak büyük ölçüde enerji tasarrufu sağlanabilir.

Kağıt ve Karton Ambalajlar: Kağıt ve karton en çok kullanılan ambalaj malzemesi türüdür. Değerlendirilebilir nitelikli atıkların yarısından fazlasını kağıt ve karton oluşturmaktadır. Kağıdın hammaddesini selüloz adı verilen madde oluşturur. Selüloz son derece kıymetli bir madde olup kaynağı ormanlarımız ve özel yetiştirilen bitki türleridir. Bu nedenle, belki de en kıymetli atık cinsi kağıt ve kartondur. Kağıt ve karton atıkların sağlıklı bir şekilde geri kazanımını sağlamak için, diğer tüm atıklarda olduğu gibi, bu atıklarında temiz şekilde toplanması ve cinslerine göre ayrılması şarttır. Kağıt ve karton atıkların geri dönüşümü ile de önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlanır.

Meşrubat ve İçecek kartonları: Bu ambalaj türü süt, meyve suyu gibi içeceklerin ambalajlanmasında kullanılır. Bu ambalajların %80 i kağıt ve az bir oranı da plastik ve alüminyumdan oluşmaktadır. Bu malzeme sayesinde süt ve meyve suyu gibi özellikle güneş ışığına karşı çok duyarlı olan içecekleri saklama süresi daha uzun olabilmektedir. Meşrubat ve içecek kartonları olarak adlandırdığımız bu ambalaj türü de geri dönüştürülebilir. Bu tür içecek kartonlarının atıkları küçük parçalara ayrılır ve yüksek ısıda baskıya dayanıklı levhalar haline getirilir. Geri dönüşüm işlemi sonucunda bu levhalardan masa, sandalye ve dolap gibi mobilyalar üretilebilir veya bunları inşaat sanayinde yardımcı malzeme olarak kullanmak mümkündür.

Plastik Ambalajlar: Plastikler, petrol veya petrol türevlerinden elde edilir. Plastik ambalajlar son derece hafif ve kolay şekil verilebilme özelliklerinden ötürü giderek daha yaygın şekilde kullanılmaktadır. Plastik ambalajların değişik türleri vardır. Bu türlerin başlıcaları PET (Polietilentetraftalat), PVC (Polivinilklorür), PP (Polipropilen), PS (Polistren) ve PE (Polietilen) dir. Bu isimler, ambalajların değişik kimyasal yapılarından kaynaklanmaktadır.

                              Polietilen (PE): Evlerimizde en çok kullandığımız plastik türüdür. Çamaşır suyu, deterjan ve şampuan şişeleri, motor yağı şişeleri, çöp torbaları gibi birçok kullanım alanı vardır. Geri dönüştürülmüş PE den deterjan şişeleri, çöp kutuları ve benzeri ürünler üretilebilir.

                              Polivinilklorür (PVC): Su ve sıvı deterjanların, bazı kimyasal maddelerin, sağlık ve kozmetik ürünlerinin ambalajlarında kullanılır. Kullanılmış PVC ambalajlarından kirli su boruları, marley ve çeşitli dolgu malzemeleri üretilir.

                              Polipropilen (PP): Polipropilenden deterjan kutularının kapakları, margarin kapları gibi ambalaj malzemeleri üretilir. Ayrıca dayanıklı olması ve geri dönüştürülebilirliği nedeniyle otomotiv sektöründe de önemli bir kullanım alanı bulmaktadır. Geri dönüştürülmüş PP den sentetik halı tabanı, çeşitli plastik oyuncak ve kırtasiye malzemeleri üretilir.

                              Polistren (PS): Evlerden kaynaklanan ambalaj atıkları içerisinde en az rastlanan ambalaj türüdür. Yoğurt ve margarin kaplarında yoğun olarak kullanılan polistrenin geri kazanımı, PE ve PP de olduğu gibi yaygın bir şekilde yapılmaktadır.

                              Polietilentetraftalat (PET): PET genellikle su, meşrubat ve yağ şişelerinin ambalajlanmasında kullanılır. Hafif ve dayanıklı olması nedeniyle kullanım alanı giderek genişlemektedir. Atık PET ler, sentetik elyaf ve dolgu malzemesi olarak değerlendirilebilir.

02.03. Geri Dönüşüm ve Geri Kazanım

Cam, metal, plastik, kağıt/karton gibi değerlendirilebilir gıda ambalaj atıkları çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemlerden geçirilerek yeni bir hammaddeye veya ürüne dönüştürülebilirler. Bu atıkların bir takım işlemlerden geçirildikten sonra ikinci bir hammadde olarak üretim sürecine sokulmasına “Geri Dönüşüm” denir. Bu süreç her bir atık türü için malzemenin cins ve niteliğine göre farklılık gösterir.

Geri kazanım terimi ise tekrar kullanım ve geri dönüşüm kavramlarını da içerdiği için biraz daha geniş kapsamlıdır. Değerlendirilebilir atıkların kaynağında ayrı toplanması, sınıflandırılması, fiziksel ve kimyasal yöntemlerle başka ürünlere veya enerjiye dönüştürülmesi işlemlerinin bütünü “Geri Kazanım” olarak adlandırılır. Geri dönüştürülebilir atıklardan yeni ürün ve malzemeler üretmek için en temel konu bu atıkların oluştukları kaynakta temiz ve türlerine göre ayrılmış olarak biriktirilmesidir. Değerlendirilebilir atıklar diğer atıklar ile karıştırılırsa kirleneceği için elde edilecek yeni ürünün kalitesi düşük olur. Bu nedenle geri dönüştürülebilir atıklar, diğer atıklardan yani çöplerden ayrı ve temiz olarak toplanmalıdır [4].

02.03.01. Geri Dönüşümün Uygulama Aşamaları

. Tekrar kullanılabilir ambalaj atıklarının (cam, metal, plastik ve kağıt/karton) diğer atıklar ile karıştırılmadan temiz bir şekilde ayrı olarak biriktirilmelidir.

. Ayrı olarak biriktirilen bu atıklar, çöple karışmadan temiz bir şekilde belediyeler tarafından uygun araçlar kullanılarak ayrı toplanır.

. Kaynağında ayrı toplanan bu atıklar ayırma tesislerinde cinslerine göre (cam, metal, plastik, kağıt/karton olarak) sınıflandırılır. Bu üç işlem geri kazanım olarak tanımlanmaktadır.

. Geri kazanılan atıklar tekrar işlenmek ve değerlendirilmek üzere geri dönüşüm işletmelerine sevk edilir. Geri dönüşüm işlemi her malzeme türü için farklı işlemlerden oluşur.

. Geri dönüşüm işlemi çoğu kez önemli ölçüde ekonomik ve çevre kazançları oluşturur [4].

02.03.02. Geri Dönüşümün Yararları

Geri dönüşümün yararlarını sıralarsak:

Doğal kaynaklarımız korunur. Kullanılmış ambalaj ve benzeri değerlendirilebilir atıkların bir hammadde kaynağı olarak kullanılması, yerine kullanıldığı malzeme için tüketilmesi gereken hammaddenin veya doğal kaynağın korunması gibi önemli bir tasarrufu doğurur. Doğal kaynaklarımız, dünya nüfusunun ve tüketimin artması sebebi ile her geçen gün azalmaktadır. Bu nedenle doğal kaynaklarımızın daha verimli bir şekilde kullanılması gerekmektedir.

Enerji tasarrufu sağlanır. Geri dönüşüm sırasında uygulanan fiziksel ve kimyasal işlem sayısı, normal üretim işlemlerine göre daha az olduğu için, geri dönüşüm ile malzeme üretilmesinde önemli bir enerji tasarrufu sağlanır. Geri dönüşüm ile tasarruf edilen enerji miktarı atık cins ve bileşimine bağlı olarak değişmektedir. Örneğin bir alüminyum kutunun geri dönüşümü ile %90, kağıdın geri dönüşümü ile %60 oranında enerji tasarrufu sağlandığı birçok uzman tarafından ifade edilmektedir.

Atık miktarı azalır. Geri dönüşüm sayesinde çöplüklere daha az atık gider ve buna ek olarak bu atıkların taşınması ve depolanması kolaylaşır, çünkü artık daha az çöp alanı ve daha az enerji gerekmektedir.

Geri dönüşüm ekonomiye katkı sağlar Geri dönüşüm sayesinde hammaddelerin azalması ve doğal kaynakların tükenmesi önlenecek, böylelikle ülke ekonomisine katkı sağlanacaktır [4].

03. Enerji Açısından Ambalaj Ekolojik Dengesi

Endüstriyel üretim atıkların çevreye verdiği olumsuz etkiler artık doğanın çevre dengesini bozar hale gelmiştir. Günümüzde çevre atıklarından kurtulmak için geliştirilen, arıtma, geri dönüşüm ve yeniden kullanma gibi yöntemlerin yeterli olmayacağı ortaya çıkmıştır. Bu durumda yeni arayışlar ve daha kalıcı çözümler geliştirilmektedir. Son zamanlarda ortaya atılan kavram “çevre-denge” etkileridir. Endüstriyel ürünlerin yaşam sürecinde, çevre ile olan ilişkileri her aşamada incelenerek, çevreye getirdiği toplam yük etkileri değerlendirilmektedir. Ekolojik denge, çalışmalarının özünde; “çevreyi daha az etkileyen malzeme ve teknolojilerin seçimi” ana ilkesi bulunmaktadır. Çünkü bugüne kadar öngörülen yöntemler tüketim sonrası veya kirlenme olduktan sonra meydana gelen etkiyi azaltmak yönündedir. Ambalaj malzemesi ve ambalajlı ürün “çevre-denge” etkileri yönünden incelendiğinde ilginç sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Ancak araştırmalar oldukça yenidir ve bulgular yeterince ortaya konmamıştır. Ambalajın çevreye etkisini azaltmak ve çevre uyumlu ambalajlar üretmek için aşağıdaki ilkeler öngörülebilir:

–       Hammaddeden başlayarak, pazarlama, tüketim ve kullanım süreci boyunca çevre etkilerini azaltan tasarım ve üretim yöntemlerinin seçilmesi,

–       Ambalajın, çevre dengesi tüm bir sistem içerisinde düşünülmelidir. Çünkü üretim ve tüketimin her aşamasında bir çevre yükü söz konusudur.

–        Denge alanı içinde her aşamada toprak/hava/su kirlenmesi yaratacak katı, sıvı ve gaz atıklarının yanında ambalajın kendi katı atıklarından doğan yükler söz konusudur [5].

03.01. Ambalaj ve Enerji

Ambalaj malzemeleri üretiminde yoğun enerji kullanılmaktadır. Örneğin cam alüminyum izabe sanayiidir. Plastik ambalajlar ise petrol kökenlidir.

Ambalaj, üretici ve tüketicisini çevre konusunda eğitilmesi ve yönlendirilmesi, artık hammaddeden başlayarak, tüketim sonrası atık değerlendirmede dahil olmak üzere tüm bir yaşam süreci içindeki etkileri tartışılmaktadır. Çeşitli ambalajların çevre ile ilişkileri çok yönlüdür. Ekolojik, ekonomik ve endüstriyel birçok faaliyeti kapsamaktadır.

EKONOMİ

Düşük maliyet

EKOLOJİ

Düşük maliyet

Ambalaj

Pazarlama

enerji

Ambalaj sistemi

hammadde

Üretim

Koruma

hava/su

Dağıtım

Kirlilik

Atık

Üretim

             Atık

Şekil 1. Ambalaj Çevre İlişkileri [5]

Yukarıda verilen ilişkiler üretimden, tüketim sonrasına kadar olan bir yaşam sürecini kapsadığı görülmektedir.

03.02. Ambalajın Yaşam Süreci Analizleri

Ambalaj “yaşam süreci analizleri”(yasa) ortaya yeni atılan bir kavramdır. Herhangi bir ürün veya işlemin hammadde elde edilişinden, tüketim veya yeniden kullanımı dahil olmak üzere, çevreye getirdiği yüklerin araştırılmasıdır. Çevre etkileri; hammadde ve enerji tüketimi, hava/su ve toprak gibi çevre unsurlarına atık değerleri olarak belirlenmektedir. Bütün bu ilişkiler ambalajın üretiminden tüketim sonrasına kadar olan süreci kapsar. Örneğin cam ambalajda dönüşlü ve dönüşsüz tüketim sistemleri bulunmaktadır. Tek yönlü olan dönüşümsüz ambalajlarda üretim maliyetleri ve kaynak tüketimi her ambalaj için geçerlidir. Ancak dönüşlü ambalajda tüm üretim girdileri dönüş sayısına bölünür. Bu durumda yalnızca ulaştırma ve temizleme girdileri için harcanan enerji ve temizlik malzemelerinin getirdiği çevre yükleri vardır. Cam ambalajda dönüş sayısını 10–25 arasında değişmektedir. Yeniden dolum sayısı arttıkça tüketilen toplam enerji azalmaktadır. Bu durumda çok sayıda geri dönüş yapabilen cam malzemeler avantajlı durumda görünmektedir. Kaynakta ayrımı yapılarak geri kazanılmış (temiz) plastiklerin yeniden kullanılması sonucu yalnızca enerji tasarrufu sağlanması yanında diğer çevre kirleticilerin atmosfere yüklediği çıktılar da azalmaktadır. Böylece 1 ton kullanılmış LDPE 1.41 ton petrol (hammadde) + 0.40 ton petrol eşdeğeri enerji tasarruf elde edilmektedir. Aynı şekilde cam ambalaj üretiminde kullanılan 1 ton kırık cam için 1.2 ton hammadde 120 kg petrol eşdeğeri enerji tasarruf edilmektedir [5].

03.03. Ambalaj ve Ekolojik  Denge

Endüstriyel üretimin çevreye verdiği zararları ortadan kaldırmak veya en aza indirmek gereklidir. Ancak bu durumda bir seçim ve ayrım yapma zorunluluğu doğmaktadır. Göreli olarak birine göre diğerine seçmek veya ayırmak gibi güç ve karmaşık bir sorun ortaya çıkmaktadır. Burada endüstri ve çevrecileri karşı karşıya getirmekte ve tartışmaya itmektedir. Ancak bir ayrıma gitmek de zorunludur. Çünkü tüketim sonrası çevreye etkisi az gibi görülen bir ambalajın; hammadde üretim aşamasında zararlı etkileri ortaya çıkabilmektedir. Günümüzde “yaşam süreci” terimi ön plana geçmiştir. “beşikten-mezara” olarak ifade edilen bu kavram, ambalajın tüm aşamalarındaki çevre etkilerini kapsamaktadır. Ancak etkileri analizle ölçmek ve değerlendirmek oldukça güç bir iştir. Bu amaçla geliştirilen bilgisayar programları ile tarafsız enstitüler tarafından yapılan araştırmalar hızla sürdürülmektedir [5].

04. Geri Dönüştürülen Gıda Ambalajları

04.01. Alüminyum ve Alüminyum Folyo

Alüminyum yeryüzünde oksijen ve silisten sonra en bol bulunan maddelerden biridir. Metal olarak silisyumdan sonra yeryüzünde en bol bulunan metaldir. Alüminyum 1820 yılında keşfedilen ve yeryüzünde %8 oranında bulunan bir metaldir. Dolayısıyla hammaddelerden alüminyum üretimi dünyadaki bugünkü tüketim hızına göre 1000 yıl yetecek kadardır. Alüminyumun yeryüzündeki en önemli hammadde bileşiği boksittir [6].

Alüminyum folyo, gıda korunması özelliğine sahip çok ince tabakalardır. Alüminyum folyo %98 saflıktadır. Jips ve hafif yiyecek paketlemede kullanılan plastik filmlerle karıştırılmamalıdır. Meyve suyu kutuları ve kahve torbaları gibi paketlemede çok ince 5 µm kalınlıkta alüminyum folyo kullanılır. Folyo bu maddeleri uzun süre sağlıklı şartlarda, taze korumak için önemli bir bariyerdir. Sıcaklık toleransından dolayı sıcak ve soğuk işleme tabii tutulabilir.

Alüminyum folyo üretmek için, alüminyum külçe, sıcak olarak açılır ve 2 ila 4 mm kalınlığa kadar indirilir. Daha sonra soğuk açma işlemi ile 5 ila 400 µm kalınlığa kadar açılır [6].

04.01.01. Alüminyum Ambalajın Geri Kazanımı

Kullanılmış alüminyum ambalajlar katı atık değil, değerli bir malzemedir. Tekrar kazanılması gerekli en önemli maddelerden biridir. Tüm ambalaj malzemeleri üzerinde geri kazanma işareti olmalı ve geri kazanıldığında getirdiği avantajlar belirtilmelidir.

Ambalaj atıklarının geri kazanılması bir proje olarak yürütülmektedir. Bazı batılı ülkeler buna “MAVİ MELEK PROJESİ” ismini vermişlerdir. Bu projede ambalaj atıklarının nerede, nasıl, ne zaman ve hangi tür toplama araçları ile toplanacağı, nerede ayrıştırılacağı, geri kazanılan ürünlerin nerelerde değerlendirileceği, tüketicilerin nasıl eğitileceği, tüketicinin görüş ve eleştirileri, e-ambalaj hattının kurulması, toplayıcıların eğitilmesi, sokak toplayıcılarının sisteme nasıl organize edileceği, ambalaj atıklarını toplamanın getireceği yararları, piyasaya sürenlerin, belediyelerin ve toplumun yükümlülükleri ve hedefler belirtilmelidir. İçecek ve gıda ürünlerini piyasaya sürenler ambalaj malzemeleri üzerine mutlaka gerekli her türlü bilgiyi açıkça belirtmelidirler.

Alüminyum içecek kutuları su ile çalkalanıp içi temizlendikten sonra ezilerek mavi renkli geri kazanma kutusuna veya torbasına konur. Ezilmeden konursa geri dönüşüm kabında büyük yer işgal eder. Taş, kağıt ve sigara gibi yabancı maddeler alüminyum kutu içine atılmamalıdır. Bu gibi maddeler geri kazanma işlemini ve maliyetini zorlaştırır ve artırır. Bu maddelerin ayıklanması oldukça zaman alıcıdır.

Şekil 2. Ezilmiş Alüminyum Kutu [6]

Gıda ambalaj atıklarının en fazla oluştuğu yerler, insan trafiğinin yoğun olduğu apartmanlar, siteler, stadyumlar, yüzme havuzları, lokantalar, hazır yemek tesisleri, okullar, parklar, eğlence merkezleri, oyun salonları, oteller, büfeler, iş hanları, otogarlar, kamu ve özel kurum binaları, yurtlar ve okul kampüslerinin olduğu yerler alüminyum kutularının ve diğer ambalaj atıklarının en fazla oluştuğu yerlerdir. Bu gibi yerlerde uygun noktalara konacak mavi renkli geri kazanma kumbarası veya taşımalık ile ambalaj atıkları ve kullanılmış alüminyum birlikte ayrı toplanabilir.

Gelişmiş ülkelerde alüminyum kutuların ve malzemelerin geri dönüşümü üç metotla yapılmaktadır. Bunlar;

1.    Market, alışveriş merkezi, okul gibi yerlerde alüminyumlu içecekler depozite bedelli olarak satılmaktadır. Boş alüminyum kutularını geri getiren kişilere depozite bedelinin geri ödenmesi veya şehrin muhtelif yerlerinde oluşturulan ambalaj atığı toplama merkezlerinde kullanılmış alüminyumun bir bedel karşılığı satın alınmaktadır. Bu metodun diğer toplama işlemlerinden en önemli avantajı toplama işlemi verimlidir, fakat maliyeti çok yüksektir. Geri Öde Toplama Mekanizması birçok ülkede çok popülerdir.

2.     İşyeri, okul, site, apartman, lokanta, restoran, otel ve büfe gibi yerlerde tüketicilerin veya işleticilerin ambalaj atıklarını mavi renkli torbalara koyarak o bölgede oluşturulan toplama programına göre haftada veya on beş günde bir lisanslı firma tarafından toplanmaktadır.

Şekil 3. Evlerde veya İşyerlerinde Ayrı Toplanan Ambalaj Atıkları [6]

3.    Tüketicilerin evlerde veya işyerlerinde ayrı topladığı ambalaj atıklarını şehrin muhtelif yerlerine yerleştirilen mavi renkli kumbaralara veya taşımalıklara atması ve lisanslı firmanın bunları toplaması ile bu işlem gerçekleştirilmektedir. Bazı Avrupa ülkelerinde oluşturulan belli toplama merkezlerinde satın alma yolu çok popülerdir. Halk kullandıkları alüminyum kutuları toplayarak oluşturulan satın alma merkezlerine belli ücret karşılığı satmaktadırlar. Çoğu merkezler ambalaj atıklarını ağırlık esasına göre satın almaktadırlar.

Ambalaj atıklarının kaynakta ayrılması, ülke için ekonomik toplama sisteminin belirlenmesi, taşınması, ayrıştırma tesislerinin kurulması, işletilmesi ve tüketicilerin eğitimi ile ilgili gerekli altyapı hizmetleri belediyelerin koordinasyonunda yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yapılmalıdır. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, ambalaj atıklarının kaynakta ayrı toplama işini yeterli araç, donanım, eğitilmiş insan güçü ve uygun ayrıştırma tesisi olan lisanslı firmalara yaptırabilir. Büyük marketlerde, alışveriş merkezlerinde veya tüketicinin kolayca oluşabileceği yerlerde ambalaj atığı toplama merkezleri oluşturulmalıdır. Tüketicilerin ambalaj atıklarını bu merkezlere getirmesi sağlanarak taşıma maliyeti en alt düzeye indirilmelidir.

Gıda ambalaj atıklarını toplama (ticari, konut ve sanayiden) taşıma, ayrıştırma tesisinde elle veya mekanik olarak tasnif etme, alüminyum üretimine katma ve yeni üretilen alüminyum malzemelerin pazara girmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Avusturya’da şehrin muhtelif yerlerine yerleştirilmiş 880.000 adet ambalaj atıkları kumbaraları bulunmaktadır [6].

Türkiye’de kullanılmış alüminyumlar sağlıksız olarak toplanmaktadır. Evlerde, işyerlerinde veya okullarda çöpler karışık olarak çöp kutularına atılmaktadır. Sokak toplayıcıları çöp kutularındaki karışık çöpleri karıştırarak, temiz olmayan şartlarda ambalaj atıklarını sağlıksız olarak geri kazanmaya çalışmaktadırlar. Toplanan bu maddeler oldukça kirlidir. Tekrar geri kazanma işlemine sokulmadan önce ambalaj atığı üzerindeki kirleticilerin bertaraf edilmesi gereklidir. Bu da ilave bir işçilik, arıtma maliyeti ve kirlilik getirmektedir. Gelişmiş hiçbir ülkede böyle bir uygulama yoktur. Sokak toplayıcıları tıbbi atık, tehlikeli atık ve zararlı atık gibi her türlü atıklara doğrudan maruz kalmaktadır. Bunun anlamı insan sağlığının hiçe sayıldığı sağlıksız toplamadır.

Ambalaj atıklarının toplanması, taşınması ve ayrıştırılması uluslararası normlarda ve sektörel temelde değerlendirilmesi gereklidir. Ambalaj atıklarının belli bir plan dahilinde kaynakta ayrı toplanması, taşınması ve ayrıştırılması çevre sanayi sektörünün geliştirilmesinde itici güç olacaktır. Toplama kapları, araçları ve ayrıştırma sistemlerinin seçimi ve oluşturulması, yetişmiş insan gücünün çalıştırılması, eğitim programlarının düzenlenmesi kaynakta ayrı toplamayı hızlandıracak ana faktörlerdir. Kaynakta ayrı toplama işlemi mutlaka belli bir sistem ve plan dahilinde yürütülmelidir. Ambalaj atıklarının sağlıksız olarak toplanmasına son verilmelidir. Toplama sistemi kurulurken tüketicilerin uygulamalı eğitimine önem verilmelidir.

A.B.D. de kullanılan alüminyumun %65 i geri kazanılmaktadır. A.B.D. de yılda bir milyar kg dan fazla kullanılmış alüminyum çöpe atılmaktadır. İstanbul’ daki katı atık içinde %5.8 ve Bursa’dakinde ise %4 oranında metal bulunmaktadır. Yani her yıl İstanbul’da 180.000 ton çok değerli, geri kazanılabilir metal malzemeler depolama alanında israf edilmektedir. Bu malzemeler geri kazanıldığında ekonomiye katkısı en az 30 milyon dolar olacaktır [6].

Şekil 4.  A. B.D. Alüminyum Kutuları Geri Kazanma Oranı [6]

Alüminyumun malzemelerin daha verimli kullanılması tüm ülkelerin ortak hedefleridir. 1970 li yıllarda 0.450 kg ağırlığındaki alüminyum levhadan 22 kola veya soda kutusu üretilirken bugün 32 kola veya soda kutusu üretilebilmektedir. Hedef daha fazla sıvının daha hafif ambalaj malzemelerinde ambalajlanmasıdır [6]. Böylece kaynakların daha verimli kullanılması sağlanmaktadır.

Geri kazanılması gerekli önemli alüminyum atığı da alüminyum kırpıntılarıdır. 1990 yılında dünyada 2.393.000 ton alüminyum kırpıntı geri kazanılıp üretime katılmıştır. Alüminyum kırpıntılar kesinlikle çöpe atılmamalıdır. Alüminyum kırpıntılar ekonomik açıdan daha önemlidir.

Avusturya’da 2000 yılında 39.000 ton alüminyum metal, konutlardan, işyerlerinden ve sanayiden toplanmıştır. İsviçre’de kullanılan alüminyumun %38’i geri kazanılmıştır. Yani ambalaj sanayinde kullanılan 9000 ton alüminyumun 2000 yılı verilerine göre 3410 tonu geri kazanılmıştır. İsviçre’de kişi başına alüminyum kullanımı 0.4 kg/kişi/yıldır. A.B.D de bir kg kullanılmış alüminyumun bedeli 0.7-1.5 dolar arasında değişmektedir. 2000 yılında A.B.D de geri kazanılan alüminyum kutu miktarı 862.000 tondur [6].

1994 yılı verilerine göre İsviçre, İsveç ve Avrupa Birliği Ülkelerinde ortalama sırasıyla %92, %88 ve %40 oranında kullanılmış alüminyum geri kazanılmıştır. 2002 yılı verilerine göre Avrupa Birliliği ülkelerde alüminyum kutu geri kazanma oranı %46 dır. Japonya’da piyasaya sürülen 17 milyar adet alüminyum kutunun %78.5 geri kazanılmaktadır [6].

Avrupa ülkelerinde alüminyum içecek kutusunun pazar payı ve geri kazanılan alüminyum içecek oranı Tablo 1 de verilmiştir. Tablo 1 incelendiği zaman alüminyum içecek kutuların en fazla toplandığı Avrupa ülkeleri içinde sırasıyla İsveç, İsviçre, İzlanda ve Almanya olduğu görülür. Bu ülkelerde ambalaj atıkları önemli oranda geri kazanılmaktadır [6].

04.01.02. Kullanılmış Alüminyumdan Alüminyum Üretimi

Geri dönüşüm tesislerine diğer ambalaj atıkları ile birlikte getirilen kirli ve üzeri boyalı veya kaplı kullanılmış alüminyum yürüyüş bandına konur. Konveyör boyunca alüminyum bazı büyük magnetlerden geçirilir. Bu şekilde çelik veya diğer metaller ayrıştırılır. Diğer malzemelerden ayrıştırılan alüminyum kutular ve malzemeler ezilir ve balyalama makinesi ile balyalanır. Balyalanmış alüminyum, üretim tesisine gönderilir. Balyalamanın temel nedeni taşıma maliyetini en aza düşürmektir [6].

Tablo 1. Avrupa Ülkelerinde Alüminyum Geri Kazanma Oranı (1995) [6]

Ülkeler

Alüminyumun Marketteki Payı (%)

Geri Kazanma Oranı (%)

Almanya

14

70

İngiltere

78

28

İtalya

97

35

Yunanistan

100

34

Avusturya

70

50

İsveç

100

91

İrlanda

86

18

Fransa

35

14

İspanya

40

14

Benelux

21

10

İsviçre

100

85

İzlanda

100

80

Portekiz

68

17

Türkiye

77

40

Doğu Avrupa

40

ihmal

Diğerleri

90

ihmal

TOPLAM

55

3

Balyalanmış alüminyum aşırı nem içerebilir. Nem fırında patlamalara neden olur. Bunu önlemek için önce balyalar parçalanır. Alüminyum daha sonra üzerinde bulunan tüm boyaların, nemin ve kirliliklerin giderilmesi için sıcak fırına konur. Fırında alüminyum üzerindeki boyalar ve kaplamalar giderilinceye kadar ısıtılır. Daha sonra külçe haline getirmek için döner fırına konur ve 700°C ye kadar ısıtılır. Katı alüminyumun tam olarak erimesi için karıştırılır. Oluşan gazlar güçlü fanlarla ortamdan giderilir. Gazlar önce soğutulur ve sonra torbalı filtrede parçacıklar bertaraf edilir. Arıtılmış gazlar yüksek bir bacadan atmosfere atılır (Şekil 5). Erimiş hale gelen alüminyum hücrenin tabanında toplanır ve buradan alınarak kalıplara dökülür. Çeşitli işlemlerden sonra tekrar alüminyum kutu veya diğer alüminyum malzeme üretiminde kullanılır [6].

Şekil 5. Alüminyum atığı ve kırpıntısından alüminyum üretimi [6]

Erime işleminden sonra alüminyum geniş kaplara dökülür. Döner bir fırında yapılan eritme ünitesi silindirik çelik tamburdan ibarettir. Tambur refrakter tuğla ile kaplıdır. Arzu edilen karakterde korozyona dayanıklı ve kuvvetli alüminyum elde etmek için sıvı alüminyumun içine az miktarda başka metaller ilave edilir. Korozyona dayanıklılık için magnezyum, kuvvetlendirmek için bakır ilave edilir. Dökülen külçelerin ağırlığı yaklaşık olarak 27.200 kg dır.

Soğuyan külçeler kalın dilim halinde getirilir. Dilimler rulo haline dönüştürülür. Rulolardan alüminyum levhalar elde edilir. Yeni ürünler elde etmek için baskılanır ve şekillendirilir (Şekil 6)

Şekil 6.  Alüminyum külçenin levha, plaka veya folyo haline getirilişi [6]

A.B.D. de yeni alüminyum malzemelerin %55 i kullanılmış alüminyumdan üretilmektedir. 2000 yılında 100.8 milyar alüminyum kutunun 62.6 milyar adeti geri kazanılmış alüminyumdan üretilmiştir. Avrupa ülkelerinde kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretimi Şekil 7 verilmiştir [6].

Şekil 7. Avrupa ülkelerinde geri kazanılmış alüminyumdan alüminyum üretimi [6]

04.01.03. Alüminyum Ambalajları Geri Kazanmanın Avantajları

Alüminyum üretiminde en önemli hammadde kullanılmış alüminyumdur. Kullanılmış alüminyum tekrar tekrar alüminyum üretiminde kullanılabilir. Alüminyum malzemeler %100 geri kazanılabilir. Kullanılmış alüminyum geri kazanılarak sadece katı madde miktarı azaltılmaz, aynı zamanda boksit madeni doğal kaynağı ve enerji korunmuş olur. Bir kilogram alüminyum kutu geri kazanıldığında;

–       8 kg boksit madeni,

–       4 kg kimyasal madde,

–       14 kW/sa elektrik enerjisi kullanımı korunmuş olur.

Boksit madeninden yeni bir alüminyum kutu yapmak için gerekli enerji 20 birim ise kullanılmış alüminyum kutu yapmak için gerekli enerji 1 birimdir. Yani kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretimi, hammaddeden alüminyum üretimine göre %95 daha az enerji gerektirir. Böylece önemli oranda enerji kaynağı korunmuş olur. (Şekil 8)

Kullanılmış alüminyum geri kazanılıp üretime sokulduğunda %99 oranında baca gazı kirletici emisyonu azalır. Kullanılmış alüminyum geri kazanılması demek, daha az enerji ve hammadde tüketimi demektir. Kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretilerek sera gazı sürümü %95 ve atık su kirlenmesi %97 oranında azaltılabilir [6].

On adet alüminyum içecek kutusu geri kazanıldığında, 100 kW/sa lik bir lambanın 35 saatte veya bir TV’ nin 30 saatte harcadığı elektrik enerjisi korunmuş olur.

Doğal kaynakların korunması, işletme maliyeti, enerji ve işçilik giderlerinin minimize edilmesi için kullanılmış alüminyum malzemeler kaynakta ayrı toplanmalıdır. Kullanılmış alüminyumun imhası geri dönüşüm sisteminin bir öğesi olmamalıdır.

Kullanılmış alüminyum yerine boksit gibi doğal kaynaklardan alüminyum üretmek oldukça pahalı ve aşırı enerji gerektiren sistemdir. Alüminyum kullanılmaya başlandığından beri geri kazanılma işlemi yapılmaktadır. Alüminyumun geri kazanılması için, toplum bilinci 1980 li yıllarda başlamıştır. Alüminyum dünyada en fazla kullanılan demir dışı metaldir. Dünyada en fazla kaynakta ayrı toplanan ambalaj atıklarından biri ve en önemlisi alüminyumdur. Kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretildiğinde %95 daha az enerji tüketilir ve işçilik ve yatırım maliyeti en aza düşer [6].

Şekil 8. Hammaddeden alüminyum ile kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretiminde enerji mukayesesi [6]

Şekil 9. Hammadde tüketimi ile ilgili karşılaştırma [6]

Bir ton kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretilirse;

– 1300 kg boksit bakiyesi,

– 15000 litre soğutma suyu,

– 860 litre proses suyu,

– 2000 kg CO2 ve 11 kg SO2 emisyonu daha az oluşur.

nsan sağlığını olumsuz etkilememek, hayvan ve bitkileri tehlikeye maruz bırakmamak, yüzeysel ve yeraltı sularını kirletmemek, hava kalitesini bozmamak, gürültüye neden olmamak, doğal kaynakları, doğayı ve çevreyi korumak ve tehlikeli atık oluşturmamak için ambalaj atıkları kaynakta ayrı toplanmalıdır. İklim değişikliğine neden olan sera gazı sürümünü azaltmak için her türlü kullanılmış alüminyum geri kazanılmalıdır [6].

Alüminyum üretiminde en önemli hammaddenin kullanılmış alüminyum olduğu unutulmamalıdır.

Ambalaj malzemelerini piyasaya sürenler;

·        En az atık oluşturucu ambalaj malzemeleri kullanma,

·        Ambalaj malzemeleri tekrar tekrar kullanma,

·        Ambalaj atıkları geri kazanma,

·        Geri kazanılan ambalaj atıklardan yeni ürün üretilmesini sağlamalıdırlar.

Yolların katı atık miktarını azaltmak için kendilerine rehber edinmelidirler. Ambalaj malzemeleri ve ambalaj atıklarını da içine alacak şekilde malzeme akış yönetimi oluşturmalıdırlar.

Alüminyum diğer ambalaj atıklarına göre daha fazla geri kazanılmaktadır. Çünkü kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretimi orijinal hammaddeden alüminyum üretimine göre daha çok ucuza mal olmaktadır. Diğer önemli husus alüminyum sanayicileri, kullanılmış alüminyumun geri kazanılmasının önemine ve ekonomik değerine inanmaktadırlar. Dolayısıyla alüminyum sanayicileri geri dönüşümü aktif olarak desteklemektedirler. Geri dönüşümün artması ve kararlı hale dönüşmesi için programlar yapmaktadırlar.

04.02. Kağıt-Karton

Hammaddeden kağıt üretimi birkaç kademede gerçekleşir. İşlem ağaç kesme ile başlar. Ağaçlar kesildikten sonra uygun noktaya nakledilir.

Kesilen odunun %20-25 oranında serbest su içermesi için 10-15 gün sulu ortamda bekletilir. Dolayısıyla kağıt fabrikaları suyu bol olan yerlerde kurulmaktadır. Su ortamından alınan odunlar işletmeye verilir. Kabuk soyma makinesi ile odunların kabukları soyulur.

Kağıt üretiminde ilk kademe kağıt hamuru elde etmektir. Selüloz fiberler bağlı malzemeden, ligninden ayrılır. Ham fiberi hamura dönüştürmek için iki metot vardır. Bunlar mekanik ve kimyasal metotlardır. Mekanik kağıt hamuru üretim işleminde disk aşınma ve kütükleme gibi metotlarla odun fiberlere ayrıştırılır. Mekanik işlemler genellikle kozalaklı bitkilere uygulanır. Bu metotta amaç saf hamurdan ziyade daha fazla ürün elde etmektir. Ürüne odun hamuru denir ve daha düşük kalitededir. Kimyasal mekanik işlemler, mekanik aşınma ve kimyasal maddeler gerçekleştirilir. Kimyasal mekanik metotla kağıt hamuru üretimi ile kimyasal termal metotla kağıt hamuru üretimi birbirine benzer. Fakat daha az mekanik enerji, sodyum sülfit, karbonat ve hidroksil kağıt hamurunun yumuşatılması için kullanılır [7].

04.02.01. Kağıt Ambalajın Geri Kazanımı

Kullanılmış kağıtların geri dönüşüm işlemi için düzgün bir program yapılmalıdır. Çünkü kullanılmış kağıtları toplama ve taşıma en büyük maliyeti oluşturur. Program doğru ve sağlıklı yapılmazsa geri dönüşüm maliyeti çok yüksek olur.

Şehrin belirli yerlerinde oluşturulacak merkezlerde kağıtlar kaynaktan mümkünse motorsuz araçlarla toplanmalıdır.

Kağıtları geri kazanma oranları Şekil 10’da verilmiştir. Geri kazanma oranının en yüksek olduğu ülkeler Almanya, Avusturya, Norveç, Finlandiya ve İsveç’tir.

Kağıt toplama ve tekrar kullanma oranının Avrupa Ülkelerinde değişimi Şekil 10’de verilmiştir [7].

Şekil 10. Avrupa Ülkelerinde Geri Kazanma ve Kullanma Oranı

Şekil 10 de görüldüğü gibi geri kazanılmış kağıtları tekrar kullanma oranının en düşük olduğu ülkeler, orman alanı bol olan; İsveç, Finlandiya, Norveç’tir. Bu ülkelerde geri kazanılan kağıtlar, verilen mantık çerçevesinde enerji elde etmek amacı ile kullanılmaktadır. Buna göre geri kazanılan kağıtlar enerji üretiminde kullanılırsa fosil yakıt tüketimi azalır. Üretilen kağıtlar iki defa kullanılmış olur. Böylece fosil yakıt yerine atık kağıt kullanıldığı için atmosfer atılan CO2 emisyonunda da önemli azalmalar olur. Kullanılmış kağıdın kalorifik değeri 3.500 Kcal/kg, kül %2.7, karbon %44.7, hidrojen %6.1, oksijen %48.1 ve azot %0.4’dir. Dolayısıyla orman alanları bol olan ülkeler, atık kağıtları geri kazanma işlemlerini hızlı şekilde devam ettirmektedirler. Ancak geri kazanılmış kağıtlar enerji amacı ile kullanmakta ve depolanması önlenmektedir [7].

Tablo 2. Çeşitli Ülkelerde Atık Kağıt Toplama ve Tekrar Kullanma Oranı

Ülkeler

Kullanma  (%)

Geri Kazanma (%)

Almanya

60

71

Hong Kong

100

61

İsveç

17

52

A.B.D

39

45

Kanada

24

43

İngiltere

69

40

Finlandiya

6

34

Arjantin

44

31

Çin

37

28

İsrail

78

24

04.02.02. Kullanılmış Kağıttan Kağıt Üretimi

Kağıt sanayisinde kullanılmış kağıt kullanımı hızlı şekilde artmaktadır. 1985 yılında kağıt sanayisinde %31.6 kullanılmış kağıt kullanılırken bu oran 1995 yılında  %41.9’a çıkmıştır. Dolayısıyla kullanılmış kağıtların nasıl toplanacağı yanında kirletilmeden toplanması da oldukça önemlidir. Kullanılmış kağıtların kağıt üretiminde kullanılması ile depolama tesisinde atık kağıttan metan veya sera gazı oluşumu da minimize edilmiş olur.

Selüloz fiberler fiber bağı oluşturmada özel özelliğe sahiptir. Kağıda su ilave edildiği zaman fiber bağları zayıflar.

Kağıt üretim tesislerinde kullanılmış kağıt önce küçük parçalara ayrılır. Kağıt yapımında kullanılacak madde ıslatılır. Pres ile bastırılıp düzeltilir ve kurutulur.

Birinci kademede kullanılmış kağıdın su içerisinde liflerinin ayrışması sağlanır. Bu işlem belli bir sıcaklıkta yapılır. Ortamdaki baskı boyaları, yapışkan ve yabancı maddeler temizlenir. Fiberlerin tekrar işlenmesinden dolayı belli miktar fiber kaybı olur. Atık kağıdın işlenmesine bağlı olarak bu kayıp %10-25 arasında değişir [7].

Hamur haline getirilen kullanılmış kağıt içindeki 5 mm den büyük çaplı katı maddeler sarsan elekte tutulur. Taş, çakıl, kum, cam, metal gibi yoğunluğu elyaftan büyük olan maddeler kum tutucuda tutulurlar.

Hamur daha sonra sık aralıklı elek arasından geçirilerek tutkal, çakıl gibi maddelerden arındırılır.

Beyaz kağıt üretiliyorsa; hamur elyafında bulunan mürekkebi gidermek gerekir. Mürekkebi giderilmemiş kağıt hamuru esmer veya gri renktedir. Modern tesislerde kağıtta bulunan mürekkebin %75 ‘i giderilmektedir. Modern tesislerde iki süreç var. Bunlar: 1. yıkama işlemi, 2. yüzdürme işlemidir. Avrupa Ülkelerinde genel olarak ikincisi kullanılmaktadır. Kimyasal maddelerle serbest hale gelen mürekkep parçacıkları temiz su ile yıkama ve yüzdürme işlemi ile giderilir. Yıkama veya yüzdürme işlemi esnasında önemli miktarda dolgu maddesi kaybolmaktadır. Balmumu, bitüm ve yapışkan maddeler dispersiyonlu bir işlemle giderilir.

Temizlenmiş kullanılmış kağıt lifinden gazete kağıdı yapılacaksa üzerine taze odun lifleri eklenir. Sadece kullanılmış kağıt lifleri kullanılarak kağıt üretmek doğru değildir. Çünkü baskı makinelerinden kağıt 100 km/saat hızla geçmektedir. Dolayısıyla hazırlanan kağıt lifleri belli bir mukavemette olmalıdır. Buda ancak ortama taze kağıt ilave edilerek sağlanır. Baskı makinesinden 100 km hızla geçen kağıt bastırılır, düzeltilir ve kurutulur. Kullanılmış kağıttan %100 oranında kağıt üretmek mümkündür [7].

Şekil 11. Orijinal fiber ile geri kazanılmış fiberden gazete kağıdı üretimi esnasında enerji kullanım ve üretim [7] Şekil 12. Enerji ve kağıt geri kazanma [7]

04.02.03. Kağıt Ambalajları Geri Kazanmanın Avantajları

Kağıt üretimi esnasında önemli miktarda enerji tüketilmektedir. Kağıt ve sadece kağıt hamuru üretimi esnasında tüketilen enerji miktarı Tablo 3 de verilmiştir.

Tablo 3. Kağıt üretimi için gerekli enerji [7]

Hamur Türü

Kağıt Üretimi

(GJ/t)

Sadece Hamur Üretimi

(GJ/t)

Odun Hamuru

30-37

15-25

Kraft Hamuru

35-54

26-45

Atık Kağıt Hamuru

13-17

5

Odun hamurundan bir ton kağıt üretmek için 1.02-1.12 ton odun gerekirken kraft hamurundan kağıt üretmek için 1.65-2.25 ton kraft hamuru gereklidir [7].

Eski teknolojilerde bir ton kağıt üretmek için 400 m3 su tüketmek gerekirken modern tesislerde 20-50 ton su kullanmak yeterli olmaktadır. Kullanılmış kağıttan kağıt üretim tesislerinde bir ton kağıt üretimi için sadece 5 ton su kullanmak yeterli olmaktadır.

Kullanılmış kağıtların geri kazanılması ormanların korunmasına katkıda bulunur. Bir ton kağıt üretimi esnasında;

–               2.4 ton odun,

–               440 ton su,

–               7600 kWh elektrik enerjisi,

gerekir.

Eğer kağıttan bir ton kağıt üretilirse, bu takdirde;

–               1.2 ton kullanılmış kağıt,

–               1.2 ton su,

–               2800 kWh elektrik enerjisi,

gerekir.

Kullanılmış kağıtlar çöpe atıldığı zaman 3 ay ila 5 yıl içinde bozunur.

1 ton kullanılmış kağıt çöpe atılmayıp geri kazanıldığı ve kağıt üretiminde tekrar kullanıldığı zaman;

–               17 adet yetişmiş çam ağacının kesilmesi,

–               36 ton sera gazı CO2 atmosfere atılması,

–               4100 kWh elektrik enerjisinin israf edilmesi,

–               267 kg kirletici gazın atmosfere atılması,

–               1750 litre fuel-oilin israf edilmesi,

–               3-4 m3 depolama alanı tasarruf edilmesi,

–               85 m2 ormanlık alanın tahrip edilmesi,

–               38,8 ton suyun israf edilmesi,

önlenir.

Kullanılmış kağıtların %15-20 lik kısmını pratik olarak kağıt üretiminde geri kazanarak kullanmak mümkün değildir. Çünkü kullanılmış kağıtların lifleri her seferinde ortalama  %15-20 oranında zayıflar [7].

Türkiye’de günde üretilen katı atık miktarı 65.000 ton’dur. İstanbul’da ise 8.500 ton/gün’dür. Bir m3 odun yaklaşık olarak 200 kg karbon içerir. 1 ton kullanılmış kağıt ise 447 kg karbon içerir.

1 m3 odun (veya kağıt, odunla yoğunluğu aynı);

–               fosil yakıt yerine kullanılırsa 600 kg,

–               hafif ağırlıklı beton briket yerine kullanılırsa 800 kg,

–               kırsal bölgelerde yapılarda çelik yerine kullanılırsa 500 kg,

–               kapı ve pencerelerde alüminyum doğrama yerine kullanılırsa 1200 kg

CO2 in atmosfere atılması önlenir [7].

Kağıt üretiminde ana hammadde bitkilerdir. Bitkiler (ağaçlar v.s.) ile fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere atılan sera gazı karbondioksiti, güneş ışığı ve topraktaki su ve besi maddesini absorbe ederek odun ve serbest oksijen oluşur.

Ormanlar oksijen üretim fabrikalarıdır. Bir ağaç 1000 gr büyürken 765 litre CO2 absorbe eder ve 770 litre O2 üretirler.

Yakıtların yanması sonucu atmosfere 1850 ile 1998 yılları arasında atmosfere karbondioksit olarak 270 milyar ton karbon atılmıştır. Bu miktarın yarısının fosil yakıtların yanması sonucu geriye kalan kısmın ise ormanların yanması sonucu atmosfere atıldığı tespit edilmiştir. Atmosferde CO2 yoğunluğu  %30 artmıştır.

Atmosfere atılan karbondioksitin %57 si (230 milyar ton) karbon deniz ve ormanlar tarafından absorbe edilmektedir [7].

Dünyada atmosfere atılan yıllık karbon emisyon ve absorblama dengesi

Emisyon

Fosil yakıtların yanması 6,3 milyar ton

Ormanların tahribatı                 1,6 milyar ton

TOPLAM                   7,9 milyar ton (29 milyar ton CO2/yıl)

Absorblama

Deniz ve göller                         2,3 milyar ton

Artan biokütle                          2,3 milyar ton

Atmosferde kalan                    3,3 milyar ton

TOPLAM                   7,9 milyar ton (29 milyar ton CO2/yıl)

Her yıl atmosferde kalan karbondioksit miktarı 12.1 milyar tondur. Karbon dioksitin atmosferde bozunma süresi 150 yıldır. Dolayısıyla sera gazı emisyonunu derhal azaltmak gereklidir.

1850 li yıllarda atmosferdeki karbon dioksit yoğunluğu 285 ppm iken 2000 li yıllarda bu değer yaklaşık olarak 360 ppm e çıkmıştır (Şekil 13)

Şekil 13. Atmosferdeki Karbon Dioksitin Yıllara Göre Değişimi [7]

Fosil yakıt kullanımındaki artış ile ağaç yetiştirme ve kullanılmış kağıtların geri kazanılması aynı oranda gelişmezse CO2konsantrasyonundaki artışın 2050 yılında 500-700 ppm olacağı tahmin edilmektedir [7].

Yeryüzünde canlı hayatının devamı için sınırlı sıcaklık değişimi söz konusudur. Yeryüzünde mevsimlere ve gece-gündüz değişimlerine bağlı sıcaklık, yaklaşık olarak –50°C ile +50°C arasında değişir. Global ortalama sıcaklık ise 27°C dolayındadır.

Kısmen kararlı ortalama sıcaklık, atmosferde mevcut CO2 ve su buharından ileri gelir. Ozon tabakasından geçen UV ışınlarının bir kısmı bulutlar, çöller ve kar alanlarınca geri yansıtılır. Diğer kısmı ise yeryüzü tarafından absorbe edilir ve kızıl ötesi ışınlar şeklinde geri yansıtılır. CO2, 13 µm  ile 100 µm dalga boyundaki kızıl ötesi ışınları absorbe etmektedir.

Eğer, atmosferdeki CO2 ve su buharı tarafından yeryüzünden geri yansıtılan kızıl ötesi ışınlar (UV) tutulmamış olsaydı, gece ile gündüz arasında çok büyük sıcaklık farkları olacak ve canlı hayatı devam etmeyecekti. Bu durum kirlenmeden önceki olayın olumlu yönüdür.

Diğer taraftan, 7 µm ile 13 µm arasındaki UV ışınları, bugün çeşitli uçucu hidrokarbonlar, CFC ve N2O gibi maddelerce absorbe edilmekte ve pencere kapatılmaktadır. Tüm bu olaylar yeryüzünde global sıcaklık artışına sebep olmaktadır.21.yüzyıla girerken, yeryüzünde ortalama 2-3°C’lik bir sıcaklık artışının olacağı ve bu artışın atmosferdeki önemli değişiklere sebep olacağı tahmin edilmektedir. Böylece şiddetli kasırgalar, kış mevsiminde normalin üzerinde sıcak bir havanın hüküm sürmesi ve denizlerin yükselmesi gibi olayların görülmesi olasıdır [7].

04.03. Cam

Cam üretiminde kullanılan hammadde silisli kumdur. Cam silisli kumun çeşitli katkı maddeleriyle birlikte yüksek sıcaklıkta eritilerek şekillendirilmesi sonucu meydana gelen malzemedir [8].

Kronoloji

1970-75 Cam kırığı üniteleri kurarak ilkin Topkapı Fabrikası kuzey bölgelerde, daha sonra da Mersin Fabrikası güney bölgelerdecam ambalaj atığı, CAA (cam ambalaj atığı) toplama işini başlattı.

1985 Batı standartlarına uygun olarak tasarlanan ilk cam kırığı tesisi Çayır ova ’da işletmeye alındı. Tesis, aynı zamanda ambalaj atıkları konusunda Türkiye’deki ilk bağımsız geri dönüşüm tesisi olma unvanına da sahip oldu.

1987 İlk cam şişe kumbara İstanbul Belediye Sarayı’nın önüne yerleştirildi.

1991 Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konularak, ambalaj atıklarının geri kazanımı konusunda ilk yasal düzenleme başladı.

1995 ‘Yeni Ufuklar Projesi’ kapsamında Şişecam, Cam Ambalaj Geri Dönüşüm Sistemi’ni yeniden yapılandırdı, yeni yatırımlara başlandı.

1996 Sözleşmeli Tedarikçilik sistemi oluşturuldu. Şişecam ACS (Anadolu cam sanayii) şemsiyesi altında faaliyet gösteren ilk sözleşmeli tedarikçi işleme tesisi devreye girdi.

1998 40.000 ton civarında olan cam geri dönüşüm düzeyi 70.000 tonlara ulaştı.

1999 Kumbara sisteminin tanıtımı ve tutundurulması kapsamında 50.000 ilköğretim okulu öğrencisine geri dönüşüm faaliyeti tanıtıldı.

2000 Protokol ile işbirliği yapılan belediye sayısı 176ya, kumbara sayısı 4.000’e ulaştı.

2003 cam işleme tesislerinin sayısı İstanbul, İzmir, Kocaeli, Adana ve Konya merkezli olmak üzere beşe ve yıllık cam geri dönüşümü 80.000 ton düzeyine ulaştı. CAMSİAD kuruldu.

2004 cam işleme tesisleri toplama ve işleme izinleri ile ilgili bakanlık lisanslarını aldılar. Yeni yönetmelik yayımlandı.

2005 Dernek tüzel kişiliğine bağlı CAMSİAD İktisadi İşletmesi 12 Ocak 2005 tarihinde kuruldu [8].

04.03.01. Cam Ambalajın Geri Kazanımı

1987 yılında İstanbul’a yerleştirilen 50 kumbara ile başlayan, kumbara ile  geri kazanım projesi bugün başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Mersin, Antalya, İzmit, Eskişehir ve Konya olmak üzere yurt çapındaki 10 büyük şehir, 10 il, 106 ilçe ve 50 beldeyi kapsayan 176 belediye de 4000 adet kumbara ile geri kazanım faaliyetleri devam etmektedir.

Kalitesinde herhangi bir değişiklik olmaksızın %100 geri dönüştürülebilen ve sonsuz defa ikincil hammadde olarak tekrar üretime dahil edilebilen cam ambalaj atıklarının küçük bir bölümü, cadde ve sokaklarda yerleştirilmiş kumbaralar ile kaynağından ve dolumcu tesisleriyle toptancılardan satın alımla toplanır. Kalan büyük bölüm ise, atık depolama alanlarında ambalaj atıklarını ayırma faaliyetlerinde bulunan çöplük işletmecileri ve diğer hurdacı tedarikçilerden temin edilir. Böylece kumbaralar ve toplayıcılar olmak üzere iki ana kanalla geri dönüşüm tesislerine ulaşan cam ambalaj atıkları ikincil hammadde olarak kullanılır.

Cam ambalaj atıkları içindeki diğer yabancı materyallerden belirlenmiş sınır standart spesifikasyonlar içersinde magnetik ayırma, elle ayıklama, kırma, pnömatik ayırma, eleme, ızgaralama, yıkama, otomatik olarak taş seramik, porselen magnetik olmayan metal ayırma işlemleri yoluyla ayrılarak renksiz, bal(kahverengi) ve yeşil renkte üç ayrı gruba dönüştürülür. Daha sonra ikincil hammadde şişe ve kavanoz üretiminde kullanılmak üzere fabrikalara sevk edilir. [9]

Şekil 14. Cam geri dönüşüm süreci [9]

Şekil 15. Camın geri dönüşüm aşamaları [9] 04.03.01.01. Cam Ambalaj Geri Kazanım Döngüsü

04.03.02. Cam Ambalajları Geri Kazanmanın Avantajları

1970 yılından bu süreç içerisine kadar bir milyon tonun üzerinde cam ambalaj atığı toplanarak

-Yenilenemeyen doğal kaynaklardan 1.5 milyon ton hammadde,

-30 bin tonun üzerinde fosil yakıt tasarrufu dolayısıyla sera gazı emisyonunda önemli azalma sağlanmıştır [8].

2003 yılında ülke ekonomisine kazandırılan 120 000 ton ambalaj atığının 80 000 tonu camdır. 2003 yılının sonuna kadar geçen sürede kumbaralar aracılığı ile geri kazanılan cam ambalaj atığı miktarı 65 000 tonun üzerindedir [8].

Ayrıca, belediyeler ile yapılan antlaşmalar çerçevesinde, toplanan cam ambalaj atığı miktarına bağlı olarak hayır ve yardım kurumlarına bu günkü değer miktarıyla 150 000 YTL yi aşan bağış yapılmıştır. Cam ambalajı atığı olarak elde edilen cam kırığı yeni ambalaj üretiminin yanı sıra, cam mozaik ve cam kürecik imalatında girdi olarak kullanılır. Ayrıca çok fazla miktarlarda olmamakla birlikte cam ambalaj atığı uygun şekilde işlenerek sanayi yüzey temizleyicisi, cam kumu, filtre ajanı, cam tozu, katkı ve dolgu malzemesi şeklinde birçok alanda kullanılır.

Ambalaj atıkları cam mozaik, bina dış cephelerinde yalıtım, iç mekanlarda ise dekorasyon amaçlı olarak kullanılır. Cam kürecik ise katma değeri yüksek ve oldukça teknolojik bir üründür. Trafik yol işaretleri ile yol çizgi, şerit kaplamalarda kullanılan boya içerisine eklenerek işaretlerin ışığı geri yansıtması ve gece ışıldaması sağlanmış olur [8].

04.03.03. Türkiye’de Cam Ambalaj Geri Kazanımı

1970 lerin başında doğanın korunarak gelişmenin sürdürülmesi yönünde ortaya çıkan çevre hareketinin dünyada ortaya çıkardığı gelişmeler paralelinde Türkiye ve cam sektöründe de bazı önemli değişimler yaşanmıştır. İlk olarak konunun mevzuat boyutunun oluşturulması yönünde 1983 yılında çıkarılan çevre kanununun ardından destekleyici mevzuat kapsamında 1991 yılında “Katı atıklar kontrolü yönetmeliği” uygulamaya geçirilerek katı atık yönetiminin esasları belirlenmiştir. Böylece diğer ambalaj atıklarının yanı sıra cam ambalaj atığı toplama faaliyeti de önceleri sadece yakıt tasarrufu  ile maliyet düşürme amaçlı iken yönetmeliğe konulan zorunlu geri toplama kotaları kapsamında oluşan yeni çehresiyle ekolojinin korunmasını da içeren bir hammadde tedarik faaliyeti kimliği kazanmıştır.

Yeni durumda daha etkin bir çevreci bir gösterimle yaklaşarak uyum sağlamak için yeni projeler başlatılmıştır. Proje kapsamında cam kırığı kullanımını en yüksek düzeye çıkarma hedefi ile birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalarla atıkların kumbaralarla kaynağından ayrı toplanması ve yurt çapında oluştuğu mahalde aynı bedelle satın alınması ile geri kazanımı ve ardından uygun teknolojilerle ikincil hammadde cam kırığına işlenmesi şeklinde ticari ve teknik bir yapı olan sözleşmeli tedarikçi sistemi oluşturulmak suretiyle Türkiye için cam geri dönüşümünde çok etkili bir lojistiğin uygulamaya geçirilmesi imkan bulmuştur. [2]

04.04. Plastik

Plastik, ilk olarak 1860 yılında Alexsander PARKES tarafından keşfedildi ve bugün geniş bir alanda kullanılmaktadır. Plastik ürünleri dünyada yõlda 80 milyon ton kullanılmaktadır.

Plastiklerin kaynağı, ham petrol, gaz ve kömürdür. Plastiğin genelde ana kaynağı petrol rafinerisinden arta kalan bakiye maddelerdir. Dünyada üretilen toplam petrolün sadece %4 plastik üretimi için kullanılmaktadır.

Plastikler, karbonun hidrojen, oksijen, azot ve diğer organik ve inorganik elementli elementlerle oluşturduğu manomerler diye adlandırılan en küçük ve basit moleküllü gruplardaki çift bağın koparılarak polimerler diye adlandırılan uzun zincirli yapıya dönüştürülmesi ile elde edilen insan yapımı maddelerdir. Polimerler, belli bir sıcaklık ve basınç altında ve belli katalizörler kullanılarak bir reaktörde monomerleri reaksiyona sokularak elde edilir. Bu işlemler sonucu elde edilen polimerler reçine, granüle ve toz halindedir [10].

Polimerlerin plastik ürünlerine dönüşümü üç kademede gerçekleşir. Bunlar;

. Reçine granüller veya tozları yumuşatmak için ısıtılır,

. Yumuşatılmış madde belli kalıplara dökülür,

. Ürün soğutulur ve şekillenmiş plastik ürün, elde edilir.

Plastik ürünlerinin üretildiği birkaç metot var. Bunlar, akıtma ile dökme (kalıba dökme)  ekstrüzyonlu kalıba dökme, üflemeli kalıba dökme, sıkıştırmalı dökme ve vakum termo şekil vermedir. Bugün takriben 40 farklı bir polimer kullanılmaktadır. Her bir polimer farklı kimyasal

kompozisyona sahiptir.

Plastikler düşük yoğunluklu, kuvvetli, istenen şekilde şekillendirme özelliğine sahip ve düşük maliyetinden dolayı daha fazla alanda kullanılmaya başlanılmıştır. Kullanım kapasitesi sürekli olarak artmaktadır. Plastikleri ayırt etmek için plastik teşhis etme kodu kullanılır. Genelde kullanılan 7 tür plastik teşhis etme kodu var. Bunlar, polietilen tereftalat (PET veya PETE veya PE), yüksek yoğunluklu polietilen (HDPE), polivinil klorür (PVC), düşük yoğunluklu polietilen (LDPE), polipropilen (PP), polistiren (PS), genişletilmiş (veya köpükleştirilmiş) polistiren (EPS) ve diğeridir.

Plastikler günlük hayatımızda çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Plastikler küresel enerji ihtiyaçlarını minimize etmeye yardımcı olur ve yenilenmeyen kaynakların ömrünü uzatır. Piyasada kullanılan tüm plastikler kolay teşhis edilip, ayrıştırılmaları için kimliklerine göre kodlanmalı. Kotlamalar plastik malzemelerin kolay teşhis edileceği ve görüleceği yerlere yapılmalı. Kotlanmayan plastiklerin satışları önlenmeli. Piyasada kullanılan plastikler ve kullanım alanları aşağıda verilmiştir [10].

a) PET plastikler

PET leri teşhis etme Kodu 1 dir. Yoğunluğu 1.33-1.38 gr/ml.dir. Maksimum kullanılabilir sıcaklığı 60°C dir. Orta sertlikte bir plastiktir. En çok kullanılan plastiklerden biridir. PET, açık veya hafif renkli, yarısaydam, suda yüzebilir fakat köpük yapılamaz, 250°C gibi yüksek erime sıcaklığına sahip bir plastiktir. Çeşitli boyutlarda içme suyu, meyve suyu ve bitkisel yağ şişeleri, fıstık yağı kavanozu, mikro dalga gıda tepsisi örtüsü, salata kapları PET plastiğinden yapılmaktadır. Son yıllarda levha uygulamaları artmaktadır. PET hızlı yanar, alevleri renksiz, yanarken mum kokusu ve sönerken beyaz duman verir.

b) HDPE plastikler

HDPE.leri teşhis etme Kodu 2 dir. Yoğunluğu 0.94, 0.96 gr/ml.dir. Doğal olarak süt rengi görünümdedir. Maksimum kullanılabilir sıcaklığı 120 °C dir. Yarı saydam veya renklidir. Orta sertlikte bir plastiktir. En çok kullanılan plastiklerden biridir. Düşük maliyetli, kolay şekillenebilmesi ve kırılmaya dayanıklı olması nedeni ile geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Süt, su, meyve suları, sıvı deterjanlar, motor yağları, çamaşır suları, şampuanlar ve losyonların kapları üflemeli kalıba dökmeli HDPE den yapılmaktadır.

c) PVC plastikleri

PVC leri teşhis etme Kodu 3 dür. Yoğunluğu 1.32-1.42 gr/ml.dir. Maksimum kullanılabilir sıcaklığı 70°C dir. Sert ve esnek olmak üzere iki tür PVC malzemesi var. Parlak yüzeye, iyi fiziksel özelliğe ve kimyasal dirence sahip bir plastiktir. Uzun süre kararlı kalır, yanmaya dayanıklı ve iyi bir yalıtım özelliğine sahiptir. Bitkisel yağlar ve şampuan şişeleri çamaşır suyu ve sıvı deterjan kapları sıvı motor yağı şişeleri, pencere temizleme ürünleri, taze et kapları, ketçap şişeleri, borular ve pencere çerçevesi malzemeleri PVC’den yapılmaktadır. PVC yakıldığı zaman çok asidik özelliğe sahip hidrojen klorür gaz kirleticisi yanında kanser yapıcı dioksin ve furan gibi kirleticiler oluşur. PVC yandığı zaman çok asidik koku yayar. Sert PVC, benzenli ortamda lastik halini alır, metil etil ketonlu ortamda ise çözünür. PVC’nin sağlık ve çevresel etkisi hakkındaki halkın endişesinden dolayı birçok gelişmiş ülkelerde gıda sektöründe kullanımı azaltılmakta veya kaldırılmaktadır.

d) LDPE plastikleri

LDPE leri teşhis etme Kodu 4 dür. Yoğunluğu 0.91-0.93 gr/ml.dir. Maksimum kullanılabilir sıcaklığı 80°C dir. Düşük yoğunluklu polietilendir. Erime sıcaklığı 120°C dir. Esnek ve buruşmaz özelliğe sahip bir plastiktir. LDPE plastikleri, pürüzsüz, esnek ve nispeten saydam olduğundan dolayı film hammaddesi olarak en çok kullanılır. Ayrıca çuval, büzgü ve germe şalı, çöp torbası, ekmek ve sandviç torbası, bakkal torbaları, margarin tüpleri, hardal ve kahve kabının esnek kapakları yapımında kullanılır.

e) Polipropilen (PP) plastikler

PP leri teşhis etme Kodu 5 dir. Yoğunluğu 0.90-0.92 gr/ml. arasında değişir. Maksimum kullanılabilir sıcaklığı 135°C dir. Yarı saydam, suda yüzebilen fakat köpük olmayan bir plastiktir. Kimyasal maddelere, ısıya ve aşırı yorulmaya dayanıklı bir maddedir. Orta sertliğe ve parlaklığa sahip plastiklerdir. Margarin tüpleri, ketçap şişeleri, çubuk, başlıklar, yoğurt kapları ve bazı kaplar ve kapaklar polipropilen plastiklerden yapılmaktadır. Paketlemede kullanılan plastiklerin en düşük yoğunluklu olanıdır. PP yavaş yanar, yanan bir yakıt gibi kokar. PP sıcak toluende çözünür.

f) Polistiren (PS) plastikler

PS leri teşhis etme Kodu 6 dır. Yoğunluğu 1.03-1.06 gr/ml arasında değişmektedir. Maksimum kullanılabilir sıcaklığı 70°C dir. Rigit ve köpük olabilir, çok yönlü ve amaçlı kullanılan bir plastiktir. Oldukça sert, kırılgan ve parlak bir plastiktir. Nispeten düşük erime noktasına sahip çok pahalı olmayan bir reçinedir. Polistiren hızlı yanar, kuvvetli gaz kokusu yayar, önemli miktarda kurum üretir. Asetonlu ortamda hızla kabarır. Koruyucu paketleme, yumurta kartonları, tepsileri, fast-food paketleme kapları, su bardağı, kapaklar ve köpek

kapları polistren plastiklerden yapılmaktadır.

Plastik şişeleri yoğunlukları ise Tablo 4. de verilmiştir.

Tablo 4. Plastik şişelerin yoğunluğu [10]

Plastik Şişeler

Yoğunluğu (kg/m3)

HDPE (Doğal)

11.88

HDPE (pigmentli)

24.94

PET (soda)

19.00

PET (giysi)

19.00

PVC

19.00

PP

20.78

Tüm Diğerleri

20.78

Toplam

17.81

04.04.01. Plastik Ambalajın Geri Kazanımı

Plastikleri geri kazanmanın temel esası,

. Depolama alanlarında katı atık bertaraf ücretinin artması plastikleri geri kazanmayı hızlandırmıştır. Plastikler hafif malzemeler olmakla birlikte hacimsel olarak büyük yer işgal ettikleri için depolama alanlarının ömrünü kısaltmaktadır. Son yıllarda çeşitli ülkelerde depolama alanlarına uygulanan vergilendirme veya birim ton başına bertaraf ücreti geri kazanmayı hızlandırmıştır.

. Plastik madde üretiminde orijinal maddelerin yanında geri kazanılan ürünlerinde kullanılmasının zorlanması plastikleri geri kazanmayı geliştirmiştir. Hala geri kazanılan plastiklerin ücreti orijinal plastiklerin fiyatlarından daha yüksektir.

. Geri kazanılmış plastikten yapılmış ürünlere pazar talebinin teşvik edilmesi ile plastiklerin geri kazanılmasını hızlandırmıştır.

. OPED tarafından petrole yapılan zamlar plastiklerin geri kazanılmasını hızlandırmıştır [10].

Plastikleri geri kazanmaya başlamadan önce,

-Katı atık içindeki geri kazanılabilir plastik miktarı önceden tespit edilmelidir,

-Plastiklerin oluştuğu kaynaklar, miktarları ve türleri önceden tespit edilmelidir,

-Geri dönüşümün, taşıyıcılarla, çalışanlarla, satın alıcılarla, halkla birlikte yapıldığı unutulmamalıdır. Bu konuda ilgililere yeterli eğitim verilmelidir. 20 şer dakikalık eğitim seminerleri verilmelidir [10].

-Toplayıcıların ve halkın plastikleri tanımaları konusunda yeterli eğitimi almaları sağlanmalıdır,

– Bu bilgiler temel oluşturularak bir izleme programı hazırlanmalıdır,

– Toplanan malzemelerin nerelere satılacağı önceden planlanmalıdır. Aksi durumda toplama yapmanın bir anlamı yoktur,

-Plastikleri satın alıcı firmaların adresleri, telefon numaraları ve e-mail adresleri ilgili yerlerde yayınlanmalıdır,

-Yerel yönetimler ve merkezi hükümetler toplanan malzemelerin değerlendirilmesi konusunda özendirici ve geliştirici politikalar üretmelidirler,

-Daha geniş, kaliteli ve ekonomik geri dönüşüm politikaları ve senaryoları geliştirilmelidir,

-Özellikle küçük kaplarda toplanan plastikler daha sonra büyük kumbaralara konmalıdır,

-Toplanan malzemelerin aylık olarak miktarları, tipleri ve kirlilik seviyeleri kaydedilmelidir, Geri dönüşüm programına katılanlara zaman zaman yetkili kişiler yazılı olarak etmeliler.

İngiltere.de katı atık içindeki plastik miktarı %8-11 arasında değişmektedir. A.B.D. de çöplerin %62 depolanmaktadır. 1960 yılında çöp içinde plastik miktarı %0.5 iken 1993 yılında bu değer %9.3 çıkmıştır. Katı atık içindeki plastik miktarının yıllara göre değişimi

Tablo 5. de verilmiştir [10].

Tablo 5. A.B.D. de Katı Atık İçindeki Plastiklerin Gelişimi [10]

Yıllar                                                            Plastik Miktarı (%)

1960                                                                         0.5

1970                                                                         2.6

1980                                                                         5.0

1990                                                                         9.8

1992                                                                         10.6

1994                                                                         11.2

1995                                                                         11

1996                                                                         12.3

1987 yılında A.B.D. de kullanılan plastik miktarı 21 671 000 ton idi. Paketlemede kullanılan malzemelerin ağırlıkça %30 plastik idi. Özellikle bu plastikler gıda sanayinde, temizleme hazırlamada, perakende ticarette, yeme içme yerlerinde ve sağlık merkezlerinde yoğunlaştığı görülür. Fransa.da katı atık içindeki plastik miktarı %15 oranındadır.

Avusturya katı atık içindeki plastik miktarı %17 oranındadır. Bu plastik içinde tekstil atıkları da bulunmaktadır. 2000 yılı verilerine göre 127.000 ton plastik geri kazanılmıştır. Avusturya’ da depolanan katı atık miktarı 1990 yılında 1.37 milyon ton iken 1996 yılında bu değer 0.89 milyon tona düşmüştür. Her biri 760 000 ton kapasiteli 101 geri dönüşüm tesisi kurulmuştur. Toplam kapasitesi bir milyon ton/yol olan 498 adet kompost tesisi inşa edilmiştir. 61 adet depolama tesis çalışmaktadır. EfW değeri 1.8 Mtpa kapasiteli çöp yakma tesisi bulunmaktadır. Avusturya’ da üçer yıllık planlama yapılarak katı atık miktarı azaltılmaya çalışılmaktadır. Özellikte depolama vergisi artırılmaktadır [10].

Almanya’ da plastik maddelerin %60 geri kazanılmaktadır. Bu plastiklerin yaklaşık olarak %36 mekanik olarak, %24 ise ya mekanik veya enerji geri kazanmak amacı ile geri kazanılmaktadır.

Plastiklerin çoğunu geri kazanmak mümkündür. Fakat toplama, kaba temizleme, ayırma, yıkama ve tekrar işleme zorluğundan dolayı genelde mevcut durumda 3 tür plastik geri kazanılmaktadır.

Bunlar;

– Kimlik Kod no 1 olan PET

– Kimlik Kod no 2 olan HDPE

– Kimlik Kod no 3 olan PVC

dır. Tüm ülkelerde kullanılan PET, HDPE ve PVC ler toplam plastiklerin %90-95 oluşturmaktadır [10].

Tüm plastik süt şişeleri, su ve soda şişeleri, meyve suyu şişeleri, plastik yağ şişeleri, cam temizleme sıvısı şişeleri, margarin tüpleri, peynir taşımalıkları, metal sapsız krem kapları gibi plastik malzemeler geri kazanılabilir.

Sarı renkli geri kazanma kutusu, torbası veya kumbarası, plastik atıkların oluştuğu kaynağa yakın yerlere konulur. Plastiklerin oluştuğu kaynaklar önceden tespit edilmelidir. Bu konuda bir saha çalışması yapılmalıdır. Okullar, restoranlar, büfeler, lokantalar, stadyumlar, marketler, bakkallar, hastaneler, oteller kullanılmış ambalaj atıklarının en çok oluştuğu ana kaynaklardır. Bu merkezler ayrı toplama noktaları olmalı.

Buralarda ayrı toplanmasına yardımcı olmak için broşürler dağıtılmalı veya asılmalı. Broşürlerde bilgiler basit ve aktif dil kullanılarak yazılmalı. Bazı maddelerin neden kabul edilmediği halkın kolayca anlayacağı dilde yazılmalı. Yazılı materyallerde yazılı ve görsel bilgiler birlikte kullanılırsa iyi olur. Broşürlerde teknik terimler kullanılmaktan sakınılmalı. Broşürlerde mutlaka telefon numaraları verilmeli. Tüm bu merkezlere sarı renkli ambalaj atığı taşımalıkları, kumbarası veya torbalı kutuları yerleştirilmeli. İlgili toplayıcılar plastikleri buralardan alarak geri kazanma tesisine götürmeliler. Bu toplama işlemini Belediyeler yapacağı gibi Belediyelerin izin vereceği kuruluşlarda yapabilirler. Toplayıcıların sarı renkli iş elbisesi giymeleri ve araçlarının sarı renkli olması ayrı toplama mantığının yerleşmesinde yardımcı olur. Tüketiciler sarı renkli geri kazanma kutusuna veya torbasına  plastikleri koymadan önce;

– Kap içindeki sıvıyı boşaltmalı,

-Kapakları veya başlıkları çıkartmalı (geri dönüşüm ünitesinde ayrıştırmada ciddi işçilik gerektirmekte),

– Kapların üzerindeki etiketler mümkünse çıkarılmalı,

– Kapları su ile iyice çalkalamalı.

Ayrı toplama yerleri insanların kolayca katılabileceği, ulaşabileceği ve görebileceği yerler olmalı.

Geri dönüşüm kaplarına plastiklerin yanında alüminyum malzemeler, çelik malzemeler ve cam malzemeler konabilir. Türkiye’ de cam malzemeler ayrı olarak toplandığından bu durumda sarı renkli kaplarda sadece plastikler, alüminyum, teneke ve çelik malzemeler toplanabilir.

A.B.D. de yapılan bir çalışmaya göre geri kazanılan plastiklerin;

% 70-90 kumbaralarda,

% 10 gönüllü toplama,

% 15-20 satın alma merkezlerinde

toplanmaktadır. Toplama, taşıma ve geri dönüşüm merkezlerinde ayrıştırma plastikleri toplama maliyetinin üçte ikisini oluşturmaktadır. Bu yüzden geri dönüşüm de uygun planlama yapılmalıdır. Bu planlama yapılırken taşıma maliyeti de mutlaka hesaplanmalıdır. Haftanın bir günü caddelere konan plastik torbaları tek tek toplamak önemli bir işletme maliyeti oluşturabilir. Bu tür işletme çok zaman alabilir. Seçilen torbalar bir kişinin kaldırabileceği büyüklükte torbalar olmalıdır.

Geri kazanılması planlanan plastikler, kaynakta, karışık çöp kutusu veya çöp depolama alanında ayrıştırılır. Karışık çöp kutusu ve çöp depolama alanında ayrı toplanan plastikler kaynakta toplananlara göre oldukça kirli olur.

Karışık olarak toplanılan plastikler geri dönüşüm tesisine taşınır. Geri dönüşüm tesisinde malzemeler önce sarsak elekten geçirilerek gevşek haldeki toprak, çamur gibi istenmeyen maddelerden temizlenir. Konveyör bant sonunda malzemeler elektro magnetik alandan geçirilerek çelik ve teneke malzemeler diğerlerinden ayrıştırılır. Konvetor band sonuna yerleştirilen magnetikleştirilmiş durum da alüminyum malzemeler plastiklerden ayrılır. Geriye kalan plastikler ayrıştırma bandı üzerinde kimlik kotlarına göre tasnif edilir. Plastiklerin türlerine göre kodlanması ayrıştırmanın hızlı yapılmasına yardımcı olur. Geri dönüşüm bandı üzerinde giden plastik malzemeler görünür hafif ışın ile PET ve HDPE ve x-ray ışını ile PVC ayrıştırılabilir. Plastikler büyük yer işgal ettiğinden dolayı taşıma maliyetini minimize etmek için sıkıştırılarak balyalanır. Balyalandıktan sonra tekrar işlenmek için geri kazanma tesislerine gönderilir [10].

Tekrar işlenmesindeki kademeler;

– Besleme ünitesi,

– Büyük kirleticiler ayırma masasında elle giderilir,

– Plastikler mısır tanesi büyüklüğünde parçalanır,

– Plastik üzerindeki kirleticiler daha ileri gidermek için yıkanır,

– Yüzdürme ile hafif ve ağır plastikler ayrıştırılır,

– Nem oranı %1 den az oluncaya kadar plastikler kurutulur,

– Temizlenmiş olan malzemeler ekstrüdeye girer.

– Eritilmiş olan plastikler ekstruderde kalan pisliklerinden ayrıştırılır. Granüle haline getirilir.

– Granüller kurutulur, paketlenir ve satışa hazır hale getirilir.

Motor yağı plastik şişeleri, antifriz kapları, benzin ve yağ ilave şişeleri ile kahverengi likör şişelerinin geri kazanılması sakıncalıdır.

Geri dönüşüm merkezleri trafik bakımından uygun yerler olmalıdır. Gönüllü kuruluş ve kişiler buralara kolayca olaşarak evlerinde ve işyerlerinde topladıkları malzemeleri buralara verebilmelidir. Okul öğrencileri buraları ziyaret ederek geri dönüşümün nasıl yapıldığını görmelidirler. Dolayısıyla bu tesisler sürekli temiz olmalıdır. Geri dönüşümde gerekli şartları sağlamalıdır. Malzemelerin en az bir hafta süre ile depolanabileceği kapasitede olmalıdır [10].

04.04.02. Plastik Ambalajları Geri Kazanmanın Avantajları

Türkiye’ deki katı atıklarda plastikler ağırlıkça %5-9, hacimce ise %15-20 oranında çöplerde bulunmaktadır. 1990 lı yıllarda Almanya’ da katı atık içinde plastik miktarı ağırlıkça %30 iken hacimce bu değer %50 idi. Plastikler çöp depolama alanlarında büyük yer işgal etmektedirler. Depolama alanlarının ömrünü kısaltmaktadırlar.

Plastikler çöpe atıldığı zaman çürümez, paslanmaz, çözünmez, biyolojik olarak bozulmaz ve doğada bozulmadan uzun yıllar kalır. Bazı plastikler var ki doğada 700 yıl bozulmadan kalabilir. Suyun ve toprağın kirlenmesine neden olur. Sulardaki canlılara zarar verir hatta ölümlerine neden olur [11].

Plastikler geri kazanılıp tekrar kullanıldığında;

– Plastik hammadde kaynakları korunur,

– Tekrar kullanımı artar,

– Depolama alanlarının ömrü uzar,

– Yeni iş alanları oluşur,

– Atıkların enerjiye dönüşümü artar.

Plastikler tekrar kullanıldığında veya işlemek üzere geri kazanıldığında katı atık ve bacadan atılan kirletici miktarı azalır ve enerji kaynaklarının korunması sağlanır.

Kullanılmış plastikler geri kazanılıp tekrar üretime sokulduğunda yeni plastikler, yeni montlar, endüstriyel fiberler, iş şapkası, bakkal arabası sapları, okul ve işyeri parçaları, golf ekipmanı, bahçe mobilyası köşe taşları, çöp toplama kutuları, oto yedek parçaları, tenis sapı, su metre kutusu, kovalar, halı malzemesi ve dren boruları gibi yeni plastik ürünleri elde etmek mümkün olduğu halka anlatılmalıdır. Halk plastiklerin geri kazanılabilir malzeme olduğunu bilmelidir. Ancak kullanılmış plastiklerden yeni gıda, içecek ve meşrubat kaplarının üretimi ve bunların kullanımı sakıncalıdır. Çünkü kullanılmış plastiklerin tam olarak temizlenmesi mümkün değildir. Dolayısıyla kullanılmış plastiklerden elde edilen plastiklerin gıda sektöründe kullanılmaması ile ilgili kanuni düzenleme yapılmalı. 1965 yılında yoğurt kabının ağırlığı 6.5 gram iken bugün 3.5 grama indirilmiştir [11].

Plastik süt şişelerinin 1973 de ortalama ağırlığı 110 gram iken bugün 72 gramdır. 1977 yılından sonra plastik şişelerin ağırlığı (2 litrelik) 68 gramdan 51 grama düşürülerek %25 ağırlık azalması sağlandı. Böylece A.B.D. de her yıl plastik kullanımı 93.400 ton azaltıldı. Ağırlık azalması ile katı atık miktarı azaldı, 20 yılda plastik malzemelerin ağırlığı %30 azaldı [10].

Plastiklerin kaynakta azaltma yolları paketleme veya birim hacımda kullanılan malzemelerin miktarlarını azaltmaktır. Yani;

. Paketleme malzemelerinde mümkünse daha yoğunlaştırılmış ürünler kullanılarak paketleme malzemelerinin ömrünü uzatarak daha az plastik oluşumunu sağlamak,

.   Ürünlerin bozunmasını ertelemek için ömrünü uzatmak,

.  Paketleme malzemelerini tekrar kullanmak, tekrar kullanılabilir taşımalıklar kullanmak gerekir.

Çeşitli iş merkezlerinde (otel, restoran, çamaşır haneler, hastaneler v.b. yerlerde yoğurt gibi ürünler büyük kaplarda satın alınmalı ve bu kaplar ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıtılmalıdır. Özellikle konutlarda kullanılan yoğurt kapları geri kazanılarak seracılıkta kullanılabilir. Boya sanayinde kullanılan plastik kapların kirletilmemesi ve tekrar kullanılabilmesi amacı ile kapların iç yüzeyleri kolay çıkarılabilir ince plastik malzemelerle kaplanarak plastik kaplar kirletilmeden tekrar kullanılabilir. Lokantalarda her türlü sos, ketçap gibi sıvı gıda malzemeleri büyük kaplarda satın alınarak tekrar doldurulabilir kaplarda müşteriye sunulması plastik malzeme kullanımını azaltır. Büyük kaplar ihtiyaç sahiplerine kova olarak kullanmaları için dağıtılabilir. Büyük hacimli plastik kapların tekrar kullanımı sağlanabilir. Otellere, lokantalara ve restoranlara satın alınan süt kapları tekrar kullanılabilir donanımda olabilir.

Günlük kullanılan plastiklerden daha dayanıklı plastik malzemeler üretilerek plastiklerin en az üç yıl kullanımı sağlanmaktadır. Plastiklerin fiili kullanım süreleri uzatılmaktadır. Son zamanlarda tasarımı, üretimi, performansı, düşük maliyeti ve tasarım maliyetinin düşük olması kullanılmış plastiklerden dayanıklı plastik malzemelerin üretimini artırmaktadır. Bu gruba giren malzemeler, bilgisayar parçaları, ev aletleri, halılar, bahçe mobilyaları, oto yedek parçaları vs.

Geri kazanılan plastikler denizcilikte kullanılabilir. Plastik oduna göre her türlü hava şartlarına ve korozyona karşı dayanıklı malzemelerdir. Plastik malzemelerin geri kazanılmasında kararlı çalışmalar yapılmalıdır. Aksi durumda belli süre sonunda ortaya çıkan problemler geri dönüşümü önemli ölçüde engellemektedir.

Geri kazanılmış PET lerden halı tabanları, uyuma torbaları, giysilerdeki yalıtım maddesi, oto parçaları, boya fırçaları, can kurtarma yastıkları, torbalar, posta kutuları, piknik masaları, çitler, yürüyüş botları, çift bölmeli kovalar, lazer toner kartuşu, kayışlar ve geotekstiller gibi malzemeler üretilmektedir.

Geri kazanılmış HDPE den yapılmış ürünler, geri kazanma bidonları, deterjan, motor yağı kapları, çöp kovaları, geri kazanma kutuları, alışveriş sepetleri, köpek evleri, stadyum bankları, posta kutuları, drenaj malzemeleri, hayvan pensleri, süt şişesi taşıyıcıları, plastik kesicileri, trafik işaretleri, golf torbaları, paletler, banyo koltuğu, bitki kabı, saç tarağıdır.

Geri kazanılmış PVC lerden kanalizasyon borusu, çit, geri kazanma kutuları, yol plakaları, merdiven parmaklığı, marley, kiremit, trafik işaretleri, kar fırtınası deflektörü, piknik masaları ve banklar gibi malzemeler üretilmektedir. Almanya’ da PVC nin %50 den fazlası geri kazanılmaktadır. Geri kazanılan bu plastikler özellikle pencere, kanalizasyon borusu, çatı örtüsü, zemin örtüsü, araç yedek parçası ve paketleme amacı ile kullanılmaktadır. PVC pencere malzemeleri geri kazanılmalıdır. Almanya’ da PVC pencereler geri kazanılmaktadır. Yılda 450.000 PVC pencere geri kazanılmaktadır. Bu plastikler orijinal plastiklere ilave edilerek yeni çerçeveler üretilebilmektedir. Benzer şekilde zemin örtü malzemeleri geri kazanılmaktadır. Bu malzeme %98 oranında tekrar üretimde kullanılabilmektedir [10].

Geri kazanılmış LDPE den nakliye örtüsü (branda), çöp kutusu örtüsü, çöp kutusu, yer tuğlası, mobilya, kompost kutusu gibi malzemeler üretilmektedir.

Geri kazanılmış PP den sinyal lambaları, kablolar, süpürge fırçaları, buz raspası, yağ hunileri, bisiklet dişli kutuları üretilmektedir.

Geri kazanılmış PS den termometreler, ışık değiştirme levhaları, yalıtım malzemesi, yumurta kartonları, menfezler, masa tepsileri, cetvel, plaka çerçeve malzemeleri üretilmektedir.

Plastikler geri kazanıldığında çöp depolama alanının ömrü uzar ve işletme maliyeti düşer. Yeni iş alanları ortaya çıkar. Yenilenmeyen hammadde kaynakları korunur. Amerika’ da her saat 2.5 milyon plastik şişe çöpe atılmaktadır. 5 adet geri kazanılmış içecek şişesinden bir plastik mont elde etmek mümkündür. 1050 adet geri kazanılmış plastik tepsiden 6 kişilik bir oturma grubu elde etmek mümkündür. 2.5 lt. lik bir plastik şişe geri kazanılırsa 6 saatlik 60 watt lık elektrik enerjisini tasarruf etmek mümkündür. 25 adet iki litrelik içecek şişesi geri kazanılsa bu maddeden bir plastik süveter elde etmek mümkündür. 35 adet 2.5 litrelik kullanılmış PET şişesinden bir uyku tulumu yapmak mümkündür [10].

Plastik malzemelerin kalorifik değerleri de oldukça yüksektir.

Piyasada kullanılan çeşitli plastiklerin kalorifik değerleri Tablo 6. da verilmiştir.

Tablo 6. Çeşitli plastiklerin kalorifik değerleri [10]

Plastikler

Kkal/kg

Polietilen (PET)

11060

Polipropilen (PP)

11030

Polistiren (PS)

9900

Lastik

9900

Gazete

4800

Deri

4000

Odun

3750

Ort. Çöp

2500

Yard Atığı

1700

Gıda Atığı

1450

Fuel-oil

11600

Linyit Kömürü

5330

Tablo 6 incelendiği zaman plastiklerin kalorifik değerlerinin oldukça yüksek olduğu görülür. Ancak bu plastiklerden PVC önemli oranda klor içerdiği için yanma sonucu klor gazı serbest hale geçer. Serbest hale geçen plastik yanmamış organik gazlarla reaksiyona girerek baca gazında klorlu organik maddelerin oluşmasına neden olur. Oluşan klorlu gazlar çevre ve sağlık açısından olumsuz gazlardır. Türkiye’de geri kazanılan plastikler toplam talebin ancak %10 karşılamaktadır. Toplumun konfor yapısı geliştikçe plastik tüketimi artmaktadır [10].

Plastikleri geri kazanırken;

– Çöp depolama alanının ömrünün uzadığı, doğal kaynakların korunduğu,

– Bir cam şişenin 6 plastik şişenin ağırlığına eşit ve o oranda yer işgal ettiği,

– Haftada ne kadar plastiği çöpe atarak doğanın kirletildiği,

– Plastik bir mont ceket yapmak için yaklaşık olarak ne kadar plastik şişeye ihtiyaç olduğu,

– Geri kazanılmış plastiklerden, deterjan kutuları, bakkal torbaları, park oturma grubunun yapılabildiği,

– Doğada kalıcı kirliliğin önüne geçildiği,

– Sınırsız olmayan doğal enerji kaynaklarının korunduğu,

– İsveç, Danimarka ve İsviçre gibi ülkelerde evsel atıklardan geri kazanılan plastiklerin yakılması bölgenin toplam ısınma ihtiyacının %56-72  sağlandığı,

– Bugünkü araçların tamponları dahil motorun bazı parçalarına, bağlantı elemanlarına ve yakıt tankına varıncaya kadar araçların %25-30 yedek parçalarının plastiklerden yapılarak araçların yakıt tüketiminin %5 azaltıldığı, unutulmamalıdır [10].

05. Sonuç

Ambalaj içine konulan ürünü en iyi şekilde koruyan, temiz kalmasını ve taşınmasını kolaylaştıran, istediğimiz miktarda ürünü saklaya bildiğimiz çağdaş yaşamın önemli bir parçası olan, değerli bir malzemedir. Ambalaj sayesinde gıda maddelerinin çok daha uzun süre korunması sağlanmış olur.

Ülkelerin gelişmişlik derecesi, teknolojik gelişmeler ve nüfus artışına paralel olarak  gıda ambalaj atık miktarı da sürekli olarak artmaktadır. Sonuçta her tür tüketim ürünündeki ambalaj malzemesi  miktarının günden güne artması, ambalaj malzemeleri ile tıka basa dolu çöp alanlarının oluşmasına neden olmaktadır. Her şeyden önce ambalaj atıkları, çöp olarak görülmemelidir. Ambalaj atıkları  maddi değer taşımaktadırlar ve ekonomiye kazandırılmaları gerekmektedir.

Ekonomik açıdan, göz ardı edilemez bir değer olan ambalaj atıkları, çöp olmaktan çıkarılıp, yeniden değerlendirme yoluna gidilmesi hem ekonomik yönden, hem de çevre kirliliğinin giderilmesi açısından son derece yarar sağlayacaktır.

06. Simgeler

PE : Polietilen

PVC : polivinilklorür

PP : Polipropilen

PS : Polistren

PET : Polietilentetraftalat

HDPE : Yüksek yoğunlukta polietilen

LDPE : Düşük yoğunlukta polietilen

EPS : Genişletilmiş (köpükletilmiş) polistiren

07. Kaynaklar

[1] -Pehlivan,E 1995 Geri Kazanılabilir Maddelerin Potansiyelinin Araştırılması, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi İstanbul

[2] -Ambalaj Bülteni (Eylül- Ekim-Temmuz-Ağustos 2004)

[3] -Çevko (çevre koruma ve ambalaj atıkları değerlendirme vakfı) (2005)

http://www.cevko.org.tr/ambalajlar

[4] -Çigdemim Eğitim, Çevre ve Dayanışma Derneği, 2004 Ambalaj Atıkları (http://www.cigdemim.org.tr/konular/kati)

[5] -Gıda Sanayi Dergisi Cilt 6 sayı 5-6-38

[6] -T.C Çevre ve Orman Bakanlı 2005, Kullanılmış Alüminyum Malzemeleri Geri Kazanımı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, (http://www.cevreorman.gov.tr)

[7] -T.C Çevre ve Orman Bakanlığı 2005 Kullanılmış Kağıtların Geri Kazanılması Prof. Dr. Mustafa Öztürk, (http://www.cevreorman.gov.tr)

[8] -Camsiad (Cam geri dönüşüm sanayicileri ve iş adamaları derneği) 2005

(http://www.camsiad.org.tr)

[9] -Özen Cam Sanayii Cam Geri Dönüşüm Süreci, 2005

(http://www.ozencammozaik.com/cam_tesis.html)

[10] -Öztürk, M 2001 Plastikler ve Geri Kazanılması, Yıldız Teknik Üniversitesi  İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü İstanbul

[11] -Pehlivan.E, Ünal.S,  Polimer İşleme ve Geri Kazanımı Sempozyumu Bildiri kitabı 28-29-30 Nisan 2004

Ambalajlama Malzemeleri ( MEGEP )

  • 1. AMBALAJIN TEMEL MALZEMELERİ

  • 1.1. Ambalajın Tanımı

  • 1.2. Ambalajın Tarihçesi

  • 1.2.1. Türkiye’de Ambalajın Gelişimi

  • 1.3. Ambalajlarda Aranan Özellikler ve Beklenen İşlevler

  • 1.4. Ambalajlamada Genel İlkeler

  • 1.4.1. Mamulü Koruma İlkesi

  • 1.4.2. Gereksiz Masraflardan Kaçınma İlkesi

  • 1.4.3. Amaca Uygun Olma İlkesi

  • 1.4.4. İşletme Akışında Rasyonellik Sağlama İlkesi

  • 1.4.5. Satışı ve Kullanımı Kolaylaştırma İlkesi

  • 1.4.6. Tecrübelerden ve Gelişmelerden Yararlanma İlkesi

  • 1.5. Ambalajın Kullanım Alanları

  • 1.5.1. Gıda Sektöründe Ambalaj

  • 1.5.2. Kimya Sektöründe Ambalaj

  • 1.5.3. Giyim Tekstil Deri Sektöründe Ambalaj

  • 1.5.4. Elektrik- Elektronik Araç Sektöründe Ambalaj

  • 1.5.5. Diğer Sektörlerde Ambalaj

  • 1.5.6. Ambalaj Sektörünü Etkileyen Unsurlar

  • 1.5.6.3. Sosyal Çevre

  • 1.5.7. Türkiye Ambalaj Sektörünün Dünyadaki Yeri

  • 1.6. Ambalaj Maliyeti

  • 1.6.1. Ambalaj Malzemelerinin Tedariki

  • 1.6.2. Ambalajlamanın Depolama Masrafları

  • 1.6.3. Doldurma Masrafları

  • 1.6.4. Taşıma Masrafları

  • 1.7. Ambalaj Çeşitleri

  • 1.7.1. Yerine Getirdiği Fonksiyonlar Açısından Ambalajlar

  • 1.7.2. Genel Ambalaj Sınıflandırılması

  • 1.7.3. Perakende Satışta Sunum Şekline Göre Ambalajlar

  • 1.7.4. Yapıldığı Malzeme Cinslerine Göre Ambalajlar

  • 1.8. Ambalajlamada Kullanılan Yastıklama Malzemeleri

  • 1.8.1. EPS Genişlemiş Polistren

  • 1.8.2. Poliüretan

  • 1.8.3. Köpük PE

  • 1.8.4. Hava Kabarcıklı Film

  • 1.8.5. Tahta Yünü (Ekselsiyör)

  • 1.8.6. Kırpık Kâğıtlar

  • 1.8.7. Oluklu Mukavva

  • 1.8.8. Hava Yastıkları

  • 1.8.9. Doğru Yastıklama Malzemesi Sağlanmasında Belirlenmesi Gereken Temel Ölçütler

  • 1.9. Çemberleme

  • 2. AHŞAP VE KÂĞIT KÖKENLİ AMBALAJLAR

  • 2.1. Ahşap Kökenli Ambalajlar

  • 2.1.1. Ahşap Ambalajlarda Temel Ölçütler

  • 2.1.2. Ahşap Ambalaj Sağlanmasında Belirlenmesi Gereken Temel Ölçütler

  • 2.1.3. Ahşap Kökenli Ambalaj Çeşitleri

  • 2.2. Kâğıt ve Kâğıt Esaslı Ambalajlar

  • 2.2.1. Sargılama Kâğıdı

  • 2.2.2. Kâğıt Torbalar

  • 2.2.3. Karton Kutular

  • 2.2.4. Kâğıt Esaslı Viol ve Tepsiler

  • 2.2.5. Kompozit Kutular

  • 2.2.6. Oluklu Mukavva Kutular

  • 2.2.7. Kâğıt Esaslı Variller

  • 2.2.8. Kartlı Ambalajlar

  • 3. CAM, PLASTİK VE METAL KÖKENLİ AMBALAJLAR

  • 3.1. Cam Ambalajlar

  • 3.1.1. Cam Ambalaj Tipleri

  • 3.1.1. Cam Şişe, Kavanoz Sağlanmasında Belirlenmesi Gereken Temel Ölçütler

  • 3.2.1. Plastik Şişe ve Kavanoz Sağlanmasında Belirlenmesi Gereken Temel Ölçütler

  • 3.2.2. Plastik Variller

  • 3.2.3. Plastik Tüpler

  • 3.2.4. Plastik Filmler

  • 3.3. Metal Ambalajlar

  • 3.3.1. Gıdalarda Kullanılan Metal Ambalajlar

  • 3.3.1.4. Alüminyum Kaplamalı Çelik Kaplar

  • 3.3.2. Alüminyum Kaplar

  • 4. AMBALAJ İŞARETLERİ VE MEVZUATI (TÜRK STANDARTLARI)

  • 4.1. Ambalaj İşaretleri

  • 4.2. Ambalaj Mevzuatı

  • 4.2.1. Mevcut Durum

  • 4.2.2. Ambalajla İlgili Türk Standartları

  • 4.2.3. Türk Gıda Kodeksi (16.11.1997 Tarih ve 23172 Sayılı Resmî Gazete)

  • 4.2.4. Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerin Kontrolü Yönetmeliği (21634 Sayı – 11. 07. 1993)

  • 4.2.5. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği(14.03.1991 Tarih Ve 20814 Sayılı Resmî Gazete)

  • 4.2.6. Dış Ticarette Mevcut Durum

  • 4.2.7. ISO 9000’in Ambalajlama İle İlgili İlkesi

  • 4.3. Ambalaj Standartlariyla İlgili Kuruluşlar

  • 4.3.1. Ulusal Standardizasyon Enstitüleri

  • 4.3.2. Ulusal Ambalaj Geliştirme Kurum ve Enstitüleri

  • 4.3.3. Ulusal Ambalajlama ve Ambalaj Materyali İmalatçıları Dernekleri

  • 4.3.4. Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO)

  • 4.3.5. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)

  • 4.3.6. Avrupa Ekonomik Komisyonu (ECE)

  • 4.3.7. Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)

  • 4.3.8. Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA)

  • 4.3.9. Avrupa Ambalaj Federasyonu (EPF)

  • 4.3.10. Avrupa Oluklu Mukavva İmalatçıları Federasyonu (FEFCO)

Gıda Ambalajının Türleri

Hazırlayan Aslıhan ARIKAN
ASD Araştırma ve Bilimsel Konular yöneticisi

Kaynak: http://www.ambalaj.org.tr/files/Ambalajbulteniicerik/dosya/temmuz-agustos-2010-dosya.pdf