Sığır Besiciliğinin Bilimsel ve Teknik Analizi ( Uğur ÇAĞI )

SIĞIR BESİCİLİĞİ

TANIM: Sığırların genç erkeklerinden kaliteli et elde etmek için kesimden önce belli bir süre özel bir  besleme uygulanır. Bu süre içerisinde yapılan faaliyete sığır besiciliği denir.

Ayrıca damızlık özelliği göstermeyen genç erkek ve dişilerde besi materyali olarak kullanılabilir.

Sığır besiciliğine en uygun olan ve en çok kullanılan hayvan materyali,

Erkek buzağı

Erkek dana  ve

Tosun’dur 

SIĞIR BESİCİLİĞİNİN AMACI

1. Kaliteli, sağlıklı et elde etmek, et verimini artırmak ve bu alanda kârlılık sağlamaktır.

2. İnsan beslenmesinde hayvansal orjinli protein açığını kapatmak

3. Hayvansal protein değerini artırmak

4. İstihdam oluşturmak

5. Kısa sürede, daha az yemle daha fazla canlı ağırlık artışı sağlamaktır

ÜLKEMİZDE SIĞIR BESİCİLİĞİNİN      GENEL DURUMU VE BESİCİLERİN  TEMEL SORUNLARI

Ülkemizde sığır besiciliği iki şekilde yapılmaktadır.

A. Çiftçi besiciliği

B. Ticari besi işletmeleri

A. ÇİFTÇİ BESİCİLERİN GENEL DURUMU

1. Çiftçi besiciliği yapanların sayısı çok fazladır. Bunların mesleği besicilik değildir. Zaman zaman ek iş olarak besicilik yaparlar.

2. Besiye alınan hayvan sayısı genellikle bir kaç baştır.

3. Ücretli bakıcı bulunmaz, iş aile bireylerince yürütülür.

4. Bakım, besleme ve besi metotlarında belirli bir standart yoktur

5. Ticari besi işletmelerine kıyasla yemden yararlanma oranı düşüktür.

6. Çiftçi besicilik, daha çok geleneksel besicilik yapan kişilerdir.

     B. TİCARİ BESİ İŞLETMELERİNİN GENEL DURUMU

1. Sayıları çiftçi besiciler kadar çok değildir.

2. Mezbahalarda kesilen besi sığırlarının büyük bölümü bu işletmelere aittir.

3. Ticari besicilik yapanlar bu işi meslek edinmişlerdir.

4. Çoğunun başka bir ek işi yoktur

5. Besinin başında, ortasında ve sonunda bulunan hayvanlar aynı ahır içinde barınmaktadır .

6. Bu işletmelerin çoğunluğu besiye aldıkları hayvanları ve yem ihtiyaçlarını pazardan temin ederler.

7. Ücretli bakıcı ve hizmetli çalıştırırlar.

8. Besi için özel ahırları vardır.

9. Ticari besicilik, kültür seviyesi daha yüksek olan insanlar tarafından yapılmaktadır. (Emekli Subay, Emekli Öğretmen gibi)

BESİCİLERİN TEMEL SORUNLARI

1. Eğitim yetersizliği

2. Besicinin daha başlangıçta kalitesiz yeme bağımlı kalması

3. Finansal öz kaynak yetersizliği

4. Üretimden tüketime uzanan entegrasyonun geliştirilememesi

5. Besicilerin iyi organize olamamaları

6. Canlı hayvan ve özellikle et fiyatlarının çoğu zaman gerçek maliyetlerinin altında kalması

7. Sığır eti ve canlı sığır ihracatı şansının düşük olması

8. Yemlerin pahalı olması

9. Besi performansının düşük olması (Bakım ve besleme hataları)

10. Hastalık problemleri (Şap hast., Paraziter hast. vs)

11. İşin gereğine uygun şekilde eğitilmiş teknik eleman, yardımcı personel ve bakıcı bulma zorlukları

Sığır Besisinin Avantajları

1. Besi sığırları düşük kaliteli kaba yemleri iyi bir şekilde değerlendirirler. (ekime elverişli olmayan mera, yayla ve otlaklarla sap, saman ve besin sanayi artıkları)

2. İşletmede üretilen yem maddelerinden sağlanan kârlılık artırılır.

3. Besi ile miktar ve kalitesi düşük etten, miktar ve kalitesi yüksek et elde edilir.

4. Sığır besiciliğinde işçilik azdır.

5. Besi sığırlarında sağlık sorunu daha azdır.

6. Gübre ile toprak verimliliği artırılır.

7. Yatırım ve işletme sermaye ihtiyacı fazla değildir.

8. Sahibine iyi para kazandırır.

9. Çeşitli sanayii için hammadde sağlar.

– İşlenmiş deri ve kösele >>

– Giyim >>>>>>

– Ayakkabı >>>>>>>>>>>>

 ve  saraciye sanayinin önde gelen hammaddesidir

. Diğer sanayi kollarına hammadde temini:

– İç yağından; Sabun ve Mum

– Tırnak ve boynuzlardan;

 Bıçak

 Düğme

Tarak

– Şirurjide kullanılan,

-Katgüt ipliği

TÜRKİYE’DE SIĞIR MEVCUDU, KARKAS AĞIRLIĞI VE ET ÜRETİM MİKTARI

2000 Yılı DİE verilerine göre Türkiye’de bulunan 10.761.000 baş sığır varlığımızdan

% 39.18 i düşük verimli Yerli ırklar

% 44.02 si orta verimli Melez ırk

% 16.78 i yüksek verimli sığır ırklarından oluşmaktadır.

Türkiye’de sığır karkas ortalama ağırlığı: 180 kg civarında iken,

AB’de bunun iki katı olarak 350 kg civarındadır.

2000 yılında kırmızı et üretimi:370.000 ton iken,

2001 yılında düşüş göstererek 259.000 ton olarak gerçekleşmiştir.

TÜRKİYE’YE GETİRİLEN ETÇİ SIĞIR IRKLARI

Türkiye’ye  araştırma yapmak amacıyla;

Chianina       >>>>>>

Brangus   >>>>>>>>>>>>>>>>

Şarole ve  >>>>>>>>

Limousin gibi  >>>>>>>>>>>>>

etçi sığır ırkları getirilmiştir.

Türkiye’de bu ırkların saf olarak  yetiştirilme denemeleri yapılmamıştır.

Gelişmiş ülkelerde bu etçi sığır ırkları yılın 12 ayını merada geçirirler ve hatta merada doğum yaparlar.

Kesif yem giderleri yok denecek kadar azdır.

Bu etçi sığır ırkların sütü çok azdır ancak yavrularına yetecek miktardadır.

Türkiye’de genellikle süt sığırcılığı yapıldığından dolayı  etçi sığır ırklarının ithali çok az olmuştur.

Türkiye’de bu ırk sığırlara uygun meralar olmadığından bunları elde beslemek ekonomik değildir.

Ülkemizde Etçi Sığır Irkları kullanma melezlemesi şeklinde değerlendirilebilir.

Diğer taraftan embriyo transferi tekniği ile etçi kültür ırkları elde edilebilir ve besi materyali olarak değerlendirilebilir.

Bu ırkların en belirgin yönleri besi sonu ağırlıklarının 600-650 kg ve karkas randımanlarının kombine verimli ırklara göre oldukça yüksek olmasıdır.

TÜRKİYE’DE  ETÇİ SIĞIR IRKLARI İLE YAPILAN BESİ ÇALIŞMALARI

BRANGUS:

*Brangus ırkının donmuş embriyosu, Esmer ve Holştayn ırkı ineklere transfer edilmişlerdir.

*Doğan Brangus erkek buzağılar besiye alınmışlar ve besi performanslarına ait bilgiler şöyledir.

Doğum ağırlığı: 36.6 kg

Besi sonu ağırlığı: 610.0 kg

G.O.C.A.A(gr/gün): 1080 gr

Yemden Yararlanma: 1:9.79 kg

ŞAROLE:

Buzağıların,

Doğum ağırlığı: 40-45 kg

G.O.C.A.A: (gr/gün): 1000gr

Besi sonu karkas randımanı: %70’e kadar çıkabilmektedir.

LİMOUSİN:

G.O.C.A.A: 1300 gr

Yemden Yararlanma: 8.8 kg olarak bulunmuştur.

CHİANİNA:

Chianina X Jersey

G.O.C.A.A: 903 gr

Yemden yararlanma: 4.79 kg olarak bulunmuştur.

Tablo:Sığırlarda Besi Performansı İle İlgili Yapılan Araştırmalar

SIĞIR BESİCİLİĞİNDE KÂRLILIK NASIL SAĞLANIR

1. DOĞRU HAYVAN SEÇİMİ

2. DOĞRU BESLEME

3. DOĞRU BARINAK TİPİ

1. DOĞRU HAYVAN SEÇİMİ

Besicilikte başarılı olmak için:

Hayvanın;

-ırkı

-yaşı

-cinsiyeti ve

-kondüsyonu önemlidir

Yerli ırklarımızın besi kabiliyeti düşüktür.

Yerli sığır ırklarının kültür sığır ırklarıyla melezlenmesi sonucu oluşan yavruların besi performansı daha yüksek olmaktadır..

Şarole gibi etçi ırklar, Holştayn, Simental ve Montafon gibi ırkların melezlemesinden elde edilen yavruların besi kabiliyetleri daha fazladır.

Genç hayvanlar yaşlı hayvanlara göre besi performansı daha yüksektir.

ÇÜNKÜ:

Genç hayvanlar daha fazla et, yaşlı hayvan ise daha fazla yağ biriktirir.

Genç hayvan daha fazla su tuttuğu  için canlı ağırlık artışı nispi olarak daha yüksektir.

Erkek hayvanlar, kastre edilmiş erkek ve dişi hayvanlara göre daha iyi beslenirler.

Genellikle derin, geniş, uzun gövdeli, kısa boyunlu, küçük başlı, geniş ve düz sırtlı ve uzun sağrılı hayvanlar besi için uygundur.

Bir deri bir kemik denecek kadar hayvanın zayıf olması besi için dezavantaj değil, avantaj olabilir.(Hastalık hali hariç)

Besiye alacağımız hayvanların ırk, yaş, cinsiyet ve ağırlık yönünden aynı özellikte olması yapacağımız beside bize kolaylık sağlar.

Besiye alınacak hayvanlar 7-10 gün süre ile başka yerde tecrit edilmeli,

İç ve dış parazit yönünden mücadelenin yanı sıra ;

Aşılama gibi koruyucu tedavilere de önem verilmelidir.

Ahıra alınan hayvanların bireysel özelliklerini takip edebilmek için her birine kulak numarası takılması, her birine ait verim kayıt defteri tutulması uygun olur.

Süt Danası Besisi

Yoğun şekilde süt ve süt ikame yemi kullanılarak yapılan bir besiciliktir.

Hedeflenen canlı ağırlık 3 – 4 aylık yaşta 150 – 200 kg’dır.

Süt danası eti üretilecek buzağılar yalnız süt yada yapay süt ile beslenirler.

Böyle hayvanlardan elde edilen et açık pembe renklidir.

Rasyona kesif yem yada kuru ot girdiğinde etin rengi koyulaşır.

Sonuçta yaklaşık 10 kg süt ile yada 1.3 – 1.5 kg süt ikame yemi ile 1 kg canlı ağırlık artışı elde edilebilir.

Süt danası eti üretilen ırkların başında, Simental, Holştayn ve Esmer ırklar gelir

Süt danası eti lüks ettir ve genellikle pahalı otel ve restoranlarda kullanılır.

2. DOĞRU BESLEME

Hayvanı besiye alırken yeme alıştırmak gerekir.

Bu amaçla konsantre yemden azar azar artırarak verilmelidir.

Yem miktarı ve yemin ne kadarı kaba yem ne kadarı kesif yem olacağı besi dönemine göre değişir.

Pratik olarak besi başında,

I. hafta: % 40 kaba yem, % 60 kesif yem

II. hafta: % 30 kaba yem, % 70 kesif yem

III. hafta % 20 kaba yem, % 80 kesif yem

IV. haftadan sonra % 10-15 kaba yem, % 85 – 90 kesif yem verilmesi gerekir.

3. DOĞRU BARINAK SEÇİMİ

Sığır besiciliğinde en önemli  çevre koşullarından birisi barınakların durumu ve uygun barınak tipi seçimidir.

Barınak sistemi seçiminde etkili ve önemli faktörlerden birisi iklimdir.

Besi için en uygun sıcaklık  +4 0C ile +24 0C arasındadır.

-20 0C’ nin altı ile +32 0C’nin üstü ise arzu edilmeyen sıcaklıklardır.

Barınaklar tiplerine göre üçe ayrılır;

1. Kapalı sistem

2. Yarı açık sistem

3. Açık sistem

1. KAPALI SİSTEM

Ülkemizin hemen  her tarafında rastlanan ahır tipidir.

Bu ahırların hemen hemen tümü karanlık, rutubetli ve sağlık şartlarına uygun değildir.

Bu tip ahırlarda beslenen sığırların  besi performanslarının istenen düzeyde gerçekleşmesi mümkün değildir.

AVANTAJLARI:

1. Hayvanın kontrolü kolaydır.

2. Hayvan fazla hareket etmediği için enerji sarfı az olur.

3. Kaba yem tüketiminde %10 dolayında tasarruf sağlar.

DEZAVANTAJLARI:

1. İnşaat maliyeti yüksektir.

2. İşçilik maliyeti yüksektir.

3. Sıcak mevsimde besiye elverişli değildir.

4. Havalandırması zordur.

2. YARI AÇIK SİSTEM

Bu tip ahırlarda sığırlar, üstü tamamen açık kuzey yönü tek duvarla örülmüş, sadece yatacakları yerin üstü kapatılmış, 8-10 başlık bölmelere ayrılmış padoklarda serbest olarak dolaşırlar.

AVANTAJLARI:

1. Ahır yapımı için fazla yatırım gerektirmez.

2. Kapalı ahırlara oranla %70 daha ucuza yapılabilir.

3. İşçilik giderleri çok azdır.

4. Bu sistemde 12 ay besi yapılabilir.

3. AÇIK SİSTEM

Açıkta sığır besiciliği; besiye alınan sığırların etrafı çitle çevrili, kısmen veya tamamen açık bir alanda , yaz ve kış tutularak yapılan besi sistemidir.

Tesisin kurulacağı arazi,

– güney yönünde meyilli

– sert zeminli

– taşlı

– kumlu

– geçirgenliği yüksek olmalıdır

Eğer tesis kurulması planlanan arazi düz ise %5-10 civarında eğim verilmelidir.

AÇIK SİSTEM BESİCİLİKTE BULUNAN BÖLÜMLER

AVANTAJLARI:

1. İnşaat maliyeti en düşüktür.

2. İşçilik maliyeti en düşüktür.

3. Belli bir alana daha fazla hayvan konabilir.

4. Sıcak mevsimlerde de besi yapılabilir.

5. Uzun süreli besiye uygundur.

DEZAVANTAJLARI:

1. Hayvanlar iklime uymakta güçlük çekebilir.

2. Birbirlerini rahatsız edebilir.

3. Soğuk havalarda kaba yem tüketim miktarı artar.

4. Padoklar derivasyona müsait olmayan arazide yapıldı ise çamur problemi önemli hale gelir.

Besicilikte Hormon Kullanımı:

Hormonlar ve hormonal etkili anabolikler hayvanlarda büyümeyi ve yemden yararlanmayı artırıcı etki yapmaktadır.

Bu hormonlar hedef hücrelerde protein sentezini artırırlar ve hücrenin büyümesini sağlarlar.

Et miktarı artmakta, yağ miktarı azalmaktadır.

Hormon uygulamaları ile canlı ağırlık artışında % 11, yemden yararlanmada ise %7 civarlarında bir üstünlük sağlanabildiği bildirilmiştir.

Ancak; bu anabolik etkili hormonlar ette kalıntı bıraktıklarından ve bu kalıntıların insan sağlığına zararlı etkileri olduğu tespit edilmiş ve kullanımı yasaklanmıştır .

Tablo.Anabolik etki amacıyla hayvanlarda uygulanması yasak maddeler

Sağlıklı et elde etmek için organik besiciliğin yapılabileceği,

Ve bu amaçla besicilikte kesif ve kaba yeme dayalı besleme önerilmektedir.

Kesim Olgunluğu;

Sığırların kondüsyon durumu  dikkate alınarak yapılan değerlendirmeye kesim olgunluğu denir.

Kriterler;

Tam etli ve tam yağlı sığırda; vücut dolgundur,

Vücut yuvarlak, silindirik ve vücut çıkıntıları belirsizdir.

Sırt ve bel kasları geniş ve kalın, butlar dolgun, kilotlar derin ve sağrı düzdür.

Hayvanın arkadan görünüşü kare; sırttan ve yandan görünüşü dikdörtgen şeklindedir.

Kavram bölgeleri ise dolgundur.

Az etli ve az yağlı kesimlik sığırda ise;

Vücut çıkıntıları sivri ve çok belirgin,

Bel, sırt ve sağrı ince ve meyillidir.

Arkadan bakıldığında butlar ince, görünüş, üst kenarı alt kenarından büyük olan bir yamuk şeklindedir.

Üstten bakıldığında ise vücudun sağrıdan omuzlara doğru daraldığı görülür. 

Mermerleşme

Tanım: Yağın kas lifleri arasında dağılarak ete mozaik yada mermer manzarası vermesine mermerleşme denir.

Vücudun çeşitli bölgelerinde depolanmış yağ, kas ve kas lifleri arasında birikmiş yağların et kalitesine etkisi fazladır.

Mermerleşme etin yumuşaklığını, lezzetini ve dolayısı ile kalitesini artırır.

Kaslar dışında ve kaslar arasında depolanmış yağlar ise etin kalitesini düşürür.

Genç hayvanlarda mermerleşme daha ziyade kas lifleri arasında oluşurken, yaşlılarda ise büyüme durduğundan dolayı yağ birikimi şeklinde olmaktadır.

ETLERİN KALİTE SIRASI

I. Kalite:

1. Kızartmalıklar

*Bonfile → K

*Kontrfile → K

*Pirzolanın arka kısmı → K

2. Sokum → K

3. Rosto →K

4. Yumurta → K

5. Tranç → K

 

II.Kalite:

6. Nuar → K

7. Kol → K-P-E

8. Döş (Orta Kısmı) → P

III.Kalite:

9. Pirzola (Ön Kısmı) → P

10. Gerdan (boyun) → E

11. Döş → P

IV.Kalite:

12. Böbrek çevresi

13. İncik → K

14. Boşluk (Karın) → P-E

BESİ SONU KARKASIN PARÇALANMASI

Karkaslar;

-Yarım karkas halinde

-Her bir yarıyı tekrar ikiye ayırarak çeyrek karkas halinde parçalanır.

Bu her bir yarım karkas;

12 ve 13’üncü kaburgalar arasından ve buraya karşı gelen 12 ve 13’üncü sırt omurları arasından kesilerek ön ve arka çeyreğe ayrılır.

Ön çeyrek (%53) arka çeyrekten (%47) biraz daha ağırdır.

Gövdedeki değerli etlerin büyük kısmı arka çeyrekte bulunur.

Değerli etler karkasın daha çok but ve bel bölgelerinden elde edilir.

Karkastaki değerli etlerin miktarı kesim olgunluğuna kadar artar, kesim olgunluğundan sonrada miktarı azalır.

Karkasta ortalama olarak  25-40 kg civarında değerli et elde edilir.

SIĞIR KARKASLARINDAN ELDE EDİLEN DEĞERLİ ETLER

1. PİRZOLA

2. KONTRFİLE

3. SOKUM

4. NUAR

5. ROSTO

6. YUMURTA

7. TRANÇ

8. BONFİLE

n1. PİRZOLA

Sırt omurları bölgesinden elde edilen dilimler
halinde ayrılmış kemiksiz et parçasıdır:

M. longissimus dorsi

M. trapezius thoracis

M. multifidus dorsi

M. spinalis et semi spinalis dorsi

M. levator costae

M. rotator longus

M. intercostalis

M. iliocostalis

M. serratus dorsalis

M. latissimus dorsi

Ağırlığı: 3 – 6 kg’dır

n2. KONTRFİLE:

Belin üst kısmında boydan boya sakrum kemiğinin ortalarına kadar uzanan ve omurlara yapışık olan kaslardan elde edilen  kemiksiz et parçasıdır.

M. longissimus dorsi

M. multifidus dorsi

Ağırlığı: 2.5 – 4 kg’dır

n3. SOKUM

But kısmının üst tarafından elde edilen kemiksiz et parçasıdır.

M. gluteus medius

M. gluteus accessorius

M. gluteus profundus

M. gluteus superficialis

Ağırlığı: 3.5 – 4.5 kg’dır

n4. NUAR:

Buttan elde edilir.Diz ekleminin iç kısmından kalça ekleminin dışına doğru uzanan kemiksiz et parçasıdır

M. semitendinosus

Ağırlığı: 1.5 – 2.5 kg’dır

n5. KONTRNUAR:

Budun dış kısmından elde edilen kemiksiz et parçasıdır

M. biceps femoris

Ağırlığı: 4 – 7 kg’dır

But kısmında; diz ekleminin iç kısmından kalça eklemine doğru uzanan yumurta şeklindeki kemiksiz et parçasıdır.

M. guadriceps femoris

Ağırlığı: 3.5 – 6 kg’dır

But kısmının iç yüzünde üstte çanak kemiğinden, altta diz eklemine kadar uzanan kemiksiz ettir

M. gracilis

M. pectineus

M. adductor

M. semimembranosus

Ağırlığı: 5 – 8 kg’dır

Karın içinde,böbrek yatağında belin iki yanında uzanan kaslardan oluşan gevrek yapıdaki ettir.

M. iliopsoas

M. psoas minör

M. guadratus lumborum

Ağırlığı: 1.5 – 2.5 kg’dır

Hayvancılık ile ilgili plan ve programlar

Türkiye, Avrupa Birliğine katılma sürecine girdiğine göre yurt içi et üretimi ve fiyatlarının topluluk ülkeleri düzeyine, en azından, yaklaşması lazımdır.

Bunun için üretim, tüketim ve fiyatlar arasında uygun ve istikrarlı dengenin kurulması sağlanmalıdır.

Bu amaçla; Amerika, Avusturalya, İngiltere, Almanya ve diğer gelişmiş ülkelerde hayvansal ürünlerin üretimi devlet ve özel sektörün meydana getirdiği ortak kuruluşların güvencesi altındadır.

Bu ülkelerin ilgili devlet-özel sektör karma kuruluşları örnek alınarak Türkiye için uygun bir sistem geliştirilebilir.

Zaten devlet çeşitli şekillerde desteğini sürdürmektedir. Bu amaçla;

1. Türkiye Hayvancılık stratejisi Raporu

Bu rapor, hayvancılık sektörünün gelişmesiyle ilgili temel amaçları, sorunlarını 2005 yılına kadar uzanan bir stratejiyi sunmaktadır.

Stratejinin temel seçenekleri;

-Üretim bazını ve hayvansal verimliliği geliştirmek

-Gerçek ürün fiyatını ve ithalatı artırmaktır.

Bu amaçla hayvancılığa verilmiş olan teşvikler  aşağıda belirtilmektedir:

 ÖNERİLER

GENEL

Meralar geliştirilmeli ve yem bitkileri tarımına önem verilmeli

Üretimin her aşamasında bilgi kullanımı teşvik edilmeli

Fiyat istikrarı sağlanmalı

                              ÜRETİCİ:

Örgütlenerek pazarlık gücünü yükseltmeli

Genetik ıslahla yüksek verimli  hayvanlara sahip olmak için çaba harcamalı

Bitkisel üretim, hayvansal üretim ilişkisini kurmalı

                              KAMU:

ØYasal düzenlemeler

ØSermaye ve bilgi eksiğini giderecek önlemler

ØFiyat istikrarı sağlayıcı tedbirler

ØÖrgütlenmeyi teşvik etmek

ØÜretim ve bilgi alt yapısı oluşturmak

ØBilgi üretmek

….

Bir cevap yazın