Makarna Üretimi Fizibilite Etüdü

Şanlıurfa Sanayisinin Yeniden Yapılandırılması Projesi Makarna Üretimi Fizibilite Etüdü Son Teslim Tarihi: 15 Eylül 2010 Bileşen İş Geliştirme Hizmetleri Faaliyet · İlgili paydaşlarla, ekipman sağlayıcıları, makarna üretim hattı üreticileri ile görüşmeler · Boru pazarı ve teknolojisi konusunda araştırma yapılması · Metodolojinin geliştirilmesi · Ekipman teklifleri alınması · Analizlerin yapılması Amaç · Makarna üretimi Fizibilite etüdünün Şanlıurfa koşullarına uygun olarak hazırlanması Yazar B. Murat TOP Ziraat Y. Müh. Şanlıurfa Sanayisinin Yeniden Yapılandırılması Projesi Avrupa Birliği (AB) Finansmanı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen bir teknik yardım projesidir. İhale Makamı, Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB) olup projenin faydalanıcısı Sanayi ve Ticaret Bakanlığıdır (STB).

1 YÖNETİCİ ÖZETİ Makarna, dünyada ekmekten sonra en çok tüketilen gıdalardan biridir. Sahip olduğu bu önemli tüketilme potansiyelin yanında birçok farklı şekilde üretilebilme alternatifine sahip olması hiç kuşku yok ki onun önemli bir gıda ürünü olma özelliğini güçlendirmektedir. Teknonoljik gelişmeler ile birlikte, yoğun bir iş hayatının getirdiği yaşam şekli hızlı ve çabuk hazırlanan vesin değerleri yüksek gıda ürünlerinin önemini daha artırmaktadır. Makarna, bu alanda sayısız alternatifler sunmasıyla kuşkusuz çok önemli bir yatırım alanı olarak hala kendinden söz ettirebiliyor. 1993 yılında 4,3 kg olan yıllık fert başına tüketim miktarının bugün hala 6 kg’ın altında olmasının ardında yatan nedenler iyi analiz edilip, zamanın ihtiyacına dönük ürün segmentasyon planlarıyla birleştirildiğinde hiç kuşku yok ki makarna sektörü çok önemli gelişmeleri kolayca başarabilecektir. Sektörsel bir çaba ile geliştirliecek pazarlama stratejilerinin makarna tüketimini artırması, gerek tam kapasiteyle çalışmayan yüksek kapasite ile çalışacak sektör gerekse dengeli beslenme fırsatı bulacak olan tüketicilerin yararına olacaktır. Bu konularda özellikle tüketiciyi bilinçlendirici eğitimsel çalışmaların artırılmasının önemi ortadadır. Türkiye’de hala makarnanın şişmanlatıcı bir besin olduğunun düşünülmesi, besin değerlerinin yeterince bilinememesi, sos kültürünün gelişmemiş olması gibi nedenler makarna tüketiminin sahip olduğu potansiyele ulaşmasını engellemektedir. Urfa’da kurulacak olan makarna fabrikasının yılda 54.000 ton üretim kapasitesine sahip olacağı hesap edilmiştir. Bu rakam Gaziantep’te bulunan 7 büyük makarna fabrikasının yıllık kapasite ortalamasına denktir. Amaçlanan yatırımın benzer bir ölçekli olması mali analizlerin temel çıkış noktasını oluşturmuştur. Yapılan hesaplamalar sonucunda toplam yatırım tutarı olan 39.940.185 TL’nin 22.849.847 TL’sini sabit yatırımlar, geriye kalan 17.090.237 TL’si ise işletme sermayesi ihtiyacı ve işletmeye alma giderini oluşturmaktadır. 39.940.185 TL tutan yatırım tutarının tamamı öz kaynaklardan oluşmaktadır. Projenin mali ve ekonomik değerlendirilmesi sonucunda elde edilen veriler Bölüm 7’de detaylı olarak sunulmuştur. Geniş bir çalışma sonucu elde edilen teknik ve mali bulgular itibariyle makarna üretimi kârlı ve verimli bir yatırım olarak görünmektedir. İç Kârlılık Oranı : %21,0 Sermayenin Kârlılığı :%18,29 Yatırımın Kârlılığı :%18,29 Ekonomik Rantabilite :%7,66 Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

Geri Ödeme Süresi :3,7 yıl Fayda /Maliyet Oranı :2,80 Yatırımın NBD :71.714.554 TL 2 GİRİŞ Dünyada yaşanan hızlı ekonomik gelişme; şehirleşme oranında artış, çekirdek aile yapısının gelişmesi, çalışan kadın sayısındaki artış, tüketim mallarında çeşitlilik, kalite arayışı ve zamanı daha iyi kullanabilme çabası gibi birçok farklı sosyal alanda da birtakım değişikliklere yol açmıştır. Teknolojinin hızla gelişmesi ve günlük hayata da aynı hızla yansıması ve bunun yanında arta gelen dünya nüfusu gelecekte gıda sektörün yıldızının daha fazla parlamasına sebep olacağını gösteriyor. Kuşkusuz azalan enerji kaynaklarıyla birlikte ekilebilir alanlardaki küçülme dünyayı yakın gelecekte hem gıda hem de enerji sektöründe büyük bir dar boğaza sürükleyecektir. Bilim, bu alanlarda boş durmamakta ve yenilenebilir alternatif enerji kaynakları kadar farklı gıda ürünlerinin ortaya çıkarılması konusunda çalışmalar yapmaktadır. Tüm bu değişikliklerin tüketim ve beslenme alışkanlıklarında yarattığı gelişmeler, raf ömrü uzun, besinsel anlamda belli bir standartta sahip, çabuk ve kolay hazırlanabilen ürünlere doğru bir geçişin gerekliliğini de bizlere işaret etmektedir. İktisadi ve sosyal yapının hala önemli ölçüde tarımsal kaynak potansiyeline bağlı olduğu Türkiye’de, söz konusu gelişmeler, sanayileşme sürecinin temel taşlarından olan gıda sanayinin yapısında değişikliklere sebep olmaktadır. Artık nerdeyse 24 saatin kendilerine yetmediğinden şikâyet edenler günlük yaşantılarında daha kolay, pratik, kaliteli, besin değeri yüksek ve ekonomik gıdaların tüketimini de giderek arttırmaktadırlar. Alternatif enerjinin hayat ve doğa kalitesini arttırmasının bir sonucu olarak daha verimli tarım yapma imkânı ve daha kaliteli besin üretme imkânı da doğmuş olacaktır. Artık enerji geleceğini yenilenebilir çevre dostu enerji kaynaklarında, gıda ise kolay, pratik hazırlanabilir besin değeri yüksek, kaliteli ürünlerde aramaktadır. İleri işlenmiş diye tabir edilen yani işlem görmüş ve tüketim aşamasının bir adım öncesine kadar gelmiş ürünler Amerika ve Avrupa’da her geçen gün hızla artan bir ivme ile tüketime dâhil olmaktadır. Yarı pişmiş olması ve ısıtılarak tüketime hazır hale gelmeleri, içerikleriyle zenginleştirilmiş olmaları, tüketicisine zaman ve fiyat avantajı sağlamaları sebebiyle bu türden ürünlere olan talebin giderek artacağı düşünülmektedir. Makarna, dünyada ekmekten sonra en çok tüketilen gıdalardan biridir. Makarna sahip olduğu bu potansiyelin yanında hala birçok farklı şekilde tüketilme alternatifine sahip Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

olması nedeniyle de potansiyel bir gıda ürünü olarak da günümüzde önemini korumaktadır. Ülkemizde donmuş gıda veya yemeye hazır ürünlere olan talebin henüz istenen düzeyde olmamasına rağmen özellikle makarna temelli ürün segmentlerinin ilerde bu alanlarda alternatif ürürnler sunacağını söylemek yanlış olmaz. Öte yandan Türk insanının beslenmesinde önemli bir yer tutan tahılın tüketim seklinde, yukarıda sıralanan faktörlerin etkisi ile ekmek gibi geleneksel ürünlerden, alternatif mamullere doğru bir geçisin yaşanmakta olduğu görülmektedir. 1993 yılında 4,3 kg/yıl olan fert başına tüketim miktarı halen 5,8 kg/yıl’dır ve arzu edilen seviyede değildir. Makarna tüketiminin artması halinde bundan yüksek kapasite ile çalışacak sektör ve dengeli beslenme fırsatı bulacak olan tüketiciler kazançlı çıkacaktır. Ancak bu konuda özellikle tüketiciyi bilinçlendirici eğitimsel çalışmaların artırılmasının önemi ortadadır. Türkiye’de hala makarnanın şişmanlatıcı bir besin olduğunun düşünülmesi, besin değerlerinin yeterince bilinememesi, sos kültürünün gelişmemiş olması gibi nedenler makarna tüketiminin büyük bir iç potansiyele sahip olnumasına rağmen artmasını engellemektedir. Bu sorunun aşılabilmesi için; · Makarnanın taşıdığı özellikler konusunda tüketicilerin aydınlatılması yanında makarna kalitenin yükseltilmesi de önemli rol oynayacaktır. Makarnanın fazla besleyici olmadığı ve kilo yaptığına dair yaygın olan inancın kırılması için öncelikle aile içi mutfak ihtiyaçlarının saptanması ve damak zevklerinin yönlendirilmesinde etkili olan kadınlara makarnanın enerji veren ancak kilo aldırmayan bir besin olduğunun çeşitli yollarla etkin bir şekilde anlatılması gerekmektedir. · Bunun yanı sıra vitaminlerce zenginleştirilmiş ve çocuklara yönelik olarak üretilecek makarnaların etkili bir reklam kampanyası ile piyasaya sunulması makarna tüketimini artıracak bir faktördür. Yapılacak reklam ve tanıtım kampanyaları ile özellikle çocuklar ve ge nçlerden başlanarak tüm tüketicilere makarnanın doğru şekilde tanıtılması ve tüketicilerde yaygın olan yanlış bilgilerin düzeltilerek makarna yemeye teşvik edilmesi amaçlanmalıdır. · Tüketim artışında etkili olacak bir diğer faktör ise belirli sayıda ürü n alan kişilere yemek tarifleri içeren kitaplar veya çeşitli hediyelerin verilmesi, genelde yoğurt, ketçap v.b. gibi ürünlerle tüketilen makarnaya yönelik Türk tüketicisinin damak tadına uygun makarna soslarının piyasaya sunulması (makarna tüketimimin artışıyla birlikte önemli bir pazar potansiyeline sahip olabilecek bir yan sektörün oluşması da böylece kendiliğinden gerçekleşmiş olacaktır) söz konusu ürüne olan talebi artıracaktır. Yukardaki tespitler konusunda çok büyük çaba harcanmadığı halde son 20-30 yıldır makarna sektördeki yatırım çabalarında önemli bir hareketlenme yaşanmıştır. Özellikle 90’lı yılların başlarında artan ihracat imkânları ile de birleşince bu hareketlenme daha Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

hızlı boyutlara ulaşmıştır. Ancak ihracatta yaşanan artışların tek bir paza ra bağımlı kalınarak gerçekleştirilmesi nedeni ile makarna sektörü, ciddi problemlerle karşı karşıya kaldığı görülmüştür. İç piyasa kadar önemli bir dış pazar potansiyeline de sahip makarnanın stratejik pazar planlarıyla ürettiğini satması konusunda büyük bir problme yaşayacağı düşünülmemektedir. Bilindiği gibi Türkiye’nin Güney ve Doğu Asya Pasifik ülkeleri ile ekonomik ve ticari ilişkileri, coğrafi uzaklık ve farklı yönelimler sebebiyle istenilen düzeye ulaşamamıştır. Ancak makarna sanayiinde faaliyet gösteren firmalarımızın, son yıllarda makarna ürünleri ihracatında yaşanan krizi aşmalarında, bu ürünler açısından cazip pazarlar olarak ön plana çıkan G.Kore, Malezya, Filipinler ve Japonya’yı alternatif pazarlar olarak değerlendirmelerinde yarar görülmektedir. Hiç kuşku yok ki makarna ihracatının arzu edilen seviyeleri yakalaması için yeni pazarlara girilmesi kadar, geçmis dönemlerde bu ürünlerin ihracatında önemli pazar olan ülkelere yapılacak ihracatın, yeniden eski düzeylerine ulaştırılması yönünde yürütülecek çalısmalar da büyük önem arz etmektedir. Makarna sektörün gelişme süreci, mevcut durumu ve geleceğe dönük pazar analizlerin ele alındığı bu geniş fizibilite çalışması ayrıca detaylı bir mali analizi de potansiyel yatırımcıların bilgisine sun ulmaktadır. Hiç kuşku yok ki bu alanda yapılacak yatırımlar için önemli bir değerlendirme raporu olacak bu çalışma yatırım girişimlerine bir temel teşkil etmesinin yanında; yöreye uygun yatırım alanları konusunda da bir fikir edinebileceklerdir. Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

3 FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI HAKKINDA Şanlıurfa’nın sosyal ve ekonomik gelişmesine katkıda bulunacağı yerel paydaşlarca belirlenen ve ekonomik potansiyele sahip olduğu düşünülen makarna üretimi konusunda üretim yapmanın doğru bir karar olup olmadığını araştırmak ve söz konusu yatırımın yapılabilirlik düzeyini kapsamlı olarak ortaya çıkarmaktır. Yapılacak fizibilite çalışmaları, söz konusu yatırım alanlarında uzun vadeli işletme hedeflerinin değerlendirilmesini, uygun proje kapsamı ve masraflarının ve uygulama sürelerinin belirlenmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca yatırımın uygulanmasında karşılaşılacak masrafların ve zaman çerçevesinin net görülmesini sağlayacak, yatırımın teknik ve işletme gereksinimleri üzerine sağladığı bilgiler nedeniyle risklerin analizi ve yönetimini kolaylaştıracak ve yatırım hedeflerinin gerçekleştirilmesi için uygulanması gereken özellikler ve işlevleri belirlediği için yatırımdan en yüksek getirinin elde edilmesi stratejilerinin uygulanmasına temel oluşturacaktır. Fizibilite çalışmasında, üretiminin yapılabilirliliği konusu pazar, teknik ve finansal açılardan incelenirken, bu üretim dalında hâlihazırda uygulanan teknolojiler, optimum işletme büyüklüğü, kapasitesi, işletme için gerekli olan kaynakların temin edilme yolları, pazarın varlığı ve potansiyeli, işletmenin sorunsuz işlemesi için gerekli olan toplam yatırım tutarı ve işletme giderleri gibi konuları gerçekçi bir biçimde analiz edecektir. Bütün bu incelemeler sonucunda hazırlanacak fizibilite raporu, potansiyel yatırımcılara hem söz konusu işletmenin hayata geçirilmesinde izlenmesi gereken yolları gösterecek hem de onların gerçekçi kararlar almasına yardımcı olacaktır. Bilindiği üzere fizibilite çalışmaları konusunda üzerinde karar kılınmış tek bir evrensel model yoktur. Bu nedenle buradaki fizibilite çalışmaları da, üzerinde çalışılan konunun kendine has özel ihtiyaçlarına göre şekillenecektir. Fizibilite çalışmalarında aşağıdaki aşamaların gerçekleşmesi amaçlanacaktır. 1. Problemin/İhtiyacın belirlenmesi: İhtiyaç, genellikle proje süresince elde edilmiş bilgilerin ve çalışmaların sonucunda ortaya çıkar ve öncelikle proje paydaşları, potansiyel yatırımcılar, ilgili kurum ve kuruluş yetkilileri ve benzer sanayi üyeleriyle yapılan görüşmeler sonunda belirlenir (Fizibilite uzmanların projeye katıldığı aşamada ihtiyaç çoğunlukla belirlenmiştir). 2. Amacın (fizibilite çalışmalarının hazırlanması) ve o amacı gerçekleştirecek veya kısıtlayabilecek unsurların belirlenmesi: Bu aşama süresince öncelikle fizibilite çalışmasından yararlanacak proje paydaşlarıyla, potansiyel yatırımcılarla, ilgili kurum ve kuruluş yetkilileriyle ve benzer sanayici üyeleriyle özellikli konulara dönük görüşmeler yapılır. Yatırımın gerçekleşmesi konusunda ihtiyaç duyulacak sosyal ve ekonomik bilginin temelini oluşturacak sorulara yanıtlar aranır. 3. Fizibilite çalışmasına konu olan alanda pazar, teknik, üretim, finansal ve sosyal açılardan bilgilerin toplanması: Bu aşamalar süresince öncelikle fizibilite çalışmasından yararlanacak proje paydaşlarıyla ve potansiyel yatırımcılarla Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

görüşmelere ilave olarak, üretimin gerçekleşebilirliliği açısından mevcut üretim alet ve ekipmanların sağlayıcılarının araştırılmasına (kapasitelerinin ve ekonomik değerlerin belirlenmesi ve tekliflerin alınması amacıyla), benzer üretim yapan ulusal ve uluslar arası işletmelerin tespit edilmesi (internet, sanayi odaları, ilgili kamu ve akademik kuruluşlar, kişisel görüşmeler, var olan yazılı kaynaklar vs aracılığıyla) ve mümkün olduğu ölçüde teknolojilerine ve üretimlerine dönük bilgiler toplanmasına çalışılır. Uygun teknolojiler ve o teknolojilerin (üretim hatlarının) sağlayıcıları araştırılıp hatların kurulumu ve fiyatları konusunda ilişkiye geçilir. 4. Yeni ürün için hâlihazırdaki pazar potansiyeli araştırılıp analiz edilir ve olası pazar stratejileri konusunda bilgi toplanır; problem çıkaracak konuların analizi, açıklığa kavuşturulması ve çözümlenmesi üzerine değerlendirmeler yapılır. 5. Üretimde söz konusu olacak hammaddelerin temini konusunda araştırmalar yapılır. 6. Tesisin kurulması durumunda teknik ve üretim ala nlarında gerekli olacak bütün iş gücünün temini ve ekonomik analizi konusunda çalışmalar yapılacaktır. 7. Makine, alet, ekipman ve inşaat alanında bilgilerin ve tekliflerin değerlendirilmesi: Kapasite, fiyat, kalite, yedek parça, zamanlı ve ucuz servis hizmeti gibi ölçüler ışığında toplanan bilgiler ve teklifler değerlendirilir. 8. Pazar, sanayi ve bölgeye dair toplanan bilgiler analiz edilir ve fizibilite çalışmasına uygun duruma getirilir. Aynı şekilde makine, alet ve diğer girdiler için de en uygun üretim hattının oluşturulması amacıyla değerlendirmeler yapılıp, karar verilir. 9. Seçilen en uygun bilgi, belge ve teknik değerlendirmeler kullanılarak fizibilite çalışması oluşturulur. Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

4 YATIRIMIN DEĞERLENDİRİLMESİ 4.1 Yatırımın Tanıtımı Dünyada tarımın ilk uygulandığı topraklar üzerine kurulu olan Şanlıurfa, bir yandan 2008- 2012 GAP Elem Planı’ndan yararlanırken, bir yandan da ‘AB, Türkiye Katılım Öncesi Mali İşbirliği Programı’ kapsamında kurulmakta olan 2. Organize Sanayi Bölgesi ile yerli ve yabancı yatırımcılar için Türkiye’nin en cazip bölgesi olmayı amaçlamaktadır. Bu beklentinin en önemli ölçüsü kuşkusuz, ‘Şanlıurfa Sanayisi’nin Yeniden Yapılandırılmasının AB’nin doğrudan destek verdiği önemli bir proje olara k değerlendirilmesi ve hâlihazırda yapımı devam eden 2. Organize Sanayi Bölgesinin bu proje kapsamında kuruluyor olmasıdır. Şanlıurfa özellikle Irak ve Suriye olmak üzere Orta Doğu pazarlarına erişim anlamında oldukça stratejik bir konumda bulunan bir ilimizdir. İlin sahip olduğu uluslararası standartlarda kargo havaalanı, kuşkusuz ilde faaliyet gösteren/gösterecek olan firmalara önemli lojistik avantajlar sunmaya devam edecektir. Doğal kaynaklar bakımından (toprak, su, güneş ve insan) oldukça zengin olan Şanlıurfa’nın, sanayisinin yeniden yapılanması sürecinde belki de en çok kalifiye eleman konusunda sıkıntı çekmesi beklenebilir. Fakat gerek Harran Üniversitesi’nin varlığı gerekse şehrin hava ve kara yolu ulaşımının yaygınlaşması bu konuda eksik işgücünün pekala sanayisi kısmen daha gelişmiş illerden veya diğer büyük kentlerden karşılanmasını mümkün kılabilecektir. OSB’lerin temel kuruluş nedeninin, sürdürülebilir bir sanayisel kalkınmanın geliştirilmesi ve şekillendirilmesi olduğu göz önüne alındığında söz konusu OSB çalışmalarıyla Şanlıurfa’da da benzer yatırımların uygulamaya konulmasının planlandığı ortaya çıkmaktadır. Şanlıurfa Sanayisinin Yeniden Yapılandırılması Programı’nın Teknik Destek Bileşeni bu açıdan, Şanlıurfa’nın sosyo-ekonomik kalkınmasını önemli ölçüde olumlu etkileyecek yatırımların başlatılmasının da önemli bir aracı olacaktır. Bu durum hiç kuşku yok bir bütünleşmiş (entegre) sanayi kalkınma planının geliştirilmesini gerektirmektedir. Hazırlanacak plan, OSB’de yer verilecek firmaların belirlenmesinin ve seçiminin temelini teşkil edeceği gibi ilin ekonomik ve sanayisel kalkınmasına yüksek oranda katkıda bulunacak yatırım türlerinin seçilmesi için yatırım imkânlarının stratejik bir biçimde tanıtılmalarını sağlayacaktır. Hiç kuşku yok ulusal ve yerel kapasitenin arttırılması oldukça önemlidir. Yerel kapasitelerin arttırılması, projenin olumlu etkilerini garanti altına alırken, ulusal kapasitenin arttırılması projenin Türkiye’nin diğer bölgelerinde tekrarlanmasının teşviki anlamında önemli katkılar sunacaktır. Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

Eylül 2009 ve Mayıs 2010 arasında birçok sektör uzmanının katılımıyla Şanlıurfa Entegre Sanayi Kalkınma Planı (ESKP) hazırlanmıştır. Bu planın en önemli çıktılarından biri Şanlıurfa’da yapılabilecek yatırımların belirlenmesidir. Belirlenen bu yat ırımlar arasında kahvaltılık tahıl ve makarna üretimi de bulunmaktadır. Şanlıurfa’nın doğal ve ekonomik kaynakları göz önüne alındığında sanayisinin yeniden yapılandırılması çalışmaları içinde potansiyel ürünlerine dayalı sanayinin geliştirilmesi son derecemantıklı bir çaba olarak değerlendirilmektedir. İl için potansiyeli olan sanayi dalları değerlendirildiğinde makarna endüstrisi özellikle ön plana çıkmaktadır. Gerek makarna üretimi konusunda etkili olabilecek yerel kaynakların varlığı gerekse makarna sektörünün ülke ve dünya pazarında ge lecek için umutlar taşıyor olması bu sektörün ciddi bir yatırım alanı olarak değerlendirilmesine neden olmuştur. Bugün buğdaydan yapılan sanayi ürünleri içerisinde makarna, üretim miktarı ve beslenmedeki önemi bakımından ekmekten sonra gelmektedir. Makarnanın bu kadar yaygın olmasının nedeni kuşkusuz, uzun süre muhafaza edilebilmesi, çeşitliliği, kolayca hazırlanabiliyor olması, lezzeti, besleyici ve ekonomik bir gıda maddesi olmasıdır. Makarna üretimi gıda sektörü, un ve unlu mamuller alt sektöründedir. Makarna, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunda, 19-02 pozisyon numarasında yer almaktadır. Makarna, durum buğdayı irmiğinin su ve istenilen zenginleştirici maddelerle karıştırılıp şekil verdikten sonra kurutulmasıyla elde edilen yarı hazır bir gıda maddesid ir. Özellikle sağlık koşullarında ötürü bugün makarna durum buğdaya olan bağımlılığını da kırmaktadır. Aynı şekilde özellikle hızlı gelişen teknolojinin insan hayatına getirdiği yoğunluk onların her zaman daha hızlı ve çabuk hazırlanabilinen, besinsel değerleri de yüksek hazır gıdalara yönelmelerine neden olmaktadır. Bu yönüyle de makarna farklı ürün segmentasyonlarının yaratılmasına son derece uygun bir gıda ürünü olarak değerlendirilmektedir. Glütensiz makarna, yemeye hazır makarna, anlık makarna veya çok çeşitli sebze özleriyle karıştırılıp zenginleştirilmiş ürünlerin piyasada tanıtılması kuşkusuz bu sektöre yatırım yapacak yatırımcıların düşünmesi gereken ürün alternatifleri olabilir. Şanlıurfa Sanayisinin Yeniden yapılandırılması projesinin temel hedefine uygun olarak yapılacak bir makarna üretim fabrikasının; özelde Şanlıurfa’nın genelde ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sosyal istikrarına ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulunacağı gibi hiç kuşku yok Türkiye’deki bölgeler arasında var olan farklılıkların azaltmasına da olumlu etki edecektir. Türkiye’de bulunan makarna fabrikaların büyük bir çoğunluğunun, yüksek teknolojiye sahip makinelerle üretim yapıyor olması yeni kurulacak tesislerinde benzer düzeyde kurulmasını gerektirmektedir. Diğer taraftan özellikle dış pazarlarda pay sahibi olan üreticilerin, son teknolojiye uygun ve bilgisayar destekli bütünleşmiş tesislere sahip Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

oldukları göz önüne alındığında rekabet koşullarını güçlendirmek için bu türden sektörsel yatırım düşünen yatırımcıların teknolojik gelişmelerin daima takipçisi ve uygulayıcısı olması gerekmektedir. 4.2 Yatırım Bölgesinin Tanımı 4.2.1 Coğrafi Yapı Yatırım bölgesi olarak düşünülen Şanlıurfa, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin güneyinde 18.765 km²’lik alanı ile Türkiye’nin 7. büyük ilidir. İlin batısında Gaziantep, kuzeybatısında Adıyaman, kuzeydoğusunda Diyarbakır, doğusunda Mardin illeri ve güneyinde Suriye Devleti yer almaktadır (Şekil 1). Deniz seviyesi yüksekliği 518 metre olan Şanlıurfa ilinin idari yönden biri merkez olmak üzere toplam 11 ilçe, 30 belde ve 1.074 köyü bulunmaktadır. Şanlıurfa, Suudi Arabistan Platformu’nun kuzey bölümü ile Güneydoğu Toroslar’ın orta kısmının güney eteklerinde yer alır ve Senklinal ve Antiklinaller arasında geniş ovalara sahiptir. Şanlıurfa’nın kuzeyinde birçok yükseltiye sahip dağ ve tepeler bulunmaktadır. Geniş ova ve düzlüklere sahip olan arazisinin; % 60,4’ü plato, % 22’si dağlık, % 16,3’ü ova ve % 1,3’ü yayla karakteri arz etmektedir. Genellikle düzlüklerin hâkim olduğu topografik bir özelliğe sahip olan Şanlıurfa ilinin sınırları içinde, tarımsal potansiyeli yüksek Suruç Ovası, Harran Ovası, Viranşehir-Ceylanpınar Ovası, Halfeti, Hilvan ve Bozova Ovaları gibi büyük ovalar yer almaktadır. İlin, en önemli dağları Karaca dağ (1.938 m), Arat Dağı (840 m), Nemrut Dağları (800 m), Takır tukur Dağları (801 m), Şebeke Dağları (750 m) ve Germuş Dağlarıdır (771m). Fırat Nehri, ilin Adıyaman ve Gaziantep illeri ile sınırını oluşturmakta ve ilin batı ve kuzeybatısında Karkamış, Birecik ve Atatürk Barajlarının gölleri bulunmaktadır. Atatürk Barajı ile oluşturulan göl ülkemizin 3. büyük gölüdür. Karasal iklim özelliklerine sahip olan ilde, yıllık ortalama yağış miktarı 463,1 mm, ortalama sıcaklık değeri 18,2 derecedir. 2002 yılında en yüksek sıcaklık 43,4 °C en düşük – sıcaklık 5 °C derece olarak tespit edilmiştir. Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

Şekil 1. Şanlıurfa ili haritası. 4.2.2 Nüfus Yapısı Nüfus büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Merkez ilçeyi sırasıyla Siverek, Viranşehir, Suruç, Birecik ve Bozova ilçeleri izlemektedir. Tablo 1, 2000 yılı genel nüfus sayımına göre nüfusun ilçelere göre dağılımı, kent ve köylerde yaşayan nüfus ve nüfus yoğunluklarını göstermektedir. Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

Tablo 1. Nüfusun ilçelere göre dağılımı. İlçeler Toplam Nüfus Kent Nüfusu Köy Nüfusu Yüzölçümü Nüfus Yoğunluğu (km²) (Kişi/km²) Merkez ilçe 534.706 385.588 149.118 3.669 146 Akçakale 77.261 32.114 45.147 691 112 Birecik 74.671 40.054 34.617 790 95 Bozova 65.842 19.848 45.994 1.393 47 Ceylanpınar 67.817 44.258 23.559 2.201 31 Halfeti 34.402 2.766 31636 643 54 Harran 56.258 8.784 47.474 1.054 53 Hilvan 38.411 16.094 22.317 1.136 34 Siverek 224.102 126.820 97.282 4.181 54 Suruç 82.247 44.421 37.826 735 112 Viranşehir 187.705 121.382 66.323 2.272 83 Toplam 1.443.422 842.129 601.293 18.765 77 Kaynak: 2000 Genel Nüfus Sayımı, Şanlıurfa, 2002, DİE. 2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre, Şanlıurfa’nın nüfus artış hızı binde 36,55’tir (Tablo 2). Bu oran, binde 18,34 olan Türkiye ortalamasına göre oldukça yüksektir. Öte yandan Şanlıurfa, km²’ye 77 kişinin düştüğü bir nüfus yoğunluğu Türkiye genel ortalamasının altındadır. 1927 Nüfus sayımına göre 207.487 olan Şanlıurfa ilinin nüfusu 2000 yılında 7 kat artışla 1.443.422 olarak belirlenmiştir. Aynı dönem içinde Türkiye nüfusu ise yaklaşık beş kat artış göstermiştir. Tablo 2. Nüfus artış hızı (2000). Bilgiler Türkiye Şanlıurfa Toplam nüfus 67.844.903 1.443.422 Nüfus artış hızı, 1990-2000, (‰) 18,34 36,55 Nüfus yoğunluğu, (kişi / km²) 88 77 Şehir nüfusu 44.109.336 842.129 Köy nüfusu 23.735.567 601.293 İl ve ilçe merkezi nüfusu, (%) 65,01 58,34 Belde ve köy nüfusu, (%) 34,99 41,66 İlçe sayısı 847 11 Belde ve köy sayısı 37.227 1.104 Belde sayısı 680 30 Köy sayısı 36.557 1.074 Kaynak:2000 Genel Nüfus Sayımı, Şanlıurfa, DİE2002 Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

1960-2000 döneminde Şanlıurfa ilinin nüfus artış hızı incelendiğinde, üç farklı dönem gözlenmektedir. Nüfus, 1965 yıllına kadar artış, 1970-1980 dönemleri arasında azalma ve 1980 yılından sonra ise tekrar bir artış eğilimi göstermiştir (Tablo 3). Tablo 3. Yıllara Göre Nüfus Artış Hızı (‰)ç Yıllar Türkiye Şanlıurfa 1960 28,53 28,7 1965 24,63 22,95 1970 25,19 35,42 1975 25,01 20,86 1980 20,65 1,82 1985 24,88 55,38 1990 21,71 46,16 2000 18,34 36,55 Kaynak:2000 Genel Nüfus Sayımı, Şanlıurfa, DİE 2002 4.2.3 Sosyal Yapı Sosyal alt yapı, teknik alt yapı ile birlikte bir ilin kalkınma düzeyini gösteren temel kriterlerinden biri olarak değerlendirilir. Sağlıklı ve nitelikli eleman yetiştirme açısından son derece hayati önem arz eden sosyal alt yapı sektörleri eğitim ve sağlıktır. Şanlıurfa, eğitim düzeyi az gelişmiş illerden biri olup, 2003 yılı verilerine göre okur-yazar oranı % 68’dir. Şanlıurfa, eğitim kurumlarının sahip oldukları idari ve teknik imkânlar bakımından maalesef istenilen düzeye ulaşılamamıştır ve eğitim sıralaması açısından Türkiye genelinde 78. sırada yer almaktadır. Tablo 4’te görüleceği gibi i lde var olan 2.493 ilk ve orta öğretim okulunda toplam 286.230 öğrenci eğitim görmektedir. Tablo 4. Eğitim Kurumları, Öğretmen ve Öğrenci Sayıları (2003) Okul öncesi İlköğretim Liseler Toplam Okul 10 1.357 63 1.430 Öğretmen 106 6.936 1.108 8.150 Öğrenci 2.493 257.2899 26.508 286.230 Kaynak: İl Planlama Müdürlüğü, 2003, Şanlıurfa Şanlıurfa’daki okullaşma oranları ise Şekil 2’de görülmektedir. Buna göre Şanlıurfa’nın okullaşma oranı gerek Türkiye gerekse Güneydoğu Anadolu Bölgesinin oldukça gerisindedir. Şanlıurfa’da ilkoku la başlayan her 100 öğrencinin sadece 4,43’ü Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

Yükseköğretime devam edebilirken bu oran Türkiye genelinde 8,42’ye ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise 4,99 düzeyine tekabül etmektedir. Şekil 2: Şanlıurfa Okullaşma Oranı. * Okullaşma oranları, eğitim çağında olup, okula devam edenlerin eğitim çağında olanla ra oranıdır. Kaynak: Temel Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, Şanlıurfa, DİE, 2001. 25 Kasım 1992 tarihinde kurulan Harran Üniversitesi; 7 fakülte, 12 meslek yüksekokulu ve 3 enstitü ile hizmet vermektedir. Üniversitenin toplam öğrenci sayısı 7.384, toplam a kademik personel sayısı ise 792’dir. 4.2.4 Sağlık Sosyal alt yapının önemli unsurlarından diğer bir tanesi olan sağlık sektöründe ise Şanlıurfa’nın, Bölge ve Türkiye ortalamalarının çok altında sağlık standartlarına sahip olduğu gözlenmektedir. Şanlıurfa’da 2001 yılı DİE verilerine göre sağlık hizmetleri; Sağlık Bakanlığına bağlı 12 devlet hastanesi, 65 Sağlık Ocağı, 124 Sağlık Evi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi tarafından yürütülmektedir. İlde ayrıca, 1 özel hastane de bulunmaktadır. İldeki sağlık merkezlerinin toplam yatak sayısı ise 1.364’dir (Tablo 5). Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

Tablo 5. Sağlık Kuruluşlarında Görev Yapan Sağlık Personelinin Dağılımı (2001). Adet Yatak Kapasitesi Sağlık Binası Devlet 12 1.095 SSK 1 250 Özel 1 19 Sağlık Ocağı 65 – Sağlık Evi 124 – Sağlık Personeli Uzman Dr. 223 – Pratisyen Dr. 315 – Diş Doktoru 65 – Sağlık Memuru 131 – Hemşire 525 – Ebe 365 – Teknisyen 290 Toplam 1.364 Kaynak: Temel Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, Şanlıurfa, DİE, 2001 Şanlıurfa’nın sağlık göstergeleri maalesef bölge ve Türkiye değerlerinin gerisinde seyir etmektedir (Tablo 6). On bin kişiye düşen hastane yatak sayısı Şanlıurfa’nın 8,76 iken bu sayı Türkiye geneli için 23,04’tür. Birçok alanda Türkiye’nin sağlık göstergeleri Şanlıurfa’nınkinden yaklaşık 3 kat daha fazla görünmektedir. Tablo 6. Şanlıurfa Sağlık Göstergeleri (2000 yılı). G. Doğu Anadolu Diş Doktoru Türkiye Şanlıurfa Bölgesi On Bin Kişiye Düşen Hekim Sayısı 12,70 5,49 4,28 On Bin Kişiye Düşen Diş Hekimi Sayısı 2,22 0,52 0,35 On Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı 2,94 1,85 1,86 On Bin Kişiye Düşen Hastane Yatak Sayısı 23,04 13,26 8,76 Kaynak: DPT, İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması, 2003 4.2.5 Tarım İlin sahip olduğu 1.200.572,50 hektarlık toplam arazinin 960.266,50 hektarı tarımda kullanılmakta ve tarım sektörü, Şanlıurfa ili ekonomisi içinde, oluşturduğu GSYİH’ya göre birinci sırada yer almaktadır. 2001 yılında tarım sektörünün, GSYİH’na katkısı sabit fiyatlarla 705.716 milyon TL (1987 fiyatlarına göre) olarak gerçekleşmiştir. İl, buğday, arpa, kırmızı mercimek, nohut, antepfıstığı, yaş üzüm ve susam üretiminde önemli bir konuma sahiptir. Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

GAP sulama projelerinin devreye girmesi ile birlikte, bitki deseni ve üretim inde beklenen değişiklikler henüz istenilen düzeyde gerçekleşmemiştir. Soya ve mısır gibi sanayi potansiyelli ürünler ikinci ürün olarak bitki deseninde yer almaya başlamış olsalarda sulu alanlardaki üretimin ağırlıklı olarak pamuk bitkisine yönelmiş olması pamuk üretiminde büyük artışların gerçekleşmesine neden olmuştur. 1995 yılında yaklaşık 277.000 ton olan kütlü pamuk üretimi 2002 yılında 631.500 tona ulaşmıştır. Bitki deseninin istenildiği gibi oluşturulmaması konusunda en önemli sorun, potansiyeli olan alternatif ürünlerin tanıtımı konusunda yapılması gereken tarımsal eğitimin eksikliği gelmektedir. Çiftçilerin sulu tarım başta olmak üzere diğer tarımsal konularda bilinçlendirilmesi için çalışmaların hızla yaygınlaştırılması öncelikli bir eylem olarak değerlendirilmelidir. GAP ile birlikte sulu tarımın yaygınlaşması nedeniyle son yıllarda gelişme gösteren seracılık ve örtü altı yetiştiricilik konusunda çalışmaların desteklenmesi gerekmektedir. Hayvancılık alanında, Şanlıurfa bölgesinde küçükbaş hayvancılığın daha yaygın olduğu görülmektedir. Buna karşılık istenilen düzeyde olmasa da GAP sulama projelerinin devreye girmesi ile birlikte, bitki deseni ve üretiminde değişiklikler büyükbaş hayvancılık da her geçen beklenmektedir. gün hızla gelişmektedir. Arıcılığın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması çalışmalarının yanında Atatürk Barajı ve Fırat Nehri’nin balıkçılık konusunda sunduğu potansiyelin değerlendirilmesiyle kurulan modern balıkçılık tesislerinde az da olsa balık üretimi yapılmaktadır. Toplam arazinin % 64,65’ini meydana getiren tarıma elverişli araziler 1.200.572,50 hektar olup, bu arazilerin de % 80’i tarla arazisi olarak kullanılmaktadır. İl arazisi içerisinde çayır-mera arazisi 234.357 hektar ile % 12,61’lik bir orana ve orman arazisi 15.707 hektar ile % 0,85’lik bir orana sahiptir (Tablo 7). Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

Tablo 7. Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağ ılımları. Arazi Kullanım Şekli Miktar ( Ha ) % Tarla arazisi 960.266,50 Örtü altı tarımı 18,80 Tarımsal arazi kullanım durumu Sebze arazisi 20.705,60 Meyvelik 116.736,30 Zeytinlik 330,30 Nadas ve diğer 92.215,00 Toplam tarım arazisi 1.200.572,50 64,65 Çayır-Mera 234.357,00 12,61 Orman ve fundalık arazisi 15.707,00 0,85 Diğer araziler 418.063,50 22,49 Toplam 1.858.400,00 100 Kaynak: Tarım İl Müdürlüğü, 2003, Şanlıurfa Tarımsal alanda üzerinde durulması gereken en önemli husus, çift çi eğitimi ve toprak kaynaklarının korunması olarak gözükmektedir. Çiftçi eğitimi konusunda çalışmaların yoğunlaştırılması ve sulama ile ortaya çıkan tuzlulaşma ve çölleşmeye karşı gerekli tedbirlerin alınması bölgenin üzerinde durması gereken önemli öncellikleridir. Şanlıurfa’da, 167.311 hektarı devlet sulaması ve 141.437,40 hektarı halk sulaması olmak üzere toplam 308.748,40 hektar arazi sulanmaktadır. Buna karşın sulanabilecek toplam alan 836.000 hektardır. Sulama, DSİ ve Köy Hizmetleri tarafından inşa edilen gölet ve barajlardan, sondaj kuyularından, dere ile ırmaklardan elde edilen sularla gerçekleştirilmektedir. İlde en önemli sulama kaynağı GAP projesi kapsamında Atatürk Barajı Gölü’nden yapılmaktadır. Şanlıurfa Harran Ovaları’nda daha önceden de var olan tuzluluk ve drenaj (yüksek taban suyu) problemlerinin boyutları sulu tarımla birlikte artış eğilimine girmiş ve sorunlu alan miktarı 29.700 hektar civarındadır. Bu alanın 1.512 hektarlık kısmında tuzluluk problemi bulunmaktadır. Sorun tespit edildikten sonra b lu alanlarda gerekli tedbirlerin alınması için gerekli çalışmalar başlatılmış ve 2002 yılı sonuna kadar 46.802 arazi tesviyesi, 805 sabitleştirilmiş tarla içi yol ve 1.848 kapalı drenaj yapılmıştır. Yapımı devam eden 6.650 hektar alanda Akçakale-Arıcan 1.Kısım ve 2.Kısım Drenaj Projelerinde % 40 gerçekleşme sağlanmıştır. Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

İhale aşamasında olan Arıcan 3. kısım Drenaj Projesi ile 5.700 hektar tarım arazisinde kapalı drenaj sistemi tesis edilecektir. 15.000 hektar alanı kapsayan drenaj sistemi ise proje aşamasındadır. Tuzlulaşma ve drenaj sorunu bulunan alanlardaki sorunların süratle giderilmesi ve gelecekte bu tür problemlerin yaşanmaması için gerekli desteğin ve ödeneğin sağlanması önemlidir. DPT’nin 2000 yılı verilerine göre Şanlıurfa’nın tarımsal üretim değerinin Türkiye içindeki payı % 2,36 iken Güneydoğu Anadolu Bölgesinin % 8,14’tür. 2001 yılında Şanlıurfa’da tarla ürünleri üretimi 3.149.005 ton olarak gerçekleşmiştir. Tarla ürünleri içerisinde birinci sırada 1.876.549 ton ile tahıllar, ikinci sırada 777.892 ton ile endüstriyel bitkiler yer almaktadır. Tahıllar il ekonomisine 261.834 milyar TL ve endüstriyel bitkiler 222.249 milyar TL’lik bir katkıda bulunmaktadır (Tablo 8). Toplam bitkisel üretiminin, Türkiye bitkisel üretimi içindeki payı bin de 43,7 gibi bir değere sahiptir. Tablo 8. Bitkisel Üretim Değeri (2001). Türkiye Şanlıurfa Ürünler Üretim Değer Pazarlanan Üretim Değer Pazarlanan (Ton) (Milyar TL) (Milyar TL) (Ton) (Milyar TL) (Milyar TL) TL TL TL TL Tarla ürünleri 54.192.949 8.903224 6.399.079 3.149.005 556.186 414.785 Tahıllar 29.426.560 4.386.360 2.629.184 1.876.549 261.834 152.203 Baklagiller 1.454.700 809.191 565.441 160.452 67.641 48.568 Endüstriyel bitkiler 13.757.375 1.875.322 1.802.142 777.892 222.249 210.272 Yağlı tohumlar 2.171.314 379.892 354.982 330.249 2.930 2.551 Yumru bitkiler 7.383.000 1.452.456 1.047.328 3.863 1.530 1.190 Sebzeler 21.930.762 5.348.220 4.319.625 662.471 139.608 116.503 Meyveler 13.078.486 5.766.011 4.693.987 89.499 56.177 46.483 Toplam 89.202.197 20.017.457 15.412.693 3.900.975 751.972 577.772 Kaynak: Temel Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, 2001, Şanlıurfa, DİE Tahıllardan buğday, arpa ve pirinç, endüstriyel bitkilerden pamuk ve mısır, baklagillerden mercimek ve nohut, yağlı tohumlardan çiğit ve ayçiçeği, yumru bitkilerde ise sarımsak ve soğan tarımsal üretiminde önemli yer tutmaktadır. Buğday üretimi Türkiye üretiminin % 5,7, kırmızı mercimek % 32,5, pamuk % 23,7, sarımsak ise % 2’sini teşkil etmektedir. Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

Şanlıurfa Tarım İl Müdürlüğünün verilerine göre 2002 yılında 631.500 ton kütlü ve 244.068 ton saf pamuk üretimi gerçekleşmiştir. GAP projesi ile sulu tarıma geçilen Harran ovalarında, pamuk üretimi son altı yılda % 100 yakın bir artış göstermiştir. Gıda sanayinde 91 işletme faaliyette bulunmaktadır. Gıda sanayinin sağladığı toplam istihdam yaklaşık olarak 1.310 kişi olarak belirlenmiştir. 4.2.6 Ticari Durum Bir sınır ili olan Şanlıurfa’da tarım sektörü, il ekonomisi içinde en önemli iktisadi faaliyet kolu durumundadır. GSYİH’sı içinde ulaştırma ve haberleşmenin payı % 10,8, sanayi sektörünün % 9,1 ve ticaret sektörünün % 6,0 iken tarım sektörünün payı % 57,1’dir. Şanlıurfa’da ticaret hayatına etki eden başlıca kuruluşlar; Merkez ilçe, Birecik ve Siverek ilçelerinde faaliyet gösteren Ticaret ve Sanayi Odaları ile Ceylanpınar ve Viranşehir ajanslarıdır. Bu oda ve ajanslara bağlı toplam 4.091 kayıtlı üye bulunmaktadır. İl genelinde çeşitli alanlarda faaliyet gösteren toplam 320 kooperatif bulunmaktadır. Şanlıurfa’da 2.676 şirket mevcut olup, bunların 43’ü kolektif şirket 288’i anonim şirket ve 2.345’i limited şirkettir. İl genelindeki ticaret borsalarında işlem gören ürünler; pamuk, fıstık, yağlı tohumlar, hububat, bakliyat ve mamulleridir. Şanlıurfa’da 2000 yılı itibariyle ürün bazında gerçekleştirilen ihracat 255 bin dolar olup ihracat içerisinde iplik en büyük payı almaktadır. İlini ithalat değeri ise 26 milyon dolar civarındadır. İthalatın yarısı ara mallarından diğer yarısı ise tüketim mallarından oluşmaktadır. 4.2.7 Şanlıurfa’nın Yatırım Potansiyeli Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kalbinde yer alan Şanlıurfa 2008 – 2012 GAP Eylem Planı’nın temel faydalanıcılarındandır. Plan çerçevesinde GAP bölgesinde sulanabilir alan miktarının 2012 itibariyle iki katına çıkacağı bilinmektedir. Bölge Türkiye’de ekonomik olarak sulanabilir alanların % 20’sini barındırmaktadır. Şanlıurfa sınırları içinde sulanmakta olan alanın büyüklüğü 208.509 hektar olup 2012 yılında 488.003 hektar’a çıkarılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu sayede ürün yelpazesinin ve miktarlarının aynı oranda büyüyeceği tahmin edilmektedir. Önümüzdeki 3 yıl içinde sulanan arazilerin artırılmasıyla birlikte tarımsal üretimin artması nedeniyle gıda işleme sektörüne yapılacak yatırımların da artması beklenmektedir. Bölgede tarımın gelişmesi ve yaygınlaşmasına paralel olarak gıda işleme ve tarıma dayalı sanayi ile tarımla doğrudan bağlantılı alt sektörlerin büyümesi ve yeni iş alanlarının açılması öngörülmektedir. Sektörel Fizibilitasyon Çalışması – Makarna Üretimi

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın