Hayvan Yetiştirme İlkeleri ( Prof. Dr. Mehmet ERTUĞRUL & Prof. Dr. Sadık Metin YENER )

HAYVAN YETİŞTİRME İLKELERİ
Prof. Dr. Mehmet ERTUĞRUL
Prof. Dr. Sadık Metin YENER

1. GİRİŞ
Hayvancılık tarım işletmelerindeki üretim etkinliklerinden birisidir
Tarım işletmelerinin gelirini artıracak düzeyde ve şekilde yapılmalıdır.
Tarım işletmeleri en karlı olacağına inandığı ürünleri uygun tekniklerle belli miktar ve kalitede üretmeye çalışır
Aynı bölgedeki işletmelerin dahi ürün çeşitleri çok farklı olabilir
Ürün çeşitliliğini; işletmenin
– Büyüklüğü
– Sermayesi
– İş gücü
– Arazisinin verimliliği
– Pazarlama olanakları
– Yöneticisinin bilgi, beceri ve eğilimi gibi etkenler belirler
HAYVANCILIK ÇEŞİTLERİ
1. Damızlık İşletmeleri
– Damızlık satışından gelir sağlarlar
– Sığırcılık sektöründe damızlıkçı niteliğinde işletmeler oldukça çoğalmıştır.
– Yetiştiriciler, İl birlikleri ve bağlı oldukları Merkez Birliği şeklinde örgütlenmişlerdir.
– Birlikler tarafından kayıtları tutulan işletmeler sertifikalı damızlıklarını yüksek fiyatla satabilmektedir.
– Döl kontrolü ile yüksek damızlık değerli boğalar tespit edilmektedir.
– Bu işletmeler desteklemelerle geliştirilmeye ve sayıları artırılmaya ve yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır.
Koyunculukta yetiştirici birlikleri şeklinde örgütlenme sığırcılığa göre çok daha yenidir.
– Damızlık sertifikası uygulaması başlamamıştır,
– Irk bazında örgütlenme yoktur
– Nitelikli hayvanlarıyla tanınmış işletmeler yüksek fiyatla damızlık satabilmektedir.
– Yetiştirici, karlılığı artırmak amacıyla mezlemeye başvurmakta, melez hayvan sayısı hızla artmaktadır.
– Bakanlık tarafından yürütülen“Yerli Küçükbaş Irklarının Halk Elinde Islahı” projesi genişletilmektedir.
Ankara keçisi yetiştiriciliği gerilemiş, yok olma riski ile karşı karşıya kalmıştır.
Süt keçisi yetiştiriciliğinde son yıllarda önemli değişim ve büyüme yaşanmaktadır.
– Bu alana ilgi artmış ve artmaktadır.
– Damızlıklar yüksek fiyatla satılabilmektedir
Tavukçuluk, damızlık işletmelerin gelişmiş olduğu bir alandır.
– Bu sektörde damızlıkcılık büyük ölçüde dışa bağımlıdır.
– Bakanlığa bağlı Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünce geliştirilen hibritler tescil edilmiştir.
– Bu çabalar desteklenmeli ve genişletilmelidir.
2. Üretim İşletmeleri
– Gelirlerinin büyük kısmını ürün satışından sağlayan işletmelerdir.
– Dişi damızlıklarını kendi işletmesinden sağlar, dişilerin çoğu damızlıkta kullanılır, ihtiyaç fazlası satılır.
– Erkek damızlıkları ya kendi üretir ya da damızlıkçılardan alır.
– Üretilen erkeklerin çoğu et üretiminde kullanılır.
– İşletmeler sahip oldukları çevre ve pazar koşullarına uygun hayvanlarla çalışmalıdır.
– İklim, diğer çevre koşulları, işletmenin nitelikleri ve pazar olanakları işletmenin hayvancılık türü ve seviyesini belirler
– Bu koşullara uygun tipler geliştirilmeli, tanıtımı, damızlık temini ve yaygınlaşması sağlanmalıdır.
-Üretici işletmelerin ikinci sorunu sağlık korumadır.
-Sağlık koruma tedaviden daha kolay ve ucuzdur.
-Koruma; temizlik, dezenfeksiyon, iyi bakım ve besleme ve zamanında aşılama ile sağlanır.
-Çeşitli salgın hastalıkların eradikasyonu yerine baskılanması yöntemi yürürlüktedir.
-Aşı üretimi ve aşıların etkinliği yetersizdir.
-İlaç satışı ve kullanımı bilinçsiz ve denetimsizdir.
Üretici işletmelere Öneriler
-Bakım ve besleme genotipik yeteneğin açığa çıkabilmesi için önemli çevre şartlarıdır
-Hayvanları az yemle idare etmek yanlıştır
-Genç hayvanlar açık havada kas ve kemik geliştirici yemlerle büyütülmelidir
-Yem karması çeşitli yem maddelerinden oluşmalıdır
-Barınak, ışıklı ve havalandırması iyi olmalıdır
-İşletme kaliteli kuru ve sulu kaba yem üretmezse karlı çalışamaz
-Hayvanlar mümkün olan en genç yaşta doğurtulup verime başlatılmalıdır.
-Gebelik, doğum ve ölüm oranları işletme yönetiminin nitelik ölçütleridir.
-Küçük işletmeler çeşitli şekillerde örgütlenerek girdi temini ve pazarlama koşullarını iyileştirebilir
DAMIZLIKÇILIKTA SELEKSİYON
Türkiye’de, koşulları farklı çeşitli işletmeler vardır.
Bunlar; farklı verim yönlü, verimleri farklı düzeylerde hayvanlarla çalışabilirler.
Damızlıkçı işletmeler bu farklılıkları gözeterek damızlık üretmeli veya bu şekilde organize edilmelidir
Yetiştirici elinde, bölge koşullarına uygun melez hayvanlar mevcuttur
Bunlar devlet işletmelerinde veya çeşitli köy sürülerinde seleksiyon ve çiftleştirme yöntemleriyle geliştirilmeli ve nitelikleri sabitleştirilmelidir.
Damızlık yetiştiriciliği seleksiyonla sürdürülür.
Yabancı ırktan saf ırk hayvanlarla damızlık sürü oluşturulabilir, seleksiyon yapmadan sürdürülemez.
Yabancı ırkların başka yerde başarılı olarak yetiştirilmesi ırkın adaptasyon (Uyum) yeteneğine bağlıdır.
Damızlıkçılar damızlıklarını uyum yeteneklerine göre seçmek ve bu özelliği geliştirmek zorundadır.
Uyum ölçütleri
– Üreme
– Yaşama Gücü
– Büyüme ve gelişme
– Orijinindeki fizyolojik ve morfolojik ırk özelliklerini yeni çevrede gösterebilme
– Yerli ırklarda çeşitli verimler bakımından bireyler arasında önemli farklılıklar vardır
– Bu farklılıklar genetik farklılıklar nedeniyledir
– Bu nedenle seleksiyonla bu verimleri artırmak mümkündür
– Melez hayvanlardan yeni bir tip geliştirmede de seleksiyon yapılır. Hangi hayvanın damızlıkta kalacağını belirlemek seleksiyondur.
– Seleksiyon; gelecek generasyonun ebeveynlerini belirlemektir.
– Bu işlem her generasyonda sürdürülmelidir.
– Gerçekten üstün olan hayvanlar seçilmeli yani seleksiyonda isabet yüksek olmalıdır.
– Seleksiyonda isabet derecesi (SİD); fenotipik değerlerine göre damızlık seçilen hayvanların, seçilmeyenlerden genotipik olarak da üstün olma olasılığıdır.
– SİD; 0 ile 1 arasında değişir
– Saf hatlarda 0 veya sıfıra yakındır
– Kalitatif karakterlerde 1 veya 1’e yakındır
– Kantitatif karakterlerde genotip yanında çevre de etkilidir.
– Verimler kantitatif niteliklidir, çevrenin etkisine de maruzdur, bu nedenle seleksiyonda isabet derecesi düşüktür.
– Yani fenotiplerine göre damızlığa ayrılan hayvanların, ayrılmayanlardan genotipik olarak da üstün olması olasılığı düşüktür
– Seçilenlerin üstünlüğünün genotipten kaynaklanan kısmı döllere geçer. Buna Kalıtım Derecesi adı verilir.
– Kalıtım derecesi h² ile gösterilir (h²=σ²G/σ²P) , isabet derecesi ise bunun karekökü (h) dür.
İKİ SORUYA YANIT ARAMA
Melez hayvanlar damızlık olur mu?
Melezleme bir ıslah yöntemi midir?
Seleksiyonun isabetini artırma
-Seleksiyonda başarı damızlığa ayrılan hayvanların isabetli olarak seçilmesine bağlıdır.
-İsabetin artırılması için erkeklerin seçiminde döl kontrolü, dişilerin seçiminde ise gerçek verim kabiliyetinin hesaplanması gerekir.
Bir hayvanın damızlık değeri; sürüyü temsil eden dişilerle verdiği döllerin verim ortalamasının, çağdaşlarının verim ortalamasına üstünlüğüdür.
Döl Kontrolünün Uygulanması ve Zorluklar
1.Sonuçlar uzun sürede alınır
2.Yeterli dişi hayvan temini zordur
3.Dişilerin benzer koşullar sağlanması sorundur
4.Aday boğaların seçimi zordur
Boğaların et verim yeteneklerinin de belirlenmesi isteniyorsa:
-Boğa adayları 4-5 aylık yaşta, 3-4 aylık besiye alınır ve karşılaştırılır (performans test)
-Boğa adaylarının döllerinin besi ve karkas özellikleri belirlenmelidir.
Gerçek verim kabiliyeti
Dişi hayvanların damızlık değeri için kriter ömür boyu verimleridir.
Ömür boyu verim, şimdiye kadar belirlenmiş verimlerden tahmin edilebilir.
Tahminde; fazla sayıda verimden yararlanmak isabeti artırır.
Boğa adaylarının seçiminde kullanılır
Kardeş Kontrolü (Sib test)
-Öz kardeşlere göre (Tavuk, Tavşan, Domuz)
-Üvey kardeşlere göre
Ebeveynlere göre seleksiyon(Pedigri-Soy kütüğü)
Kitle seleksiyonu (Mass selection)
-Kalıtım derecesi yüksek karakterlerde (>0.30) uygulanır.
-Kalıtım derecesi düşük karakterlerde kardeş veya döllerin ortalamaları kullanılmalı veya kalıtım derecesi (h²=σ²G/σ²P) yükseltilmelidir.
– σ²G artırılır
– σ²P azaltılır
Seleksiyonun etkisi ve etkinliği
– Seleksiyonun etkisi döllerde görülür
– Damızlık olarak seçilenlerin üzerinde durulan karakter bakımından sürü ortalamasından üstünlüğüne seleksiyon üstünlüğü denir (i).
– Bu üstünlüğün kalıtım derecesi (h²) kadar kısmı döllere geçer ve (Δg).
– Buradan seleksiyonun etkisi
Δg = i. h² olarak ifade edilir.
– Sürü nün genotipik değeri, çevre etkisi değişmediği taktirde her generasyon Δg kadar değişir.
– Bu değişim söz konusu verimi etkileyen genlerden büyük etkili olanların nispi frekansının artmasıyla ortaya çıkar.
Seleksiyon, sürüde varyasyonu azaltmaz.
Seleksiyon, sürüde bir örnekliliği artırmaz.
– Sürü ortalamasında bir yılda sağlanan artış ise seleksiyon etkinliğidir.
Δg/y = i. h²/y şeklinde gösterilir.
– Bu anlatımdaki “y” generasyon aralığıdır ve damızlık olarak seçilen hayvanlar doğduklarında ebeveynlerinin yaş ortalaması veya kabaca sürünün yaş ortalamasıdır.
Birden Fazla verim İçin Seleksiyon
Seleksiyonda tek verim üzerinde durulmaz
-Sığır: Süt verimi, yağ protein, kuru madde içeriği, etçilik özellikleri
-Koyun: Yapağı verimi, incelik, birörneklik, randıman, döl verimi, süt verimi, etçilik özellikleri
-Ankara Keçisi: Tiftik verimi, parlaklık, incelik, randıman
-Tavuk: Yumurta verimi, ağırlığı, kabuk kalınlığı, iç özellikleri
1. Teksel Seleksiyon
Her generasyon, üzerinde durulan karakterlerden birisi dikkate alınır veya en önemli karakterden başlanarak belli düzeyde ilerleme sağlandıktan sonra diğer karaktere geçilir.
-Karakterler arasında negatif genetik korrelasyon varsa ilerleme sağlanamaz
-Uzun sürer
2. Bağımsız Ayıklama Sınırları
Damızlığa ayrılacak hayvanların tüm karakterler bakımından önceden belirlenmiş olan sınırların üzerinde değerlere sahip olması gerekir.
-Yöntemin zorluğu sınırların belirlenmesindedir
– Sakınca ise; bir hayvanın verimlerden birisi bakımından çok üstün olsa bile, her hangi bir karakter bakımından konulan sınırı geçemediğinde damızlık olamamasıdır.
3. İndeks Yöntemi
Her hayvana, üzerinde durulan tüm karakterleri dikkate alan bir indeks değeri hesaplanır ve seleksiyonda bu değerler dikkate alınır
İndeks değeri; I= Wa A +Wb B………+Wn N şeklinde hesaplanır
Burada A, B, N ıslah edilecek verimlerdir. W ler ise özelliklerin; ekonomik önemi, kalıtım derecesi, varyasyonu ve diğer özelliklerle korrelasyonu dikkate alınarak hesaplanır
Kalitatif Karakterlerde Seleksiyon
a. Ressesif Karakterlerde Seleksiyon
– Pek çok koyun ırkında boynuzsuz koçlar homozigottur (H1H1), Boynuzsuz koyunların ise bir kısmı homozigot, diğerleri heterozigottur (H1H2).
– sürüsünü tamamen boynuzsuz hayvanlardan oluşmasını isteyen yetiştirici, damızlık koç ve koyunlarını boynuzsuzlardan seçer
Boynuzsuz koyunların 1/3 ü H1H1, 2/3 ü H1H2 genotipli olsun. Gelecek generasyonda durum;
Koçlar Koyunlar Döller
H1H1 1/3 H1H1 1/3 H1H1 ♂ ve ♀ boynuzsuz
2/3 H1H2 1/3 H1H1 ♂ ve ♀ boynuzsuz
1/3 H1H2 ♂ ler boynuzlu,
♀ ler boynuzsuz
Yani homozigot boynuzsuz dişilerin miktarı 1/3 ten 2/3 e yükselmiştir.
b. Dominant Karakterlerde Seleksiyon
Önceki örnekte H1 geni dişilerde (erkeklerin aksine) H2 ye dominanttır. H2 geninin nispi miktarı azalmış olsa da populasyonda varlığını korumuştur. Sonraki generasyonlarda H2 geni nispi olarak azalmaya devam etse de varlığını korur. Bu gen erkeklerde dominant etkili olduğu için her generasyon H1 H2 genotipli erkek döllerin çıkması beklenir.
Demek ki seleksiyonda dominant genler bakımından homozigot bireylerden oluşan bir populasyon oluşturmak olanaksızdır. Boynuzlu erkek döl veren boynuzsuz anaları damızlıkta kullanmamak (Çünkü bunlar heterozigottur ve boynuzluluk genini taşımaktadır) başarıyı artırır. Erkek döl vermeyen heterozigot anaları tanımak mümkün olmayacağından, boynuzluluk geni populasyonda varlığını koruyacaktır.
(Aberdeen Angus ta 150 yıldır yapılan seleksiyona rağmen boynuzlu döller, Siyah Alaca sürülerinde kırmızı alacalar ortaya çıkmaktadır.)
Entermediyer bir karakter için seleksiyon
Entermediyer görünümde bir karakter heterozigot şahıslarda görülür. Damızlıklar entermediyerlerden seçildiğinde gelecek generasyonda bunların oranı ½ olacaktır. Damızlık olacaklarda bir cinsiyeti AA, diğerini aa genotiplilerden seçerek tüm döllerin entermediyer karakterli olması sağlanır. (Al ve Albino donlu Palamino atlarının tüm dölleri altın sarısı donlu olmaktadır
Damızlıkçı işletmelerde; damızlık seçiminde yararlanmak üzere, her hayvanın ve bunların ana ve babalarının verim ve özelliklerinin yer aldığı kayıtların tutulması zorunludur.
1. Soy kütüğü
Bir hayvanın geçmiş generasyonlardaki akrabalarının ad ve verim özelliklerinin yer aldığı bir belgedir.
Pedigri seleksiyonu
Döl ve kardeşlere göre seleksiyon
Akrabalıkların belirlenmesi
Hayvanların; etkileri karşılaştırılacak muamelelere eşit olarak dağıtılmasını sağlama
NUMARALANDIRMA YÖNTEMLERİ
Kulak küpesi, tetovir, çentik açma, sıcak ve soğuk dağlama, kanat numarası takma, bilezik, kolye, kuyruk halkası, chip
VERİM KAYITLARI
1. Döl Verimi
Damızlık, döl vermesine izin verilmiş olan hayvandır. Döl verimi, döl vermesi uygun görülen hayvanlarda belirlenebilir. Bu durumda hayvan zaten damızlık olmuştur. Bu nedenle döl verimi için seleksiyonda hayvanın geçmiş kuşaklardaki akrabalarından yani soy kütüğünden yararlanılır. Düşük kalıtım dereceli olan döl verimi karakterlerinde ilerleme sağlamak için familya veya soy kütüğüne göre seleksiyon uygulanır.
İneklerin her yıl doğurması beklenir.
Buzağının belli yaşa kadar yaşaması ve normal gelişme göstermesinde ana yanında baba ve çevrenin de etkisi vardır.
Aynı boğa ile çiftleştirilen ineklerden elde edilen buzağıların bu özellikler bakımından farklılıklarında anaların payı artar. İneklerde bir gebelik için tohumlama sayısı da önemlidir.
Koyunlarda; bir doğumda kuzu sayısı, pazarlama çağına kadar telefat, kızgınlık mevsimi uzunluğu, yılda iki veya iki yılda 3 doğumun uygulanabilmesi.
Koçlarda ise; bir dönemde çiftleştiği koyun sayısı, bunlardan gebe kalanların oranı, gebelerden canlı doğuranların oranı, bir doğuma kuzu sayısı ve doğanlardan sütten kesime kadar yaşayanların oranı
Süt keçilerinde her yıl doğum yapması ve oğlak sayısının birden fazla olması tercih edilir.
Tavuklarda belli uzunluktaki kuluçka mevsiminde her tavuğun yumurta sayısı, bunlardan çıkan canlı civciv oranı.
Horozlarda; çiftleştikleri tavuklardan alınan döllü yumurta oranı, bunlardan canlı civciv alınanların oranı döl verimi ölçütleridir.
Belirtilen özelliklere ilişkin, her türe özgü ebeveyn bilgileri kayıt altına alınarak döllerin döl verimi hakkında tahminde bulunulur. Damızlığa ayrılanların, kendi döl verim özellikleri belirlenerek yeniden değerlendirilmeleri gerekir.
2. Et Verimi
Koyunculukta
– Büyüme hızı (Doğum ve sütten kesim ağırlıkları ve besi performansı)
– Kesim randımanı
– Karkasın görünümü
– But ve sırt-bel oranı
– Göz kası alanı
– Mermerleşme
Döl kontrolü ile babalar seçilir, kesilmeyen döller ise aday koç olarak ayrılır
3. Yapağı Verimi
– Yapağı verimi ve özelliklerinin kalıtım derecesi yüksektir.
– İlk kırkım yapağı veriminin kalıtım derecesi yüksek, çevre etkisi azdır.
– Yapağının önemli olduğu durumlarda kalite özellikleri üzerinde de durulur.
– Erken seleksiyon için kaburgadan alınan deri örneğinde folikül sayıları dikkate alınarak gelecekteki yapağı verim ve kalitesi tahminlenir.
4. Süt Verimi
-Laktasyon doğumla başlar, tür ırk ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak belirlisüre devam eder.
-Süt verimi bakımından hayvanın genotipik değeri, damızlıkta kaldığı süredeki tüm laktasyonlarında verdiği toplam süt miktarı ile ölçülür. Bu veri pedigri seleksiyonunda kullanılır.
-Mevcut laktasyon verimlerinden ömür boyu süt verimi tahmin edilebilir. Bu veri boğa adayı analarının belirlenmesinde kullanılır
-Laktasyon süt verimi kontrol sağımlarıyla belirlenir
-Süt veriminde laktasyon sırası ve ilk laktasyonları karşılaştırılanlarda ay olarak yaş dikkate alınmalıdır
-Süt verimi yanında, sütteki; yağ, protein ve kuru madde oranları da dikkate alınır.
5. Yumurta Verimi
-Damızlık işletmelerinde 72 haftalık yaşa kadar yumurta verimi
-45 ila 50. haftaya kadarki verimlerden tahmin
-Yumurta ağırlığı
-Yumurta verimi kal.Der. Düşüktür o nedenle familya seleksiyonu uygulanır.
-Üstün familyaların üstün bireyleri seçilerek kombine seleksiyon uygulanır
SÜBJEKTİF DEĞERLENDİRME
1.Döl Verimi
-Primer ve sekonder eşey ıraları eksiksiz olan hayvanların döl veriminin yüksek olduğu varsayılır.
2. Et Verimi
-İsabet yüksektir. Eksperler hayvanın beside nekadar ağırlık artışı sağlayabileceğini, işaret ve kavram noktalarının muayenesi ile karkas niteliklerini dahi tahmin edebilmektedir.
3. Yapağı Verimi
-Miktar ve kalite kolaylıkla tahmin edilebilir
-Baş ve karın altının yapağı örtüsü
-Avuçlandığında hissedilen sıklık
-Kaburgada iki yana ayrılan yapağıda; parlaklık, incelik, ondülasyoni temizlik
-Lüle veya kıllarda elastikiyet ve mukavemet
4. Süt Verimi
-Solunum Tipi
-Dar yapılı
-Çok yediği halde kilo almayan
-Dar yapılı
-Uzun göğüs kafesli
-Kaburgaları belirgin şekilde görülebilen ve geriye meyilli
-Karın altına doğru yayılmış, başları birbirinden uzak ve sarkık olmayan meme yapısı
-Memenin arka yüzünün (süt aynası) geniş ve uzun olması
PUANLAMA
-Amacı, sübjektif değerlendirmede isabeti artırmaktır
-Özelliklere puan verilir. Özelliğin en mükemmel hali 10, en yetersiz hali 1 puanla değerlendirilir.
-Yüksek toplam puan alanlar damızlığa ayrılır
ÇİFTLEŞTİRME YÖNTEMLERİ
Damızlıkçı işletmeler, damızlık seçerken bunları hangi yöntemlerle çiftleştirerek hangi niteliklerde döller elde etmek istediklerine veya hangi erkek hayvanla hangi dişilerin çiftleştirileceğine karar vermelidir.
1.Saf yetiştirme
Aynı ırktan erkek ve dişi damızlıklarla sürdürülen yetiştirme yöntemidir. Sürüde, ıslahına çalışılan karakterler bakımından yeterli varyasyon varsa yani verim özelliklerinin kalıtım derecesi yeterince (>0.30) büyükse en kolay ve güvenilir sistemdir
a.Akrabalar arası yetiştirme
İşletme damızlıklarını sürekli olarak aynı sürüden seçiyorsa (kapalı yetiştirme), zaman içerisinde sürü içerisindeki hayvanların akrabalıkları artar.
-Seleksiyonun etkinliği azalır,
-Akrabalar benzer genotipe sahip olur,
-Ortak atalar genlerinin bir bölümünü döl ve torunlarına aktarır.
-Döl ve torunlar ortak genlere sahip olur,
-Akrabalık arttıkça ortak genlerin oranı ve hayvanların genotipik ve fenotipik benzerliği artar,
-Seleksiyonda isabet azalır.
Yeni bir ırk elde edilmeye çalışılırken, geliştirilen ırk özelliklerinin sabitleştirilmesi (homozigotlaşma) için başvurulan bir sistemdir.
Akrabalığın artması, kantitatif verimlerde gerilemeye (Akrabalı yetiştirme dejenerasyonu) neden olabilir. Bu durumda uzak akrabalar ve akraba olmayanların çiftleştirilmesi gerekir
Dejenerasyon, düşük kalıtım dereceli karakterlerde görülür. Örneğin döl verimi azalır.
Döl veriminin azalması, işletmenin gelirlerinin azalması ile doğrudan, daha yüksek verimli damızlıkların seçilme olasılığını azaltarak dolaylı olarak işletmeyi olumsuz etkiler.
Akrabalı yetiştirmede homozigotlaşma katsayısının generasyondan generasyona artışı
ΔF=1/8A+1/8B
formülüyle hesaplanır. A ve B her generasyonda ana ve baba sayılarını gösterir.
Akrabalı yetiştirilen sürülerde sakat ve ölü doğumlar görülür. Bu resesif genlerin homozigotlaşmasıyla oluşur. Bu gibi durumlarda söz konusu ana ve baba sürüden atılarak resesif nitelikteki zararlı etkili genlerin temizlenmesi sağlanır.
b.Kan tazeleme
Kalıtım derecesi düşük karakterlerde, ortalama yükseltilmek istendiğinde, bu karakter bakımından üstün, aynı ırktan diğer sürülerden damızlık erkek hayvanlar sürüye katılarak kan tazeleme yapılır
2.Melezleme
Hayvancılıkta melezleme, farklı ırktan hayvanların çiftleştirilmesidir. Aynı ırktan farklı sürülerde akrabalı yetiştirme uygulandığında iki sürünün genotipleri farklılaşır. Hat adı verilen bu gruplar arasındaki çiftleştirmeye hatlar arası melezleme adı verilir.
Hedeflenen amaca göre; ıslah, çevirme, kombinasyon ve kullanma melezlemesi olmak üzere 4 çeşit melezleme yöntemi vardır.
Islah melezlemesi
Kan tazelemenin ileri bir şeklidir. Burada farklı olarak ıslah edici olarak farklı ırktan erkek hayvanlar kullanılmaktadır.
– Islah edilecek ırkın üstün nitelikleri kaybedilmemelidir.
– F1 ler damızlık olarak kullanılabilir
– F1 ler yeterli görülmezse G1 e gidilir
– G1 lerde olumsuzluklar görülürse, bunları ıslah edilecek ırkın erkekleriyle çiftleştirmekten kaçınmamalıdır
Çevirme melezlemesi
Islah melezlemesinin uç bir şeklidir. Çevirme melezlemesi; geriye melezlemenin, ıslah edilen ırkın genetik yapısının, ıslah edici ırk tarafından bastırılıncaya veya çok aza indirilinceye kadar devam ettirildiği melezleme yöntemidir.
– Elde edilen melez dişiler her generasyon ıslah edici ırkın erkekleri ile çiftleştirilerek 4-5 generasyon sonra %96.875-%98.4375 oranında ıslah edici ırk genotipine sahip hayvanlar elde edilir. Bu düzeye ulaşılana kadar tüm generasyonlarda melez erkekler kasaplık olarak değerlendirilir
Kombinasyon Melezlemesi
Farklı ırklarda bulunan özellikleri, bir ırkta belirli düzeylerde bir araya getirerek yeni bir ırk oluşturmak üzere uygulanan melezleme yöntemidir.
-Geliştirilecek ırkın hangi özelliklere sahip olması gerektiği belirlenir (Prototip).
-Eldeki sürünün hangi özelliklerinin ne ölçüde korunacağına karar verilir
-Eldeki sürüde olmayan özelliklerin hangi ırktan alınacağı kararlaştırılır.
Kullanma melezlemesi
Elde edilen melezler tümüyle kullanıma sunulur. Melezlerde seleksiyon uygulanmaz, Her defasında yeni melezler elde edilmelidir.
İki veya daha fazla sayıda hat veya ırkın melezlenmesi suretiyle amaca uygun melez hayvanlar elde etmek ve kullanmak esasına dayanır.
-Melez hayvanların yaşama gücü ebeveynlere göre yüksektir
-Melezler birörnektir
-Bazı durumlarda melezler yüksek ekonomik değer gösterir.
Melezlerin bu üç özelliği birlikte göstermesine “melez azmanlığı” veya “heterosis”, bu tip melezlere de “melez azmanı” veya “hibrit” adı verilir. Melez azmanlarında;
-Eklemeli gen etkileri
-Eklemeli olmayan gen etkileri
-Dominans
-Üstün dominans
-Tamamlayıcı
Bu genlerin allelleri veya tamamlayıcıları bunları taşıyan ırk veya hatların melezlerinde bir araya gelerek,melezlerin ebeveynlerinden daha üstün fenotipik değerler göstermesine neden olur.
Hangi ırkların melez azmanı döller vereceği bilinmez
Muhtemel ırkların melez kombinasyonları oluşturularak test edilir
Genetik farklılığı en yüksek ırkların melezlerinde azmanlık olasılığı yüksektir
Yoğun olarak akrabalı yetiştirilen farklı hatların melezlenmesinden azman döl elde etme olasılığı yüksektir
Hibrit Yetiştiriciliği
-Irklar arası melezleme ile başlanmıştır
-Daha sonra hatlar arası melezlemeye geçildi
-Tavukçulukta uygulanmaktadır. Örneğin; yumurta verimi, cinsi olgunluk yaşı ve yumurta ağırlığı yönünden seleksiyona tabi tutulan çok sayıda sürüde, öz veya üvey kardeşleri çiftleştirerek akraba hatlar oluşturulur. Bu akraba hatlar tüm kombinasyonlarda melezlenerek melez azmanlığı yakalanmaya çalışılır.
Örneğin A, B, C, D gibi 4 hattın ikişerli melezlenmesinde 4² – 4=12 kombinasyon söz konusudur. Bunlar:
AXA BXB CXC DXD
AXB BXA CXA DXA
AXC BXC CXB DXB
AXD BXD CXD DXC olacaktır.
Hatlardan bazıları yeterli döl vermediğinden elden çıkar. Ayrıca, az sayıda hat kullanıldığında melez azmanlığı yakalanamayabilir.
Bu iki nedenle çok sayıda hat geliştirilir. Örneğin 30 hat geliştirilsin ve bunların 20 sinde döl verimi yeterli olsun. Bu durumda 380 kombinasyon söz konusu olur ve bu iş için çok miktarda sermaye, bilgi ve fiziksel olanak gerekir.
Yüksek kombinasyon yeteneğine sahip hatlar geliştirmede a.Tek taraflı ve b. İki taraflı olmak üzere iki tip seleksiyondan söz edilebilir.
a.Tek taraflı seleksiyonla hibrit elde edilmesi
Bir akraba hat grubu A ve B gibi iki alt gruba ayrılır ve karşılıklı olarak çiftleştirilir. Elde edilen döllerden yüksek performans gösterenlerin A grubundaki ebeveynleri seçilerek sonraki generasyonu oluşturur. B grubunda seçim yapılmamaktadır.
İşlem 4-5 generasyon devam ettirildiğinde yüksek kombinasyon kabiliyetli hat oluşturulabilir.
b. İki taraflı seleksiyonla hibrit elde edilmesi
Ana ve baba hattının birlikte geliştirildiği bir yöntemdir.
Ana ve baba hattı olarak geliştirilecek hatların erkek ve dişileri karşılıklı olarak çiftleştirilir.
Ana hattından seçilen dişiler, baba hattından seçilen erkeklerle çiftleştirilir. Yüksek performanslı döller veren dişiler ana hattı için ana, bunlarla çiftleşen erkekler ise baba hattı için baba olarak belirlenir. Aynı şekilde baba hattının anaları ile ana hattının babaları belirlenerek işleme devam edilir.
YETİŞTİRME İŞLERİ
Hayvancılıkta döl almak için yapılan işlemlerdir
Döl alma üremenin sonucudur
Üreme, hayvansal üretimin fizyolojik temelidir
-üreme,
-cinsel olgunluk,
-kızgınlık,
-damızlık yaşı,
-çiftleştirme işleri,
-gebelik ve doğumun biyolojik esasları bilinmelidir
Çiftleştirme İşleri
-Dişi hayvanlar kızgınlık döneminde çiftleşirler
-Kızgınlık, olgunlaşan ovumun, ovariumu terkederek ovidukt yoluyla uterusa hareketi ile başlar
-Bu arada döllenirse uterusa yerleşir, döllenmezse atılır veya rezorbe edilir
-Kızgınlık İnek, manda, koyun, keçide 20-40 saat
Kısrakta 4-7 gün
Devede 21-52 gün sürer
-Dişiler kızgınlığın herhangi bir döneminde çiftleşir
-Gebelik elde edilmesinde en uygun çiftleşme zamanı kızgınlığın son dönemi veya sonudur
-Denetimli sürülerde kızgınlığı belirlenen dişi 12 saat sonra tohumlanırsa gebelik şansı yükselir
-Denetimsiz sürülerde dişi hayvan çok sayıda çiftleşme gerçekleştirir.
*Bunlar uygun zamanda gerçekleşmemişse gebelik olasılığı düşer
*Tekrarlanan çiftleşmeler erkek hayvanları yorar
*Döllerin babaları bilinmez
-Kayıt tutulan sürülerde kızgınlıklar izlenir
-Kızgın hayvanlarda
*iştah azalır
*süt verimi azalır
*vulva hiperemiktir
*vulvadan müköz akıntı gelir
*diğer dişilere çıkış yapar
*diğer dişilerin kendisine çıkışlarına tepki göstermez
Sığırcılıkta
-Yılda bir doğum
-305 gün laktasyon
-60 gün kuru dönem
-En fazla 85 gün servis peryodu uygulanır.
-Gebelik süresi 280 gündür
Koyunculukta
-Koyun türü genellikle mevsime bağlı poliöstriktir
-Gebelik süresi 152 gün
-Kızgınlık aralığı 14-17 gün
-Doğum mevsimi; Batı, Güney ve Güney Doğu Anadolu’da Aralık-Ocak, diğer bölgelerde Mart-Nisan
-Aşım ve doğumlar en çok 45 günde tamamlanmalı
-Yılda bir doğum esastır. Uygun koşullarda yılda iki veya 2 yılda 3 doğum yaptırılır
-Entansif koşullarda sürüde damızlık koyun oranını ve döl verimini artırmak esastır
-Ekstansif koşullarda çoğuz doğum istenmez
-Kimi işletmelerde koçlar yıl boyunca sürüde kalır, bu nedenle az da olsa dönem dışı doğumlar görülür. Koçlar yıpranmaktadır. En azından çiftleşme döneminden 1 ay önce sürüden ayrılıp iyi beslenerek aşıma hazırlanmalıdır, Koç başına 30 koyun düşer.
-Denetimli sürülerde
*Elde aşım yapılır
*Arama koçları ile kızgın koyunlar belirlenir
*Kızgın koyunlar uygun koçlarla çiftleştirilir
*Çiftleşme kayıtları tutulur
*koç başına 50-60 koyun hesaplanır
KEÇİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİFTLEŞTİRME İŞLERİ KOYUNLARDAKİ GİBİDİR
Yumurta tavuklarında
-Belli bir kuluçka dönemi vardır
-Bu mevsimden 10-15 gün önce horozlar, bir horoza 10-15 tavuk hesaplanarak katılır
-Toplanan döllü yumurtalar 3-14 günde bir kuluçka makinesine koyulur
**-Pedigrili işletmelerde
a.Tavuklar 10-15 tavukluk bölmelere alınır
b.Her bölmeye 1 horoz katılır
c.Analar da bilinmek isteniyorsa kapanlı folluk kullanılır
Cinsel Olgunluk (pubertas) Yaşı
– Erkek hayvanların sperma, dişilerin yumurta hücresi üretmeye başladıkları yaştır.
– Sığır, koyun ve keçi türlerinde döller, ergin yaş ağırlığının yaklaşık %50 sine (Yaklaşık 6 aylık) ulaştıklarında yumurta ve sperma üretmeye başlar
– Hayvanlar bu çağda damızlıkta kullanılmaz, aksinde büyümeleri geriler, gelecek verimleri düşer, gebeliklerini sonuna kadar sürdüremez veya yaşama gücü düşük döller elde edilir
İlk Çiftleşme (Damızlık) Yaşı
-Hayvanlar fizyolojik olgunluğa ulaşmalıdır
-Sığır, koyun ve keçi türlerinde 15-24 aylık yaştır
-Fizyolojik olgunluk;
*dişilerde, dölütlerini sağlıklı döller olarak geliştirip doğurabilecekleri,
*erkeklerde ise belli sayıda dişiyi, belli sürede aşıp, dölleyebilecekleri ve kendi büyümelerini sağlıklı şekilde sürdürebilecekleri olgunluk düzeyidir.
-Fizy. Olg. Yaşı, tür, ırk ve bireye göre değişir
-Erken olgunluğa ulaşanlar damızlığa alınarak bu yaş küçültülebilir, küçültülmelidir.
-Olgunluğa geç ulaşan dişler sürüde tutulmamalıdır
-Yapay tohumlama uygulandığında, fiz. Olg. beklenmeksizin sperma toplanarak, döl kontrol sonucu alındığında boğa fazla yaşlanmamış olur
-Boğanın yaşının döllerin genotipik değerine etkisi olmaz
-Yerli koyun ve keçilerde damızlık yaşı 17-18 aydır
-Erken gelişen ırklarda damızlık yaşı 8-10 aydır
– Yerli ırklarda; dişi döllerin azından yarısının, iyi bakım ve besleme uygulanarak doğdukları yıl damızlıkta kullanılmaları mümkündür
Damızlıkta Tutma Süresi
-Hayvanların döl verdikleri sürece damızlıkta kalması salık verilir
-Ancak dişilerin süt verimi belli yaştan sonra düşer, dişleri sallanır veya düşer. Bu nedenle özel bakım gerekir.
-Generasyon aralığı arttığı için seleksiyonun verimliliği düşer
-Dişilerin erken yaşta damızlıktan çıkarılmasının da sakıncaları vardır.
*Satılacak damızlık dişi sayısı azalır
*Sürünün ortalama döl ve süt verimi azalır
Bu nedenlerle sürü yöneticisi damızlıkta tutma süresini uygun şekilde ayarlamalıdır
-Ortalama yaş ve doğum sayısının;
*Sığır sürülerinde 6.5 ve 4
*Koyun ve keçi sürülerinde 3.5-4, 2-3
-Erkek damızlıkların her yıl gençlerle değiştirilmesi salık verilir. Böylece;
*Generasyon aralığı azalır
*Genetik ilerleme artar
Yumurta üreticisi işletmeler, damızlıkçı işletmelerden aldıkları civcivleri büyüterek yaklaşık 1 yıl süre ile yumurta üretirler. Yumurta verimi %50 nin altına düştüğünde tavuklar satılır veya kesilir. Bu dönemde büyütülmüş olan yeni hayvanlar yumurtlamaya başlar.
-Yumurta üretim işletmelerinde horoz bulunmaz
-Üretim yılı sonunda tavuklar tüy dökümüne girer
-Bu dönemde yumurta vermezler (3 ay)
-Zorlamalı tüy dökümü uygulanarak süre kısaltılır
-2. Üretim yılında verim %20-30 azalır. Yumurta büyüklüğü artar.
Yapay Tohumlama
Erkek damızlıklardan alınan spermaların, sulandırılıp dozlanarak saklanması sonrasında gerektiğinde veya taze olarak kızgın dişi hayvanlara özel şırıngalarla (pistole) verilmesidir.
-Taze ejekülatla 5-8
-Dozlama olanağı sağlanmış sığır gibi türlerde bir ejekülatla 40 dişi tohumlanabilmektedir
-Koyun ve keçi türlerinde spermanın sulandırılması, dozlanması ve saklanmasındaki kimi engeller tümü ile aşılamamıştır
-Islahta önemli olanaklar sağlayan bir uygulamadır
-Erkeklerin seçiminde seleksiyon üstünlüğü artar
-Üretim maliyetini azaltır
Kısırlık (Sterilite)
-Döl vermeyen hayvan kısırdır
-Kısırlığın nedenleri,
*Enfeksiyonlar
*Anatomik kusurlar
*Bakım besleme hataları
Uzun süre ahırda bağlı tutma
Vitamin ve besin maddeleri yetersizliği
Davranım bozuklukları
Yavru Atma
Gebe hayvanların, gebelik sona ermeden yavru kaybetmesi yavru atma olarak adlandırılır
NEDENLERİ
-Mekanik nedenler
*Davranımsal
*Düşme
*Sıkışma
-Yemleme hataları
*Küflü yem
*Donmuş yem
*Çürümüş yem
*Çok soğuk içme suyu
-Hastalıklar
-Letal etkili genler
BÜYÜTME
Büyüme, canlının zamanla hacim ve ağırlığının artması olarak tanımlanabilir.
Büyüme iki dönemde incelenir;
-Prenatal (doğum veya yumurtadan çıkış öncesi embrionik ve fötal) büyüme
-Postnatal (doğum veya yumurtadan çıkış sonrası)
*Hayvancılık uygulamalarında postnatal büyüme üzerinde durulur.
*Prenatal büyüme, postnatal büyümeyi etkiler
*Postnatal büyüme genetik olarak şifrelenmiştir.
*Çevre koşulları postnatal büyümeyi etkiler
Büyütme İlkeleri
Yeni Doğanlar
-Temizlik.
Hayvan barınakları genellikle pis ve mikropludur.
Bu nedenle doğumlar; temiz, dezenfekte edilmiş, bol yataklıklı, diğer hayvanlardan izole bölmelerde gerçekleşmelidir.
Doğumdan sonra ilk iş yavruyu kurutmak, ikinci iş göbek bakımıdır. Göbek kordonu, karnın 4-5 cm ötesinden sicimle bağlanıp fazlası temiz bir makasla kesildikten sonra tentürdiyotlanır.
Isıtma
Yeni doğanlar soğuktan korunmalıdır.
Memelilerde kolostrumun (ağız sütü) doğum sonrası en kısa sürede içirilmesi gerekir
Sütten kesim çağına kadar büyütme
Yeni doğanlar için en uygun besin ana sütüdür.
Süt ırklarında 3-5 gün kolostrum emen yavru anasından ayrılarak, sağmallardan sağılan ılık sütle, elden beslenir.
6 haftada 150 kg süt içirilerek buzağı, 4 haftada 20 kg sütle kuzu büyütme mümkündür. Bundan sonra yavrulara yapma süt (süt ikame yemi veya kuzu-buzağı maması) verilir. Süt keçiciliğinde de durum benzerdir.
Doğum aralığı kısaltılan entansif koyun yetiştiriciliğinde süt emme dönemi 4 haftadır. Amaç koyunları sütten çıkararak bir sonraki gebeliğe hazırlamaktır.
Kasaplık kuzu üretimi yapan ekstansif koyun sürülerinde ananın sütünün tamamı kuzuya emdirilir
Etçi sığır ırklarında da sütün tamamını buzağı emer.
Sağım uygulanan koyun sürülerinde kuzular 2-3 ay analarını emdikten sonra sütten kesilir ve analar sağılma alınır.
Buzağı, kuzu ve oğlaklara 1 haftalık yaştan sonra nitelikli yoğun yem ve bol yapraklı kuru yonca veya ot verilmelidir. Anaların bu yemleri yemesini önlemek için özel düzenekler hazırlamak gerekir.
Elverişli havalarda yavrular barınak dışına çıkarılır
Verim çağına kadar büyütme
Genç hayvanlar açık havada tutulmalı ve hareket ettirilmelidir.
Buzağı ve danalar 3 aylıktan sonra sundurmalı açık barınaklarda barındırılabilir. Soğuktan korunmaları gerekli değildir.
Hayvanlar sıcağa, soğuktan daha duyarlıdır. Hava akımlı yerlerde yapılacak gölgelik sıcak etkisini azaltır.
Kuzu ve oğlaklar sütten kesim öncesinde yakın meraya çıkarılır. SK den sonra ise ayrı sürü halinde merada otlatılır. Sıcak mevsimde mera veya avluda barındırılır.
Genç hayvanların büyüme hızı yüksektir. Bu büyümeye yeterli besin maddeleri sağlanmalıdır.
Ruminant yetiştiriciliğinde işletmenin kaba yem ihtiyacını kendisi tarafından karşılanması esastır.
Kaba yemler,
*besin maddeleri gereksinmesinin bir bölümünü karşılar,
*sindirimi kolaylaştırır,
*sindirim kanalının büyüme ve gelişmesini sağlar
Hayvanlara kış boyunca yetecek kaba yem depolanmalıdır
Birinci yaşın kış döneminde yetersiz beslenen hayvanlarda büyüme geriler, cüsse küçük kalır
Yetersiz besleme ağırlıklı büyütme hataları;
*Telefata
*Damızlıkların küçük cüsseli olmasına
*Hastalıklara dayanıksızlığa
*Hayvanların verimli döneme geç ulaşmasına
*Ergin dönem verimlerinde gerilemeye neden olur.
BESLEME
Verim veya bu verimin fenotipik düzeyi; hayvanın genotipi ve çevresel koşullara bağlı olarak ortaya çıkar.
Çevresel koşullar içinde en önemli etkiye sahip olanı beslemedir.
Her genotip için besleme farklı olmalıdır, fakat uygulamada bunu sağlamak olanaksızdır.
Beslemenin belli ilkelere uygun yapılması halinde bu sorun büyük ölçüde aşılabilir.
Hayvanların yaşamlarını sağlıklı şekilde sürdürmesi ve genotiplerinin elverdiği ölçüde verim verebilmesi için gerekli besin maddelerini almaları gerekir. Besin maddeleri:
-Karbonhidratlar -Yağlar
-Proteinler -Mineraller
-Vitaminler -Su
Yem maddeleri içindeki besin maddelerinin miktar ve çeşitleri farklıdır.
Hayvanın besin maddeleri gereksinmesini karşılamak için çeşitli yem maddelerini uygun miktarlarda alması gerekir. Bunu sağlamak için;
-Hayvanın günlük besin maddesi gereksinmeleri
-Yemlerin besin maddesi içeriklerini bilmek gerekir
Yem; sağlığa zararlı madde içermemeli, hayvanın midesini dolduracak hacimde olmalı, sevilerek yenmelidir.
1.Karbonhidratlar
Şeker, nişasta selüloz gibi madelerdir. Enerji kaynağıdır, fazlası hayvanda yağa dönüştürülerek depolanır.
Hayvanlar selülozdan pek yararlanamazlar. Bu nedenle, kartlaşmış ot, kavuz ve saman gibi yem maddelerinin besleme değerleri düşüktür.
Ruminantlar selülozdan daha fazla yararlanır.
Sindirim kanalının doluluğu ve tokluk hissinin sağlanması bakımından selüloz oranı yüksek kaba yemler önem taşır
2.Yağlar
-Enerji kaynağıdır
-Özellikle tohumlarda bulunur
-Küspeler, mısır ve yulafta fazla
-Kuru ot, saman, hayvan pancarında hemen hiç yok
Yemde istenen ölçüde artırılamaz
-Vücut ve süt yağını etkiler
-İştahı azaltır
Sindirim bozukluğu yapar
1000 kg vücut ağırlığı için günde max. 1 kg yağ verilmelidir
Kolay acılaştığı için fazla yağlı yemleri depolamak zordur
3.Proteinler
-Hücrelerin esas yapı maddeleridir
-protein eksikliğinde; büyüme ve gelişme geriler, erginlerde yeni hücre yapımı durur, enzim ve hormon üretimi geriler
-Yemde karbonhidrat ve yağ eksikse, proteinler bunların yerini alır. Protein eksikliği ise başka besin maddelerince kapatılamaz.
-Proteinler aminoasitlerden oluşur
-Her protein, her aminoasiti içermez veya aynı düzeyde içermez
-Hayvanın tüm aminoasitlere ihtiyacı vardır
-Yem maddeleri farklı aminoasitleri, farklı düzeyde içerir. Bu nedenle yemler farklı yem maddelerinin karışımından oluşmalıdır.
-Et unu ve balık unu, aminoasitleri yüksek miktar ve yakın düzeylerde içerir
Pamuk, ayçiçeği, keten, susam küspeleri de değerli protein kaynaklarıdır.
4.Mineraller
-Özellikle kemik olmak üzere, diğer dokuların büyüme ve gelişmesinde gereklidir.
-Tüm fizyolojik etkinlikler için gereklidir.
Yem karmasında yeterli düzeyde tuz bulunmalıdır. Bir sığırın günlük 20-25, koyunun 4-8 g tuz ihtiyacı vardır. Tuz, diğer besin maddelerinden yararlanmayı artırır.
Beslenmede Ca ve P önemli minerallerdir.
-Kemik ve dişin yapı taşlarıdır.
-Sütün oluşumunda gereklidir.
-P, kalp, sinir sistemi ve kasların çalışmasında önem taşır.
Genç hayvanlarla, gebelerin Ca ve P ihtiyacı yüksektir. Bunların yemlerine kemik unu katılmalıdır.
Yemlerdeki Ca/P oranı ½ olmalıdır
Hayvanların Fe, Cu, Mn, Mg, S, Zn, K, I, Se ve Kobalt ihtiyacı düşük düzeydedir. Yemlerde yeterince bulunur. Bunların eksikliği önemli sorunlara neden olur. Örneğin Se eksikliği beyaz kas hastalığına neden olur.
5.Vitaminler
Yaşam ve yaşamın devamlılığı için gerekli maddelerdir.
A vitamini: Döl verimi, embrional, fötal ve postnatal büyüme için gereklidir. Yeşil yemlerde provitamini vardır. Güneşte kurutulan yeşil yemlerde çoğu parçalanır
D Vitamini:Pre ve postnatal kemik kemik oluşumuna etkilidir. Üremede fonksiyoneldir. Eksikliğinde erginlerde osteoporoz görülür. Günde 2-3 saat açık havada tutulan hayvanlarda eksiklik görülmez.
B Vitaminleri: Yemlerden yararlanma düzeyini belirler, büyüme, gelişme, üreme ve verimlere etkilidir. Otlatılan veya yeterince kuru ot tüketen hayvanlarda eksikliği görülmez.
6.Su
-Vücudun büyük bölümünü oluşturur
-Genç hayvanların su ihtiyacı daha fazladır
-Hayvanlar her an sağlıklı suya ulaşabilmelidir.
YEMLER
1.Kaba Yemler
1.1.Kuru Kaba Yemler
Selüloz oranları yüksek, sindirilmeleri zordur. Mide için dolgu maddesidir. Besi maddesi ve vitamin içerirler.
1.1.1.Samanlar
Besin değerleri düşüktür. Genellikle buğdaygil saplarından elde edilir. Fiğ, burçak, nohut, fasulye, bakla, bezelye ve mercimek saplarından yapılan samanlar daha değerlidir
-Sığırlara 4-8, koyunlara0.5-1 kg/gün verilebilir
-Yemlemeden önce ıslatılmalı veya kepek, melas, hayvan pancarı ve pancar posası ile karıştırılarak verilmelidir.
-Kesif yeme karıştırılarak verilirse yemin iyi çiğnenmesini sağlar, sindirimini kolaylaştırır.
1.1.2.Kuru Otlar
-Bitki çeşidi, biçme zamanı ve kurutma yöntemi kaliteyi etkiler
-Vitamin ve minerallerce zengindir.
-Baklagil kuru otları daha değerlidir ve verimi yüksektir
-Çiçeklenme başlangıcında biçilenler değerlidir, daha sonra bitki kartlaşır selüloz oranı artar.
-Güneşte kurutma A vitamini kaybına, yaprakların aktarma ve taşıma sırasında dökülmesine neden olur. Otun değeri ve miktarı azalır
1.2.Sulu Kaba Yemler
1.2.1.Yeşil Yemler
Mera otları, hasıl, yonca, fiğ vbg. Pancar yaprağı bu gruba girer
Mera farklı otlardan oluştuğundan besleme değeri yüksektir. Farklı otlar farklı dönemlerde yeşerir.
Mera kuruyunca çayır, yonca, korunda veya hasıl otlatılır. Yulaf-mısır, yulaf-fiğ, arpa-fiğ birlikte ekilerek, yeşilken hasıl olarak yedirilebilir
1.2.2.Silo Yemleri (Silaj)
-Yeşil bitkilerin havasız ortamda laktik asit bakterileri aracılığıyla turşu benzeri şekilde saklanması ile oluşturulan kaba yemlerdir.
-Kurutmadaki vitamin ve yaprak kayıpları önlenir
-İştah açıcıdır
-Özellikle süt ineklerinin kış beslenmesinde çok yararlıdır
-İneklere 20, koyunlara 4 kg. a kadar verilebilir
1.2.3.Pancar Posası
-Şeker fabrikasında şekeri alınmış pancar dilimleridir
-Besin değeri düşüktür (%90 su)
-Mutlaka yoğun yem veya yem maddeleriyle verilmeli
-Yaş olarak saklanması zordur, kolay bozulur
-Alt ve yanları taşla örülmüş çukurlarda üstü kapalı olarak saklanmalıdır.
1.2.4.Kök ve Yumrular
-En önemlisi hayvan pancarıdır
-Büyük bölümü su, kalanı şeker ve nişastadır
-Protein ve minerallerce fakirdir
-Kış beslemesinde kullanılır
-Verimi 10 t/da kadardır
-1,5 m derinlikteki, havalandırma bacalı hendeklerde, üzeri sap ve samanla kapatılarak 3-4 ay süreyle saklanabilir.
-Kök yem olarak havuç, yumru yem olarak patates ve yer elması örnek verilebilir. Ucuz olduklarında kullanılabilir
1.2.5.Küspeler.
-Yağlı tohumların yağı alındıktan sonra geri kalan yağ sanayii artıklarıdır
-Tohum kabukları içerenler düşük değerlidir.
-%20-40 arasında sindirilebilir protein içerirler
-Lifli Pamuk tohumu küspesi genç sığırlara günde en çok 200g, süt ineklerine 1 kg, besi sığırlarına 1,5 kg, koyunlara 200 g verilmelidir.
-Ayçiçeği tohumu küspesi Sığırlara günlük 2 kg kadar verilebilir
-Susam tohumu küspesi çok yararlıdır. Sağmal inekler 2, besi sığırlarına 3, koyunlara 0.5 kg.a kadar verilebilir.
-Keten tohumu küspesi, genç ve yeni doğurmuş hayvanlar için çok yararlıdır. SÜT VERİMİNİ ARTIRIR. Laksatif etkilidir. Süt ineklerine günde 1-1.5 kg verilebilir.
Diğer Artıklar
1.Kepek
Öğütülen tahılların kabuklarından oluşur
-Un sanayii artığıdır
-Süt sığırları için yararlıdır. Buzağı, besi sığırı ve koyun beslenmesinde de kullanılır.
-Sığırlara 4, koyunlara 0.4. buzağılara 0.5 kg/gün verilebilir.
2.Arpa Malt Filizi (çili)
-Bira sanayii artığıdır
-Süt ve besi sığırları için uygundur
-Yedirmeden önce ıslatılmalıdır
3.Bira, ispirto, nişasta sanayii artığı posalar
-Taze olarak yedirilmelidir. Depolanamazlar.
-Şeker pancarı posası benzeri özelliktedirler.
Hayvansal kökenli yemler
-Et, balık, kan, kemik unları ve süt bu gruba girer
-İnsan beslenmesinde kullanılmayan etler et ununa işlenir, düşük oranda kemik unu içerebilir, kemik unu oranı %32 den fazlaysa kemik unu olarak adlandırılır.
-Balık unu; yağsız veya yağı alınmış balıklardan yapılan undur.
-Et ve balık unlarının proteini ve bunun değerliliği yüksektir
-Tavuk ve domuz beslemesinde kullanılırlar
-Yağ % leri 12 yi aşmamalıdır
-Kemik unu Ca ve P ca zengindir, tüm hayvanlara verilebilir
-Süt küçük hayvanların tartışmasız besin kaynağıdır.
-Tereyağ ve peynir üretiminden arta kalan su, gençler ve besideki hayvanlar için çok yararlıdır.
SÜT ÜRETİMİ
Türkiye hayvancılığında son on yıllarda önemli bir değişim süreci yaşanmaktadır.
Sığır varlığında önemli bir sayısal değişim yaşanmamakla birlikte, yerli genotiplerin mevcut içindeki payı hızla azalırken, kültür ırkı ve melezlerinin oranı artmıştır.
Buna bağlı olarak süt üretiminde sığırın payı hızlı bir şekilde artmaktadır
Koyun ve keçi varlığı hızla azalmakta, azalan bu sayı içerisinde de sağılanların oranı buna bağlı olarak da koyun-keçi sütü üretimi ve bunun toplam süt üretimi içerisindeki payı düşmektedir
Türkiye Süt Üretimi (ton)
12.24 milyon ton dolayında olan Türkiye süt üretiminin %90 dan fazlası sığır, %10 a yakın bir kısmı ise koyun ve keçiden elde edilmektedir.
nKoyunculukta büyük ölçüde sağım yapılmamakta, süt kuzuya bırakılmaktadır.
nYakın gelecekte koyun ve keçi sütü üretiminin artması beklenmemektedir.
nBu nedenle Türkiye süt ihtiyacının hemen tamamen sığırdan sağlanacağı düşünülebilir.
Türkiye süt üretimini artırmada ilkeler
-Bölge ve yörelerin koşullarına uygun olarak sığır varlığının genotip kapasitesinin artırılması
-Kaba yem (hayvan pancarı,ot, hasıl, silaj) üretiminin artırılması
-Yem hammaddelerinin ülke içinden sağlanması ve yoğun yem fiyatının düşürülmesine yönelik düzenlemeler yapılması
-Çiğ süt pazarının düzenlenmesi. Tüketici fiyatlarının makul bir düzeyde tutulması ve üreticinin tüketici fiyatından aldığı payın artırılması, tekelleşme eğiliminin önlenmesi.
-Hayvan sağlığı önlemleri geliştirilmeli, kaliteli çiğ süt üretimi sağlanmalı
ET ÜRETİMİ
Kırmızı et kaynakları
-Sığır -Koyun
-Keçi -Manda
Beyaz et kaynakları
-Tavuk -Hindi
-Kaz -Ördek
-Tavşan -Balık
1980 ve 2007 yıllarında çeşitli türlerin Türkiye et üretimindeki payları
Türkiye Kanatlı eti Üretimi (ton)
Dünya ve AB 27 grubunda et üretiminde türlerin payları
Her ülkede hem sığır, hem de koyunun kırmızı et kaynağı olarak yetiştirilmesine elverişli olan koşullar mevcuttur
Halkın tüketim alışkanlıkları, ette tür tercihini etkilemekle birlikte ekonomik ve teknik koşullardaki değişim yetiştirilecek türü belirler.
Geçim koşulları zorlaştığında, etin fiyatı tür tercihinde etkili olur
Fiyat, kalite ile yakından ilgilidir
Hangi türün kırmızı et üretiminde daha karlı olduğunu tartışmak anlamsızdır. Karlı türü koşullar belirler.
Görevimiz, hangi tür olursa olsun et üretim maliyetini düşürecek yöntemleri öğrenmek ve öğretmektir.
Et üretimi etkinlikleri iki başlıkta incelenir
-Et üretimine uygun hayvan sağlamak
-Bunlardan kısa sürede, düşük maliyetle en fazla eti üretmek
SIĞIR ETİ ÜRETİMİ
Etçi, kombine ve sütçü ırklardan üretilir
-Etçi ırk inekler sağılmaz. 6-7 ay süreyle yavrularını emzirirler. Damızlık fazlası dişi ve erkek döller 8-9 ay süreyle besiye alındıktan sonra kesilir. Günlük ağırlık artışı 1.5 kg, karkas randımanı %60 tır. Karkas ve et kalitesi yüksektir
Kombine ırklar. Et ve süt veriminden yararlanılan ırklardır. Et üretimi erkek döllerden sağlanır. Döller mümkün olduğunca az sütle büyütülür. Döller erken yaşta besiye alınır. Tatminkar bir büyüme sağlarlar.
Düveler, yaşlı ve düşük süt verimli inekler etçi ırkla tohumlanır veya veya bütün inekler bir yıl kendi ırkı, sonraki yıl etçi ırk ile tohumlanarak zikzak melezleme yapılır. Bu yöntem ülkemizde uygulanmamaktadır.
Süt Irkları et üretimine uygun değildir. Döllerde büyüme hızı yüksek de olsa karkas kalitesi yetersizdir. Döller normal bir büyütme ile süt danası veya dana olarak kesilirler. Yağsız, sulu, açık pembe renkli ve yüksek fiyatla satılan et üretirler.
BESİ
Beside amaç; en fazla eti, en kısa zamanda ve en az masrafla elde etmektir.
Kombine veya etçi ırklardan, genç ve erkek hayvanlar besiye en uygun olanlardır.
Hangi ırktan olursa olsun genç hayvanlar tercih edilmelidir. Çünkü;
-Genç hayvanların büyümesi hızlıdır
-Daha çok kas geliştirirler
-Etleri daha kalitelidir
-Birim ağırlık artışı için yem tüketimleri düşüktür
YAPAĞI ve TİFTİK ÜRETİMİ
Çeşitli hayvan türlerinden kırkım, tarama, yolma, kimyasallar kullanılarak döktürme yoluyla elde edilen, yıkanıp-tarandıktan sonra iplik haline getirilen lif topluluğuna YAPAĞI adı verilir.
Koyun, Ankara Keçisi, Keşmir Keçisi, Ankara Tavşanı, Lama, Kıl Keçilerinden elde edilen ince kıllar genel olarak yapağı olarak adlandırılır.
nKoyunlardan elde edilene yapağı, Ankara Keçisinden elde edilene Tiftik (Mohair), Kıl keçilerinden elde edilene ise Keşmir (Kashmere), Ankara Tavşanından elde edilene ise Angora adı verilir
Yapağı sınıfları Ürünler
İnce Yapağı İnce kumaş
Orta ince yapağı Tweed kumaş
Kaba karışık yapağı Halı, kilim, battaniye çorap, eldiven
Sentetik lif kullanımının artması ince yapağının önemini azaltmış, sentetik liflerin kalitesini artırmada kullanılan orta ince yapağının değeri İnce yapağı düzeyine çıkmıştır.
Orta ince yapağı, etçi ve kombine verimli ırklardan elde edildiğinden, bu ırklar et üretimleri nedeniyle yüksek gelir sağladığından yetiştirici etçileri tercih etmeye başlamıştır.
Orta ince yapağı, sentetik liflerle karışık olarak makine halısı üretiminde de kullanılmaktadır.
Kaba karışık yapağılar yerli ırklardan elde edilir. Kaba üst, ince alt ve kemp kıllardan (köpek kılı) oluşur.
Yapağı kalitesi belirlemede
Lif çapı, Uzunluk, Birörneklik, Esneklik, Dayanıklılık, Randıman, Lüle uzunluğu, Kıvrım sayısı vbg. Çok sayıda özellik dikkate alınır
İngiliz (Bradford) sınıflama sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sistemde 453 g yapağıdan elde edilebilecek 560 yarda uzunlukta iplik yumağı sayısı esas alınır ve “S” olarak adlandırılır
n≤48 S kaba, 50-60 S orta ince, >60 S ince yapağı olarak adlandırılır
20 milyon baş Türkiye koyun varlığının, 1,5 milyon başı Merinos, diğerleri yerli ırktır.
Koyun başına yapağı üretimi 2 kg ın altındadır.
Yapağı büyük ölçüde değer kaybetmiştir
Bazı yörelerde yapağının tamamı kırkım ücreti olarak kırkımcıya teklif edilse dahi kırkımcı bulunamamaktadır
-Koyunlarımızda yapağı verimi genotipik olarak düşüktür. Sık ve ince yapağılılar damızlığa ayrılmalı
-Yapağı dökümü fazladır. Aydınlık ve havadar ağıl, dış parazit mücadelesi, besleme
-Kırkım hataları verimi azaltmaktadır. Usta kırkımcı, yılda 2 kırkım
Yetiştiricinin örgütlenerek, girdi sağlama, kırkım yeri, kırkım makinesi, yapağı deposu, eksper, toplu pazarlama olanaklarının sağlanması
TİFTİK ÜRETİMİ
Ankara Keçisi varlığımız 100 bin başa geriledi. Üretimin artırılması öncelikle sayının artırılmasına, verim ve kalitenin yükseltilmesine, bu da dünya pazarında rekabet edebilir ve yetiştiriciye yeterli gelir sağlayacak fiyat ve desteklemelerle mümkün.
-Tiftik yerine, tiftiğe değer katacak ürünlerin geliştirilip pazarlanması olanakları sağlanmalı
Ankara keçisi yetiştiriciliğinin sorunları aşılmalı
-Erkeç yetiştiriciliği terk edilmeli
-Döl tutma oranı artırılmalı (Besleme, koç sayısını artırma, denetimli çiftleştirme
-Telefat azaltılmalı (Yaylada soğuktan koruma, besleme koşulları, barındırmanın ıslahı
-Tiftik kayıpları önlenmeli
-Tiftik dökümü önlenmeli (besleme, parazit mücadelesi, barındırma koşulları, erken kırkım)
-Makine ile kırkım
YUMURTA ÜRETİMİ
20. YY başlarına kadar aile işletmelerinde
Şehirleşmenin hızlanması ile işletmelerde büyüme
Tavukçuluk işletmelerinin kurulması
Yumurtacı ırkların ıslahı (Beyaz Leghorn 220 yum.
Hibrit yumurtacıların geliştirilmesi (300 yumurta.)
Yumurtacı işletmeler dişi civciv talep eder
-Kloak tan cinsiyet tayini
-Auto-seks
Horoz g (x kr.) g (x kr.)
(Ressesif Gold) g (x kr.) G (x kr.)
g (x kr.)
G (x kr.)
Tavuk G (x kr.) g (x kr.)
(Dominant Silver) (y kr.) (y kr.)
g (x kr.)
(y kr.)
Genel İlkeler
1. G.Doğu ve Doğu Anadolu’da teşviklerle yumurta tavukçuluğu geliştirilmelidir
2. Küçük işletmeler aracılığıyla kırsal kalkınmaya katkıda bulunulmalıdır. Pazarlamada karşılaşacakları sorunlar devletce çözülmelidir
3. RST (RÖT) ile damızlık civcivler karşılaştırılmalı
4.Yumurta tüketimi artırılmalıdır
5. İhracat geliştirilmelidir
6. Yumurta maliyeti düşürülmelidir
7. Etkin pazarlama organizasyonu

Bir cevap yazın