Bitkisel Yağ Hammaddeleri

BİTKİSEL YAĞ HAMMADDELERİ
*YAĞLAR,
* Hayvansal yağlar (tereyağı, domuzyağı ve diğer kasaplık hayvanların vücut ve iç yağları, balık yağı)
*Bitkisel yağlar
-Yağlı tohumlar (ayçiçeği, mısır, soya, kolza, aspir, yer fıstığı, hindistan cevizi, pamuk, keten)
-Yağ meyveleri (zeytin, yağ hurması, avokado)
Yağlı Tohumlar
Türkiye’de önemli olanlar:
Ayçiçeği,
Çiğit (pamuk tohumu),
Soya,
Yer fıstığı,
Susam,
Haşhaş,
Kolza
Aspir
Mısır
(Helianthus annuus)
Ayçiçeği (Helianthus annuus)
Ayçiçeği
(Helianthus annuus)
Anavatanı: Amerika’nın batı kıyıları
Yetiştirildiği Bölge: Balkan ülkeleri, Güney Rusya, Çin, Hindistan, Avustralya, Amerika, Afrika
Yağ Oranı: % 35-50 yağ
Kabukları soyulmamış, ya da soyma işlemi yeterince gerçekleştirilmemiş tohumlardan elde edilen yağlar mumları (serotilserotat) içermekte, bundan ötürü de oda sıcaklığında bulanık bir yapıya sahip
Vinterizasyon işlemi gerektirir
Bileşiminde linolenik asit bulunmaması nedeniyle oksidatif stabilitesi soya yağına göre daha yüksektir
Ayçiçeği yağı değerli bir yemeklik yağ olup, margarin ve mayonez üretiminde kullanılmaktadır.
(Gossypium herbaceum)
Pamuk Tohumu (Çiğit)
(Gossypium herbaceum)
Çukurova, Batı Akdeniz, Ege, Güney Doğu Anadolu ve Iğdır yöresi
Tohum kabuğu ve linter kısmı tohumun %40-55’i
Çekirdekler toksik bir polifenol olan Gossipol içerir
Ham PY koyu, çoğunlukla koyu kırmızı renkte olup, karakteristik, ancak itici olmayan bir kokuya sahiptir
Bu bileşimden ötürü ve ayrıca içerdiği yüksek tokoferol miktarı nedeniyle de son derece dayanıklı bir yağdır.
PY, rafine edildikten sonra genellikle gıda olarak kullanılmaktadır.
Sofralık yağ üretiminde stearinsizleştirme (vinterizasyon) işleminin yapılması gerekir.
Genellikle pişirme ve kızartmada kullanılan yağların üretiminde kullanılırsa da, margarin yapımında da yararlanılmaktadır.
Pamuk Tohumu (Çiğit)
(Gossypium herbaceum)
Bazı Özellikleri
d15 = 0.922-0.930
n15D = 1.457-1.462
D.N.* = 0 -(-4) °C
S.S. = 190 -200
İ.S. = 99-117
R.-M.S. = 0.4- 1
S.M.= % 0.5 -1.5
C14 = % 0.2-2.9
C16 = % 15.8-28.2
C18 = % 0.3-9.7
C20 = % 0.1-1.9
C16:1 = % 0.4-2.8
C18:1 = % 11.9-25.5
C18:2 = % 43-57
Pamuk Tohumu (Çiğit)
(Gossypium herbaceum)

Zea mays
Mısır (Zea mays)
Anavatanı: Amerika
ABD, Güney Afrika, Arjantin ve Kanada
Mısır yağı nişasta üretimi sırasında tohumdan ayrılan embriyodan elde edilmektedir.
Mısır embriyosu % 33-36 yağ içermekte ise de teknik olarak elde edilen embriyodaki yağ oranı % 15-20 arasında değişmektedir.
Mısır yağı çok ender olarak % 3’ün üzerinde serbest yağ asidine sahiptir.
Rafinasyon sonucu açık sarı, özel bir tadı olmayan bir yemeklik yağ elde edilmektedir.
Soğuğa karşı dayanıklı oluşu nedeniyle salata ve mayonez yağı olarak kullanılmaya uygun olduğu gibi, sahip olduğu yüksek linoleik içeriği nedeniyle margarin fabrikasyonuna da uygundur.
Teknikte sabun endüstrisinde kullanılan mısır yağı, yarı kuruyan yağlardan olduğu için vernik ve linolyum elde edilmesinde de kullanılmaktadır.
Mısır yağında yaklaşık % 0.1 oranında bulunan a-tokoferol antioksidan etkisinde bulunduğundan, mısır yağı yüksek miktarda linoleik asit içermesine karşın uzun süre dayanıklılığını korumaktadır.
Mısır (Zea mays)
Mısır (Zea mays)
(Glycine max L.)
Soya Fasulyesi
(Glycine max (L.) Merrill)
İlk kez Çin’de yetiştirilmiş bir baklagil bitkisi olup, en eski kültür bitkilerinden biridir.
Avrupa’da 1740 yılında tanınmış, Amerika’da ise bu tarihten yaklaşık 100 yıl sonra ekilmeye başlanmıştır.Özellikle 2.Dünya Savaşı’nın başlamasından sonra Amerika’da soya üretimi çok fazla artmış ve bu tarihlerden itbaren Amerika’da ki üretim Çin’deki üretimi geçmiştir.
Dünya soya üretiminin yaklaşık % 90’ı A.B.D. ve Çin’e ait olup , bu ülkeleri Brezilya, Mançurya, Japonya, Endenozya, Kore, Kanada, S.S.C.B.gibi ülkeler izlemektedir.
Dünya bitkisel yağ üretiminin yaklaşık % 30 ‘soyadan karşılanmaktadır.
Soya yağı öğütülerek pulcuk (plaka) haline getirilen danelerden solvent-ekstraksiyonu ile elde edilir.
Ham soya yağı kahverengimsi bir renge sahip olup, %1.5 –3.7 oranında asetonda çözünmeyen maddeleri içerir. Bu maddelerden ticari lesitin elde edilir.
Soya Fasulyesi
(Glycine max (L.) Merrill)
Rafinasyon işlemlerinden sonra yumuşak tadda, çok hafif sarı renkte yağ elde edilir. Bu yağın dayanıklılığı sınırlı olup, birkaç hafta sonra oksidasyonun başlaması ile tad dönüşümüne “ tohumsu tad’ ortaya çıkar.
Soya yağının dayanıklılığı sertleştirmek (katılaştırmak) suretiyle artırılmaktadır. Soya yağından elde edilen yumuşak ve katı yapıdaki sertleştirilmiş yağlar gerek hamur işleri ve kızartma amaçlı yağların üretimi ve gerekse margarin yapımı için çok uygundur.
A.B.D.’de soya yağı büyük miktarda zeytinyağına katılarak ya da tek başına salata veya kızartma yağı olarak kullanılmaktadır.
Soya Fasulyesi
(Glycine max (L.) Merrill)
Soya yalnızca yağ bitkisi olarak düşünülmemeli ve küspesinin değerlendirilmesi yönüne gidilmelidir.
Soya Fasulyesi
(Glycine max (L.) Merrill)
Soya küspesinin değerlendirilmesi çok yönlü bir sanayi dalıdır. Japonya’da yılda 1 milyon ton soya, protein sağlayan bir gıda maddesi olarak tüketilirken, A.B.D.’de hamburger, köfte, sosis yapımında özel hazırlanmış soya unu % 30 oranında kullanılmaktadır.
Soya Fasulyesi
(Glycine max (L.) Merrill)
d40 = 0.906-0.912
n40D = 1.465-1.469
D.N.* = (-8) -(-15) °C
S.S. = 189 – 195
İ.S. = 117-141
R.-M.S. = 0.2-0.7
Po.S.=0.2-1.0
S.M. = % 0.5 -1.6
C14 = % 0.1-0.5
C16 = % 2.3-10.6
C18 = % 2.4-7.0
C20 = % 0.5-2.4
C18:1 = % 23.5-30.8
C18:2 = % 49-60
C18:3 = % 3-11
Soya Fasulyesi
(Glycine max (L.) Merrill)
Soya Fasulyesi
(Glycine max (L.) Merrill)
(Arachis hypogaea L.)
Yer Fıstığı (Arachis hypogaea L.)
– Anavatanı: Hindistan
– Senegal, Nijerya, Hindistan, Çin, İtalya, Güney Fransa, İspanya ve A.B.D.
– Ülkemizde en çok yetiştirildiği bölgeler Çukurova ve Ege, özellikle Adana-İçel.
– Çerezlik olarak fazlaca değerli oluşu nedeniyle, ayrıca dış satımı da kolay olduğundan ülkemizde yağ üretiminde kullanılmamaktadır.
– Yer fıstığının küspe ve yaprakları hayvan beslemede kullanılmaktadır. Yer fıstığı küspesinin protein oranı çok yüksek olup % 45-50’dir.
– Yer fıstığı genellikle kabukları çıkarılmış olarak pazarlanmakta, yalnızca yüksek kaliteye sahip olanlar kabukları ile ihraç edilmektedirdir. Kabuk miktarı % 21-24 kadar olup, kabuğu çıkarılmış tohumların yağ oranı %42-50
– Büyük ölçüde de sertleştirilmekte ve margarin üretiminde kullanılmaktadır.
– “peanutbutter” (yer fıstığı ezmesi)
Yer Fıstığı (Arachis hypogaea L.)
Soya yağından daha fazla oleik ve daha az linoleik asit içermekte, linolenik asit içermemekte, bu nedenden dolayı da kuruma özelliği göstermemektedir.
Doymuş YA içerisinde özellikle %2-5 oranında araşidik asit bulunur.
Yer fıstığı yağında araşinik asitten daha az miktarda olmak üzere behenik ve lignoserik asitlerde bulunmaktadır.
Bu üç uzun zincirli doymuş asitin bulunuşu yer fıstığı yağının soğukta jel benzeri yapı almasına neden olmakta, bu oluşum yaklaşık 10 °C’nin altına inildiğinde ortaya çıkmaktadır.
Yağ asidi bileşimi ve trigliserit yapısından ötürü (trigliseritlerin % 36-46 ‘sı üç doymamış, % 47-52 ‘si iki doymamış ve %7-11’i tek doymamış yapıdadır) yer fıstığı yağı son derece iyi bir dayanıklılığa sahiptir ve bu nedenle de gerek yemeklik yağ ve gerekse pişirme yağı olarak tercih edilmektedir.
Yer Fıstığı (Arachis hypogaea L.)
Sesamum indicum
Susam (Sesamum indicum)
Hindistan, Çin, Burma, Türkiye, Sudan, Mısır ve Meksika
Susam, ülkemizde hemen hemen hiç yağ sanayinde kullanılmamakta, çok yüksek fiyata alıcı bulduğundan özellikle fırıncılık ürünleri ve pastacılıkta kullanılmaktadır.
Susam yağının rengi sarıdan kehribar rengine kadar değişir, rafine edildiğinde açık sarı renk alır. Renk tepkimeleri vasıtasıyla kolaylıkla kanıtlanabilen karakteristik bazı maddeler (sesamol, sasamin, sesamolin ) ve önemli miktarda tokoferol içermekte, bu maddeler susam yağına dayanıklılık kazandırmaktadır.
Susam yağı asıl itibariyle yemeklik yağ (salata yağı, margarin ve şorteningler) olarak kullanılmakta, ayrıca tereyağından ayrımını sağlamak amacıyla margarinlere katılmaktadır.
Ancak eğer bu amaçla kullanılacaksa, renk verici maddelerin bozulmamalı için rafinasyonun özenle yapılması, özellikle koku alma işleminin 150 °C’nin altında gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Susam (Sesamum indicum)
Susam Yağı
D15=0.918-0.926
n40D = 1.466-1.467
D.N.* = (0) -(-6) °C
S.S. = 187 – 193
İ.S. = 104-118
R.-M.S. = 0.1-0.2
Po.S. = 0.1-0.5
S.M. = % 0.8 -2.0
C16 = % 7.8-9.1
C18 = % 3.6-4.7
C20 = % 0.4-0.8
C16:1 = % 0-0.5
C18:1 = % 37.5-49.4
C18:2 = %37-47
C20:1 = % 1.1
Susam (Sesamum indicum)
Brasica napus oleifera
Kolza (Brasica napus oleifera)
Turpgillere ait birçok bitkinin yağı genel olarak kolza yağı adını almaktadır. Yabani lahana (Brassica napus ), küçük şalgam (Brassica rapa), Kolza (Brassica campestris), Hint lahanası (Brassica napus L.dichotoma), Hint kolzası (Brasica napus L.glauca) bu gruba girmektedir.
Turpgillere ait diğer bazı bitkilerden de (örneğin beyaz ve siyah hardal, bahçe ketenciği gibi) yağ elde edilmektedir.
Kolza yağı üretilen bölgeler Avrupa’nın ılıman iklimli bölgeleri, Doğu Avrupa ve Tuna bölgesi, Doğu Asya ve Kuzey Amerika, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İskandinav ülkeleri ve Kanada önemli üretici ülkelerdendir.
Orta Anadolu ve Trakya’da ayçiçeği, pancar, buğday ile dönüşümlü olarak ekilmesi, Güney Anadolu’da ise kışın boş kalan arazinin bu bitki ile değerlendirilmesi olanağı bulunmaktadır.
Turpgillerin tohum yağlarının genel karakteristiği yüksek miktarda (%40-50) erusik asit içermesidir. Bu asit yanında diğer doymamış asitler olarak önemli miktarlarda oleik ve linoleik asit ile daha düşük miktarda da linolenik asit bulunmaktadır.
Kolza (Brasica napus oleifera)
Kolza yağı Avrupa’da üretilen en eski yağ bitkilerinin tohumlarından elde edilmekte olup, bu tohumların ortalama içeriği% 20-35 yağ, % 20-25 ham protein, %3-8 sudur.
Kolza yağı gerek yemeklik sıvı yağ olarak, gerekse margarin üretiminde kullanımı için mutlaka rafine edilmek zorundadır. Çünkü ham kolza yağı, hardalınkine benzer tada sahip olduğu gibi, ayrıca kahvemsi renginden ötürü görünüşçe de doğrudan tüketime uygun bulunmamaktadır.
Erusik asitin kalp-damar sağlığı üzerine olumsuz etkileri olduğu tespit edildikten sonra ıslah çalışmaları sonucu Kanola adı verilen erusik asit miktarı %1’ ın altına düşürülmüş kolza tohumu üretilmiştir.
Kolza tohumu erusik asit yanı sıra glükozinolat da içermektedir. Glükozinolat yağların işlenmeleri sırasında hidroliz ve bunu izleyen tepkimeler sonucunda tiyosiyanatlara dönüşmektedir.
Islah çalışmaları sonucu hem erusik aist hem de glükozinolat miktarı düşürülmiş kolza çeşitlerine çift zero adı verilmektedir.
Kolzanın % 20 dolayında protein içermesi küspesinin hayvan yemi olarak kullanılmasını sağlamaktadır.
Kolza arap sabunu, boya, vernik ve cila yapımı alanlarında da kullanılmaktadır.
Kolza (Brasica napus oleifera)
Kolza yağı
d40=0.884-0.901
n40D = 1.464-1.468
D.N.* = (0) -(-2) °C
S.S. = 168 – 180
İ.S. = 94-106
R.-M.S. = 0-0.4
S.M.= % 0.5 -1.5
C16 = % 4.8
C18 = % 1.2
C20 = % 0.8
C16:1 = % 0.9
C18:1 = % 63.1
C18:2 = %20
C18:3 = %8.2
C20:1 = % 1
(Carthamus tinctorius L.)
Yalancı Safran
(Carthamus tinctorius L.)
Mısır, Doğu Asya ve ABD dışında Sovyetler Birliği’nde de (Türkistan, Kafkasya, Volga yöresi)
Ülkemizde Balıkesir, Eskişehir, Kütahya ve Isparta
Kabuk meyvenin % 60 kadarını oluşturur,
yağ oranı ; % 26-37, su %4-6 protein %10-15 , kabuk %35-52
Yalancı safran yağı fazlaca linoleik ve oleik asit, düşük miktarda da linolenik asit içerir.
Kabukları çıkarılmış tohumlardan soğuk presleme ile elde edilen yağ yemeklik olarak ; kabuklu tohumlardan sıcak presleme ile elde edilen yağ ise sabun endüstrisinde olduğu gibi teknik amaçlarla kullanılmaktadır.
Yalancı safran yağı elde ediliş biçimine bağlı olarak açık sarıdan kahverengimsi sarıya kadar değişen bir renge sahiptir ve üzüm çekirdeği yağı ile birlikte linoleik asiti en fazla içeren yağdır.
Linolenik asidi iz miktarda (% 0.2’den daha az) içerdiği için de çok fazla doymamış yapıya sahip olmasına karşın otooksidasyon stabilitesine sahiptir.
Yalancı Safran
(Carthamus tinctorius L.)
(Papaver somniferum)
Haşhaş (Papaver somniferum)
Olgunlaşmamış meyve kapsülünün ürettiği süt benzeri sıvıdan afyon denen uyuşturucunun elde edildiği bitkidir.
Haşhaş üreticisi ülkeler Çin, Hindistan, İran ve Sovyet Ülkeler Topluluğu
Çok küçük (1-1.5 mm uzunluk, 1.1 mm genişlik ve 0.9 mm kalınlıktaki ), genellikle mavi beyaz (beyaz, sarı, kırmızı, siyah olanları da vardır) böbrek biçimindeki tohumlarından yağ elde edilmektedir.
Preslemeden önce haşhaş tohumlarının fırça makinaları ile temizlenmesi gerekir. Aksi takdirde tohumlar kolayca küflenir ve yağı acır. İlk preslemeden elde edilen haşhaş yağı açık sarı renkte ve berrak olup hoş bir tadı vardır ve doğrudan yemeklik yağ olarak kullanılabilir.
Daha düşük kalitede olanlar rafinasyondan sonra sertleştirilir ve margarine işlenir. Yağ asiti bileşimi %7-8 doymuş asitler (palmitik ve stearik asit) ,%28-30 oleik asit, %58-62 linoleik asit biçimindedir.
Haşhaş yağı ressamların kullandığı yağlı boyalara da katılmaktadır.
Haşhaş (Papaver somniferum)
Haşhaş yağı
D20=0.922
N20D = 1.476
D.N.* =(-17) -(-18)°C
S.S. = 188 – 196
İ.S. = 128-142
S.M. = % 0.4 -1.2
C16 = % 4.8-6
C18 = % 2.3-2.9
C18:1 = % 20.0-30.1
C18:2 = %62-72
Haşhaş (Papaver somniferum)
Haşhaş (Papaver somniferum)
(Linum usitatissimum L.)
Keten tohumu
(Linum usitatissimum L.)
– Pek çok varyetesi olan eski bir lif ve yağ bitkisidir.
– Önemli üretici ülkeler ABD, Hindistan, Arjantin, Kanada, Uruguay ve Meksika ile Sovyet Ülkeler Topluluğu
– Daha düşük miktarlarda birçok Avrupa Ülkeleri ile Kuzey Afrika ve Japonya’da da üretimi yapılmaktadır.
– Keten tohumunun yağ oranı % 33-43, su oranı %6-8 ‘dir. Keten yağının linolenik asit oranı % 25-58 arasında, iyot sayısı ise 168-204 arasında değişmektedir.
– Soğuk preslenmiş keten yağı açık sarı olup, çok iyi bir yemeklik yağdır.
– Sıcak preslenmiş keten yağı altın sarısından kahverengine kadar değişen renge sahiptir.
Keten yağı yüksek linoleik asit içeriğinden dolayı linolenik asit miktarı ve buna bağlı olarak da iyot sayısı birçok etmene bağlı değişim gösterir.
– Keten yağı özellikle cila ve vernik sanayiinde, yağlı boya ve baskı boyası üretiminde kullanılan en önemli kuruyan yağlardan birisidir.
Keten tohumu
(Linum usitatissimum L.)
Keten tohumu
(Linum usitatissimum L.)
(Cannabis sativa L.)
Kenevir Tohumu
(Cannabis sativa L.)
Hem yağ ve hem de lifleri için üretilen bir bitkidir.
Bu bitkiden esrar denilen madde üretildiği için ekimi birçok ülkede yasak ya da sınırlıdır.
Anavatanı Güney Rusya ve Batı Sibirya
Yağ bitkisi olarak Rusya dışında Güney Avrupa Ülkeleri, Çin, Japonya ve Şili’ de yetiştirilmektedir.
Soğuk preslenmiş kenevir yağı yeşilimsi sarı, sıcak preslenmiş kenevir yağı ise klorofil’den ötürü koyu yeşildir.
Keten yağına benzer ise de linoleik asit içeriği ve buna bağlı olarak da iyot sayısı daha düşüktür. Bunun sonucunda da keten yağından daha yavaş kurur, ancak keten yağıyla birlikte vernik üretiminde kullanılır.
Sabun yapımında ve bazı Asya Ülkelerinde de yemeklik yağ olarak kullanım alanı bulmaktadır.
Kenevir Tohumu
(Cannabis sativa L.)
YAĞLI MEYVELER
Zeytin (Olea europaea sativa)
Hindistan Cevizi (Cocus nucifera L.)
Kakao (Theobroma cacao L.)
Yağ Hurması (Elaeis guineensis)
Avakado (Persea gratissima)
Zeytin (Olea europaea sativa)
Zeytin (Olea europaea sativa)
Fındık (Corylus avellana L.)
Fındık (Corylus avellana L.)
Fındık (Corylus avellana L.)
Dünyada en önemli fındık dikim bölgeleri; Türkiye, İtalya ve Amerikada dır.
fındıkta yağ vardır. Hem de %60-70 oranında
Oleik Asitin kanda kollestrolün yükselmesini önledigi Kolestrolü %26.2 oranında düşündügünü kan şekerini düzenledigini ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahip oldugunu
Fındık yağının bileşimde (mg/100) baz alındıgında E vitamini :11.29
yağ asitleri bileşimini %83 Oleik Asit oluşturmaktadır. Ayrıca fındık yağında %12 oranında Linoleik Asit vardır
oleik asit ve linoleik asit gibi 2 önemli yağ asidini bileşimde bulunduran ender besinlerden
Hindistan Cevizi
(Cocus nucifera L.)
Anavatanı Seylan, Sumatra adaları ile Hindistan, Afrika ve Orta Amerika kıyıları
Her ağaç yılda 25-50, bazen daha fazla meyve vermektedir
Hindistan cevizi yağı, bitkinin meyvesinin çekirdek etinden (endosperm) elde edilen yağdır
Meyvenin deri benzeri eksokarpı (dış zarı) uzaklaştırıldıktan sonraki bileşimi: % 30-40 mezokarp ( lif tabakası ), % 11-20 endokarp (taş kabuk), %18-28 endosperm ( çekirdek eti ya da meyve eti ) ve % 45’e kadar hindistan cevizi sütü
Meyve eti taze halde iken % 35 yağ ve % 48 su, kurutulmuş halde (buna Kopra denmektedir ) % 63-70 yağ içerir, geri kalan kısım protein, karbonhidrat, selüloz ve mineral maddelerden oluşmaktadır.
Yurt dışına satılacak hindistan cevizlerinin meyve etleri kurutulmakta ve Kopra adı altında Avrupa ve diğer deniz aşırı ülkelere gönderilmektedir. Kopra, dış satımında bulunan ülkeler Filipinler, Java, Sumatra, Mozambik ve Zangizar ile İngiliz ve Fransız Okyanusyası adalarıdır. Uzun süre kurutma verimi düşürmektedir.
Taze hindistan cevizlerinden elde edilen yağ çok hoş tada ve % 0.2 oranında serbest asitlere sahiptir.
Hindistan Cevizi
(Cocus nucifera L.)
Kopra’dan elde edilen yağın koku ve tadı hoş olmayıp, serbest asitliği % 5 ve daha fazladır. Bu bakımdan, kopradan presleme ve ekstraksiyonla elde edilen ham koko yağı ancak rafinasyon ve deodorizasyondan sonra yemeklik yağ olarak kullanılabilmektedir.
Rafinasyon işlemlerinden sonra beyaz renkte katı “ bitkisel tereyağı “ veya “Palmin “elde edilir.
Koko yağının kokoyağı düşük karbon zincirli yağ asitlerini ve yüksek miktarda da orta zincir uzunluklu asitleri içermekte, genel olarak doymuş yağ asitlerinden oluşmakta; doymamış asitler toplamı % 10 dolayında bulunmaktadır.
Hindistan cevizi yağından hertür margarin üretilir ve damakta serinletici bir duygu bıraktığı için de tatlıcılık endüstrisinde çok kullanılır.
Hindistan Cevizi
(Cocus nucifera L.)
Hindistan Cevizi
(Cocus nucifera L.)
Kakao (Theobroma cacao L.)
Kakao (Theobroma cacao L.)
Tohumlarından elde edilen yağa kakaotereyağı denir
Anavatanı: Tropikal Amerika
Üretilen Bölgeler: Tüm tropikal kuşak ülkeleri
Bu ağacın meyveleri kaburga gibi çıkıntıları olan salatalık biçiminde olup, tohumlar meyve etinin içerisinde bulunmaktadır. 15-20 mm uzunluktaki kahverengiden kırmızımsı kahverengine kadar değişen renkteki tohumlar ince bir kabukla kaplıdır
Tohumları % 50-57 oranında yağ (kakaotereyağı) içermektedir.
Bu yağ kakao fabrikasyonunda yan ürün olarak elde edilmekte olup, sarımsı beyazdır, normal sıcaklıkta katı haldedir, olağanüstü dayanıklıdır. Yumuşak bir tadı ve çikolatamsı kokusu vardır.
Kakao (Theobroma cacao L.)
Başlıca kullanım alanı çikolata ve şekerli ürünler endüstrisi olup, daha az farmasotik ve kozmetik endüstrisinde kullanılmaktadır.
Kakaotereyağı % 75 oranında palmitostearooleinden oluşmaktadır.
Pahalı bir yağ olduğu için, maliyeti düşürmek amacıyla bu yağ yerine kullanılmak üzere önerilen birçok yağdan hiçbiri kakao tereyağına özgü fiziksel özellikleri göstermemektedir. Bu nedenle de ikame yağların kullanılışı sınırlıdır ve yasal olarak belirlenmiştir.
Kakao tereyağının bileşimi şöyledir: % 23-25 palmitik asit, % 31-35.5 stearik asit, % 39-43 oleik asit ve % 2 linoleik asit
Işık etkisinden korunduğu takdirde kakao tereyağı oda sıcaklığında bile yıllarca kimyasal ya da duyusal olarak kanıtlanabilecek bir değişime uğramaz. Hava ve ışık etkisi ile hızla renksizleşir ve içyağımsı bir tat alır
Kakao (Theobroma cacao L.)
Yağ Hurması (Elaeis guineensis)
Hem meyvesinden ve hem de meyvesinin tohumundan yağ elde edilmektedir.
Meyvesinden elde edilen yağ (palm yağı), tohumundan elde edilen yağdan (palmist yağı) tamamen değişik bir bileşime sahiptir.
En önde gelen palm yağı ihracatcısı ülke Endonezya olup, bunu sırası ile Nijerya, Kongo ve Malezya izlemektedir
Meyveler büyük meyve salkımları oluşturmakta, bu salkımlar genç ağaçlarda yaklaşık insan kafası büyüklüğünde, daha yaşlılarda ise balkabağı büyüklüğünde olmaktadır. Her salkım yüzlerce, hatta binin üzerinde meyve taşımakta, bunların dış tarafta ve tamamen olgunlaşmışları yaklaşık erik büyüklüğüne ulaşmaktadır.
Meyvelerin rengi başlangıçta mavimsi siyah iken olgunlaşma sonucu açık portakal kırmızısına dönmektedir.
Meyvelerin ağırlığı, salkım ağırlığının % 60’ını oluşturmakta, meyveleri alınan salkımlar yakacak olarak kullanılmaktadır.
Meyve bileşimi yağ hurmasının cinsine, ağacın yaşına ve yetişme koşullarına göre değişmekte, ince etlilerde % 75-85 oranında meyve eti bulunmaktadır.
Yağ Hurması (Elaeis guineensis)
Lifli meyve etinin yağ oranı olgunluk derecesi ve su miktarına bağlı olup, % 40-60 arasında değişmektedir.
Meyve içinde çok sert, düzgün olmayan üç kenarlı, siyahımsı renkte bir çekirdek bulunmakta, bu çekirdek fındık büyüklüğündeki siyah (bazen kahvemsi kırmızı) tohumu kaplamaktadır. Hurma yağının, meyve etinden elde edilmesinin hurmanın üretildiği ülkede gerçekleştirilmesi zorunlu iken, hurma çekirdeği yağında böyle bir zorunluluk yoktur.
Bu nedenle çekirdekler kırılmakta, kabuk ayrılmakta ve kabuksuz iç kurutularak dış ülkelere satılmaktadır. En büyük dış satımcı ülkeler Batı Afrika ülkeleridir.
Presleme ya da benzin ekstraksiyonu ile elde edilen ham hurma çekirdeği yağı beyaz, bazen kırmızımsı ya da sarımsı olup, asitliği düşük, tadı ve kokusu hoştur.
Görünüş olarak Hindistan cevizi yağından hemen hiç ayırt edilemez, zaten bileşim olarak da birbirlerine çok benzemektedirler.
Hurma çekirdeği yağı, koko yağına göre daha az kaprilik ve kaprik asit, daha fazla oleik asit içermektedir.
İçerdiği linoleik asit miktarının düşüklüğü ve doğal antioksidanlara (tokoferoller) sahip oluşu palm yağına otooksidasyona karşı önemli ölçüde dayanıklılık kazandırmaktadır.
Palm yağının bileşimi: Miristik asit : % 0.6-2.4; palmitik asit: % 32-45; stearik asit: % 4-6.3; oleik asit: % 38-53; linoleik asit: % 6-12.
Yağ Hurması (Elaeis guineensis)
Yağ Hurması (Elaeis guineensis)
Avakado (Persea gratissima)
Batı Hint adaları, Güney Avrupa, Orta ve Güney Amerika’nın subtropik bölgeleri (Kaliforniya, Florida, Havai) ve Avustralya
Meyve etinin kuru maddesindeki yağ oranı % 40-80
Doymuş yağ asitleri içinde önemli miktarda olan palmitik asittir. Küçük miktardaki stearik asit yanında kaprik, lavrik ve miristik asitlerin de avokado yağında bulunduğu saptanmıştır.
Avokado yağı salata yağı ve mayoneze işlenmekte, ayrıca cilt bakımındaki çeşitli kozmetiklerin hazırlanmasında kullanılmaktadır.
Miristik asit: % 0.3- 2.2; palmitik asit: % 17.5-26.1; stearik asit: % 0.4-1.3; hegzadekenoik asit: % 0.2-1.0; oleik asit: % 46.6-64.8; linoleik asit: % 6.3-17.5.
Avakado (Persea gratissima)
Diğer Kaynaklar
(Özel Yağ Kaynakları)
Üzüm (Vitis vinifera) Çekirdeği Yağı
Tütün (Nicotiana tabacum) Tohumu Yağı
Çay tohumu (Thea sinensis) Yağı
Domates (Solanum esculentum) Çekirdeği Yağı
Tahıl Yağları
Buğday Yağı
Pirinç (Oryza sativa)
Üzüm (Vitis vinifera) Çekirdeği Yağı
Üzüm (Vitis vinifera) Çekirdeği Yağı
Grape seed oil is extracted from grape seeds and has a relatively high smoke point, approximately 420 °F (216 °C), so it can be safely used to cook at high temperatures. Grape seed oil can be used for stir-fries, sautéing and fondue. In addition to its high smoking point, grape seed oil has other positive attributes in relation to cooking. It has a clean, light taste that has been described as ‘nutty’. Because of its ‘neutral’ taste, grape seed oil is often used as an ingredient in salad dressings or as a base for infusing or flavoring with garlic, rosemary, or other herbs or spices. It is also used as an ingredient in homemade mayonnaise.
Üzüm (Vitis vinifera) Çekirdeği Yağı
Average composition of Grape Seed Oil fatty acids
NameAcid NameAverage Percentage Range
Omega-6 Linoleic acid 69to78%
Omega-9 Oleic acid 15to20%
Palmitic acid Hexadecanoic acid 5to11%
Stearic acid Octadecanoic acid 3to6%
Omega-3 A-Linolenic Acid 0.3to1%
Palmitoleic acid 9-Hexadecenoic acid 0.5to0.70%
Tütün (Nicotiana tabacum) Tohumu Yağı

Bir cevap yazın